logo
29 AĞUSTOS 2026

Marmara için alarm zilleri çalıyor!

Müsilajla mücadelede hedef artık denizi temizlemek değil, kirlenmesini önlemek

29.08.2026 00:41:00
Yaşar Cebesoy
 
Marmara için alarm zilleri çalıyor!
Marmara için alarm zilleri çalıyor!
Müsilajla mücadelede hedef artık denizi temizlemek değil, kirlenmesini önlemek

Marmara Denizi'ni dönem dönem kaplayan müsilaj (deniz salyası), çevre tehdidinin boyutunu yeniden gözler önüne seriyor.

Uzmanlar, yüzeydeki müsilajı toplamanın tek başına çözüm olmadığına dikkat çekerken, yeni mücadele yöntemlerinde atık suyun ileri biyolojik arıtılması, kirlilik yükünün azaltılması ve denizin sürekli izlenmesi öne çıkıyor.







DENİZİN ALTINDAKİ TEHLİKE

Müsilaj, yalnızca deniz yüzeyinde görülen kötü görüntüden ibaret değil. Deniz ekosisteminin dengesini bozabilen oluşum, suyun içindeki canlı yaşamını ve oksijen seviyesini de olumsuz etkileyebiliyor.

Deniz sıcaklığındaki artış, durağan deniz koşulları ve özellikle azot ile fosfor gibi besin maddelerinin fazlalığı müsilaj oluşumunu tetikleyen başlıca faktörler arasında gösteriliyor.







ÇÖZÜMÜN ADRESİ ARITMA TESİSLERİ

Mücadelenin en kritik ayağını ise atık su arıtma tesisleri oluşturuyor. Marmara Havzası'nda ileri biyolojik arıtma kapasitesinin artırılmasıyla, denize ulaşan azot ve fosfor miktarının azaltılması hedefleniyor.

Uzmanlara göre denize bırakılan kirlilik yükü azaltılmadan yalnızca yüzey temizliği yapmak, sorunun kaynağını ortadan kaldırmıyor.







MÜSİLAJ GELMEDEN ÖNCE ALARM

Yeni dönemde denizin sürekli izlenmesi de büyük önem taşıyor. Deniz suyu sıcaklığı, oksijen seviyesi, besin maddeleri ve plankton hareketleri gibi göstergelerin takip edilmesiyle müsilaj oluşumu daha erken fark edilebilecek.

Bilim insanları, erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesinin gelecekte daha hızlı müdahale imkânı sağlayabileceğini belirtiyor.







HEDEF: MÜSİLAJI DEĞİL, KİRLİLİĞİ YOK ETMEK

Marmara'daki mücadelede artık temel anlayış değişiyor. Müsilaj ortaya çıktıktan sonra temizlemek yerine, onu meydana getiren çevresel koşulların ortadan kaldırılması hedefleniyor.

İleri biyolojik arıtma yatırımları, etkin denetim, deniz ekosisteminin sürekli izlenmesi ve iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması birlikte uygulanmadığı sürece müsilaj tehlikesinin tamamen ortadan kalkmasının zor olduğu belirtiliyor.

Marmara'nın geleceği için mesaj açık: Deniz yüzeyini temizlemek yetmez; denizi kirleten kaynakları da kurutmak gerekiyor.

Zeytinburnu'nda iki tramvay çarpıştı: 9 yaralı

Zeytinburnu'nda T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nın Pazartekke ile Topkapı durakları arasında iki tramvay çarpıştı. Kazada 9 kişi yaralandı

29.08.2026 00:10:00
İHA
 
Zeytinburnu'nda iki tramvay çarpıştı: 9 yaralı
Zeytinburnu'nda iki tramvay çarpıştı: 9 yaralı
T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nın Pazartekke ile Topkapı durakları arasında iki tramvay çarpıştı. Yolcuların büyük panik yaşadığı kazada 9 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.






Polis ekipleri güvenlik önlemi aldı. Yaralanan 9 kişi ambulanslarla hastanelere kaldırıldı. Ekiplerin olay yerinde çalışmaları devam ediyor.









