logo
17 EYLÜL 2026

Köpeği tehdit aracı olarak kullanmak, silahlı tehdit sayılabilir

Avukat Nimet Türe, köpeği tehdit aracı olarak kullanmanın silahlı tehdit sayılabildiğin söyleyerek, "Eğer mağdur üzerinde köpek ile bir sindirme, korkutma ve etkisiz hale getirme gibi olgu oluşturuyorsa artık Türk Ceza Kanunu'ndaki 'silah' kavramına eş değer kabul edilerek, tehditte nitelik olarak saymaktayız" dedi

17.08.2026 13:37:00
İHA
 
Köpeği tehdit aracı olarak kullanmak, silahlı tehdit sayılabilir
Köpeği tehdit aracı olarak kullanmak, silahlı tehdit sayılabilir
Kayseri Barosu Avukatlarından Nimet Türe, silah niteliği taşımayan ancak olay anında saldırma, savunma veya korkutma aracı olarak kullanılan köpeğin silah sayılabileceğini söyledi.

Töre, "Toplumda genellikle silah dediğimizde akla tüfek, tabanca ve bıçak gibi kesici-delici mekanik aletler anlaşılmakta. Türk Ceza Kanunu'nun 6.maddesi silahı tanımlarken; insanı saldırı ve savunma amaçlı olmasa bile fiilen saldırıda kullandığı her türlü şey silah olarak değerlendirmekte.

Yargıtayın vermiş olduğu bu kararda aslında bu mantıkla işletilmiş bir karar. Bir kişi elinde ki sahip olduğu köpeği 'seni ısırtırım' şeklinde fiili bir saldırı aracına dönüştürüyor ise hukukumuz artık bu durumu; bir bıçak veya silaha eş değer tutarak tehdit unsuru olarak görmektedir.

Önemli olan bu hayvanın mağdur üzerinde bir korkutma, ürkütme ya da sindirme gibi etkilerinin olup olmadığı göz önünde bulundurulur. Eğer mağdur üzerinde köpek ile bir sindirme, korkutma ve etkisiz hale getirme gibi olgu oluşturuyorsa artık Türk Ceza Kanunu'ndaki silah kavramına eş değer kabul edilerek, tehditte nitelik olarak saymaktayız" şeklinde konuştu.

"Bu tür durumlarda haklarımızı korumamız gerekmektedir"

Bu tür durumlarda köpeğin silahla eş değer tutulduğunu göz önünde bulundurularak hakların korunması gerektiğinin altını çize Türe, "Bir hayvanı kendinize karşı silah olarak yönlendirildiğini düşündüğünüzde hukukumuz bunu bir bıçak, silah ile eş değer değerlendirmekte. Bu tür durumlarda tehditli suçun basitliği nitelikli halinin bulunduğunu göz önünde bulundurmamız ve buna göre haklarımızı korumamız gerekmektedir" ifadelerini kullandı.

KPSS'de usulsüzlük iddiaları büyüyor!

1 milyon 708 bin 329 adayın geleceğini etkileyen KPSS'nin ardından ortaya atılan usulsüzlük iddiaları büyüyor

16.09.2026 20:46:00
Haber Merkezi
 
KPSS'de usulsüzlük iddiaları büyüyor!
KPSS'de usulsüzlük iddiaları büyüyor!
1 milyon 708 bin 329 adayın geleceğini etkileyen KPSS'nin ardından ortaya atılan usulsüzlük iddiaları büyüyor.

Şanlıurfa'daki bir sınav merkezinde sınavın yaklaşık 30 dakika geç başlatıldığı, kitapçıklar dağıtıldıktan sonra erteleme duyurusu yapıldığı, bazı adayların salondan çıktığı ve cevapların adaylar arasında paylaşıldığı ileri sürüldü. İddiaların araştırılması ve sınavın Türkiye genelinde iptal edilmesi için başvuru yapıldı.

Sınav 10.15'te başlayacaktı, iddiaya göre 10.45'te başladı

KPSS kılavuzunda sınavın 10.15'te başlamasının öngörüldüğü, adayların ise 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmaması gerektiği belirtiliyor. Ancak Harran Üniversitesi Osmanbey Kampüsü'ndeki sınava ilişkin başvuruda, sınavın yaklaşık 30 dakika gecikmeyle 10.45 civarında başlatıldığı iddia edildi.

