logo
24 EKİM 2026

Milli devlet ve küreselleşme meselesi -3-

Milli Devlet’te ise paraya ulaşmak kolaydır. Paraya iki yeni fonksiyon daha kazandırılmıştır: Para, tahrik unsurudur; Para, emeğin ve üretimin karşılığıdır

24.10.2026 00:42:00
Haber Merkezi
 
Milli devlet ve küreselleşme meselesi -3-
Milli devlet ve küreselleşme meselesi -3-
Milli Devlet'te ise paraya ulaşmak kolaydır. Paraya iki yeni fonksiyon daha kazandırılmıştır: Para, tahrik unsurudur; Para, emeğin ve üretimin karşılığıdır. Milli Devlet'te, üretim projesi olanlara devlet, paranın tahrik unsuru özelliğini kullanarak faizsiz kredi verecektir. Bu da üretim maliyetlerinin düşmesi anlamındadır.

Milli Devlet'te piyasada bulunan paranın maliyetsiz olması, paranın belirli ellerde bloke olmasının, haksız kazançlar elde edilmesinin önünü tamamen kesmektedir. Milli Devlet'te para, aynı zamanda tüketimi tetiklemek için de kullanılmaktadır Tüketim kabiliyeti olan, ama parasızlık yüzünden tüketim yapamayan insanlara, Sosyal Devlet projeleriyle adil bir şekilde verilen para, üretilen mamullere yepyeni ve sağlam bir iç pazarın kapılarını açmaktadır.

Dışa bağımlı olmadan, üretimi de tüketimi de sağlıklı ve dengeli bir şekilde kendi bünyesinde sağlayabilen bir ekonomi, olması gerekendir ve Milli Devlet bunu sağlamaktadır.

g– Küresel–kapitalist anlayış, azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin Merkez bankalarını "devletten bağımsız" hale getirerek; ulus–devletlerin, Merkez bankaları üzerinden Senyoraj geliri elde etmesine yasak getirmiştir. Böylece büyüyen ekonomilerde üretim ile tüketim arasında oluşan açık, gelişmekte olan ülkelerin Merkez bankalarının çıkardığı hard currencylerin faizle borç alınması ile karşılanmaktadır.

Şöyle ki; büyüyen ekonomilerde üretim ile tüketim arasında her zaman belli bir açık olacaktır. Eğer bu açığa müdahale edilmezse, ekonominin zaman içerisinde kendini dengelemesi mümkün değildir. Bize göre, üretim ile tüketim arasındaki ekonominin yapısından kaynaklanan bu açığın kapatılması ancak devlet tarafından yapılabilir. Devletin senyoraj hakkını kullanarak emisyonu genişletmesi bu açığı kapatmanın yoludur.

Emisyon, üretilen bu mal ve hizmetin karşılığı olan paradır. Elde edilen mal ve hizmetin karşılığının belli bir oranda piyasalarda bulunması ise ekonomilerin devamı için bir zorunluluktur; Milli Devlet'in vazifesi işte bu para dengesini Senyoraj hakkı ile sağlamaktır.

Halbuki bugün Merkez Bankası'nın para basarak –yani devletin Senyoraj hakkını kullanarak– piyasanın söz konusu ihtiyacını karşılaması gerekirken, kapitalist düzende piyasalardaki bu açık, dış kaynaklı borçlarla karşılanmaya çalışılmaktadır.







Azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kaydi para ve yabancı para emisyonun yerine ikame edildiği için devletlerin senyoraj geliri elde etmesi mümkün değildir.

Milli Devlet, senyoraj hakkını kullanmak suretiyle piyasanın ihtiyacı olan emisyonu genişleterek hem küresel hortumu kesmekte, hem de vatandaşına kendi emek ve üretiminin karşılığı olan maliyetsiz parayı temin ederek devleti ve milleti "faizli borç" batağından kurtarmaktadır.

