logo
28 EKİM 2026

PKK terörü internete sıçradı

04.01.2010 00:00:00
 
PKK'lı hackerlar tarafından gönderilen "Terörü lanetliyoruz. Herkesi birlik olmaya çağırıyoruz" başlıklı postalara dikkat edilmesi konusunda Emniyet Genel Müdürlüğü internet kullanıcılarını uyardı.

 

Son günlerde internet ortamında e-mail olarak dolaşan bir virüs için uyarıda bulunan Emniyet Genel Müdürlüğü, "Terörü lanetliyoruz. Herkesi birlik olmaya çağırıyoruz" başlıklı postalara dikkat edilmesini istedi. Bir grup PKK'lı olduğu iddia edilen hacker tarafından geliştirilen PPS dosyalı e-mail açıldıktan sonra bilgisayarı çökertiyor. Emniyet yetkililerinden alınan bilgiye göre, sanal alemde dolaşan ve terör örgütünün Avrupa'da bulunan hackerları tarafından geliştirilen bir virüs tehlike saçıyor. Vatandaşları tanıdıkları yada tanımadıkları adresten gelen "Terörü lanetliyoruz. Herkesi birlik olmaya çağırıyoruz" başlıklı postaları açmamaları konusunda uyaran yetkililer, aynı şekilde msn üzerinden "laneththeteror@hotmail.com ve laneththeteror@hotmail.com" adresli kişilerin arkadaşlık tekliflerini kabul edilmemesini istediler.

Bu dosyaları açmadan silinPostanın içinde bulunan pps(Powerpoint) sunusunun açıldığı anda tamamen zararsız görünen bir Powerpoint sunusu eşliğinde sözde terör karşıtı resimler ve yazılar çıkıyor. Ancak alt bölümde bilgisayarın çökmesini sağlayacak programını hazırlayan sunumun son bölümünde ise terör örgütü PKK tarafından yapıldığını ve tamamen aldatmaca olduğunu içeren Türkiye karşıtı bir resim ile (Bölünmüş Türkiye ve kürdistan haritası) bilgisayarınızdan bütün verilerin silinmeye başlıyor. Aynı anda msn programına da sarktığı belirtilen virüs, silinme işleminden hemen önce msn ve e-posta listenizdeki tüm arkadaşlarına da aynı içerikli bir e-mail gönderiyor. Emniyet yetkilileri bu tip uzantılı dosyaların açılmadan silinmesinin gerektiğini vurgularken, özellikle de kamu kurum ve kuruluşlarının bilgisayarlarından kesinlikle açılmamasını istediler.

Nehir Dizdar ve Nevin Tekin tahliye edildi

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in Kadıköy Lisesi ziyareti öncesinde "Bize gelecek yoksa sana huzur yok, Yusuf Tekin istifa" yazılı pankart astıkları gerekçesiyle tutuklanan üniversite öğrencileri Nehir Dizdar ve Nevin Tekin, kamuoyunda oluşan büyük tepkilerin ardından tahliye edildi

28.10.2026 19:10:00
Haber Merkezi
 
Nehir Dizdar ve Nevin Tekin tahliye edildi
Nehir Dizdar ve Nevin Tekin tahliye edildi
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in İstanbul'daki Kadıköy Lisesi'ne gerçekleştireceği ziyaret öncesinde okul çevresine pankart asan üniversite öğrencileri Nehir Dizdar ve Nevin Tekin, "tehdit" suçlamasıyla çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştı.

Bu karar eğitim sendikaları, barolar, siyasetçiler ve demokratik kitle örgütlerinin sert tepkisini çekti. Kamuoyunda yükselen itiraz dalgasının ardından savcılık, avukatların resmi tahliye dilekçesini sunmasını beklemeden öğrencilerin resen serbest bırakılmasına karar verdi.

Destek eylemlerindeki gözaltılar da serbest

Gelişmeler bununla da sınırlı kalmadı. İki öğrencinin tutuklanmasına karşı İstanbul başta olmak üzere farklı kentlerde protesto eylemleri düzenlenmişti.

Son olarak sabah saatlerinde bu protestolara katıldıkları gerekçesiyle ev baskınlarıyla gözaltına alınan dört üniversite öğrencisi, savcılık işlemlerinin ardından yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

"Sıra arkadaşlarımızı geri aldık"

Tahliye kararının ardından Öğrenci Sendikası ve TİP'li Öğrenciler cephesinden ardı ardına açıklamalar geldi.

Öğrenci Sendikası, sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı açıklamada, "Geçtiğimiz günlerde 'Yusuf Tekin istifa' dedikleri için bir pankart gerekçe gösterilerek tutuklanan sıra arkadaşlarımız Nehir ve Nevin tahliye edildi!" ifadelerine yer vererek kararı memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.

Gönen'de uyuşturucu operasyonu: YouTube yayıncısı tutuklandı

Balıkesir'in Gönen ilçesinde jandarma ekiplerince düzenlenen uyuşturucu operasyonunda, evinde uyuşturucu madde ve kenevir bitkisi ele geçirilen YouTube yayıncısı Ahmet Çakır (46) tutuklandı

28.10.2026 11:18:00 / Güncelleme: 28.10.2026 11:20:52
İHA
 
Gönen'de uyuşturucu operasyonu: YouTube yayıncısı tutuklandı
Gönen'de uyuşturucu operasyonu: YouTube yayıncısı tutuklandı
Gönen ilçesine bağlı Şaroluk Mahallesi'nde, Ahmet Çakır'ın arazisindeki ahşap evde kenevir yetiştirdiği bilgisi üzerine jandarma ekipleri harekete geçti.

Sarıköy Jandarma Karakol Komutanlığı ekipleri tarafından 26 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen operasyonda, 620 gram skunk uyuşturucu maddesi, 6 kök skunk bitkisi, 50 gram kenevir tohumu, hassas terazi, iklimlendirme ve aydınlatma sistemi, ruhsatsız av tüfeği, cep telefonu ve suçtan elde edildiği değerlendirilen 34 bin lira ele geçirildi.



Operasyonda gözaltına alınan ve YouTube üzerinden yayınlar yaptığı öğrenilen Ahmet Çakır, jandarmadaki işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Olayla ilgili uyuşturucu madde imal ve ticareti, yasa dışı ekim ile uyuşturucu madde kullanma veya bulundurma suçları kapsamında işlem yapıldı.

