logo
24 EKİM 2026

Milli devlet ve küreselleşme meselesi -3-

Milli Devlet’te ise paraya ulaşmak kolaydır. Paraya iki yeni fonksiyon daha kazandırılmıştır: Para, tahrik unsurudur; Para, emeğin ve üretimin karşılığıdır

24.10.2026 00:42:00
Haber Merkezi
 
Milli devlet ve küreselleşme meselesi -3-
Milli devlet ve küreselleşme meselesi -3-
Milli Devlet'te ise paraya ulaşmak kolaydır. Paraya iki yeni fonksiyon daha kazandırılmıştır: Para, tahrik unsurudur; Para, emeğin ve üretimin karşılığıdır. Milli Devlet'te, üretim projesi olanlara devlet, paranın tahrik unsuru özelliğini kullanarak faizsiz kredi verecektir. Bu da üretim maliyetlerinin düşmesi anlamındadır.

Milli Devlet'te piyasada bulunan paranın maliyetsiz olması, paranın belirli ellerde bloke olmasının, haksız kazançlar elde edilmesinin önünü tamamen kesmektedir. Milli Devlet'te para, aynı zamanda tüketimi tetiklemek için de kullanılmaktadır Tüketim kabiliyeti olan, ama parasızlık yüzünden tüketim yapamayan insanlara, Sosyal Devlet projeleriyle adil bir şekilde verilen para, üretilen mamullere yepyeni ve sağlam bir iç pazarın kapılarını açmaktadır.

Dışa bağımlı olmadan, üretimi de tüketimi de sağlıklı ve dengeli bir şekilde kendi bünyesinde sağlayabilen bir ekonomi, olması gerekendir ve Milli Devlet bunu sağlamaktadır.

g– Küresel–kapitalist anlayış, azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin Merkez bankalarını "devletten bağımsız" hale getirerek; ulus–devletlerin, Merkez bankaları üzerinden Senyoraj geliri elde etmesine yasak getirmiştir. Böylece büyüyen ekonomilerde üretim ile tüketim arasında oluşan açık, gelişmekte olan ülkelerin Merkez bankalarının çıkardığı hard currencylerin faizle borç alınması ile karşılanmaktadır.

Şöyle ki; büyüyen ekonomilerde üretim ile tüketim arasında her zaman belli bir açık olacaktır. Eğer bu açığa müdahale edilmezse, ekonominin zaman içerisinde kendini dengelemesi mümkün değildir. Bize göre, üretim ile tüketim arasındaki ekonominin yapısından kaynaklanan bu açığın kapatılması ancak devlet tarafından yapılabilir. Devletin senyoraj hakkını kullanarak emisyonu genişletmesi bu açığı kapatmanın yoludur.

Emisyon, üretilen bu mal ve hizmetin karşılığı olan paradır. Elde edilen mal ve hizmetin karşılığının belli bir oranda piyasalarda bulunması ise ekonomilerin devamı için bir zorunluluktur; Milli Devlet'in vazifesi işte bu para dengesini Senyoraj hakkı ile sağlamaktır.

Halbuki bugün Merkez Bankası'nın para basarak –yani devletin Senyoraj hakkını kullanarak– piyasanın söz konusu ihtiyacını karşılaması gerekirken, kapitalist düzende piyasalardaki bu açık, dış kaynaklı borçlarla karşılanmaya çalışılmaktadır.







Azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kaydi para ve yabancı para emisyonun yerine ikame edildiği için devletlerin senyoraj geliri elde etmesi mümkün değildir.

Milli Devlet, senyoraj hakkını kullanmak suretiyle piyasanın ihtiyacı olan emisyonu genişleterek hem küresel hortumu kesmekte, hem de vatandaşına kendi emek ve üretiminin karşılığı olan maliyetsiz parayı temin ederek devleti ve milleti "faizli borç" batağından kurtarmaktadır.

ğ– Küreselleşme mantığında devlet, küçüldüğü ve kendi kaynaklarını kullanamadığı için ancak vergi ve borçla varlığını sürdürebilir. Borçlandıkça borçlanır, tek geliri vergi olduğu için de vatandaşlarının üzerindeki vergi yükünü durmadan arttırır. Gerek oransal olarak gerekse dolaylı vergilerle yük dar gelirli kesimin omuzlarına yüklenmektedir. Alınan borçlar faizin de etkisiyle katlanarak büyür ve ödenebilmesi mümkün olmayan meblağlar ortaya çıkar. Artık toplanan vergilerin tamamı, borçların faizlerini bile karşılayamaz.