ğ– Küreselleşme mantığında devlet, küçüldüğü ve kendi kaynaklarını kullanamadığı için ancak vergi ve borçla varlığını sürdürebilir. Borçlandıkça borçlanır, tek geliri vergi olduğu için de vatandaşlarının üzerindeki vergi yükünü durmadan arttırır. Gerek oransal olarak gerekse dolaylı vergilerle yük dar gelirli kesimin omuzlarına yüklenmektedir. Alınan borçlar faizin de etkisiyle katlanarak büyür ve ödenebilmesi mümkün olmayan meblağlar ortaya çıkar. Artık toplanan vergilerin tamamı, borçların faizlerini bile karşılayamaz.

Böyle durumlarda da "sürdürülebilir borç", sürdürülebilir cari açık gibi kavramlarla va rolan tehlikenin şiddetini gizlemeye çalışırlar, ekonomiyi toz pembe göstermek isterler. Bunun karşılığında da o ülkeye ait ne varsa hepsini sömürürler, ta ki bitirene kadar.

Milli Devlet ise, borç almak yerine, bağımsızlıktan kaynaklanan senyoraj hakkını kullanmak suretiyle kendi parasını basmayı ve kendi kaynaklarını devreye sokmayı esas alır. Borç ve faiz yükü olmadığı için toplanan vergiler vatandaşa tamamen hizmet olarak döner. Devlet kendi ayakları üzerinde durduğu için gerek iktisadi, gerekse siyasi hiçbir taviz vermek zorunda kalmaz.







h– Küreselleşme, kuşatma altına almaya çalıştığı devletlere yabancı parayı, ithal enerjiyi, ithal ürünü teşvik ederek yerli üretimin bitmesine sebep olur. Devletin, ihracatı yerli para ile sübvanse etmesi istenmez. Üreticiler yüksek maliyetlerle ürettikleri ürünlere gerek iç piyasada gerekse dış piyasada Pazar bulamazlar. Ülke üretim konusunda tamamen dışarıya bağımlı hale gelir. Özellikle tarım ürünleri konusundaki dış bağımlılık, o ülkeyi her türlü dış tehdit ve sömürüye açık hale getirir. Yıllar önce kendi kendine yetebilen Somali'nin bugünkü hali buna örnektir. Maalesef ülkemiz de yavaş yavaş bu noktaya doğru getirilmektedir.

Milli Devlet'te ise yerli para, yerli enerji, yerli ürün teşvik edilir. Bu da maliyetleri düşürmektedir. Sosyal Devlet projeleriyle tüketici kesim desteklendiğinden iç pazar sorunu da yoktur. Üretici malını değerinden tüketiciye satabilecektir.

ı– Küreselleşme, yapılan ihracatın, hard currency ile, yani dolarla yapılmasını teşvik eder. Bu sebeple yapılan bütün ihracatta kazanan ABD olur. Bugün ABD en fazla cari işlemler açığı veren ülke olmasına rağmen hala varlığına devam etmesinin sebebi parasının dünya parası olması ve yaptığı ithalatı da ihracatı da kendi parası ile yapmasıdır. Milli Devlet'te ise ihracatta hedef, yerli paranın kullanım alanlarını genişletmektir. Bu sebeple ihracatın yerli parayla yapılmasını teşvik eder. Bunun için de azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde Sosyal Devlet projeleri devreye konulacak, hem yerli paranın sahası genişletilecek, hem de üretilen mal ve emek ülke dışında da karşılık bulacaktır.







i– Küreselleşme, azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde devletin küçülmesini, devlet kurumlarının, madenler başta olmak üzere yer altı ve yerüstü kaynaklarının özelleştirilmesini tavsiye eder, hatta bu konuda baskı yapar. Bu mantığa göre özelleştirmeden kasıt, bu kurum ve kaynakların küresel yabancı şirketlere çok cüzi fiyatlara satılmasıdır. Bazen geçici olarak yerli sermayenin almasına müsaade ederler, bu bir geçiş aşamasıdır.