YKS'nin yapılacağı tarih belli oldu

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 2027 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (2027-YKS) 19-20 Haziran'da yapılacağını, sınava başvuruların 4 Şubat-2 Mart'ta alınacağını bildirdi

 

28.10.2026 10:30:00
Anadolu Ajansı
 
YKS'nin yapılacağı tarih belli oldu
YKS'nin yapılacağı tarih belli oldu

ÖSYM Başkanı Ersoy, yaptığı yazılı açıklamada, ÖSYM'nin 2027 yılı sınav takviminin açıklandığını, adayların sınav, başvuru ve sonuç açıklama tarihlerini ÖSYM'nin internet adresinden takip edebileceğini belirtti.

YKS'nin 2027'de de üniversite eğitimi almak isteyen milyonlarca adayın katılımıyla yapılacağını aktaran Ersoy, "2027-YKS, 19-20 Haziran'da yapılacak. Temel Yeterlilik Testi (TYT) 19 Haziran Cumartesi, Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ile Yabancı Dil Testi (YDT) 20 Haziran Pazar günü düzenlenecek. 2027-YKS başvuruları, 4 Şubat-2 Mart tarihlerinde alınacak, sınav sonuçları ise 21 Temmuz tarihinde açıklanacak." ifadelerini kullandı.

Üç oturumdan oluşacak 2027-YKS'de adayların farklı alanlardaki bilgi ve becerilerinin ölçüleceğinin altını çizen Ersoy, sınavın uygulanmasına ilişkin süreçlerin ilgili kılavuz ve duyurularla kamuoyuna bildirileceğini ifade etti.

KPSS başvuruları 8-19 Temmuz'da

ÖSYM Başkanı Ersoy, adayların kariyer ve eğitimleri için önemli bir aşama olan Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı'nın 20 Mart'ta yapılacağını bildirdi.

Sınava ilişkin başvuruların 13 Ocak-10 Şubat'ta alınacağını, sonuçların ise 15 Nisan'da açıklanacağının bilgisini paylaşan Ersoy, 2 yıllık meslek yüksekokulu eğitimlerini, 4 yıllık lisans programlarında devam ettirmek isteyenler için düzenlenen Dikey Geçiş Sınavı'nın (DGS) ise 18 Temmuz'da yapılacağını, sonuçların ise 12 Ağustos'ta duyurulacağını belirtti.

Ersoy, açıklamasında şunları kaydetti:

"Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) başvuruları, 8-19 Temmuz'da yapılacak. KPSS A Grubu Genel Yetenek-Genel Kültür oturumları 12 Eylül'de, Alan Bilgisi 1. gün oturumları 18 Eylül'de, 2. gün oturumları ise 19 Eylül'de düzenlenecek. Kamu görevlerinde kariyer hedefleyen adayların katılacağı sınavlar, adayların alanlarına ilişkin birikimlerinin ölçülmesine yönelik uygulanacak. KPSS sonuçları 13 Ekim tarihinde duyurulacak."

MEB-AGS 8-9 Mayıs'ta düzenlenecek

Milli Eğitim Bakanlığı Akademi Giriş Sınavı (MEB-AGS) kapsamındaki Akademi Giriş Sınavı'nın (AGS) 8 Mayıs'ta, Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi (ÖABT) oturumları 9 Mayıs tarihinde gerçekleştirileceğini belirten Ersoy, sınava başvuruların 19-29 Mart'ta alınacağını, sınav sonuçlarının 11 Haziran'da açıklanacağını bildirdi.

Gelecek yıl üç Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavının (ALES) düzenleneceğini aktaran Ersoy, "ALES/1 18 Nisan'da, ALES/2 11 Temmuz'da, ALES/3 28 Kasım'da uygulanacak. 2027-2028 öğretim yılı için yükseköğretim kurumlarının spor programlarına alınacak öğrencilerin seçimi ve tercihlerine göre yerleştirilebilmeleri amacıyla merkezi Özel Yetenek Sınavı (2027-ÖZYES) 21-24 Temmuz'da yapılacak. Sınavın başvuruları 1-10 Haziran'da alınacak. Sonuçlar 18 Ağustos'ta açıklanacak." ifadelerini kullandı.

ÖSYM'nin elektronik ortamda gerçekleştirdiği sınavların sayısının her geçen yıl arttığını ve Dört Becerili Dil Sınavlarının yaygınlaştığının altını çizen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, şöyle devam etti:

"Elektronik sınav merkezleri ile yılda ortalama 60 bin adaya sınav hizmeti veriyoruz. Bu merkezlerde düzenlenen elektronik sınavlar, değerlendirme ve sonuç açıklama süreçlerinde klasik sınav yöntemlerine alternatif sunmaktadır. 10 farklı yabancı dilde (Almanca, Arapça, Bulgarca, Farsça, Fransızca, İtalyanca, İngilizce, İspanyolca, Rusça ve Yunanca) ve uluslararası ölçekte dört becerili (okuma, dinleme, konuşma ve yazma) dil sınavlarının yanı sıra kurumların ihtiyaçlarına yönelik sınavlar da e-sınav merkezlerinde uygulanmaktadır.

Açıklanan 2027 Sınav Takvimi'nde 12 Elektronik Yabancı Dil Sınavı (e-YDS), 3 Elektronik Yükseköğretim Kurumları Yabancı Dil Sınavı (e-YÖKDİL), 4 Elektronik İngilizce Yeterlik Sınavı/Electronic-Test of English Proficiency (e-TEP), 2 Elektronik Yabancı Dil Olarak Türkçe Sınavı (e-YDTS) bulunuyor. Kurumların ihtiyaçları ve ÖSYM planlamaları doğrultusunda farklı sınavlar da elektronik ortamda düzenlenecek."

"Eğitim camiasına hayırlı olsun"

Ersoy, 2027'de gerçekleştirilecek sınavların adaylar, aileleri ve eğitim camiası için hayırlı olmasını dileyerek, tüm adaylara sınavlarda başarı temennisinde bulundu.

ÖSYM'nin, ölçme ve değerlendirme süreçlerinde güvenilirlik, erişilebilirlik ve aday odaklılık ilkeleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü ve sınav uygulamalarında teknolojik imkanlardan daha fazla yararlanarak süreçleri geliştirmeye devam ettiğini ifade eden Ersoy, ÖSYM'nin vizyonu ve misyonu doğrultusunda, sınavların uluslararası standartlara uygun, güvenli, şeffaf ve etkin şekilde gerçekleştirilmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini vurguladı.

