logo
15 EKİM 2026

Organik oyuncaklar yeniden üretimde

14.05.2009 00:00:00
 
Samsun'da engellilerin kurduğu organik oyuncak fabrikasında, Osmanlı'dan kalma organik oyuncaklar üretiliyor.

 

Türkiye'de örnek ve ilk projelerden olan organik oyuncak fabrikası, Samsun Valiliği öncülüğünde Türkiye Sakatlar Derneği Samsun Şubesi tarafından Tekkeköy ilçesinde bin metrekare alan üzerine kuruldu. Ağaç kakan, kukla, çeşitli hayvan figürleri, topaç gibi birçok oyuncak yine engellilerin elinde hayat buluyor.

Halk TV çalışanlarından ortak bildiri

Şafak operasyonuyla yönetimine TMSF kayyumu atanan ve ekranı karartılan Halk TV’de sular durulmuyor. Kanal binası önünde barikat kuran Halk TV çalışanları, "Hakikat kayyumla yok edilemez" diyerek ortak bir bildiri yayımladı. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ise, "Halk TV’yi kapatacak noktaya geldilerse bu iktidarın sonu gelmiştir. Korkak olan onlardır, teslim olmayacağız!" sözleriyle sert tepki gösterdi

14.10.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Halk TV çalışanlarından ortak bildiri
Halk TV çalışanlarından ortak bildiri
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın mali soruşturması kapsamında sabah saatlerinde polisin şafak baskını düzenlediği ve yönetimine el konularak canlı yayın akışı durdurulan Halk TV'de direniş dalgası büyüyor. Giriş kapıları polis barikatlarıyla kapatılan ve içeri girmelerine izin verilmeyen Halk TV emekçileri, bina önünde omuz omuza vererek tarihi bir ortak açıklama gerçekleştirdi.

Akşam saatlerinde ise muhalefetin en güçlü siyasi figürlerinden biri olan Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve parti heyetiyle birlikte kanala destek ziyaretinde bulunarak adeta gövde gösterisi yaptı.


Halk TV çalışanlarından ortak açıklama


Kanalın yayın akışının kesilerek bant yayınına zorlanmasının ardından Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş ile kayyum heyeti arasında yapılan müzakerelerin sonuçsuz kalması üzerine, ekran arkasındaki ve önündeki yüzlerce emekçi bina önünde toplandı.

Kayyum başkanıyla yapılan hukuksuz devir teslim anlarını kayıt altına alan Halk TV programcısı Deniz Bayramoğlu ve ekran yüzleri, ortak bir bildiri okuyarak karara meydan okudu.

Çalışanlar tarafından yapılan ortak açıklamada şu vurgular öne çıktı:

• Halk TV'nin yalnızca ticari bir şirket değil, milyonlarca yurttaşın sesi olduğu belirtilerek, anayasal bir hak olan basın özgürlüğünün şafak operasyonuyla çiğnendiği ifade edildi.

• Suat Toktaş'ın kayyum heyetine bizzat söylediği "Burada haksız, hukuksuz bir şey oluyor. Dolayısıyla hani birlikte bir iş yaparız gibi bir durumumuz olamaz" sözleri hatırlatılarak, hiçbir personelin kayyum idaresine biat etmeyeceği aktarıldı.

• Kapılara kilit vurulmasının hakikati gizleyemeyeceğini belirten basın emekçileri, dijital platformlar ve sosyal medya başta olmak üzere halka ulaşabilecekleri her mecradan gerçeği aktarmaya devam edeceklerini ilan etti.


Özgür Özel ve Yeni Parti Heyeti'nden ziyaret


Sabah saatlerinde sosyal medya üzerinden operasyona çok sert tepki gösteren ve yaşananları sert bir dille eleştiren Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, gün boyu Silivri'de görülen İBB davasının 98. gün duruşmasını yerinde takip etti.

Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, Özgür Özel Silivri'deki duruşmanın ardından heyetiyle birlikte İstanbul merkez binasına gelerek saat 17.00 itibarıyla Halk TV emekçilerine destek ziyaretinde bulunacak. Çelik, tüm demokratik kitle örgütlerini ve yurttaşları da aynı saatte Halk TV binası önünde buluşmaya çağırdı.


Silivri kürsüsünden ilk tepki İmamoğlu'ndan geldi


Silivri'deki duruşmada yaklaşık 19 ay sonra ilk kez savunma yapmak üzere kürsüye çıkan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, savunmasının ilk dakikalarında Halk TV'ye yapılan baskını gündeme getirdi.

Yaşananları "medyayı ve toplumu susturma hamlesi" olarak nitelendiren İmamoğlu, tüm izleyicilere ve kamuoyuna "Halk TV'yi yalnız bırakmayın, gazetecilerinize sahip çıkın" çağrısında bulundu.


