logo
09 EKİM 2026

Nemalar zamlı ödenecek

07.06.2006 00:00:00
 
Zorunlu Tasarruf nema ödemelerinin sonuncu taksitine ilişkin ödemeler yarın başlıyor.

 

Bu ödemede, bir önceki taksite göre nemanın yaklaşık yüzde 4.7 oranında zamlı olması bekleniyor. Hak sahiplerine yapılacak ödemeler, perşembe gününden itibaren Ziraat Bankası şubeleri aracılığıyla yapılacak.

10. taksit ödemeleri, daha önce anapara ile önceki nema ödemelerinde olduğu gibi işveren veya kişisel başvuru şeklinde yapılabilecek.Kişisel başvurularda ödemeler, tasarrufu teşvik hesap numarasının son hanesine göre sırayla yapılacak.

Buna göre, tasarrufu teşvik hesap numarasının son hanesi; 9 olan hak sahiplerine 8 Haziran 2006,       8 olan hak sahiplerine 9 Haziran 2006,       7 olan hak sahiplerine 12 Haziran 2006,       6 olan hak sahiplerine 13 Haziran 2006,       5 olan hak sahiplerine 14 Haziran 2006,       4 olan hak sahiplerine 15 Haziran 2006,       3 olan hak sahiplerine 16 Haziran 2006,       2 olan hak sahiplerine 19 Haziran 2006,       1 olan hak sahiplerine de 20 Haziran 2006 tarihinde ödeme yapılacak.

ZORUNLU TASARRUF TARİHE KARIŞIYORBu arada, çalışanlar için bir ek gelir haline gelen nema ödemelerinde sona gelindi. Zorunlu tasarruf nema ödemeleri, 8 Haziran'da başlayacak taksit ödemesi ile birlikte tarihe karışacak.Yaklaşık 4,3 milyon hak sahibini ilgilendiren, kamuoyunda zorunlu tasarruf olarak bilinen tasarrufu teşvik fonu ana para ödemeleri kapsamında vatandaşa son taksit ödemesi ile birlikte 13 milyar YTL'ye varan paranın ödenmiş olacağı tahmin ediliyor.Nema ana paraları Ağustos 2003'te ödenirken, nema taksit ödemelerine 2004 yılı Mart ayında başlanmış ve her 3 ayda bir taksit ödenmişti.

FON SORUŞTURMASINDA TARTIŞMA BÜYÜYOR

Milyarlarca liralık fon işlemlerinin, yatırımcıların kayıplarının ve kamuoyuna yansıyan iddiaların aydınlatılması beklenirken gazetecilerin ifadeye çağrılması ve bazı gazeteciler hakkında gözaltı kararı verilmesi yeni bir tartışma başlattı

09.10.2026 20:35:00
Haber Merkezi
 
FON SORUŞTURMASINDA TARTIŞMA BÜYÜYOR
FON SORUŞTURMASINDA TARTIŞMA BÜYÜYOR
Milyarlarca liralık fon işlemlerinin, yatırımcıların kayıplarının ve kamuoyuna yansıyan iddiaların aydınlatılması beklenirken gazetecilerin ifadeye çağrılması ve bazı gazeteciler hakkında gözaltı kararı verilmesi yeni bir tartışma başlattı. Kamuoyunun sorusu açık: Soruşturmanın önceliği, iddia edilen usulsüzlükleri ortaya çıkarmak mı, yoksa bu iddiaları gündeme taşıyanları susturmak mı?

Fon soruşturması, yalnızca finans piyasalarını değil, yargının tarafsızlığı ve basın özgürlüğünü de ilgilendiren bir tartışmaya dönüştü. İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç'in ifadeye çağrıldığı; Şaban Sevinç ile Mustafa Balcı hakkında gözaltı kararı verildiği yönündeki haberler, soruşturmanın yönü konusunda kamuoyunda soru işaretlerine yol açtı.

Elbette hiçbir gazeteci hukukun üstünde değildir. Gazeteciler hakkında somut bir suç şüphesi varsa bunun da hukuk çerçevesinde incelenmesi mümkündür. Ancak asıl mesele, soruşturmanın hangi iddialara, hangi delillere ve hangi somut eylemlere dayandığının açıklanmasıdır. Gazetecilik faaliyeti ile suç teşkil ettiği ileri sürülen eylemler birbirine karıştırılmamalıdır.