1997 yılı itibariyle ülkemizde devletin ekonomik hayattaki payı yüzde 26,6 idi. Bu tarihten sonra da birçok özelleştirme yapıldı ve sırada olanlar var. IMF ve Batılı ülkeler hala özelleştirme için baskıda bulunuyorlar. Esasen hedefledikleri, devletimizin etkisinin tamamen ortadan kalkması, milletimizin ise sahipsiz kalmasıdır. Küresel güçler yıllardan beri bakir durumda olan madenlerimizi çıkarmamızı engellemişlerdir. 3 katrilyon dolarlık yer altı ve yerüstü kaynağına sahip olmamıza rağmen, maalesef bugün enerjisini ağırlıklı olarak ithal eden bir ülke konumundayız. OECD ülkeleri içerisinde en pahalı enerji kullanan ülkelerden birisiyiz.

Milli Devlet anlayışında ise devlet, güçlüdür; bir baba gibidir. Milli Devlet, özelleştirme adı altında devletin işletmelerinin ve milletin yer altı ve yerüstü kaynaklarının yabancılara devredilmesine karşıdır; kurumların daha verimli işletilmesi için kendi vatandaşlarına özelleştirme imkanı tanır, devlet –millet ortaklığını hayata geçirir.

Milli Devletin özelleştirme anlayışında, küreselleşmenin aksine kurumların yüzde 51'i devlette kalmak kaydı şartıyla, kalan yüzde 49'unun özelleştirilmesi söz konusudur. Özelleştirme işleminde sırasıyla, önce o kamu kuruluşunda çalışanlar dikkate alınır, sonra o kuruluşun bulunduğu bölgenin insanları, sonra yerli sermaye sahipleri, sonra da ülke dışında bulunan ama o ülkenin vatandaşı olan sermaye sahipleri devreye sokulur." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Manisa'daki fabrika yangını kontrol altına alındı

Manisa Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren İnci Akü fabrikasında çıkan yangın ekiplerin yaklaşık 2 saatlik yoğun çalışmasıyla kontrol altına alındı

23.10.2026 23:31:00
İHA
 
Manisa'daki fabrika yangını kontrol altına alındı
Manisa'daki fabrika yangını kontrol altına alındı
Yangın, Manisa'nın Yunusemre ilçesi Manisa Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren İnci Akü fabrikasında çıktı.








Edinilen bilgiye göre fabrikanın akü şarj istasyonunda asit tankerlerinin yakınındaki bölgede çıkan yangına Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığına bağlı 22 itfaiye aracı ve 52 personelin yanı sıra 12 su tankeri, Manisa OSB ve Muradiye OSB itfaiye ekipleri ile orman arazözleri müdahale etti.









Ekiplerin yoğun çalışması sonucu yangın yaklaşık 2 saat içinde kontrol altına alındı. Olay yerinde geniş güvenlik önlemleri alındı.

Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme yapılması bekleniyor.

Van'da tır yolcu minibüsü ile çarpıştı: 11 yaralı

Van'ın Gürpınar ilçesinde tırın minibüse çarpması sonucu 11 kişi yaralandı

23.10.2026 14:22:00
İHA
 
Van'da tır yolcu minibüsü ile çarpıştı: 11 yaralı
Van'da tır yolcu minibüsü ile çarpıştı: 11 yaralı
Alınan bilgilere göre, kaza Hakkari yolu Çavuştepe mevkiinde meydana geldi. Sürücüsünün ismi ve plakası öğrenilemeyen tır, yolcu minibüsüne çarptı.






İhbar üzerine bölgeye sağlık, güvenlik, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi. Olay yerinde ilk müdahaleleri yapılan 11 yaralı, ambulanslarla Van'daki çeşitli hastanelere kaldırıldı. 






Yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu öğrenilirken, kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Maden ocağındaki patlamada ölü sayısı 3'e yükseldi

Zonguldak'ın Kilimli ilçesi Gelik beldesinde maden ocağında meydana gelen patlamada mahsur kalan son işçinin de cansız bedenine ulaşıldı. Böylece olayda hayatını kaybedenlerin sayısı 3'e çıktı

23.10.2026 14:03:00
İHA
 
Maden ocağındaki patlamada ölü sayısı 3'e yükseldi
Maden ocağındaki patlamada ölü sayısı 3'e yükseldi
Olay, saat 10.00 sıralarında Gelik beldesinde faaliyet gösteren Demir Madencilik'e ait maden ocağında meydana geldi. Metan gazı sıkışması sonrası yaşanan grizu patlamasında maden ocağındaki 8 işçiden 7'si çıkarılarak ambulanslarla hastanelere sevk edildi.






Yaralı olarak çıkarılan işçilerden Murat Bölükbaşı ve Recep Çolakoğlu yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamazken, durumu ağır olan Cemal Arslan (45) ve Okan Dinçer (45) ilk tedavilerinin ardından Ankara'ya sevk edildi. Vücudunda yanıklar bulunan Ercan Akdal (40) ve kafa travması bulunan Soner Dinçer (34) Atatürk Devlet Hastanesi'nde, iki ayağında da kırıklar bulunan Kurtuluş Elmas (38) ise Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesinde tedavi altına alındı.








Mahsur kalan işçinin cansız bedenine ulaşıldı

Patlama sonrası ocakta mahsur kalan Murat Kaya'ya ulaşmak için ekipler seferber oldu. Yaklaşık 1.5 saat süren çalışma sonucu ekipler Murat Kaya'nın cansız bedenine ulaştı. Kaya'nın cenazesi bulunduğu yerden çıkararak Atatürk Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Böylece olayda hayatını kaybedenlerin sayısı 3'e çıktı.









3 işçinin hayatını kaybettiği, 5 işçinin ise yaralandığı maden ocağındaki patlama ile ilgili olarak ise Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından inceleme başlatıldı.
Öte yandan, acı haberi alan aileler ise hastane morgu önüne gelerek feryat etti.













Gaziosmanpaşa'da 15 ton bozulmuş etin piyasaya sürülmesi engellendi

İstanbul Gaziosmanpaşa'da halk sağlığını tehdit eden gıdalara karşı 16 mahallede gerçekleştirilen denetimlerde, bozulmuş 15 ton et ve et ürününün sofralara ulaşması engellendi. Ürünlerin sabun üretiminde kullanılacağı ya da hayvanlara verileceği şeklindeki savunmalar pes dedirtirken, denetimlerin ardından ilgili iş yerleri hakkında soruşturma başlatıldı

22.10.2026 11:58:00
İHA
 
Gaziosmanpaşa'da 15 ton bozulmuş etin piyasaya sürülmesi engellendi
Gaziosmanpaşa'da 15 ton bozulmuş etin piyasaya sürülmesi engellendi
Gaziosmanpaşa Belediyesi Zabıta Müdürlüğü İş Yeri Hijyen Denetim Ekibi ile İlçe Tarım Müdürlüğü ekipleri, ilçenin 16 mahallesinde gıda üretimi, işlenmesi ve satışı yapılan işletmeleri mercek altına aldı. Denetimlerin en çarpıcı tespitlerinden biri, et parçalama ve işleme faaliyetinin yürütüldüğü iş yerlerinde yapıldı. Ekipler, kontroller sırasında halk sağlığı açısından risk taşıyan toplam 15 ton et ve et ürünü tespit etti. İşleme alanları ve soğuk hava depolarında yapılan kontrollerde bazı et ve et ürünlerinde ağır koku oluştuğu, dondurulmuş ürünlerin bir bölümünün çözünmeye başladığı belirlendi. Bazı ürünlerin zeminle temas ettiği, depolama sıcaklığının et ürünlerinin muhafazasına uygun olmadığı ve işleme alanlarında hijyen kurallarına aykırı şartlar bulunduğu tespit edildi. Ekipler, tüketime uygun olmadığı belirlenen ürünleri tek tek inceleyerek tarttı ve kayıt altına aldı. 15 ton et ve et ürününe imha edilmek üzere el konulurken, ürünlerin piyasaya sürülmesinin önüne geçildi.