Daha da önemlisi, iddiaya göre soru kitapçıkları dağıtılıp açıldıktan sonra sınavın erteleneceği duyuruldu. Bu iddia doğruysa ortaya doğrudan sınav güvenliği ve fırsat eşitliği tartışması çıkıyor.

Sorular açıldıktan sonra erteleme duyuruldu

Başvuruda, bazı salonlarda kitapçıkların dağıtılmasının ardından adaylara sınavın 30 dakika ertelendiğinin sözlü olarak bildirildiği ileri sürülüyor.

Aynı süreçte bazı adayların tuvalete götürüldüğü, başka salonlarda ise adayların soru kitapçıklarıyla karşılaşmasının ardından erteleme bilgisinin verildiği iddia ediliyor.

Bunların gerçekten yaşanıp yaşanmadığını ortaya çıkaracak şey ise belli: Salon tutanakları, görevli raporları ve kamera kayıtları.

Zaten ÖSYM'ye yapılan başvuruda da bu kayıtların incelenmesi talep edildi.

En ağır iddia: Cevaplar paylaşıldı


Bazı salonlarda adayların soruların cevaplarını birbirleriyle paylaştığı, bazı adayların görevli kontrolü olmadan salondan çıktığı ve sınav başladıktan sonra bir adayın yeniden salona alındığı ileri sürülüyor. Bunlar kanıtlanmış vakalar değil.

Fakat iddiaların ağırlığı nedeniyle tartışmanın sosyal medya paylaşımlarından çıkarılıp resmi kayıtlarla aydınlatılması gerekiyor. Çünkü KPSS'de birkaç kişinin dahi kurallara aykırı avantaj elde etmesi, aynı sorular için ter döken yüz binlerce aday açısından ciddi bir adalet tartışması yaratabilir.

Milyonların emeği bir sınav salonuna mı emanet?

KPSS'ye 1 milyon 708 bin 329 aday başvurdu. Bu insanların önemli bölümü aylarca, hatta yıllarca sınava hazırlanıyor. Kitap alıyor, kursa gidiyor, işinden veya sosyal hayatından fedakârlık ediyor. Sonra bütün bu emek birkaç saatlik sınavda ölçülüyor.

İşte tam da bu nedenle sınav güvenliği konusunda ortaya çıkan en küçük şüphe bile görmezden gelinemeyecek kadar önemli. Çünkü mesele yalnızca bir sınav değil. Mesele insanların geleceği.

Neden her seferinde aynı tartışma?

Bugünkü tartışmanın bir başka boyutu da ÖSYM'nin geçmişte yaşadığı sınav ve değerlendirme sorunlarının hafızalardaki yerini koruması.

ÖSYM'nin geçmiş yıllarda soru sızıntıları, soru iptalleri, puanlama ve yeniden değerlendirme süreçleriyle gündeme geldiği biliniyor. 2010 KPSS'de soru sızdırılması nedeniyle sınavın bir bölümünün iptal edilmesi de kurumun tarihindeki en önemli sınav güvenliği krizlerinden biri olmuştu.

2026'da ise MEB-AGS sonuçlarında katsayı hesaplamasına ilişkin hatanın yeniden hesaplama gerektirmesi, sınav sistemine duyulan güven tartışmasını tekrar gündeme getirdi.

Dolayısıyla bugün sorulması gereken yalnızca "Şanlıurfa'da ne oldu?" sorusu değil.

Asıl soru şu: Milyonlarca insanın kaderini belirleyen sınavlarda aynı güvenlik ve denetim tartışmaları neden tekrar tekrar yaşanıyor?

İptal talebi yargıya taşındı

İddiaların ardından ÖSYM'ye başvuru yapılarak 6 Eylül'deki KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumunun Türkiye genelinde iptal edilmesi talep edildi.

Başvuruyu yapan avukat Mustafa Tuncel, konuyu yargıya da taşıdığını ve davanın Ankara 24. İdare Mahkemesi'nde görüleceğini açıkladı.

Ancak şu anda ÖSYM'nin sınavı Türkiye genelinde iptal ettiğine ilişkin resmi bir karar bulunmuyor. Dolayısıyla "KPSS iptal edildi" şeklindeki paylaşımlar gerçeği yansıtmıyor.

Şimdi gözler ÖSYM'de!