Metro İstanbul yaptığı açıklamada, "T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nda geçici bir süre için seferler Kabataş-Çapa ve Cevizlibağ-Bağcılar istasyonları arasında yapılmaktadır" ifadelerini kullandı.

Sucukta etiket skandalı: Son kullanma tarihini değiştirdi

İstanbul Sultangazi'de bir vatandaş, satın aldığı sucuğun üzerindeki etiketi kaldırınca ürünün son kullanma tarihinin geçtiğini fark etti. Görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasının ardından mağazada denetim yapan zabıta ekipleri, son kullanma tarihi geçmiş ürünler tespit ederek iş yerini mühürledi

27.08.2026 11:44:00
İHA
 
Sucukta etiket skandalı: Son kullanma tarihini değiştirdi
Sucukta etiket skandalı: Son kullanma tarihini değiştirdi
Olay, geçen pazar günü Sultangazi Zübeyde Hanım Mahallesi'nde meydana geldi. Kahvaltı için alışveriş yapan vatandaş, satın aldığı sucuğun görüntüsünden şüphelenerek ambalajı inceledi.






Ürünün orijinal etiketinin üzerine farklı bir etiket yapıştırıldığını fark eden vatandaş, üstteki etiketi kaldırdığında alttaki etikette yer alan son kullanma tarihinin geçtiğini gördü. Ürünün son kullanma tarihinin yeni etiketle değiştirildiğini öne süren vatandaş, o anları cep telefonu kamerasıyla kaydederek sosyal medyada paylaştı.








Görüntülerin ardından harekete geçen Sultangazi Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, söz konusu mağazada denetim gerçekleştirdi. Raflardaki ürünleri tek tek inceleyen ekipler, bazı ürünlerin son kullanma tarihlerinin geçtiğini belirledi.








Yapılan incelemede, tarihi geçmiş ürünlerin etiketlerinin değiştirilerek yeniden satışa sunulduğunun tespit edilmesi üzerine mağaza ekipler tarafından mühürlendi. Denetim ve mühürleme işlemleri cep telefonu kamerasına yansıdı.

Ayakkabı tabanı üreten fabrika alevlere teslim oldu

Adana'da ayakkabı tabanı üreten fabrika alev alev yandı. İtfaiye ekiplerinin 2 saatlik müdahalesi sonucu yangın kontrol altına alınırken, soğutma çalışmaları sürüyor

27.08.2026 04:16:00
İHA
 
Ayakkabı tabanı üreten fabrika alevlere teslim oldu
Ayakkabı tabanı üreten fabrika alevlere teslim oldu
Yangın, saat 00.30 sıralarında Seyhan ilçesine bağlı Yeşiloba Mahallesi Sanayi Sitesi'ndeki ayakkabı tabanı üreten fabrikada meydana geldi.








Fabrikadan alevlerin yükseldiğini gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. Bölgeye, sağlık, polis, itfaiye ve orman bölge müdürlüğüne bağlı ekipler sevk edildi.









İtfaiye ekipleri ve Orman Bölge Müdürlüğü'ne bağlı ekipler yangına müdahale etmeye başladı. Yaklaşık 2 saat süren müdahalelerinin ardından yangın kontrol altına alındı. Ekiplerin soğutma çalışması sürüyor.




















Kültürel şok kentlerde toplumsal gerilimi tırmandırıyor

Savaşlar, ekonomik krizler ve küresel iklim değişikliklerinin etkisiyle hız kazanan uluslararası göç hareketleri, hedef ülkelerde ve büyük kentlerde uyum krizlerini beraberinde getiriyor

26.08.2026 00:48:00
Yaşar Cebesoy
 
Kültürel şok kentlerde toplumsal gerilimi tırmandırıyor
Kültürel şok kentlerde toplumsal gerilimi tırmandırıyor
Savaşlar, ekonomik krizler ve küresel iklim değişikliklerinin etkisiyle hız kazanan uluslararası göç hareketleri, hedef ülkelerde ve büyük kentlerde uyum krizlerini beraberinde getiriyor.