Sosyal medyadan tam destek


Siyasi liderlerin yanı sıra Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da yapığı açıklamayla operasyonu kınadı. Yeni Parti lideri Özgür Özel, Halk TV'nin karartılan televizyon ekranına inat, kanalın YouTube kanalı ve dijital mecraları için "İzleyin, izlettirin" çağrısında bulundu. Özel ayrıca, bu sansür cenderesinden yeni imecelerle, yeni sosyal medya örgütlenmeleri ve yeni kanallar kurarak çıkacaklarının da müjdesini verdi.

İzmir merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 32 gözaltı

İzmir merkezli 4 ilde düzenlenen operasyonda yurt dışı kaynaklı internet siteleri üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları tespit edilen 32 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin yönettiği hesaplarda yaklaşık 1 milyar 800 milyon liralık işlem hacmi bulunduğu belirlendi

14.10.2026 12:19:00 / Güncelleme: 14.10.2026 12:22:18
İHA
 
İzmir merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 32 gözaltı
İzmir merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 32 gözaltı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, belirlenen bir şebekeye yönelik 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet suçu kapsamında çalışma başlattı.

Yürütülen teknik takipler, araştırmalar ve alınan ifadeler doğrultusunda şüphelilerin yurt dışı bağlantılı siteler üzerinden yasa dışı bahis oynanmasına aracılık ettikleri belirlendi.

Soruşturmada şebekenin mali boyutunu da inceleyen ekipler, zanlıların üçüncü kişilerden temin ettikleri banka hesaplarını bahis faaliyetlerinde kullandıklarını ve bu hesapları tuttuklarını tespit etti. Yapılan detaylı incelemelerde, söz konusu hesaplar üzerinden yaklaşık 1 milyar 800 milyon liralık para trafiğinin yürütüldüğü ortaya çıkarıldı.



Çok sayıda adrese eş zamanlı baskın

Suç organizasyonu içerisinde birlikte hareket ederek yasa dışı bahis faaliyetlerinde kullanılmak üzere banka hesabı ve GSM hattı temin eden, bu hesapların kullanılmasına aracılık eden şüphelilere yönelik İzmir merkezli 4 ilde eş zamanlı operasyon yapıldı.

Baskınlarda 32 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, adreslerde yapılan aramalarda incelenmek üzere çok sayıda dijital materyale el konuldu.

Ekipler, firari 2 şüphelinin yakalanması için çalışmalarını sürdürürken, soruşturmanın çok yönlü yürütüldüğü bildirildi.

Sultangazi'de sağanak yağış nedeniyle alt geçidi su bastı

İstanbul Sultangazi'de etkili olan sağanak nedeniyle İBB sorumluluğundaki alt geçidi su bastı. Araçlar suda mahsur kalırken, suyu tahliye etmek için olay yerine giden itfaiye aracı suda mahsur kaldı

14.10.2026 12:08:00
İHA
 
Sultangazi'de sağanak yağış nedeniyle alt geçidi su bastı
Sultangazi'de sağanak yağış nedeniyle alt geçidi su bastı
İstanbul'da etkili olan kuvvetli sağanak nedeniyle su baskınları yaşanıyor. Sultangazi Selçuklu Bulvarı üzerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi sorumluluğundaki ait alt geçidi su bastı.

O esnada alt geçit içerisinde bulunan bazı araçlar mahsur kaldı. Araç sürücüleri ve araçta bulunanlar kendi imkanları ile araçtan çıkarken, ihbar üzerine bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi. Su tahliyesi için olay yerine giden itfaiye aracı da suda mahsur kaldı.

Ekiplerin alt geçitteki su tahliye ve araçları kurtarma çalışmaları sürüyor.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), piyade uzman çavuş Mustafa Aslan'ın Pençe-Kilit operasyon bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanarak şehit olduğunu bildirdi

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), piyade uzman çavuş Mustafa Aslan'ın Pençe-Kilit operasyon bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanarak şehit olduğunu bildirdi

14.10.2026 10:40:00
Haber Merkezi
 
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), piyade uzman çavuş Mustafa Aslan'ın Pençe-Kilit operasyon bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanarak şehit olduğunu bildirdi
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), piyade uzman çavuş Mustafa Aslan'ın Pençe-Kilit operasyon bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanarak şehit olduğunu bildirdi
Milli Savunma Bakanlığı, Pençe-Kilit operasyon bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanan Piyade Uzman Çavuş Mustafa Aslan'ın, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olduğunu duyurdu.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in şehit asker için yayımladığı taziye mesajına da yer verildi. Güler, mesajında şu ifadeleri kullandı:

"Pençe-Kilit operasyon bölgesinde görevli kahraman silah arkadaşımız, meydana gelen silah kazasında yaralanmış, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur. Kahraman şehidimize şahsım ve Milli Savunma Bakanlığı mensupları adına Allah'tan rahmet, kederli ailesine ve asil milletimize başsağlığı ve sabır dilerim."

