logo
04 KASIM 2026

Osmanlı arşiv belgelerine göre Atatürk’ün soyu

Mustafa Kemal Atatürk’ün anne ve baba tarafından sahip oldukları soya dair son dönemde yapılmış olan çalışmalardan iki tanesi Mehmet Ali Öz’e aittir

04.11.2026 00:20:00
Haber Merkezi
 
Osmanlı arşiv belgelerine göre Atatürk’ün soyu
Osmanlı arşiv belgelerine göre Atatürk’ün soyu
Mustafa Kemal Atatürk'ün anne ve baba tarafından sahip oldukları soya dair son dönemde yapılmış olan çalışmalardan iki tanesi Mehmet Ali Öz'e aittir.

Öz, 2014 ve 2017 yıllarında kaleme aldığı iki ayrı eser ile Mustafa Kemal Atatürk'ün hem anne hem de baba tarafından Ehl-i Beyt soyundan olduğunu Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nden çıkardığı belgelerle ortaya koymaktadır.

Hem Öz'ün kullandığı belgeler hem de Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nden çıkardığımız belgelerde Mustafa Kemal Atatürk'ün soyuna dair çok önemli bilgilere ulaşmaktayız.

Bu belgeler ışığında Mustafa Kemal Atatürk'ün soyunun hem anne, hem de baba tarafından Ehl-i Beyt'e dayandığını rahatlıkla ifade edebiliriz. 







MOLLA ZÜBEYDE'NİN SOYU

Hakkında olmadık iftiralar atılan Zübeyde Hanım'ın hem anne hem de baba tarafından çok özel bir soya sahip olduğunu Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nde yer alan Nüfus Defterleri, Temettuat Defterleri ve diğer birçok belge ile ispat edebiliyoruz.

Zübeyde Hanımın sahip olduğu soy, Selanik'in en eski ve en itibarlı ailelerinden bir tanesidir. Öyle ki, Zübeyde Hanım'ın sülalesi "sofuzadeler" ve "nakibzadeler" olarak nam salmıştır.

Bu iki ifadeden "sofuzadeler", ailenin bölgenin en dindar ve saygın ailelerinden olması hasebiyle verilmiştir. Ancak "nakibzade" unvanı oldukça önemlidir.

Bu unvan, Osmanlı Devleti'nde sadece "nakibüleşraflık" yapmış ailelere verilen özel bir unvandır.







SADECE PEYGAMBER SÜLALESİNDEN GELENLERE VERİLEN UNVAN

Nakibüleşraflık müessesesinin ne olduğunu bugün neredeyse her evde bulunan Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından çıkarılmış olan Diyanet İslam Ansiklopedisi'nden (DİA) aktaralım:

"Anadolu Selçukluları'nda da seyyid ve şeriflerin kayıtlarının tutularak nesep kargaşasının önlenmesi, gelirlerinin temini ve ticarî faaliyette bulunanlara vergi muafiyeti sağlanması gibi işleri yürüten görevlilerin varlığı bilinmektedir.

Osmanlılar'da benzeri bir müessesenin ihdasıyla ilgili ilk bilgiler Yıldırım Bayezid dönemine kadar iner. Seyyid ve şeriflerle ilgilenmek üzere Yıldırım Bayezid zamanında 802 Ramazan'ında (Mayıs 1400) bir makam ihdas edildiği ve bu makama ilk olarak Bağdat eşrafından, Bursa'da İshâkıyye (Kâzerûniyye) zâviyesi postnişini Seyyid Muhammed Nattâ Hüseynî'nin getirildiği bilinmektedir.

(…) Bu makamın Osmanlı Devleti'nde kurumlaşma süreci açısından önemli dönüm noktası, II. Bayezid'in 900'de (1494) bu göreve hocası Seyyid Abdullah'ın oğlu Seyyid Mahmud'u maaşlı olarak tayin etmesiyle gerçekleşti.

Bu tarihe kadar görevliler devletten düzenli bir ücret almaz ve 'nâzır' unvanıyla anılırlardı. Yeni tayinle birlikte, Memlük yönetimindeki Mısır ve Suriye gibi merkezlerde aynı görevde bulunan kişinin nakîbüleşraf unvanını kullanmasından hareketle Osmanlı Devleti'nde de bu unvan benimsendi.

(…) Zamanla Osmanlı hiyerarşisinde önemli bir yer edinen nakîbüleşraf genellikle sâdât arasından ve ilmiye mensuplarından seçilirdi. Bunlar XVII. yüzyılın ortalarına kadar ömür boyu vazifede kalmışlar, daha sonra ise çeşitli sebeplerle azledilmiş veya görevden feragat etmişlerdir. Daha önce kadı, kazasker veya şeyhülislâm olanlar bulunduğu gibi iki görevi aynı anda yürütenler de vardı.

Osmanlı nakibüeşrafları İstanbul'da ikamet ederdi; diğer şehirlerde sâdât arasında belli bir süre için seçilen nakibüleşraf kaymakamları bulunurdu." 