Nasuh Mahruki hakkında tahliye kararı

Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek yaklaşık iki aydır tutuklu bulunan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki, hakim karşısına çıktığı ilk duruşmada 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, hükmün açıklanmasını geri bırakarak Mahruki'nin tahliyesine karar verdi

16.09.2026 18:20:00
Haber Merkezi
 
Nasuh Mahruki hakkında tahliye kararı
Nasuh Mahruki hakkında tahliye kararı
Sosyal medya hesabı üzerinden 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin yaptığı paylaşımlar gerekçe gösterilerek 17 Temmuz'da tutuklanan Arama Kurtarma Derneği (AKUT) kurucusu ve eski başkanı Nasuh Mahruki'nin yargılandığı davanın ilk duruşması bugün yapıldı.

Bakırköy 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkan Mahruki hakkında tahliye kararı verildi.

Savcı cezalandırılmasını istedi, Mahruki sert tepki gösterdi

Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, Mahruki'nin paylaşımlarında "tiyatro" ve "oyun" ibareleri yer almasa da Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddeleri uyarınca "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama" suçunun oluştuğunu savunarak cezalandırılmasını talep etti.

Mütalaaya karşı söz alan Nasuh Mahruki, suçlamaları reddederek sert tepki gösterdi. Mahruki savunmasında şunları söyledi:

"Tiyatro ve oyun kelimelerini kullanmadığımın kabul edildiği yerde ben neyle suçlanıyorum? Üzerime atılı bu suçlamayı paylaşımdan nasıl çıkardıklarını hâlâ anlamış değilim. Eğer amaç benden intikam almaksa söyleyin, gidip yatayım. Bu ülkede hesap sorulması gereken asıl kişiler, o kanlı darbe girişiminde payı olanlardır."

1 yıl 3 ay hapis cezası ve tahliye

Mahruki'nin avukatlarının beyanlarının ardından karar için duruşmaya kısa bir ara verildi. Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Nasuh Mahruki'yi "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik" suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Ancak mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar vererek Mahruki'nin tahliyesine hükmetti. yaklaşık 2 aydır cezaevinde bulunan Mahruki, işlemlerinin tamamlanmasının ardından serbest bırakılacak.

Ne olmuştu?

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Nasuh Mahruki'nin sosyal medya platformu X üzerinden gerçekleştirdiği 15 Temmuz paylaşımları doğrultusunda resen soruşturma başlatmıştı.

16 Temmuz'da gözaltına alınan Mahruki, ertesi gün çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Hazırlanan iddianamede, eylemin basın ve yayın yoluyla zincirleme şekilde işlendiği iddia edilerek Mahruki hakkında 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyordu.

2026-YKS ek yerleştirme tercihleri başlıyor

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (2026-YKS) ek yerleştirme tercihlerinin yarın başlayacağını bildirdi

16.09.2026 17:11:00
Anadolu Ajansı
 
2026-YKS ek yerleştirme tercihleri başlıyor
2026-YKS ek yerleştirme tercihleri başlıyor

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 2026-YKS sonuçlarına göre 2026-2027 eğitim öğretim yılı için yükseköğretim programlarına ek yerleştirme işlemleri, ÖSYM tarafından yapılacak.

Yarın saat 16.00'da başlayacak 2026-YKS ek yerleştirme tercih işlemleri, 21 Eylül saat 23.59'da sona erecek.

Adaylar, tercihlerini, T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle ÖSYM'nin "https://ais.osym.gov.tr" adresinden veya ÖSYM Aday İşlemleri Mobil Uygulaması'ndan bireysel olarak yapacak.

Ek yerleştirmeye başvuracak adayların, ön bilgi vermek amacıyla yayımlanan 2026-YKS Yükseköğretim Programları Ek Yerleştirme Kılavuzu'nu dikkatle incelemeleri, tercihlerini kılavuz bilgileri doğrultusunda yapmaları gerekiyor.

Gülistan Doku soruşturmasında 2 zanlı daha tutuklandı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den beri haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili son soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen 6 zanlıdan 2'si tutuklandı, 2'si adli kontrol şartıyla, 2'si de savcılık ifadesi sonrası serbest bırakıldı

16.09.2026 16:35:00
Anadolu Ajansı
 
Gülistan Doku soruşturmasında 2 zanlı daha tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında 2 zanlı daha tutuklandı

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda emniyetin koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında 6. dalga operasyonunda gözaltına alınan 11 şüpheliden kalan 6'sının işlemleri tamamlandı.