Göç eden topluluklar ile ev sahibi toplum arasında yaşanan "kültürel şok", gündelik yaşam pratiklerinden kamusal alan kullanımına kadar pek çok noktada toplumsal gerilimin artmasına yol açıyor.







Sosyologlar ve göç uzmanları, dil bariyeri ve yaşam tarzı farklılıklarından doğan uyum sorunlarının doğru entegrasyon politikalarıyla yönetilememesi durumunda, kentlerde paralel toplumların oluşabileceği konusunda uyarıyor.

"Kültürel şok, yalnızca yeni gelenlerin değil; alıştığı sosyal çevrenin ve kuralların değiştiğini gören yerel halkın da yaşadığı iki yönlü bir uyumsuzluk sürecidir."







Kültürel şok nedir?

Sosyolojide bireyin veya grupların alıştığı sosyal normlardan, dil ortamından ve kültürel sembollerden aniden uzaklaşarak farklı bir değerler dizisiyle karşılaşması olarak tanımlanan kültürel şok, göç alan kentlerde iki farklı boyutta hissediliyor:

Dil engelinin yarattığı iletişim kopukluğu, sosyal soyutlanma, dışlanma korkusu ve güvenli alan arayışıyla kendi içine kapanma eğilimi.

Yerleşik yaşam düzeninin, komşuluk ilişkilerinin ve kamusal alan normlarının değiştiği algısı; buna bağlı olarak gelişen kimlik kaybı ve güvenlik kaygıları.







Toplumsal gerilimi besleyen temel etkenler

Saha araştırmaları ve uzman değerlendirmeleri, kent merkezlerinde ve mahalle ölçeğinde yaşanan sürtüşmelerin ana sebeplerini şu başlıklar altında topluyor:

Ortak bir dilin kurulamaması, gündelik hayattaki basit etkileşimlerin dahi yanlış anlaşılmasına ve karşılıklı güvensizliğe zemin hazırlıyor.







Komşuluk ilişkileri, gürültü standartları, eğlence biçimleri ve kamusal mekanların kullanımı konusundaki alışkanlık farklılıkları mahalle ölçeğinde huzursuzluk yaratıyor.

Ev kiralarındaki değişimler, iş gücü piyasasındaki rekabet ve kamusal hizmetlere erişim konularındaki algılar toplumsal tepkileri artırabiliyor.







Entegrasyon mekanizmalarının yetersiz kaldığı durumlarda göçmen grupların belirli bölgelerde kümelenmesi, toplumlar arasındaki temas noktalarını tamamen yok ediyor.

Uzmanlar, kültürel şok ve uyum krizlerinin aşılması için yalnızca güvenlik merkezli yaklaşımın yeterli olmadığını; zorunlu dil eğitimi, kamusal kural uyum programları ve yerel halkı da kapsayan sosyal entegrasyon projelerinin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Milli Eğitim siyaset üstü bir devlet vizyonuna dönüşmeli

Türkiye'de her iktidar değişikliği ve hatta her bakan değişimiyle sil baştan yenilenen eğitim müfredatı ile sınav sistemleri, eğitim camiasını ve velileri yormaya devam ediyor

26.08.2026 00:36:00
Yaşar Cebesoy
 
Milli Eğitim siyaset üstü bir devlet vizyonuna dönüşmeli
Milli Eğitim siyaset üstü bir devlet vizyonuna dönüşmeli
Türkiye'de her iktidar değişikliği ve hatta her bakan değişimiyle sil baştan yenilenen eğitim müfredatı ile sınav sistemleri, eğitim camiasını ve velileri yormaya devam ediyor.

Eğitim uzmanları, akademisyenler, öğretmen örgütleri ve veli dernekleri; eğitim sisteminin sürdürülebilir bir başarıya ulaşması için politikaların siyasi iktidar değişimlerinden tamamen arındırılması gerektiği yönündeki ortak çağrılarını büyütüyor.

Hazırlanan analizler ve uzman raporları, eğitimde başarıya giden yolun kişilere veya dönemsel politikalara bağlı olmayan, "siyaset üstü bir devlet vizyonu" oluşturmaktan geçtiğini ortaya koyuyor.







