Mütareke döneminde, bu dönemin hükümetinde üye olan bir Harbiye Nazırı Cemal Paşa'nın yönetimindeki bir ordu komutanı önce istifa ediyor. Sonra da bir fert-i mücahit olarak Türk ulusunun bağımsızlığı ve özgürlüğü için kongrelerde halkla birlikte karalar alıp uygulamaya başlayan komutana 31 Aralık 1918 günü, seryaveri Salih Bey'le iki emirname göndermesi Türk ulusu ve toprakları için önemli bir düşünce ve tam anlamıyla bir Türk gibi yaşamanın ifadesidir. Çünkü tarihimizle ilgili belgeleri incelediğimiz zaman mütareke dönemi yönetimi ile hukuken Türk varlığı yok edilmek istenmişti. Şehir ve kasaba halkları da bir çatışma içerisine girmişlerdi. Müslüman halk müftü yönetici görevliler ve imamlarla birlikte padişahlık yönetimine tam bir bağlılıkla gelecek hüküm ve kararları beklerken, köylülerle, yazlık ve güzlüklerde göçebe hayvancılıkla geçimini temin eden yörükler toprağa aşırı bağlılıklarından dolayı hemen örgütlenirler. Hıristiyan örgütlerle ilk vuruşmaları Batı Anadolu'da başlatırlar. Çünkü İslam'dan kaynaklanan bir inançla yörükler ve köylüler vatan kavramıyla bağlandıkları toprak ve yurtluklarda bağımsızca yaşamak, onlar için en kutsal bir yaşam tarzıydı. Allah'tan başka kimsenin kulu ve esir olamazlardı. Kısacası onların da dağda ve köylerde yaşamalarından dolayı bu dönemde ne olup bittiğinden haberleri yoktu. Gerçeği ancak delikanlıları askere gönderirken öğrendiler. Zira padişah halife hazretleri ile hükümeti İngilizlerin denetimini benimseyerek saltanat ve hilafet yetkilerini korumak istediler. İngiltere bu saltanattan gelen düşünceyi benimseyerek padişah-halife ile anlaşarak uygulayacağı İslami siyasa ile Müslüman ülkelerdeki halklar üzerinde kuracağı egemenlik ile emperyalist amaçlarını gerçekleştirmek ister. Padişah-halife ile hükümeti İslam ülkelerindeki saltanatlarını devam ettirebilmek için evet derler. Sonuçta anlaşma görüşmeleri için Paris Barış Konferansı toplanır. Türk halkını ve Türk yurdunu yok sayan bir barışın kararlarını görüşmeye başlarlar. Fakat Türkçülüğü ideal gören bir şahıs bu İngiliz siyasasını hazmedemez. Bu nedenle bir Türkçü olan Cemal Paşa bu barış tasarısını kabul edemeyeceği için düşüncelerini Seryaveri Salih Beyle Mustafa Kemal Paşa'ya bildirir. Çünkü Cemal Paşa'ya göre Kemal Paşa'nın da Türk kültür tarihi ile yakından ilgilendiğini bildiği için onun Türkçülüğüne güveniyordu. Mustafa Kemal Paşa da Cemal Paşa'ya güven vermek için 4 Ocak 1920 tarihli belgesi ile Ankara'da başlattığı ulusal savaşla ilgili ilk çalışmalarını bildirir. Savaşın amacı ise Türk varlığını ve bağımsızlığını sağlamak içindir. Paris Barış Görüşmeleri döneminde de gördüğümüz gibi, İngilizler ve Fransızlar,Mersin-Çukurova-Hatay-Maraş-Antep-Urfa ve Kuzey Suriye'deki M.Ö 4000 yılından beri Türk kavimlerinin yurt tuttukları, yani Türklerin ve Kürtlerin yurt tutarak vatan belledikleri bu toprakları, kendi çıkarlarına göre kullanmak için işgallere başlayınca, aynı kökten gelen inançları ile yurtlarını korumak için, Asya'dan getirdiğimiz toprak sevgisi ile dedesiyle ninesiyle, erkeğiyle kadını ile çoluk, çocuğu ile ölümü göze alarak her çeşit silah araç ve gereçle karşı koydular. (Fuat Köprülü, Türk Edebiyat Tarihi, 1920). Çünkü yurt ve vatan kavramları Türklerin, Asya'dan, Anadolu'ya getirdikleri kutsallarıydı. Çünkü inancımıza göre "topraktan halkedildik, sonunda tekrar toprağa döneceğiz.'' "Toprak, toprak için ölenlerle daha da bereketlenir'' düşünceleri, Göktengri inancından gelen ilkelerile mutluluk-barış-huzurun ve zaferin kaynağı da sevgi olmuştur. Bu düşünceler Oğuzların inançlarının temel yasalarındandır. Hatta İslamiyeti ilk benimsediğimiz yıllarda Hoca Ahmet Yesevi yolundan giden ilk Müslüman aşıklar, aşıktan ışığa giden düşünceleriyle bu kültürü bu idealleri aşılarlar. Çünkü Vatan için ölmek aşıklar için enbüyük sevginin ifadesidir. (Türk Tarihinin Anahatları).
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
YeniMesaj / diğer yazıları
- Gaflette ısrar / 24.01.2015
- 'Namaz kılan kimse felaha ermiştir' / 10.11.2014
- Saftan Başbakan olur mu? / 06.03.2014
- Ulusal devlet üzerine / 03.03.2014
- Anne sütü / 08.02.2014
- Minik cerrahlar / 20.01.2014
- Doğal yaşam / 13.01.2014
- Basit ve sade / 12.05.2013
- Faiz sarmalı / 24.03.2013
- Topraklarımız elimizden alınıyor / 20.03.2013
- 'Namaz kılan kimse felaha ermiştir' / 10.11.2014
- Saftan Başbakan olur mu? / 06.03.2014
- Ulusal devlet üzerine / 03.03.2014
- Anne sütü / 08.02.2014
- Minik cerrahlar / 20.01.2014
- Doğal yaşam / 13.01.2014
- Basit ve sade / 12.05.2013
- Faiz sarmalı / 24.03.2013
- Topraklarımız elimizden alınıyor / 20.03.2013























































