Halk TV’ye kayyım atandı, yayın durduruldu

Halk TV’nin İstanbul’daki binasına sabah saatlerinde polis ekipleri girdi. Kanalın yayınını durdurduğu açıklanırken, Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu kanala kayyım atandığını duyurdu

14.10.2026 09:30:00
Haber Merkezi
 
Halk TV’ye kayyım atandı, yayın durduruldu
Halk TV’ye kayyım atandı, yayın durduruldu
Halk TV programcısı Deniz Bayramoğlu, yayın yönetmeni Suat Toktaş'ın kayyım heyeti başkanıyla yaptığı görüşmenin sonuçsuz kaldığını açıkladı.
 
Özgür Özel'den tepki
 
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV'ye yönelik polis baskını ve kayyım atandığı yönündeki açıklamaya tepki gösterdi. Özel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ekonomik kriz, geçim sıkıntısı ve adaletsizliklerin gündemde olduğu bir dönemde baskının gerçekleştiğini belirten Özel, açıklamasında fon krizine ve Türkiye'nin en büyük siyasi davalarından birinde savunmaların başlayacağı güne de dikkat çekti.
 
Özel, belediyelere kayyım atanmasını da hatırlatarak, milyonlarca kişinin izlediği Halk TV'nin de kayyım uygulamasıyla karşı karşıya bırakıldığını savundu.

ATATÜRK NEDEN ANKARA’YI SEÇTİ?

Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara, 13 Ekim 1923’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen kanunla başkent ilan edildi

13.10.2026 20:48:00
Haber Merkezi
 
ATATÜRK NEDEN ANKARA’YI SEÇTİ?
ATATÜRK NEDEN ANKARA’YI SEÇTİ?
Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti Ankara, 13 Ekim 1923'te Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen kanunla başkent ilan edildi.

Cumhuriyet'in ilanından 16 gün önce alınan bu karar, yalnızca bir yönetim merkezinin değiştirilmesi değil, Millî Mücadele'nin merkezinde şekillenen yeni devletin yönünün belirlenmesiydi. Peki, Mustafa Kemal Atatürk neden İstanbul yerine Ankara'yı tercih etti? Bu tarihî karar nasıl alındı?

Ankara'nın başkent oluşunun bugün 103'üncü yıl dönümü. Millî Mücadele yıllarında Anadolu'nun ortasında bir direniş merkezi olarak öne çıkan kent, 13 Ekim 1923'te resmen Türkiye'nin başkenti oldu. Karar, Cumhuriyet'in ilanına giden sürecin en önemli adımlarından biri olarak tarihe geçti.

MİLLÎ MÜCADELE'NİN MERKEZİ ANKARA OLDU

Mustafa Kemal Paşa ve Heyet-i Temsiliye, 27 Aralık 1919'da Ankara'ya geldi. İstanbul'un işgal altındaki konumu ve Anadolu'daki bağımsızlık mücadelesinin yönetilmesi ihtiyacı, Ankara'yı öne çıkaran başlıca etkenler arasındaydı.

Anadolu'nun iç kesimlerinde bulunan Ankara, Batı Cephesi'ne ulaşım ve askerî gelişmelerin yönetimi bakımından stratejik bir konuma sahipti. Demir yolu bağlantısı da kentin önemini artırıyordu.

23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Ankara'da açılmasıyla kent, Millî Mücadele'nin siyasi ve idari merkezi hâline geldi. Kurtuluş Savaşı'nın sevk ve idaresine ilişkin önemli kararlar burada alındı. Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz'la zafere uzanan süreçte Ankara, yeni devletin yönetim merkezi olarak fiilen öne çıktı.

ATATÜRK NEDEN İSTANBUL'U DEĞİL ANKARA'YI SEÇTİ?



Ankara'nın başkent seçilmesinde coğrafi konumu, askerî güvenliği ve Millî Mücadele'de üstlendiği rol belirleyici oldu.

İstanbul, Osmanlı Devleti'nin yüzyıllardır yönetim merkeziydi. Ancak işgal yıllarında Boğazlar üzerindeki konumu ve dış müdahalelere açıklığı, yeni devletin yönetim merkezinin Anadolu'da kurulması düşüncesini güçlendirdi.

