HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 28 HAZİRAN 2022, SALI

Köy deyip geçmeyin

19.04.2022 00:00:00

"Orda bir köy var uzakta…" diyemiyoruz çok şükür. 

Hepsi kente, kasabaya, ilçeye "Mahalle" oluverdi. 

Meraları, dereleri, koruları, kuyuları her şeyi elden çıktı. 

Ne karşılığında?

Köy yolunun asfalt yapılması, günde birkaç sefer belediye otobüsü veya minibüsü konulması, okulların taşımalı sisteme geçilerek kapatılması karşılığında…

Okul binaları ahır veya depo oldu. Köy konakları boş kaldı. Çürüyüp çoğu yıkıldı.  Ya da köye tayin olan cami görevlilerine lojman yapıldı. 

* * *

Öncesinde üç-beş öğrencide olsa, yaz kış bir kucak tezek kapan okula gelir, sobayı yakar, öğretmenleri başlarında tek sınıfta beş sınıflı eğitimi tamamlar, Pazartesi - Cumartesi bayrak töreni yapar; Türk bayrağını dalgalandırır, Atatürk büstünün bulunduğu yere kır çiçeklerinden buketler koyarlardı. 

Köylerde "öğretmen, ebe ve imam" üçlüsü muhtar emminin ihtiyar heyetinden daha fazla iş görür, danışılır, yanlışa karışılır, köyün kalkınması için köy kooperatifinde birlikte çalışılırdı. 

Köylerin daha doğrusu Anadolu'nun kalkınması için düşünülen Köy Enstitüleri modeline yetişemedik. Ancak Köy Enstitülerinden yetişmiş öğretmenlere, onların okudukları okulların hayalet binalarına yetiştik. 

İzcilik yaptığımız yıllarda görevlerimizden birisi de çevremizi tanımak, köylerin, akarsuların, dağların,  tepelerin, tarihi eserlerin yerlerini öğrenmek, nerede hangi ürünler yetişir, köy hayatı nasıldır öğrenmek, kısa süreli konaklamalarımızda köy okulunu temizlemek veya boyamak, ufak tefek tamir işlerini yapmak, onlarla bayram törenlerinde beraber olmaktı. Gezip dolaştığımız pek çok köyle bu sayede tanış olmuş, yıllar sonrasına sarkan dostluklar kurmuştuk. 

* * *

Köy Enstitüleri gibi o bizim örnek olarak gösterildiğimiz izcilik günleri de yok olup gitti. Taşımalı sistem pek çok öğrenci ve öğretmenin trafik kazalarında ölmesine, köylerinde okul olmadığı için ailelerin köyleri terk edip şehir veya kasabaya göçmesine neden oldu. 

Bazı köylerde aydın imamlar öğretmenlerin toplum liderliği görevini üstlenirken, bazı köylerde tamamen bunun aksine cahil din tüccarlarının eline kaldı. 

Ortada olan ve değişmeyen bir gerçek var. 

O da, Türkiye'nin ileri gitmesini istemeyen güçlerin, halkı aydınlatmaya çalışan kişi ve kurumlarla olan mücadelesi, engellemeleri… Türk halkını cahil bırakmak, gerçeklerin dini olan İslam'ın yerine hurafeler ve uydurmacalarla dolu yeni bir din oturtmak, söylenene inanan, aklını kullanmayı günah sayan, bir lokma bir hırka geçinsin diyenlerin ülkesi olduk. 

Oysa bu ülkenin gerçek sahipleri  şehirlerden uzaklaşıp, kırsala açıldığımızda gördüğümüz, yüzü güneş yanığı, elleri toprak karığı, ayağında çamurlu çarığı ile bağda bahçede uğraşan, bir yudum suyun kıymetini bilen, ekmeğinin yarısını ikram etmekten çekinmeyen, misafir geldi diye lavanta kokulu yataklar seren, bulgur aşını kaynatan güleç yüzlü Anadolu insanlarıdır.

Şehirlerde yüksek yüksek binalarda oturup, son model arabalara binenler, lüks villalarda oturanlar, altın yüzük takanlar, kendilerine hizmet edenleri tebaa olarak görenler değildir.  

Hayatında bir fidan ekmemiş, çifte çubuğa su vermemiş, ağıla girip süt sağmamış, değirmende una bulanmamış, yağmurda çamura saplanmamış, tandır ocağında ısınmamış olanlar değildir. 

