logo
24 EKİM 2026

Milli devlet ve küreselleşme meselesi -3-

Milli Devlet’te ise paraya ulaşmak kolaydır. Paraya iki yeni fonksiyon daha kazandırılmıştır: Para, tahrik unsurudur; Para, emeğin ve üretimin karşılığıdır

24.10.2026 00:42:00
Haber Merkezi
 
Milli devlet ve küreselleşme meselesi -3-
Milli devlet ve küreselleşme meselesi -3-
Milli Devlet'te ise paraya ulaşmak kolaydır. Paraya iki yeni fonksiyon daha kazandırılmıştır: Para, tahrik unsurudur; Para, emeğin ve üretimin karşılığıdır. Milli Devlet'te, üretim projesi olanlara devlet, paranın tahrik unsuru özelliğini kullanarak faizsiz kredi verecektir. Bu da üretim maliyetlerinin düşmesi anlamındadır.

Milli Devlet'te piyasada bulunan paranın maliyetsiz olması, paranın belirli ellerde bloke olmasının, haksız kazançlar elde edilmesinin önünü tamamen kesmektedir. Milli Devlet'te para, aynı zamanda tüketimi tetiklemek için de kullanılmaktadır Tüketim kabiliyeti olan, ama parasızlık yüzünden tüketim yapamayan insanlara, Sosyal Devlet projeleriyle adil bir şekilde verilen para, üretilen mamullere yepyeni ve sağlam bir iç pazarın kapılarını açmaktadır.

Dışa bağımlı olmadan, üretimi de tüketimi de sağlıklı ve dengeli bir şekilde kendi bünyesinde sağlayabilen bir ekonomi, olması gerekendir ve Milli Devlet bunu sağlamaktadır.

g– Küresel–kapitalist anlayış, azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin Merkez bankalarını "devletten bağımsız" hale getirerek; ulus–devletlerin, Merkez bankaları üzerinden Senyoraj geliri elde etmesine yasak getirmiştir. Böylece büyüyen ekonomilerde üretim ile tüketim arasında oluşan açık, gelişmekte olan ülkelerin Merkez bankalarının çıkardığı hard currencylerin faizle borç alınması ile karşılanmaktadır.

Şöyle ki; büyüyen ekonomilerde üretim ile tüketim arasında her zaman belli bir açık olacaktır. Eğer bu açığa müdahale edilmezse, ekonominin zaman içerisinde kendini dengelemesi mümkün değildir. Bize göre, üretim ile tüketim arasındaki ekonominin yapısından kaynaklanan bu açığın kapatılması ancak devlet tarafından yapılabilir. Devletin senyoraj hakkını kullanarak emisyonu genişletmesi bu açığı kapatmanın yoludur.

Emisyon, üretilen bu mal ve hizmetin karşılığı olan paradır. Elde edilen mal ve hizmetin karşılığının belli bir oranda piyasalarda bulunması ise ekonomilerin devamı için bir zorunluluktur; Milli Devlet'in vazifesi işte bu para dengesini Senyoraj hakkı ile sağlamaktır.

Halbuki bugün Merkez Bankası'nın para basarak –yani devletin Senyoraj hakkını kullanarak– piyasanın söz konusu ihtiyacını karşılaması gerekirken, kapitalist düzende piyasalardaki bu açık, dış kaynaklı borçlarla karşılanmaya çalışılmaktadır.







Azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kaydi para ve yabancı para emisyonun yerine ikame edildiği için devletlerin senyoraj geliri elde etmesi mümkün değildir.

Milli Devlet, senyoraj hakkını kullanmak suretiyle piyasanın ihtiyacı olan emisyonu genişleterek hem küresel hortumu kesmekte, hem de vatandaşına kendi emek ve üretiminin karşılığı olan maliyetsiz parayı temin ederek devleti ve milleti "faizli borç" batağından kurtarmaktadır.

ğ– Küreselleşme mantığında devlet, küçüldüğü ve kendi kaynaklarını kullanamadığı için ancak vergi ve borçla varlığını sürdürebilir. Borçlandıkça borçlanır, tek geliri vergi olduğu için de vatandaşlarının üzerindeki vergi yükünü durmadan arttırır. Gerek oransal olarak gerekse dolaylı vergilerle yük dar gelirli kesimin omuzlarına yüklenmektedir. Alınan borçlar faizin de etkisiyle katlanarak büyür ve ödenebilmesi mümkün olmayan meblağlar ortaya çıkar. Artık toplanan vergilerin tamamı, borçların faizlerini bile karşılayamaz.