MİLYARLARLIK İDDİALARIN HESABI SORULDU MU?

Fon soruşturmasıyla ilgili kamuoyuna yansıyan iddialar, yüksek tutarlı işlemler ve bazı isimlerin elde ettiği öne sürülen kazançlar etrafında yoğunlaşıyor. Bu iddiaların her biri ayrı ayrı belgelerle incelenmeli; doğrulanmış bilgilerle henüz kanıtlanmamış iddialar birbirinden ayrılmalıdır.

Ancak vatandaşın beklediği, yalnızca gazetecilerin hangi açıklamaları yaptığının araştırılması değil; fonlardaki işlemlerin nasıl gerçekleştiğinin, kimlerin ne kazandığının, yatırımcıların zarar görüp görmediğinin ve varsa hukuka aykırılıkların ortaya çıkarılmasıdır.

Eğer usulsüzlük yapılmışsa bunun sorumluları kimlerdir? Para hangi işlemlerle el değiştirmiştir? Kamu gücünü kullanan veya siyasi bağlantıları bulunduğu öne sürülen kişiler varsa bunlar da aynı titizlikle inceleniyor mu?

Bu soruların cevabı, soruşturmanın güvenilirliği açısından belirleyicidir.

YARGIYA DÜŞEN GÖREV: İDDİALARI AYDINLATMAK

Yargının görevi, siyasi konumuna, ekonomik gücüne veya kamuoyundaki etkisine bakmaksızın iddiaları tarafsız biçimde araştırmaktır. Bu görev, yalnızca suç şüphesi altındaki kişileri değil, soruşturmanın nasıl yürütüldüğünü de kapsayan bir şeffaflık anlayışını gerektirir.

Savcılık, gazeteciler hakkında hangi somut açıklama veya eylem nedeniyle işlem yapıldığını kamuoyuna açık ve anlaşılır biçimde ortaya koymalıdır. Aksi durumda, hukuki işlemlerin basın özgürlüğü üzerinde baskı oluşturduğu yönündeki kaygılar büyüyebilir.

Öte yandan, gazetecilerin ifadeye çağrılması tek başına suçlu oldukları anlamına gelmediği gibi, soruşturma açılması da tek başına susturma amacı bulunduğunu kanıtlamaz. Bu nedenle hem gazeteciler hakkındaki işlemler hem de fon soruşturmasının mali boyutu, deliller üzerinden değerlendirilmelidir.

VATANDAŞIN SORUSU DEĞİŞMİYOR

Geçim sıkıntısı içindeki vatandaş, birikimini korumaya çalışırken yüksek tutarlı finansal işlemlerle ilgili iddiaların açıklığa kavuşmasını bekliyor. Böyle bir ortamda kamuoyunun gündemi, yalnızca kimin ifade verdiği değil, iddia edilen kazançların nasıl elde edildiği ve varsa mağduriyetlerin nasıl giderileceği olmalıdır.

İktidarın ve yargı makamlarının önünde önemli bir sınav bulunuyor: İddiaların üzerine eşit ölçüde gidildiğini göstermek, soruşturmanın kapsamını şeffaflaştırmak ve gazetecilik faaliyetinin suçlamaya dönüştürülmediği konusunda kamuoyunu ikna etmek.

Asıl soru şu: Fon soruşturması, varsa mali usulsüzlükleri bütün bağlantılarıyla ortaya çıkaracak mı; yoksa kamuoyunun dikkatini çeken açıklamalar üzerinden yeni bir tartışmanın içine mi sıkışacak?

Vatandaşın beklediği cevap, gazetecilerin susturulup susturulmadığı tartışmasının ötesinde, parasal iddiaların belgelerle aydınlatılması ve hukukun herkes için eşit uygulanmasıdır.

Fon ödemeleri ekimde başlıyor

Sermaye piyasalarını sarsan fon krizinin ardından AK Parti, mağduriyetleri gidermek ve tasfiye sürecini hızlandırmak amacıyla hazırladığı "Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi"ni TBMM Başkanlığına sundu. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, düzenleme kapsamında hiçbir kamu kaynağının kullanılmayacağını vurgularken, küçük yatırımcıyı korumak için ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar ara ödemelerin başlatılacağını açıkladı

09.10.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Fon ödemeleri ekimde başlıyor
Fon ödemeleri ekimde başlıyor
Türkiye gündeminde geniş yer bulan ve binlerce kişiyi etkileyen yatırım fonlarındaki usulsüzlüklerin ardından yasama organı devreye girdi. AK Parti, "Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi"ni bugün resmen TBMM Başkanlığına sundu.

