Hepimizin kullandığı, karşımızdakini bir anlamda uyarı veya ikaz, hafifçe de tehdit cümlesidir "Dilin değil, elin konuşsun." Yine bu anlama gelen kültürümüzde onlarca söz vardır. Hatta insan kişiliğine bile bu deyimlerle ölçü koyarız. "Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz" gibi. Bugün ikili ilişkilerimizde de sadece dilimiz konuşuyor. Sevdiklerimize karşı methiyeler düzeriz, överiz. İş fedakârlığa gelince dil başlar edebiyata! Mazeretlerimiz bitmez. Az önce lafta, canımızı vereceğimizi iddia ettiğimiz insanın bir ihtiyacını, bir sıkıntısını çözme konusunda bize de bir görev düşüyorsa, benim de sıkıntılarım var, hiç boş vaktim yok, bir türlü fırsat bulamıyorum vs. cümlelerle bir yerde kendimizi yalancı yerine koyarız. Çünkü her iddia ispat ister. İspatı olmayan iddia bir iftiradır, yalandır, aldatmadır, göz boyamadır. Karşımızdaki insanlar bir tarafa, içini dolduramadığımız bu iddiaları kendimize karşı daha çok kullanırız. Ben çok iyi bir Müslümanım, çok iyi bir vatanseverim, çok vefalıyım, cömerdim vs. ama bu benzeri iddialarımız hep lafta kaldığı için hem bireysel olarak, hem ülke olarak ve topyekûn Müslümanlar olarak huzursuzuz, çıkmazlardayız. Kısaca hep "laf ebeliği" yapıyoruz. Ama toplumun iki kesimi var ki, onlar laf ebesi oldukları zaman bütün toplum huzursuz oluyor, düzen bozuluyor, anarşi çıkıyor?O iki kesim siyasetçilerle, ilim ehli, âlimlerdir. Bugün gerek ilmi, gerek maneviyat sahasında bir noktaya gelmiş insanlar, toplumun dertlerine çare, çözüm üretmek, yol göstermek yerine kendi kariyerlerini koruma derdine düşmüşler. Ben öyle görüyorum. Yoksa 30 küsur ay, hakkında iddianame olmadan içerde tutulan, yine üç-dört yıldır somut delil olmadan tutuklu yargılanan insanların durumuna binaen bu kadar hukuk profesörünün, doçentinin vs. sessiz kalması, toplumun kendi kültürüne, değerlerine bu kadar yabancılaşmasına karşı edebiyatçıların, tarihçilerin, sosyologların vs. sessiz kalması, hiçbir icraata girişmemeleri bende bu kanıyı oluşturuyor. Maneviyat alanında ise tam bir sapıklık söz konusu. Adeta birileri yeni bir din anlayışı oluşturuyor. Oluşturdukları bu din anlayışına da "İslam" adını koyuyorlar. Haliyle de vatandaş isim benzerliğinden gerçek İslam'la, bunların oluşturdukları ve adına İslam (!) dedikleri inancı karıştırıyor. Tabi fatura millete çıkıyor her zamanki gibi. Asıl "laf ebeliğini" ise siyasiler yapıyor. Bir daha hatırlayalım, laf ebeliği ne demek? "Başarısızlıkları ya da zaafları örtmek için olayı kelime boğuntusuna getirmek, olmayanı abartmak durumudur." Örnek mi? "İstikrar sürsün Türkiye büyüsün" "Kriz teğet bile geçmeyecek" "Terörle mücadelede emin adımlarla yürüyoruz" "Komşularla sıfır sorun" "işsizliği çözdük" vs. vs. vs. Sadece laf. Yaşadığımız gerçekler ortada. Siyasilerin laf ebeliği yaptıklarının matematiksel ispatı bile var. Medya takip merkezinden aldığım bilgiler şöyle; Partiler bazında Temmuz ayında yer alan haberler, açıklamalar; 1. AKP (49 bin 248 haber/yazı)2. CHP (46 bin 47 haber/yazı)3. BDP (27 bin 80 haber/yazı)4. MHP (15 bin 887 haber/yazı)5. SP (2 bin 23 haber/yazı)İsim bazında; (Temmuz ayında)1. Recep Tayyip Erdoğan (50 bin 804 haber/yazı)2. Kemal Kılıçdaroğlu (17 bin 612 haber/yazı)3. Cemil Çiçek (11 bin 970 haber/yazı)4. Abdullah Gül (11 bin 932 haber/yazı)5. Ahmet Davutoğlu (7 bin 792 haber/yazı) Ayrıca Tayyip beye ekranların ayırdığı süre ise 452 saat. Kılıçdaroğlu'nun 149 saat.(MTM Medya Takip Merkezi'nin, Temmuz ayında 2 bine yakın gazete, dergi, TV kanalı ve haber sitesinde yaptığı medya takibi sonuçlarından derlenmiştir.)Türkiye'nin gerçekleri ile bu kadar çok konuşan lider ve partileri kıyasladığımızda ortaya çıkan durumun adı "laf ebeliği" oluyor. Başka tanım bilen varsa söylesin.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Hakan Fidan ‘uyandık’ diyor / 19.01.2026
- PKK’yı bitirmek yerine büyüttüler / 18.01.2026
- Hepsi emeklilerin yanında / 17.01.2026
- Allah’a ve Resulüne muhalefetin bedelidir bu zillet / 16.01.2026
- Ortadoğu bataklığında Türkiye, kime dost kime düşman? / 14.01.2026
- Bilal Erdoğan ‘dindar insan’ tarifini biliyor mu? / 13.01.2026
- Peygamberimiz (s.a.a.v) enflasyon hakkında ne diyor? / 12.01.2026
- DEAŞ’lılar Türk vatandaşı olamaz mı? / 08.01.2026
- Devlet Bahçeli ‘15 Temmuz’u, ABD gerçekleştirdi’ mi demek istiyor? / 07.01.2026
- Erdoğan’a, Maduro eleştirileri / 06.01.2026
- PKK’yı bitirmek yerine büyüttüler / 18.01.2026
- Hepsi emeklilerin yanında / 17.01.2026
- Allah’a ve Resulüne muhalefetin bedelidir bu zillet / 16.01.2026
- Ortadoğu bataklığında Türkiye, kime dost kime düşman? / 14.01.2026
- Bilal Erdoğan ‘dindar insan’ tarifini biliyor mu? / 13.01.2026
- Peygamberimiz (s.a.a.v) enflasyon hakkında ne diyor? / 12.01.2026
- DEAŞ’lılar Türk vatandaşı olamaz mı? / 08.01.2026
- Devlet Bahçeli ‘15 Temmuz’u, ABD gerçekleştirdi’ mi demek istiyor? / 07.01.2026
- Erdoğan’a, Maduro eleştirileri / 06.01.2026





























































