Böyle durumlarda da "sürdürülebilir borç", sürdürülebilir cari açık gibi kavramlarla va rolan tehlikenin şiddetini gizlemeye çalışırlar, ekonomiyi toz pembe göstermek isterler. Bunun karşılığında da o ülkeye ait ne varsa hepsini sömürürler, ta ki bitirene kadar.

Milli Devlet ise, borç almak yerine, bağımsızlıktan kaynaklanan senyoraj hakkını kullanmak suretiyle kendi parasını basmayı ve kendi kaynaklarını devreye sokmayı esas alır. Borç ve faiz yükü olmadığı için toplanan vergiler vatandaşa tamamen hizmet olarak döner. Devlet kendi ayakları üzerinde durduğu için gerek iktisadi, gerekse siyasi hiçbir taviz vermek zorunda kalmaz.







h– Küreselleşme, kuşatma altına almaya çalıştığı devletlere yabancı parayı, ithal enerjiyi, ithal ürünü teşvik ederek yerli üretimin bitmesine sebep olur. Devletin, ihracatı yerli para ile sübvanse etmesi istenmez. Üreticiler yüksek maliyetlerle ürettikleri ürünlere gerek iç piyasada gerekse dış piyasada Pazar bulamazlar. Ülke üretim konusunda tamamen dışarıya bağımlı hale gelir. Özellikle tarım ürünleri konusundaki dış bağımlılık, o ülkeyi her türlü dış tehdit ve sömürüye açık hale getirir. Yıllar önce kendi kendine yetebilen Somali'nin bugünkü hali buna örnektir. Maalesef ülkemiz de yavaş yavaş bu noktaya doğru getirilmektedir.

Milli Devlet'te ise yerli para, yerli enerji, yerli ürün teşvik edilir. Bu da maliyetleri düşürmektedir. Sosyal Devlet projeleriyle tüketici kesim desteklendiğinden iç pazar sorunu da yoktur. Üretici malını değerinden tüketiciye satabilecektir.

ı– Küreselleşme, yapılan ihracatın, hard currency ile, yani dolarla yapılmasını teşvik eder. Bu sebeple yapılan bütün ihracatta kazanan ABD olur. Bugün ABD en fazla cari işlemler açığı veren ülke olmasına rağmen hala varlığına devam etmesinin sebebi parasının dünya parası olması ve yaptığı ithalatı da ihracatı da kendi parası ile yapmasıdır. Milli Devlet'te ise ihracatta hedef, yerli paranın kullanım alanlarını genişletmektir. Bu sebeple ihracatın yerli parayla yapılmasını teşvik eder. Bunun için de azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde Sosyal Devlet projeleri devreye konulacak, hem yerli paranın sahası genişletilecek, hem de üretilen mal ve emek ülke dışında da karşılık bulacaktır.







i– Küreselleşme, azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde devletin küçülmesini, devlet kurumlarının, madenler başta olmak üzere yer altı ve yerüstü kaynaklarının özelleştirilmesini tavsiye eder, hatta bu konuda baskı yapar. Bu mantığa göre özelleştirmeden kasıt, bu kurum ve kaynakların küresel yabancı şirketlere çok cüzi fiyatlara satılmasıdır. Bazen geçici olarak yerli sermayenin almasına müsaade ederler, bu bir geçiş aşamasıdır.

1997 yılı itibariyle ülkemizde devletin ekonomik hayattaki payı yüzde 26,6 idi. Bu tarihten sonra da birçok özelleştirme yapıldı ve sırada olanlar var. IMF ve Batılı ülkeler hala özelleştirme için baskıda bulunuyorlar. Esasen hedefledikleri, devletimizin etkisinin tamamen ortadan kalkması, milletimizin ise sahipsiz kalmasıdır. Küresel güçler yıllardan beri bakir durumda olan madenlerimizi çıkarmamızı engellemişlerdir. 3 katrilyon dolarlık yer altı ve yerüstü kaynağına sahip olmamıza rağmen, maalesef bugün enerjisini ağırlıklı olarak ithal eden bir ülke konumundayız. OECD ülkeleri içerisinde en pahalı enerji kullanan ülkelerden birisiyiz.