Ankara ise Anadolu'nun iç kesimlerinde yer alıyor, Batı Cephesi'ndeki gelişmelerin yönetilmesine imkân sağlıyor ve Millî Mücadele'nin siyasi merkezini temsil ediyordu. Böylece başkent tercihi, eski imparatorluğun merkezinden bağımsızlık mücadelesinin yürütüldüğü Anadolu'ya yönelişin simgesi oldu.

Atatürk, Nutuk'ta başkent seçimini anlatırken coğrafi durum ve askerî stratejinin önemini özellikle vurguladı. Başkentin belirlenmesiyle ülke içinde ve dışında süren belirsizliklerin sona erdirilmesi gerektiğini ifade etti.

"Bütün düşünceler, yeni Türkiye Devleti'nin başkentinin Anadolu'da ve Ankara kenti olması gerektiğinde toplanıyordu. Devletin başkentini bir an önce saptayarak iç ve dış kararsızlıklara son vermek çok gerekli idi.'

ANKARA'NIN BAŞKENT OLMASI TARTIŞILDI

Ankara'nın başkent olması konusunda herkes aynı görüşte değildi. İstanbul'un tarihî ve ekonomik konumu nedeniyle başkent olarak kalmasını savunanlar vardı. Ankara'nın iklimi, ulaşım imkânları, mevcut tesisleri ve gelişme kapasitesi de tartışma konusu yapılıyordu.

İzmit'te 16-17 Ocak 1923'te gazetecilerle yaptığı görüşmede Atatürk, Ankara'nın başkent olması fikrini gündeme getirdi. Başkentlik tartışmaları 1923 boyunca basında ve siyasi çevrelerde devam etti.

Lozan Barış Antlaşması'nın ardından Türkiye'nin bağımsızlığının uluslararası alanda kabul görmesi ve işgal kuvvetlerinin İstanbul'dan çekilme sürecinin tamamlanmasıyla yeni devletin başkentinin hukuken belirlenmesi gündeme geldi.

9 EKİM'DE TEKLİF EDİLDİ, 13 EKİM'DE KABUL EDİLDİ

Ankara'nın başkent ilan edilmesine ilişkin kanun teklifi, dönemin Dışişleri Bakanı İsmet Paşa ve 14 milletvekili tarafından 9 Ekim 1923'te TBMM'ye sunuldu.

Teklif, 13 Ekim 1923'te Meclis'te kabul edildi. Kanunun tek maddesinde şu hüküm yer aldı:

"Türkiye Devleti'nin makarr-ı idaresi Ankara şehridir."

Bu ifadeyle Ankara, Türkiye devletinin resmî yönetim merkezi oldu. 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilan edilmesine daha 16 gün vardı.

KÜÇÜK BİR ANADOLU KENTİNDEN CUMHURİYET'İN BAŞKENTİNE

Ankara, başkent seçildiği dönemde bugünkü görünümünden oldukça uzaktı. Kentin imkânları sınırlı, yapılaşması yetersizdi. Buna rağmen Millî Mücadele'nin karargâhı olması ve yeni devletin siyasi merkezini temsil etmesi, Ankara'yı diğer şehirlerden ayırdı.

20 Nisan 1924'te kabul edilen Anayasa'da da başkentin Ankara olduğu hükme bağlandı. Cumhuriyet döneminde kent, yeni yönetim kurumlarının kurulması ve şehir planlamasıyla giderek büyüdü.

13 Ekim 1923'te alınan karar, Ankara'nın yalnızca başkent olmasını değil, Millî Mücadele'nin merkezinde doğan yeni devletin yönetim anlayışının da simgeleşmesini sağladı. Ankara, 103 yıldır Türkiye'nin başkenti olmayı sürdürüyor.

39 ilde yatırım dolandırıcılığı operasyonu: 159 şüpheli gözaltına alındı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen yatırım dolandırıcılığı soruşturması kapsamında 39 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildiğini, 159 şüphelinin gözaltına alındığını açıkladı. Soruşturmada şüphelilerin 6 milyar 656 milyon TL'yi aşan para trafiğinin bulunduğu, 23 vatandaşın ise toplam 51 milyon 407 bin 966 TL zarara uğratıldığının belirlendiği bildirildi

13.10.2026 17:00:00
İHA
 
39 ilde yatırım dolandırıcılığı operasyonu: 159 şüpheli gözaltına alındı
39 ilde yatırım dolandırıcılığı operasyonu: 159 şüpheli gözaltına alındı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, vatandaşların birikimlerini hedef alan suç örgütleri ve dolandırıcılık şebekelerine karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen yatırım dolandırıcılığı soruşturmasında şüphelilerin 6 milyar 656 milyon TL'yi aşan para trafiğinin bulunduğu tespit edildi. Soruşturma kapsamında 23 vatandaşın toplam 51 milyon 407 bin 966 TL zarara uğratıldığı belirlendi.