"Sabun yapılacak" denilen yerde kıyma makinesi bulundu

Denetimlerde kemiklerden sıyrılan bazı etlerin sabun üretiminde değerlendirileceği, bazı ürünlerin ise hayvanlara verileceği beyan edildi. Ancak iş yerinde yapılan incelemelerde kıyma makinesi bulunması üzerine kontroller derinleştirildi. Kemiklerden sıyrılan etlerin kıyma haline getirilerek yeniden gıda zincirine dahil edilme ihtimalini dikkate alan ekipler, tüketime uygun olmayan ürünlerin tamamını işlem altına aldı.








Bin 873 denetimde 153 cezai işlem, 16 mühürleme

Ekipler, 16 mahalledeki denetimlerde bin 873 iş yerini kontrol etti. Denetimler sonucunda 153 iş yerine cezai işlem uygulanırken, 16 iş yeri mühürlendi. Kontrollerde işletmelerin hijyen şartları, ürünlerin işlenme ve muhafaza biçimleri, son kullanma tarihleri ile gıda güvenliğini tehdit edebilecek uygulamalar incelendi. Denetimlerde tespit edilen uygunsuzluklar ve ürünlere ilişkin tutanaklar tutuldu. Tarım ve Orman Bakanlığının ilgili birimleri tarafından gerekli cezai işlemler uygulanırken, mevzuata aykırılık tespit edilen iş yerleri hakkında soruşturma başlatıldı.








Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz'in göreve gelmesinin ardından oluşturulan İş Yeri Hijyen Denetim Ekibi, halk sağlığını tehdit eden uygulamalara karşı denetimlerini ilçe genelinde sürdürüyor. Karadeniz'in göreve geldiği ilk günden itibaren özellikle üzerinde durduğu gıda güvenliği konusunda sağlıksız üretime ve halk sağlığını riske atan hiçbir uygulamaya müsamaha gösterilmeyeceği vurgulandı.

Gaziosmanpaşa Belediyesi ekiplerinin geçtiğimiz aylarda gerçekleştirdiği bir başka denetimde de yaklaşık 10 ton bozulmuş ve son kullanma tarihi geçmiş gıda ürününün piyasaya sürülmesi engellenmişti.




















Elektrikli bisiklet dolandırıcılarına 10 ilde operasyon: 12 gözaltı

Nevşehir merkezli 10 ilde, elektrikli bisiklet ve motosiklet dolandırıcılığına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin son 2 yılda 85 milyon TL'lik işlem hacmine ulaştığı belirlendi

21.10.2026 13:32:00
İHA
 
Elektrikli bisiklet dolandırıcılarına 10 ilde operasyon: 12 gözaltı
Elektrikli bisiklet dolandırıcılarına 10 ilde operasyon: 12 gözaltı
Nevşehir'in Avanos ilçesinde yaşayan N.Ç. isimli vatandaşın dolandırıldığı ihbarı üzerine Avanos İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri çalışma başlattı. İstihbari çalışmalar, MASAK hesap hareketlerinin incelenmesi ve iletişimin tespitine yönelik çalışmalar sonucunda elektrikli bisiklet ve motosiklet dolandırıcılığı yaptığı belirlenen 13 şüpheli tespit edildi. Edirne, İzmir, Aydın, Muğla, Antalya, Mersin, Hatay, Gaziantep, Adana ve Karaman'da ikamet ettikleri belirlenen şüphelilerin adreslerine, dün adli makamlarla koordineli eş zamanlı operasyon düzenlendi.