Sermaye piyasası işlemlerine ilişkin soruşturmada 3 kişinin mal varlıklarına tedbir kararı

Sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturması kapsamında Fatih Erdoğan, Abdulkerim Fırat ve Mehmet Erdoğan'ın mal varlıklarına tedbir konuldu

28.10.2026 08:01:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemlerine ilişkin soruşturmada 3 kişinin mal varlıklarına tedbir kararı
Sermaye piyasası işlemlerine ilişkin soruşturmada 3 kişinin mal varlıklarına tedbir kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturması sürüyor.

Soruşturma kapsamında başsavcılık tarafından ilgili kurumlara yazılan yazıda, Pasifik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Erdoğan, Yönetim Kurulu Başkanvekili Abdulkerim Fırat ile Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Erdoğan'ın ilgili kuruluşlar nezdinde yapmak istedikleri devir, temlik, satış, bağış, ipotek/rehin tesisi, hesap kapatma, yüksek tutarlı nakit çekimi, yüksek tutarlı EFT/havale ve benzeri mal varlığını azaltıcı nitelikteki her türlü iş ve işlem bakımından bildirim yükümlülüğü kapsamında gerekli tedbirlerin alınması gerektiği belirtildi.

Söz konusu kişiler tarafından olağan dışı nitelikte bir işlem talebinde bulunulması halinde, işlem gerçekleştirilmeden önce başsavcılıktan görüş alınması ve görüş sorulmadan tasarruf işlemi yapılmaması hususunun ilgili birimlere/üye kuruluşlara bildirilmesi gerektiği ifade edilen yazıda, şunlar kaydedildi:

"Bildirim usulüne tabi kılınan şahısların olağan işlemlerin (mesleki faaliyetler kapsamındaki işlemler, maaş-fatura-kurum ödemeleri, emekli aylığı kullanımı gibi) mağduriyete yol açacak şekilde engellenmemesi, özellikle olağan faaliyet dışı, işlem tutarı veya sıklığı bakımından dikkat çekici, mal varlığını azaltıcı ya da muvazaalı olduğu değerlendirilebilecek şüpheli işlemlerden başsavcılığımızın gecikmeksizin haberdar edilmesi rica olunur."

Yazıda, Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği ve Türkiye Noterler Birliği tarafından bu müzekkerenin, tüm üye banka ve noterliklere duyurulması ve duyuru yapıldığına dair bilginin başsavcılığa iletilmesi gerektiği belirtildi.

Fatih Erdoğan, Mehmet Erdoğan ve Abdulkerim Fırat'ın hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının şüpheliler hakkında yürütülen dosya kapsamı ve isnat edilen suçlar dikkate alınarak ilgili kurumlarca dondurulması istenen yazıda, 3 ismin mal varlığını azaltıcı''''''' nitelikteki işlem talepleri ile gerçekleştirilen bu tür işlemler yönünden, Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı'na (MASAK) da gecikmeksizin bildirimde bulunulması ve bildirime ilişkin bilginin başsavcılığa iletilmesi hususunda gereğinin yapılması ifade edildi.

Kahramanmaraş'taki okul saldırısıyla ilgili yeni gelişme

Kahramanmaraş’taki Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen dehşet verici silahlı saldırıya ilişkin yürütülen idari soruşturma tamamlandı. Müfettiş raporlarıyla ortaya çıkan ihmaller zincirinin ardından Onikişubat Kaymakamlığı; okul müdürü, müdür yardımcısı ve iki öğretmen hakkında soruşturma izni verdi. Kamera kayıtlarına yansıyan görüntülerde, okul yöneticilerinin silah seslerini duyduktan sonra öğrencileri tahliye etmek yerine okulu terk ettikleri, rehber öğretmenin ise katliamdan iki ay önce gelen ihbarları gizlediği belirlendi

27.10.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Kahramanmaraş'taki okul saldırısıyla ilgili yeni gelişme
Kahramanmaraş'taki okul saldırısıyla ilgili yeni gelişme
Kahramanmaraş'ta infial yaratan Ayser Çalık Ortaokulu saldırısıyla ilgili bugün adli ve idari süreci tamamen değiştirecek çok kritik bir gelişme yaşandı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) müfettişlerinin hazırladığı ön inceleme raporu doğrultusunda, Onikişubat Kaymakamlığı saldırı anında ve öncesinde ağır ihmali bulunan 4 eğitimci hakkında soruşturma izni verdi. Raporda yer alan kan dondurucu detaylar, facianın boyutunu gözler önüne serdi.

Silah seslerini duyup öğrencileri kaderine terk ettiler

Müfettiş raporunda yer alan kamera kayıtları incelemelerine göre, okul müdürü C.K. ve müdür yardımcısı F.B.'nin, saldırgan İsa Aras Mersinli'nin ateş açtığı esnada birinci kata çıktıkları belirlendi. Ancak iki yöneticinin, saldırıyı bizzat görmelerine rağmen öğrencilerin can güvenliğini sağlamak ya da tahliyeyi organize etmek yerine, binayı hızla terk ederek kaçtıkları kamera kayıtlarıyla anbean tespit edildi.
Raporda, okul idarecilerinin mevzuat gereği öğrencilere karşı "garantör" konumunda olduğu vurgulanarak, bu davranışın ağır bir görev ihmali ve kriz yönetimi zafiyeti olduğu aktarıldı.

Öğretmen kendi sınıfını bile uyarmadan kaçtı

Soruşturma izni verilen bir diğer isim olan Din Kültürü Öğretmeni A.T.'nin de katliam anında görevli olduğu sınıfta bulunduğu öğrenildi. Silah sesleri üzerine sınıfın kapısını aralayıp koridora bakan öğretmenin, durumu fark eder etmez kendi sınıfındaki çocukları korumaya almadığı ve hiçbir uyarıda bulunmadan zemin kata doğru tek başına kaçtığı raporda açıkça yer aldı.

