HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 13 AĞUSTOS 2022, CUMARTESİ

'Müslümanım' demek bir iddia

19.12.2013 00:00:00
Tüm inananlar; "Müslüman Müslümanın kardeşidir. O'na zulmetmez ve onu düşmanına teslim etmez" prensibinden yola çıkarak hayatını devam ettirir ve hayatını ona göre tanzim eder. Aksi davranışta bulunan biri çıkacak olursa onun karşısına tüm güçleriyle çıkar, onu uyarır, ona nasihat eder ve onu yanlışından vazgeçirene kadar onunla mücadele eder.Müslüman hiçbir zaman gördüğü yanlış karşısında susmaz, boyun eğmez ve ona teslim olmaz. Gördüğü yanlışı eliyle, gücü yetmezse diliyle düzeltmeye çalışır. Buna da gücü yetmezse kalben buğzeder. Bunun da imanın en zayıf noktası olduğunu bilir. Müslümanın bu davranışı hem kendisi hem de yanlışı yapan için bir nimettir. Böylece kendisini  "Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır" tehdidinden; yanlış yapan kişiyi ise zulüm yaparak zalim olmasından kurtarır.Üzülerek ifade edelim ki, günümüz Müslümanı az bir menfaat gördüğünde yanlışı düzeltmek, onun karşısında durmak şöyle dursun, yanlışın yanında yer alıyor ve yanlışı savunma pozisyonuna geçiyor. Bunu yaparken de buna bir kılıf bularak o yanlışa hem kendi inanıyor, hem de başkalarının inanması için mücadele vermeye başlıyor. Kendi yanlışına kafasına göre yorumlar yapabiliyor, onlara deliller bulabiliyor ve zamanla en doğru görüşün kendi görüşü olduğuna inanabiliyor. Bu çeşit yanıltmalar genelde "ehven-i şer"(daha hafif kötülük) mantığı ile yapılmakta ya da yaptırılmaktadır. Unutmamak lazım ki, haramın hafifi olmaz. Haram haramdır, helal de helaldir. İslam'da emir ve yasaklar herkes için aynıdır. Kişiden kişiye farklılık arz etmez. Yanlışı kim yaparsa yapsın yanlış, doğruyu kim yaparsa yapsın doğrudur. Ancak, doğruyu yapan Müslümansa mükâfat alır Müslüman değilse mükâfat alamaz. Bu da Müslümanlara Allah'ın verdiği bir lutuftur.Bundan da anlaşılıyor ki, yapılan yanlış bilerek ve kasıtlı yapılmışsa gerekçesi ne olursa olsun haramdır ve bâtıldır. Siyaseten yapılmış, uluslararası antlaşmalar var, prosedür onu gerektiriyor gibi mazeretlerin hiçbir değeri yoktur. Ya Allah'ın haram kıldığını haram, helal kıldığını da helal kabul eder, ona göre davranır, ona göre hareket eder ve ona göre inanırsın ya da tersini yaparak dinden uzaklaşmış olursun.Allah, insanları kul olsun, O'na ibadet etsin, emir ve yasaklarını tanısın ve bilsin diye yarattı. Kimseyi belediye başkanı, kaymakam, vali veya başbakan olsun diye yaratmadı. İnsanlardan bu göreve talipli olanlar olabilir. Talipli olanlar; hem emir ve yasakları yerine getirmek, hem insanları âdil yönetmek, hem de insanların karnını doyurmak ve sırtını giydirmekle mükelleftirler. Bu mükellefiyeti yerine getiremeyecek olan kişilerin bu göreve talipli olmaları yanlıştır. Çünkü bu, sorumluluk ve vebal gerektirir. Neticesi de ya ebedi mutluluk, ya da ebedi sefalettir. Bu hakikatlere inanmayan ve gereğini yapmayanın Müslümanım iddiası iddiadan öteye geçemez.
 
Hasan Aydın / diğer yazıları
- Haydar Baş hocamın arzusu / 19.04.2022
- Kadınlar Hz. Âdem’in kaburga kemiğinden mi yaratıldı? / 12.03.2021
- Hasan Hüseyin Dede / 04.03.2021
- Gara Operasyonu ve 16 şehidimiz / 24.02.2021
- Hak davanın savunucuları / 18.02.2021
- Fıtratı bozulan hakikati anlayamaz / 10.02.2021
- İnananların şehidi Kasım Süleymani / 07.01.2020
- Hakikati ortaya koymayan zalimdir / 02.01.2020
- AB’nin işgal yöntemi / 28.12.2019
- ‘Babalar gibi satarım’ / 12.12.2019
- Ata'ya dizilerde de yer yok! / 17.03.2018
- İslam'ın güncellenmesi tesadüf mü? / 13.03.2018
- İslam neye göre güncellenecek? / 12.03.2018
- Doğruları konuşmak / 14.10.2017
- 2016'dan 2017'ye bakış / 04.01.2017
- Cihad ve Atatürk / 17.11.2015
- Geçmişteki kavimlere peygamberler; Muhammed ümmetine veliler / 25.08.2015
- İmandan sonra inkarın sonucu / 11.08.2015
- Nerede yanlış yaptık? / 02.07.2015
- Zina ve faiz helak sebebidir / 12.05.2015
- Hakikatin inkarı ve murad-ı İlahinin reddedilmesi / 15.01.2015
- 'Yazıklar olsun o namaz kılanlara!' / 25.12.2014
- Rızık / 13.12.2014
- Allah'tan başkalarını rab edinmek / 29.11.2014
- Kendi elimizle kazandıklarımız / 24.11.2014
- Emir ve yasaklara razı olmak / 20.11.2014
- Allah'ı sever gibi sevmek / 17.06.2014
- Adaletin tecellisi / 14.06.2014
- Emaneti ehline vermek / 29.05.2014
- Doğruya isabetin yolu / 10.04.2014
- Dünyalık için değmez / 21.02.2014
- En güzel vesile / 01.02.2014
- Müslümanın düşmanı şeytan / 11.01.2014
- Hayra dua eder gibi şerre dua eden insan / 03.01.2014
- İman ibadetsiz korunamaz / 28.12.2013
- 'Müslümanım' demek bir iddia / 19.12.2013
- Müslüman olmak ya da olduğunu sanmak / 14.12.2013
- Hidayet / 05.12.2013

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

19.12.2012, 19.12.2011, 19.12.2010, 19.12.2009, 19.12.2008, 19.12.2007, 19.12.2006, 19.12.2005, 19.12.2004, 19.12.2003, 19.12.2002, 19.12.2001, 19.12.2000, 19.12.1999, 19.12.1998, 19.12.1997, 19.12.1996, 19.12.1995, 19.12.1994


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.