* * *

Köy Enstitülerini kapatanlar, açmamakta direnenler, halkın ve aydınların sesini duymayanlar, her şeyi ceplerinde taşıdıkları para, imzalarındaki kudretle ölçenler, doğruyu haykıranlara haksızlık edenler bir gün yaptıklarından ötürü nadim olacaklardır. 

Ölüm gelip, baş toprağa düştüğünde, çenesi bağlandığında, üstüne yağmurlar yağdığında pişmanlığın hiçbir faydası olmayacaktır. 

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, kalkınmanın köyden başladığını, ülkenin zenginleşmesinin alınacak borçlar ile değil; tarımda, ziraatta, hayvancılıkta, sanayileşmede elde edilecek mesafeler ile mümkün olduğunu, bunun için ülkenin milli bir modeli olduğunu belirtmişti.

Yaşamı boyunca yaptıklarına ve geride bıraktığı eserlere baktığımızda bu ülkenin tek gerçeğinin Milli Ekonomi Modeli olduğunu, Milli Eğitim olduğunu, Milli Savunma olduğunu, "milli ve milletçe" eşdeğer bir "kalkınma" olduğunu hep görüyor ve anlıyoruz. 

Ama ne yazık ki, anlatamıyoruz…

Köprülerden geçecek ürününüz yoksa o yollar sizi hiçbir zaman doğruya götürmeyecektir…

Egemenlik milletindir. Ne mutlu Türküm diyene…

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Demokratik krallık / 22.06.2022
- Kaybedilen veya kaybolan insanlar… / 21.06.2022
- Yol / 18.06.2022
- Tespihler ve tespitler / 15.06.2022
- Salda’nın güzelliği… / 11.06.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 04.06.2022
- Yazının dili / 31.05.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 29.05.2022
- Aşk… / 24.05.2022
- Yeni Atatürkler yetişiyor… / 21.05.2022
- Yaşam ve öyküler / 17.05.2022
- Baca eğri olsa da / 15.05.2022
- Geleceği şekillendirmek… / 10.05.2022
- Benim sevgili doktorum / 07.05.2022
- Bir bayram yazısı… / 30.04.2022
- Geçmişin mesajları… / 26.04.2022
- Spor Yasa Tasarısı / 23.04.2022
- Köy deyip geçmeyin / 19.04.2022
- Bilimin ispata; dinin inanca ihtiyacı vardır / 17.04.2022
- Haydar Hocayı anmak… / 12.04.2022
- Bu çocuklar nasıl zehirlenir? / 10.04.2022
- Anıları kaybetmek / 05.04.2022
- İnsana değer vermek… / 02.04.2022
- İngiliz çöpü, İngiliz ipi… / 29.03.2022
- Seçime giderken / 26.03.2022
- Neden bu görmezlik… / 23.03.2022
- Ankara’ya giderken… / 19.03.2022
- 18 Mart… / 18.03.2022
- İhanetler zamanı… / 15.03.2022
- Bizim kadınlarımız / 08.03.2022
- Zeytine sarılmak / 05.03.2022
- Köprünün altından geçen su… / 01.03.2022
- Bir çiçek daha soldu / 26.02.2022
- Bülbül ne çekerse, dilinden... / 22.02.2022
- İyiler ile kötülerin savaşı / 19.02.2022
- Açlıkla tokluğun savaşı / 15.02.2022
- Bilgi hazımsızlığı / 13.02.2022
- Sanal kokuşmuşluk / 12.02.2022
- Kahkaha tufanı ve suflörlük / 08.02.2022
- Yazar, yaşadığını yazar… / 05.02.2022
- Haydar Hoca’nın izinde… / 03.02.2022
- Akıl kuşunun özgürlüğü ve Uğur Mumcu / 02.02.2022
- Güleriz ağlanacak halimize… / 29.01.2022
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

19.04.2021, 19.04.2020, 19.04.2019, 19.04.2018, 19.04.2017, 19.04.2016, 19.04.2015, 19.04.2014, 19.04.2013, 19.04.2012, 19.04.2011, 19.04.2010, 19.04.2009, 19.04.2008, 19.04.2007, 19.04.2006, 19.04.2005, 19.04.2004, 19.04.2003


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.