Adreslerde yapılan aramalarda 13 cep telefonu, 12 sim kart, 3 USB bellek, 2 tablet ve 1 flaş bellek ele geçirildi. Aydın'da bir şüphelinin adresinde yapılan aramada ise hassas teraziyle birlikte paketler halinde 50 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Soruşturma kapsamında 14 banka hesabı, 4 kripto hesabı ve 4 GSM hattına ait HTS kayıtları incelendi. ATM görüntüleri, iletişimin tespitine yönelik çalışmalar ve MASAK verileri doğrultusunda şüphelilerin son 2 yılda 85 milyon TL'lik işlem hacmine ulaştığı tespit edildi.








Operasyon kapsamında 12 şüpheli gözaltına alınırken, şüphelilerden S.Ö.'nün ise yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi. Şüphelilerin adli işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.

Konya'da okul çevrelerinde sıkı denetim: 25 bin 528 kişi sorgulandı

Konya'da okul ve çevrelerinde yürütülen denetimlerde 25 bin 528 kişi sorgulanırken, aranan 9 kişi yakalandı. Denetimlerde 4 bin 123 okul servis aracı ve 2 bin 688 iş yeri kontrol edildi

20.10.2026 11:33:00
İHA
 
Konya'da okul çevrelerinde sıkı denetim: 25 bin 528 kişi sorgulandı
Konya'da okul çevrelerinde sıkı denetim: 25 bin 528 kişi sorgulandı
Konya'da öğrencilerin huzur ve güven içerisinde eğitim alabilmesi amacıyla okul ve çevrelerindeki denetimler aralıksız sürdürülüyor. Konya Valiliği öncülüğünde, Konya İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalarda 726 okul kolluk görevlisi görev yapıyor.






2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasının ardından il genelinde gerçekleştirilen denetimlerde, okul çevrelerinde şüpheli şahıslar, servis araçları ve iş yerleri kontrol edildi. Uygulamalarda toplam 25 bin 528 kişi sorgulanırken, aranan 9 kişi yakalandı. Ekipler ayrıca 4 bin 123 okul servis aracını ve 2 bin 688 iş yerini denetledi.








Kurallara uymayanlara işlem yapıldı

Okul çevrelerinde gerçekleştirilen kontrollerde, öğrencilerin güvenliğini tehdit edebilecek unsurlar titizlikle incelendi. Kurallara aykırı faaliyetlerde bulunduğu tespit edilen servis araçları ve iş yerleri hakkında gerekli idari işlemler uygulandı. Emniyet ekipleri, denetimlerin yanı sıra okul güvenliğine yönelik bilinçlendirme çalışmalarına da ağırlık verdi. Çocuk Şube Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen faaliyetler kapsamında 35 özel güvenlik görevlisine, 615 okul bahçe görevlisine ve 825 Milli Eğitim Müdürlüğü personeline eğitim, seminer ve bilgilendirme çalışmaları yapıldı. 






Çocuk ve Gençler Sosyal Koruma ve Destek Programı (ÇOGEP) kapsamında ise 3 bin 859 öğrenciye "Akran Nezaketi ve Kişisel Güvenlik" konulu seminerler verildi. Çalışmalarla öğrencilerin kişisel güvenlik bilincinin artırılması hedeflendi.








Konya İl Emniyet Müdürlüğü, çocukların güvenli bir eğitim ortamında geleceğe hazırlanması amacıyla okul ve çevrelerindeki denetimlerin, önleyici çalışmaların ve bilinçlendirme faaliyetlerinin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.

