logo
28 EKİM 2026

Peygamberlere İman

05.09.2009 00:00:00
 
Tevhid inancının şartlarından biri de Peygamberlere inanmaktır. Peygamberlere inanmak, en temel iman esaslarındandır. Yüce Allah, insanlardan bazılarını, diğer insanlara müjdeleyici ve azabı haber verici elçiler olarak göndermiştir.

 

Bu elçiler insanların ihtiyaç duyacakları her şeyi onlara açıklamışlardır.İlk peygamber, Hz. Âdem; son peygamber ise, Muhammed (s.a.s)'dir. Bu ikisi arasında sayısını ancak Allah'ın bildiği kadar peygamberler, gelip geçmiştir. Kur'an-ı Kerim'de yalnız yirmi beş peygamberin adı zikredilir. Âdem, İdris, Nuh, Hud, Salih, İbrahim, Lût, İsmail, İshak, Yakub, Yusuf, Eyyub, Şuayb, Musa, Harun, Davud, Süleyman, İlyas, El-Yesa', Zül-Kifl, Yunus, Zekeriyya, Yahya, İsa ve Muhammed (hepsine selâm olsun). Bir de Uzeyr, Lokman ve Zül-Karneyn'in isimleri geçer ki, bu üçünün peygamber mi yoksa velî mi oldukları ihtilaflıdır.Bir terim olarak peygamber; Allah Teâlâ'nın, kullarına isteklerini bildirmek ve onlara hakkı, doğruyu ve yanlışı açıklamak üzere seçtiği ve görevlendirdiği insan-ı kamili ifade eder.

TÜRKİYE’DE MAFYA ALARMI!

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yıl içinde 625 organize suç örgütüne yönelik 1.741 operasyon düzenlendiğini ve 8 bini aşkın şüphelinin tutuklandığını açıkladı

27.10.2026 21:30:00
Haber Merkezi
 
TÜRKİYE’DE MAFYA ALARMI!
TÜRKİYE’DE MAFYA ALARMI!
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yıl içinde 625 organize suç örgütüne yönelik 1.741 operasyon düzenlendiğini ve 8 bini aşkın şüphelinin tutuklandığını açıkladı. Suç örgütlerine yönelik operasyonlar güvenlik açısından önem taşırken, ortaya çıkan rakamlar Türkiye'de organize suç tehdidinin boyutuna ilişkin soruları da gündeme getiriyor: Sevinelim mi, bu tabloya mı üzülelim?

Türkiye'de organize suç örgütlerine yönelik operasyonlar sürüyor. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kaçakçılık, organize suçlar ve mali suçlarla mücadele kapsamında gerçekleştirilen Güvenlik Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada, yıl içinde 625 suç örgütüne yönelik 1.741 operasyon düzenlendiğini ve 8 bini aşkın şüphelinin tutuklandığını bildirdi.

625 SUÇ ÖRGÜTÜ, 1.741 OPERASYON

Çiftçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yeni nesil organize suç çeteleriyle mücadelenin öncelikleri arasında bulunduğunu belirtti. Yurt dışından gerçekleştirilen iadelerde de son beş yılın ortalamasının 5-6 katını aşan seviyelere ulaşıldığını ifade etti.

Suç örgütlerine gözdağı veren Çiftçi, "Bu ülkede kimse kendini hukukun üstünde göremez, hiçbir suç örgütü devlete meydan okuyamaz" dedi. Bakan, kaçan ve saklanan şüphelilerin bulunarak adalete teslim edileceğini de vurguladı.

OPERASYONLARA SEVİNELİM, TABLOYA MI ÜZÜLELİM?

Suç örgütlerine yönelik operasyonlar, vatandaşın can ve mal güvenliği açısından kuşkusuz önem taşıyor. Tehdit, haraç, uyuşturucu ticareti ve benzeri suçlarla mücadelede etkin adımlar atılması, toplumun güvenlik beklentisinin de bir gereği.

Ancak açıklanan rakamlar, başka bir soruyu da beraberinde getiriyor: Bir yıl içinde yüzlerce organize suç örgütünün hedef alınması ve binlerce şüphelinin tutuklanması, Türkiye'de organize suç tehdidinin ne kadar geniş bir alanı kapsadığını gösteriyor?

Burada asıl mesele yalnızca operasyon sayısını artırmak değil; suç örgütlerinin nasıl ortaya çıktığını, nasıl insan kaynağı ve finansman bulduğunu, vatandaşın hayatına nasıl sızabildiğini anlamak ve bu yapıların yeniden oluşmasını önlemek.

ASIL BAŞARI, SUÇ ÖRGÜTLERİNİN YENİDEN KURULAMAMASI

Güvenlik politikalarının başarısı yalnızca operasyon ve tutuklama rakamlarıyla ölçülemez. Suç gelirlerinin kesilmesi, örgütlerin finansman kanallarının kapatılması, mağdurların korunması ve suçun tekrarını önleyen mekanizmaların güçlendirilmesi de belirleyici.

Türkiye'nin ihtiyacı, suç örgütlerine karşı kararlı ve kesintisiz mücadele yürütülmesi kadar, vatandaşın kendisini sokakta, iş yerinde ve evinde güvende hissetmesidir.

625 suç örgütüne yönelik operasyon ve 8 bini aşkın tutuklama, güvenlik mücadelesinin boyutunu ortaya koyuyor. Şimdi yanıt bekleyen soru şu: Bu operasyonlar suç örgütlerini kalıcı biçimde tasfiye edecek mi, yoksa Türkiye aynı tehditle yeniden mi karşılaşacak?