2 başkomiserin de aralarında bulunduğu, biri emekli polis memuru olan şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından Erzurum Adliyesi'ne getirildi.

Savcılıktaki ifadelerinin ardından polis memurları O.K. ve H.Y. serbest bırakıldı. Zanlılardan polis memuru Ahmet B. ve emekli polis memuru Ertuğrul Tahir A. tutuklanma, başkomiserler H.H. ve E.B. de adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edildi.

Hakimlik, savcılığın talebine uyarak 2 zanlının tutuklanmasına, 2 şüphelinin adli kontrolle serbest bırakılmasına karar verdi.

Böylelikle Erzurum ve Tunceli cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmada tutuklu sayısı 38'e yükseldi.

Soruşturma kapsamında 7 ilde eş zamanlı 6. dalga operasyonu düzenlenmiş, delillerin karartılması ve soruşturma sürecine müdahale edildiği gerekçesiyle aralarında emekli ve görevdeki emniyet mensuplarının da bulunduğu 11 şüpheliye yönelik gözaltı, arama ve el koyma işlemleri başlatılmıştı.

Önceden adliyeye sevk edilen zanlılardan polis memurları Gökcan M, Ahmet B, Osman Nuri G. ve Hüseyin Ü. tutuklanmış, B.K. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Yolcu otobüsünde 69 bin kişiyi zehirleyebilecek miktarda uyuşturucu ele geçirildi

Şanlıurfa'da bir yolcu otobüsünün bagaj kısmında 17 kilo 300 gram uyuşturucu madde ele geçirildi

16.09.2026 16:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
Yolcu otobüsünde 69 bin kişiyi zehirleyebilecek miktarda uyuşturucu ele geçirildi
Yolcu otobüsünde 69 bin kişiyi zehirleyebilecek miktarda uyuşturucu ele geçirildi
Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yol uygulamasında durdurdukları bir yolcu otobüsünde arama yaptı.

Bagaj kısmında narkotik köpeğinin yardımıyla yapılan aramada bir yolcuya ait 4 parça halinde 17 kilo 300 gram skunk maddesi ele geçirildi. Gözaltına alına yolcu, işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ele geçirilen uyuşturucunun 69 bin 200 kişiyi zehirlemeye yetecek miktarda olduğu açıklandı.

"Kurtlar Vadisi Pusu" dizisine FETÖ iddiaları üzerine incelenme kararı

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisinin bazı bölümlerinde FETÖ propagandası yapıldığı iddiaları üzerine sahnelerin bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildi

16.09.2026 13:41:00
İHA
 
"Kurtlar Vadisi Pusu" dizisine FETÖ iddiaları üzerine incelenme kararı
"Kurtlar Vadisi Pusu" dizisine FETÖ iddiaları üzerine incelenme kararı
Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu sırada 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.

Bu kapsamda, "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisinde yer alan "Kazım Kaşifoğlu" karakterinin vatan haini olarak gösterilmesinin ardından öldürülmesi, bazı sahnelerde "FG" harf grubunu taşıyan araç plakalarına yer verilmesi ve dizinin belirli bölümlerinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lehine propaganda, örtülü mesaj, örgütsel talimat veya yönlendirme niteliğinde içeriklerin bulunduğu iddiaları üzerine inceleme kararı verildi.

Söz konusu iddialar, alanında uzman kişilerce oluşturulan bilirkişilerce incelenecek.

Bilirkişi heyetince söz konusu iddiaların açıklığa kavuşturulması için çalışma yürütülüyor.

MİT koordinesindeki "siber casusluk" operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) koordinesinde, Siber Güvenlik Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığının siber casuslara yönelik operasyonunda "Aydo Yazılım" şirketinin sahibi ve çalışanlarının da aralarında bulunduğu 5 şüpheli gözaltına alındı

16.09.2026 10:00:00
AA
 
MİT koordinesindeki "siber casusluk" operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı
MİT koordinesindeki "siber casusluk" operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgilere göre, siber casuslara yönelik MİT'in koordinesinde, Siber Güvenlik Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığının ortak çalışmalarıyla sendikalara yazılım hizmeti sağlayan Ankara merkezli "Aydo Yazılım" adlı şirkete operasyon düzenlendi.

