HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 27 TEMMUZ 2021, SALI

Küresel krize çare

03.09.2001 00:00:00
Uzun yıllardır, sosyal olayları hep arkadan takip ediyoruz. Sosyal olaylar oluyor, bitiyor, dünya gündeminden çıkıyor, bir bakıyorsunuz Türkiye'de yeniymiş gibi tartışıyor. İşte küresel ekonomi, bunlardan sadece biridir. Türkiye, küresel ekonomiye uyum için habire kanun çıkarıyor, dünya ise, küresel ekonomiden korunmanın yollarını arıyor. Ne hazin tecellidir ki, küresel ekonomiyi savunanlar, kaymağını yiyenler bile, artık korkmaya başladılar. Tabiri caizse, besledikleri canavarın kendilerini de yiyecek noktaya geldiğini fark ettiler.

IMF'nin "Dünya Ekonomisinin Görümü" adlı raporuna göre, küresel ekonomi, Amerikan ekonomisindeki yavaşlamadan dolayı birçok risklerle karşı geldi. Eğer Amerikan ekonomisinde beklenilen toparlanma gerçekleşmezse, küresel durgunluk kaçınılmazdır. Californiya Üniversitesi öğretim üyelerinden ekonomi uzmanı Edward Leamer'e göre de, Amerikan ekonomisi ancak yıl sonuna doğru hafif bir toparlanma gösterebilir, tam düzelme en erken 2002 yılında olabilir.

Görüldüğü gibi, Amerikan ekonomisi durgunluğa girince, küresel ekonomi de durgunluğa giriyor. Bu durum, Henry Kissinger'in, "Küreselleşme, Amerikan hegemonyasının öteki adıdır" sözünün, doğruluğunu ortaya koyuyor. Öyleyse, "küresel ekonomiye uyum sağlayacağız" demek, "Amerikan mandacılığını kabul edeceğiz" demekle eşanlamdadır. Attila İlhan, bu konuda daha da ileri giderek şöyle diyor: "Türkiye'nin gelişmesi için en akılcı şey, Amerika ile işbirliği yapmaktır. Amerika bize yardım eder, sonunda küçük bir Amerika olabiliriz, düşüncesinin mütareke yıllarında Amerikan mandasına girelimde farkı yoktur. Sadece başka türlü ifade ediliyor. Çünkü Amerika başka türlüsünü anlamaz". Gerçekten de öyle, Amerika'nın gözü, çıkarından başkasını görmez.

Küresel ekonominin kendi kendini imha edecek bir sınıra vardığını, sonunda küresel bir anarşiye dönüşeceğini söyleyenlerin sayısı hızla artıyor. Bunu söyleyenlerden biri de William Grieder'dir. Grieder, küresel ekonominin hesapsızca, gerekenden fazla ürettiğini, sonra ürün fiyatlarını ve ücretleri düşürerek, küresel krize sebep olduğunu iddia ediyor. Bazı iktisatçılara göre, Grieder'in adını ettiği küresel kriz, 1929 yılındaki Büyük Buhran gibi bütün dünyayı sarsacak bir şekilde genişliyor.

Bu küresel krize düşmemenin bir tek çaresi vardır: Milli politika uygulamak. Nitekim Cumhuriyetin kurucusu M. Kemal Atatürk, Büyük Buhran'ı milli ve devletçi politikalarla aşmış ve bütün dünyaya örnek olmuştur. Atatürk'ün uyguladığı bu sistem hakkında H. Laufenburger şöyle der: "Devletçilik sisteminin Türkiye'deki uygulaması 19. Yüzyıldan beri savrulan düşüncelerden alınmış bir sitem değildir. Bu sistem Türkiye'nin ihtiyaçlarından doğmuştur ve bizzat Türkiye'ye özgü bir sistemdir". Prof. Dr. M. Duverger de, Atatürk'ün uyguladığı bu sistem için şunları söyler: "Türkiye'deki sistem, az gelişmiş ülkelerin ekonomik kalkınmaları için geçerli olan en iyi sistemdir".

Bu tarihi gerçeklerden sonra, şunu söylemek istiyoruz. Türkiye bir yol ayrımındadır. Ya küresel ekonominin bir parçası olacak ve bunun sonucu küresel krize düşecek, ya da Prof. Dr. Haydar Baş'ın dediği gibi, Atatürk'ün uyguladığı milli ekonomi politikasını uygulayacak ve küresel krizden kendini koruyacaktır. Öyle inanıyoruz ki, bu millet, yine "milli ekonomi" diyenlerle bir ve beraber olacak, yine istiklal ve istikbalin her türlü saldırılara karşı savunacaktır.
 
M. Hilmi Yıldırım / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.