Milli Devlet anlayışında ise devlet, güçlüdür; bir baba gibidir. Milli Devlet, özelleştirme adı altında devletin işletmelerinin ve milletin yer altı ve yerüstü kaynaklarının yabancılara devredilmesine karşıdır; kurumların daha verimli işletilmesi için kendi vatandaşlarına özelleştirme imkanı tanır, devlet –millet ortaklığını hayata geçirir.

Milli Devletin özelleştirme anlayışında, küreselleşmenin aksine kurumların yüzde 51'i devlette kalmak kaydı şartıyla, kalan yüzde 49'unun özelleştirilmesi söz konusudur. Özelleştirme işleminde sırasıyla, önce o kamu kuruluşunda çalışanlar dikkate alınır, sonra o kuruluşun bulunduğu bölgenin insanları, sonra yerli sermaye sahipleri, sonra da ülke dışında bulunan ama o ülkenin vatandaşı olan sermaye sahipleri devreye sokulur." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Manisa'daki fabrika yangını kontrol altına alındı

Manisa Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren İnci Akü fabrikasında çıkan yangın ekiplerin yaklaşık 2 saatlik yoğun çalışmasıyla kontrol altına alındı

23.10.2026 23:31:00
İHA
 
Manisa'daki fabrika yangını kontrol altına alındı
Manisa'daki fabrika yangını kontrol altına alındı
Yangın, Manisa'nın Yunusemre ilçesi Manisa Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren İnci Akü fabrikasında çıktı.








Edinilen bilgiye göre fabrikanın akü şarj istasyonunda asit tankerlerinin yakınındaki bölgede çıkan yangına Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığına bağlı 22 itfaiye aracı ve 52 personelin yanı sıra 12 su tankeri, Manisa OSB ve Muradiye OSB itfaiye ekipleri ile orman arazözleri müdahale etti.









Ekiplerin yoğun çalışması sonucu yangın yaklaşık 2 saat içinde kontrol altına alındı. Olay yerinde geniş güvenlik önlemleri alındı.

Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme yapılması bekleniyor.

Mersin'de 3 katlı binanın zemini çökmesi: 40 kişi tahliye edildi

Mersin'de 3 katlı bir binanın zemininde meydana gelen çökme nedeniyle 40 kişi tedbir amaçlı tahliye edildi

23.10.2026 00:10:00
İHA
 
Mersin'de 3 katlı binanın zemini çökmesi: 40 kişi tahliye edildi
Mersin'de 3 katlı binanın zemini çökmesi: 40 kişi tahliye edildi
Olay, merkez Yenişehir ilçesi Gazi Mahallesi 1305 Sokakta bulunan 3 katlı bir binada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, binanın zemininde çökme ve hasar oluştuğunu fark eden bina sakinleri, durumu AFAD ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sevk edilen ekipler, yaptıkları incelemenin ardından binanın tedbir amaçlı boşaltılmasına karar verdi. Binada yaşayan 40 kişi tahliye edilirken, olay yerine gelen Yenişehir Kaymakamı Nevzat Şengök de incelemelerde bulundu. Şengök, incelemelerinin ardından bina sakinlerine durum hakkında bilgilendirme yaptı. Tahliye edilen vatandaşlar, Yenişehir Belediyesine ait misafirhaneye nakledildi.








"Yağmur suları binanın altındaki toprağı boşaltıyor"

Bina sakinlerinden Tekin Demirtaş, çökmenin son dönemde etkili olan yağışların ardından meydana geldiğini belirterek, "Son dönemlerdeki yoğun yağışlardan dolayı bizim bir logar giderimiz vardı, iptal edilmiş logar gideri. Su, yağmur suları o logar giderinden kendine yol bularak binanın kenarındaki betonun altındaki yerden dışarıya toprağı boşaltıyor. Bu boşaltma sonucunda daha önce hafiften çökmemiz vardı zaten orada. Daha önce de tamir edilmişti. Bu yüzden logarı iptal ettik. Ve çökme meydana geliyor. Çökme meydana gelince komşularımız bunu görüyor, bunu görünce AFAD'a haber veriyor. AFAD'a haber verilmesi sonucu polislerimiz, sağ olsun, kaymakamımız geldi. Emniyetimiz geldi. Emniyetimize teşekkür ederiz" dedi.