Kahramanmaraş'taki okul saldırısıyla ilgili yeni gelişme

Kahramanmaraş’taki Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen dehşet verici silahlı saldırıya ilişkin yürütülen idari soruşturma tamamlandı. Müfettiş raporlarıyla ortaya çıkan ihmaller zincirinin ardından Onikişubat Kaymakamlığı; okul müdürü, müdür yardımcısı ve iki öğretmen hakkında soruşturma izni verdi. Kamera kayıtlarına yansıyan görüntülerde, okul yöneticilerinin silah seslerini duyduktan sonra öğrencileri tahliye etmek yerine okulu terk ettikleri, rehber öğretmenin ise katliamdan iki ay önce gelen ihbarları gizlediği belirlendi

27.10.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Kahramanmaraş'taki okul saldırısıyla ilgili yeni gelişme
Kahramanmaraş'taki okul saldırısıyla ilgili yeni gelişme
Kahramanmaraş'ta infial yaratan Ayser Çalık Ortaokulu saldırısıyla ilgili bugün adli ve idari süreci tamamen değiştirecek çok kritik bir gelişme yaşandı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) müfettişlerinin hazırladığı ön inceleme raporu doğrultusunda, Onikişubat Kaymakamlığı saldırı anında ve öncesinde ağır ihmali bulunan 4 eğitimci hakkında soruşturma izni verdi. Raporda yer alan kan dondurucu detaylar, facianın boyutunu gözler önüne serdi.

Silah seslerini duyup öğrencileri kaderine terk ettiler

Müfettiş raporunda yer alan kamera kayıtları incelemelerine göre, okul müdürü C.K. ve müdür yardımcısı F.B.'nin, saldırgan İsa Aras Mersinli'nin ateş açtığı esnada birinci kata çıktıkları belirlendi. Ancak iki yöneticinin, saldırıyı bizzat görmelerine rağmen öğrencilerin can güvenliğini sağlamak ya da tahliyeyi organize etmek yerine, binayı hızla terk ederek kaçtıkları kamera kayıtlarıyla anbean tespit edildi.
Raporda, okul idarecilerinin mevzuat gereği öğrencilere karşı "garantör" konumunda olduğu vurgulanarak, bu davranışın ağır bir görev ihmali ve kriz yönetimi zafiyeti olduğu aktarıldı.

Öğretmen kendi sınıfını bile uyarmadan kaçtı

Soruşturma izni verilen bir diğer isim olan Din Kültürü Öğretmeni A.T.'nin de katliam anında görevli olduğu sınıfta bulunduğu öğrenildi. Silah sesleri üzerine sınıfın kapısını aralayıp koridora bakan öğretmenin, durumu fark eder etmez kendi sınıfındaki çocukları korumaya almadığı ve hiçbir uyarıda bulunmadan zemin kata doğru tek başına kaçtığı raporda açıkça yer aldı.

Rehber öğretmen katliam sinyallerini görmezden gelmiş

Soruşturmadaki en sarsıcı tespitlerden biri de okulun rehber öğretmeni E.İ. hakkında oldu. Saldırıdan yaklaşık iki ay önce, aynı sınıftaki bazı öğrencilerin rehber öğretmene giderek, fail İsa Aras Mersinli'nin ciddi şiddet eğilimleri gösterdiğini ve can güvenliklerinden endişe ettiklerini söyledikleri ortaya çıktı.
Rehber öğretmenin, bu somut uyarılara ve failin kendisine zarar veren bariz davranışlarına rağmen Çocuk Koruma Kanunu kapsamında yapması gereken resmi bildirim yükümlülüklerini yerine getirmediği, durumu hasıraltı ettiği kanaatine varıldı.

3 ağır suçlamayla hakim karşısına çıkacaklar

Onikişubat Kaymakamlığı'nın verdiği bu kritik izinle birlikte, söz konusu 4 eğitim personeli hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatılmasının önü açıldı. Okul müdürü, müdür yardımcısı ve öğretmenler; "terk", "suçu bildirmeme" ve "görevi kötüye kullanma" suçlarından hakim karşısına çıkacak.
Saldırganın anne ve babasının yargılandığı ana dava devam ederken, idari personelin de sürece dahil edilmesiyle birlikte davanın seyrinin tamamen değişmesi bekleniyor.

18 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 55 gözaltı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, yasa dışı bahis sitelerini işlettiği, bu sitelerin altyapı, yazılım ve çağrı merkezi faaliyetlerini yürüttüğü belirlenen şüphelilere yönelik Ankara merkezli 18 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi

27.10.2026 11:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
18 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 55 gözaltı
18 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 55 gözaltı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, yasa dışı bahis sitelerini işlettiği, bu sitelerin altyapı, yazılım ve çağrı merkezi faaliyetlerini yürüttüğü belirlenen şüphelilere yönelik Ankara merkezli 18 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Haklarında gözaltı kararı verilen 79 şüpheliden 55'i yakalanarak gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında 23 şirkette arama yapılarak kayyım atanırken, şüphelilerin ve şirketlerin toplam şüpheli işlem hacminin yaklaşık 21 milyar 319 milyon lira olduğu tespit edildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, şüphelilerin yasa dışı bahis sitelerini işlettikleri, söz konusu sitelerin altyapı, yazılım ve çağrı merkezi faaliyetlerini yürüttükleri teknik dinleme ve çalışmalar sonucunda belirlendi.

Şirketler üzerinden yasa dışı bahis ağı kurmuşlar



Soruşturma dosyası kapsamında örgüt faaliyetlerinde bulunan şüphelilerin, kurdukları şirketler aracılığıyla yasal ticari faaliyetlerinin yanı sıra yasa dışı bahis işleriyle de uğraştıkları tespit edildi. Örgüt liderinin kurduğu şirketlerden gelen paraları kendi kişisel hesaplarına aktardığı, şirketlerde çalışan kişiler aracılığıyla kripto varlık borsaları üzerinden yasa dışı bahis sitelerinde çalışanların maaşlarının ödendiği anlaşıldı.

18 ilde eş zamanlı operasyon

Bu kapsamda 27 Ekim 2026 tarihinde Ankara merkezli olmak üzere Adana, Aydın, Batman, Eskişehir, Şanlıurfa, Mersin, Yalova, Kahramanmaraş, İzmir, Sivas, Diyarbakır, Siirt, İstanbul, Antalya, Hatay, Erzurum ve Edirne'nin de aralarında bulunduğu toplam 18 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.
Belirlenen adreslerde arama ve el koyma işlemleri yapılırken, haklarında gözaltı kararı bulunan 79 şüpheliden 55'i yakalanarak gözaltına alındı.