Operasyonda, şirket sahibi ile çalışanlarından oluşan 5 şüpheli gözaltına alındı.

Ev ve iş yerlerinde gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda bilgisayar, cep telefonu ve dijital materyale el konuldu.

Sendika yazılımlarında sorgu arayüzü tespit edildi

MİT'in istihbari çalışmaları sonucunda, "Aydo Yazılım" tarafından geliştirilen bazı sendika yazılımlarına, sendika üyesi olmayan üçüncü kişilere ait bilgilere erişilmesine imkan sağlayan, özel bir sorgu arayüzü eklendiği tespit edildi.

Yapılan incelemelerde, geçmiş dönemlerde çeşitli kaynaklardan internet ortamına sızdırılan veri setlerinin söz konusu sistem üzerinden sorgulanabildiği belirlendi.

Kişilere ait T.C. kimlik numarası üzerinden yapılan sorgulamalarla, kimlik ve nüfus bilgilerine ulaşılabildiği, sistemin arka planındaki veri tabanlarında ise çok daha geniş kapsamlı kişisel verilerin bulunduğu saptandı.

Sorgu sisteminin, sendikalara üye eklenmesi sırasında üyelik bilgilerinin tamamlanmasında kullanıldığı belirlenirken, veri tabanlarında 18 yaşından küçük kişilere ait kayıtların da bulunduğu ortaya çıkarıldı. Bunun üzerine geniş kapsamlı veri havuzunun hangi amaçlarla kullanıldığına yönelik incelemeler de derinleştirildi.

Sistem kayıtlarında "NVİ" ibaresi

Sunucular üzerinde yapılan incelemelerde, kişisel bilgilerin tutulduğu sistem kayıtlarında "NVİ" ibaresinin sistematik biçimde kullanıldığı, bu kullanımın, verilerin Nüfus ve Vatandaşlık İşleri kaynaklı olduğu izlenimi oluşturduğu belirlendi.

Ancak elde edilen teknik bulgular sonucu söz konusu verilerin doğrudan Nüfus ve Vatandaşlık İşleri sistemlerinden temin edilmediği saptandı.

"KVKK danışmanlığı" adı altında veri sorgusu

Soruşturma kapsamında, Aydo Yazılım'ın "Clock&Wise" adı altında kurum ve kuruluşlara Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında danışmanlık hizmeti de verdiği tespit edildi.

Şirketin, bir taraftan kişisel verilerin korunmasına yönelik danışmanlık hizmeti verirken diğer taraftan sendika yazılımlarında kişisel bilgilerin sorgulanmasına imkan sağladığı ortaya çıkarıldı.

Söz konusu sistemin hangi sendikalar tarafından ne ölçüde kullanıldığı ve elde edilen verilerin hangi amaçlarla işlendiğine yönelik incelemeler sürüyor.

Dijital materyallerden elde edilecek yeni bulgular doğrultusunda soruşturmanın genişletilebileceği öngörülüyor. 

A.Ö: ‘Kaybedecek zamanımız yok’

Abdullah Öcalan’ın İmralı görüşmelerinde sürecin hızlandırılması gerektiğine ilişkin sözleri yeniden gündemde

15.09.2026 22:20:00
Haber Merkezi
 
A.Ö: ‘Kaybedecek zamanımız yok’
A.Ö: ‘Kaybedecek zamanımız yok’
Abdullah Öcalan'ın İmralı görüşmelerinde sürecin hızlandırılması gerektiğine ilişkin sözleri yeniden gündemde. Öcalan, beklemenin risk ürettiğini belirterek "Kaybedecek zamanımız yoktur" ifadelerini kullandı.

'Süreçte ısrar ve acele ediyoruz'

Abdullah Öcalan'ın daha önceki görüşmelerinde yaptığı değerlendirmelerde, yürütülen sürecin ilerletilmesi konusunda dikkat çeken ifadeler kullandığı aktarıldı.

Öcalan'ın mesajında, 'bunun için süreçte ısrar ve acele ediyoruz' dediği belirtildi.

Öcalan, sürecin belirsizlik içinde bırakılmasının yeni riskler doğurabileceğini savunarak şu ifadeyi kullandı: 'Beklentide kalmak, beklenti halini sürdürmek sadece risk üretir. Kaybedecek zamanımız yoktur'.