Sapanca Gölü'nde son iki yılın en yüksek su seviyesi

Marmara Bölgesi'nin en önemli içme suyu kaynaklarından biri olan Sapanca Gölü, geçen yıl etkili olan aşırı kuraklığın ardından son yağışlarla birlikte yeniden yükselişe geçti. Yağışlara rağmen geçen yıl su kotu 28,98 metreye kadar düşen, iskelelerin karada kaldığı ve kıyılarında çatlakların oluştuğu gölde su seviyesi, 20 Ekim itibarıyla son iki yılın en yüksek seviyesi olan 30,56 metreye ulaştı. Göldeki belirgin su seviyesi artışı havadan görüntülendi

21.10.2026 14:06:00 / Güncelleme: 21.10.2026 15:49:00
İHA
 
Sapanca Gölü'nde son iki yılın en yüksek su seviyesi
Sapanca Gölü'nde son iki yılın en yüksek su seviyesi
Geçtiğimiz günlerde Sakarya genelinde etkili olan ve çeşitli ilçelerde olumsuzluklar ile yıkıma neden olan kuvvetli yağışlar, kentin can damarı olan Sapanca Gölü'ne ise hayat verdi. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) verilerine göre, 1 Ekim tarihinde 29,87 metre olarak ölçülen gölün su seviyesi, kısa sürede yaşanan hızlı artışla birlikte gözle görülür bir yükseliş kaydetti. Bir kaç gün içerisinde şehrin 4 aylık içme suyunun göle yağdığından bahseden SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, Yağışlı mevsimlerin gelmesiyle birlikte göldeki artışın devam edebileceği ve şehrin 4 aylık su ihtiyacı olan 32 milyon metreküp suyun göle takviye olduğunu ifade etti.






"Sapanca Gölü'ndeki ciddi artış bizi mutlu etti"

SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu gölün şuan ki durumundan bahsederek, "Geçtiğimiz günlerde meydana gelen olay, şehrimizin tarihinde ölçülmüş en fazla yağış miktarıdır. Belli ilçelerimizde yer yer toplam 400 kilogramın üzerinde bir yağış düştü. Oluşan seller ve oluşan taşkınların yanında Sapanca Gölü'ndeki ciddi artış bizi mutlu etti. Daha önce Haziran 2025 yılında ölçülen seviyeye ulaşmış olduk. 28 metre 41 santim olan Ocak 2026 yılındaki su kodumuz şu anda 31 metre 54 santim koduna yükselmiş durumda ve buda bizim için sevindirici bir durum. Yağışlı mevsimin başlangıcındayız inşallah gölü maksimum seviyeye ulaştırarak Çark Deresi'nden gerekli tahliyeyi yapıp ekosistemi canlı tutmak için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Geçtiğimiz yapışlarla göldeki su artışında ciddi bir katılım oldu. Taze su miktarının göle katılmasıyla birlikte hem su kalitemiz hem de içinde çözülmüş oksijen miktarımız arttı. Bir taraftan yağışlı bir sezona girmiş olmamız hasebiyle de suyu tahliye etmemiz ekosistemin ve su kalitesinin ciddi anlamda iyileşeceği anlamına geliyor" dedi.








"Sapanca Gölü'ne yaklaşık 32 milyon metreküp taze su takviyesi olmuş oldu"

Sakallıoğlu şehrin 4-5 aylık içme suyunun takviye olduğundan ve barajların durumlarından bahsederek, "Son yağışlarla birlikte Sapanca Gölü'ne yaklaşık 32 milyon metreküp taze su takviyesi olmuş oldu. Bu da şehrimizin kullandığı 4-5 aylık su miktarına tekabül ediyor. Gölü besleyen derelerin artması, Kocaeli'nin kullandığı Yuvacık Barajı ve Akçay Barajı'ndaki su seviyesinin artması gölden su kullanımını en aza indirmiş durumda ve buda sevindirici bir haber. Son yağışlarla birlikte Sapanca Gölü'nde 66 santimetre artışımız oldu. Biz her türlü yağışı alsak bile Sapanca Gölü'nden su alımını en aza indirmekle alakalı çalışmalarımız devam etmekte. Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar'ın, 'Sapanca Gölü'nü koruyalım yeter' düsturuyla bize çizmiş olduğu ufukla birlikte gölden aldığımız suyu en aza indirmekle alakalı çalışmaları yürütmekteyiz" diye konuştu.