Ortak görüş

Bir ülkenin geleceğini inşa eden eğitim, 4-5 yıllık seçim periyotlarına ya da dönemsel siyasi vizyonlara kurban edilemez. Eğitim müfredatı kişilere değil, anayasal güvence altındaki bağımsız bir kurulun uzun vadeli stratejisine bağlı olmalıdır.







Sık Değişen Sistemler Eğitimde İstikrarı Zedeliyor

Eğitim camiasının en çok dikkat çektiği konuların başında, liseye ve üniversiteye giriş sistemlerinde sıkça yapılan köklü değişiklikler geliyor.

Müfredatta yapılan aralıksız güncellemeler, bir yandan öğretmenlerin uyum sürecini zorlaştırırken diğer yandan öğrencilerin motivasyonunu ve ailelerin geleceğe yönelik planlamalarını olumsuz etkiliyor.

Saha araştırmaları ve uzman görüşleri, sürekli değişen kuralların eğitimde nitelik kaybına yol açtığına ve mevcut yapının uzun vadede sürdürülemez olduğuna işaret ediyor.







Siyaset Üstü Eğitim Modeli İçin Temel Öneriler

Eğitimcilerin ve uzmanların çözüm için öne çıkardığı temel maddeler şu şekilde sıralanıyor:

Bağımsız "Ulusal Eğitim Üst Kurulu" Kurulması: Ölçme, değerlendirme ve müfredat belirleme yetkisinin; günlük siyasi tartışmalardan uzak, akademisyenler, öğretmenler ve pedagoglardan oluşan anayasal bir özerk kurula devredilmesi.







50 Yıllık Ulusal Eğitim Stratejisi: Hükümetler değişse dahi uygulanması zorunlu olan, yasal güvenceye bağlanmış ve dönemsel müdahalelerden korunmuş uzun vadeli bir eğitim hedefleri belgesinin oluşturulması.

Sınav Sistemlerinde İstikrar Güvencesi: Liselere ve üniversitelere giriş sistemlerinin en az 10 yıl boyunca hiçbir şekilde değiştirilmeyeceğine dair yasal bir moratoryum uygulanması.







Bilimsel ve Gelecek Odaklı Müfredat: Eğitim içeriğinin dönemsel ideolojik yönelimlere göre değil; küresel bilimsel standartlar, yapay zekâ, dijitalleşme ve eleştirel düşünme yetkinlikleri doğrultusunda şekillendirilmesi.

Gelişmiş ülkelerdeki başarılı eğitim sistemleri incelendiğinde, ortak paydanın "siyasi müdahalelerden arındırılmış istikrarlı yapılar" olduğu vurgulanıyor. Türkiye'de de benzer bir reformun hayata geçirilmesi durumunda, hem eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanacağı hem de uluslararası başarı sıralamalarında kalıcı bir artış yakalanacağı öngörülüyor.

Öğrencilerin çantalarının ideal ağırlığı ne kadar olmalıdır?

Öğrencilerin her gün vücut ağırlıklarının belirgin bir yüzdesini oluşturan ağır sırt çantalarını taşıması, gelişme çağındaki kas-iskelet sistemi üzerinde ciddi ve kalıcı olumsuz etkiler bırakmaktadır

25.08.2026 12:54:00
Hasan Gündoğdu
 
Öğrencilerin çantalarının ideal ağırlığı ne kadar olmalıdır?
Öğrencilerin çantalarının ideal ağırlığı ne kadar olmalıdır?
Uzmanlar, ideal çanta ağırlığının çocuğun toplam vücut ağırlığının %10 ila %15'ini geçmemesi gerektiğini belirtmektedir.






Ağır Çanta Taşımanın Sağlığa Zararları

Omurga Biyomekaniğinin Bozulması: Vücut, sırtındaki aşırı ağırlığı dengelemek için öne doğru eğilme eğilimi gösterir. Bu durum, boyun ve bel omurlarına binen yükü katlayarak duruş bozukluklarına (postür bozukluğu) yol açar.

Kronik Kas ve Eklem Ağrıları: Sırt, omuz ve bel kaslarının sürekli gergin kalması, genç yaşta kronik kas spazmlarına ve sertliklere neden olur.