'Çerçeve bir yasa' çağrısı

Öcalan'ın açıklamalarında TBMM'nin rolüne de dikkat çekildi. Meclisin süreci hassasiyetle yürütmesi gerektiğini belirten Öcalan, "Çerçeve bir yasa, demokratikleşme sürecinin kök hücresini oluşturabilir" değerlendirmesinde bulundu.

Bu sözler, sürecin yalnızca siyasi görüşmelerle değil, yasal düzenlemeler üzerinden kurumsal bir zemine taşınması gerektiği yönündeki mesaj olarak değerlendirildi.

Tartışma yeniden alevlendi

Öcalan'ın "ısrar ve acele" vurgusu, Türkiye'de devam eden tartışmaların da yeniden gündeme gelmesine neden oldu.

Bir tarafta sürecin ilerletilmesi ve Meclis zemininde yasal adımlar atılması gerektiğini savunanlar bulunurken, diğer tarafta "Neden acele ediliyor, hangi adımlar hazırlanıyor ve kamuoyundan ne saklanıyor?" soruları soruluyor.

Özellikle Öcalan'ın "Kaybedecek zamanımız yoktur" sözleri, sürecin bundan sonraki aşamasında atılacak adımların zamanlamasına ilişkin tartışmaları daha da büyütüyor.

Kritik soru: Acele edilen nedir?

Öcalan'ın açıklamalarındaki en dikkat çekici ifadelerden biri "acele ediyoruz" vurgusu oldu. Şimdi gözler Meclis'e ve siyasi aktörlere çevrilmiş durumda.

Acele edilen süreç nedir?

Hangi yasal düzenlemeler gündeme gelecek?

Kamuoyunun bilmediği hangi takvim işletiliyor?

Bu soruların yanıtı, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin en önemli siyasi gündem maddelerinden biri olmaya aday.

İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar

Türkiye genelinde milyonlarca öğrenci ve öğretmen için ilk ders zili çaldı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayımladığı yeni genelgeyle okullarda randevusuz veli dönemi kapanırken, güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı

15.09.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
 
İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar
İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki yaklaşık 17 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmen, üç aylık yaz tatilinin ardından 14 Eylül Pazartesi günü ders başı yaptı. Yeni eğitim-öğretim yılının resmi açılışı, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in katılımıyla Gazi Anadolu Lisesi'nde düzenlenen törenle gerçekleştirildi.

Ancak bu dönem, sadece ilk zil heyecanıyla değil, bakanlığın 81 il valiliğine gönderdiği "2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler" genelgesindeki çok konuşulan yeni kurallarla başladı.

Velilere "Okul Randevu Sistemi" zorunluluğu

Yeni dönemin en dikkat çekici uygulamalarından biri velileri doğrudan ilgilendiriyor. Artık veliler, okulları istedikleri saatte ziyaret edemeyecek. Ülke genelinde hayata geçirilen "Okul Randevu Sistemi" ile veli görüşmeleri tamamen planlı hale getirildi.

Randevusu bulunmayan ziyaretçilerin veya öğrencinin yasal vasisi olmayan kişilerin okul binalarına girişine kesinlikle izin verilmeyecek. Bu kararla eğitim ortamlarının kesintiye uğramaması ve öğretmenlerin mesleki haklarının korunması amaçlanıyor.

Okul girişlerinde sıkı güvenlik ve dedektör önlemi

Geçtiğimiz dönemlerde yaşanan üzücü okul saldırılarının ardından, bakanlık bu yıl "Güvenli Okul İklimi" kapsamında güvenlik tedbirlerini en üst seviyeye çıkardı. Genelgeye göre okul ortamlarında yaya ve araç trafiği birbirinden tamamen ayrılacak, kör noktalar aydınlatılacak ve birçok okulda risk durumuna göre girişlerde dedektörle arama uygulaması yürütülecek.

Öğretmenlere önlük uygulaması ve "deneme sınavı" yasağı

Eğitim camiasını yakından ilgilendirilen bir diğer başlık ise kılık-kıyafet düzenlemesi oldu. Genelgede, öğretmenlerin mesleğin vakarına ve öğrencilere örnek olma niteliğine uygun hareket etmeleri vurgulanarak önlük giymeleri istendi.