23 şirkete kayyım atandı

Soruşturma kapsamında 23 şirkette arama yapılarak kayyım atanırken, adreslerde çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. Şüphelilerin ve şirketlerin toplam şüpheli işlem hacminin yaklaşık 21 milyar 319 milyon lira olduğu tespit edildi.
Öte yandan şüphelilerin kullandığı yasa dışı bahis sitelerine erişim engeli getirildi. Diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğü bildirildi.

Yatırım fonlarına ilişkin düzenlemeleri içeren kanun Resmi Gazete'de

Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi

27.10.2026 10:45:00 / Güncelleme: 27.10.2026 12:43:04
Anadolu Ajansı
 
Yatırım fonlarına ilişkin düzenlemeleri içeren kanun Resmi Gazete'de
Yatırım fonlarına ilişkin düzenlemeleri içeren kanun Resmi Gazete'de

Kanunla Sermaye Piyasası Kanunu'nun ilgili hükmü uyarınca, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararları ile tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarından bu düzenlemenin yayımı tarihinde tasfiyesi tamamlanmamış olanların adil, şeffaf ve etkin şekilde tasfiyesine, bu fonların malvarlığından hukuka aykırı olarak çıkarılan değerlerin geri kazanılmasına, fon kaybı ve zararının sorumlulardan tahsiline ve geri kazanılan değerlerin fon pay sahibine ödenmesine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi amaçlanıyor.

Kanunun hükümleri, belirtilenler dışındaki diğer yatırım fonları bakımından genel veya sürekli bir tasfiye ve sorumluluk rejimi oluşturmayacak.

Öte yandan, düzenleme kapsamındaki bazı tanımlar ve kısaltmalar da hüküm altına alındı.

Düzenlemenin, "Tasfiyenin yürütülmesine ilişkin genel esaslar ve fonpay sahipliğinin belirlenmesi" başlıklı hükmüne göre, fonların tasfiyesi SPK'nın gözetim ve denetiminde, tasfiye ile görevli kuruluşlar tarafından yürütülecek. Kurul, tasfiye sürecinin aşamalarını, fon varlıklarının tespitini ve nakde çevrilmesini, değerleme esaslarını, fon pay sahipliğinin belirlenme şeklini, ara ve nihai ödemeyi, dağıtım sırasını ve tasfiyeye ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak.

Tasfiye ile görevli kuruluşlar, yatırımcı menfaatini, ilgili varlığın piyasa koşullarını ve fon portföy yapılarını, fon varlıklarının korunmasını ve fon pay sahiplerinin ortak menfaatini gözeterek mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesi amacıyla gerekli özeni gösterecek.

Borsada oluşan fiyatın ilgili varlığın gerçek değerini yansıtmadığının veya tasfiyeyi geciktireceğinin Kurulca belirlendiği hallerde, tasfiye işlemlerinde geri alım, hakim ortağa satma hakkı, toptan satış ve özel işlem bildirimi yöntemleri ile geçici olarak farklı bir fiyat marjı uygulanmasına ve sermaye piyasası mevzuatı ile Borsa mevzuatında yer alan diğer yöntemlerin kullanılmasına Kurulca karar verilebilecek.

Kurul, tasfiye ile görevli kuruluşların talebi üzerine ilgili varlıkların Borsa dışında satışına onay verebilecek. Bu kapsamda yapılacak satış işlemleri bakımından, Kurulun yatırım fonlarına ilişkin düzenlemelerinde yer alan kısıtlamalar uygulanmayacak.

Borsada veya Borsa dışında yapılacak satış yoluyla varlıkları satın alacak yatırımcıların bu işleme konu olan varlıkları belirli bir süre Borsada satamayacağına ve bu varlıkların Borsada satılması sonucunu doğuracak şekilde herhangi bir işlemde bulunamayacağına Kurulca karar verilebilecek.

Tasfiye malvarlığına dahil edilecek

Tasfiye sürecinde tahsil edilen tutarlar, fonun yönetim ve tasfiyesi için yapılan zorunlu giderler düşüldükten sonra tasfiye malvarlığına dahil edilecek. Tasfiyenin tamamlanmasından sonra tahsil edilen tutarlar ise mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde geri kazanım hesabına aktarılacak.

Merkezi Kayıt Kuruluşu AŞ (MKK), Takasbank, Borsa İstanbul AŞ (Borsa), Türkiye Bankalar Birliği, tasfiye ile görevli kuruluşlar, portföy yönetim şirketleri, portföy saklama kuruluşları ile diğer sermaye piyasası kurumları ve kamu kurum ve kuruluşları, bu düzenlemenin uygulanması için gerekli bilgi ve belgeleri Kurula, Yatırımcı Tazmin Merkezine (YTM) ve/veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) talepleri üzerine gecikmeksizin vermekle yükümlü olacak. Bu kurum ve kuruluşlar özel mevzuatlarında yer alan gizlilik ve sır saklamaya ilişkin hükümlere dayanarak bilgi vermekten imtina edemeyecek.

Fon pay sahipliği, tasfiye ile görevli kuruluşlar tarafından MKK kayıtları ile mutabakat sağlanmak suretiyle fon ve hesap bazında tespit edilecek.

Tasfiyeye konu fonlara ilişkin olarak 17 Eylül 2026 tarihi ve öncesinde Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'na (TEFAS) iletilmiş olmakla birlikte, ilgili fonun temerrüdü veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedenleriyle gerçekleştirilemeyen talimatlar bakımından, katılma payları bloke edilmiş olanlar, fon pay sahibi sıfatıyla bu düzenlemedeki tasfiye hükümlerine tabi olacak.

Sermaye Piyasası Kanunu'nun "piyasa bozucu eylemler", "bilgi suistimali", "piyasa dolandırıcılığı" başlıklı hükümlerinde düzenlenen fiillerin, Kurulun 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen fonlar tarafından işlenmesi veya bu fonlarla birlikte hareket edilmesi ya da fonların iştirakiyle işlenmesi halinde bu fiilleri işlediği veya bu fonlarla birlikte hareket ettiği Kurulca tespit edilen kişi ve kurumlara, Kurulun sözü edilen tarihli kararları uyarınca tasfiyesine karar verilen fonların tasfiye ve geri kazanım hesabından ödeme yapılmayacak.

