HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 30 HAZİRAN 2022, PERŞEMBE

Kültür ve kimlik neden önemli

01.04.2021 00:00:00
'Kültür ve kimlik neden önemli' seslendirme dosyası:

Bilinen bir gerçektir ki insan sosyal bir varlıktır. Yani insanın tek başına Robensonvari ıssız bir hayat yaşaması çok zordur. Bu insanın fıtratın da olan bir özelliktir. İnsan mutlaka diğer insanlarla birlikte iç içe yaşamak zorundadır. Tabii ki insanın diğer insanlarla birlikte yaşayabilmesi için mutlaka belli ortak paydalarda buluşması gerekiyor. Bu ortak paydalar insanların birbirleri ile anlaşmasını, birbirleriyle birlikte hareket etmesini sağlamaktadır. Birey ve toplum için gerekli olan bu birlikteliği sağlayan önemli harçlardan biri kültürdür. Kültür insanların bir arada yaşamasını sağlayan ve bir kimlik sahibi olmasına imkan veren çok önemli bir unsurdur. 

Kültür ve kimlikle birlikte insanlar bir medeniyetin inşasına da sebep olur. Kültür kavramı üzerinde biraz durmaya çalışalım antropoloji derslerinde anlatıldığında kültürün 160'tan fazla tanımının olduğunu görmüştük. En kısa olarak kültürü tanımlayacak olursak, tohumu toprağa atmak ve atılan bu tohumun yeşermesi için büyümesi için onun bakımını üstlenmek ve zararlı otlardan ayıklamak, sulamak ve sonunda ürün elde etmek anlamına gelmektedir. Yine kültürü Öz Türkçe'de karşılığının ekin olduğunu, Arapçada ise hars olduğunu söyleyebiliriz.

Kültür kendiliğinden meydana gelen oluşan bir şey değildir. Bir müdahalenin sonucunda, belli bir amaç ve belli bir niyet kültürü ortaya çıkartır. Tabii ki bunlar yetmez yapılan eylemin sürekliliği de gerekiyor. Kültür dediğimizde insana Özgü varoluşsal bir durumdan, söz ediyoruz. İnsan dışındaki varlıklarda kültür var mı yok mu bilinmemektedir.

Kültür akleden, düşünen insana özgüdür. İnsan akleden, düşünen, duyguları olan geçmişe bakıp tefekkür ettiği için geleceğe yönelik olarak da vizyon üretme kabiliyetine sahip olduğundan kültür vardır. Yani kültür insana özgüdür. İnsan dışındaki varlıkların, canlıların bazı tabii doğal davranışları vardır. Mesela arıların çiçek özleri toplaması, bal yapmaları onların tabii bir özelliğidir.

Örnekleri çoğaltabiliriz ancak bu varlıklar bunları öğrenmek için herhangi bir gayret sarf etmemektedirler, doğal olarak verilen bu görevi yerine getirmektedirler. İtiraz etme, karşı çıkma, gibi bir irade ortaya koyamazlar, ancak insan öyle mi? İnsan kendi türünün özelliklerini öğrenebilmek için, uygulayabilmek için uzun süre ebeveynlerinin ve hemcinslerinin yanında uzun bir zaman geçirmek mecburiyetindedir, bunun sonucunda insan bir kültür edinir. Edinilen bu kültürü neticesinde doğal olarak bir kimlik oluşur.

Aslında kültür her şey unutulduktan sonra geriye kalandır. Çok iyi üniversitelerde okumuş olabilirsiniz, çok iyi hocalardan ders almış olabilirsiniz ama sizi siz yapan gerçek yönünüz, bir kriz anında ortaya koyduğunuz davranış, sizin en doğal yanınızdır.

Kimlik ile kültürü karşılaştırırsak kimlik daha özeldir ve daha keskindir. Kültür daha esnektir, esnek olmak zorundadır.

Kültür ne işimize yarayacak? Diye bir soru sorduğumuzda veya birey ve toplum için kültür ne ifade ediyor? Dediğimizde; kültürün insan hayatını kolaylaştırıcı bir yönünün olduğunu söylememiz gerekiyor, hayatın bu kadar değişkenliği çeşitliliği, insanı hem ürpertiyor hem de yoruyor. İşte tam burada kültür bizim hayatla baş etmemizi sağlıyor.

