Kötülüğün en büyük destekçisi, onu yapanlar kadar ona sessiz kalanlardır. Tarih boyunca zalimler cesaretlerini yalnızca sahip oldukları güçten almamışlardır; iyilerin suskunluğundan da almışlardır. Haksızlığa itiraz edilmeyen yerde zulüm büyür, adalet geri çekilir, vicdanlar körelir.
Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır:
"Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten sakındırır ve Allah'a iman edersiniz." (Âl-i İmrân Suresi, 110)
Bu ayet, Müslümanın sadece kendi hayatından değil, yaşadığı toplumun ahlâkından da sorumlu olduğunu göstermektedir. İyiliği tavsiye etmek ve kötülüğe engel olmaya çalışmak, müminin asli vazifelerindendir.
Resûlullah Hz. Muhammed (s.a.a.) şöyle buyurmuştur:
"Sizden kim bir kötülük görürse onu eliyle düzeltsin; buna gücü yetmezse diliyle düzeltsin, buna da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir."
Bu hadis, kötülüğe karşı kayıtsız kalmanın mümine yakışmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Elbette mücadele hikmetle, hukukla ve adaletle olmalıdır. Fakat suskunluk hiçbir zaman çözüm değildir.
İmam Ali (a.s.) şöyle buyurur:
"Zalime yardım eden, mazluma ihanet etmiş olur."
Ne kadar anlamlı bir söz ne kadar derin bir hakikat... Zulme ortak olmak sadece zalimin safında yer almak değildir. Bazen haksızlık karşısında susmak da zalimin işini kolaylaştırır. Bu yüzden mümin, hakkın yanında durmayı bir ibadet bilir.
Bugün aileden başlayarak okulda, iş yerinde, ticarette ve devlet yönetiminde doğruluk, adalet ve merhamet yeniden hâkim olmadıkça kötülükle mücadele başarıya ulaşamaz. Her insan kendi bulunduğu yerde iyiliğin temsilcisi olmalıdır. Bir öğretmen öğrencisine adaletle davranırsa, bir esnaf dürüst ticaret yaparsa, bir yönetici emaneti ehline verirse toplumun temelleri sağlamlaşır.
Kötülüğü yenmek için önce kalplerimizi, sonra çevremizi güzelleştirmeliyiz. Çünkü iyilik bulaşıcı olduğu gibi kötülük de bulaşıcıdır. Hangisini çoğaltacağımıza ise biz karar veririz.
Allah'ın huzuruna çıktığımız gün bize, "Dünyadaki bütün kötülükleri neden bitirmedin?" diye sorulmayacaktır. Fakat "Gördüğün haksızlık karşısında ne yaptın?" sorusuna mutlaka cevap vereceğiz. İşte bu bilinç, müminin hayatına yön veren en büyük sorumluluktur.
"Kötülüğün en güvenli sığınağı, iyilerin sessizliğidir. Hakkın sesi yükseldiğinde zulmün gölgesi kısalır." (Nazarî)
Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır:
"Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten sakındırır ve Allah'a iman edersiniz." (Âl-i İmrân Suresi, 110)
Bu ayet, Müslümanın sadece kendi hayatından değil, yaşadığı toplumun ahlâkından da sorumlu olduğunu göstermektedir. İyiliği tavsiye etmek ve kötülüğe engel olmaya çalışmak, müminin asli vazifelerindendir.
Resûlullah Hz. Muhammed (s.a.a.) şöyle buyurmuştur:
"Sizden kim bir kötülük görürse onu eliyle düzeltsin; buna gücü yetmezse diliyle düzeltsin, buna da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir."
Bu hadis, kötülüğe karşı kayıtsız kalmanın mümine yakışmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Elbette mücadele hikmetle, hukukla ve adaletle olmalıdır. Fakat suskunluk hiçbir zaman çözüm değildir.
İmam Ali (a.s.) şöyle buyurur:
"Zalime yardım eden, mazluma ihanet etmiş olur."
Ne kadar anlamlı bir söz ne kadar derin bir hakikat... Zulme ortak olmak sadece zalimin safında yer almak değildir. Bazen haksızlık karşısında susmak da zalimin işini kolaylaştırır. Bu yüzden mümin, hakkın yanında durmayı bir ibadet bilir.
Bugün aileden başlayarak okulda, iş yerinde, ticarette ve devlet yönetiminde doğruluk, adalet ve merhamet yeniden hâkim olmadıkça kötülükle mücadele başarıya ulaşamaz. Her insan kendi bulunduğu yerde iyiliğin temsilcisi olmalıdır. Bir öğretmen öğrencisine adaletle davranırsa, bir esnaf dürüst ticaret yaparsa, bir yönetici emaneti ehline verirse toplumun temelleri sağlamlaşır.
Kötülüğü yenmek için önce kalplerimizi, sonra çevremizi güzelleştirmeliyiz. Çünkü iyilik bulaşıcı olduğu gibi kötülük de bulaşıcıdır. Hangisini çoğaltacağımıza ise biz karar veririz.
Allah'ın huzuruna çıktığımız gün bize, "Dünyadaki bütün kötülükleri neden bitirmedin?" diye sorulmayacaktır. Fakat "Gördüğün haksızlık karşısında ne yaptın?" sorusuna mutlaka cevap vereceğiz. İşte bu bilinç, müminin hayatına yön veren en büyük sorumluluktur.
"Kötülüğün en güvenli sığınağı, iyilerin sessizliğidir. Hakkın sesi yükseldiğinde zulmün gölgesi kısalır." (Nazarî)
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Kötülüğe sessiz kalan, kötülüğü büyütür / Kötülüğün gölgesinde insan -5- / 10.08.2026
- Vicdan sustuğunda kötülük konuşur / Kötülüğün gölgesinde insan -4- / 09.08.2026
- Hasedin ilk cinayeti / Kötülüğün gölgesinde insan -3- / 08.08.2026
- İlk kıvılcım: İblis'in kibri / Kötülüğün gölgesinde insan -2- / 07.08.2026
- Kötülüğün anatomisi / Kötülüğün gölgesinde insan -1- / 06.08.2026
- Dünyayı değiştiren sessiz güç iyiliktir / İyilik Medeniyeti -10- / 05.08.2026
- İyilik bir medeniyet inşa eder / İyilik Medeniyeti -9- / 04.08.2026
- Güzel ahlâk en büyük mirastır / İyilik Medeniyeti -8- / 03.08.2026
- Komşusu açken tok yatan bir medeniyet kuramaz / İyilik Medeniyeti -7- / 02.08.2026
- İyilik gizli yapıldığında büyür / İyilik Medeniyeti -6- / 01.08.2026
- Vicdan sustuğunda kötülük konuşur / Kötülüğün gölgesinde insan -4- / 09.08.2026
- Hasedin ilk cinayeti / Kötülüğün gölgesinde insan -3- / 08.08.2026
- İlk kıvılcım: İblis'in kibri / Kötülüğün gölgesinde insan -2- / 07.08.2026
- Kötülüğün anatomisi / Kötülüğün gölgesinde insan -1- / 06.08.2026
- Dünyayı değiştiren sessiz güç iyiliktir / İyilik Medeniyeti -10- / 05.08.2026
- İyilik bir medeniyet inşa eder / İyilik Medeniyeti -9- / 04.08.2026
- Güzel ahlâk en büyük mirastır / İyilik Medeniyeti -8- / 03.08.2026
- Komşusu açken tok yatan bir medeniyet kuramaz / İyilik Medeniyeti -7- / 02.08.2026
- İyilik gizli yapıldığında büyür / İyilik Medeniyeti -6- / 01.08.2026


























































