HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 EKİM 2021, CUMARTESİ

Özgürlük ve özgürlükler problemi -II-

27.09.2021 00:00:00

Geçen yazımızda  en son "Aydınlanma" hareketinden ve sonrasında aklın düzeni zamanla o kadar tabu haline gelmiştir ki "iyi" ve "özgürleştirici" bir kavram olan AKIL, "egemen akıl" haline gelmiş, hatta yeni bir sınıf belirlemiş ve bu defa bu çerçevenin dışında kalanları köleleştirdiğinden bahsetmiştik.

Toplumlar mevcut sorunları ile baş edebildikleri sürece yerleşik kültür ve kurumların değişimine sıcak bakmazlar. Ekonomik, politik ya da kültürel kriz anlarında ise değişim kolektif bir talep ile ivedilikle gerçekleştirilmesi gereken bir unsur olarak öne çıkar. Toplumsal değişme olgusunun kendisi, değişme olgusunun olumlu ya da olumsuz kabulü kadar tarihseldir. Çok farklı tarihsel ilişkilerde, insani ve toplumsal olumlu seyrine göre değişim etkinliğin olarak tanımlanırken, olumsuz da tanımlanabilir, algılanabilir. Çağdaş toplum ve uygarlık iki temel devrim etrafında şekillenir. (Tarih Felsefesi, Felsefe Bölümü 4.sınıf ders kitabı)

Cinsiyet, din, şiddet veya ırkçılık olsun dünya tarihi boyunca özgürlük problemlerinin temelinde çifte standart vardır. Erki elinde tutan iktidar veya siyasettekilerin adaletsizliği. Bu sağlanamayınca tarih boyunca doğal olarak hep kaos yaşanmıştır. Özgürlüğü sınırsız kullanmak isteyenlerle, özgürlüğü kısıtlamak isteyenlerin dengesiz ihtiras ve isyanları.

Özgürlüğün kullanım şeklinden kaynaklanan sorunlar da vardır elbet. Sadece eşitlik ilkesiyle olmayacağı için "eşitlik ve adalet" ilkeleri kendi içinde bir eşitlik olacak şekilde değerlendirilmelidir. Bu açıdan özgürlük de eşitlik ilkesini barındırırken hem de sosyal açıdan adil bir eşitlik içermelidir. Başkasının hak ve hukukuna zarar verilen nokta elbette özgürlüğün sınırlandığı alandır. Bunun adil dağılımı sağlamak için hukuk ve bunu uygulayan yetişmiş insan gereklidir. Bu sebeple bireysel manada uygulama sahasındaki insanın iç dünyasında özgürleşmesi ve ön yargılardan arınması gerektir.

Bu anlamda özgürlüğün bugüne kadar birçok tanımı yapılmış Platon, "Öğrenmeyle" yani ancak öğrenerek bireyin özgür olabileceğini söylemiştir. Aristo bu konuda insanın özgürleşmesinin ancak "Düşünceyle" gerçekleşeceğini söylese de onu adeta dünyaya tanıtan Farabi, "Kalbini dinlemeyle" özgür olunacağını düşünmüşlerdir. En azından kişisel mutluğun yakalanabileceği ve böylece vicdani rahatlığa erişebileceğini düşünen İbn-i Rüşd gibi düşünürler özgürlüğü "Vicdan" olarak tanımlamışlardır. Ancak daha sosyolojik temele bakan düşünürler Albert Camus bozuk düzene karşı "Başkaldırma" ile, Sartre de  "Eylem" ile ancak insanın özgür olabileceğini söylemişlerdir. En iyi tariflerden birini  Nietzsche özgürlüğü, "Kendin olmayla" yapmışsa da, ilmin kapısı Hz. Ali adeta son  noktayı en baştan koymuştur. İnsanın "Kimseye minnet etmeyerek" özgür olunabileceğini söylemişlerdir.