Düzenlemenin detaylarını TBMM fuaye alanında düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna duyuran AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, bu adımın sermaye piyasalarındaki "hastalıklı unsurları tasfiye etmek" ve piyasayı risklerden arındırmak amacıyla atıldığını ifade etti. Güler, "Bu düzenleme genel veya sürekli bir tasfiye rejimi getirmemektedir. Sadece Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen fonlara özgü, geçici ve istisnai bir çerçevedir" dedi.

Yatırımcıya ara ödeme formülü: 1 milyon TL sınırı

Kanun teklifinin en çok merak edilen maddesi, mağdur olan yatırımcılara yapılacak ödemelerin usulü oldu. Getirilen düzenlemeyle birlikte fon varlıklarının tamamı henüz nakde dönüştürülmemiş olsa dahi yatırımcılara ara ödeme yapılabilmesinin önü açılıyor.

Net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılara, anaparaları (net yatırım tutarı) kadar ara ödeme yapılacak. Net yatırımı 1 milyon lira ve üzerinde olan kişilere ise ilk aşamada en fazla 1 milyon liraya kadar ara ödeme gerçekleştirilecek.

Güler, bu ara ödemenin koşulsuz bir tazminat vaadi olmadığını, nihai tasfiye sonucunda hak edilen tutardan mahsup edileceğini özellikle belirtti. Ödemelerde ana paranın fiili nakit giriş ve çıkışları üzerinden hesaplanacağı bildirildi.

Ödeme takvimi ve Meclis süreci nasıl işleyecek?

Mağdur vatandaşların gözü kulağı ödemelerin ne zaman hesaplara geçeceğine çevrildi. Abdullah Güler, ödemelerin ekim ayı içinde başlayabilmesi için tüm teknik hazırlıkların tamamlandığını müjdeledi.

Meclis'teki yasama takvimi ise şu şekilde planlandı:

• Kanun teklifi önümüzdeki hafta (12-16 Ekim haftası) TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Görüşmelerin çarşamba veya perşembe günü yapılması bekleniyor.

• Komisyon sürecinin hızla tamamlanmasının ardından teklif, takip eden günlerde TBMM Genel Kurulu gündemine getirilerek yasalaştırılacak.

"Asla kamu kaynağı kullanılmayacak, haksız kazançlar geri alınacak"

Kamuoyunda oluşan "Mağduriyetler bütçeden mi karşılanacak?" sorusuna net bir dille yanıt veren Güler, tasfiye sürecinde kesinlikle Hazine veya kamu kaynaklarının kullanılmayacağını açıkladı. Ödemeler tamamen fonların kendi mevcut varlıklarından, el konulan mal varlıklarından ve hukuka aykırı şekilde fahiş çıkış yapanlardan geri alınacak tutarlarla finanse edilecek.

Teklif kapsamında getirilen diğer radikal önlemler ise şunlar oldu:

• Hukuka aykırı işlemlerde şahsi sorumluluk esas alınacak ve portföy yönetim şirketlerinin varlıklarının yetmediği durumlarda, sorumluluğu bulunan kişilerin mal varlıklarına Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) aracılığıyla cebri tahsilat (amme alacakları hükümleri) uygulanacak.

• Gerçeğe aykırı fiyatlamalarla olağan dışı kazanç elde edenlere, objektif emsal getiriyi aşan tutarları fona gönüllü olarak iade edebilme imkanı tanınıyor.

• Ceza soruşturmaları kapsamında el konulan veya müsadere edilen mal varlığı değerleri, illiyeti belirlendikten sonra doğrudan ilgili fonlara aktarılacak.

• Soruşturma kapsamında suça karışmış olanlar veya manipülasyon yapanlar bu ödeme mekanizmasından ve korumadan kesinlikle yararlanamayacak.