Rehber öğretmen katliam sinyallerini görmezden gelmiş

Soruşturmadaki en sarsıcı tespitlerden biri de okulun rehber öğretmeni E.İ. hakkında oldu. Saldırıdan yaklaşık iki ay önce, aynı sınıftaki bazı öğrencilerin rehber öğretmene giderek, fail İsa Aras Mersinli'nin ciddi şiddet eğilimleri gösterdiğini ve can güvenliklerinden endişe ettiklerini söyledikleri ortaya çıktı.
Rehber öğretmenin, bu somut uyarılara ve failin kendisine zarar veren bariz davranışlarına rağmen Çocuk Koruma Kanunu kapsamında yapması gereken resmi bildirim yükümlülüklerini yerine getirmediği, durumu hasıraltı ettiği kanaatine varıldı.

3 ağır suçlamayla hakim karşısına çıkacaklar

Onikişubat Kaymakamlığı'nın verdiği bu kritik izinle birlikte, söz konusu 4 eğitim personeli hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatılmasının önü açıldı. Okul müdürü, müdür yardımcısı ve öğretmenler; "terk", "suçu bildirmeme" ve "görevi kötüye kullanma" suçlarından hakim karşısına çıkacak.
Saldırganın anne ve babasının yargılandığı ana dava devam ederken, idari personelin de sürece dahil edilmesiyle birlikte davanın seyrinin tamamen değişmesi bekleniyor.

Aile fertlerinin şeceresine kadar söyleyip 1.2 kilo altını aldılar

Diyarbakır'da kendilerini polis olarak tanıtan dolandırıcılar, 70 yaşındaki kadını ailesinin şeceresine kadar söyleyip ikna ederek 1 kilo 200 gram altını elden alıp kayıplara karıştı. Şahıslar, polisin çalışması sonucu yakalanıp tutuklanırken altınların akıbetine ilişkin süreç devam ediyor

27.10.2026 13:52:00 / Güncelleme: 27.10.2026 13:55:43
İHA
 
Aile fertlerinin şeceresine kadar söyleyip 1.2 kilo altını aldılar
Aile fertlerinin şeceresine kadar söyleyip 1.2 kilo altını aldılar
Diyarbakır'da yaşayan 70 yaşındaki yaşlı kadın, kendilerini polis olarak tanıtan dolandırıcıların hedefi oldu. Dolandırıcılar, kadını ikna etmek için aileye dair bilgileri sıraladı. Yaşlı kadın, dolandırıcılardan ailesine dair detaylı bilgileri duyunca ikna oldu. Evde bulunan 1 kilo 200 gram altından haberi olmayan yaşlı kadın, o bilgiye ulaşan dolandırıcıların yönlendirmesiyle altınları şahıslara eliyle teslim etti.

Kadının sağlık personeli kızı Esma Aslan ise, teyzesinin uzun süre ablasına telefonla ulaşamadığını ve sürekli meşgul olduğunu söylemesi üzerine olaydan haberdar oldu. Şahıslar, şikayet üzerine tespit edilip yakalanarak tutuklandı. Altınların akıbetine ilişkin ise çalışma devam ediyor.

Esma Aslan, olayın 14 Ekim sabahında olduğunu, evde annesinin yalnız olduğunu bilen biri veya birilerinin annesini aradığını söyledi. O sırada işte olduğunu belirten Aslan, "Kamu sağlık çalışanıyım. Annemi arıyorlar, Kayapınar Emniyetinden polis olduklarını belirtiyorlar. Annem başta inanmıyor. İnandırmak için bir takım şeyler söylüyorlar, aile hüviyetlerimizi söylüyorlar, tek tek anlatıyorlar, annem doğru diyor. 'İnan biz polis memuruyuz teyzeciğim, polis olduğumuza inanmıyorsun. 2017'de sen bir kere dolandırıcılık olayına maruz kalmışsın. 2017'de İstanbul'da kimliğini kaybetmişsin. Öyle değil mi' diyor. Annem tabii her birini teyit ettiriyor. Annem doğrudur diyor. 'Bir kızın öğretmen ismi şu, bir kızın Esma Aslan, kamu kurumunda Sağlık Bakanlığında şu katta, şu birimde çalışıyor.' Çalıştığım kat ve birime kadar söylüyor. Bu kimse, bizi tanıyan, beni özellikle tanıyan biridir. Annem teyit edince, 'bak teyzeciğim bize güvenebilirsin, polis memurlarıyız.' Annem, 'peki benden ne istiyorsunuz' deyince, diyor ki 'biz şu an emniyet olarak operasyon halindeyiz. Sitenin etrafını sarmışız. Senin 2017'de kaybolan kimliğinle dolandırıcılar, karı koca bir dolandırıcı, Zeynep adında bir kadın. Karı koca gitmişler kuyumcuları dolandırmışlar. Kimliğini düşürmüşler. İşte bakmışız o kimlik sana ait bilgiler. Ancak fotoğraf biliyoruz sana ait değil. Kesinlikle seni zan altında bırakmıyoruz teyzeciğim. Sen masumsun.' Annem tabii sesi değişiyor. Haliyle bir şekilde korkutuyorlar" dedi.



"Esma'nın aldığı altınlar o kutular"

Dolandırıcıların, annesinin kendisini aramasına izin vermediğini söyleyen Aslan, "Kızın Esma Aslan hastanede, şu an çalışıyor diyorlar. Annem doğru diyor. Bak teyzem, biz şu an emniyet olarak etrafı sardığımız için senin masumiyetini kanıtlayacağız. Bu kimliğin sana ait olmadığını, bu şahısların sen olmadığını biliyoruz. Annem diyor, benden ne istiyorsunuz' Teyzeciğim yakın zamanda senin kızın yüklü miktarda altın almış, evini satmış. Hatta evi 5,5 milyona sattığımı bile söylüyordu kendisine. Annem doğrudur diyor. İşte kız tüm birikimiyle evini satmış, arabasını satmış tüm birikimiyle. Bu üç dört ay içerisinde kuyumculara gidip gelip yüklü miktarda altın almış. Annem diyor, benim altın aldığımdan haberim yok. Diyor, var var teyzeciğim. Biz onun banka hesaplarına da bakmışız.