"Su üstünde ve su altında uzman ekibimizle suyun kalitesini takibe alıyoruz"

Sakallıoğlu göldeki su miktarının ve kalitesinin düzenli olarak takip edildiğini ifade ederek, "Sapanca Gölü bizim göz bebeğimiz, Sakarya'nın temel içme suyu kaynağıdır. Biz gölün 9 farklı noktasından periyodik olarak numuneler alıp kontrolleri sağlamaktayız. Geçtiğimiz yaz aylarında hava sıcaklıklarının artmasıyla gölün belirli kesimlerinde yosunumsu görüntüler ortaya çıkmıştı. Biz incelemelerimizi yaparak bu durumun normal olduğunu beyan etmiştik. Biz hem su üstünde hem su altında uzman ekibimiz ve hocalarımızla suyun kalitesini takibe alıyoruz" şeklinde konuştu.




















Uşak'ta geri dönüşüm ve elyaf tesisinde yangın

Uşak Tekstil Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren bir elyaf ve geri dönüşüm tesisinde yangın çıktı. bölgede itfaiye ekiplerinin alevlere müdahalesi sürüyor. Yangın dron ile havadan görüntülendi

21.10.2026 12:33:00
İHA
 
Uşak'ta geri dönüşüm ve elyaf tesisinde yangın
Uşak'ta geri dönüşüm ve elyaf tesisinde yangın
Uşak Tekstil Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan NMB tekstile ait elyaf ve geri dönüşüm tesisinde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı.






Bölgedeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, AFAD ve jandarma ekibi sevk edildi. 






Tesiste kimyasal madde bulunması nedeniyle AFAD ekipleri gerekli tedbirleri alırken, itfaiye ekipleri yangını söndürmek için yoğun müdahalelerine devam ediyor. 






Fabrikadaki yangın dron ile havadan görüntülendi. Fabrikadaki yangın sebebiyle oluşan duman kentin pek çok noktasından göründü.




















Başından vurulan çocuğun ailesi isyan etti

İş yerinde oturduğu sırada başından vurularak ağır yaralanan 15 yaşındaki Nurmuhammed Musaoğlu hastanede hayat mücadelesi veriyor. Yaşananlara isyan eden acılı baba, "Çeteler oğlumuza sıktı. Benim oğlum daha lise bire gidiyordu. Hiç kimse yakalanamadı" diyerek isyan etti

21.10.2026 10:53:00
İhlas Haber Ajansı
 
Başından vurulan çocuğun ailesi isyan etti
Başından vurulan çocuğun ailesi isyan etti
Adana'da ailesinin iş yerinde kasada oturduğu sırada başından vurularak ağır yaralanan 15 yaşındaki Nurmuhammed Musaoğlu hastanede hayat mücadelesi veriyor. Yaşananlara isyan eden acılı baba Ercüment Musaoğlu, "Çeteler oğlumuza sıktı. Benim oğlum gitti, 15 yaşında futbolcu, daha lise bire gidiyordu. Hiç kimse yakalanamadı" dedi. Anne Nursel Musaoğlu ise "Masum fidanıma sandalyede ateş ettiler" diyerek ağıt yaktı.






Olay, önceki gün Seyhan ilçesi Dağlıoğlu Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, motosikletle iş yerinin önüne gelen şüphelilerden biri araçtan inerek içeri girdi. Şüpheli, kasada oturan Nurmuhammed Musaoğlu'na tabancayla ateş açtıktan sonra motosikletle kaçtı. Başından vurulan Nurmuhammed Musaoğlu, babası Ercüment Musaoğlu tarafından hastaneye kaldırıldı. Çocuğun durumunun ağır olduğu öğrenildi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, iş yerinde inceleme yaptı. Şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı.







"Çeteler oğlumuza sıktı"

Acılı baba Ercüment Musaoğlu, "Oğlumu kandırdılar, 30 bin TL kart alacakları vardı, ödeyeceğiz dedik. Bunu 3-5 milyon diyerek çetelere söylediler. Çeteler de onlara inanarak oğlumuza sıktı. 15 yaşındaki bir sporcuya silah sıkıldı. Şüpheliler tutuklanamadı. Adana çete ülkesi olmuş. Bunun sonu gelmeyecek mi" diye konuştu.