Suçtan elde edilen gelirleri banka hesapları, kuyumcular, kripto varlık hesapları ve soğuk cüzdanlar üzerinden aktardıkları tespit edilen 215 şüpheliye yönelik 39 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 159 şüpheli gözaltına alındı.

Kuyumcu şirketlerine yönelik inceleme sürüyor

Operasyon kapsamında şüphelilere ait banka ve kripto hesaplarına el konuldu. Ayrıca 5 kuyumcu şirketinin altın satışları, stok ve envanterleri, POS cihazları, banka hareketleri ile vergi kayıtlarına ilişkin incelemelerin devam ettiği bildirildi.

Bakan Gürlek, soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve Ankara İl Emniyet Müdürlüğüne teşekkür ederek, vatandaşların haklarını ve birikimlerini hedef alan suçlarla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

Etimesgut Belediyesi'nde ikinci dalga depremi

Ankara merkezli 5 ilde gerçekleştirilen operasyon kapsamında, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve zimmet suçlamalarıyla aralarında belediye başkan yardımcıları Fikret Gözüoğlu ve Gültekin Bayındır'ın da bulunduğu 25 şüpheli yakalandı

13.10.2026 11:38:00
Haber Merkezi
 
Etimesgut Belediyesi'nde ikinci dalga depremi
Etimesgut Belediyesi'nde ikinci dalga depremi
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen yolsuzluk soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Etimesgut Belediyesi bünyesinde gerçekleştirilen kamu ihaleleri ile ruhsat işlemlerindeki usulsüzlük iddialarına yönelik ikinci dalga operasyon başlatıldı.

Sabah saatlerinde düzenlenen eş zamanlı baskınlarda, belediye yönetiminin tepe isimleri de dahil olmak üzere çok sayıda şüpheli emniyete götürüldü.


5 ilde eş zamanlı baskınlar düzenlendi


Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Ankara merkezli 5 ilde operasyon düzenlendi.

Belirlenen adreslere yapılan şafak baskınlarında, Etimesgut Belediye Başkan Yardımcıları Fikret Gözüoğlu ve Gültekin Bayındır ile birlikte belediye çalışanlarının da yer aldığı 25 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi.


Soruşturmanın detayları ve ilk operasyon


İhale usulsüzlükleri, imar ve ruhsat süreçlerinde haksız kazanç iddialarına dayanan soruşturmanın; Sayıştay raporları, şüpheli ifadeleri, MASAK ve HTS analizleri ile CİMER başvuruları gibi delillerin incelenmesiyle derinleştirildiği belirtildi. Şüphelilere örgüt kurma, zimmet, rüşvet, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma gibi suçlamalar yöneltiliyor.

30 Temmuz 2026'daki ilk dalga operasyonda dönemin belediye başkanı Erdal Beşikcioğlu dahil 40 kişi tutuklanmıştı. Emniyetteki işlemleri süren 25 şüphelinin adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

7.6 milyar TL'lik servet çökertildi

İçişleri Bakanlığı koordinesinde İstanbul merkezli 13 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, kriptolu programlarla küresel uyuşturucu trafiğini yöneten uluslararası şebeke çökertildi. 2 bin polisin katıldığı baskınlarda 42 şüpheli yakalanırken; lüks araçlar, şirket payları ve yüzlerce taşınmazdan oluşan tam 7 milyar 657 milyon TL değerindeki devasa suç gelirine el konuldu

13.10.2026 10:36:00
Haber Merkezi
 
7.6 milyar TL'lik servet çökertildi
7.6 milyar TL'lik servet çökertildi
Türkiye, güne son yılların en büyük ve en kapsamlı nakit-finans odaklı narkotik operasyonlarından biriyle uyandı. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, uluslararası düzeyde faaliyet gösteren, ülkeler arası uyuşturucu madde imalatı, sevkiyatı ve dağıtımını organize eden dev bir suç şebekesi deşifre edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, şafak vakti 13 ilde eş zamanlı düğmeye basıldı.


10 tonu aşan uyuşturucu trafiği


İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube müdürlüklerinin aylar süren titiz takibi, uluslararası bir suç ağını ortaya çıkardı. Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Interpol-Europol Daire Başkanlığı'nın da dahil olduğu çalışmalarda, örgüt yöneticilerinin kimyasal maddelerin temininden uluslararası lojistik ve sevkiyat süreçlerine kadar her adımı bizzat yönettikleri belirlendi.