Güngören'de yaşlı kadının kentsel dönüşüm isyanı

İstanbul'un Güngören ilçesinde kentsel dönüşüm çerçevesinde gerçekleştirilen apartman yıkımının ardından bitişikteki binada hasar meydana geldi. Hasar gören binanın 5'inci katında yalnız yaşayan 78 yaşındaki Gülsüm Özdemir, duvarlarında oluşan çatlaklar ve balkonunun bir bölümünün yıkılması nedeniyle korku içinde yaşadığını belirterek yetkililerden yardım istedi

20.10.2026 11:25:00
İHA
 
Güngören'de yaşlı kadının kentsel dönüşüm isyanı
Güngören'de yaşlı kadının kentsel dönüşüm isyanı
Olay, Güngören ilçesi Akıncılar Mahallesi Salcı Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, kentsel dönüşüm çalışmaları çerçevesinde bitişikteki apartmanın yıkılması sırasında Gülsüm Özdemir'in yaşadığı binada hasar oluştu. Evinin oturma odasındaki duvarların çatladığını, balkonunun bir bölümünün ise yıkıldığını belirten Özdemir, olası bir depremde binanın zarar görmesinden ve enkaz altında kalmaktan korktuğunu söyledi.






"Deprem olsa altında kalacağım diye korkuyorum"

78 yaşında olduğunu ve tek başına yaşadığını anlatan Gülsüm Özdemir, maddi imkânsızlıklar nedeniyle başka bir eve kiraya çıkamadığını belirtti. Çocuklarının da kendisini başka bir eve çıkaracak maddi gücünün olmadığını ifade eden Özdemir, çocuklarıyla birlikte yaşamasının da mümkün olmadığını dile getirdi.

Yaşadığı korkuyu anlatan Özdemir, "Yanda yıkım olduğu için ben çok zarar gördüm. Duvar olduğu gibi çatladı. Gücüm olmadığı için başka eve kiraya çıkamıyorum. Korkuyorum, deprem olsa altında kalacağım. Çocuklarımın da beni kiraya çıkaracak gücü yok. Ben de onlarla oturamam" dedi.









"Bina yıkılırsa haberimiz olmadı demesinler"

Evinde meydana gelen hasarın ardından huzurunun kalmadığını belirten Özdemir, yetkililerin binaya gelerek inceleme yapmasını ve gerekli önlemleri almasını istedi.
Yetkililere seslenen Özdemir, "Yetkililer gelip görsünler, tespit etsinler. Bina yıkılırsa 'Haberimiz olmadı' demesinler. Önlem alınmasını istiyorum. Orası yıkıldığından beri ben çok rahatsızım" ifadelerini kullandı.








Balkonunu kullanamıyor, çamaşır asmaya bile korkuyor

Balkonunun bir bölümünün yıkılması nedeniyle burayı kullanamadığını anlatan Özdemir, günlük yaşamını sürdürmekte de zorlandığını söyledi. Yaşı nedeniyle dengesini kaybedip düşmekten korktuğunu belirten Özdemir, "Balkona çıkamıyorum, çamaşır asamıyorum. Yaşlı bir kadın olduğum için başım dönüp aşağıya düşerim diye korkuyorum" diye konuştu.

Yalnız yaşayan 78 yaşındaki Gülsüm Özdemir, evindeki hasarın uzman ekipler tarafından incelenmesini, binanın güvenli olup olmadığının belirlenmesini ve olası tehlikelere karşı gerekli önlemlerin vakit kaybetmeden alınmasını bekliyor.






Alanya'da tefecilik ve şantaj operasyonu: 7 şüpheli adliyeye sevk edildi

Antalya'nın Alanya ilçesinde bir kişinin dağlık alana kaçırılarak ailesi üzerinden şantaj yoluyla 15 milyon euro tutarında senet imzalattırıldığı iddiası üzerine düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 8 şüpheliden 7'si adliyeye sevk edildi

19.10.2026 13:07:00
İHA
 
Alanya'da tefecilik ve şantaj operasyonu: 7 şüpheli adliyeye sevk edildi
Alanya'da tefecilik ve şantaj operasyonu: 7 şüpheli adliyeye sevk edildi
Edinilen bilgiye göre, H.G.'nin silah zoru ile dağlık bir alana kaçırıldığı ve ailesi üzerinden şantaj yapılarak 15 milyon euro tutarında senet imzalattırıldığı, olaydan iki gün sonra ise serbest bırakıldığı öne sürüldü. Ailenin şikayeti üzerine harekete geçen polis ekipleri, olayla bağlantısı olduğu değerlendirilen şüphelilerin adreslerini belirleyerek eş zamanlı operasyon düzenledi.