"15 yaşında futbolcu, daha lise bire gidiyordu"

Baba Musaoğlu, "15 yaşındaki çocuğa sıktınız. Bu feryadı duyun. Yakalayın bunları, bunlar birer çete, örgüt. Benim oğlum gitti. 15 yaşında futbolcu, daha lise bire gidiyordu. Oğlumun kafasına sıktılar. Hiç kimse yakalanamadı. Adalet Bakanımıza, İçişleri Bakanımıza, Cumhurbaşkanımıza sığınıyorum" ifadelerini kullandı.






"Masum çocuğumu sandalyede öldürdüler"

Hastane bahçesinde gözyaşları içerisinde oğlundan gelecek iyi bir haberi bekleyen anne Nursel Musaoğlu ise, "Masum fidanıma ateş ettiler. Küçük, masum çocuğumu sandalyede öldürdüler. Dünyaya daha gözlerini açmamıştı bile, hiçbir şeyden haberi yoktu. Biz onlara para verdik ama yine de kurtulamadık. Hala para istiyor" sözleriyle feryat etti.
Öte yandan, Nurmuhammed Musaoğlu'nun Adana Şehir Hastanesi'nde hayat mücadelesi devam ediyor.

Konya'da okul çevrelerinde sıkı denetim: 25 bin 528 kişi sorgulandı

Konya'da okul ve çevrelerinde yürütülen denetimlerde 25 bin 528 kişi sorgulanırken, aranan 9 kişi yakalandı. Denetimlerde 4 bin 123 okul servis aracı ve 2 bin 688 iş yeri kontrol edildi

20.10.2026 11:33:00
İHA
 
Konya'da okul çevrelerinde sıkı denetim: 25 bin 528 kişi sorgulandı
Konya'da okul çevrelerinde sıkı denetim: 25 bin 528 kişi sorgulandı
Konya'da öğrencilerin huzur ve güven içerisinde eğitim alabilmesi amacıyla okul ve çevrelerindeki denetimler aralıksız sürdürülüyor. Konya Valiliği öncülüğünde, Konya İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalarda 726 okul kolluk görevlisi görev yapıyor.






2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasının ardından il genelinde gerçekleştirilen denetimlerde, okul çevrelerinde şüpheli şahıslar, servis araçları ve iş yerleri kontrol edildi. Uygulamalarda toplam 25 bin 528 kişi sorgulanırken, aranan 9 kişi yakalandı. Ekipler ayrıca 4 bin 123 okul servis aracını ve 2 bin 688 iş yerini denetledi.








Kurallara uymayanlara işlem yapıldı

Okul çevrelerinde gerçekleştirilen kontrollerde, öğrencilerin güvenliğini tehdit edebilecek unsurlar titizlikle incelendi. Kurallara aykırı faaliyetlerde bulunduğu tespit edilen servis araçları ve iş yerleri hakkında gerekli idari işlemler uygulandı. Emniyet ekipleri, denetimlerin yanı sıra okul güvenliğine yönelik bilinçlendirme çalışmalarına da ağırlık verdi. Çocuk Şube Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen faaliyetler kapsamında 35 özel güvenlik görevlisine, 615 okul bahçe görevlisine ve 825 Milli Eğitim Müdürlüğü personeline eğitim, seminer ve bilgilendirme çalışmaları yapıldı. 






Çocuk ve Gençler Sosyal Koruma ve Destek Programı (ÇOGEP) kapsamında ise 3 bin 859 öğrenciye "Akran Nezaketi ve Kişisel Güvenlik" konulu seminerler verildi. Çalışmalarla öğrencilerin kişisel güvenlik bilincinin artırılması hedeflendi.








Konya İl Emniyet Müdürlüğü, çocukların güvenli bir eğitim ortamında geleceğe hazırlanması amacıyla okul ve çevrelerindeki denetimlerin, önleyici çalışmaların ve bilinçlendirme faaliyetlerinin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.

Milas Belediyesi'ne operasyon

Muğla'nın Milas ilçesinde belediyeye yönelik sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonda ekiplerin çalışmaları sürerken, Milas belediye Başkanı Fevzi Topuz'un ikameti ve aracında da arama gerçekleştirildi

20.10.2026 11:29:00
İHA
 
Milas Belediyesi'ne operasyon
Milas Belediyesi'ne operasyon
Muğla'nın Milas ilçesinde belediyeye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 13 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Aralarında Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz ve oğlu Doruk Topuz'un da bulunduğu şüphelilere yönelik operasyonda 29 kişi gözaltına alındı.