Zehir tacirlerinin deşifre olmamak amacıyla kendi aralarında özel kriptolu haberleşme programları kullandığı tespit edildi. Siber ve teknik ekiplerin şifreli veri trafiklerini çözmesiyle, şebekenin yurt içi ve yurt dışındaki farklı tarihlerde gerçekleştirdiği 35 ayrı uyuşturucu sevkiyatının haritası çıkarıldı. Eroin, esrar ve kokain ticaretini kapsayan bu devasa ağın, toplamda 10 ton 100 kilogram uyuşturucu madde ile doğrudan bağlantılı olduğu kanıtlandı.


13 ilde 2 bin personelle şafak baskını


Toplanan delillerin ardından operasyon için harekete geçildi. İstanbul merkezli olmak üzere Antalya, Bursa, Diyarbakır, Edirne, Hakkari, Hatay, Kayseri, Kocaeli, Mersin, Sakarya, Samsun ve Van illerinde belirlenen onlarca adrese 2 bin emniyet personelinin katılımıyla eş zamanlı baskınlar düzenlendi.

Helikopterler ve narkotik dedektör köpeklerinin de destek verdiği operasyonlarda, örgüt kadrosunda yer alan 42 şüpheli kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı.

Soruşturma dosyasında adı geçen ve yurt dışında olduğu belirlenen diğer şebeke üyeleri hakkında ise kırmızı bülten çıkarılması için işlemler başlatıldı.


Zehrin saltanatına 7.6 milyar TL'lik kilit


Operasyonun en dikkat çekici boyutu ise suç gelirleriyle mücadele ayağında yaşandı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) mühendisleri ve uzmanlarının derinlemesine yaptığı incelemeler sonucunda, uyuşturucu ticaretinden elde edilen paraların nasıl aklandığı tek tek haritalandırıldı.

Suçtan elde edildiği kesinleşen ve güncel piyasa değeri tam 7 milyar 657 milyon TL olan devasa bir mal varlığı ağına mahkeme kararıyla el konuldu. El konulan varlıkların dökümü örgütün finansal gücünü gözler önüne serdi:

• 163 gerçek kişiye ait tüm banka hesapları ve kripto varlık cüzdanları

• 556 adet lüks taşınmaz (konut, arsa, villa)

• 155 adet motorlu taşıt (lüks otomobiller ve lojistik araçlar)

• 71 farklı şirketteki ortaklık payları


Bakanlıktan net mesaj: "Suçtan saltanat kurdurmayız"


Operasyonun ardından sosyal medya hesabından kararlılık mesajı yayınlayan İçişleri Bakanı, zehir tacirlerine gözdağı verdi. Kirli paranın arkasına saklananların dokunulmaz olmadığını vurgulayan Bakan, şu ifadeleri kullandı:

Bakan, uyuşturucu ticaretinden elde edilen kirli parayla kendilerini dokunulmaz zannedenlerin hesap vermekten kurtulamayacağını belirterek, suçun ve finansal kaynağın kökünü kurutacaklarını vurguladı. Bakanlığın açıklamasının tam metnine ilgili kaynaklardan ulaşabilirsiniz.

Gözaltına alınan 42 şüphelinin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü ve mali incelemelerin derinleştirilerek devam ettiği bildirildi.

Yaşlılıkta dinç kalmanın 10 püf noktası


Yaş almak kaçınılmaz olsa da yaşlanma sürecinin nasıl ilerleyeceği yalnızca takvimdeki yaşımızla belirlenmiyor. Genetik mirasımız bazı hastalıklara yatkınlığımızı etkileyebiliyor; ancak fiziksel aktiviteden beslenmeye, uykudan sosyal ilişkilere kadar yaşamımız boyunca sürdürdüğümüz alışkanlıklar da sağlıklı yaşlanmada önemli rol oynuyor. 
 