Böyle durumlarda da "sürdürülebilir borç", sürdürülebilir cari açık gibi kavramlarla va rolan tehlikenin şiddetini gizlemeye çalışırlar, ekonomiyi toz pembe göstermek isterler. Bunun karşılığında da o ülkeye ait ne varsa hepsini sömürürler, ta ki bitirene kadar.

Milli Devlet ise, borç almak yerine, bağımsızlıktan kaynaklanan senyoraj hakkını kullanmak suretiyle kendi parasını basmayı ve kendi kaynaklarını devreye sokmayı esas alır. Borç ve faiz yükü olmadığı için toplanan vergiler vatandaşa tamamen hizmet olarak döner. Devlet kendi ayakları üzerinde durduğu için gerek iktisadi, gerekse siyasi hiçbir taviz vermek zorunda kalmaz.







h– Küreselleşme, kuşatma altına almaya çalıştığı devletlere yabancı parayı, ithal enerjiyi, ithal ürünü teşvik ederek yerli üretimin bitmesine sebep olur. Devletin, ihracatı yerli para ile sübvanse etmesi istenmez. Üreticiler yüksek maliyetlerle ürettikleri ürünlere gerek iç piyasada gerekse dış piyasada Pazar bulamazlar. Ülke üretim konusunda tamamen dışarıya bağımlı hale gelir. Özellikle tarım ürünleri konusundaki dış bağımlılık, o ülkeyi her türlü dış tehdit ve sömürüye açık hale getirir. Yıllar önce kendi kendine yetebilen Somali'nin bugünkü hali buna örnektir. Maalesef ülkemiz de yavaş yavaş bu noktaya doğru getirilmektedir.

Milli Devlet'te ise yerli para, yerli enerji, yerli ürün teşvik edilir. Bu da maliyetleri düşürmektedir. Sosyal Devlet projeleriyle tüketici kesim desteklendiğinden iç pazar sorunu da yoktur. Üretici malını değerinden tüketiciye satabilecektir.

ı– Küreselleşme, yapılan ihracatın, hard currency ile, yani dolarla yapılmasını teşvik eder. Bu sebeple yapılan bütün ihracatta kazanan ABD olur. Bugün ABD en fazla cari işlemler açığı veren ülke olmasına rağmen hala varlığına devam etmesinin sebebi parasının dünya parası olması ve yaptığı ithalatı da ihracatı da kendi parası ile yapmasıdır. Milli Devlet'te ise ihracatta hedef, yerli paranın kullanım alanlarını genişletmektir. Bu sebeple ihracatın yerli parayla yapılmasını teşvik eder. Bunun için de azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde Sosyal Devlet projeleri devreye konulacak, hem yerli paranın sahası genişletilecek, hem de üretilen mal ve emek ülke dışında da karşılık bulacaktır.







i– Küreselleşme, azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde devletin küçülmesini, devlet kurumlarının, madenler başta olmak üzere yer altı ve yerüstü kaynaklarının özelleştirilmesini tavsiye eder, hatta bu konuda baskı yapar. Bu mantığa göre özelleştirmeden kasıt, bu kurum ve kaynakların küresel yabancı şirketlere çok cüzi fiyatlara satılmasıdır. Bazen geçici olarak yerli sermayenin almasına müsaade ederler, bu bir geçiş aşamasıdır.

1997 yılı itibariyle ülkemizde devletin ekonomik hayattaki payı yüzde 26,6 idi. Bu tarihten sonra da birçok özelleştirme yapıldı ve sırada olanlar var. IMF ve Batılı ülkeler hala özelleştirme için baskıda bulunuyorlar. Esasen hedefledikleri, devletimizin etkisinin tamamen ortadan kalkması, milletimizin ise sahipsiz kalmasıdır. Küresel güçler yıllardan beri bakir durumda olan madenlerimizi çıkarmamızı engellemişlerdir. 3 katrilyon dolarlık yer altı ve yerüstü kaynağına sahip olmamıza rağmen, maalesef bugün enerjisini ağırlıklı olarak ithal eden bir ülke konumundayız. OECD ülkeleri içerisinde en pahalı enerji kullanan ülkelerden birisiyiz.