Burada aktarılan bilgiler içinde en önemlisi, İstanbul'da bulunan nakibüleşrafların ve diğer şehirlerdeki temsilcileri nakibüleşraf kaymakamlarının sâdât yani seyyidler, Peygamber Efendimizin mübarek soyundan gelenler arasından seçilmek zorunda olmalarıdır.

Buradan hareketle Osmanlı'da nakibüleşraf ve nakibüleşraf kaymakamı olmanın tek şartı Peygamber Efendimizin soyundan gelmiş olmaktır diyebiliriz.

Zübeyde Hanım'ın sülalesinde hem nakibüleşraf (Feyzullah Efendi) hem de nakibüleşraf kaymakamları (Ali Ağa oğlu Mehmet Ağa) olduğu belgelerle sabittir. 

Hatta Zübeyde Hanım'ın sülalesi uzun yıllar boyunca Selanik'te nakibüleşraf kaymakamlığı yaptıkları için sülalenin adı hem nüfus defterlerinde hem de temettuat defterlerinde "nakibzadeler" olarak geçmektedir.

Bu noktada hatırı sayılır miktarda belge Mehmet Ali Öz'ün mezkur iki eserinde mevcut olmakla beraber, sadece bir adet belge örneği paylaşalım:







28 Nisan 1835 tarihli Nüfus Defterinde Zübeyde Hanım'ın dedelerinden Abdullah Hami Bey'den, Selanik Balat mahallesi 1 no'lu hanede mukim "Nakibzade Seyyid Abdullah Hami…" şeklinde bahsetmektedir. 

Burada geçen Nakibzade Seyyid Hacı Abdullah Hami, Mustafa Kemal Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ın babası Feyzullah Ağa'nın dedesidir. 

Yine 21 Şubat 1841 tarihli bir başka nüfus defterinde de, Zübeyde Hanım'ın dedelerinden, Selanik Hayreddincik mahallesinde mukim, Ahmet oğlu Sofuzade Mehmet Sadık Efendi ve çocukları Seyyid Hasan ve Seyyid Hüseyin isimleri zikredilmektedir. 

Ayrıca yine Osmanlı'da vergilerin miktarını belirlemek amacıyla kişinin malî durumunu tespit eden Maliye Nezareti bünyesindeki Temettuat Defterleri kayıtlarında da Sofuzade Mehmet Efendi'nin kayıtlarını görmekteyiz.

Sofuzade Mehmet Efendi aynı zamanda Selanik Hayreddincik Mahallesi imamıdır. Ayrıca bu belgede Sofuzade Mehmet Bey'den bahsederken "müderrisin-i kiramdan" ifadesinin kullanılması da dikkat çekicidir. 

Bu belgeler ışığında ailenin "nakibzade" ve "sofuzade" lakaplarının nüfus ve temettuat defterlerinde yazılı olduğunu görmüş oluyoruz." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)

Dilovası'ndaki fabrika yangını davasının 5. duruşması başladı

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği kozmetik fabrikası yangınına ilişkin, 10'u tutuklu, 1'i firari 23 sanığın yargılandığı davanın 5. duruşması başladı

03.11.2026 13:27:00 / Güncelleme: 03.11.2026 13:30:41
İHA
 
Dilovası'ndaki fabrika yangını davasının 5. duruşması başladı
Dilovası'ndaki fabrika yangını davasının 5. duruşması başladı
Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde görülen duruşma öncesinde sivil toplum kuruluşları, kadın dernekleri ve hayatını kaybedenlerin yakınları açıklama yaptı. Yangında hayatını kaybeden Esma Gikan'ın eşi Aytekin Gikan, sanıkların tahliye edilmemesini istediklerini söyledi. Gikan, "8 Kasım 2025'te Dilovası'nda canlarımızı diri diri yaktılar. Oransal ailesinin sermaye hırsı, para hırsı yüzünden insanların canı yandı. 7 kişi cayır cayır yandı. Acil çıkış kapısı yok, merdiven yok, yangına karşı hiçbir önlem yok. İnsan canı bu kadar ucuz olamaz. Biz burada hiçbir sanığın tahliye edilmesini istemiyoruz çünkü bir kişi bile tahliye edilirse bizim canımız bir kez daha yanacak. Buradaki sanıklar, 'Bizim can güvenliğimiz yok' diyor. Peki, benim şu anda evde 3 evladım var. Onların can güvenliği nerede' Lütfen artık adalet yerini bulsun. Biz adalet istiyoruz" dedi.