Soruşturmada, 2,5 milyar lirayı aşan sahte ihale evraklarıyla iş deneyim belgeleri düzenlendiği iddia edildi. Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, sahte ihale evraklarıyla Milas Belediyesine başvuran şirketlere iş deneyim belgesi düzenlendiği tespit edildi. Bu kapsamda 34 farklı şirkete ait 35 sahte ihale evrakıyla başvuru yapıldığı, 32 şirkete ait 33 iş deneyim belgesinin ise belediye tarafından onaylandığı belirlendi.








Aramalar devam ediyor

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde gerçekleştirilen operasyonda sabah saatlerinde belediye hizmet binasında arama yapıldı. Buradaki çalışmaların tamamlanmasının ardından personeller içeriye alınmaya başladı. Aramaların ek hizmet binasında devam ettiği öğrenilirken, bazı vatandaşlar ve belediye meclis üyelerinin, belediye önüne geldiği görüldü.








Başkan Topuz'un evinde de arama yapıldı

Polis ekiplerinin Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz'un ikametinde ve aracında, oğlu Doruk Topuz'un iş yerinde ve aracında da arama gerçekleştirdiği öğrenildi. Gözaltına alınan 29 kişiden 11'inin de Milas'ta gözaltına alındığı bilgisi edinildi.






Güngören'de yaşlı kadının kentsel dönüşüm isyanı

İstanbul'un Güngören ilçesinde kentsel dönüşüm çerçevesinde gerçekleştirilen apartman yıkımının ardından bitişikteki binada hasar meydana geldi. Hasar gören binanın 5'inci katında yalnız yaşayan 78 yaşındaki Gülsüm Özdemir, duvarlarında oluşan çatlaklar ve balkonunun bir bölümünün yıkılması nedeniyle korku içinde yaşadığını belirterek yetkililerden yardım istedi

20.10.2026 11:25:00
İHA
 
Güngören'de yaşlı kadının kentsel dönüşüm isyanı
Güngören'de yaşlı kadının kentsel dönüşüm isyanı
Olay, Güngören ilçesi Akıncılar Mahallesi Salcı Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, kentsel dönüşüm çalışmaları çerçevesinde bitişikteki apartmanın yıkılması sırasında Gülsüm Özdemir'in yaşadığı binada hasar oluştu. Evinin oturma odasındaki duvarların çatladığını, balkonunun bir bölümünün ise yıkıldığını belirten Özdemir, olası bir depremde binanın zarar görmesinden ve enkaz altında kalmaktan korktuğunu söyledi.






"Deprem olsa altında kalacağım diye korkuyorum"

78 yaşında olduğunu ve tek başına yaşadığını anlatan Gülsüm Özdemir, maddi imkânsızlıklar nedeniyle başka bir eve kiraya çıkamadığını belirtti. Çocuklarının da kendisini başka bir eve çıkaracak maddi gücünün olmadığını ifade eden Özdemir, çocuklarıyla birlikte yaşamasının da mümkün olmadığını dile getirdi.

Yaşadığı korkuyu anlatan Özdemir, "Yanda yıkım olduğu için ben çok zarar gördüm. Duvar olduğu gibi çatladı. Gücüm olmadığı için başka eve kiraya çıkamıyorum. Korkuyorum, deprem olsa altında kalacağım. Çocuklarımın da beni kiraya çıkaracak gücü yok. Ben de onlarla oturamam" dedi.









"Bina yıkılırsa haberimiz olmadı demesinler"

Evinde meydana gelen hasarın ardından huzurunun kalmadığını belirten Özdemir, yetkililerin binaya gelerek inceleme yapmasını ve gerekli önlemleri almasını istedi.
Yetkililere seslenen Özdemir, "Yetkililer gelip görsünler, tespit etsinler. Bina yıkılırsa 'Haberimiz olmadı' demesinler. Önlem alınmasını istiyorum. Orası yıkıldığından beri ben çok rahatsızım" ifadelerini kullandı.