"Kardeşimiz de olsa gereğini yaparız"

Soruşturma sürecinde şu ana kadar 85 tutuklu bulunduğunu hatırlatan Güler, adli sürecin titizlikle yürütüldüğünü belirtti. Siyasi kulislerdeki iddialara ve muhalefetin eleştirilerine de değinen Güler, "Biz büyük bir camiayız. Kim yanlış yapmışsa asla yanına kâr kalmayacaktır. Kardeşimiz de olsa, arkadaşımız da olsa sonuna kadar üzerine gider, gereğini yaparız" diyerek kararlılık mesajı verdi.

Yıkım kararı 37 yıldır uygulanmamış

İstanbul Maltepe'de 5 kişinin yaşamını yitirdiği bina çökmesine ilişkin hazırlanan bilirkişi ön raporu tamamlandı. Raporda, yapının ruhsata aykırı inşa edilen son 4 katı için geçmişte iki kez yıkım kararı alındığı ancak bu kararların hiçbir zaman uygulanmadığı ortaya çıktı. Enkazdan alınan beton örneklerinde deniz kabuklarına rastlanırken, gözaltına alınan mimar ve şantiye şefi asli kusurlu bulundu

09.10.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
Yıkım kararı 37 yıldır uygulanmamış
Yıkım kararı 37 yıldır uygulanmamış
İstanbul'un Maltepe ilçesi Cevizli Mahallesi Doğu Sokak üzerinde bulunan 7 katlı binanın alt 3 katı, dün sabah saat 05.40 sıralarında büyük bir gürültüyle çöktü. 5 vatandaşın hayatını kaybettiği, 10 kişinin ise yaralı olarak kurtarıldığı facianın ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan adli soruşturma kapsamında görevlendirilen bilirkişi heyeti ön raporunu tamamladı. Ortaya çıkan bilirkişi ön raporu, ihmaller zincirini gözler önüne serdi.

Kaçak katlar için alınan yıkım kararları sümen altı edilmiş

Bilirkişi ön raporunda yer alan en çarpıcı tespit, binanın kaçak katlarına yönelik geçmişte alınan ancak uygulanmayan encümen kararları oldu. 1987 yılında inşa edilen yapının ruhsat harici olarak sonradan eklenen 3, 4, 5 ve 6'ncı katlarının tamamen ruhsata aykırı olduğu belirlendi.

Rapordaki detaylara göre, binadaki ruhsata aykırı imalatlar nedeniyle 16 Haziran 1989 ve 18 Nisan 1990 tarihlerinde yapı tatil tutanakları düzenlendi.

Bu tutanakların ardından belediye encümeni tarafından 14 Ağustos 1989 ve 11 Haziran 1990 tarihlerinde kaçak katların yıkılması yönünde iki ayrı karar alındı.

Ancak alınan bu yıkım kararları aradan geçen onlarca yıla rağmen uygulanmadı ve kaçak bölümler çökmenin meydana geldiği güne kadar varlığını sürdürerek binaya ekstra yük bindirdi.

Mimar ve şantiye şefi kusurlu bulundu, adliyeye sevk edildi

Soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcıları ve bilirkişi heyeti, yapım sürecinde ve sonrasındaki sorumluları da netleştirdi. Hazırlanan ön raporda; binanın mimarı ve yapı ruhsatında fenni mesul olarak görünen Hasan Balcı ile dönemin şantiye şefi/sürveyanı Mevlüt Okumuş, bina sahipleri ve müteahhitler kusurlu bulundu.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan mimar Hasan Balcı ile şantiye şefi Mevlüt Okumuş, sağlık kontrolünün ardından İstanbul Anadolu Adliyesi'ne sevk edildi. Binanın resmi mal sahibi D.B.'nin ise 2016 yılında hayatını kaybettiği öğrenildi.

Betondan deniz kabuğu çıktı

Arama kurtarma çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte enkaz alanında iş makineleriyle hafriyat alımı ve teknik incelemeler başladı. Uzman ekiplerin incelemek üzere binanın her katındaki kolonlardan aldığı beton örneklerinde, malzemenin kalitesizliğini ortaya koyan deniz kabuklarına rastlandı. Betonun mukavemetini doğrudan düşüren bu malzemenin kullanılması, facianın yapısal nedenlerinden biri olarak rapora eklendi.

Kamu görevlileri için müfettiş devrede

Hadisenin idari boyutu için de düğmeye basıldı. İçişleri Bakanlığı, binanın planlaması, inşası, tadilatı ve yıkım kararlarının uygulanmaması süreçlerinde kamu görevlilerinin ihmali olup olmadığının araştırılması amacıyla 2 mülkiye müfettişi görevlendirdi. Müfettişlerin, dönemin belediye yetkilileri ve imar müdürlüğü görevlileri hakkında inceleme yapacağı bildirildi.