"Benim ablam artık yok"

Ölen Şengül Yılmaz'ın kardeşi Emine Bulut ise "Bu süreç çok zor bir süreç. Giren çıkıyor, çok fazla adaletsizlik var. Suçluların kim olduğu, neyin ne olduğu, olayın nasıl planlandığı zaten ortada. Aradan bir yıl geçti, hala ceza alan olmadı. Ben artık bu sürecin tamamlanmasını, cezaların en ağır şekilde verilmesini ve adaletin yerini bulmasını istiyorum çünkü 8 Kasım'da bir yıl olacak. Benim ablam artık yok. Onların, yani katillerin akrabaları, aileleri buraya geliyor. Ancak bizim insanlarımız yok. Onlar öldüler. Biz onları bir daha göremiyoruz. Ben adalet istiyorum. Suçluların en ağır şekilde cezalandırılmasını ve yıllarca içeride yatmalarını istiyorum. Bizim sevdiklerimiz nasıl öldüyse, onlar da içeride ölsünler" şeklinde konuştu.








Olayın geçmişi

Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi'ndeki Ravive isimli kozmetik dolum tesisinde 8 Kasım 2025'te çıkan yangında çalışanlardan Hanım Gülek (65), Esma Gikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ve Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmiş, 6 kişi yaralanmıştı. Fabrika sahiplerinden Kurtuluş Oransal ise tutuklu bulunduğu cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonrası kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.








İddianamede Ravive Kozmetik yetkilileri İsmail Oransal ile ağabeyi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen LYKEE Kozmetik firmasının yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında "muhtemel kastla öldürme" suçundan 7'şer kez müebbet, "nitelikli mala zarar verme" suçundan ise 3'er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi firari Ümit Ç., sorumlu müdürü Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi Güven D. ile binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.'nin "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmaları istendi. Ali Osman Akat, Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B. hakkında ise "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.








7 kamu görevlisine 22 yıl 6 aya kadar hapis talebi

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve ana dosyaya dahil edilen iddianamede ise eski İmar ve Şehircilik Müdürü H.Ö., eski Yapı Kontrol Müdürü C.S., Yapı Kontrol Müdürleri S.S. ve M.T., Belediye Başkan Yardımcısı N.T., eski Zabıta Müdürü C.T. ile Zabıta Müdür Vekili N.B. hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.













Esenyurt'ta yağmur sonrası yol çöktü: Ticari taksi çukura düştü

İstanbul Esenyurt'ta aniden bastıran yağışın ardından yolda çökme meydana gelirken, bir ticari taksi oluşan dev çukura düştü

03.11.2026 00:04:00 / Güncelleme: 03.11.2026 00:09:23
İHA
 
Esenyurt'ta yağmur sonrası yol çöktü: Ticari taksi çukura düştü
Esenyurt'ta yağmur sonrası yol çöktü: Ticari taksi çukura düştü
Olay, Esenyurt Bağlarçeşme Mahallesi Ahmet Arif Caddesi üzerinde meydana geldi. Aniden bastıran yağmurun ardından yol çöktü. O sırada caddedeki çukuru fark edemeyen ticari taksi sürücüsü, aracıyla çukura düştü.






İhbar üzerine bölgeye polis, zabıta ve belediye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri ve çevredeki vatandaşların yardımıyla çukurdan çıkarılan araçta hasar meydana geldi. Olayda yaralanan olmadığı öğrenildi.








Yağışın devam etmesiyle birlikte yoldaki çukurun giderek genişlediği görüldü. Ekipler, açılan çukurun çevresine güvenlik şeridi çekerek önlem aldı. Cadde üzerinde trafik akışı kontrollü şekilde sağlanırken, bölgede ekiplerin çalışmaları sürdü.






Kocaeli'de uyuşturucu operasyonlarında 98 şüpheli yakalandı

Kocaeli'de narkotik ekiplerince son bir haftada düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 98 şüpheli yakalandı, çeşitli tür ve miktarlarda uyuşturucu madde ile silah ele geçirildi

02.11.2026 12:57:00
İHA
 
Kocaeli'de uyuşturucu operasyonlarında 98 şüpheli yakalandı
Kocaeli'de uyuşturucu operasyonlarında 98 şüpheli yakalandı
İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin uyuşturucuyla mücadele kapsamında gerçekleştirdiği çalışmalarda 407 gram esrar, 323 gram sentetik kannabinoid, 115 gram muhtelif uyuşturucu madde ve 552 sentetik ecza ele geçirildi.






Operasyonlarda ayrıca 1 tabanca, 6 fişek ve 1 hassas terazi bulundu. Suçtan elde edildiği değerlendirilen 3 bin 365 liraya da el konuldu.








Polis kamerasına yansıyan görüntülerde, narkotik ekiplerinin belirlenen adreslere operasyon düzenlediği, şüphelilerin bulunduğu alanlarda arama yaptığı görülüyor.

Rize'de şiddetli yağış etkili oluyor

Rize'nin Pazar ilçesinde şiddetli yağış hayatı olumsuz etkiledi

31.10.2026 11:42:00
İHA
 
Rize'de şiddetli yağış etkili oluyor
Rize'de şiddetli yağış etkili oluyor
Rize'nin Pazar ilçesinde etkisini artıran şiddetli sağanak yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Yağışın ardından Kirazlık Mahallesi sınırlarında bulunan Yüzevler Mevkii'nde taşkın meydana geldi. Menfezlerin tıkanması sonucu taşkın suları yola taşarken, mahalle sakinleri zor anlar yaşadı.






