logo
17 AĞUSTOS 2026

Köpeği tehdit aracı olarak kullanmak, silahlı tehdit sayılabilir

Avukat Nimet Türe, köpeği tehdit aracı olarak kullanmanın silahlı tehdit sayılabildiğin söyleyerek, "Eğer mağdur üzerinde köpek ile bir sindirme, korkutma ve etkisiz hale getirme gibi olgu oluşturuyorsa artık Türk Ceza Kanunu'ndaki 'silah' kavramına eş değer kabul edilerek, tehditte nitelik olarak saymaktayız" dedi

17.08.2026 13:37:00
İHA
 
Köpeği tehdit aracı olarak kullanmak, silahlı tehdit sayılabilir
Köpeği tehdit aracı olarak kullanmak, silahlı tehdit sayılabilir
Kayseri Barosu Avukatlarından Nimet Türe, silah niteliği taşımayan ancak olay anında saldırma, savunma veya korkutma aracı olarak kullanılan köpeğin silah sayılabileceğini söyledi.

Töre, "Toplumda genellikle silah dediğimizde akla tüfek, tabanca ve bıçak gibi kesici-delici mekanik aletler anlaşılmakta. Türk Ceza Kanunu'nun 6.maddesi silahı tanımlarken; insanı saldırı ve savunma amaçlı olmasa bile fiilen saldırıda kullandığı her türlü şey silah olarak değerlendirmekte.

Yargıtayın vermiş olduğu bu kararda aslında bu mantıkla işletilmiş bir karar. Bir kişi elinde ki sahip olduğu köpeği 'seni ısırtırım' şeklinde fiili bir saldırı aracına dönüştürüyor ise hukukumuz artık bu durumu; bir bıçak veya silaha eş değer tutarak tehdit unsuru olarak görmektedir.

Önemli olan bu hayvanın mağdur üzerinde bir korkutma, ürkütme ya da sindirme gibi etkilerinin olup olmadığı göz önünde bulundurulur. Eğer mağdur üzerinde köpek ile bir sindirme, korkutma ve etkisiz hale getirme gibi olgu oluşturuyorsa artık Türk Ceza Kanunu'ndaki silah kavramına eş değer kabul edilerek, tehditte nitelik olarak saymaktayız" şeklinde konuştu.

"Bu tür durumlarda haklarımızı korumamız gerekmektedir"

Bu tür durumlarda köpeğin silahla eş değer tutulduğunu göz önünde bulundurularak hakların korunması gerektiğinin altını çize Türe, "Bir hayvanı kendinize karşı silah olarak yönlendirildiğini düşündüğünüzde hukukumuz bunu bir bıçak, silah ile eş değer değerlendirmekte. Bu tür durumlarda tehditli suçun basitliği nitelikli halinin bulunduğunu göz önünde bulundurmamız ve buna göre haklarımızı korumamız gerekmektedir" ifadelerini kullandı.

Türkiye bugün saat 03.02'de bir kez daha 17 Ağustos 1999'daki depremde yaşamını yitirenleri andı

Türkiye bugün saat 03.02'de bir kez daha 17 Ağustos 1999'daki depremde yaşamını yitirenleri andı. Prof. Dr. Naci Görür, olası bir depreme karşı uyarılarını sürdürdü

17.08.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Türkiye bugün saat 03.02'de bir kez daha 17 Ağustos 1999'daki depremde yaşamını yitirenleri andı
Türkiye bugün saat 03.02'de bir kez daha 17 Ağustos 1999'daki depremde yaşamını yitirenleri andı
Merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçti.

Türkiye tarihine bir "felaket" olarak geçen 7,4 büyüklüğündeki deprem, saat 03.02'de meydana geldi ve 45 saniye sürdü. Sarsıntı Kocaeli, Yalova, Sakarya, İstanbul ve Düzce'de yıkıma neden oldu.

17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, 43 bin 953 kişi yaralandı.

Yaklaşık 200 bin kişinin evsiz kaldığı, 66 bin 441 konut ve 10 bin 901 iş yerinin yıkıldığı depremden 16 milyona yakın kişi farklı düzeylerde etkilendi, 285 bin 211 konut ve 42 bin 902 iş yerinde hasar tespit edildi.