Tutar MKK tarafından hesaplanacak

Kanunun "Net yatırım tutarı, ara ödeme ve nihai ödeme" başlıklı hükmüne göre, fon malvarlığının nakde çevrilmesi sonucunda elde edilen dağıtılabilir nakdin, tasfiye kararından bir önceki gün sonu itibarıyla geçerli fon birim pay fiyatı ile ödemeye esas katılma payı adetleri üzerinden hesaplanan toplam tutarı karşılamaya yeterli olmaması halinde, Sermaye Piyasası Kanunu'nun "piyasa bozucu eylemler", "bilgi suistimali", "piyasa dolandırıcılığı" başlıklı hükümlerinde düzenlenen fiillere yönelik hüküm saklı kalmak kaydıyla, tasfiye bakiyesinden yapılacak ödemelerde dikkate alınacak fon pay sahibinin net yatırım tutarı, fona, fon pay sahibi tarafından fiilen yapılan her bir nakit girişinin ve çıkışının tasfiye tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki değişim oranlarının aritmetik ortalaması kıstelyevm usulü uygulanarak bulunacak giriş ve çıkış tutarlarından, giriş tutarının çıkış tutarından fazla olması durumunda, fondan fon pay sahibine yapılan her bir nakit çıkışının tutarının ilk giren ilk çıkar esası ile düşülmesi suretiyle MKK tarafından hesaplanacak.

Fon pay sahiplerinin tasfiye bakiyesinden alacakları ödemelerden mahsup edilmek üzere, ilgili hüküm uyarınca hesaplanan net yatırım tutarının endeksleme uygulanmaksızın bulunan kısmını geçmemek kaydıyla, Kurulca belirlenen fonlarda, net yatırım tutarı 1 milyon Türk lirasının altında olan yatırımcılar için bu tutarda, 1 milyon Türk lirası ve üzerinde olan yatırımcılar için ise en fazla 1 milyon Türk lirası ara ödeme yapılabilecek.

Fon pay sahiplerine yapılacak ara ödeme tutarı, para piyasası niteliğindeki fonlar hariç olmak üzere, ara ödeme tutarının hesaplandığı tarihten bir önceki gün sonu itibarıyla hesaplanan, ilgili fon pay sahibinin hesabında bulunan fon katılma paylarının toplam değerini aşamayacak.

Fonun önceki gün sonu fiyatı, ihtiyaç duyulan bilgiler tasfiye ile görevli kuruluşlardan temin edilerek, ilgili güne dair yapılan değerleme ile Takasbank tarafından hesaplanan fiyat olacak.

Katılma payları nihai tasfiye ödemelerinde iade edilecek

Dağıtılabilir nakdin düzenlemeye göre hesaplanan net yatırım tutarlarının ve/veya düzenlemeye göre hesaplanan ara ödeme tutarlarının tamamını karşılamaya yetmemesi halinde Kurul, mevcut nakitten mümkün olan en fazla sayıda fon pay sahibinin tam yararlanması amacıyla, net yatırım tutarı en düşük olan fon pay sahibinden başlanmak suretiyle ödeme yapılmasına ve/veya tüm fonpay sahipleri bakımından uygulanacak asgari bir ara ödeme tutarı belirlenerek bu tutara kadar ödeme yapılmasına karar vermeye yetkili olacak.

Bu kapsamda yapılacak ödemelerde hiçbir fon pay sahibine net yatırım tutarını, ödeme tutarının hesaplandığı tarihten ve/veya tasfiye tarihinden önceki gün sonu itibarıyla hesaplanmış hak ve alacak tutarlarını veya düzenlemede öngörülen 1 milyon Türk lirası tutarındaki ara ödeme tavanını aşan ödeme yapılamayacak. Ara ödeme karşılığı herhangi bir katılma payı iade işlemi yapılamayacak. Söz konusu katılma payları nihai tasfiye ödemeleri sırasında iade edilecek.

Kurulun 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen fonlarda, tasfiye tarihine kadar katılma paylarını fona iade etmek suretiyle ödeme almış olan kişilerin, girişlerinin tasfiye tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki değişim oranlarının aritmetik ortalaması kıstelyevm usulü uygulanarak bulunacak miktarı aşan tutarda elde ettikleri getiri, Kurulca ilan edilen hesaplara isteğe bağlı olarak iade edilebilecek.

Bu fonların malvarlığında yer alan ve Kurulca Sermaye Piyasası Kanunu'nun ilgili maddelerine konu edilen paylardan kazanç elde eden kişilerce, söz konusu paylardan elde edilen getirinin, payın elde tutulduğu dönemde alım maliyetinin tasfiye tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki değişim oranlarının aritmetik ortalaması kıstelyevm usulü uygulanarak bulunacak tutarı aşan kısmı, Kurulca ilan edilen genel hisse iade hesabına isteğe bağlı olarak iade edilebilecek.

Hüküm kapsamında, hesaplama döneminin, iade edilecek tutarın belirlenmesinde kullanılacak yöntem ile hükmün uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların belirlenmesine Kurul yetkili olacak.

Nihai ödemede, fon pay sahibine tasfiye malvarlığından, geri kazanım hesabından veya diğer hukuki yollardan daha önce yapılan ödemeler mahsup edilecek.

Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun'a göre, düzenleme kapsamındaki fonlarla bağlantılı fiiller nedeniyle yürütülen soruşturmalar kapsamında Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) ilgili hükümleri uyarınca elkoyma kararı verilebilecek.

Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun ile "Fon mal varlığından mevzuata aykırı çıkarılan değerler ve şahsi sorumluluk" başlıklı hükümle fon mal varlığından hukuka aykırı çıkarılan değerlerin kapsamı ve bu nedenle doğan zarara veya kayba yönelik sorumluluğu düzenleniyor.