Başa dönersek özgürlük; başkasına ve kendine zarar vermeden yaşayabilme sanatıdır. Gerçekten de hem kendini gerçekleştirerek hem de kimseye zarar vermeden ve de minnet etmeden yaşamak bir sanat icra etmek gibidir. Böyle bir toplumu da yaşatabilmektir. Yoksa modern toplumların kendi özgürlük anlayışlarını diğer toplumlara dayatmak demek değildir. Bu manada kullanılan özgürlük hukuk değil zulümdür. Demokrasi değil sömürüdür.  Devletlerde olduğu gibi bu anlayışı bireysel anlamda da bunu yapmak bencilliktir, ferdiyetçiliktir. Bireysel ve ben merkezcidir.

Hangi paradigmadan bakılırsa bakılsın insan hayatı kutsaldır. Din adına devrim adına ideoloji adına, özgürlük adına, demokrasi adına haksız yere cana kıymak canavarlıktır. Buradaki haktan kasıt ancak ve ancak nefsi veya meşru müdafaadır. Bu anlamda "Doğu" onlarca asır boyu özgürlükler konusunda çok ilerideydi ancak son birkaç yüzyılda Doğu da Batı'ya benzemeyi seçti. ELEŞTİREL DÜŞÜNCE GELİŞMEYİNCE böylece ne din ne de yeterince bilge insanlar yetişti. Muhammed İkbal'in dediği gibi bu süreçte "Doğu aklı unuttu, Batı da ruhu" Zalimlik ile dincilik, devrimcilik ile zulüm eşdeğer anlaşıldı. Oysa Din güzel Ahlak ve eğitim alanında en büyük devrim olurdu. İslam haksız öldürmektense, hak uğruna öldürülmeyi göze alan tek anlayıştır. Böyle devam edebilseydi en büyük "devrimcileri" ve bilge kişileri yetiştirmeye devam ederdi. Böylece ne din ile geri kalmışlık, ne de devrim ile de zulüm birlikte düşünülmezdi.

Zira hangi dinden olunursa olunsun ne, nasıl ve kim olduğumuz değil neye, nasıl ve kime dönüşeceğimiz önemli...

Özgürlük baskı, zülüm ve  kötülük ile sağlanmaz, elde edilmez de. Ancak ve ancak iyi niyetle yaşanır. 

Sözün Özü

İyi niyetimi bilin ki kötü olabileyim. İyi niyetimi anladıysanız artık kötü olabilirim!