Hayat boyu karşılaştığımız pek çok sorunlar var bu sorunlarla baş etmenin yolu hayatı anlamlandırmaktır. Bu anlamlandırma bazen bayramlarla, bazen mMusiki ile bazen düğünler ile bazen milli günlerle  bazen edebiyatla, bir güzel şiir, bir tatlı söz ile olabilmektedir.

İşte bu anlam arayışlarımızın sonucunda kültürler üretiyoruz. Bu kültürlere uygun olarak da kimlikler oluşturuyoruz.

Çok muhterem Prof. Dr. Haydar Baş Hocam kimlik üzerinde çok dururdu. Müslüman bir Türk hanımefendisinin, Müslüman bir Türk beyefendisinin yetişmesinin, eğitimin olmazsa olmaz gayesi olması gerektiğini vurgulardı. Kültüre bağlı olarak ortaya çıkacak olan bu kimlikler insanın yetiştiği toprakların ruh köküne bağlayacak ve farkındalık oluşturacak. Bu da hayatta kişilere, olaylara, değerlere nasıl bakacağımızı, nasıl okumamız gerektiğini, nasıl davranacağımızı bize öğretecektir. Kimi seveceğimizi, kimi sevmeyeceğimizin  rotasını bize öğreten bu imkânı bize veren kılavuz olacaktır.

Tabii olarak kimlikleri ve kültürleri oluşturan inançlardır. İnsanlık tarihine baktığımızda bir dönem, İslam medeniyetinin Ehl-i Beyt ruhundan aldığı güç ile dünyada nasıl bir medeniyet inşa ettiğini görüyoruz. Aklın, gönlün kontrolüne girdiğinde dünyanın nasıl cennet koktuğunu, nasıl abide şahsiyetlerin yetiştiğini kaynaklardan okuyoruz. İnsan merkezli, İrfan medeniyetinin nurlarının dünyanın dört bir yanını mayaladıkları bir gerçektir. Ancak kas kuvvetinin öne geçtiği dönemlerde olmuştur. Bu milletlerin medeniyetlerini bu kas kuvvetini ön planda tutarak oluşturduklarını söyleye biliriz. 

Bu anlayışın bir sonucu olarak toprak genişliği üstünlüğün tek ölçüsüydü, toprakları genişletmek, saltanatı sürdürmek için, her yol mubahtı. Daha sonraki dönemde ise makineleşmenin öne çıktığını görüyoruz. Hangi millet, hangi devlet makineyi iyi üretiyorsa, kullanıyorsa o devletin o milletin dünyada söz sahibi olduğunu, hüküm sürdüğünü görüyoruz.

Ekonomik, siyasi, askeri gücü elinde tutanların inançlarına bağlı olarak kültür ve kimlik modellerini de dünyaya ya model olarak sundular. Şehirler, binalar, musiki, giyim, kuşam, hayata dair ne varsa, hükümran olanların inançlarına, kültürlerine uygun bir medeniyet var ettiklerini görüyoruz.

Günümüzde ise bu kas kuvveti ve makinalaşmanın sonucu insanlığın başına bela olanların, "insan insanın kurdudur" ilkesinin evlatları yapay zekâ, androidlerin (işletim sistemi) bilgi gücü ile inançlarına uygun kimlikler, kültürler ve buna bağlı olarak insan doğasına aykırı bir anlayışın hakim olduğu bir çağa doğru uzun bir zamandan beri sürüklendiğimizi söylemek mümkün. Bu anlayışa bağlı olarak daha kolay kontrol edecekleri ötekinin var olamayacağı bir dünya için çalışıyorlar.

Bu yabandan gelen rüzgârlara kapılmamanın direnmenin yolu çok çalışarak, inanç değerlerimize uygun farkındalıklar oluşturmaktır.

Ekonomide, eğitimde, teknolojide, sağlıkta, şehirleşmede, tarımda, sporda, savunma sanayinde vs. Bu farkındalıklar sayesinde insanımızı gönül merkezli, inancımıza uygun  kimlik, kişilik sahibi kılarak ve kültürünü koruyup, daha ileriye doğru gitmesini sağlayan eğitimi vermek zorundayız. Kendi insanını yetiştiremeyen toplumlar kriz anlarında gerekli mukavemeti gösteremez.

Elin saban izini takip eden, elin tarlasını sürer. Unutmayalım.