Operasyonda elebaşı olduğu tespit edilen kadın şüpheli M.O. ile S.G, V.T.T., Z.G., T.C.A., M.E., Ş.B.A. ve N.H ikametlerinde yakalanarak gözaltına alındı. Ev, işyeri ve araçlarında yapılan aramalarda 2 silah ile başka mağdurlara ait olduğu değerlendirilen imzalatılmış senet ve çekler ele geçirildi.








7 şüpheli adliyeye sevk edildi

Alanya İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden N.H., emniyetteki ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Diğer 7 şüpheli ise sabah saatlerinde Alanya Adliyesi'ne sevk edildi. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.




















Lodosun batırdığı tekneler vinçle denizden çıkarılıyor

Bursa'nın Gemlik ilçesi ile Kumla Sahili'nde etkili olan şiddetli lodos nedeniyle batan tekneler, vinç yardımıyla denizden çıkarılmaya başlandı

19.10.2026 12:56:00
İHA
 
Lodosun batırdığı tekneler vinçle denizden çıkarılıyor
Lodosun batırdığı tekneler vinçle denizden çıkarılıyor
Bursa'nın Gemlik ilçesinde etkili olan fırtına, Gemlik ve Kumla sahillerinde büyük hasara yol açmış, dalgaların yükselmesiyle kıyıda bağlı bulunan çok sayıda küçük tekne su alarak batmıştı.






Fırtınanın ardından teknelerini kurtarmak için harekete geçen tekne sahipleri, bugün vinç yardımıyla denizden çıkarma çalışmalarına başladı. Ekiplerin çalışmaları sırasında batan tekneler vinçle sudan kaldırılarak kıyıya alındı.








Şiddetli lodosun yol açtığı hasarın boyutu teknelerin sudan çıkarılmasıyla daha net ortaya çıkarken, yaşanan olay balıkçıları ve tekne sahiplerini mağdur etti.

Bursa'da pilav gününde 100 kişi hastanelik oldu

Bursa'nın İnegöl ilçesinde düzenlenen geleneksel pilav günü etkinliğinde ikram edilen tavuklu pilavı yiyen yaklaşık 100 kişi, mide bulantısı ve kusma şikâyetleriyle hastaneye başvurdu

19.10.2026 05:00:00
İHA
 
Bursa'da pilav gününde 100 kişi hastanelik oldu
Bursa'da pilav gününde 100 kişi hastanelik oldu
Edinilen bilgiye göre, İnegöl ilçesine bağlı kırsal Çitli Mahallesi'nde hayatını kaybeden vatandaşları dualarla anmak ve birlik beraberliği pekiştirmek amacıyla 2. Geleneksel Mevlid-i Şerif ve Pilav Günü etkinliği düzenlendi. Mahalle sakinlerinin yanı sıra çevre mahallelerden de çok sayıda kişinin katıldığı etkinlikte yaklaşık bin kişiye tavuklu pilav ikram edildi.








Etkinliğin ardından yaklaşık 3 saat geçtikten sonra bazı vatandaşlarda mide bulantısı ve kusma şikâyetleri görülmeye başladı. Rahatsızlanan vatandaşlar İnegöl Devlet Hastanesi'ne başvurdu. Hastaneye başvuranların sayısının yaklaşık 100'e ulaştığı öğrenildi.








Yaşanan olayla ilgili jandarma ekipleri tarafından inceleme başlatıldı. Tavuklu pilavdan kaynaklı gıda zehirlenmesi şüphesi üzerinde durulurken, olayın kesin nedeninin yapılacak incelemelerin ardından netlik kazanması bekleniyor.








logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.