Omurga Deformasyonları: Gelişim çağındaki kemik yapısı esnek olduğundan, ağır ve tek taraflı çanta kullanımı skolyöz (omurga eğriliği) ve kifoz ( kamburluk) gibi rahatsızlıkları tetikleyebilir veya mevcut eğrilikleri artırabilir.








Sinir Sıkışmaları ve Dolaşım Problemleri: Aşırı ağır ve dar askılı çantalar, omuz bölgesinden geçen sinirler ve kan damarları üzerinde baskı oluşturarak kollarda uyuşma, karıncalanma ve güç kaybına yol açabilir.

Erken Yorgunluk ve Akademik Odak Sıkıntısı: Fiziksel yükün getirdiği kronik yorgunluk, çocuğun gün içindeki enerjisini tüketerek derse olan dikkatini ve genel okul performansını olumsuz etkiler.






Çözüm İçin Yapılması Gerekenler

Ebeveynler ve Öğrenciler İçin

Doğru Çanta Seçimi: Çanta çift askılı, arkası destekli ve omuz pedleri geniş olan modellerden seçilmelidir.

Dengeli Yerleşim: En ağır kitaplar sırta en yakın bölmeye konulmalı, hafif malzemeler öne yerleştirilmelidir. Çanta askıları ayarlanarak tabanının bel hizasından aşağı düşmesi engellenmelidir.

Günlük Temizlik: Çanta her akşam kontrol edilmeli, ertesi gün kullanılmayacak gereksiz materyal ve araç-gereçler çıkarılmalıdır.






Okul Yönetimleri ve Eğitim Sistemi İçin

Kişisel Dolap Uygulaması: Okullarda kilitli öğrenci dolaplarının yaygınlaştırılması, ders kitaplarının okulda bırakılmasına olanak tanır.

Dijital Materyal Dönüşümü: Ağır basılı kaynaklar yerine derslerde e-kitap ve dijital materyal kullanımının artırılması fiziksel yükü önemli ölçüde azaltır.

Ders Programı Düzenlemesi: Günlük ders programları hazırlanırken aynı gün içinde çok sayıda farklı ders yerine blok ders uygulamalarına ağırlık verilmesi, taşınan kitap sayısını azaltır.

Antalya'da 13,5 milyon liralık dolandırıcılık operasyonu

Antalya'da kendilerini başkomiser olarak tanıtarak bir vatandaşı, kimliğinin terör örgütü tarafından kullanıldığı yönünde korkutan şüpheliler, 13 milyon 500 bin lira değerindeki ziynet eşyası ve parayı dolandırdı. Olayla ilgili düzenlenen operasyonda 5 şüpheli yakalanırken, 3'ü tutuklandı

25.08.2026 12:42:00
İHA
 
Antalya'da 13,5 milyon liralık dolandırıcılık operasyonu
Antalya'da 13,5 milyon liralık dolandırıcılık operasyonu
Edinilen bilgiye göre, Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne müracaat eden A.L. isimli vatandaş, tanımadığı kişiler tarafından telefonla arandığını belirtti. Şüphelilerin kendilerini başkomiser olarak tanıttığını ve kimliğinin terör örgütü tarafından kullanıldığını söylediğini ifade eden A.L., baskı ve yönlendirmeler sonucunda toplam 13 milyon 500 bin TL değerindeki ziynet eşyası ile parasını şüphelilere verdiğini beyan etti.






İhbar üzerine çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, yürütülen araştırmalar sonucunda şüphelilerin kimliklerini tespit etti. Şüphelilerin yakalanması amacıyla Antalya merkezli 4 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 






Emniyetteki işlemlerinin ardından "Nitelikli Dolandırıcılık" suçundan adli makamlara sevk edilen 5 şüpheliden 3'ü tutuklanırken, 2 şüpheli hakkında adli kontrol kararı uygulandı. Antalya Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, suç ve suçlularla mücadelenin yasaların verdiği yetki ve sorumluluk bilinciyle hız kesmeden ve aynı kararlılıkla sürdürüleceği bildirildi.