Çevredeki 3 bina tahliye edildi

Binanın zemin katının çökmesi ve üst katlarının yana yatması sebebiyle çevre güvenliği en üst seviyeye çıkarıldı. Çökme riski taşıyan yapının etrafındaki 3 bina tedbir amacıyla tahliye edilerek 55 vatandaş güvenli alanlara taşındı. Tahliye edilen vatandaşlardan 44'ü kaymakamlık koordinasyonunda otellere yerleştirilirken, bölgedeki enkaz kaldırma ve kontrollü yıkım çalışmaları devam ediyor.

Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç adliyeye sevk edildi

Gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı, fon soruşturması kapsamında "kamuoyunu yanıltıcı" açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alınmalarının ardından adliyeye sevk edildi

09.10.2026 11:56:00
İHA
 
Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç adliyeye sevk edildi
Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç adliyeye sevk edildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fon soruşturması kapsamında gazeteciler İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç, soruşturmaya ilişkin kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalarda bulundukları gerekçesiyle şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmıştı.

Soruşturma kapsamında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Gözaltına alınan Sevinç ve Balcı, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.

Güllü davasının ikinci duruşmasında ses kayıtları sunuldu

Yalova'da hayatını kaybeden ve kamuoyunda 'Güllü' adıyla tanınan sanatçı Gül Tut'un ölümüne ilişkin davanın ikinci duruşmasında, olay öncesine ait ses kaydının bulunduğu flaş bellek mahkemeye sunuldu. Avukat Hasan Kocabey, ses kaydındaki "Hadi görüşürüz" sözünün tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'e ait olduğunu öne sürdü. Cumhuriyet savcısı da esas hakkındaki mütalaasını tekrarlayarak Tuğyan Ülkem Gülter'in ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti

09.10.2026 11:25:00
İhlas Haber Ajansı
 
Güllü davasının ikinci duruşmasında ses kayıtları sunuldu
Güllü davasının ikinci duruşmasında ses kayıtları sunuldu
Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşmasında, Güllü'nün ölümüne ilişkin deliller ele alındı. Duruşmada, sanatçının düşmeden önceki sürece ait olduğu belirtilen ses kaydının bulunduğu flaş bellek mahkemeye sunuldu.

"Ses kaydındaki söz Tuğyan'a ait"

Duruşmada beyanda bulunan avukat Hasan Kocabey, sanığın annesini öldürme isteğine ilişkin mesajları ve tanık beyanlarını hatırlattı. Sultan Nur Ulu ile Tuğyan Ülkem Gülter'in birlikte hareket ettiğine ilişkin iddiaları dile getiren Kocabey, iki kişinin başlangıçta aynı yönde ifadeler verdiğini öne sürdü.

Ses kayıtlarına ilişkin raporda, "Hadi görüşürüz" sözünün Tuğyan Ülkem Gülter'e ait olduğunun ortaya çıktığını savunan Kocabey, sanığın psikiyatristiyle yaptığı mesajlaşmalarda gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunun görüldüğünü iddia etti. Kocabey, Tuğyan Ülkem Gülter'in üstsoya karşı tasarlayarak öldürme suçundan cezalandırılmasını talep etti.

Merve Uçanok'un savunmasına itiraz

Merve Uçanok'un savunmasına da değinen Kocabey, müvekkilinin kendi araştırmasını yaptığını belirterek Uçanok'un savunmasının çöktüğünü ileri sürdü. Kocabey, görüşüne başvurulan uzmanın da adliye dışında beklediğini belirterek bu kişinin tanık olarak dinlenmesini istedi. Kocabey ayrıca Sultan Nur Ulu hakkında suça iştirakten soruşturma açılmasını talep etti.

Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasını tekrarlayarak tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak. Toplantıda hakemler dosyası, MHK'nin belirlenmesi ve Montella'nın geleceğinin masaya yatırılması bekleniyor

09.10.2026 11:04:00
Haber Merkezi
 
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak. Toplantıda hakemler dosyası, MHK'nin belirlenmesi ve Montella'nın geleceğinin masaya yatırılması bekleniyor.
'Hakemler dosyası" soruşturmasında Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun da aralarında bulunduğu 5 kişi hakkında tutuklama kararı verilirken, 2 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Soruşturma kapsamında ayrıca Süper Lig hakemi Yasin Kol ile yardımcı hakem Göktuğ Hazar Erel de tutuklanırken; bu gelişmelerin ardından Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Yönetim Kurulu, olağanüstü seçim gündemiyle toplanma kararı almıştı.