Milli Devlet anlayışında ise devlet, güçlüdür; bir baba gibidir. Milli Devlet, özelleştirme adı altında devletin işletmelerinin ve milletin yer altı ve yerüstü kaynaklarının yabancılara devredilmesine karşıdır; kurumların daha verimli işletilmesi için kendi vatandaşlarına özelleştirme imkanı tanır, devlet –millet ortaklığını hayata geçirir.

Milli Devletin özelleştirme anlayışında, küreselleşmenin aksine kurumların yüzde 51'i devlette kalmak kaydı şartıyla, kalan yüzde 49'unun özelleştirilmesi söz konusudur. Özelleştirme işleminde sırasıyla, önce o kamu kuruluşunda çalışanlar dikkate alınır, sonra o kuruluşun bulunduğu bölgenin insanları, sonra yerli sermaye sahipleri, sonra da ülke dışında bulunan ama o ülkenin vatandaşı olan sermaye sahipleri devreye sokulur." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Tekirdağ'da beklenen yağış etkisini gösterdi

Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde etkili olan şiddetli sağanak yağış, günlük hayatı olumsuz etkiledi. Aniden bastıran yağmura hazırlıksız yakalanan vatandaşlar sığınacak yer ararken, bazı noktalarda yollarda biriken yağmur suları dereyi andıran görüntüler oluşturdu

23.10.2026 14:42:00
İHA
 
Tekirdağ'da beklenen yağış etkisini gösterdi
Tekirdağ'da beklenen yağış etkisini gösterdi
Meteoroloji Genel Müdürlüğünün yaptığı uyarıların ardından Tekirdağ'da beklenen yağış etkisini gösterdi. Süleymanpaşa ilçesinde etkili olan şiddetli sağanak nedeniyle cadde ve sokaklarda hareketlilik yaşandı. Yağış sırasında dışarıda bulunan ve yanlarında şemsiye olmayan vatandaşlar, ıslanmamak için iş yerlerinin tentelerine ve kapalı alanlara sığındı.






Yollar adeta dereye döndü

Sağanak yağışın etkisini artırmasıyla birlikte ilçenin bazı noktalarında yollarda su birikintileri oluştu. Yollarda biriken yağmur suları akışa geçerken, ortaya çıkan görüntüler adeta dere yatağını andırdı. Sürücüler ve yayalar, yağış nedeniyle zor anlar yaşadı.

Aniden bastıran yağmur, günlük yaşamın akışını da etkiledi. Sokaklarda yürüyen vatandaşlar yağıştan korunmak için kapalı alanlara yönelirken, bazı noktalarda suyun yol boyunca akması dikkat çekti.








Vatandaşlar hazırlıksız yakalandı

Yağışın etkili olduğu saatlerde dışarıda bulunan vatandaşlar, şemsiyesiz yakalandıkları sağanaktan korunmak için çevredeki iş yerlerine sığındı. Kısa sürede etkisini hissettiren yağmur, kent merkezinde hareketli anların yaşanmasına neden oldu.

Van'da tır yolcu minibüsü ile çarpıştı: 11 yaralı

Van'ın Gürpınar ilçesinde tırın minibüse çarpması sonucu 11 kişi yaralandı

23.10.2026 14:22:00
İHA
 
Van'da tır yolcu minibüsü ile çarpıştı: 11 yaralı
Van'da tır yolcu minibüsü ile çarpıştı: 11 yaralı
Alınan bilgilere göre, kaza Hakkari yolu Çavuştepe mevkiinde meydana geldi. Sürücüsünün ismi ve plakası öğrenilemeyen tır, yolcu minibüsüne çarptı.






İhbar üzerine bölgeye sağlık, güvenlik, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi. Olay yerinde ilk müdahaleleri yapılan 11 yaralı, ambulanslarla Van'daki çeşitli hastanelere kaldırıldı. 






Yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu öğrenilirken, kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Pendik'te hafriyat kamyonu eczaneye daldı: 6 yaralı

İstanbul'un Pendik ilçesinde hafriyat kamyonu, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu bir eczaneye daldı. Kazada 6 kişi yaralanırken, dükkan kullanılamaz hale geldi

23.10.2026 12:48:00
İHA
 
Pendik'te hafriyat kamyonu eczaneye daldı: 6 yaralı
Pendik'te hafriyat kamyonu eczaneye daldı: 6 yaralı
Kaza, Velibaba Mahallesi Barbaros Hayrettin Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, yokuş aşağı seyir halinde bulunan bir hafriyat kamyonunun sürücüsü direksiyon hakimiyetini kaybetti.