Bankada hiç altın hesabı yok. Esma da yüklü miktarda altın almış. Muhtemelen casus yazılımlarla telefonu teknik takibe alan veyahut da beni bilen birileridir yani bu. Altın alıp, fiziki altın alıp eve koymuş. Annem diyor, benim altın aldığımdan haberim yok. Tamam teyzeciğim, sen bizim dediğimizi bizzat yap, talimatlar veriyorlar, yönlendiriyorlar bir bir. En son anneme diyorlar ki Esma'nın yattığı odaya bir bak. Annem diyor, kendine ait özel bir odası yok. Sen geç geç diyor. Peki nerede yatıyor' Annem diyor, kızım böyle bildiğin yer yatağında yatıyor. O zaman kızının elbise dolabına bir git. Bak hangi odadaysa. Annemi o odaya yönlendiriyorlar. Teyzeciğim Esma'nın bir dolabına bak, bir karıştır ortayı kurcala, çekmecelerine bak. Ve gerçekten önceki gün biz tiyatroya gitmiştik. Elimde onar gramlık bileziklerim vardı, künyem vardı. O sabah ben çekmecenin içine bırakıp evden ayrıldım gittim. Allah'a inancınız olsun. Onar gramlık bilezikleri o sabah, o akşamdan da bıraktıklarım oldu.

Sabah da künyemi bıraktım. Dedim hastanede çalışıyorum, enfeksiyon sebebidir, çıkarayım en iyisi dedim. Anneme onu teyit ettiriyorlar. Başka ne var odada diyorlar' Baza. Annem diyor yüklük, diyor bir bazanın altına bak, bir yukarı bak ama özellikle bir yeleğe bir yukarıya bak diyorlar. Anneme yüklüğe baktırıyorlar. Evet annem diyor bir poşet var. Poşeti bir indir teyzeciğim aşağıya. Poşette ne var' Annem diyor poşette kutular var. 'Tamam teyze işte o kutulardır. Esma'nın aldığı altınlar o kutular. Bir aç o kutuları. İçlerinde ne var'' Neler olduğunu daha bilmedikleri için annem diyor ki içlerinde işte bilezikler vesaire var. 'Tamam teyzem, o bilezikleri şu an tek tek kutularından çıkar.

Hepsini ıslak mendille sil. Amaç operasyon halinde olduğumuz için senin parmak izin de çıkmasın. Emniyetten iki mensup yukarıya göndereceğiz. Özellikle bir sivil polis yukarıya kapıya geliyor. Sessiz bir şekilde bir çantaya bırak, sesini çıkarma, sakın kimseyi de arama, telefon da açıkta kalsın. Hep seninle iletişim içinde olacağız.' Kapıya gelen zanlı, polis olduğunu söylüyor. 'Polis memuru kapıya geldi, sen kapıyı aç teyzem' diyor. O kapıyı çalmayacak, sen kapıyı açacaksın. Uyanıklar çünkü kapıyı çaldı mı parmak izi de çıkıyor" diye konuştu.

"3-4 saatlik telefon trafiği devam ediyor"

Bunların çok uyanık, çok profesyonel dolandırıcılar olduğunu kaydeden Aslan, "Annem kapıyı açıyor. Annem diyor önce dürbünden bakıyorum. Diyor baktım sıfatı pek bana böyle polis olduğu imajı oluşturmadı. Diyor ben telefondaki şahsa diyorum ki, bu polis memuru değil yani çok affedersin bizim Diyarbakır'da sokak züppesi diye tabir ettiğimiz tiptendir. Polisler bu kılıkta olmaz ki demiş. Teyzeciğim biz emniyet mensubuyuz. Zaten biz o kılıklara giriyoruz ki zanlıları, suçlusu falan yakalayalım. Kimse şüphelenmesin, halk şüphelenmesin diye biz o kılığa giriyoruz. Annem de kapıya gelene olduğu gibi çanta dolu, 1 kilo 200 gram 22 ayar değerinde altını eline tutuşturuyor. Biri de gözcülük yapıyor apartmanın içinde. Annem onu da fark ediyor. Gözcülük yapıyor, elini kolunu sallayarak salarak apartmandan dışarıya çıkıyor. Ve annem altınları verdikten sonra da iletişim içinde olun diyor. Saat 12'de annem 09.36 civarında annemi arıyorlar. Telefon zaten savcılığın kontrolünde. Savcılık takip ediyor onları.

O saatte annemi arıyor, 3-4 saatlik telefon trafiği devam ediyor. Altınları annem diyor saat 12 civarında almış. Demiş ki teyzeciğim biz şu an altınları götürürüz aşağıda zanlılar sözde karı koca zanlı ya. Onlar aracın içinde. Teyzeciğim biz götüreceğiz, bakalım. Onların çaldığı altınlar olup olmadığını tespit edeceğiz. Annem diyor altınlar gittikten sonra da diyor beni aramışlar. Demişler teyzeciğim, bu gerçekten kızına alın teri, helal parasıymış. Bu altınlar o altınlar değil, bu hırsızların çaldığı altınlar değil. Ben bizzat teyzeme getirip teslim edeceğim demiş. Telefonunu kapatma demiş. İş yerindeydim.

Teyzem, Kocaeli'nden beni aradı saat 12.00 civarlarıydı. Kızım dedi, saatlerdir anneni arıyorum telefona cevap veren yok. Hep meşgul, sürekli meşgul çalıyor dedi. Sen bir bak dedi. Zekiye abla, o kadar kişiyle görüşmüyor, konuşmuyor senin annen. Annenin konuşması 1-2 dakikadır. Gerçekten annemi bilenler iyi biliyor. Kapattım, dedim teyzeciğim yoğunum, hastalarla ilgileniyorum. Bugün çarşamba günü, bugün çok yoğun bir gün. İlerleyen saatte tekrar seni arayacağım dedim. Derken saat 13.38 sıraları teyzem tekrar beni aradı. Kızım dedi, vallahi dedi bu durum farklı bir durum sanki dedi. Anneni beşer onar dakika arayla arıyorum. Tekrar hep meşgul, hep meşgul. Aklıma kötü şeyler geliyor. Sakın o 2017'de başına gelen şey gelmiş olmasın dedi. Tamam hemen kapat dedim teyze.

Tabii kurum idari amirim, hemşire arkadaşlarla beraber oturuyoruz. Hemen telefona sarıldım, aradım annemi. Arar aramaz düştü. Teyzem bir dakika önce arıyor, meşgul çalıyor. Demek hattın öbür ucunda şebeke elebaşları var. Çünkü demişler saat 14.00-16.00'ya kadar iletişim içinde olacağız seninle. Annem alo der demez baktım sesi kötü geliyor. Anne dedim, sen kiminle konuşuyorsun saatlerdir dedim. Teyzem seni arıyormuş dedim, ulaşamıyormuş sana. Bir baktım ağlamaklı sesi geliyor. Ben önce dedim ki Allah korusun, son yıllarda çok kardeş ölümleri haberini alıyoruz. Ya da benim abim hasta cezaevinde.