Olağanüstü seçim kararı çıkacak mı?
Türk futbolu adına kritik önem taşıyan toplantı bugün saat 14.00'te başlayacak. TFF'nin Riva'daki genel merkezinde gerçekleştirilecek toplantıda TFF Yönetim Kurulu'nun 'olağanüstü seçim' kararı alabileceği öğrenildi.
TFF'nin gündeminde 3 kritik başlık olacak. Bu maddelerin oylaması sonrasında olağanüstü seçim ve Montella'nın geleceği de netleşecek.

Seçim gündemi. Olağanüstü seçim kararı
MHK: Başkan Ferhat Gündoğdu ile birlikte 5 ismin tutuklanmasının ardından yeni MHK belirlenecek
Vincenzo Montella: İtalyan teknik adamla yola devam edilip edilmeyeceği yönetimde oylamaya sunulacak.

Yönetimde istifalar yaşandı
Hakemlere yönelik soruşturma ve tutuklanmaların ardından Türkiye Futbol Federasyonu'nda üst üste istifalar yaşandı. Amatör Futbol, Kadın Futbolu ve Engelli Futbolundan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Ural Aküzüm, Stratejik Planlama ve Gelişimden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mevlüt Aktan ve son olarak TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun yeğeni, TFF Genel Sekreteri Abdullah Ayaz istifa etti.
Tutuklanmasının ardından MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu da Merkez Hakem Kurulu Başkanlığı görevinden istifa etmişti. Öte yandan MHK VAR Koordinatörü olarak görev yapan Yaşar Kemal Uğurlu da istifa kararı almıştı.

İstanbul Valiliğinden Maltepe'de kısmen çöken binadaki arama kurtarma çalışmalarına ilişkin açıklama

İstanbul Valiliği, Maltepe'de kısmi çökme sonucu 2 kişinin hayatını kaybettiği 7 katlı binanın enkazında bulunduğu değerlendirilen 3 kişiye ulaşmak için yürütülen arama kurtarma çalışmalarına 774 personel, 237 araç, 2 dron ve 10 arama kurtarma köpeğinin katıldığını bildirdi

09.10.2026 00:30:00
AA
 
İstanbul Valiliğinden Maltepe'de kısmen çöken binadaki arama kurtarma çalışmalarına ilişkin açıklama
İstanbul Valiliğinden Maltepe'de kısmen çöken binadaki arama kurtarma çalışmalarına ilişkin açıklama

Valilikten yapılan açıklamada, Cevizli Mahallesi'nde 7 katlı bir binanın ilk 3 katında meydana gelen yapısal çökmenin ardından, AFAD, itfaiye, emniyet ve sağlık ekiplerince çalışmaların sürdürüldüğü belirtildi.

Açıklamada, "Yapılan arama kurtarma çalışmalarında, şu ana kadar enkaz altından toplam 11 kişi çıkarılmıştır. 1 kişi olay yerinde, 1 kişi ise kaldırıldığı hastanede olmak üzere toplam 2 kişi hayatını kaybetmiştir. Halihazırda enkaz altında olduğu değerlendirilen 3 kişiye yönelik arama ve kurtarma çalışmaları devam etmektedir." ifadelerine yer verildi.

Çevredeki binalarda alınan tedbirlere yer verilen açıklamada, "Çevrede bulunan 12 numaralı bina (5 mesken, 1 iş yeri, 13 vatandaş), 25 numaralı bina (5 mesken, 1 iş yeri, 12 vatandaş) ve 27 numaralı bina (10 mesken, 4 iş yeri, 30 vatandaş) tedbir amacıyla tahliye edilmiştir. Böylece toplam 3 bina ve 55 vatandaşımız tahliye edilmiştir." bilgisi verildi.

Açıklamada, Afet Barınma Grubu tarafından barınma ihtiyacı bulunan vatandaşlar için 5 farklı otelde toplam 66 kişilik yer ayrıldığı belirtilerek, çöken binadan 8, tedbir amacıyla tahliye edilen diğer binalardan 36 olmak üzere toplam 44 kişinin konaklamasının sağlandığı kaydedildi.