 
Ergül Güner / diğer yazıları
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -2- / 25.06.2022
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -1- / 24.06.2022
- Okullar tatile giriyor -2- / 12.06.2022
- Okullar tatile giriyor -1- / 11.06.2022
- Son nefese kadar varız! -2- / 04.06.2022
- Son nefese kadar varız! -1- / 03.06.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -2- / 26.05.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -1- / 25.05.2022
- Vicdanlı insan sorumluluktan kaçmaz / 20.05.2022
- Milli bayramsız dini bayram olamaz / 09.05.2022
- Bayram günahlardan arınmaktır / 02.05.2022
- Varoluş gerçeği unutturuluyor / 24.04.2022
- O devlet gibi adamdı / 18.04.2022
- İhsan şuuru toplumu iyileştirir / 12.04.2022
- Ramazan-ı şerifimiz mübarek olsun / 30.03.2022
- Çanakkale geçilmez (2) / 27.03.2022
- Çanakkale geçilmez (1) / 26.03.2022
- İnsan meçhul mü? / 16.03.2022
- Yurtta barış dünyada barış / 09.03.2022
- Savaş bir cinayettir / 03.03.2022
- 3H Kapanı / 14.02.2022
- Mutsuzluğun dibinde mutluluk hissi ile avunmak / 07.02.2022
- Simülasyon dünyasında kaybolan insan / 31.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -2- / 26.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -1- / 25.01.2022
- Gün akşama döndü gülüm, bir selam sal sabah olsun / 17.01.2022
- Maya içe mahsus, kültür dışa mahsustur / 10.01.2022
- Evet, eğitim şart / 03.01.2022
- Eğitimin birinci şartı; ‘edep ya hu’ / 27.12.2021
- Mankurtlaşmış zekâlar / 20.12.2021
- Zekâ ile akıl farklıdır / 17.12.2021
- Sorun zekâ sorunu değil, ahlak sorunudur / 13.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -2- / 06.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -1- / 04.12.2021
- Doğu'da tefekkür, Batı'da felsefe var / 25.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (2) / 21.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (2) / 11.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (1) / 10.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (1) / 09.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (2) / 07.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (1) / 06.11.2021
- Anadolu / 01.11.2021
- Fütüvvet (2) / 24.10.2021
- Fütüvvet (1) / 23.10.2021
- Batılın 3G’si / 16.10.2021
- Ateş ve toprak anlayışı / 15.10.2021
- Düşünce eylemin tohumudur / 09.10.2021
- Emperyalizm sadece mali bağımlılık mıdır? / 02.10.2021
- Sömürgecilik ve emperyalizm / 26.09.2021
- Batılın tıyneti / 08.09.2021
- Okullar açıldı -2- / 07.09.2021
- Okullar açıldı -1- / 06.09.2021
- Buyurgan batının Müslümanları / 01.09.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -2- / 27.08.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -1- / 26.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -2- / 19.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -1- / 18.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -2- / 17.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -1- / 16.08.2021
- Dijital çağda esen dijital fırtına / 10.08.2021
- Sanal âlemde milli ve manevi hassasiyet olmalı / 06.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -2- / 04.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -1- / 03.08.2021
- Akıl insanın kalbindedir / 31.07.2021
- Sanal dünyanın sanal kimlikleri ve sanal duyguları / 28.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak - 2 / 25.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 20.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak (1) / 19.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (6) / 17.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (5) / 05.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (4) / 30.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (3) / 22.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (2) / 14.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık -I- / 08.06.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 5 / 26.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 4 / 25.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 3 / 24.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 2 / 23.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 1 / 22.05.2021
- Enfeksiyonlu din anlayışı Hz. Ali’yi şehit etti / 06.05.2021
- Şehr-i Ramazan-II / 27.04.2021
- Şehr-i Ramazan-I / 26.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-III / 19.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-II / 16.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-I / 15.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-III / 08.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-II / 07.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-I / 06.04.2021
- Kültür ve kimlik neden önemli / 01.04.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-II / 09.03.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-I / 08.03.2021
- Hz. Alinin künyeleri ve lakapları-II / 26.02.2021
- Hz. Ali’nin künyeleri ve lakapları-I / 25.02.2021

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

01.04.2020, 01.04.2019, 01.04.2018, 01.04.2017, 01.04.2016, 01.04.2015, 01.04.2014, 01.04.2013, 01.04.2012, 01.04.2011, 01.04.2010, 01.04.2009, 01.04.2008, 01.04.2007, 01.04.2006, 01.04.2005, 01.04.2004, 01.04.2003, 01.04.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.