Acaba onunla ilgili kötü şey mi aldı, haber mi aldı diye. Hayır, hayır dedi, kötü haber değil. Dedim sen şimdi evde misin' Evet dedi. Eee dedim peki teyze neden sana ulaşamıyor' Bak ben hemen aradım, pat diye cevap verdin. Dedi hiç sorma, hiç sorma. Tabii ağlamaklı, kötü bir ses tonu ve psikolojiyle. Kızım senin 14 yıllık emeğini, o alın terini, o helal kazancını ben bizzat kendi ellerimle gelen kapıdaki dolandırıcılara teslim ettim deyip zaten ben sinirlendim. Telefonu suratına kapattım. Teyzeme, kız kardeşime haber verdim. Dedim siz ulaşmaya çalışın. Emniyet yetkililerine ben hastaneden çıkana kadar" şeklinde konuştu.

"Zanlılar tutuklandılar"

Hemen kız kardeşine haber verdiğini aktaran Aslan, "O da öğretmen. Ona haber verir vermez hemen gidip annemi arıyor. Emniyet yetkililerini arıyor. Annemi alıyor ve beraber Kayapınar'daki Alişan Polis Karakolu'na gidiyorlar. Annemin ifadesini alıyorlar. Asayiş polisindeki, Asayiş Büro Amirliğindeki görevli yetkililerimiz hemen çalışmaya başlıyorlar. Sağ olsunlar, gerçekten çok güzel çalıştılar. Allah razı olsun. 24 saat geçmeden, civardaki kameralardan tespit ettikleri iki zanlının görüntülerine ulaşıyorlar. Zanlıların, apartmanın içinden ellerini kollarını sallaya sallaya çıktıkları ve altın dolu çantayı birbirlerine verdikleri zaten görülüyor.

Ardından çantayı sallayarak arka tarafa gidiyorlar. O gün şikâyetçi olduk. Ben de avukat tuttum. Durum savcılığa intikal etti. O zanlılar zaten tutuklandılar. Birinin daha tutuklandığını sonradan öğrendim. Üçüncü zanlının da tutuklandığını Asayiş Büro Amirliğindeki yetkililer bize söylediler. Yani bunların büyük bir şebeke olduğu belli. Altınlar hakkında emniyet yetkilileri şu anda hiç konuşmuyorlar, bize bir şey söylemiyorlar. Takdir edersiniz ki bu işler gizlilik çerçevesinde yürütülüyor. Soruşturma, savcılığın izniyle devam ediyor. Bakalım, bekliyorum. Bence bu, üç beş kişiyle olacak bir şey değil. Bana göre bu, büyük bir şebeke" ifadelerini kullandı.

Annesinin ilk dolandırılma öyküsünün 2017 yılında yaşandığına değinen Aslan, "O zaman da telefon dolandırıcılığı söz konusuydu. Annemi arayıp ikna edebilmek için yine benim hangi kamu kurumunda çalıştığımı biliyorlardı. O dönem Dicle Üniversitesi'nde çalışıyordum. Atanıncaya kadar hizmet alımına bağlı olarak hemşirelik yapıyordum. Bunu bile söylüyorlardı. Kız kardeşimin öğretmen olduğunu da söylüyorlardı. İki oğlunun cezaevinde olduğuna kadar her şeyi biliyorlardı. Gayet ikna edici bilgiler veriyorlardı. Nüfustaki bütün bilgilerimizi de tek tek söyleyince annem inanıyor. Ardından anneme, 'senin oğlun suçsuzdur. Masum yere cezaevine atılmış. Biz onu kurtarmak istiyoruz. Dosyasını temyize götüreceğiz, Yargıtay'a götüreceğiz. Onun için bize güvenebilirsin' diyorlar.

Annemin hesabında 21 bin tam hatırlamıyorum, öyle bir miktar para vardı. Bu, kredi parasıydı. Sözde annem o krediyi kapatacaktı. Dolandırıcılar annemi arayıp durumu anlatıyorlar. 'Sen hesabındaki parayı bize aktar teyzeciğim. Biz oğlun için avukat tutacağız, dosyasını Yargıtaya, temyize göndereceğiz. Oğlunun masumiyetini kanıtlayacağız.' diyorlar. Annem de o gün Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık kurulunda heyete girecek. Bu kişiler annemi epey yoruyorlar. Hatta bir ara anneme, 'Teyzeciğim, sen şeker hastasısın. Ağacın altına gir, güneş sana çarpmasın' diyorlar. Çünkü bu olay 26 veya 27 Haziran 2017 tarihinde yaşanıyor. Yani annemin hastalığını bile biliyorlar. Bu nedenle, kesinlikle bu işin içinde bir tanıdık olduğunu düşünüyorum. Annem şu anda 70 yaşında.

Ben o dönem Müge Anlı'ya da ulaştım. 2017 yılında bir türlü sıra bana gelmedi. Müge Anlı hanımefendi, altı yedi ay sonra beni aradığında artık zanlıları yakalamış ve parayı ele geçirmiştik. Kendisine, 'Biz parayı ele geçirdik, zanlılar yakalandı' dedim. Hatta şaşkınlık yaşadı. 'Nasıl' diye sordu. 'Diyarbakır Asayiş mi' dedi. Ben de, 'Yok, buna Esma Asayişi desek daha doğru olur' dedim. Çünkü ben internet üzerinden, o çok affedersiniz, adi ve alçak insanların telefon numaralarını, Facebook adreslerini, internet adreslerini ve fotoğraflarını bulmuştum. Şüphelilerden biri Bakırköy'de bir internet barda çalışıyordu.

Diğeri ise taksicilik yapıyordu. Bulduğum bilgileri, Müge Anlı'yla olan iletişimim üzerinden sürekli onlara gönderiyordum. Boyuna bu bilgileri gönderince, anlaşılan şebeke elemanları telaşlanmaya başladılar. Muhtemelen, 'Eyvah, bu kadın Müge Anlı'ya çıkarsa ne olacak' Müge Anlı'nın programını izleyen emniyet yetkilileri iğne deliğine girseler bunları yakalayacaklar' diye düşündüler. İlk olayda oldukları için bizi aradılar ve parayı geri göndereceklerini söylediler. Sonunda para da hesabımıza geri geldi" dedi.

