logo
06 AĞUSTOS 2026

Kötülüğün anatomisi / Kötülüğün gölgesinde insan -1-

06.08.2026 00:00:00
 
İnsanlık tarihi, hak ile bâtılın, iyilik ile kötülüğün mücadelesiyle şekillenmiştir. Asırlar değişmiş, devletler yıkılmış, medeniyetler kurulmuş; fakat insanın iç dünyasında yaşanan bu mücadele hiç bitmemiştir. Çünkü kötülük, önce sokakta değil; insanın kalbinde başlar. Vicdanda filizlenen bir karanlık, zamanla dile, davranışa, aileye ve nihayet topluma sirayet eder.

Bugün teknolojinin zirvesine ulaşan insanlık, ne yazık ki aynı başarıyı ahlâkta ve vicdanda gösterememektedir. Bilgi artmakta, imkânlar çoğalmakta; buna karşılık merhamet eksilmekte, güven zedelenmekte, adalet yara almaktadır. Her gün şiddet, haksızlık, yalan, iftira, dolandırıcılık, aile faciaları ve savaş haberleriyle karşılaşıyoruz. Şu soruyu sormadan geçemeyiz: İnsan gerçekten ilerliyor mu, yoksa sadece araçları mı gelişiyor?

İşte bu yazı dizisi, bu sorunun peşine düşecektir.

Kötülük nedir? Sadece suç işlemek midir? El kaldırmak, mal çalmak, cana kıymak mıdır? Hayır... Kötülük, önce hakkı görüp görmezden gelmektir. Vicdanın sesini susturmaktır. Nefsin arzularını hakikatin önüne geçirmektir. İnsan, kötülüğü önce içinde meşrulaştırır; sonra onu davranışlarına taşır.

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

"İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel davranışla sav. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost oluverir." (Fussilet, 41/34)

Bu ilahî ölçü, kötülüğün karşısına yeni bir kötülük koymayı değil; iyiliği, sabrı ve güzel ahlâkı koymayı emretmektedir. Çünkü kötülük ateştir; ateşi büyüten öfke değil, onu söndüren hikmettir.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.a.) ise şöyle buyurmuştur:

"Müslüman, elinden ve dilinden insanların emin olduğu kimsedir."

Bu hadis bize gösteriyor ki kötülük sadece el ile yapılan zulüm değildir. Bir sözle kalp kırmak, bir iftirayla bir ömrü karartmak, bir dedikoduyla kardeşliği zedelemek de kötülüktür. Nice yaralar vardır ki bıçak açmaz; fakat dil açar.

İmam Gazâlî, insanın kalbini bütün amellerin merkezi olarak görür. Kalp bozulduğunda düşünce bozulur, düşünce bozulduğunda davranış bozulur. İşte bu yüzden kötülüğün anatomisi incelendiğinde karşımıza ilk çıkan organ ne eldir ne de dildir; vicdandır.

Prof. Dr. Haydar Baş da insanı merkeze alan yaklaşımıyla, güçlü devletin ve güçlü toplumun ancak ahlâklı insanla mümkün olacağını vurgulamıştır. Ekonomik kalkınmanın, sosyal adaletin ve millî birlik ruhunun temelinde insanın manevî dünyası vardır. Vicdanı ihmal edilen bir toplumun kurumları ayakta kalsa bile ruhu ayakta kalamaz.

Bu yazı dizisinde kötülüğü konuşacağız. Fakat onu büyütmek için değil, tanımak için...

Çünkü tanınmayan hastalık tedavi edilemez. İblis'in kibriyle başlayan, Kabil'in hasediyle ilk cinayete dönüşen kötülüğün izini birlikte süreceğiz. Her durakta Kur'an'ın rehberliğine, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) sünnetine, İslam irfanının hikmetine ve insanı merkeze alan fikirlere müracaat edeceğiz.

Çünkü biliyoruz ki insan, karanlığı tanımadan ışığın kıymetini tam olarak anlayamaz.

Bir sonraki yazımızda, insanlık tarihindeki ilk kötülüğün izini sürecek; İblis'in kibrinin nasıl bir felaketler zincirini başlattığını birlikte tefekkür edeceğiz.

"Kötülük, önce vicdanı karartır; sonra insanı, aileyi ve nihayet medeniyeti gölgeler. Bu seri, gölgeden aydınlığa, şerden iyiliğe uzanan bir vicdan yolculuğunun hikâyesidir." (Nazarî)
 
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.