İstanbul'da 454 kişi yaşamını yitirdi. Yalova, Düzce ve Gölcük'ten kentteki hastanelere getirilen yaralılardan hayatını kaybedenlerle bu sayı 981'e çıktı.

Binaların depreme dirençli hale getirilmesine ilişkin çalışmalar tüm hızıyla sürerken uzmanların uyarıları da sürüyor.

Türkiye'de kentsel dönüşüm destekleri başta olmak üzere bugüne dek birçok adım atıldı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, geçtiğimiz günlerde İstanbul'da kentsel dönüşümü tamamlanan bağımsız bölüm sayısının 1 milyona ulaştığını belirterek "Şehrimizi afetlere hazırlamak için dönüşüme süratle devam edeceğiz." ifadesini kullandı.

Konuyla ilgili olarak bakanlıktan yapılan açıklamada da Kentsel Dönüşüm Başkanlığı'nın, kurulduğu 2012'den bu yana Türkiye genelinde deprem ve diğer afetlere karşı riskli binaların dönüşüm süreçlerini yürüttüğü belirtildi.

Bugüne kadar 81 ilde 2 milyon 761 bin bağımsız bölümün dönüşüm kapsamına alındığı belirtilen açıklamada, 2 milyon 378 bin bağımsız bölümün dönüşümünün tamamlandığı, 383 bin bağımsız bölümün dönüşümünün ise devam ettiği vurgulandı.

Kentsel Dönüşüm Başkanlığının iki kentsel dönüşüm projesinden birini deprem tehdidiyle karşı karşıya olan İstanbul'da hayata geçirdiği vurgulanarak "İstanbul'da 2012'den bu yana 1 milyon 298 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. 1 milyon 7 bin bağımsız bölümün dönüşümü tamamlandı. Kentte 291 bin bağımsız bölümün dönüşümü ise devam ediyor" bilgisine de yer verildi.

"Er ya da geç büyük bir deprem olacak"

Dr. Naci Görür de 17 Ağustos'un yıldönümü nedeniyle kişisel X hesabında yayınladığı mesajda Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunu hatırlattı.

Türkiye'nin ülkeyi depreme dirençli hale getirmeye gücü olduğunu belirten Görür, şöyle konuştu:

"Arkadaşlar kendimizi aldatmayalım. Bir deprem ülkesinde yaşıyoruz. Er veya geç, orada veya burada büyük bir deprem olacak ve binlerce insan ölecektir. Bırakın fayı, bırakın yeri, insanlar ölmesin istiyorsanız ülkenizi deprem dirençli yapınız ve depremi minimum zararla atlatınız. Bütün iş bir bakanlık kurup bunu en az 20 sene siyaset yapmadan ciddiyetle çalıştırmak gerekir. Türkiye'nin bunu yapmaya gücü vardır."

Marmara Depremi'nde hayatını kaybedenler Kocaeli'de anıldı

Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde hayatını kaybedenler için anma programı düzenlendi

17.08.2026 05:28:00 / Güncelleme: 17.08.2026 05:35:31
AA
 
Marmara Depremi'nde hayatını kaybedenler Kocaeli'de anıldı
Marmara Depremi'nde hayatını kaybedenler Kocaeli'de anıldı

Merkez üssü Gölcük olan depremin 27. yılı dolayısıyla Kavaklı sahilinde gerçekleştirilen programda, depremde yaşamını yitirenler anıldı.

Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, programda yaptığı konuşmada, 17 Ağustos'un yalnızca hayatını kaybedenleri anma değil, aynı acıların tekrar yaşanmaması için eksikliklerin değerlendirilmesi ve gerekli derslerin çıkarılması gereken bir gün olduğunu söyledi.

Türkiye'nin 1999'dan bu yana afet yönetiminde kurumsal yapılanma, müdahale ve afet sonrası iyileştirme çalışmalarında önemli mesafe aldığını belirten Aktaş, afet öncesi risklerin azaltılması konusunda ise yapılması gereken çalışmalar bulunduğunu ifade etti.

