Seçim sathında partiler ve liderler hemen her başlığa bin bir taklalar attırarak ya kendilerini yüceltmeye ya da rakiplerini yermeye çalışıyorlar.
İlginçtir! Bu seçim döneminde ABD, İsrail, Filistin, AB, NATO başlıklarını kimse kullanmıyor. Üstelik bu başlıklarda malzeme hem çok, hem de insanımızı milli ve manevi olarak galeyana getirecek cinsten.
Örneğin ABD'nin, PKK-PYD'ye silah yardımı ve siyasi desteği yanında ülkemize açık gözdağı vermeye devam ediyorlar. Ege'deki askeri yığınak devam ediyor.
Ama ne Erdoğan'ın, ne Bahçeli'nin, Cumhur ve Millet ittifakının gündemine giremiyor.
AB kaçak göçmen, sığınmacı ve mülteciler hakkında katı kurallarına yenilerini ekledi. Ama bizim siyasilerimizin gündemine giremediler.
NATO genel sekreteri ve ABD dışişleri, 'İsveç, Temmuz'da NATO üyesi' diyor ama bizim siyasilerimizin gündemine giremiyor.
Ege'de işgal edilen adalarımız için, Suriye'nin kuzeyinde kurulan terör devleti için 'bir gece ansızın gelebiliriz' söylemleri şimdi daha çok karşılık bulur. O söylemleri neden unuttular?
Ya İsrail! Ya Filistin! Ya Mescid-i Aksa. Ya namazda dipçiklenen Müslümanlar! Oruçluyken katledilen Filistinliler.
Dünden bugüne, 'Filistin davasının sahibi biziz' diyen Sayın Erdoğan, bu başlıkları neden gündemine almıyor? Oysa seccadeden çok daha fazla ses getirir ve sandığa oy olarak yansır!
Aklıma geldi!
6 Şubat'ta biz, can verirken, İsrail'in Kudüs İşleri Bakanı Amihai Eliyahu'nun babası Haham Shmuel Eliyahu ise 'oh' çekip, 'Rab, topraklarımızı birkaç kez işgal etmek ve bizi denize dökmek isteyen çevremizdeki tüm ulusları yargılıyor.
Bizi mümkün olan her alanda karalayan Türkiye ile hangi hesapların görülmesi gerektiğini bilmiyoruz.
Ancak, Rab bize vahyediyor ve tüm düşmanlarımızı yargılayacağını söylüyorsa, etrafımızda neler olup bittiğine bakmamız ve anlamamız yeterlidir. Olan her şey, dünyayı temizlemek ve daha iyi hale getirmek için oluyor' demişti.
'Bunlar, Diyanet'i kapatacak' diye ortalığa fitne kusanlar neredesiniz? Neden sesiniz çıkmadı, çıkmıyor?
Cübbesiyle Ünlü bile sustu
Evet, cübbesiyle ünlü Ahmet Ünlü bu seçim ortamında yine ortaya çıktı ve Saadet Partisi üzerinde Şii düşmanlığını yine gösterdi.
2011 yılında Suriye'de, Büyük Ortadoğu projesi kapsamında isyanlar başlatıldığı günlerde; "Bu adamlar, Şii'dir. Burada bir zulüm yapılıyor. Sivil halk bombalanıyor. Zalimin zulmünün durdurulması için müdahale meşrudur.
Zaten Şiiler devamlı Müslümanlarla savaşır. Hayatta bir gavurla savaştıkları görülmemiştir. Türk ordusunun Suriye'ye girmesini destekliyorum' diyen bu şahıs şimdi 'Saadet Partisi'nin Kılıçdaroğlu'nu aday yaptırma çabasının İran kaynaklı olduğunu daha önce söylediğini' hatırlatıp şu cümleleri kurdu:
"Allah şerlerinden muhafaza eylesin ve bu kafanın seçimi kazanması hâlinde devletimizin ne kadar zarar zevale uğrayacağını bu milletin anlamasını nasip eylesin…
"İran Şia'sı, Ehli Sünnet olan Müslüman Türk askerini tehdit olarak görüyor… 100 binden fazla Sahabenin hepsine kâfir diyen, Ebu Bekr ve Ömer Efendilerimize beddua okuyan, Âişe annemize iftira eden, Kur'ân'ımıza eksik diyen, namazı üçe indiren ve Muharrem ayı dışında Ramazan-ı Şerif diye bir kutsalı olmayan İran Şia'sının, Müslüman Türk askerinden rahatsız olması yadırganacak bir şey değildir. Çünkü onlarla, bizim dinimiz bir değildir" gibi ifadeleri kullandı.
Bu şahsın Şiilik ile ilgili cahilliği (!) kendisine kalsın.
Bu ülkede Şii var, Caferi var, Sünni var, Alevi var. 'Sebebi benim' steckırlarına soruşturma açan Sayın Savcım! Bir veya birileri bu sözlerin etkisiyle vatandaşlarımıza saldıracak olursa 'sebebi ben miyim?'
Dini bütün kardeşlerimize soruyorum
İslam coğrafyası, haçlı postalları altında kan ağlarken, Mescid-i Aksa'da zulüm artarak devam ederken, Avrupa'da Kutsal Kitabımız yakılırken susan veya yuvarlak cümleler kuran bu zihniyetlerin Şii, Caferi, Alevi başlıklarında kin kusmalarının sebebi ne olabilir?
Yazımı Merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın, dinler arası diyalog sürecinin AKP ile şaha kalktığı günlerde yaptığı şu açıklama ile bitireyim:
"Bizi üzen şey biz, derdimizi, görüşümüzü Türk milletine anlatamadık… Bunun da asıl nedeni, ülkemizde bugüne kadar hâkim olarak görülen İslam zihniyetidir.
Bu zihniyetin, İslam'la uzaktan yakından alakası yoktur. Gelsinler her yerde, her televizyonda nerede isterlerse istesinler, biz bunları noktasına virgülüne kadar anlatalım…
Zamanında camiyi tutmuşlar, sokakları tutmuşlar. Hoca kim, diyorsun, filancayı gösteriyorlar. Müslüman kim? diye soruyorsun, yine filancayı gösteriyorlar.
Okudun, amel ettin, nereye bakacaksın? Kuran-ı Kerim'e ve Cenabı Peygamber Efendimizin sünnetine, hadislerine. Var mı burada? Yok. Nereden çıkartıyorsun bunu?
Arkadaşlar böyle bir toplumda ön kabuller vardır. İlim yok, mantık yok, medeniyet yok, kültür yok ve hatta yanlış anlamayın din bile yok..."
"Ey inananlar, kendinize dikkat edin. Siz doğru yolda olduğunuz takdirde doğru yoldan sapanlar size zarar veremezler. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Yaptıklarınızı size, O haber verecektir." (Maide 105)
- Öcalan-Kandil- DEM açık, AKP-MHP kapalı oynuyor / 29.08.2025
- Bugüne kadar hangi asker veya askerler anayasa yaptı? / 28.08.2025
- Gereğini yapmanız için daha kaç bin Müslümanın ölmesi lazım? / 27.08.2025
- ‘Terörsüz Türkiye’ komisyonu ilk görevini tamamladı / 25.08.2025
- Filistin’den, Erdoğan’a 3 mektup / 24.08.2025
- Adaletin batsın dünya / 23.08.2025
- Gazze’de ‘Şükür Namazı’ ne zaman? / 22.08.2025
- 17 Ağustos’u hepsi unuttu / 20.08.2025
- Hünkar’ın huzurunda büyük terbiyesizlik / 19.08.2025