Ayrıca öğrencileri ve velileri maddi külfetten kurtarmak amacıyla ticari kaygıyla yapılan deneme sınavlarına da kısıtlama getirildi. MEB tarafından hazırlanan resmi ölçme araçları dışındaki il, ilçe veya sınıf genelindeki deneme, tarama ve hazır bulunuşluk sınavlarının okullarda uygulanmasına ya da öğrencilere kaynak kitap olarak satın aldırılmasına izin verilmeyecek.

İlk ara tatil kasım ayında

MEB çalışma takvimine göre, tempolu başlayacak olan yeni eğitim döneminde öğrencilerin heyecanla beklediği ilk ara tatil 16-20 Kasım 2026 tarihleri arasında yapılacak. Yarıyıl tatili (sömestr) ise 22 Ocak 2027 Cuma günü çalacak son ders ziliyle başlayacak.

Kayıp bebek soruşturmasında 2 gözaltı daha

Sivas'ın Divriği ilçesinde 11 aylık bebeğin kaybolmasına ilişkin gözaltına alınan şüpheli sayısı 10'a yükseldi

15.09.2026 13:20:00
Anadolu Ajansı
 
Kayıp bebek soruşturmasında 2 gözaltı daha
Kayıp bebek soruşturmasında 2 gözaltı daha

Divriği Cumhuriyet Başsavcılığınca Büşra bebeğin kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 2 zanlı daha gözaltına alındı.

Gözaltında bulunan baba Yusuf Balıkçı ve anne Elif Balıkçı ile akrabaları M.R.B. (60), R.B. (45), İ.B, M.D, M.B, çadırlar bölgesinde kalan K.D. (50), Ö.B. (19) ve A.Ç'nin işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

Öte yandan anne Balıkçı'nın, bebeğini eşinin öldürüp araziye bıraktığını iddia etmesinin ardından Göndüren köyü İncedere Yaylası'nda AFAD, komando ve jandarma ekipleri, yapay zeka destekli insansız hava aracı ve iz takip köpeğinin desteğiyle yeniden arama çalışması başlattı.

Sivas Valiliğinden yapılan açıklamada, yürütülen adli süreçlere ilişkin kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına yeniden bir basın açıklaması yapılması ihtiyacı doğduğu belirtildi.

Bebeği arama çalışmalarının ilk andan itibaren titizlikle sürdürüldüğü vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Olayla ilgili yürütülen adli tahkikat kapsamında, aile fertlerinin çelişkili ifadeleri üzerine soruşturma kapsamı genişletilmiş, bebeğin öldürülmüş, kaçırılmış veya maddi menfaat karşılığında başka bir kişiye verilmiş olabileceği yönündeki ihtimaller de dahil olmak üzere tüm olasılıklar çok yönlü olarak değerlendirilmektedir. Divriği Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda olayla ilgili 10 kişi gözaltına alınmış olup adli süreçleri devam etmektedir. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüz tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, ailede bulunan 2017, 2018, 2021 ve 2023 doğumlu olmak üzere iki kız ve iki erkek çocuk devlet koruması altına alınmıştır. Bu nedenle soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi ve adli sürecin selameti açısından, yetkili makamlarca yapılacak açıklamalar dışında kamuoyunda yer alan bilgi ve değerlendirmelere itibar edilmemesi önem arz etmekte olup soruşturma, tüm ihtimaller değerlendirilerek çok yönlü ve titiz bir şekilde devam etmektedir."

Göndüren köyü İncedere Yaylası'nda hayvancılıkla uğraşan 5 çocuk annesi Elif Balıkçı, 10 Eylül'de bebeği Büşra Balıkçı'yı yaşadıkları çadırda bulamayınca durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirmiş, ihbar üzerine köye AFAD ve jandarma ekipleri sevk edilmiş, bölgede arama çalışması başlatılmıştı.

Soruşturma kapsamında bebeğin babası Yusuf Balıkçı ve annesi Elif Balıkçı'nın da aralarında bulunduğu 9 şüpheli gözaltına alınmış, zanlılardan veteriner hekim serbest bırakılmıştı.

Bebeğin kaybolmasıyla ilgili Divriği Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Sulh Ceza Hakimliğince yayın yasağı kararı alınmıştı.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.