Afet Psikososyal Destek Grubu tarafından otellere yerleştirilen ve hastanelerde tedavi gören afetzedelere psikososyal destek sağlandığı aktarılan açıklamada, Afet Beslenme Grubu tarafından da mobil ikram, müdahale ve lojistik araçlarıyla bölgedeki görevli personel ve vatandaşlara beslenme hizmeti verildiği belirtildi.

Açıklamada, binanın yan yatma ve çökme ihtimaline karşı gerekli destek ve tahkim çalışmalarının yapıldığı, arama kurtarma faaliyetlerinin gönüllü olarak bölgeye getirilen hidrolik yıkım makası yardımıyla sürdürüldüğü ifade edildi.

Valiliğin açıklamasında, "Arama ve kurtarma faaliyetlerine, İtfaiye, AFAD İstanbul, AFAD Tekirdağ, AFAD Bursa, AFAD Sakarya, 112 Acil Sağlık, Emniyet, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Kızılay, Karayolları, İBB/AKOM, İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ve Maltepe Belediyesi ekiplerinin iştirakiyle devam edilmektedir. Çalışmalara toplam 774 personel, 2 dron, 237 araç ve 10 K9 katılmaktadır." ifadeleri kullanıldı. 

Çöken bina soruşturmasında 2 gözaltı

İstanbul Maltepe’de sabaha karşı 7 katlı bir binanın alt 3 katı büyük bir gürültüyle çöktü. Olayda 2 vatandaşımız hayatını kaybederken, 10 kişi yaralı olarak kurtarıldı. İki katının kaçak olduğu belirlenen binayla ilgili yürütülen soruşturmada mimar ve şantiye şefi gözaltına alındı

08.10.2026 22:00:00
Haber Merkezi
 
Çöken bina soruşturmasında 2 gözaltı
Çöken bina soruşturmasında 2 gözaltı
İstanbul'un Maltepe ilçesi Cevizli Mahallesi Doğu Sokak üzerinde bulunan 7 katlı bir binada sabah saat 05.40 sıralarında kısmi çökme meydana geldi. Sabaha karşı yaşanan olayda binanın zemin üstündeki ilk 3 katı saniyeler içinde çöktü.

Olayın ardından bölgeye çok sayıda itfaiye, AFAD, UMKE, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. 1987 yapımı olan ve içerisinde 12 dairenin bulunduğu binada toplamda 33 kişinin yaşadığı belirlendi. Çökmenin yaşandığı alt bölümlerde yer alan 4 dairede ise olay anında 14 kişinin bulunduğu tespit edildi.


Can kaybı 2'ye yükseldi, yaralıların isimleri açıklandı


Arama kurtarma ekiplerinin yoğun çalışmaları neticesinde enkaz altından 10 vatandaş yaralı olarak kurtarıldı. Sağ kurtarılan vatandaşlar ilk müdahalelerinin ardından çevredeki hastanelere sevk edildi. Enkaz altından yaralı olarak çıkarılan kişilerin isimleri şu şekilde açıklandı:

• Harun Bora Turhan (14)

• Hilal Meygil (19)

• Furkan Turhan (43)

• Zemzeme Bilece (32)

• Yunus Emre Bilece (11)

• Emirhan Bilece (10)

• Betül Bilece (8)

İstanbul Valiliği tarafından yapılan son açıklamalara göre, enkazdan malesef Gülce Turhan ve Ahmet Muhammet İnan'ın cansız bedenlerine ulaşıldı.


Enkaz altındaki 3 kişi için kontrollü yıkım başlatıldı


Valilik ve arama kurtarma ekiplerinin koordinasyonunda, enkaz altında kaldığı değerlendirilen Zeynep İnan, Mesut Bilece ve 64 yaşındaki engelli vatandaş Hüseyin Özyurt'a ulaşılması için çalışmalar sürüyor. Ancak binanın ayakta kalan üst katlarının da her an tamamen çökme riski taşıması nedeniyle ekipler güvenlik gerekçesiyle dışarı çıkarıldı.

Enkaz altındaki 3 kişiyi çıkarma çalışmalarının emniyetli şekilde sürdürülebilmesi için binanın üst katlarında iş makineleri eşliğinde kontrollü yıkım işlemlerine başlandı. Ayrıca sokaktaki 2 bina da tedbir amaçlı mühürlenerek tahliye edildi.