Bolu'da 1 haftada bin 771 sürücüye ceza yağdı

Bolu'da polis ve jandarma ekiplerinin 1 haftada gerçekleştirdiği trafik denetimlerinde 30 bin 523 araç kontrol edilirken, kuralları ihlal eden bin 771 sürücüye ceza uygulandı

24.08.2026 12:18:00
İHA
 
Bolu'da 1 haftada bin 771 sürücüye ceza yağdı
Bolu'da 1 haftada bin 771 sürücüye ceza yağdı
İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri ile İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı trafik timleri, kent genelinde trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla denetimlerini sürdürdü.






Ekipler tarafından 17-23 Ağustos tarihleri arasında il merkezi ve bağlantı yollarında bin 509 trafik uygulaması gerçekleştirildi. Uygulamalarda toplam 30 bin 523 araç kontrol edildi. 






Denetimlerde trafik kurallarını ihlal ettiği, evraklarında eksiklik bulunduğu veya sürüş kurallarına uymadığı tespit edilen bin 771 sürücüye idari para cezası kesildi. Ekiplerin kent genelindeki trafik denetimlerinin devam edeceği belirtildi.

Yangının bilançosu gün ağarınca ortaya çıktı

Diyarbakır'da dün gece 12 katlı plazada çıkan yangının bilançosu gün ağarınca ortaya çıktı

24.08.2026 11:15:00
İhlas Haber Ajansı
 
Yangının bilançosu gün ağarınca ortaya çıktı
Yangının bilançosu gün ağarınca ortaya çıktı
Diyarbakır'da dün gece saatlerinde 12 katlı plazada çıkan yangının bilançosu gün ağarınca ortaya çıktı. Yangın nedeni ile kullanılamaz hale gelen plaza dron ile görüntülendi.






Olay, gece saatlerinde Kayapınar ilçesi Talaytepe Mahallesi'nde bulunan 12 katlı plazanın dış cephesinde meydana geldi. Plazadan çıkan yangını gören vatandaşlar durumu 112 acil sağlık, itfaiye ve polis ekiplerine bildirdi. Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale etmeye başladı. Dış cephede çıkan yangın, bir anda bütün binayı sardı. İçeride mahsur kalan bir kişi itfaiye ekiplerinin yoğun uğraşları sonucu bulunduğu yerden çıkarıldı. Yaklaşık 1 saat süren yangın, itfaiye ekiplerinin yoğun müdahalesi sonucu kontrol altına alındı. Yangında 3'ü itfaiye eri olmak üzere 8 kişi dumandan etkilendi.







Hasarın boyutu büyük

Sabah saatlerine kadar süren soğutma çalışmaları tamamlanırken, yangının neden olduğu hasar ise gün ağarınca daha net ortaya çıktı. Plazanın bir bölümü, yangın nedeni ile kullanılamaz hale gelirken, vatandaşlar polis kontrolü ile iş yerlerine girip kişisel eşyalarını almaya başladı. Güvenlik güçleri de yangın yerinde olay yeri inceleme çalışması gerçekleştirdi.







Yangının çıkış nedeni ile ilgili inceleme sürüyor.

6 gündür kayıp gencin annesi beyin kanaması geçirdi

Gebze'de yaşayan Mehmet Yılmaz; tatil için geldiği Nevşehir'in Acıgöl ilçesinde 6 gündür kayıp. Kaldığı evden ayrıldıktan sonra kendisinden haber alınamayan genç için AFAD, polis ve jandarma ekiplerinin arama çalışmaları sürerken, oğlundan gelecek iyi haberi bekleyen annesi Canan Yılmaz'ın beyin kanaması geçirerek yoğun bakıma kaldırıldığı öğrenildi

23.08.2026 16:30:00
İhlas Haber Ajansı
 
6 gündür kayıp gencin annesi beyin kanaması geçirdi
6 gündür kayıp gencin annesi beyin kanaması geçirdi
Kocaeli'nin Gebze ilçesinde yaşayan ve geçtiğimiz ay 18 yaşına giren Mehmet Yılmaz; tatil için geldiği Nevşehir'in Acıgöl ilçesinde 6 gündür kayıp. Kaldığı evden ayrıldıktan sonra kendisinden haber alınamayan genç için AFAD, polis ve jandarma ekiplerinin arama çalışmaları sürerken, oğlundan gelecek iyi haberi bekleyen annesi Canan Yılmaz'ın beyin kanaması geçirerek yoğun bakıma kaldırıldığı öğrenildi. Anne Yılmaz'ın yoğun bakımda oğlunu sayıklayarak, "Oğlum bulundu mu" diye sorduğu belirtildi.