İl Risk Azaltma Planı kapsamında Kocaeli'de deprem başta olmak üzere deniz kazaları, büyük sanayi kazaları ve orman yangınları gibi risklerin belirlendiğini aktaran Aktaş, bunların azaltılması ve kentin afetlere dirençli hale getirilmesi için çalışmalar yürütüldüğünü dile getirdi.

Afetlere hazırlığın kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların birlikte hareket etmesini gerektirdiğini vurgulayan Aktaş, özellikle eski yapı stokunun yenilenmesinin önemine dikkati çekti.

Aktaş, 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılan binaların yüzde 90'ından fazlasının 1999 depreminden önce inşa edildiğini belirterek, "Gerçekçi olmak gerekiyorsa bizim bu acı kayıplara son vermemiz, kayıplarla karşı karşıya kalmamamız için bu dönüşümü hızlı bir şekilde gerçekleştirmemiz lazım." diye konuştu.

"Bir saniyemizi bile boşa geçirmememiz gerekiyor"

Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Ali Hamza Pehlivan da 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin Türkiye'deki afet yönetimi anlayışı açısından dönüm noktası olduğunu söyledi.

Depremin ardından bilimsel çalışmaların ve yasal düzenlemelerin hayata geçirildiğini belirten Pehlivan, Zorunlu Deprem Sigortası'nın yaygınlaştırıldığını, bina deprem yönetmeliğinin güncellendiğini ve yapı denetiminin zorunlu hale getirildiğini anlattı.

Pehlivan, 2009'da AFAD'ın kurulmasıyla kriz odaklı anlayıştan afetleri öncesi, sırası ve sonrasıyla ele alan "Bütünleşik Afet Yönetimi" modeline geçildiğini ifade etti.

Türkiye Afet Risk Azaltma Planı ile 81 ilde hazırlanan İl Risk Azaltma Planları doğrultusunda çalışmaların sürdürüldüğünü dile getiren Pehlivan, Kocaeli'de de risklerin belirlenerek ilgili kurumlara sorumluluklar verildiğini vurguladı.

Afet gerçekleşmeden önce yapılacak çalışmaların önemine dikkati çeken Pehlivan, "Öncesinde atacağımız bir adım, öncesinde bertaraf edeceğimiz bir birimlik maliyet bizi afetler anında en az 7-8 birim yükten kurtarıyor. O yüzden 1 saniyemizi bile boşa geçirmememiz, 1 saniyemizi bile afetlere hazırlıklı olma konusunda değerlendirmemiz gerektiğini ifade ediyorum." diye konuştu.

Pehlivan, Zorunlu Deprem Sigortası oranının yüzde 58'e ulaştığını bildirdi.

Kocaeli'de yaklaşık 150 bin bağımsız birimin dönüştürülmesi gerekiyor

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ise depremden sonra kentteki yapı stokunun yaklaşık yarısının yenilendiğini, diğer yarısını ise 1999 öncesinde inşa edilen yapıların oluşturduğunu söyledi.

Kentteki yapı stokuna yönelik tarama çalışmalarının tamamlandığını belirten Büyükakın, yaklaşık 160 bin binanın depremden önce inşa edildiğini, zemin ve yapı özellikleri dikkate alındığında yaklaşık 150 bin bağımsız birimin dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.

Dönüşümün yalnızca finansmanla çözülebilecek bir konu olmadığına dikkati çeken Büyükakın, Kocaeli'nin yıllık inşaat kapasitesinin yaklaşık 15 bin bağımsız birim olduğunu, mülk sahipleri ile kullanıcıların farklı beklentileri, hukuki süreçler, ekonomik kaygılar ve vatandaşların yaşadıkları bölgeyle kurdukları aidiyet bağlarının da dönüşüm sürecini zorlaştırdığını kaydetti.

Büyükakın ayrıca kentteki sivil toplum kuruluşlarını kentsel dönüşüm çalışmalarına destek vermeye çağırdı.

Programda, Marmara Depremi'nde hayatını kaybedenler için Kur'an-ı Kerim okundu ve dua edildi.

Konuşmaların ardından, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, 6 Şubat 2023'te yaşanan ve "asrın felaketi" olarak nitelenen Kahramanmaraş merkezli depremlerde arama kurtarma faaliyetlerine katılan ekiplere teşekkür belgesi verdi.