Soruşturmada 2 kritik gözaltı


Faciaya ilişkin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından geniş çaplı adli soruşturma başlatıldı. İçişleri Bakanlığı da olayı incelemek üzere 2 mülkiye müfettişi görevlendirdi. Soruşturma çerçevesinde binanın yapımında sorumluluğu bulunan kişilere yönelik operasyonda, binanın mimarı H.B. ile şantiye şefi M.O. polis ekiplerince gözaltına alındı. Binanın resmi mülk sahibi olan D.B.'nin ise 2016 yılında hayatını kaybettiği belirlendi.

Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, belediye arşivlerindeki projenin incelendiğini belirterek acı gerçeği açıkladı: "Binanın projesini arşivden çıkarttığımızda gördüğümüz, binanın üzerinde kaçak iki katın olduğudur." Uzmanlar, zemin katında tekstil atölyesi bulunan binanın, eklenen kaçak katların ağırlığı ve muhtemel kolon kesme ya da taşıyıcı sistem müdahaleleri nedeniyle kendi yükünü taşıyamayarak çökmüş olabileceğini değerlendiriyor. Faciadan aylar önce atölyede çalışan bir işçinin cep telefonu kamerasıyla duvardaki devasa çatlakları kaydedip "Çatlaklar gün geçtikçe büyüyor" diyerek tehlikeyi çektiği görüntüler ise ihmalin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Atilla Taş'ın kızı 14. kattan düşerek öldü

Mersin'de apartmanın 14. katından düşen kadın öldü. Hayatını kaybeden Sezen Taş'ın, şarkıcı Atilla Taş'ın kızı olduğu belirtildi

08.10.2026 20:50:00 / Güncelleme: 08.10.2026 20:52:59
AA
 
Atilla Taş'ın kızı 14. kattan düşerek öldü
Atilla Taş'ın kızı 14. kattan düşerek öldü
Mersin'de bir sitedeki apartmanın 14. katından düşen kadın yaşamını yitirdi.

Erdemli ilçesi Çeşmeli Mahallesi'ndeki bir sitede bulunan apartmanın 14. katından bir kadın düştü.

İhbar üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. Sağlık ekipleri, yaptıkları kontrolde Sezen Taş'ın hayatını kaybettiğini belirledi.

Sezen Taş'ın cenazesi, otopsi işlemleri için morga kaldırıldı.

Olaya ilişkin soruşturma başlatıldı.

Sezen Taş'ın şarkıcı Atilla Taş'ın kızı olduğu belirtildi.

Maltepe'de enkaz altındaki 3 kişinin isimleri belli oldu

Maltepe'de sabah saatlerinde 3 katı çöken 7 katlı binanın enkazı altında bulunan 3 kişinin isimleri belli oldu

08.10.2026 20:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Maltepe'de enkaz altındaki 3 kişinin isimleri belli oldu
Maltepe'de enkaz altındaki 3 kişinin isimleri belli oldu
Maltepe'de sabah saatlerinde 3 katı çöken 7 katlı binanın enkazı altında bulunan 3 kişinin isimleri belli olurken, arama çalışmaları binanın yıkımının tamamlanmasının ardından gerçekleştirilecek.

Olay, sabah saat 05.40 sıralarında Maltepe Cevizli Mahallesi Doğu Sokak'taki 7 katlı binada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, binanın 3 katında henüz bilinmeyen bir nedenle çökme yaşandı. İhbar üzerine olay yerine AFAD, UMKE, itfaiye, sağlık ve emniyet ekipleri sevk edildi. Ekiplerin seferber olduğu arama kurtarma çalışmalarında enkaz altından 8 kişi sağ olarak çıkarılırken, enkazdan çıkartılan 2 kişi ise hayatını kaybetti.

Enkaz altında kalan Zeynep İnan, Mesut Bilece ve Hüseyin Özyurt'u (64) çıkarma çalışmalarının ise binanın yıkımının tamamlanmasının ardından gerçekleştirileceği aktarıldı. Öte yandan Hüseyin Özyurt'un engelli, Zeynep İnan'ın ise enkazda hayatını kaybeden Ahmet Muhammet İnan'ın kardeşi olduğu öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.