Balkonunu kullanamıyor, çamaşır asmaya bile korkuyor

Balkonunun bir bölümünün yıkılması nedeniyle burayı kullanamadığını anlatan Özdemir, günlük yaşamını sürdürmekte de zorlandığını söyledi. Yaşı nedeniyle dengesini kaybedip düşmekten korktuğunu belirten Özdemir, "Balkona çıkamıyorum, çamaşır asamıyorum. Yaşlı bir kadın olduğum için başım dönüp aşağıya düşerim diye korkuyorum" diye konuştu.

Yalnız yaşayan 78 yaşındaki Gülsüm Özdemir, evindeki hasarın uzman ekipler tarafından incelenmesini, binanın güvenli olup olmadığının belirlenmesini ve olası tehlikelere karşı gerekli önlemlerin vakit kaybetmeden alınmasını bekliyor.






Alanya'da tefecilik ve şantaj operasyonu: 7 şüpheli adliyeye sevk edildi

Antalya'nın Alanya ilçesinde bir kişinin dağlık alana kaçırılarak ailesi üzerinden şantaj yoluyla 15 milyon euro tutarında senet imzalattırıldığı iddiası üzerine düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 8 şüpheliden 7'si adliyeye sevk edildi

19.10.2026 13:07:00
İHA
 
Alanya'da tefecilik ve şantaj operasyonu: 7 şüpheli adliyeye sevk edildi
Alanya'da tefecilik ve şantaj operasyonu: 7 şüpheli adliyeye sevk edildi
Edinilen bilgiye göre, H.G.'nin silah zoru ile dağlık bir alana kaçırıldığı ve ailesi üzerinden şantaj yapılarak 15 milyon euro tutarında senet imzalattırıldığı, olaydan iki gün sonra ise serbest bırakıldığı öne sürüldü. Ailenin şikayeti üzerine harekete geçen polis ekipleri, olayla bağlantısı olduğu değerlendirilen şüphelilerin adreslerini belirleyerek eş zamanlı operasyon düzenledi.






Operasyonda elebaşı olduğu tespit edilen kadın şüpheli M.O. ile S.G, V.T.T., Z.G., T.C.A., M.E., Ş.B.A. ve N.H ikametlerinde yakalanarak gözaltına alındı. Ev, işyeri ve araçlarında yapılan aramalarda 2 silah ile başka mağdurlara ait olduğu değerlendirilen imzalatılmış senet ve çekler ele geçirildi.








7 şüpheli adliyeye sevk edildi

Alanya İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden N.H., emniyetteki ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Diğer 7 şüpheli ise sabah saatlerinde Alanya Adliyesi'ne sevk edildi. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.




















Bursa'da pilav gününde 100 kişi hastanelik oldu

Bursa'nın İnegöl ilçesinde düzenlenen geleneksel pilav günü etkinliğinde ikram edilen tavuklu pilavı yiyen yaklaşık 100 kişi, mide bulantısı ve kusma şikâyetleriyle hastaneye başvurdu

19.10.2026 05:00:00
İHA
 
Bursa'da pilav gününde 100 kişi hastanelik oldu
Bursa'da pilav gününde 100 kişi hastanelik oldu
Edinilen bilgiye göre, İnegöl ilçesine bağlı kırsal Çitli Mahallesi'nde hayatını kaybeden vatandaşları dualarla anmak ve birlik beraberliği pekiştirmek amacıyla 2. Geleneksel Mevlid-i Şerif ve Pilav Günü etkinliği düzenlendi. Mahalle sakinlerinin yanı sıra çevre mahallelerden de çok sayıda kişinin katıldığı etkinlikte yaklaşık bin kişiye tavuklu pilav ikram edildi.








Etkinliğin ardından yaklaşık 3 saat geçtikten sonra bazı vatandaşlarda mide bulantısı ve kusma şikâyetleri görülmeye başladı. Rahatsızlanan vatandaşlar İnegöl Devlet Hastanesi'ne başvurdu. Hastaneye başvuranların sayısının yaklaşık 100'e ulaştığı öğrenildi.








Yaşanan olayla ilgili jandarma ekipleri tarafından inceleme başlatıldı. Tavuklu pilavdan kaynaklı gıda zehirlenmesi şüphesi üzerinde durulurken, olayın kesin nedeninin yapılacak incelemelerin ardından netlik kazanması bekleniyor.








logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.