logo
27 NİSAN 2026

Osmanlı devletinin yıkılışında ekonominin rolü

10.11.2017 00:00:00
Ekonomik sahada bir devlet mutlaka muvaffak olmalıdır. Bu konunun ne anlama geldiğini tarihi geçmişimize baktığımızda daha iyi anlarız. Bakınız Türkiye Cumhuriyeti öncesinde ekonomide yabancı şirketler etkin bir güç konumundaydı. Osmanlı devletinin dış borçları, Düyun-u Umumiye İdaresi ve yabancı sermayeye tanınan sınırsız ayrıcalıklar ülkenin çökmesine sebep olmuştur. İş bununla kalmamış verilen tavizler ekonomik, siyasi ve askeri çöküşü hızlandırmıştır.
Osmanlı devleti Avrupa devletleri için bir pazar haline gelmiştir. Kendisinden hammadde temin edilen ve sanayi ürünlerini satın alan bir pazar. Neticede üretmeyen ama üretilenleri tüketen, ekonomisi dibe batırılmış bir yapı ortaya çıkmıştır. 19. yüzyılda Avrupa ülkeleri sıkı bir gümrük korumacılığına önem verirken, gümrük korumacılığını uygulamayan sadece Osmanlı devletidir. 
Osmanlı devleti, ekonomisi açısından 20. yüzyıla geldiğimizde durum 19. yüzyıldan farklı değildir. Sanayi endüstrisi adeta sıfır noktasındaydı. Başta hanedan halkı olmak üzere, hane halkları birçok ihtiyacını Avrupa'dan getirilen mallarla karşılıyordu. Bütün bu verilerin gösterdiği gibi ticaret dengesi açık ara Osmanlı devleti aleyhineydi.
Ekonominin iflasında önemli dönüm noktalarından birisi olan devlet dış borçlanmasının tarihi 1856 yılıdır. Bu süreç sonucunda gelir kaynakları, sanat ve ticaret yabancıların eline geçmiştir.
Özellikle kapitülasyonlar ve Düyun-u Umumiye İdaresi gibi kurumlar çok ciddi tahribatlara yol açmıştır. Batılılar bile yazdıkları eserlerde (E.G. Mears'in, 1924 yılında yayımlanan "Modern Türkiye" kitabı) Osmanlı devletinden başka bir devletin bu denli yabancı sermayenin nüfuz alanına girmediğini yazmaktadır.
Bütün bu hatalı davranışlar sonucu devlet, bugün de yabancı olmadığımız, alınan borçların faizini dahi ödeyemeyecek duruma gelmiştir. Yabancı devletler bu durumu Osmanlı devletine karşı siyasi olarak tepe tepe kullanmışlardır.  
Bugün yaşadıklarımız size neyi hatırlatıyor acaba?
Not: 10 Kasım Atatürk'ün ölümünün sene-i devriyesi. 10 Kasım tarihinde "HOŞ GELDİN ATATÜRK" diyeceğiz. Saklanan, gizlenen hatta yanlış anlatılan Atatürk'ün gerçeğine hoş geldin diyeceğiz. Prof. Dr. Haydar Baş hocamızın kaleme aldığı "HOŞ GELDİN ATATÜRK" kitabı ile birlik ve beraberliğe, vefaya, devletin ve milletin bekasına hoş geldin diyeceğiz.
 
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.