Buna göre, fon mal varlığından mevzuata aykırı olarak veya mevzuata şeklen uygun olsa dahi fonun menfaatine uygun gerçek bir ekonomik amacı bulunmaksızın, karşılıksız veya muvazaalı işlemlerle kredi, borç, avans, teminat, devir, temlik, alım, satım, repo, ters repo veya benzeri işlem ve sözleşmeler yoluyla ilişkili taraflar, hakim ortaklar, yöneticiler, bunların doğrudan veya dolaylı kontrol ettikleri kişiler yahut diğer üçüncü kişiler lehine çıkarılan veya aktarılan para, sermaye piyasası aracı, mal, hak ve alacaklar ile bunların yerine geçen veya değerlendirilmesi suretiyle elde edilen değerler fon mal varlığından hukuka aykırı çıkarılmış değer addedilerek fon zarara veya kayba uğratılmış sayılacak.

Zarar veya kayıptan, öncelikle fonun kurucusu veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumlu olacak.

Bu tutarın portföy yönetim şirketinden tamamen veya kısmen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin açıkça belli olması halinde, fonun zarara veya kayba uğratılmasında sorumluluğu Kurulca belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ile bu kişilerle birlikte hareket ettiği tespit edilenler, şahsen sorumlu olacak.

Bu hüküm kapsamındaki kişilerin görevlerinden ayrılmış olmaları, görev yaptıkları veya yönetim ya da kontrolü ellerinde bulundurdukları dönemde gerçekleştirilen işlem ve kararlardan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacak.

Düzenlemenin "Elkonulan ve müsadere edilen mal varlığı değerleri ve geri kazanım hesabı" başlıklı hükmü kapsamında bulunmayan durumlar bakımından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), tasfiye işlemleri ile denetim ve inceleme sonuçlarını dikkate alarak her bir fon bakımından zarar veya kayıp tutarını, zarar veya kayıpta sorumluluğu bulunan gerçek ve tüzel kişileri ve sorumlu oldukları tutarları belirleyerek Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) bildirecek.

SPK'nin bildirimi üzerine sorumluların mal varlığından geri kazanım sağlanması amacıyla Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında TMSF tarafından tahsil ve takip işlemleri başlatılacak. TMSF, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve Bankacılık Kanunu'nun ilgili hükümlerini uygulama yetkisine haiz olacak. Bu hüküm kapsamında açılacak davalarla ilgili olarak İstanbul'daki idare mahkemeleri yetkili olacak.

Elkonulan ve müsadere edilen mallar

Bu düzenleme kapsamındaki fonlarla bağlantılı fiiller nedeniyle yürütülen soruşturmalar kapsamında CMK'nin ilgili hükümleri uyarınca elkoyma kararı verilebilecek.

Elkonulan mal varlığı değerleri arasında, fona doğrudan iadesi hukuken mümkün olan para ve sermaye piyasası araçları bulunması halinde bunlar, CMK'nin ilgili hükümleri uyarınca ilgili fona veya geri kazanım hesabına cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkemece iade edilecek.

Bu düzenleme kapsamında SPK'nin yaptığı suç duyurularına dayanak raporlar, CMK'nin ilgili hükümlerince düzenlenen suçtan elde edilen değere ilişkin rapor sayılacak.

Bu kapsamda fona devredilemeyen mal varlığı bakımından TMSF kayyum olarak atanabilecek. Kayyum atanması halinde TMSF, Bankacılık Kanunu'nda tanınan yetkileri kullanacak. Dava sonucu beklenmeksizin derhal mal varlıklarını satacak veya tasfiye edecek. Tasfiye ve satıştan elde edilecek tutarları, her bir fon için ayrı ayrı olmak üzere açılan geri kazanım hesaplarında izleyecek.

Yargılama sonucunda müsaderesine karar verilen ve suçtan zarar gören fonun mal varlığından çıktığı veya fon zararının karşılığı olduğu mahkemece belirlenen değerlerin, Hazine'ye gelir kaydedilmeksizin ilgili yatırım fonuna, tasfiyenin tamamlanmış olması halinde ise geri kazanım hesabına aktarılmasına mahkemece karar verilecek.

Bu düzenleme kapsamında tahsil veya iade edilen tutarlar ile suçla bağlantılı mal varlığı değerlerinden ilgili fona veya fon pay sahiplerine aktarılmasına karar verilen tutarlar, TMSF nezdinde her bir fon için ayrı alt hesaplarda geri kazanım hesabı olarak izlenecek. Bu tutarlar TMSF'nin kendi mal varlığından ayrı olacak.

Geri kazanım hesabında bulunan tutarlar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve fon pay sahiplerine yapılacak ödemeler için kullanılabilecek, başka bir amaçla kullanılamayacak, teminat gösterilemeyecek ve kamu alacakları için olsa dahi haczedilemeyecek, üzerlerine ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz konulamayacak.

Geri kazanım hesabında biriken tutarlar, yapılan zorunlu masraflar düşüldükten sonra TMSF tarafından tasfiye ile görevli kuruluşa, tasfiyenin tamamlanmış olması halinde ise SPK tarafından bildirilen fon pay sahiplerine ödenmek üzere Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne (YTM) aktarılacak.

Ödemeler YTM tarafından katılma payı sahipliği oranında yapılacak. Nihai dağıtım hariç olmak üzere, dağıtım sonucunda bir fon pay sahibine yapılacak ödemenin, ödeme yöntemine ilişkin işlem ve aktarım maliyetleri dikkate alınarak SPK tarafından belirlenecek asgari ödeme tutarının altında kalması halinde, bu tutar fon pay sahibi adına izlenecek ve sonraki dağıtımlarda hak kazanılan tutarlara eklenecek, birikmiş tutarın asgari ödeme tutarına ulaşması halinde fon pay sahibine ödeme yapılacak.

Geri kazanım hesabına gelen veya aktarılan bir tutarın birden fazla fon ile bağlantılı olması durumunda fonlar arasında dağıtımına ilişkin usul ve esaslar fon türleri, likidite yeterlik oranı, fon katılma payı sahipliği yapısı, yatırımcının korunması, ilgili fonlardaki tasfiye oranı ve benzeri kıstaslar dikkate alınarak SPK tarafından belirlenecek.