 
Arda Karani / diğer yazıları
- Din ve bilim ilişkisi / 04.10.2021
- Özgürlük ve özgürlükler problemi -II- / 27.09.2021
- Özgürlük ve özgürlükler problemi / 13.09.2021
- Doğru bilgi için usül ve yöntem / 05.09.2021
- Epistemoloji ve bilgi problemi / 30.08.2021
- Doğru bilgiye nasıl ulaşırız? / Usül ve bilgi problemi / 22.08.2021
- Boyutlar ve mutlak zaman üzerine / 16.08.2021
- Miraç mucizesi astral bir yolculuk mudur? / 02.08.2021
- Astral seyahat mi, zamanda yolculuk mu? (Tayyi zaman) / 11.07.2021
- Astral seyahat mi? Mekanda yolculuk mu? (tayyi mekan) / 01.07.2021
- Kozmik takvimde zaman ve ışık yılı / 24.06.2021
- Kozmik takvimde zaman -II- ve izafiyet / 19.06.2021
- Kozmik takvimde zaman / 16.06.2021
- Elbise kuramı -II- insan elbisedir / 11.06.2021
- İnsan nedir? Elbise kuramı -I- / 03.06.2021
- İnsanlık açısından din- III / 26.05.2021
- İnsanlık açısından din - II / 25.05.2021
- İnsanlık açısından din – I / 09.05.2021
- Türk Soykırımı - 13 Kasım 1918 / 04.05.2021
- Din Açısından İnsanlık-II / 02.05.2021
- Din açısından insanlık - I / 01.05.2021
- İSLAMOFOBİ / Vatikan’ın Necefle SON VALSİ / 25.04.2021
- Misyoner Müslümanlar / 24.04.2021
- Misyoner Müslümanlar / 23.04.2021
- Yargı Problemi / İslam Dini Açısından - II / 19.04.2021
- Yargı Problemi / İnsanlık Açısından - I / 18.04.2021
- Felsefe - Din ilişkisi / Samanlıkta Ben Seni Buldum - III / 12.04.2021
- Felsefe - Din ilişkisi / Samanlıkta Ben Sana Yandım - II / 11.04.2021
- DİN -FELSEFE İLİŞKİSİ / Samanlıkta Ben Sana Kandım -I / 10.04.2021
- "Baş" Manifestom / 04.04.2021
- Deizmin Sebepleri / Çuvaldız - II / 28.03.2021
- Deizmin sebepleri / Çuvaldız -I- / 27.03.2021
- Din ve insanlık / Homo Homini Lipus / 21.03.2021
- Din afyon mudur ? / Etik manifesto / 14.03.2021
- Yine Yeni Yeniden Yeni Mesaj Merhaba! / 07.03.2021
- Niçin Türkiye, niçin Elazığ? / 22.08.2016
- Manevi Mimar Hacı Ömer Hüdai Baba-III / 12.08.2015
- Manevi mimar Hacı Ömer Hüdai BabaII / 09.08.2015
- Manevi mimar Hacı Ömer Hüdai BabaI / 08.08.2015
- Ebu Hanife Ehl-i Beyt, Muaviye Sünnidir! / 26.04.2015
- Fitne ateşinin kapısı Muaviye / 03.03.2015
- Fırka-i Naciye nedir ve kimlerdir? / 08.01.2015
- Mutluluğun formülü-II / 15.12.2014
- Mutluluğun formülü-I / 14.12.2014
- Yeditepe aşk / 25.10.2014
- Birlik, temel ve umut / 20.10.2014
- Memleketin kafa kağıdı / 08.10.2014
- Nuh'un gemisi / 01.09.2014
- Türkiye Vahhabileşiyor mu? / 24.08.2014
- Enis Karani ARDA / 07.08.2014
- Kudüs ve ben / 02.08.2014
- Anadolu'nun manevi mimarı-V / 24.07.2014
- Anadolu'nun manevi mimarı-IV / 22.07.2014
- Çağ değiştirecek model / 17.06.2014
- Anadolu'nun manevi mimarı-III / 16.06.2014
- Anadolunun manevi mimarı-II / 15.06.2014
- ABABD gergefinde Türkiye / 08.06.2014
- Anadolu'nun manevi mimarı / 07.06.2014
- Mekandan dinlediklerim / 09.05.2014
- Hannane / 20.04.2014
- Kervana mektup / 12.04.2014
- Yeni "Neokonlar" kim? / 28.03.2014
- Varoluş destanı Çanakkale / 18.03.2014
- Ne mutlu Türk milletine! / 16.03.2014
- Surda bir gedik açıldı / 13.03.2014
- Hangimiz dindar? / 09.03.2014
- Baştürk azizler şehrinde... / 26.02.2014
- Küreselleşen dünya ve misyonerlik-IV / 18.02.2014
- Küreselleşen dünya ve misyonerlik-III / 16.02.2014
- Küreselleşen dünya ve misyonerlik-II / 15.02.2014
- Küreselleşen dünya ve misyonerlik / 09.02.2014
- Sahili olmayan umman / 12.01.2014
- Alaca Aslan / 01.01.2014
- 'Nimet verdiklerinin yolu'-II / 15.12.2013
- Nimet verdiklerinin yolu / 03.12.2013
- Unutmak ve hatırda tutmak üzerine / 01.12.2013
- Hayali kendisinden güzel şehir / 20.10.2013

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

27.09.2020, 27.09.2019, 27.09.2018, 27.09.2017, 27.09.2016, 27.09.2015, 27.09.2014, 27.09.2013, 27.09.2012, 27.09.2011, 27.09.2010, 27.09.2009, 27.09.2008, 27.09.2007, 27.09.2006, 27.09.2005, 27.09.2004, 27.09.2003, 27.09.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.