Daha sonra, arama kurtarma kursunu başarıyla tamamlayan Gölcük Arama Kurtarma Derneği (GESOTİM) kursiyerlerine sertifikaları protokol üyelerince verildi.

Anma programına Kocaeli milletvekilleri Radiye Sezer Katırcıoğlu ve Veysal Tipioğlu, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Gölcük Kaymakamı Müfit Gültekin, Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Mehmet Özgür Özömek, bazı siyasi partilerin il ve ilçe yöneticileri ile vatandaşlar katıldı.

 

'Evet' diyenler PKK’nın bitmeyen taleplerine kapı araladı

"Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen 12 maddelik 'çerçeve yasa', PKK cephesinde yetersiz bulundu

16.08.2026 18:22:00
Haber Merkezi
 
'Evet' diyenler PKK’nın bitmeyen taleplerine kapı araladı
'Evet' diyenler PKK’nın bitmeyen taleplerine kapı araladı
"Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen 12 maddelik 'çerçeve yasa', PKK cephesinde yetersiz bulundu.

Terör örgütü elebaşı Murat Karayılan, yayımladığı Kürtçe video mesajda, Cumhuriyet tarihinde Kürt iradesinin tanınması adına bu yasanın yeni bir adım olduğunu belirtse de düzenlemenin yapısal eksiklikler taşıdığını ve sorunun özünü ıskaladığını iddia etti.

"Mesele Sadece Silah Bırakmaya İndirgenemez"



Yasanın çerçevesinin çok dar tutulduğunu ve yüzyıllık bir sorunu çözmekten uzak olduğunu savunan Karayılan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Bu kanunun çok eksiği ve yanlışı vardır. İçinde Kürt kelimesi bile geçmiyor. Demokrasiden hiç bahsedilmemiş. Halkımızın hassasiyetleri ve hareketimizin görüşleri dikkate alınmamış. Meseleyi sadece gerillanın silah bırakmasına indirgemiştir. Oysa bu dar yaklaşım sorunu çözüme kavuşturamaz. Mücadeleyi silah zemininden çıkarıp siyaset ve hukuk zeminine taşımaya hazırız ancak bunun için imkan yaratılmalıdır."

Ankara'ya "Öcalan'ın Fiziki Özgürlüğü" Şartı



Sürecin başlangıcında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Öcalan Meclis'e gelsin, DEM Parti grubunda konuşsun" çağrısını hatırlatan Karayılan, örgütün Fesih Kongresi kararlarını bu esas üzerine aldığını belirtti. Sürecin İmralı üzerinden yürütülmesi gerektiğini savunan terör örgütü elebaşı, "Sürecin mimarı zindandaysa bu iş yürümez. Öcalan'ın fiziki özgürlüğü bu sürecin olmazsa olmazıdır. O hapisteyken kimse silah bırakamaz, ancak kendisi devreye girerse bu durum gerçekleşebilir" diyerek Ankara'ya şart koştu.

Siyasi Partilere Eleştiri: "Halen Terör Diyorlar"

Karayılan, Meclis'teki yasal düzenlemeyi gerçekleştiren iktidar bloku (AKP ve MHP) ile sürece karşı çekimser veya yetersiz destek veren muhalefetin (CHP) mevcut yaklaşımını şu sözlerle eleştirdi:

Kalıcı barışın Türkiye halklarına ve Orta Doğu'daki Türkiye öncülüğüne büyük kazançlar sağlayacağını ifade eden Karayılan, devlet aklının halen güvenlikçi politikalardan sıyrılamadığını öne sürdü. "Biz demokratik cumhuriyete katılmak istiyoruz ancak karşı tarafın yaklaşımı böyle değil, halen bizi terörist ve suçlu sayıyorlar" diyerek iktidarın dilini eleştirdi.

Geçmişle yüzleşilmesi gerektiğini belirten Karayılan, Meclis çatısı altında bir "Adalet ve Hakikati Açığa Çıkarma Komisyonu" kurulmasını talep etti.

Silahlı mücadele stratejisini sonlandırdıklarını iddia eden Karayılan, Ankara'daki tüm aktörlerin Kürt realitesini anayasal ve hukuki zeminde tanımadığı sürece "çerçeve yasa"nın tek taraflı bir dayatmadan öteye geçemeyeceğini savundu.