Kanunla, düzenlemenin uygulanmasında gerekli görülen durumlarda, koşulları Kurul Karar Organı tarafından belirlenmek üzere, bu kanunun uygulanmasından doğan işler, açılacak dava ve takipler için SPK ve YTM tarafından dışarıdan avukatlık hizmeti ile muhasebe ve yazılım geliştirme hizmetleri temin edilebilecek.

Düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar SPK tarafından TMSF'nin görev alanına giren hususlarda TMSF'nin görüşü alınarak belirlenecek.

Düzenlemede hüküm bulunmayan hallerde Sermaye Piyasası Kanunu, CMK, Bankacılık Kanunu ve ilgili diğer mevzuatın bu düzenlemeye aykırı olmayan hükümleri uygulanacak.

Antalya'da hortum nedeniyle parçalanan konteynerlerdeki 4 işçi öldü, 1 işçi yaralandı

Antalya'nın Kepez ilçesinde etkili olan hortumda parçalanan iki konteynerde bulunan 4 işçi hayatını kaybetti, 1 işçi yaralandı

27.10.2026 02:11:00 / Güncelleme: 27.10.2026 02:16:48
AA
 
Antalya'da hortum nedeniyle parçalanan konteynerlerdeki 4 işçi öldü, 1 işçi yaralandı
Antalya'da hortum nedeniyle parçalanan konteynerlerdeki 4 işçi öldü, 1 işçi yaralandı

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün sarı kodlu sağanak yağış uyarısında bulunduğu kentte, Kepez ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi'ndeki bir inşaat alanında hortum oluştu.

Hortum, inşaat işçilerinin kaldığı iki konteyneri parçaladı. Konteynerlerde bulunan 5 işçi savruldu.

İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

İşçilerden 2'sinin olay yerinde, 2'sinin ise kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybettiği belirlendi.

Yaralanan işçinin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Vali Şahin bölgede incelemelerde bulundu

Bölgede, incelemelerde bulunan Antalya Valisi Hulusi Şahin, gazetecilere yaptığı açıklamada, hortum nedeniyle aynı şantiyedeki bir vincin de devrildiğini ancak bu olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığını söyledi.

Hortumda iki konteynerin parçalandığını ve içlerinde bulunan 5 işçinin savrulduğunu belirten Vali Şahin, şöyle konuştu:

"Maalesef 2 işçimiz olay yerinde 2 işçimiz de kaldırıldıkları hastanede vefat ettiler. Bir işçimiz yaralı durumu hafif. Çok enteresan bir doğa olayı ile karşı karşıyayız. Çünkü şehrin herhangi başka bir yerinde fırtına, hortum ihbar edilmedi. Civarındaki binalarda bir şey yok ama sadece bu alanda iki konteyneri paramparça eden bir hortumla karşı karşıyayız."

Vali Şahin vefat edenlere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı dilerken, yaralı işçiye de geçmiş olsun dileklerini iletti.

Şantiye sahasındaki ölüm ve yaralanmaların vincin devrilmesi nedeniyle olmadığını vurgulayan Şahin, bölgede incelemelerin devam ettiğini ve ekiplerin alanda yaralı veya ölü olup olmadığına dair çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.
 

İstanbul dahil sağanak ve fırtına geliyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Marmara ve Ege bölgesindeki 9 il için sarı kodlu meteorolojik uyarı yayınladı. Salı sabahı başlayacak şiddetli yağış ve saatte 70 kilometreyi bulacak fırtına nedeniyle sel, su baskını ve ulaşımda aksamalara karşı acil kodlu tedbir çağrısı yapıldı

26.10.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
İstanbul dahil sağanak ve fırtına geliyor
İstanbul dahil sağanak ve fırtına geliyor
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) ve İstanbul Valiliği, ani hava değişimi ve şiddetli yağış dalgasına karşı vatandaşları fırtına öncesi uyardı. Son değerlendirmelere göre; 27 Ekim Salı gününün ilk saatlerinden itibaren Marmara'nın batısı ile Kuzey Ege genelinde hava sıcaklıkları 3 ila 5 derece birden düşecek, fırtınayla birlikte çok kuvvetli sağanak yağışlar etkili olacak.


9 il "sarı kod" ile uyarıldı


Meteoroloji uzmanlarının analizlerine göre, yağışların metrekareye 100 kilograma kadar düşebileceği belirtilerek teyakkuza geçildi. Alarm verilen kentler ve beklenen yağış yoğunlukları şu şekilde sıralandı:

Balıkesir: Kuzey ve batı kesimlerinde çok kuvvetli, yer yer şiddetli (51-100 kg/m²) yağış bekleniyor.

İstanbul: Kuzey kesimlerinde (Arnavutköy, Sarıyer, Beykoz, Eyüp ve Şile) çok kuvvetli (21-75 kg/m²), il genelinde ise kuvvetli sağanak öngörülüyor.

Bursa, Çanakkale ve İzmir: Kuzey ve doğu ilçeleri ağırlıklı olmak üzere yerel olarak çok kuvvetli sağanak geçişleri yaşanacak.

Kocaeli, Yalova, Tekirdağ ve Aydın: İl genelinde kuvvetli sağanak yağışlar gün boyu etkisini sürdürecek.


Saatte 70 kilometre hızla esecek


Yağış dalgasına eşlik edecek olan rüzgarın, Marmara genelinde kuzeyli yönlerden esmesi bekleniyor. Rüzgar hızının yer yer saatte 50-70 kilometreye ulaşacağı ve kısa süreli fırtınalara sebep olacağı tahmin ediliyor. Bu durumun özellikle deniz ulaşımında, feribot seferlerinde ve köprü geçişlerinde aksamalara yol açabileceği bildirildi.


Valilik ve MGM'den kritik "09:00" uyarısı


İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada, salı günü özellikle sabah saat 09:00 civarında yağışların ve fırtınanın en yüksek seviyeye ulaşacağı vurgulandı.

İş ve okul trafiğinin yoğun olduğu bu saatlerde ani sel, su baskını, yıldırım düşmesi, çatı uçması ve ağaç devrilmesi gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması istendi. Yetkililer, vatandaşların zorunlu olmadıkça özel araçlarıyla trafiğe çıkmamasını ve toplu taşımayı tercih etmesini öneriyor.