Öztürkler mevkiinden gelen derenin tıkanmasıyla suyun yerleşim yerlerine yöneldiğini belirten mahalle sakini Miraç Parlak, "Su bir anda girdi. Yani orada zaten menfezler herhalde tıkalı. Dere yatağı, ırmak Öztürkler mevkiinden gelen ırmak tıkandı. Apartmanların altına doğru vurdu, bu tarafa doğru geliyor. Sıkıntı büyük" dedi.








Bölgede benzer mağduriyetlerin geçmişte de tekrarlandığına dikkat çeken Adem Turgut ise kalıcı bir çözüm beklediklerini belirterek "Burada yıllardan beri sorunumuz devam etmektedir. Kanallar tıkanmış. Yukarıda afet oldu. Afet olunca toprak yeri kapattı, dere ırmağını kapattı. Bu vesileyle beraber oradaki bütün yağmur suları buraya akıyor. Defalarca yetkililere söylememize rağmen bu olayla iki üç defa daha karşılaştık. Mağduruz, insanlar dışarı çıkamıyor, zor durumda. Gereğinin yapılmasını yetkililerden arz ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı İstanbul’un Zeytinburnu ilçesinde düzenlediği kortej yürüyüşüyle kutladı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı İstanbul'un Zeytinburnu ilçesinde düzenlediği kortej yürüyüşüyle kutladı.

30.10.2026 12:05:00 / Güncelleme: 30.10.2026 12:12:38
Haber Merkezi
 
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı İstanbul’un Zeytinburnu ilçesinde düzenlediği kortej yürüyüşüyle kutladı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı İstanbul’un Zeytinburnu ilçesinde düzenlediği kortej yürüyüşüyle kutladı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı İstanbul'un Zeytinburnu ilçesinde düzenlediği kortej yürüyüşüyle kutladı. Binlerce partilinin katıldığı yürüyüşte Türk bayrakları, Atatürk posterleri ve BTP bayrakları taşındı; Cumhuriyet ve bağımsızlık sloganları atıldı.






BTP'nin yurt genelinde gerçekleştirdiği 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında İstanbul'da da coşkulu bir kortej yürüyüşü düzenlendi.






Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı'nda başlayan yürüyüşe çok sayıda partili ve vatandaş katıldı. Ellerinde Türk bayrakları, Atatürk posterleri ve BTP bayraklarıyla yürüyen katılımcılar, güzergâh boyunca "Mustafa Kemal'in askerleriyiz", "Bu vatan bizimdir, bizim kalacak", "Ne mutlu Türk'üm diyene", "Şehitler ölmez, vatan bölünmez" ve "Bağımsız Türkiye" sloganları attı.






Meşaleler ve bando eşliğinde gerçekleştirilen yürüyüşe çevredeki vatandaşlar da alkışlarla destek verdi.






ATATÜRK VE ŞEHİTLER ANILDI, ANDIMIZ OKUNDU

Kortej yürüyüşünün sona erdiği noktada Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitlerimiz için saygı duruşunda bulunuldu. Ardından İstiklal Marşı okundu.






İstiklal Marşı'nın ardından BTP'liler hep birlikte Andımız'ı seslendirdi.






BTP'nin İstanbul'daki Cumhuriyet Bayramı kutlamaları, gerçekleştirilen halk oyunları gösterileriyle sona erdi.

Doğanın büyük tehdidi heyelan: Oluşum nedenleri ve çözüm önerileri

Heyelan, yeryüzünün dik yamaçlarında bulunan kaya, toprak veya kayaç kalıntılarının yer çekiminin etkisiyle kütle halinde aşağı ve dışa doğru kayması olaydır

29.10.2026 13:58:00
Hasan Gündoğdu
 
Doğanın büyük tehdidi heyelan: Oluşum nedenleri ve çözüm önerileri
Doğanın büyük tehdidi heyelan: Oluşum nedenleri ve çözüm önerileri
Doğal afetlerin en yıkıcı ve aniden gelişen türlerinden biri olan bu süreç, yer kabuğunun dinamik yapısının bir sonucudur. Yerküre milyonlarca yıldır şekillenirken dağlar yükselir, vadiler derinleşir; heyelan ise bu jeomorfolojik evrimin en baskın ve keskin mekanizmalarından biridir.






Heyelanın Oluşumunu Tetikleyen Temel Faktörler

Heyelan olayları hiçbir zaman tek bir nedene bağlı olarak gerçekleşmez; genellikle hazırlayıcı zemin koşulları ile tetikleyici dış etkenlerin birleştiği noktada patlak verir.

Jeolojik ve Litolojik Yapı: Kil, marn ve şist gibi suya doyduğunda kayganlaşan tabakaların yamaç eğimine paralel olarak uzanması, malzemenin tutunma direncini zayıflatır.