Edinilen bilgilere göre, Kocaeli'nin Gebze ilçesinde yaşayan Mehmet Yılmaz, tatil için annesinin memleketi Nevşehir'in Acıgöl ilçesine geldi. Bir süre anneannesinin yanında kalan 18 yaşındaki genç, 6 gün önce kaldığı evden ayrıldı. O günden bu yana kendisinden haber alınamaması üzerine ailesi durumu polis ve jandarma ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine ekipler tarafından bölgede arama çalışması başlatıldı. Ancak aradan geçen 6 güne rağmen gençten henüz bir haber alınamadı.

Anne beyin kanaması geçirdi

Oğlundan günlerdir haber alamamanın büyük üzüntüsünü yaşayan Canan Yılmaz'ın beyin kanaması geçirdiği ve hastanede yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındığı öğrenildi. Yoğun bakımda tedavisi süren anne Yılmaz, zaman zaman oğlunu sayıklayarak "Oğlum bulundu mu" diye sordu. Annenin oğlundan gelecek güzel haberi beklediği öğrenilirken, ailenin yaşadığı endişe ve üzüntü her geçen gün artıyor.








Dede de torunundan gelecek haberi bekliyor

Mehmet Yılmaz'ın yanında kaldığı dedesi ve ailesi de 18 yaşındaki gençten gelecek haberi bekliyor. Torununun kaybolmasının ardından büyük üzüntü yaşayan dede Ahmet Dinç de Mehmet'in bir an önce bulunmasını istedi. Dede; torununun herhangi bir kötü olay yaşamasından endişe ettiklerini belirterek, ekiplerin çalışmalarının sonuç vermesini ve Mehmet'ten gelecek güzel haberi beklediklerini ifade etti.








"Oğlumun bir an önce bulunmasını istiyorum"

Anne Canan Yılmaz, daha önce yaptığı açıklamada oğlunun telefonunu elinden aldığı için evden ayrılmış olabileceğini düşündüklerini belirterek, "Normalde Kocaeli Gebze'de yaşıyoruz. Buraya anneannesinin yanına tatile gelmişti. Telefonunu elinden aldığım için evden çıkıp gitmiş. Emniyete ve jandarmaya haber verdik, hastaneleri aradık ama şu ana kadar henüz bir bilgi gelmedi. Hiçbir yerden haber çıkmadı" demişti.

Oğlunun Acıgöl'de herhangi bir tanıdığının bulunmadığını ifade eden Yılmaz, "Babası Niğdeli. Niğde'deki akrabalarımıza da haber verdik. Şu ana kadar oraya da gitmemiş. Bilgisayar oyunları oynuyordu ama hangi oyunları oynadığını biliyorum. Oğlumun bir an önce bulunmasını istiyorum" ifadelerini kullanmıştı.








Son görüntüsü güvenlik kamerasında

Mehmet Yılmaz'ın kaldığı evden ayrıldıktan sonraki son görüntüsü, Acıgöl ilçesindeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansımıştı. Görüntülerde yürüyerek ilerlediği görülen gençten daha sonra herhangi bir haber alınamadı.

Aile, Mehmet Yılmaz'ı bulabilmek için evin çevresinde ve ilçedeki metruk binalarda kendi imkanlarıyla da arama yaptı. Polis ve jandarma ekiplerinin Yılmaz'ı bulmak için başlattığı arama çalışmaları 6'ncı günde de devam ediyor.

Aile, Mehmet Yılmaz'ı gören veya nerede olduğunu bilenlerin en yakın güvenlik birimine bilgi vermesini istedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.