Oktay Saral istifasını duyurdu

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, kamuoyuna yansıyan "görevden alınma" iddialarının ardından sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamayla istifasını sunduğunu açıkladı. Saral, kararının arkasında inandığı değerlerin olduğunu vurgularken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a olan bağlılığının süreceğini belirtti

26.10.2026 12:33:00 / Güncelleme: 26.10.2026 12:39:27
Haber Merkezi
 
Oktay Saral istifasını duyurdu
Oktay Saral istifasını duyurdu
2016 yılından bu yana Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanlığı görevini yürüten Oktay Saral, resmî sosyal medya hesabı X üzerinden yaptığı paylaşımla görevinden istifa ettiğini duyurdu.

Akşam saatlerinde kulislerde yayılan ve gazetecilerle yaptığı görüşmelerde doğruladığı "görevden alınma" haberlerinin ardından gelen bu yazılı açıklama, Ankara siyasetinde günün en önemli gelişmesi oldu.

"Bedeli ne olursa olsun..."

Oktay Saral, yaptığı açıklamada görev süresi boyunca büyük bir sorumluluk taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Bugün, 2016 yılından bu yana büyük bir onur, şeref ve sorumlulukla yürüttüğüm Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanlığı görevimden istifamı sunmuş bulunuyorum. Makamlar gelip geçer, unvanlar el değiştirir. Asıl mesele, insanın hangi makamda oturduğu değil, hangi değerlerin arkasında durduğudur. Bizim için esas olan makamlar değil, yıllardır aynı istikamette yürüdüğümüz davamız ve Sayın Cumhurbaşkanımızla omuz omuza verdiğimiz mücadeledir. Bu kararım, inandığım değerlerden ve milletimize hizmet etme irademden bir adım geri atmak anlamına gelmemektedir. Dün olduğu gibi bugün de yarın da Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında, aynı inanç ve kararlılıkla yol yürümeye devam edeceğim. Rabbim bizleri makamların gölgesinde güç arayanlardan değil, hakikatin ışığında dimdik duranlardan eylesin. Bedeli ne olursa olsun inandığı değerleri savunanlardan eylesin."

İstifaya sürükleyen süreç

Oktay Saral'ın istifasına ve görevden ayrılmasına zemin hazırlayan süreç, Azerbaycan'daki başörtüsü tartışmaları ve buna bağlı yaşanan diplomatik hassasiyetlere dayanıyor.

Edinilen bilgilere göre; Saral'ın Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin eğitim haklarına yönelik yaptığı bazı sosyal medya açıklamaları ve değerlendirmeleri, Ankara ile Bakü arasında diplomatik bir gerilime yol açtı. Azerbaycan yönetiminin, söz konusu açıklamalardan duyduğu rahatsızlığı en üst düzeyden Türkiye'ye ilettiği ve Saral'ın görevden alınmasını talep ettiği iddiaları basına yansıdı.

Önce "talimatla ayrıldım" dedi, sonra istifasını paylaştı

Sürecin basına yansımasının ardından gazeteci Talat Atilla ve bazı medya mensuplarına telefonda demeç veren Saral, görevden ayrılışının Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla gerçekleştiğini bizzat doğrulamıştı. Saral, gazetecilerin "Azerbaycan'la ilgili açıklamalarınız nedeniyle mi?" sorusuna "Evet, öyle görünüyor" yanıtını vermiş ve "Cumhurbaşkanımız böyle uygun gördü, başımız gözümüz üstüne" ifadelerini kullanmıştı.

Ancak bu telefon görüşmelerinden kısa bir süre sonra Saral, durumun hukuki ve usuli çerçevesini netleştirmek adına X hesabı üzerinden resmî bir metin yayınlayarak görevinden "istifa ettiğini" ilan etti. Siyasi analistler, Saral'ın bu hamleyle hem Cumhurbaşkanlığı makamını yıpratmamayı hem de inandığı değerlerin arkasında durduğunu gösteren ilkeli bir siyasi duruş sergilemeyi amaçladığını belirtiyor.

Bakan Tekin'i protesto eden 2 genç tutuklandı

Ankara Baro Başkanı Elçin Özge Şimşek Çağlayan, İstanbul'da Yusuf Tekin'i protesto için pankart asan 2 gencin tutuklanmasına ilişkin "Protesto bir haktır ve anayasal güvence altındadır. Nevin ve Nehir serbest bırakılmalıdır" dedi

26.10.2026 10:36:00
Haber Merkezi
 
Bakan Tekin'i protesto eden 2 genç tutuklandı
Bakan Tekin'i protesto eden 2 genç tutuklandı
Ankara Baro Başkanı Elçin Özge Şimşek Çağlayan, İstanbul'da Yusuf Tekin'i protesto için pankart asan 2 gencin tutuklanmasına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Çağlayan, "Protesto bir haktır ve anayasal güvence altındadır. Tıpkı ifade özgürlüğü gibi, basın özgürlüğü gibi, adil yargılanma hakkı gibi… Bugün temel haklarını kullanan iki genç ne yazık ki tutuklandı. Bu tutuklama, anayasal güvencelerin her geçen gün biraz daha aşındırıldığının ve insan onurunu esas alan hukuk devleti ilkesinin nasıl yok sayıldığının bir başka göstergesi.. Nevin ve Nehir serbest bırakılmalıdır. Aksi halde gençlerin yarına dair avuçlarında kalan son umudu da koruyamazsınız..." ifadelerini kullandı.