Eğim Derecesi: Yamaç ne kadar dikse, kütle üzerindeki yer çekimi bileşeni o kadar yüksek olur ve kayma eşiği o kadar kolay aşılır.






Su (Hidrolojik Faktörler): Şiddetli yağmurlar, ani kar erimesi veya yeraltı su seviyesindeki dalgalanmalar toprağın gözenek basıncını artırır. Su, hem malzemenin ağırlığını artırarak aşağı çeken kuvveti büyütür hem de iç sürtünmeyi azaltarak bir "kayganlaştırıcı" işlevi görür.

İnsan Faaliyetleri (Antropojenik Etkenler): Karayolu yapımı veya tarla açmak amacıyla yamaç eteklerinin bilinçsizce kazılması (yarılması), yamaç üst kotlarına aşırı yük bindiren yapılar inşa edilmesi, bitki örtüsünün tahrip edilmesi ve yanlış sulama yöntemleri heyelanı tetikleyen en büyük beşeri hatalardır.

Tektonik Hareketler ve Depremler: Şiddetli yer sarsıntıları, yamaç dengesini koruyan iç gerilmeleri aniden bozarak büyük kütlelerin saniyeler içinde aşağıya akmasına yol açabilir.






Türkiye'de En Çok Heyelan Yaşanan Yerler

Türkiye, genç oluşumlu bir ülke olması, dağlık ve engebeli topoğrafyası, kırıklı (faylı) yapısı ve iklim çeşitliliği nedeniyle heyelan afetine en çok maruz kalan coğrafyalardan biridir.

Ülke genelinde heyelanın coğrafi dağılımı incelendiğinde belirgin bölgesel yoğunlaşmalar görülmektedir:

Doğu ve Batı Karadeniz Bölümleri: Türkiye'de heyelanın başkenti şüphesiz Karadeniz kıyı kuşağı ve dağlarının kuzey yamaçlarıdır. Rize, Trabzon, Artvin, Giresun, Kastamonu, Sinop, Zonguldak ve Bartın illerinde heyelanlar yılın her döneminde görülebilir. Bunun temel sebepleri; yıl boyunca düşen yüksek miktardaki ve düzenli yağışlar, derin vadilerle parçalanmış dik yamaçlar, arazideki kil oranı yüksek zemin yapısı ve killi tabakaların eğime paralel uzanmasıdır.

Marmara Bölgesi'nin Güney ve Doğu Kesimleri: Özellikle Sakarya (Adapazarı çevresi), Kocaeli, Bursa (Uludağ yamaçları) ve Yalova gibi hem aktif fay hatlarına yakın hem de topoğrafik olarak engebeli ve yoğun yağış alan yerlerde büyük heyelan kütlelerine rastlanır.

Akdeniz Bölgesi (Toroslar Kuşağı): Antalya'nın dağlık ilçeleri, Mersin'in iç kesimleri ve Kahramanmaraş'ın engebeli alanları, kalker ve marn karışımı yamaç yapısının yağışlarla birlikte yumuşaması nedeniyle heyecan riski taşır.

Doğu Anadolu'nun Dağlık Kesimleri (Erzurum, Kars, Van çevreleri): İlkbahar aylarında karların ani bir şekilde erimesi ve toprak altındaki donmuş tabakanın (permafrost etkisinin veya çözülmenin) çözülmesiyle birlikte bu bölgede de geniş alanlı toprak kaymaları meydana gelir.






Heyelana Karşı Alınması Gereken Mühendislik ve İdari Önlemler

Heyelanları tamamen engellemek doğanın dinamikleri karşısında her zaman mümkün olmasa da can ve mal kayıplarını minimuma indirmek, doğru planlama ve mühendislik önlemleriyle mümkündür.

Yer Seçimi ve İmar Planlaması

Eski heyelan sahaları (paleo-heyelanlar) kesinlikle imara ve yerleşime açılmamalıdır.

Yamaç etekleri veya vadi tabanları yerine, zemin etütleri yapılmış güvenli ve sert zeminler yerleşim için tercih edilmelidir.

Mühendislik ve Tahkimat Yapıları (Sanat Yapıları)

İstinat Duvarları ve Gabion Kafesler: Yamaç eteklerine yapılan güçlü betonarme istinat duvarları veya taş dolu tel kafesler, kayabilecek kütleyi mekanik olarak tutar.

Ankraj ve Zemin Çivileme: Kayalık ve dik yamaçlarda çelik halatlar ve derin zemin çivileri kullanılarak tabakaların ana kayaya sabitlenmesi sağlanır.

Püskürtme Beton: Hava ve suyla temas ederek ufalanan, çözünen kaya yüzeylerinin havayla temasını kesmek ve erozyonu önlemek için özel beton tabakalarıyla kaplanması etkilidir.






