HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 28 HAZİRAN 2022, SALI

Köprünün altından geçen su…

01.03.2022 00:00:00

Bazen köprünün üstünde durur, uzaklaşıp giden suyu ve üstündeki yaprakları seyrederdim. Gün batımında renk değiştirir, kararmadan önce kızarır ve güneşin renklerine bürünürdü. 

Köprünün bir başında bastonuna dayanmış bir ihtiyar kıyıda oynayan çocukları seyreder, birisi torunu olsa gerek ara sıra onu suya çok yaklaşmaması için uyarırdı. İki genç balık tutmak için umutsuzca olta atar, yakalanan ilginç şeylere gülerlerdi. 

Köprübaşı her iki yaka için de kullanılan bir deyimdi. Randevulaşmak için kullanılırdı.  

Köprüler her zaman ilgimi çekmiştir. Bochina'da eski bir roma köprüsü vardı. Polonyalı askerlerin ve Alman tanklarının geçişine şahitlik ettiği anlatılırdı. Birkaç kez yıkılmak istendiği, başarılamadığı anlatılırdı. 

Köprüler iki yaka arasında gidip gelenlerin tarihine şahitlik eden sessiz tanıklardır. Bu nedenle de onlara büyük saygı duyar, taşlarını sevgi ve minnet ile okşarım.  

* * * 

Eskiden insanlara iyilik yapmak isteyenler kimine yol, kimine köprü, kimine okul ve hastane, imaret, cami, hamam yaparlardı. Avrupa'yı ve balkanları dolaşırken ata mirası pek çok eski eserle karşılaşmamızın nedeni budur. 

"Köprünün altından çok sular aktı…" deyimi dilimize yerleşmiş, olan olayların eskilerde kaldığının bir ifadesidir. Dün, iyilik yaptığımız insanların bugün düşmanımız olması; geçmişte yardımlaşanların birbirine ihanet etmesini çok güzel tanımlar. 

Savaşlar geride kaldı, bundan sonra ülkelerin haritası değişmez, kimse birbirini yok etmeye çalışmaz diyenler bugün ne kadar büyük bir yanılgı içinde olduklarını görüyorlar. 

Oysa bu yüz yıl, "Dünyanın ölmeye başladığı" yüz yıllardan birisi. 

Sadece ölen dünya değil elbette… İnsan aklı da ölüyor. Bir yanda susuzluk ve kuraklık, öte yanda düne göre her şeyin giderek az bulunur olduğu, açlık ve sefaletin habercisi olan belirtiler son derece düşündürücü. Yanlış tarım uygulamaları, dışa bağımlılık, öz kaynakları ihmal etmek, zengin ve verimli arazileri yabancılara tahsis etmek, ülke nüfusunu doyurma zorluğu çekerken akıllı bir göçmen politikası izleyememek ülkelerde sağlık ve yaşam sorunlarını ortaya çıkarıyor. 

Azalan ekmek, su ve iş kaynakları ile insanlar üretici ve koruyucu değil, tüketici olmaya devam ediyorlar.  Bugün haberlere yansımayan, sadece yönlendirilmiş bilgiler ile doldurulmuş ajans bültenleri ile yetinen bir toplum durumundayız. Oysa gerçekler hiç te bize yansıtıldığı gibi değil. 

* * *

Aklımızın almadığı çeşitli oyunlar sergilenirken ekonomik boyutlar dışında yaşamsal alanlarda önem kazandı. Ukrayna'nın içine düştüğü çaresizlik bir kahramanlık öyküsüne dönüşmeye başlarken bana Hitler döneminde Polonyalıların direnişini ve sokak savaşlarını hatırlattı.  Oysa burada aynı bölgenin insanlarının birbirleri ile savaştığını görmek insanlığın geleceği bakımından düşündürücü. 

Rusya'nın dağılmasından sonra benzeri pek çok sorunla karşılaşıldı. Kimisi savaş, kimisi barış yolu ile yeniden geri kazanıldı. Uluslararası güçler, nasıl birleşik Avrupa hayali kuruyorsa; karşılarındaki bir gurupta birleşik ve eski gücüne sahip bir Rusya istiyor. 