Facia derbi izlerken geldi

Antalya’nın Kepez ilçesinde dün gece meydana gelen ve dar bir alanda etkili olan hücresel hortum, bir site inşaatının şantiyesindeki iki konteyneri kağıt gibi yırtarak parçaladı. Dehşet anlarında konteynerde bulunan işçilerden 4’ü yaşamını yitirirken, kahreden detaylar da gün yüzüne çıkmaya başladı. Olayla ilgili firma sahibi dahil 4 kişi gözaltına alındı

27.10.2026 13:22:00
Haber Merkezi
 
Facia derbi izlerken geldi
Facia derbi izlerken geldi
Antalya, dün gece saat 23.00 sıralarında merkez üssü Kepez ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi olan benzeri görülmemiş bir doğa olayına sahne oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün sarı kodlu sağanak yağış uyarısının ardından, bölgede aniden oluşan şiddetli bir hücresel hortum, önce Kepez Belediyesi'ne ait Mazı Dağı seyir terasındaki tesisleri yerle bir etti, ardından yakındaki bir site inşaatının şantiyesini hedef aldı.

Konteynerler paramparça oldu

Şantiyede işçilerin konakladığı iki konteyner, hortumun gücüyle havaya savrularak metrelerce uzağa fırladı ve adeta paramparça oldu. Çevreye savrulan işçilerden 2'si olay yerinde feci şekilde hayatını kaybederken, ağır yaralı olarak Antalya Şehir Hastanesi'ne kaldırılan 2 işçi de doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.
Trajik olayda hafif yaralanan 1 işçinin ise hastanedeki tedavisinin sürdüğü ve sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Hortumun şiddetiyle şantiyede bulunan yaklaşık 40 metre yüksekliğindeki kule vinç de güneydoğu yönüne doğru devrildi; ancak yetkililer vincin altında kalan kimsenin olmadığını açıkladı.

Derbi izlerken yakalandılar

Faciada hayatını kaybeden işçilerle ilgili kahreden ayrıntılar sabah saatlerinde netleşti. İşçilerin, hortumun vurduğu o kabus anlarında konteyner içerisinde bir gün önce oynanan Galatasaray - Fenerbahçe derbi maçının özetini/kritiğini izledikleri ve dinlendikleri sırada afete yakalandıkları öğrenildi.
Yaşamını yitiren işçilerden Aycan Kılınç'ın Niğde'nin Çiftlik ilçesinden ekmek parası için Antalya'ya çalışmaya geldiği bilgisine ulaşılırken, adli tıp kurumundaki kimlik tespit ve otopsi işlemlerinin titizlikle yürütüldüğü aktarıldı.

Vali Şahin: "Çok enteresan bir doğa olayı"

Olay yerinde incelemelerde bulunan Antalya Valisi Hulusi Şahin, yaşanan felaketin son derece lokal ve sıra dışı bir nitelik taşıdığına dikkat çekti. Vali Şahin, yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Çok enteresan bir doğa olayı ile karşı karşıyayız. Çünkü şehrin herhangi başka bir yerinde fırtına veya hortum ihbar edilmedi. Çevredeki binalarda hiçbir hasar yok. Hatta aynı şantiyenin hemen bitişiğindeki diğer konteynerlerde de bir şey yok. Sadece bu dar alanda iki konteyneri paramparça eden bir hortum hücresi ortaya çıktı."

Soruşturma başlatıldı: 4 gözaltı

Gün ağarınca havadan dronla görüntülenen şantiye alanında, inşaat malzemelerinin ve demir kalıpların yüzlerce metrelik alana saçıldığı görüldü. Yakındaki Fevzi Çakmak Anaokulu'nun çatısında da hasar meydana geldi.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından işçilerin ölümüyle sonuçlanan ihmal ve güvenlik şartlarına yönelik geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında, aralarında inşaat firmasının sahibi ve şantiye sorumlularının da bulunduğu 4 kişi gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Bölgede AFAD, itfaiye ve polis ekiplerinin incelemeleri devam ediyor.

18 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 55 gözaltı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, yasa dışı bahis sitelerini işlettiği, bu sitelerin altyapı, yazılım ve çağrı merkezi faaliyetlerini yürüttüğü belirlenen şüphelilere yönelik Ankara merkezli 18 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi

27.10.2026 11:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
18 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 55 gözaltı
18 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 55 gözaltı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, yasa dışı bahis sitelerini işlettiği, bu sitelerin altyapı, yazılım ve çağrı merkezi faaliyetlerini yürüttüğü belirlenen şüphelilere yönelik Ankara merkezli 18 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Haklarında gözaltı kararı verilen 79 şüpheliden 55'i yakalanarak gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında 23 şirkette arama yapılarak kayyım atanırken, şüphelilerin ve şirketlerin toplam şüpheli işlem hacminin yaklaşık 21 milyar 319 milyon lira olduğu tespit edildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, şüphelilerin yasa dışı bahis sitelerini işlettikleri, söz konusu sitelerin altyapı, yazılım ve çağrı merkezi faaliyetlerini yürüttükleri teknik dinleme ve çalışmalar sonucunda belirlendi.

Şirketler üzerinden yasa dışı bahis ağı kurmuşlar



Soruşturma dosyası kapsamında örgüt faaliyetlerinde bulunan şüphelilerin, kurdukları şirketler aracılığıyla yasal ticari faaliyetlerinin yanı sıra yasa dışı bahis işleriyle de uğraştıkları tespit edildi. Örgüt liderinin kurduğu şirketlerden gelen paraları kendi kişisel hesaplarına aktardığı, şirketlerde çalışan kişiler aracılığıyla kripto varlık borsaları üzerinden yasa dışı bahis sitelerinde çalışanların maaşlarının ödendiği anlaşıldı.