Yüzey ve Yeraltı Su Kontrolü (Drenaj)

Heyelanı tetikleyen en büyük unsur su olduğu için suyun yamaçtan uzaklaştırılması hayati önem taşır. Yamaç boyunca açılacak ring kanalları ve yüzey hendekleri, yağmur sularının riskli bölgeye sızmasını engeller.

Yeraltı su seviyesini düşürmek amacıyla derin drenaj tünelleri ve yatay sondaj boruları (drenaj boruları) döşenerek su kontrollü bir şekilde tahliye edilir.

Biyolojik Önlemler ve Ağaçlandırma

Kök sistemleri derinlere inen ve toprağı saçak gibi saran ağaç türleri (örneğin derin köklü meşe, çam türleri ve yerel bitki örtüsü) yamaç stabilitesini artırır.

Yol yapım çalışmaları sonrasında açıkta kalan şev yüzeylerinin hızla hidro-tohumlama yöntemiyle yeşillendirilmesi erozyonu ve yüzey kaymalarını engeller.

Beşeri Faaliyetlerin Düzenlenmesi ve Erken Uyarı

Karayolu veya baraj gibi büyük altyapı projelerinde yamaç kesme (şev kazısı) işlemleri sırasında jeoloji mühendislerinin raporlarına birebir uyulmalı, yamaç dengesini bozacak aşırı kazılardan kaçınılmalıdır.

Riskli bölgelerde yerleştirilecek eğim ölçerler (inklinometreler), yer altı su seviyesi sensörleri ve radar sistemleriyle anlık hareketler izlenmeli, tehlike anında erken uyarı sistemleri devreye sokulmalıdır.

Antalya'da kamyon ortalığı savaş alanına çevirdi: 3 yaralı

Antalya'nın Manavgat ilçesinde seyir halindeyken, refüjü aşarak karşı şeride geçen kamyonun 2 otomobile çarpması sonucu meydana gelen kazada 3 kişi yaralandı

29.10.2026 13:37:00 / Güncelleme: 29.10.2026 13:40:24
İHA
 
Antalya'da kamyon ortalığı savaş alanına çevirdi: 3 yaralı
Antalya'da kamyon ortalığı savaş alanına çevirdi: 3 yaralı
Kaza; Antalya-Manavgat D-400 Karayolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Antalya istikametinden Manavgat istikametine seyir halindeki İsmail D'nin kullandığı 64 ACH 776 plakalı kamyon, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybedip refüjü ve tel örgüleri aştıktan sonra karşı şeride geçerek Metin Y'nin kullandığı 07 BGU 683 ve Hasan Ç'nin kullandığı 07 LOU 10 plakalı araçlara çarptı.






Kazada kamyon sürücüsü İsmail D. ile 07 BGU 683 plakalı araç sürücüsü Metin Y. ve araçta yolcu olarak bulunan Ahmet Ali Ü. yaralandı. Kazanın ardından olay yerine Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat Birimine bağlı kurtarma, Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı Çolaklı Jandarma Karakolu, 112 sağlık ve Bölge Trafik İstasyon Amirliği ekipleri sevk edildi. Yaralılar, 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.








Kaza yapan araçların yol ortasında kalması nedeniyle yol trafiğe kapanırken, Kömürcüler Köprüsünden sonra Antalya istikametine trafik akışı Çolaklı Mahalle Merkezinden sağlandı. Araçların çekici vasıtasıyla yoldan kaldırılmasının ardından trafik akışı normale döndü.








Kaza anı kamerada

Öte yandan kaza anı bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde kamyonun süratli bir şekilde tel örgüleri devirip refüjü aşarak karşı yola geçmesi ve araçlarla çarpışma anı yer aldı.




















İzmir açıklarında 111 düzensiz göçmen yakalandı

İzmir'in Menderes, Foça ve Aliağa ilçeleri açıklarında Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri tarafından düzenlenen operasyonlarda lastik botlar içerisindeki 111 düzensiz göçmen yakalandı

29.10.2026 12:48:00
İHA
 
İzmir açıklarında 111 düzensiz göçmen yakalandı
İzmir açıklarında 111 düzensiz göçmen yakalandı
Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, 27 Ekim 2026 tarihinde İzmir kıyılarında gerçekleştirdiği denetimler sırasında düzensiz göçmen hareketliliğini tespit etti. Ekiplerin çalışması sonucu farklı saatlerde tespit edilen lastik botlar durdurularak operasyonlar gerçekleştirildi.






Menderes ilçesinde saat 04.30 sıralarında görevli Sahil Güvenlik Mobil Kıyı Gözetleme Aracı tarafından lastik bottaki düzensiz göçmenler belirlendi. Bölgeye gelen Sahil Güvenlik Botu tarafından durdurulan bot içerisindeki 18 düzensiz göçmen yakalandı.