Savaş; sokakta kazanıldığında adı cinayet, masada kazanıldığında zafer olarak nitelenebilir. 

O nedenle müzakere etmeden böyle bir kararı vermek, her iki taraf içinde kayıplar ve acılar demek oluyor. Doğu ve batının farklı devlet ve yaşam anlayışları karşı karşıya getirildiği zaman sonuç hiçte beklenildiği gibi olmuyor. Zaten ayrı yaşamaya alışmış kişi ve toplumların. geleceği kurmak için bir araya gelmelerini beklemek abesle iştigal olacaktır. 

Burada iş, liderlere düşüyor. 

Daha fazla zayiat verilmeden askerlerin evlerine, politikacıların masa başına dönmelerine yönelik çağrılar yapılması gerekiyor. 

Yoksa fatura yine insanlığa; medeniyete ve ölmekte olan dünyanın geleceğine çıkacaktır.  

Haklılıktan çok doğruluk ve kavgadan çok barışın kavramları üzerinde durulmalıdır. 

Gelecekte suyunu seyredeceğimiz huzurlu köprüler bulmak dileği ile…

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Demokratik krallık / 22.06.2022
- Kaybedilen veya kaybolan insanlar… / 21.06.2022
- Yol / 18.06.2022
- Tespihler ve tespitler / 15.06.2022
- Salda’nın güzelliği… / 11.06.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 04.06.2022
- Yazının dili / 31.05.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 29.05.2022
- Aşk… / 24.05.2022
- Yeni Atatürkler yetişiyor… / 21.05.2022
- Yaşam ve öyküler / 17.05.2022
- Baca eğri olsa da / 15.05.2022
- Geleceği şekillendirmek… / 10.05.2022
- Benim sevgili doktorum / 07.05.2022
- Bir bayram yazısı… / 30.04.2022
- Geçmişin mesajları… / 26.04.2022
- Spor Yasa Tasarısı / 23.04.2022
- Köy deyip geçmeyin / 19.04.2022
- Bilimin ispata; dinin inanca ihtiyacı vardır / 17.04.2022
- Haydar Hocayı anmak… / 12.04.2022
- Bu çocuklar nasıl zehirlenir? / 10.04.2022
- Anıları kaybetmek / 05.04.2022
- İnsana değer vermek… / 02.04.2022
- İngiliz çöpü, İngiliz ipi… / 29.03.2022
- Seçime giderken / 26.03.2022
- Neden bu görmezlik… / 23.03.2022
- Ankara’ya giderken… / 19.03.2022
- 18 Mart… / 18.03.2022
- İhanetler zamanı… / 15.03.2022
- Bizim kadınlarımız / 08.03.2022
- Zeytine sarılmak / 05.03.2022
- Köprünün altından geçen su… / 01.03.2022
- Bir çiçek daha soldu / 26.02.2022
- Bülbül ne çekerse, dilinden... / 22.02.2022
- İyiler ile kötülerin savaşı / 19.02.2022
- Açlıkla tokluğun savaşı / 15.02.2022
- Bilgi hazımsızlığı / 13.02.2022
- Sanal kokuşmuşluk / 12.02.2022
- Kahkaha tufanı ve suflörlük / 08.02.2022
- Yazar, yaşadığını yazar… / 05.02.2022
- Haydar Hoca’nın izinde… / 03.02.2022
- Akıl kuşunun özgürlüğü ve Uğur Mumcu / 02.02.2022
- Güleriz ağlanacak halimize… / 29.01.2022
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

01.03.2021, 01.03.2020, 01.03.2019, 01.03.2018, 01.03.2017, 01.03.2016, 01.03.2015, 01.03.2014, 01.03.2013, 01.03.2012, 01.03.2011, 01.03.2010, 01.03.2009, 01.03.2008, 01.03.2007, 01.03.2006, 01.03.2005, 01.03.2004, 01.03.2003


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.