Freni boşalan kamyon, 9 katlı binanın giriş katındaki eczaneye daldı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. 






Kazada 2'si hafif olmak üzere yaralanan 6 kişi, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Kaza nedeniyle eczane kullanılamaz hale gelirken, hafriyat kamyonu vinç yardımıyla olay yerinden kaldırıldı.








Ekipler tarafından kazaya ilişkin inceleme başlatıldı.






Mersin'de 3 katlı binanın zemini çökmesi: 40 kişi tahliye edildi

Mersin'de 3 katlı bir binanın zemininde meydana gelen çökme nedeniyle 40 kişi tedbir amaçlı tahliye edildi

23.10.2026 00:10:00
İHA
 
Mersin'de 3 katlı binanın zemini çökmesi: 40 kişi tahliye edildi
Mersin'de 3 katlı binanın zemini çökmesi: 40 kişi tahliye edildi
Olay, merkez Yenişehir ilçesi Gazi Mahallesi 1305 Sokakta bulunan 3 katlı bir binada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, binanın zemininde çökme ve hasar oluştuğunu fark eden bina sakinleri, durumu AFAD ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sevk edilen ekipler, yaptıkları incelemenin ardından binanın tedbir amaçlı boşaltılmasına karar verdi. Binada yaşayan 40 kişi tahliye edilirken, olay yerine gelen Yenişehir Kaymakamı Nevzat Şengök de incelemelerde bulundu. Şengök, incelemelerinin ardından bina sakinlerine durum hakkında bilgilendirme yaptı. Tahliye edilen vatandaşlar, Yenişehir Belediyesine ait misafirhaneye nakledildi.








"Yağmur suları binanın altındaki toprağı boşaltıyor"

Bina sakinlerinden Tekin Demirtaş, çökmenin son dönemde etkili olan yağışların ardından meydana geldiğini belirterek, "Son dönemlerdeki yoğun yağışlardan dolayı bizim bir logar giderimiz vardı, iptal edilmiş logar gideri. Su, yağmur suları o logar giderinden kendine yol bularak binanın kenarındaki betonun altındaki yerden dışarıya toprağı boşaltıyor. Bu boşaltma sonucunda daha önce hafiften çökmemiz vardı zaten orada. Daha önce de tamir edilmişti. Bu yüzden logarı iptal ettik. Ve çökme meydana geliyor. Çökme meydana gelince komşularımız bunu görüyor, bunu görünce AFAD'a haber veriyor. AFAD'a haber verilmesi sonucu polislerimiz, sağ olsun, kaymakamımız geldi. Emniyetimiz geldi. Emniyetimize teşekkür ederiz" dedi.














Sapanca Gölü'nde son iki yılın en yüksek su seviyesi

Marmara Bölgesi'nin en önemli içme suyu kaynaklarından biri olan Sapanca Gölü, geçen yıl etkili olan aşırı kuraklığın ardından son yağışlarla birlikte yeniden yükselişe geçti. Yağışlara rağmen geçen yıl su kotu 28,98 metreye kadar düşen, iskelelerin karada kaldığı ve kıyılarında çatlakların oluştuğu gölde su seviyesi, 20 Ekim itibarıyla son iki yılın en yüksek seviyesi olan 30,56 metreye ulaştı. Göldeki belirgin su seviyesi artışı havadan görüntülendi

21.10.2026 14:06:00 / Güncelleme: 21.10.2026 15:49:00
İHA
 
Sapanca Gölü'nde son iki yılın en yüksek su seviyesi
Sapanca Gölü'nde son iki yılın en yüksek su seviyesi
Geçtiğimiz günlerde Sakarya genelinde etkili olan ve çeşitli ilçelerde olumsuzluklar ile yıkıma neden olan kuvvetli yağışlar, kentin can damarı olan Sapanca Gölü'ne ise hayat verdi. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) verilerine göre, 1 Ekim tarihinde 29,87 metre olarak ölçülen gölün su seviyesi, kısa sürede yaşanan hızlı artışla birlikte gözle görülür bir yükseliş kaydetti. Bir kaç gün içerisinde şehrin 4 aylık içme suyunun göle yağdığından bahseden SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, Yağışlı mevsimlerin gelmesiyle birlikte göldeki artışın devam edebileceği ve şehrin 4 aylık su ihtiyacı olan 32 milyon metreküp suyun göle takviye olduğunu ifade etti.