Yeni haftada yurdun batısından başlayarak sağanak ve gök gürültülü sağanak beklenirken, İstanbul dahil bazı bölgelerde salı günü kuvvetli yağışın etkili olacağı tahmin ediliyor

Yeni haftada yurdun batısından başlayarak sağanak ve gök gürültülü sağanak beklenirken, İstanbul dahil bazı bölgelerde salı günü kuvvetli yağışın etkili olacağı, batıda sıcaklıkların mevsim normallerinin altına düşeceği tahmin ediliyor

25.10.2026 21:00:00
AA
 
Yeni haftada yurdun batısından başlayarak sağanak ve gök gürültülü sağanak beklenirken, İstanbul dahil bazı bölgelerde salı günü kuvvetli yağışın etkili olacağı tahmin ediliyor
Yeni haftada yurdun batısından başlayarak sağanak ve gök gürültülü sağanak beklenirken, İstanbul dahil bazı bölgelerde salı günü kuvvetli yağışın etkili olacağı tahmin ediliyor
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Abdullah Macit, AA muhabirine, yeni haftada beklenen hava durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Son değerlendirmelere göre, yurdun batı kesimlerinden başlayarak hafta boyunca sağanak ve gök gürültülü sağanak geçişlerinin beklendiğini belirten Macit, yarın Marmara'nın batısı, kıyı Ege ve Batı Akdeniz'de yağışların etkili olacağını söyledi.

Macit, yağışların özellikle İzmir, Muğla, Aydın ve Antalya'nın batı kesimlerinde kuvvetli, Muğla ve Aydın çevrelerinde ise yer yer çok kuvvetli ve şiddetli olmasının beklendiğini bildirdi.

Salı günü de yağışların etkisini sürdüreceğini aktaran Macit, şu bilgileri verdi:

"Salı günü Marmara Bölgesi'nde Çanakkale, Tekirdağ, İstanbul ve Bursa çevrelerinde, İzmir'in güneyi, Antalya ve Muğla çevreleri ile Adana'nın doğusu, Osmaniye ve Hatay çevrelerinde kuvvetli yağış bekliyoruz. Çarşamba günü de Antalya ve Muğla çevrelerinde yağışların kuvvetli olacağını tahmin ediyoruz. Vatandaşlarımızdan sel ve su baskınlarına karşı dikkatli olmalarını istiyoruz."

Yağışlarla birlikte hava sıcaklıklarının da azalacağını belirten Macit, sıcaklıkların hafta boyunca batı kesimlerde mevsim normallerinin altında, doğu kesimlerde ise mevsim normalleri civarında ve yer yer üzerinde seyredeceğini ifade etti.

Abdullah Macit, rüzgarın yarın Güney Ege kıyılarında güneyli yönlerden, salı günü ise Marmara'nın kuzeyi ve güneybatısında kuzeyli, İç Anadolu'nun doğusunda güneyli yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına şeklinde eseceğini kaydetti.

İstanbul'da sıcaklık 15 dereceye düşecek
Üç büyükşehirde beklenen hava durumuna da değinen Macit, İstanbul'da yarın ve çarşamba günü yağış beklenmediğini, salı günü ise kuvvetli sağanağın etkili olacağını bildirdi.

Macit, "İstanbul'da salı günü beklediğimiz yağışların kuvvetli olacağını tahmin ediyoruz. Sel ve su baskınları yaşanabilir. Vatandaşlarımızı bu konuda uyarıyoruz. Hava sıcaklığı da salı günü 15 dereceye kadar düşecek, sonraki günlerde ise 19 derece civarında olacak." dedi.

Ankara'da salı gününden itibaren sağanak ve gök gürültülü sağanağın etkili olacağını belirten Macit, hava sıcaklıklarının azalarak yer yer mevsim normallerinin altına düşeceğini söyledi.

Abdullah Macit, İzmir'de ise özellikle güney ilçelerinde kuvvetli olması beklenen gök gürültülü sağanağın, haftanın ilk üç günü etkisini sürdüreceğini ifade etti.

İstanbul Barosunda seçim heyecanı

İstanbul Barosu'nun 128. Olağan Genel Kurulu'nda başkanlık seçimi sona erdi. Resmi olmayan sonuçlara göre Cumhuriyetçi Güç Birliği adayı Ümit Kocasakal, 8 bin 996 oyla seçimi kazanarak İstanbul Barosunun yeni başkanı oldu. Kocasakal'ı 6 bin 104 oyla İbrahim Kaboğlu takip etti

25.10.2026 20:25:00 / Güncelleme: 25.10.2026 20:29:00
Haber Merkezi
 
İstanbul Barosunda seçim heyecanı
İstanbul Barosunda seçim heyecanı
İstanbul Barosu'nda avukatlar sandık başına gitti. Haliç Kongre Merkezi'nde 9 adayın yarıştığı seçimde oy işlemi 17.00'de tamamlandı.171 sandığın 145'i açıldı.

YENİ BAŞKAN ÜMİT KOCASAKAL
Resmi olmayan ilk sonuçlara göre Cumhuriyetçi Güç Birliği adayı Av. Prof. Dr. Ümit Kocasakal, açılan sandıklarda 8 bin 996 oy alırken, Değişim İçin Avukatlar Grubu Adayı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu 6 bin 104 oy aldı.

Cumhuriyet Avukatları Grubu adayı Av. Atakan Selanik ise 3 bin 350 oy ile seçimde üçüncü sırada yer aldı.

Buna göre, İstanbul Barosu'nun 128. Olağan Genel Kurulu'nda resmi olmayan sonuçlara göre, Cumhuriyetçi Güç Birliği Grubu adayı Ümit Kocasakal, seçimi kazanarak başkan seçildi.

İstanbul Barosunda seçim heyecanı: Yeni başkanı Ümit Kocasakal - Resim : 1

"İSTANBUL BAROSU GERİ DÖNDÜ"
Kocasakal yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"İstanbul Barosu bundan sonra; üniter yapının, değiştirilemez ilk 4 maddenin gözcüsü ve sözcüsü olmaya, Cumhuriyet'in kollayıcısı olmaya, Kimsenin kimliğine, siyasi görüşüne bakmaksızın herkesin hakkını korumaya devam edecek.

Bu kapsamda Hiçbir meslektaşımızı ayırt etmeksizin bütün meslektaşlarımızla birlikte hareket edeceğiz.

Herkese hayırlı uğurlu olsun. İstanbul Barosu geri döndü"

Kocasakal'ın seçimi kazanması "Mustafa Kemal'in askerleriyiz", "Ümit Başkan", "Ne mutlu Türk'üm diyene" sloganları atıldı.
Kocasakal ve beraberindeki avukatlar daha sonra seçim sonuçlarını Onuncu Yıl Marşı söyleyerek kutladı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.