Foça ilçesinde saat 08.20 sıralarında Mobil Kıyı Gözetleme Aracı tarafından tespit edilen bir diğer lastik bot ise Sahil Güvenlik Gemisi ve Sahil Güvenlik Botu tarafından durduruldu. Bu operasyonda da 36 düzensiz göçmen yakalandı. Aynı ilçede saat 08.35 sıralarında Sahil Güvenlik Mobil Radarı tarafından tespit edilen hareketli lastik bot da Sahil Güvenlik Gemisi ve Sahil Güvenlik Botu tarafından durduruldu ve bottaki 21 düzensiz göçmen yakalanarak muhafaza altına alındı.








Aliağa ilçesinde ise saat 03.20 sıralarında Mobil Kıyı Gözetleme Aracı tarafından lastik bot içerisindeki bir grup düzensiz göçmen tespit edildi. Görevlendirilen Sahil Güvenlik Botu tarafından durdurulan lastik bottaki 36 düzensiz göçmen yakalandı.

Operasyonlar sonucunda toplam 111 düzensiz göçmen yakalanarak işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.

Motosiklet kazalarından korunma ve güvenli sürüş sanatı

Motosiklet, sunduğu pratiklik ve özgürlük hissinin yanında trafikte en savunmasız olmayı beraberinde getiren iki tekerlekli bir tutku ve ulaşım aracıdır

28.10.2026 14:20:00
Hasan Gündoğdu
 
Motosiklet kazalarından korunma ve güvenli sürüş sanatı
Motosiklet kazalarından korunma ve güvenli sürüş sanatı
Otomobillerdeki sac gövde, hava yastıkları ve çarpışma barları gibi pasif güvenlik unsurlarının motosiklette bulunmaması, sürücüyü doğrudan dış etkenlere açık hale getirir. Bu nedenle motosiklet kullanımında bilgi, tecrübe, dikkat ve doğru ekipman hayati bir denge oluşturur.






Aşağıda motosiklet kullanımında dikkat edilmesi gereken kritik hususlar, kazaların temel nedenleri ve bu kazaları önlemek için alınması gereken kapsamlı önlemler detaylı bir şekilde ele alınmıştır.

Motosiklet Kullanımında Dikkat Edilmesi Gereken Temel Hususlar

Motosiklet sürmek yalnızca gazı açıp fren yapmak değil; zihinsel olarak sürekli uyanık kalmayı, yolu okumayı ve fizik kurallarıyla uyum içinde hareket etmeyi gerektirir.

Görünürlük İlkesi ("Fark Edilmiyorum" Psikolojisiyle Sürüş): Motosiklet kazalarının en büyük kök nedeni diğer sürücüler tarafından fark edilmemektir. Sürücü, trafikteki diğer araçların kendisini görmediğini varsayarak hareket etmelidir. Farların gündüz de açık olması, açık renkli montlar veya yelekler tercih edilmesi ve otomobillerin kör noktalarında uzun süre kalmaktan kaçınılması hayati önem taşır.

Doğru Bakış Teknikleri (Gözün Gittiği Yere Gidilir): Motosiklet, sürücünün baktığı yöne doğru yönelme eğilimindedir. Virajlarda veya tehlike anlarında gözü doğrudan engele dikmek kazayı kaçınılmaz kılar. Bakışın her zaman gidecek olan güvenli hatta, virajın çıkışına ve açık yola odaklanması gerekir.






Öngörü ve Trafiği Okuma Becerisi: Otomobil sürücülerinin ani şerit değiştirmeleri, kapı açma ihtimalleri veya kavşaklarda geçiş önceliğini ihlal etmeleri öngörülmelidir. Özellikle yoğun trafikte dur-kalk yaparken veya ara boşluklardan ilerlerken sağda ve soldaki araçların tekerlek açılarından hareket yönleri tahmin edilmelidir.

Vücut Dili ve Ağırlık Aktarımı: Motosikletin dengesi, sürücünün vücut ağırlığını doğru kullanmasıyla doğrudan ilişkilidir. Düşük hızlarda manevra yaparken arka freni denge unsuru olarak kullanmak, virajlarda ise motosikletle birlikte yatmak yerine gövdeyi hafifçe iç kısma alarak lastiğin yola bastığı yüzeyi artırmak gerekir.






Motosiklet Kazalarının Başlıca Sebepleri

İstatistiki veriler ve saha incelemeleri, kazaların insan faktörü ve çevresel etkenlerin birleşimiyle meydana geldiğini göstermektedir.

Geçiş Önceliği İhlalleri (Kavşak Kazaları): Özellikle şehir içi kazaların başında, tali yoldan ana yola çıkan veya kavşaklarda dönüş yapan otomobil sürücülerinin motosikleti fark edememesi ya da hızını yanlış hesaplaması gelir.

Aşırı Hız ve Yol Koşullarına Uyumsuzluk: Motor gücünün cezbedici yapısı, hız sınırlarının aşılmasına yol açar. Islak, mıcırlı, bozuk zeminlerde veya boyalı yol çizgileri üzerinde ani fren yapmak veya sert yatmak tutunma kaybına (kaymaya) neden olur.