"Sapanca Gölü'ndeki ciddi artış bizi mutlu etti"

SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu gölün şuan ki durumundan bahsederek, "Geçtiğimiz günlerde meydana gelen olay, şehrimizin tarihinde ölçülmüş en fazla yağış miktarıdır. Belli ilçelerimizde yer yer toplam 400 kilogramın üzerinde bir yağış düştü. Oluşan seller ve oluşan taşkınların yanında Sapanca Gölü'ndeki ciddi artış bizi mutlu etti. Daha önce Haziran 2025 yılında ölçülen seviyeye ulaşmış olduk. 28 metre 41 santim olan Ocak 2026 yılındaki su kodumuz şu anda 31 metre 54 santim koduna yükselmiş durumda ve buda bizim için sevindirici bir durum. Yağışlı mevsimin başlangıcındayız inşallah gölü maksimum seviyeye ulaştırarak Çark Deresi'nden gerekli tahliyeyi yapıp ekosistemi canlı tutmak için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Geçtiğimiz yapışlarla göldeki su artışında ciddi bir katılım oldu. Taze su miktarının göle katılmasıyla birlikte hem su kalitemiz hem de içinde çözülmüş oksijen miktarımız arttı. Bir taraftan yağışlı bir sezona girmiş olmamız hasebiyle de suyu tahliye etmemiz ekosistemin ve su kalitesinin ciddi anlamda iyileşeceği anlamına geliyor" dedi.








"Sapanca Gölü'ne yaklaşık 32 milyon metreküp taze su takviyesi olmuş oldu"

Sakallıoğlu şehrin 4-5 aylık içme suyunun takviye olduğundan ve barajların durumlarından bahsederek, "Son yağışlarla birlikte Sapanca Gölü'ne yaklaşık 32 milyon metreküp taze su takviyesi olmuş oldu. Bu da şehrimizin kullandığı 4-5 aylık su miktarına tekabül ediyor. Gölü besleyen derelerin artması, Kocaeli'nin kullandığı Yuvacık Barajı ve Akçay Barajı'ndaki su seviyesinin artması gölden su kullanımını en aza indirmiş durumda ve buda sevindirici bir haber. Son yağışlarla birlikte Sapanca Gölü'nde 66 santimetre artışımız oldu. Biz her türlü yağışı alsak bile Sapanca Gölü'nden su alımını en aza indirmekle alakalı çalışmalarımız devam etmekte. Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar'ın, 'Sapanca Gölü'nü koruyalım yeter' düsturuyla bize çizmiş olduğu ufukla birlikte gölden aldığımız suyu en aza indirmekle alakalı çalışmaları yürütmekteyiz" diye konuştu.








"Su üstünde ve su altında uzman ekibimizle suyun kalitesini takibe alıyoruz"

Sakallıoğlu göldeki su miktarının ve kalitesinin düzenli olarak takip edildiğini ifade ederek, "Sapanca Gölü bizim göz bebeğimiz, Sakarya'nın temel içme suyu kaynağıdır. Biz gölün 9 farklı noktasından periyodik olarak numuneler alıp kontrolleri sağlamaktayız. Geçtiğimiz yaz aylarında hava sıcaklıklarının artmasıyla gölün belirli kesimlerinde yosunumsu görüntüler ortaya çıkmıştı. Biz incelemelerimizi yaparak bu durumun normal olduğunu beyan etmiştik. Biz hem su üstünde hem su altında uzman ekibimiz ve hocalarımızla suyun kalitesini takibe alıyoruz" şeklinde konuştu.




















Uşak'ta geri dönüşüm ve elyaf tesisinde yangın

Uşak Tekstil Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren bir elyaf ve geri dönüşüm tesisinde yangın çıktı. bölgede itfaiye ekiplerinin alevlere müdahalesi sürüyor. Yangın dron ile havadan görüntülendi

21.10.2026 12:33:00
İHA
 
Uşak'ta geri dönüşüm ve elyaf tesisinde yangın
Uşak'ta geri dönüşüm ve elyaf tesisinde yangın
Uşak Tekstil Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan NMB tekstile ait elyaf ve geri dönüşüm tesisinde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı.






Bölgedeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, AFAD ve jandarma ekibi sevk edildi. 






Tesiste kimyasal madde bulunması nedeniyle AFAD ekipleri gerekli tedbirleri alırken, itfaiye ekipleri yangını söndürmek için yoğun müdahalelerine devam ediyor. 