İstanbul'un Bakırköy ilçesinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi'nin bahçesindeki atıkların bulunduğu alanda yangın çıktı

İstanbul'un Bakırköy ilçesinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi'nin bahçesindeki atıkların bulunduğu alanda yangın çıktı

16.08.2026 17:46:00
Haber Merkezi
 
 İstanbul'un Bakırköy ilçesinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi'nin bahçesindeki atıkların bulunduğu alanda yangın çıktı
 İstanbul'un Bakırköy ilçesinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi'nin bahçesindeki atıkların bulunduğu alanda yangın çıktı
İstanbul'un Bakırköy ilçesinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi'nin bahçesindeki atıkların bulunduğu alanda yangın çıktı. Ekipler yangını kontrol altına aldı.
Yeşilköy Caddesi'ndeki Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi'nde yangın çıktı.
Hastanenin bahçesinde henüz belirlenemeyen bir nedenle başlayan yangın üzerine bölgeye çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Ekipler yangını söndürdü.

Kuzey Marmara Otoyolu'nda feci kaza

İstanbul Sarıyer'de Kuzey Marmara Otoyolu'nda PTT kargo kamyonu otomobile arkadan çarptı. Kazada 1'i çocuk 2 kişi hayatını kaybederken 6 kişi de yaralandı

16.08.2026 16:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kuzey Marmara Otoyolu'nda feci kaza
Kuzey Marmara Otoyolu'nda feci kaza
Kaza, Kuzey Marmara Otoyolu Uskumruköy Mevkii'nde yaşandı. Edirne istikametine seyreden PTT'ye ait kargo kamyonu, 34 PRV 011 plakalı otomobile çarptı. Feci kazada, otomobilde bulunan aileden 1'i çocuk 2 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi de yaralandı.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ekibi ve itfaiye sevk edildi. Yaralılar sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastanelere kaldırıldı. Olay yerinde hayatını kaybettiği anlaşılan 1'i çocuk 2 kişinin cenazesi Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Kaza nedeniyle Kuzey Marmara Otoyolu Edirne istikametinde trafik tamamen durdu. Ekipler araçların kaldırılması için çalışma başlattı.

Diyarbakır'da minibüs kazasında ölü sayısı 7'ye yükseldi

Diyarbakır'ın Lice ilçesinde meydana gelen trafik kazasında ölü sayısı 7'ye yükseldi

15.08.2026 18:03:00 / Güncelleme: 15.08.2026 18:05:50
İHA
 
Diyarbakır'da minibüs kazasında ölü sayısı 7'ye yükseldi
Diyarbakır'da minibüs kazasında ölü sayısı 7'ye yükseldi
Lice ilçesi Karahasan Mahallesi Heylo mezrasında minibüsün devrilmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında 16 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi.



Kazada, olay yerinde 2 kişi hayatını kaybetti. Hastaneye sevk edilen yaralılardan önce 3 kişi, daha sonra 2 kişinin hayatını kaybetmesiyle ölü sayısı 7'ye yükseldi. 9 kişinin tedavisi devam ediyor.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Tüp dolum tesisindeki yangında soğutma çalışmaları devam ediyor

Manisa'nın Salihli ilçesinde bulunan oksijen dolum tesisinde meydana gelen yangında soğutma çalışmaları devam ederken yangında 2 vatandaşın da yaralandığı bilgisine ulaşıldı

15.08.2026 11:45:00 / Güncelleme: 15.08.2026 11:48:18
İHA
 
Tüp dolum tesisindeki yangında soğutma çalışmaları devam ediyor
Tüp dolum tesisindeki yangında soğutma çalışmaları devam ediyor
Yangın, saat 08.30 sıralarında Manisa'nın Salihli ilçesine bağlı Atatürk Mahallesi'nde faaliyet gösteren Kavas Oksijen Dolum tesisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre henüz belirlenemeyen bir sebeple tesiste patlama sonrası yangın çıktı. Büyük bir gürültüyle tüplerin patladığı yangın sonrası bölgeye Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı ekipler ile 6 ambulans, 6 su tankeri, 6 asayiş devriye ekibi ile arama kurtarma ekipleri sevk edildi.

