Geçtiğimiz günlerde beni derinden düşündürecek bir bilgi, sosyal medyada bir ustamız tarafından seslendirildi.
İddiasına göre pek çok ülkede din adamları olabildiğince milliyetçi iken, bizim din adamlarının bu konuda sınıfta kaldığını ve daha çok Araplara özendiğini söyledi.
Haklıydı.
Gezdiğimiz ülkelerde din adamları milliyetçi akımları destekleyip, açıkça sahiplenirken bizde tam tersi bir görüntü sergiliyor. Milliyetçilik kavramı ise Atatürk'ün anlattığı çizgiden çoktan uzaklaşıp unutulmuş.
Daha çok tarikat ve cemaatlerin Arapçı din anlayışları topluma egemen olmuş durumda. Oysa İstiklal savaşında din adamlarının kurtuluş mücadelesi için neler yaptıkları, İğne deliğinden nasıl deve geçirdikleri bile unutulmuş.
Yurt dışındaki din adamlarını yetiştiren okulların özellikle gençler üzerinden pirim yaptıkları, bizimkilerin ise cahil çocukları hedef aldıkları, kafalarını hurafelerle doldurdukları biliniyor. İzcilik gibi bir resmi teşkilatın bile cami gençliği yapılanması için çalışanlar, bunun Türk aile yapısına ve eğitim sistemine uygun olmadığını kısa sürede anlamaları gerekirken ödeneklerini arttırmak için kullandıkları bir argüman haline geldiği gerçek.
Başarısızlıklarla ilgili nedenlerin ve niçinlerin her zaman dikkatle incelenmeye ihtiyacı olduğunu unutmayalım.
Yanı başımızdaki Yunanistan, İtalya gibi ülkelerde dini kurumların gençlik teşkilatlarının en önemli destekçileri olduğunu görüyoruz. Vatikan'da dünyanın yüzlerce ülkesinden gelmiş binlerce gencin toplanması ve papanın konuşmasını dinlemesi sıradan bir olay değildir. Bunların hiç biri zorla gelmez. Ancak ömrü hayatlarında bir kez olsun bu yolculuğu ve papayı dinleme ritüelini gerçekleştirirler.
Bizde daha önce vatan müdafaası için örgütlenmiş olan gençlik grubu, son yıllarda parçalanarak bağımsız organizasyonlara ve dini temalı organizasyonlara dönüştü. Ancak gerçeği bilmeyen çocuk ve gençlerde kendilerine sunulan pastadan paylarını almak için üye oldukları yerleri muhafaza ediyorlar.
Yazımın başlığından da anlaşılacağı gibi, din adamlarının diğer ülkelerde ki gibi milliyetçi bir çizgide olmaması, daha çok tarikat ve cemaatler ile bağlantılı olması, her Arapça yazıyı kuran ayeti gibi görmesi bizleri şaşırtmasın. Tespitlere ve tepkilere bakınca bu durum gerçeği görmemizi sağlıyor.
Toplumun birleştirici unsurlarından biri olan din olgusunun; bir zamanlar vatanın birlik ve bütünlüğüne ne büyük katkıda bulunduğunu unutanlar ne yazık ki gaflet içindeler. Türk milliyetçiliğini ayağa düşürüp, hepimizin derin bir aymazlık içinde olduğumuzu, Arap seviciliğini ön plana çıkartanların olması ise iletişimin bu kadar geliştiği bir ortamda son derece şaşırtıcı.
Özellikle Atatürk'ün bütün söylemlerinde ön plana çıkardığı ve sınırlarını çizdiği Türk Milliyetçiliğinin ise unutulmuş olması düşündürücüdür. Bu konuda farklı bir söylem kabul etmeyen Atatürk, Türk kavramından ve Milliyetçilikten ödün verilmemesi gerektiğini her ortamda vurgulamış, eğilip bükülmesine izin vermemiştir.
Ancak her şeyde olduğu gibi maalesef ölümünden sonra bu kavramlarda da fakirleştirilmiş, "Ne mutlu Türküm diyene" sloganına inanmış her vatandaşın diline pelesenk edeceği söylemden uzaklaştırılmış, tüm Türk Milletine mal edilmiş kavram; bir partiye mal edilmiştir.
Türkiye'yi içeriden fethetmeye çalışan düşmanlar her şeyi olduğu gibi dini argümanlarımızı da ele geçirmeye; Türk vatandaşlığı kavramı ile birbirimize olan bağlılığımızı zedelemeye çalışmışlardır.
O nedenle, dün bir aydınımızın dikkat çektiği ve neden bizim din adamlarımız en az bir Yunanlı, İtalyan vs. din adamı gibi milliyetçi değil sorusunun cevabını iyi sorgulamalıyız.
Hepimizin geleceğinin teminatı olan Türkiye Cumhuriyetini korumak istiyorsak onun kurucusunun bizim için çizdiği rotayı çok iyi anlamamız ve muhafaza etmemiz gerekiyor.
O nedenle Müslümanlıkta, "Ne mutlu Türküm" demekte, Bayrağımızda hepimizin ortak paydası olup, kimsenin özel söylemi veya malı değildir.
Tıpkı İstiklal Marşımız gibi, vatanımızın sınırları gibi, bu uğurda dökülen şehit kanlarımız gibi.
- Değişen numaratör mü? / 01.01.2026
- Dolandırıcılık… / 25.12.2025
- İstikrarlı büyüme / 21.12.2025
- Geçmişin gözyaşları / 20.12.2025
- PAPA l. EFTİM ERENEROL / 01.12.2025
- Para mı sağlık mı? / 05.11.2025
- Melamet hırkası… / 16.10.2025
- Geleceği savunmak… / 12.10.2025
- Çaresizlik… / 06.10.2025




























































