Fabrikadaki yangın dron ile havadan görüntülendi. Fabrikadaki yangın sebebiyle oluşan duman kentin pek çok noktasından göründü.




















Başından vurulan çocuğun ailesi isyan etti

İş yerinde oturduğu sırada başından vurularak ağır yaralanan 15 yaşındaki Nurmuhammed Musaoğlu hastanede hayat mücadelesi veriyor. Yaşananlara isyan eden acılı baba, "Çeteler oğlumuza sıktı. Benim oğlum daha lise bire gidiyordu. Hiç kimse yakalanamadı" diyerek isyan etti

21.10.2026 10:53:00
İhlas Haber Ajansı
 
Başından vurulan çocuğun ailesi isyan etti
Başından vurulan çocuğun ailesi isyan etti
Adana'da ailesinin iş yerinde kasada oturduğu sırada başından vurularak ağır yaralanan 15 yaşındaki Nurmuhammed Musaoğlu hastanede hayat mücadelesi veriyor. Yaşananlara isyan eden acılı baba Ercüment Musaoğlu, "Çeteler oğlumuza sıktı. Benim oğlum gitti, 15 yaşında futbolcu, daha lise bire gidiyordu. Hiç kimse yakalanamadı" dedi. Anne Nursel Musaoğlu ise "Masum fidanıma sandalyede ateş ettiler" diyerek ağıt yaktı.






Olay, önceki gün Seyhan ilçesi Dağlıoğlu Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, motosikletle iş yerinin önüne gelen şüphelilerden biri araçtan inerek içeri girdi. Şüpheli, kasada oturan Nurmuhammed Musaoğlu'na tabancayla ateş açtıktan sonra motosikletle kaçtı. Başından vurulan Nurmuhammed Musaoğlu, babası Ercüment Musaoğlu tarafından hastaneye kaldırıldı. Çocuğun durumunun ağır olduğu öğrenildi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, iş yerinde inceleme yaptı. Şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı.







"Çeteler oğlumuza sıktı"

Acılı baba Ercüment Musaoğlu, "Oğlumu kandırdılar, 30 bin TL kart alacakları vardı, ödeyeceğiz dedik. Bunu 3-5 milyon diyerek çetelere söylediler. Çeteler de onlara inanarak oğlumuza sıktı. 15 yaşındaki bir sporcuya silah sıkıldı. Şüpheliler tutuklanamadı. Adana çete ülkesi olmuş. Bunun sonu gelmeyecek mi" diye konuştu.








"15 yaşında futbolcu, daha lise bire gidiyordu"

Baba Musaoğlu, "15 yaşındaki çocuğa sıktınız. Bu feryadı duyun. Yakalayın bunları, bunlar birer çete, örgüt. Benim oğlum gitti. 15 yaşında futbolcu, daha lise bire gidiyordu. Oğlumun kafasına sıktılar. Hiç kimse yakalanamadı. Adalet Bakanımıza, İçişleri Bakanımıza, Cumhurbaşkanımıza sığınıyorum" ifadelerini kullandı.






"Masum çocuğumu sandalyede öldürdüler"

Hastane bahçesinde gözyaşları içerisinde oğlundan gelecek iyi bir haberi bekleyen anne Nursel Musaoğlu ise, "Masum fidanıma ateş ettiler. Küçük, masum çocuğumu sandalyede öldürdüler. Dünyaya daha gözlerini açmamıştı bile, hiçbir şeyden haberi yoktu. Biz onlara para verdik ama yine de kurtulamadık. Hala para istiyor" sözleriyle feryat etti.
Öte yandan, Nurmuhammed Musaoğlu'nun Adana Şehir Hastanesi'nde hayat mücadelesi devam ediyor.

Alanya'da tefecilik ve şantaj operasyonu: 7 şüpheli adliyeye sevk edildi

Antalya'nın Alanya ilçesinde bir kişinin dağlık alana kaçırılarak ailesi üzerinden şantaj yoluyla 15 milyon euro tutarında senet imzalattırıldığı iddiası üzerine düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 8 şüpheliden 7'si adliyeye sevk edildi

19.10.2026 13:07:00
İHA
 
Alanya'da tefecilik ve şantaj operasyonu: 7 şüpheli adliyeye sevk edildi
Alanya'da tefecilik ve şantaj operasyonu: 7 şüpheli adliyeye sevk edildi
Edinilen bilgiye göre, H.G.'nin silah zoru ile dağlık bir alana kaçırıldığı ve ailesi üzerinden şantaj yapılarak 15 milyon euro tutarında senet imzalattırıldığı, olaydan iki gün sonra ise serbest bırakıldığı öne sürüldü. Ailenin şikayeti üzerine harekete geçen polis ekipleri, olayla bağlantısı olduğu değerlendirilen şüphelilerin adreslerini belirleyerek eş zamanlı operasyon düzenledi.






