HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 27 KASIM 2021, CUMARTESİ

Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’

08.12.2020 00:00:00
'Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’' seslendirme dosyası:

Pandemi nedeni ile eve tıkılınca dünyada yaşananları ve yeni teknolojileri izleme fırsatını bulduk. 

Öyle ki, "Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" sözünün altındaki gerçeği anlamamışız, anlamaktan kaçınmışız. 

Oysa pandemi ile birlikte uzay çağının kapıları açılıvermiş. Bilim kurgu filmlerinde izlediğimiz her yönü ile farklı bir dünyaya hazırlıksız yakalanmışız. 

Uzay çağı başlamış, biz sınıfta kalmışız. 

Strateji mühendisleri olan ülkeler, kapalı kapılar ardında teknoloji devriminin nimetlerini hazırlamışlar. Her şeyi el değmeden hallettikleri akıllı teknoloji ile donatmışlar. Kendilerini korumak adına önceliklerini yeniden belirlemekte zorlanmıyorlar. Çalışma hayatı bir süreliğine dursa bile eğitim, sağlık, üretim ve dağıtım ağları durmayacak. Okulda ve evde zaten bilgisayar çağının çocukları olanlar kolay bir adaptasyon süresi geçirirken, anne ve babalar oyun dışı kalmışlar bile…

Görünen o ki, uzay çağının başladığı bu pandemi döneminde aşı bulunsa bile dünya hiçbir zaman eskisi gibi olamayacak. Bu korku sarmalının getirdiği etki; beraberinde sosyal, kültürel ve sağlık konusunda çeşitli olumsuzlukları beraberinde sürükleyecek.

Bizim gibi bütçesini binalara, köprülere, yollara, saraylara, camilere, lüks harcamalara gömen ülkeler, her biri çıkar odaklı yatırımlar nedeni ile devletin zorunlu eğitim sektörünün ihmal edildiğini yeni  yeni fark ediyorlar. Akıllı okullar, akıllı sınıflar, her yer okuldur diyen eğitimci kitleleri mobilize eğitimler, dijital eğitimler yeterli değil. Eğitimcinin eğitimi bile ihmal edilmiş

2000 yılının başında duyulmaya başlayan bu sessiz devrim; büyük bir zaman dilimini boşa harcadığımızı pek çok alanda hatırlatıyor. 

Bugün geldiğimiz noktada bilgisayarların dünyasını tanımayan, onun sağladığı imkânları kullanamayan bir kuşağın, dünya üzerindeki yararlılık sorgulaması son derece doğallaştı. Her şeyin farkında olabilmek için bilgi ve teknolojiden yararlanmak zorunda olduğumuzu unuttuk... 

* * *

Neden sınıfta kaldığımız sorusuna gelince;

Eğitimi geliştirmek adına alınan pek çok önemli karar uygulanamadı. Kararsız kalındı. Fatih Projesi bile tamamlanmadığı için öğrenciler bir bilgisayara, veya tablete kavuşamadı. Okullarda ücretsiz internet uygulamaları prototip aşamasından yukarı çıkamadı. Devlet okulları özel okullar ile rekabet edemedi. Ne demekse önlerine bir unvan eklenerek dini ağırlıklı okullara dönüştü. Akıllı tahtalar bile hayal oldu. Sınıfa bir bilgisayar bir yazıcı koyan, projeksiyon takan dijital devrimi tamamladığını zannetti. Öğretmenler bu konuda eğitilemedi. Yeterince ücretlendirilemedi. Öğretmenlerin 'işe' değil, 'okula' gittiği gerçeği, pek çok kez unutuldu. Pek çok çalışmayı, ders dışında gönüllü olarak yaptığı göz ardı edildi. Ders süresinin mesai olmadığı, öğretmenin 24 saatin en az 16 saatinde eğitim ile uğraştığı anlaşılamadı. Verilen üç kuruş zam çok, ek ders ücreti tartışmalı, dijital veya teknolojik eğitim giderleri masraf olarak görüldü.   

Anlaşılması gereken şey şudur;

Uzay çağı başlamıştır. "Eğitimde ne kadar kaliteli ve cesur öğretmene sahip iseniz; gelecekte ülke olarak o kadar başarılı olacaksınız."

Cep telefonları haberleşmekten çok oyun, film, mesajlaşma, internet sitelerinde sörf yapmak, müzik dinlemek gibi amaçlar için kullanılıyor. Kalitesi ve işlevi sahibine göre değişiyor. 

Bu işte kazanan telefon şirketleri ve telefon satıcıları…

* * * 

Düşünmeden edemiyorsunuz. 

Sağlıkçılar gecelerini gündüzlerine katarak çalışıyorlar. Sağlığı koruma ve pandemi sürecinde ölümleri azaltma çabasındalar. 

Öğretmenler kendi bilgisayarlarından, parasını kendi ödedikleri internet olanaklarından, kendi cep telefonlarından haberleşerek 30-40 kişilik öğrenci guruplarına günün büyük bölümünü oturarak geçirip uzaktan eğitmeye çalışıyorlar. 

Sağlıkçılar kadar değerleri yok.  Normalde yüz-yüze eğitimde bile sıkıntı var iken, sisteme ulaşma imkânı olmayan öğrencilere nasıl faydalı olacaklar ki?

Tekrar yazıyorum. Uzay çağı başladı…

Sağlıklı ama cahil bir neslin verebileceği tahribatı bir düşünün.

Karnını doyurmaktan, çocuğunu korumaktan vazgeçmiş, geçim derdine düşmüş bir öğretmenin uzay çağı eğitimine ne kadar katkısı olacaktır ki? 

Evet, pek çok sektörün ihtiyacı olan "eğitilmiş insan gücü"nü yetiştiren öğretmenler göz ardı edilmiştir. Önce onları korumaya almak, eğitim teknolojilerini arttırmak, kısacası yaşatma zorunluluğu vardır.  

Tüm çocukların eğitimde kullanacakları tablet ihtiyacı -özellikle dezavantajlı bölgelerin geri kalmış veya sosyal yeterliliği olmayan mahallelerdeki çocuklar için-  bir zorunluluktur. Bu çocuklara eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak gerekiyor. Eğitimcilerin eğitilmesine de ihtiyaç var.

Belediyeler, muhtarlıklar, devlet kuruluşları çevrelerine bedava internet hizmeti vererek, sanayi bölgelerindeki fabrikalar tablet kampanyalarına teşvik edilerek, ülkedeki bütün çocuklara eğitimi ulaştırmanın çabası içinde olurlarsa kısa sürede yol alırız. 

Şimdi zaman, Atatürk'ün soğuk bir kış gecesi sofrasındakilerle öğretmenlerin sorunlarını yerinde çözmek için apar topar Kırşehir'e gittikleri zamandır. 

Şimdi zaman, öğretmenlere ve onları yetiştirmeye çalışan velilerine yardım etme zamanıdır. Aksi takdirde oluşacak eğitim açığını telafi etmek mümkün olmayacaktır. 

Şimdi zaman, uzay çağının kapılarında, yeni bir dünyaya uyum sağlama zamanıdır. 

Yoksa geç kalmış olmanın acısını birileri bizden çok fena çıkarır.

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

08.12.2019, 08.12.2018, 08.12.2017, 08.12.2016, 08.12.2015, 08.12.2014, 08.12.2013, 08.12.2012, 08.12.2011, 08.12.2010, 08.12.2009, 08.12.2008, 08.12.2007, 08.12.2006, 08.12.2005, 08.12.2004, 08.12.2003, 08.12.2002, 08.12.2001


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.