18 ilde eş zamanlı operasyon

Bu kapsamda 27 Ekim 2026 tarihinde Ankara merkezli olmak üzere Adana, Aydın, Batman, Eskişehir, Şanlıurfa, Mersin, Yalova, Kahramanmaraş, İzmir, Sivas, Diyarbakır, Siirt, İstanbul, Antalya, Hatay, Erzurum ve Edirne'nin de aralarında bulunduğu toplam 18 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.
Belirlenen adreslerde arama ve el koyma işlemleri yapılırken, haklarında gözaltı kararı bulunan 79 şüpheliden 55'i yakalanarak gözaltına alındı.

23 şirkete kayyım atandı

Soruşturma kapsamında 23 şirkette arama yapılarak kayyım atanırken, adreslerde çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. Şüphelilerin ve şirketlerin toplam şüpheli işlem hacminin yaklaşık 21 milyar 319 milyon lira olduğu tespit edildi.
Öte yandan şüphelilerin kullandığı yasa dışı bahis sitelerine erişim engeli getirildi. Diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğü bildirildi.

Antalya'da hortum nedeniyle parçalanan konteynerlerdeki 4 işçi öldü, 1 işçi yaralandı

Antalya'nın Kepez ilçesinde etkili olan hortumda parçalanan iki konteynerde bulunan 4 işçi hayatını kaybetti, 1 işçi yaralandı

27.10.2026 02:11:00 / Güncelleme: 27.10.2026 02:16:48
AA
 
Antalya'da hortum nedeniyle parçalanan konteynerlerdeki 4 işçi öldü, 1 işçi yaralandı
Antalya'da hortum nedeniyle parçalanan konteynerlerdeki 4 işçi öldü, 1 işçi yaralandı

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün sarı kodlu sağanak yağış uyarısında bulunduğu kentte, Kepez ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi'ndeki bir inşaat alanında hortum oluştu.

Hortum, inşaat işçilerinin kaldığı iki konteyneri parçaladı. Konteynerlerde bulunan 5 işçi savruldu.

İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

İşçilerden 2'sinin olay yerinde, 2'sinin ise kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybettiği belirlendi.

Yaralanan işçinin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Vali Şahin bölgede incelemelerde bulundu

Bölgede, incelemelerde bulunan Antalya Valisi Hulusi Şahin, gazetecilere yaptığı açıklamada, hortum nedeniyle aynı şantiyedeki bir vincin de devrildiğini ancak bu olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığını söyledi.

Hortumda iki konteynerin parçalandığını ve içlerinde bulunan 5 işçinin savrulduğunu belirten Vali Şahin, şöyle konuştu:

"Maalesef 2 işçimiz olay yerinde 2 işçimiz de kaldırıldıkları hastanede vefat ettiler. Bir işçimiz yaralı durumu hafif. Çok enteresan bir doğa olayı ile karşı karşıyayız. Çünkü şehrin herhangi başka bir yerinde fırtına, hortum ihbar edilmedi. Civarındaki binalarda bir şey yok ama sadece bu alanda iki konteyneri paramparça eden bir hortumla karşı karşıyayız."

Vali Şahin vefat edenlere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı dilerken, yaralı işçiye de geçmiş olsun dileklerini iletti.

Şantiye sahasındaki ölüm ve yaralanmaların vincin devrilmesi nedeniyle olmadığını vurgulayan Şahin, bölgede incelemelerin devam ettiğini ve ekiplerin alanda yaralı veya ölü olup olmadığına dair çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.
 

İstanbul dahil sağanak ve fırtına geliyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Marmara ve Ege bölgesindeki 9 il için sarı kodlu meteorolojik uyarı yayınladı. Salı sabahı başlayacak şiddetli yağış ve saatte 70 kilometreyi bulacak fırtına nedeniyle sel, su baskını ve ulaşımda aksamalara karşı acil kodlu tedbir çağrısı yapıldı

26.10.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
İstanbul dahil sağanak ve fırtına geliyor
İstanbul dahil sağanak ve fırtına geliyor
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) ve İstanbul Valiliği, ani hava değişimi ve şiddetli yağış dalgasına karşı vatandaşları fırtına öncesi uyardı. Son değerlendirmelere göre; 27 Ekim Salı gününün ilk saatlerinden itibaren Marmara'nın batısı ile Kuzey Ege genelinde hava sıcaklıkları 3 ila 5 derece birden düşecek, fırtınayla birlikte çok kuvvetli sağanak yağışlar etkili olacak.


9 il "sarı kod" ile uyarıldı


Meteoroloji uzmanlarının analizlerine göre, yağışların metrekareye 100 kilograma kadar düşebileceği belirtilerek teyakkuza geçildi. Alarm verilen kentler ve beklenen yağış yoğunlukları şu şekilde sıralandı:

Balıkesir: Kuzey ve batı kesimlerinde çok kuvvetli, yer yer şiddetli (51-100 kg/m²) yağış bekleniyor.

İstanbul: Kuzey kesimlerinde (Arnavutköy, Sarıyer, Beykoz, Eyüp ve Şile) çok kuvvetli (21-75 kg/m²), il genelinde ise kuvvetli sağanak öngörülüyor.

Bursa, Çanakkale ve İzmir: Kuzey ve doğu ilçeleri ağırlıklı olmak üzere yerel olarak çok kuvvetli sağanak geçişleri yaşanacak.

Kocaeli, Yalova, Tekirdağ ve Aydın: İl genelinde kuvvetli sağanak yağışlar gün boyu etkisini sürdürecek.


Saatte 70 kilometre hızla esecek


Yağış dalgasına eşlik edecek olan rüzgarın, Marmara genelinde kuzeyli yönlerden esmesi bekleniyor. Rüzgar hızının yer yer saatte 50-70 kilometreye ulaşacağı ve kısa süreli fırtınalara sebep olacağı tahmin ediliyor. Bu durumun özellikle deniz ulaşımında, feribot seferlerinde ve köprü geçişlerinde aksamalara yol açabileceği bildirildi.


Valilik ve MGM'den kritik "09:00" uyarısı


İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada, salı günü özellikle sabah saat 09:00 civarında yağışların ve fırtınanın en yüksek seviyeye ulaşacağı vurgulandı.

İş ve okul trafiğinin yoğun olduğu bu saatlerde ani sel, su baskını, yıldırım düşmesi, çatı uçması ve ağaç devrilmesi gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması istendi. Yetkililer, vatandaşların zorunlu olmadıkça özel araçlarıyla trafiğe çıkmamasını ve toplu taşımayı tercih etmesini öneriyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.