Yeni Anayasa çalışmaları gerçekten milletin hassasiyetleri dikkate alınarak, millete daha iyi hizmet verebilmek için mi yapılıyor yoksa başka bir amaç mı var?Dilerseniz bu sorunun cevabını pratik örneklerle vermeye çalışalım.Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, Irak'ın yarı resmi kanalı olan El Irakiye televizyonuna bir açıklama yaptı. Talabani, dönemin silahlı mücadele dönemi olmadığını ve PKK'nın mutlaka silah bırakması gerektiğini belirttikten sonra baklayı ağzından çıkardı ve bu konuda PKK'yı ikna etmeye çalıştığını, PKK'nın silahı bırakma konusunda iki şartı olduğunu dile getirdi. Neymiş bu iki şart: Birincisi genel af, ikincisi Anayasa'nın PKK'nın isteklerine göre değiştirilmesi?Talabani, PKK'nın taleplerini şu cümlelerle ifade ediyor: Bana aynen şu söylendi, "Silahı bırakıp dağdan inmemiz isteniyor. Gideceğimiz yer neresi? Ev mi, yoksa hapis mi? Birinci şartımız genel af ilan edilsin. Hazırlanacak yeni anayasada Türkiye'nin hepsi Türk değildir. Türkiye birçok ırktan oluşur ifadelerine yer verilsin." Ve PKK'dan bu taleplerle gelen Talabani "PKK'yı ikna etme konusunda başarılı olduk sayılır. Türk tarafını ikna etme konusunda yarım başarılı olmuş sayılırız" diyor. Yani Türk tarafından bu tekliflere olumsuz cevap yok. Talabani Türk tarafını ikna etme konusunda Mesut Barzani ve Berham Salih'in iyi çalışma yürüttüğünü de belirtiyor.Bu arada Kuzey Irak'la Türk siyasilerin arasındaki gidiş gelişlerin ne anlama geldiğini Talabani'den öğreniyoruz. "Biz teröristlerle görüşmüyoruz, devlet görüşüyor" diyen siyasilerimizin değişik vasıtalarla terörle görüştüğünü, onların taleplerini aldıklarını öğreniyoruz.Peki, Talabani bunları söylüyor da PKK'nın bu talepleri Türkiye'de karşılık buluyor mu?TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in açıklamaları bu noktada önemli:"Keşke düzgün bir Anayasa yapabilsek de bu konuda başkalarına katkı verebilsek. Aksi takdirde kan dökenlerin mazereti olmaya devam eder."Yani Anayasa çalışmalarında "kan dökenlerin mazeretinin giderilmesi" dikkate alınıyor. Peki, kan dökenler mazeret bulmasın diye adımlar atılırsa mazeretleri hiç biter mi?Aynı konuşmada Sayın Çiçek, "30 yıldır şikayet edilen Anayasa" ifadesini kullanıyor.Ben herhangi bir vatandaşımızın Anayasa'yı eleştirdiğini hiç duymadım. Üstelik Anayasamız mevcut haliyle beraber milletimizin bütün ihtiyaçlarını karşılayacak mahiyette? Eğer bir takım eksiklikler gündeme geldiyse bu Anayasa'dan değil, Anayasa'yı kendilerince yorumlamaya kalkan siyasilerin uygulamalarından kaynaklanmaktadır. Anayasa'dan şikayetçi olanlar ise işte o kan dökenler, onlara da vatandaş demek mümkün değil.Ayrıca Türkiye için Sevr hayali kuran işgalciler de Anayasamızdan şikayetçi? Çünkü mevcut Anayasa hangi etnik kökene sahip olursa olsun her bir vatandaşımızı Türk vatandaşı olarak kabul ediyor ve herkese eşit haklar veriyor. Birliği temin ediyor.Türkiye'de kan dökenler ve kan dökenleri yönlendirenler Anayasa'nın değişmesini istiyor, bizimkiler de kan dökenlere mazeret olmasın diye Anayasa'yı onların istediği tarzda değiştirmeye kalkıyor.Hükümet genel affa da çok soğuk bakmıyor. Ama sadece konjonktürün müsait olmasını bekliyor. Libya, Suriye gibi Türk milletinin hazmetmesinin zor olduğu konular varken, bir de kalkıp genel affı gündeme getirirlerse nasıl bir tepkiyle karşılaşırlar bunu ölçemiyorlar.Ama unutmayalım ki, Yeni Anayasa ile özerk yönetimin resmiyeti hazırlanacak, genel afla da bu yönetimin eleman ihtiyacı karşılanacak.Gerisini siz düşünün.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- ABD, İran'da bir "Acem Baharı" mı planlıyor? / 03.01.2026
- Bizi ‘demokratik siyaset’ diyerek mi bölecekler? / 02.01.2026
- Vatandaşlar 2026'ya sancılı giriyor / 01.01.2026
- Daha yeni yıl başlamadan asgari ücret açlık sınırı altında / 31.12.2025
- İsrail'in hedefi sadece Filistin toprakları değil! / 30.12.2025
- Dar gelirlinin talebini baskılamak, gelir adaletsizliğini körüklüyor / 27.12.2025
- Asgari ücret kimseyi memnun etmedi / 26.12.2025
- Libya uçağı düştü mü, düşürüldü mü? Zamanlama manidar / 25.12.2025
- Terörsüz Türkiye sürecinde raporlar sadece formalite mi? / 24.12.2025
- Deprem mağdurlarının 11. Yargı Paketi'ne itirazı dikkate alınmalı / 23.12.2025
- Bizi ‘demokratik siyaset’ diyerek mi bölecekler? / 02.01.2026
- Vatandaşlar 2026'ya sancılı giriyor / 01.01.2026
- Daha yeni yıl başlamadan asgari ücret açlık sınırı altında / 31.12.2025
- İsrail'in hedefi sadece Filistin toprakları değil! / 30.12.2025
- Dar gelirlinin talebini baskılamak, gelir adaletsizliğini körüklüyor / 27.12.2025
- Asgari ücret kimseyi memnun etmedi / 26.12.2025
- Libya uçağı düştü mü, düşürüldü mü? Zamanlama manidar / 25.12.2025
- Terörsüz Türkiye sürecinde raporlar sadece formalite mi? / 24.12.2025
- Deprem mağdurlarının 11. Yargı Paketi'ne itirazı dikkate alınmalı / 23.12.2025





























































