Kör Nokta ve Şerit İhlalleri: Otomobillerin dikiz aynalarının görmediği alanlarda seyretmek ve sinyal vermeden ani şerit değiştirmek arkadan veya yandan çarpışmalara davetiye çıkarır.

Yetersiz Ekipman ve Koruma Eksikliği: Kaza anında ölüm veya ağır yaralanmaların en büyük sebebi baş ve omurga bölgesinin korunmamasıdır. Standartlara uygun olmayan kasklar veya korumasız kıyafetler darbe şiddetini azaltamaz.

Takip Mesafesinin Korunmaması: Ön plandaki aracın ani fren yapması durumunda iki tekerleğin durma mesafesinin otomobillere kıyasla farklılık göstermesi (özellikle arka frenin kilitlenmesi veya kaygan zeminler) arkadan çarpmalara yol açar.






Kazaları Önlemek İçin Alınması Gereken Önlemler

Güvenli bir sürüş kültürü oluşturmak hem bireysel tedbirleri hem de sürekli eğitimi kapsar.

Donanım ve Ekipman Güvenliği

ECE veya Snell Onaylı Kask: Kask, çene kilitli veya güvenliği kanıtlanmış kapalı modellerden seçilmeli, asla başı sıkmayan ancak oynamayan doğru beden olmalıdır.

Koruma Zırhlı Kıyafetler: Cordura veya deriden üretilmiş, omuz, dirsek, sırt, diz ve kalça korumalarına (CE onaylı) sahip mont ve pantolonlar giyilmelidir.

Motosiklet Botu ve Eldiveni: Ayak bileğini burkulmalara ve darbelere karşı koruyan sert tabanlı botlar ile avuç içi sürtünmeye dayanıklı korumalı eldivenler standart donanım olmalıdır.






Teknik ve Sürüş Önlemleri

Güvenli Takip Mesafesi (3 Saniye Kuralı): Kuru zeminlerde ön araçla aradaki mesafe en az 3 saniyelik zaman dilimiyle hesaplanmalı, ıslak veya kaygan zeminlerde bu süre iki katına çıkarılmalıdır.

Kombine Fren Kullanımı: Acil durumlarda ön fren motosikletin durdurma gücünün yaklaşık %70-80'ini oluşturur. Ancak arka fren de dengeyi sağlamak ve ağırlığı öne dengeli aktarmak için ön frenle eş zamanlı olarak kullanılmalıdır. ABS (Kilitlenme Karşıtı Fren Sistemi) olmayan motosikletlerde tekerleği kilitletmemeye özen gösterilmelidir.

Gelişmiş Sürüş Eğitimleri: Temel ehliyet eğitimi yeterli değildir. Güvenli sürüş, ileri sürüş, acil frenleme ve kaçış manevraları üzerine sertifikalı eğitimler alınarak refleksler kas hafızasına kazandırılmalıdır.






Motosikletin Teknik Bakımı

Lastik Basıncı ve Diş Derinliği: Yola temas eden tek unsur lastiklerdir. Basınçlar üretici verilerine göre düzenli kontrol edilmeli, diş derinliği yasal sınırın altına düşmeden değiştirilmelidir.

Zincir ve Aktarma Kontrolü: Zincirin gerginliği, yağ durumu ve dişli aşınmaları haftalık olarak gözden geçirilmelidir.

Fren Hidroliği ve Balatalar: Fren hortumlarının çatlak durumu, balata kalınlığı ve hidrolik sıvısının değişim periyotları ihmal edilmemelidir.

Motosiklette güvenliğin temel anahtarı; "Acele etmemek, yolu okumak, özgüveni disiplinle süzmek ve her sürüşe ilk günkü dikkatle çıkmaktır."

Trafikte hayatta kalmanın en kesin yolu, haklı olmaktan ziyade sağ salim eve varabilme bilincidir.

Bungalov yangını korkuttu: Alevler ormana sıçramadan söndürüldü

Bursa'da sobanın açık bırakılması sonucu çıktığı belirtilen yangın, itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle kontrol altına alınarak söndürüldü

28.10.2026 13:09:00
İHA
 
Bungalov yangını korkuttu: Alevler ormana sıçramadan söndürüldü
Bungalov yangını korkuttu: Alevler ormana sıçramadan söndürüldü
Yangın, Nilüfer ilçesi Ayvaköy Mahallesi'nde ormanlık alanda bulunan bir bungalov evde çıktı. Sobanın açık bırakılması sonucu çıktığı belirtilen yangında, ev sahibi evinin yandığını öğrenince geri döndü.






Yangın ihbarı üzerine olay yerine kısa sürede ulaşan itfaiye ekipleri, alevlere müdahale etti. Ekiplerin hızlı çalışması sayesinde yangın, ormanlık alana sıçramadan söndürüldü.








Muhtemel bir orman yangınının önüne geçilirken, olayda bungalov evde maddi hasar meydana geldi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.