Milli Devletin ekonomideki rolü -2-
Milli Devlet, Sosyal Devlet projeleri ile özellikle dar gelirli kesimin gelirlerine katkıda bulunarak tüketimi artırmaktadır
06.09.2026 00:35:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Milli Devlet, Sosyal Devlet projeleri ile özellikle dar gelirli kesimin gelirlerine katkıda bulunarak tüketimi artırmaktadır. Tüketimde meydana gelen bu artış ekonomideki üretim ile tüketim arasındaki açığı kapatarak sistemin dengeye gelmesini sağlamaktadır.
Üretimde meydana gelen artış, bir taraftan üretim ile tüketim arasında bir açık oluşturduğundan devletin piyasalara tüketim yanlı müdahalesini zorunlu kılarken; diğer taraftan bu müdahale için gerekli olan sermayeyi de sağlamaktır.
Üretim artışına bağlı olarak piyasaya belli bir oranda girmesi gereken yeni para, emisyon ile karşılanırken; bu, devletlere senyoraj geliri elde etme imkanı tanımaktadır.

Devletin, Senyoraj hakkını kullanarak emisyonu genişletmesi, bu açığı kapatmanın yoludur. Miktarı Milli Ekonomi Modelinde anlatıldığı ve formülize edildiği şekilde tespit edilerek, Milli Devlet'in Senyoraj hakkını kullanması ile üretim ve tüketim arasındaki istenilen denge sağlanır.
Gayri Safi Milli Hasıla'nın gerektirdiği nispette emisyonun genişletilmesi ile senyoraj geliri elde edilmelidir; ancak böylece mali sistemde istenilen denge temin edilebilir.
Aksi takdirde emisyonu Gayri Safi Milli Hasıla'nın gereği nispetinde genişletilerek Senyoraj geliri temin edilmez ise, piyasalarda deflasyon veya talep enflasyonu kaçınılmaz olur.
Bu bağlamda bir kez daha altını çizelim ki, Senyoraj hakkının, ne oranda kullanılacağını Milli Ekonomi Modeli'nde ayrıntıları ile ortaya koyan Milli Devlet anlayışı, ekonomilerdeki deflasyon ve stagflasyonu engelleyecek bir çözüm getirmektedir.

2– Devlet, yerli sanayinin yurtdışında rekabet edebilmesi için maliyet ve fiyat avantajlarını sağlayacak şekilde ihracatçısına destek olmalıdır.
3– Milli Devlet için ihracatın anlamı da diğer sistemlerden farklıdır. Dış ticarette hedef, kendi mal ve hizmetine olan talepten yola çıkarak milli paranın geçerli olduğu alanı büyütmektir.
4– Yine devlet, içeride ve dışarıda gerek Sosyal Devlet projeleri ile, gerekse para politikaları ile üreticisine pazar oluşturacaktır.
Bugün Türkiye'mizde problem, üretimde değildir; problem, üretimdeki maliyetleri düşürmekte ve tüketicinin güçlendirilmesini sağlayarak üreticinin malına pazar oluşturmaktadır.
Günümüzde bu iç içe iki faktör göz ardı edildiği için, KOBİ'lere verilen destek kredilerinde olduğu gibi; mallar üretilmekte, raflar ve depolar mallarla dolmaktadır. Ama alıcı olmadığı için birçok kez üretici batmaktadır. Tüketicinin güçlendirilmediği ortamda devletin destek kredileri, üreticiyi veya KOBİ'yi batırmaktan öte bir iş görmez.