13.10.2026 09:04:00 / Güncelleme: 13.10.2026 09:14:48
Murat Çorbacı
 
Yaşlılıkta dinç kalmanın 10 püf noktası
Yaşlılıkta dinç kalmanın 10 püf noktası

İç Hastalıkları, Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Berrin Karadağ, toplumumuzda birçok kişinin "Annemde de babamda da kalp hastalığı, diyabet var. Genetik kaderim bu, elimden ne gelir ki?" düşüncesinde olduğunu belirterek "Japonya bir deprem ülkesidir. Coğrafi yapısı, yani 'genetiği' gereği her an yıkıcı bir sarsıntıyla karşı karşıyadır. Ancak Japonlar, doğru mühendislik ve sağlam binalarla en şiddetli depremlere bile meydan okurlar. İşte bizim vücudumuz da böyledir. Genetik mirasınız size riskli bir zemin sunmuş olabilir; ancak inşa edeceğiniz sağlam yaşam alışkanlıkları, bu risklerin ortaya çıkmasını veya etkilerini azaltmaya yardımcı olur. Yaşlanmayı tamamen durduramayız ama biyolojik saatimizi yavaşlatmak, gençlik yıllarından itibaren atacağımız doğru adımlarla bizim elimizdedir" dedi. Sağlıklı yaşlanmaya yönelik adımların, genç ve orta yaşlardan itibaren atılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Karadağ, yaşlılıkta fiziksel ve zihinsel açıdan dinç kalabilmenin 10 püf noktasını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Hücresel yakıtı ayarlamak: Akdeniz tipi beslenme ve sağlıklı kilo

Sürekli yüksek kalorili, işlenmiş ve şekerli ürünler tüketmek, hücrelerimizin paslanmasını ve yaşlanmayı hızlandırır.  Gençlikten itibaren antioksidanlardan, zeytinyağı, sebze, meyve, tam tahıl ve liften zengin Akdeniz tipi beslenme benimsenmelidir. Porsiyonları hafifçe azaltmak ve tabağı farklı renklerde besinlerle çeşitlendirmek, hücresel yaşlanmayı yavaşlatır, hücrelerimizin kalitesini doğrudan korur ve vücuda ihtiyacı olan tüm koruyucu beslenme öğelerini sağlar. Sağlıklı vücut ağırlığını korumak da sağlıklı yaşlanmanın önemli adımlarındandır.

Kas rezervini korumak: Direnç ve güç egzersizleri

Prof. Dr. Berrin Karadağ, yaşlılıkta en büyük biyolojik tehditlerden birinin kas kütlesi kaybı olduğunu belirterek şöyle konuşuyor: "Sadece yürümek kasları korumaya yetmez. Haftada en az iki gün kasları zorlayan hafif ağırlık veya direnç egzersizleri yapmalıyız. Gençlikte ve orta yaşlarda ne kadar güçlü bir kas ve kemik rezervi oluşturursanız, ileri yaşlarda dengeniz o kadar sağlam olur. Kas kütlesi, yaşlılık dönemindeki gizli metabolik sigortamızdır. Kuvvetli kaslar eklemlere binen yükü azaltarak kireçlenmeyi ve kronik ağrıları da engeller. Güçlü bir iskelet yapısı, ileri yaşta kimseye bağımlı olmadan özgürce hareket edebilmenin tek anahtarıdır."

Gece mesaisi: Kaliteli uyku ve hücresel onarım

Uyku, vücudun gece temizliği ve derin bakım seansıdır. Melatonin ve büyüme hormonu gibi kritik anti-aging (yaşlanma karşıtı) hormonlar derin uykuda en üst seviyede salgılanır. Her gece 7-8 saat kesintisiz uyku, beyindeki zararlı protein atıklarının temizlenmesini sağlayarak  bilişsel sağlığın korunmasına katkı sağlar. Yetersiz uyku ise ertesi gün kronik bir stres tablosu yaratarak hücrelerin erkenden yaşlanmasına yol açar. Uyuduğunuz odanın tamamen karanlık ve serin olmasına özen göstermelisiniz.

Beyni antrenmansız bırakmamak: Bilişsel esneklik ve sosyal bağlar

Emeklilik dönemi 'zihinsel bir duraklama veya inzivaya çekilme' olarak görülmemelidir. Beyin, kullanılmadıkça körelen nöronal ağlara sahiptir. Yeni bir dil öğrenmek, bir enstrüman çalmak veya sürekli yeni bilgiler edinmek beyindeki sinirsel bağları canlı tutar. Güçlü sosyal ilişkiler ve dostluklar kurmak da, yalnızlığı ve buna bağlı depresif süreçleri önleyerek ömrü uzatır. Sevdiklerinizle geçirdiğiniz kaliteli zamanlar, beyinde mutluluk hormonu salgılatarak bilişsel gerilemeyii yavaşlatır. Zihninizi her gün şaşırtacak yeni bulmacalar veya rotalar deneyerek onu tembellikten kurtarın. Sosyal olarak aktif olan bireylerin biyolojik yaşının, akranlarına göre çok daha genç kaldığı tıbben kanıtlanmıştır.