Patlamanın şiddetiyle çevredeki evlerin camları da kırıldığı öğrenildi.



Ekipler tarafından uzun müdahaleler sonrası yangın kısmen kontrol altına alınırken soğutma çalışmaları devam ediyor.

Öte yandan, yangın nedeniyle 2 kişinin de dumandan etkilendiği ve Salihli Devlet Hastanesine kaldırıldığı öğrenildi.

Manisa Valiliği Kriz Merkezi'nin de yangınla ilgili gelişmeleri yakından takip ettiği öğrenildi.

"Fatih Karahan Kovuldu" reklamları dolandırıcılık tuzağı mı?

İnternet sitelerinde sıkça rastlanan "Fatih Karahan Kovuldu" veya "Fatih Karahan Görevden Alındı" başlıklı reklamlar, TCMB Başkanı Fatih Karahan'ın gerçekten görevden alınmasıyla ilgili değildir

15.08.2026 05:46:00 / Güncelleme: 15.08.2026 05:49:57
Hasan Gündoğdu
 
"Fatih Karahan Kovuldu" reklamları dolandırıcılık tuzağı mı?
"Fatih Karahan Kovuldu" reklamları dolandırıcılık tuzağı mı?
Bu duyurular, küresel reklam ağlarını (örneğin Google AdSense) kötüye kullanan organize bir olta/dolandırıcılık (phishing) kampanyasının ve dijital itibar suikastının parçasıdır.
 

Reklamların Arkasındaki Sır ve İşleyiş

 
Yemleme (Clickbait) Tekniği:
Toplumun ve kamuoyunun dikkatini çekebilecek sansasyonel ve sahte bir haber başlığı ("Fatih Karahan kovuldu", "Canlı yayında skandalı ağzından kaçırdı" gibi) seçilerek kullanıcıların tıklama merakı tetiklenir.

 
Programatik Reklam Ağlarının Kullanılması:
Bu dolandırıcılar, Türkiye'nin en çok ziyaret edilen haber ve içerik sitelerinin kullandığı üçüncü taraf programatik reklam ağlarına (Google Ads vb.) reklam veren olarak kaydolurlar. Reklamlar, yayıncı sitelerin kendi editörlerinin denetiminden değil, otomatik onay sistemlerinden geçerek sitedeki reklam alanlarına düşer.
 
Domain (Alan Adı) Değiştirme Taktiği:
Sistem ve web siteleri bu sahte reklamı tespit edip ilgili yönlendirme bağlantısını (URL) engellediğinde, saldırganlar hızla yeni bir alan adı alarak ve farklı hesaplar üzerinden reklam vererek engelleri devre dışı bırakırlar.
 
Yönlendirilen Sayfa ve Asıl Amaç:
Reklama tıklandığında kullanıcılar genellikle sahte bir haber sitesine yönlendirilir. Bu sayfalarda genellikle:
 
Sahte kriz/yatırım haberleri süslenerek yasadışı kripto/forex yatırım platformlarına paranızı yatırmanız teşvik edilir.
"Kısa sürede zengin olma" vaatleriyle kredi kartı ve kimlik bilgilerinizi ele geçirmeyi amaçlayan olta formları yer alır.
 
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan görevindedir. Bu tür başlıklar, paranızı veya kişisel bilgilerinizi ele geçirmek için tasarlanmış sahte reklamlardan ibarettir; bu bağlantılara tıklamamak ve hiçbir kişisel bilgi paylaşmamak gerekir.

Yaz sıcağında böbrekleri korumanın 8 yolu


 
Genellikle belirti vermeden ilerlediği için 'sessiz hastalık' olarak tanımlanan kronik böbrek hastalığının dünya genelinde yaklaşık her 10 kişiden birinde görüldüğü ve bu kişilerin önemli bir bölümünün hastalığının farkında olmadığı tahmin ediliyor. Özellikle yaz aylarında risk artıyor.