5– Devlet, piyasalarda bizzat alıcı olarak veya kamu harcamaları ile özellikle stratejik sanayii destekleyecek, hatta devletin kendisi bu stratejik sahalarda üretici de olacaktır. Sağlık, barınma, gıda, savunma, eğitim gibi sektörler, devlet eliyle de halka sunulmalıdır.
6– Milli Ekonomi Modeli'nde Milli Devlet, yerli sanayi veya yerli üreticiyi korumak için, anti–damping uygulamalarını ve gümrük ayarlamalarını yapmak durumundadır.
7– Milli Devlet anlayışının bir gereği olarak yeraltı ve yerüstü kaynakları millete aittir. Devletin vazifesi, bu kaynakların bizzat millet tarafından kullanımına açılmasını sağlamaktır.
Bu proje ile devletin kaynakları, millete mal olmakta, esas mal sahibi millet olmaktadır. Devlet–millet ortaklığı ve birlikteliğinin önemli bir adımı olan bu projede, meseleyi "milletin olan kaynaklara yine milletin sahip çıkması" olarak ele alırsak; böylece milletin de, devletine bu kaynakların korunmasında sahip çıkacağı ve destek olacağı aşikardır.
Bu sayede milletler, global firmalara bedavaya verilen madenlerin satışına kayıtsız ve duyarsız kalmayacak; hiçbir dış gücün bu zenginlikleri elde etmesine müsaade etmeyecektir.
8– Sosyal Devlet'in bir diğer vazifesi ise, yatırım ve üretim için gerekli olan finansmanı sıfır faizle vatandaşına sağlamaktır. Sıfır faizli kredi ya da maliyetsiz para, esnaf, küçük esnaf ve her türlü ticaret mensuplarına proje mukabili kredi olarak; KOBİ'lere ve sanayiciye uzun vadeli faizsiz üretim –yatırım kredisi olarak, gençlere uzun vadeli evlenme kredisi olarak, tarım kesimine ürüne karşılık avans olarak yansıyacaktır.

9– Milli Devlet, kendi topraklarında kendi parasının dolaşımını sağlarken, yabancı paranın dolaşımını kontrol altına alacaktır. Türkiye örneğinde olduğu gibi, ulusal paramız dünyanın herhangi bir yerinde dolar ile değiştirilmez iken, FX piyasalarında işlem görmez iken; kendi iç piyasalarımızda yabancı paranın konvertible olmasına müsaade etmemizin hiçbir izahı olamaz.
Spekülatif bütün işlemlerin önüne geçilerek üretimle para kazanmanın önü açılacaktır. Spekülatif işlemlerin millete hiçbir faydası olmadığı gibi ülkeleri global aktörlerin elinde oyuncak yapmaktadır.
10– Başta Sermaye Piyasası olmak üzere piyasaları düzenlemek devletin görevi olmalıdır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)
Üretimde meydana gelen artış, bir taraftan üretim ile tüketim arasında bir açık oluşturduğundan devletin piyasalara tüketim yanlı müdahalesini zorunlu kılarken; diğer taraftan bu müdahale için gerekli olan sermayeyi de sağlamaktır.
Üretim artışına bağlı olarak piyasaya belli bir oranda girmesi gereken yeni para, emisyon ile karşılanırken; bu, devletlere senyoraj geliri elde etme imkanı tanımaktadır.

Devletin, Senyoraj hakkını kullanarak emisyonu genişletmesi, bu açığı kapatmanın yoludur. Miktarı Milli Ekonomi Modelinde anlatıldığı ve formülize edildiği şekilde tespit edilerek, Milli Devlet'in Senyoraj hakkını kullanması ile üretim ve tüketim arasındaki istenilen denge sağlanır.
Gayri Safi Milli Hasıla'nın gerektirdiği nispette emisyonun genişletilmesi ile senyoraj geliri elde edilmelidir; ancak böylece mali sistemde istenilen denge temin edilebilir.
Aksi takdirde emisyonu Gayri Safi Milli Hasıla'nın gereği nispetinde genişletilerek Senyoraj geliri temin edilmez ise, piyasalarda deflasyon veya talep enflasyonu kaçınılmaz olur.
Bu bağlamda bir kez daha altını çizelim ki, Senyoraj hakkının, ne oranda kullanılacağını Milli Ekonomi Modeli'nde ayrıntıları ile ortaya koyan Milli Devlet anlayışı, ekonomilerdeki deflasyon ve stagflasyonu engelleyecek bir çözüm getirmektedir.