Operasyonda elebaşı olduğu tespit edilen kadın şüpheli M.O. ile S.G, V.T.T., Z.G., T.C.A., M.E., Ş.B.A. ve N.H ikametlerinde yakalanarak gözaltına alındı. Ev, işyeri ve araçlarında yapılan aramalarda 2 silah ile başka mağdurlara ait olduğu değerlendirilen imzalatılmış senet ve çekler ele geçirildi.








7 şüpheli adliyeye sevk edildi

Alanya İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden N.H., emniyetteki ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Diğer 7 şüpheli ise sabah saatlerinde Alanya Adliyesi'ne sevk edildi. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.




















Gaziantep'te 5,6 milyon TL'lik silahlı ve biber gazlı kuyumcu soygunu

Gaziantep'te silah ve biber gazıyla kuyumcuya giren 3 şüpheli, yaklaşık 5 milyon 600 bin TL değerindeki 850 gram altın çalarak kayıplara karıştı. Şüphelilerin kuyumcuya gelme, silah ve biber gazıyla kuyumcuyu soyma anları güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı

19.10.2026 13:01:00
İHA
 
Gaziantep'te 5,6 milyon TL'lik silahlı ve biber gazlı kuyumcu soygunu
Gaziantep'te 5,6 milyon TL'lik silahlı ve biber gazlı kuyumcu soygunu
Olay, Şahinbey ilçesi Perilikaya Mahallesi'nde bulunan bir kuyumcu dükkanında meydana geldi. İddiaya göre, kimlikleri henüz belirlenemeyen 3 şüpheli, araçla geldikleri kuyumcu dükkanına silah ve biber gazıyla girdi.






5 milyon 600 bin TL değerinde 850 gram altın çaldılar

Şüpheliler, iş yerinde bulunan kuyumcu M.E.'ye biber gazı sıktıktan sonra silahla tehdit ederek yaklaşık 5 milyon 600 bin TL değerindeki 850 gram altını çaldı. Soygunun ardından şüpheliler, geldikleri araçla kayıplara karıştı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı.








Silahlı ve biber gazlı kuyumcu soygunu saniye saniye kamerada

Şüphelilerin kuyumcuya gelme, silah ve biber gazıyla kuyumcuyu soyma ve sonrasında aynı araçla kaçma anları güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde, şüphelilerin kuyumcuya gelme anı, içeri girerek kuyumcuyu etkisiz hale getirme ve altınları çalma anları ile kuyumcunun uzun süre soygunculara direnmeye çalıştığı anlar yer aldı.
Kaçan soyguncuları yakalama ve olayla ilgili soruşturma sürüyor.






Lodosun batırdığı tekneler vinçle denizden çıkarılıyor

Bursa'nın Gemlik ilçesi ile Kumla Sahili'nde etkili olan şiddetli lodos nedeniyle batan tekneler, vinç yardımıyla denizden çıkarılmaya başlandı

19.10.2026 12:56:00
İHA
 
Lodosun batırdığı tekneler vinçle denizden çıkarılıyor
Lodosun batırdığı tekneler vinçle denizden çıkarılıyor
Bursa'nın Gemlik ilçesinde etkili olan fırtına, Gemlik ve Kumla sahillerinde büyük hasara yol açmış, dalgaların yükselmesiyle kıyıda bağlı bulunan çok sayıda küçük tekne su alarak batmıştı.






Fırtınanın ardından teknelerini kurtarmak için harekete geçen tekne sahipleri, bugün vinç yardımıyla denizden çıkarma çalışmalarına başladı. Ekiplerin çalışmaları sırasında batan tekneler vinçle sudan kaldırılarak kıyıya alındı.








Şiddetli lodosun yol açtığı hasarın boyutu teknelerin sudan çıkarılmasıyla daha net ortaya çıkarken, yaşanan olay balıkçıları ve tekne sahiplerini mağdur etti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.