'İkinci beyni' beslemek: Bağırsak mikrobiyotası sağlığı

Prof. Dr. Berrin Karadağ, bağırsaklarımızdaki milyarlarca yararlı bakterinin, bağışıklık sisteminden ruh halini yönetmeye dek önemli işlevleri olduğunu ancak yaşlandıkça azalmaya başladığını belirterek şöyle konuşuyor: "Yoğurt, kefir, turşu gibi fermente gıdalar ve bol lifli sebzeler tüketerek bağırsak mikrobiyotasını zengin tutmak, sistemik kronik enflamasyonu baskılamanın ve yaşlanmayı yavaşlatmanın en modern tıbbi yoludur. Sağlıksız bir bağırsak florası, tüm vücuda yayılan sessiz bir yangının fitilini ateşler. Mutluluk hormonu olan serotoninin büyük kısmı burada üretildiğinden, bağırsak sağlığı yaşlılıkta hayata pozitif bakabilmenin de gizli formülüdür."

Mitokondriyal sağlık: Kronik stres yönetimi

Kronik stres, hücrelerimizin enerji santralleri olan mitokondrilere doğrudan zarar verir ve vücutta sessiz bir "enflamasyon" (iç yangı) durumu yaratır. Meditasyon, doğada zaman geçirmek veya düzenli nefes egzersizleri yapmak, stres hormonu kortizolü dengeler. Sakin ve dingin bir zihin, hücre düzeyinde yaşlanma hızını yavaşlatan en doğal ilaçtır. Sürekli endişe halinde yaşamak, DNA'larımızın koruyucu kapakları olan telomerleri hızla kısaltır. Hayatın getirdiği zorluklara karşı geliştireceğiniz psikolojik dayanıklılık, cildinizdeki kırışıklıklardan damar sertliğinize kadar her şeyi etkiler. Gün içinde kendinize sadece 'durma' ve nefes alma molaları vererek enerji santrallerinizi koruma altına alın.

Vücudun akışkanlığı: Hidrasyon ve hücresel su dengesi

Yaş ilerledikçe vücudun susuzluk hissi ve algısı azalarak kronik susuzluğa neden olur. Hücrelerin toksinlerden arınması, böbrek fonksiyonlarının korunması ve cildin elastikiyeti için yeterli su tüketimi şarttır. Yeterince su içmediğimizde kanımız koyulaşır ve kalbimiz dokuları beslemek için çok daha fazla çalışmak zorunda kalır. Eklemlerimizin arasındaki sıvı seviyesinin korunması ve hareket kabiliyetimizin azalmaması da doğrudan su tüketimimize bağlıdır. Masanızda her zaman dolu bir sürahi bulundurmayı yaşamsal bir alışkanlık haline getirin.

Kemik gücü ve hormonal denge: D vitamini ve doğru takviyeler

Yaşlanma sürecinde kemik yoğunluğunu korumak ve bağışıklığı güçlü tutmak için D vitamini, magnezyum ve B12 gibi değerlerin yeterli seviyede olması gerekir. Hekim kontrolünde doğru takviye stratejisi, eksilen biyolojik depoları doldurur. Kulaktan dolma bilgilerle, rastgele vitamin kullanmak yerine, kan analizlerinize göre hekim önerisi doğrultusunda gerekli takviyeleri almalısınız. Yaş alırken kemik erimesine dur demek, ilerideki adımlarımızın kırılmaz güvencesidir.

Damar yaşını korumak: Kardiyovasküler esneklik ve toksinlerden kaçınmak

Sigara, alkol ve aşırı tuz gibi damarın iç çeperini bozan faktörlerden uzak durmak hayati önem taşır. Düzenli kardiyo egzersizleri (tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet) damar esnekliğini koruyarak dokulara giden oksijen miktarını artırır ve organ yaşlanmasını geciktirir. Esnekliğini kaybeden sertleşmiş damarlar, yüksek tansiyona ve dolayısıyla kalp krizine davetiye çıkarır. Damar sağlığını korumak, tüm organlarımıza gençlik iksiri pompalamak demektir.

Proaktif Tıp: Düzenli check-up ve koruyucu sağlık taramaları

Prof. Dr. Berrin Karadağ, hastalık kapıyı çalmadan, fonksiyon kaybı gelişmeden önce önlem almanın, modern geriatrinin temel yasası olduğunu belirterek, "Tansiyon, kan şekeri ve kolesterol değerlerinin yakın takibi, damar sağlığımızı sessiz hasarlardan korur. Yaşınıza uygun düzenli sağlık taramalarını ve aşıları ihmal etmemek, genetik fay hatlarınızın nerede olduğunu bilip ona göre koruyucu duvarlar örmenizi sağlar. Tıpta en ucuz ve en etkili tedavi, hastalıktan korunmaktır. Küçük bir kan tahlili veya erken fark edilen bir dengesizlik, yıllar sonra büyük bir felakete dönüşebilecek bir hastalığı başlamadan bitirebilir. Bedeninizi dinleyin ama onu düzenli olarak uzman bir hekim mühendisliğine emanet etmeyi de unutmayın."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.