2– Devlet, yerli sanayinin yurtdışında rekabet edebilmesi için maliyet ve fiyat avantajlarını sağlayacak şekilde ihracatçısına destek olmalıdır.
3– Milli Devlet için ihracatın anlamı da diğer sistemlerden farklıdır. Dış ticarette hedef, kendi mal ve hizmetine olan talepten yola çıkarak milli paranın geçerli olduğu alanı büyütmektir.
4– Yine devlet, içeride ve dışarıda gerek Sosyal Devlet projeleri ile, gerekse para politikaları ile üreticisine pazar oluşturacaktır.
Bugün Türkiye'mizde problem, üretimde değildir; problem, üretimdeki maliyetleri düşürmekte ve tüketicinin güçlendirilmesini sağlayarak üreticinin malına pazar oluşturmaktadır.
Günümüzde bu iç içe iki faktör göz ardı edildiği için, KOBİ'lere verilen destek kredilerinde olduğu gibi; mallar üretilmekte, raflar ve depolar mallarla dolmaktadır. Ama alıcı olmadığı için birçok kez üretici batmaktadır. Tüketicinin güçlendirilmediği ortamda devletin destek kredileri, üreticiyi veya KOBİ'yi batırmaktan öte bir iş görmez.

5– Devlet, piyasalarda bizzat alıcı olarak veya kamu harcamaları ile özellikle stratejik sanayii destekleyecek, hatta devletin kendisi bu stratejik sahalarda üretici de olacaktır. Sağlık, barınma, gıda, savunma, eğitim gibi sektörler, devlet eliyle de halka sunulmalıdır.
6– Milli Ekonomi Modeli'nde Milli Devlet, yerli sanayi veya yerli üreticiyi korumak için, anti–damping uygulamalarını ve gümrük ayarlamalarını yapmak durumundadır.
7– Milli Devlet anlayışının bir gereği olarak yeraltı ve yerüstü kaynakları millete aittir. Devletin vazifesi, bu kaynakların bizzat millet tarafından kullanımına açılmasını sağlamaktır.
Bu proje ile devletin kaynakları, millete mal olmakta, esas mal sahibi millet olmaktadır. Devlet–millet ortaklığı ve birlikteliğinin önemli bir adımı olan bu projede, meseleyi "milletin olan kaynaklara yine milletin sahip çıkması" olarak ele alırsak; böylece milletin de, devletine bu kaynakların korunmasında sahip çıkacağı ve destek olacağı aşikardır.
Bu sayede milletler, global firmalara bedavaya verilen madenlerin satışına kayıtsız ve duyarsız kalmayacak; hiçbir dış gücün bu zenginlikleri elde etmesine müsaade etmeyecektir.
8– Sosyal Devlet'in bir diğer vazifesi ise, yatırım ve üretim için gerekli olan finansmanı sıfır faizle vatandaşına sağlamaktır. Sıfır faizli kredi ya da maliyetsiz para, esnaf, küçük esnaf ve her türlü ticaret mensuplarına proje mukabili kredi olarak; KOBİ'lere ve sanayiciye uzun vadeli faizsiz üretim –yatırım kredisi olarak, gençlere uzun vadeli evlenme kredisi olarak, tarım kesimine ürüne karşılık avans olarak yansıyacaktır.

9– Milli Devlet, kendi topraklarında kendi parasının dolaşımını sağlarken, yabancı paranın dolaşımını kontrol altına alacaktır. Türkiye örneğinde olduğu gibi, ulusal paramız dünyanın herhangi bir yerinde dolar ile değiştirilmez iken, FX piyasalarında işlem görmez iken; kendi iç piyasalarımızda yabancı paranın konvertible olmasına müsaade etmemizin hiçbir izahı olamaz.
Spekülatif bütün işlemlerin önüne geçilerek üretimle para kazanmanın önü açılacaktır. Spekülatif işlemlerin millete hiçbir faydası olmadığı gibi ülkeleri global aktörlerin elinde oyuncak yapmaktadır.
10– Başta Sermaye Piyasası olmak üzere piyasaları düzenlemek devletin görevi olmalıdır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)
















































































