15.08.2026 01:10:00
Murat Çorbacı
 
Yaz sıcağında böbrekleri korumanın 8 yolu
Yaz sıcağında böbrekleri korumanın 8 yolu

Dünya Sağlık Örgütü'nün 2026 yılı verilerine göre yaklaşık 674 milyon kişi kronik böbrek hastalığıyla yaşıyor. Yaz mevsimiyle birlikte artan sıcaklıklar, böbrek sağlığını tehdit edebiliyor. Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar, özellikle aşırı sıcaklara uzun süre maruz kalmanın böbrek sağlığını olumsuz etkileyebildiğine dikkat çekerek, "Sıcak havalarda vücudun ısı dengesini korumak için oluşturduğu fizyolojik yanıtlar böbrekler üzerinde ek yük oluştururken, terlemeyle gelişen sıvı kaybı da buna eşlik edebilmektedir. Yüksek nem ise terin buharlaşmasını azaltarak vücudun ısı kaybetmesini zorlaştırmakta ve ısı stresini artırmaktadır. Şiddetli ısı stresi, özellikle ciddi sıvı kaybı (dehidratasyon) veya sıcak çarpması geliştiğinde, akut böbrek hasarına yol açabilmektedir" dedi.

8 önemli kural

Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar, yaz aylarında böbrek sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken 8 kuralı anlattı.

1. Sıvı dengenizi koruyun. Sıcak havalarda terlemeyle sıvı kaybı artabiliyor. Günlük sıvı alımınızı sıcaklık, fiziksel aktivite ve terleme miktarınıza göre ayarlayın. Herkes için geçerli tek bir su miktarı olmadığını unutmayın. Kalp yetmezliği, ileri evre böbrek hastalığı veya diyaliz tedavisi nedeniyle sıvı kısıtlamanız varsa, hekiminizin önerdiği miktarda su tüketmeye özen gösterin.

2. Aşırı sıcaklarda yoğun fiziksel aktiviteden kaçının. Egzersiz ve ağır açık hava aktivitelerini mümkün olduğunca günün daha serin saatlerinde yapın.

3. Tansiyonunuzu takip edin, ilaçlarınızı kendi kendinize değiştirmeyin. Baş dönmesi, bayılma hissi veya alışılmışın dışında tansiyon değerleriniz düşerse, ilaçlarınızı kendi kendinize kesmek yerine hekiminize danışın.

4. Gelişigüzel ağrı kesici kullanmayın. Nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ) grubunda yer alan bazı ağrı kesiciler böbreğin kan akımını düzenleyen mekanizmaları etkileyebiliyor. Özellikle böbrek hastalığınız varsa NSAİİ grubu ağrı kesicileri hekime danışmadan sık ve kontrolsüz kullanmayın.

Böbrek taşına dikkat!

5. Böbrek taşı öykünüz varsa, dikkat! Sıcak havalarda terlemeyle sıvı kaybı arttığında ve bu kayıp karşılanmadığında idrar hacmi azalabiliyor. Düşük idrar hacmi, idrardaki taş oluşturucu maddelerin yoğunluğunu artırarak taş oluşumuna zemin hazırlayabiliyor. Bu nedenle yeterli sıvı alımı, özellikle daha önce böbrek taşı geçirmiş kişilerde taş tekrarını önlemenin temel yöntemlerinden birini oluşturuyor.

6. İshal ve kusmaya bağlı sıvı kaybını önemseyin.

7. Kronik böbrek hastalığınız varsa, bu belirtileri sıcaktan sanmayın. İdrar miktarında belirgin azalma, bayılma, bilinç bulanıklığı, sıvı alamama veya belirgin ve devam eden halsizlik gelişirse, bu yakınmaları yalnızca sıcağa bağlamayın. Özellikle kronik böbrek hastalığınız varsa tıbbi değerlendirme için gecikmeyin.

8. Hekim kontrollerinizi aksatmayın. Diyabet ve hipertansiyon, kronik böbrek hastalığının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Sıcak havalarda sıvı kaybı, kan basıncındaki değişiklikler ve diyabetli kişilerde kan şekeri kontrolünün bozulması, mevcut böbrek hastalığı açısından ek sorunlara neden olabiliyor. Ayrıca kullanılan bazı ilaçların etkileri sıcak hava ve sıvı kaybı dönemlerinde değişebiliyor. 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.