logo
23 MART 2026


Asgari ücret kimseyi memnun etmedi

26.12.2025 00:00:00

2026 yılı için uygulanacak asgari ücret açıklandı ama ne işçi memnun ne de işveren.

Hükümetin ekonomi politikaları işçi ve işvereni öyle bir girdabın içine soktu ki, kimse mutlu değil, herkes zor durumda.

Açlık sınırının altında bir gelire mahkum kalan işçi çaresiz, maliyetleri artan işveren de çaresiz.

Malum, yeni asgari ücret net 28 bin 75 TL olarak belirlendi. Türk-İş kasım ayı açlık sınırını 29 bin 828 TL olarak açıklamıştı.

Bu yeni asgari ücret, ocak ayının sonunda ya da şubatın başında işçinin cebinde olacak. Daha bugünden açlık sınırının altında olan bu sözde zamlı maaş, işçinin cebine girdiğinde iyice kuşa dönmüş olacak.

Dolayısıyla işçiler bu beklentilerinden çok düşük asgari ücrete tepkililer. Öyle ki bugün seçim olsa hükümetin hiçbir şansı yok. Sandığa gömülür.

Gelelim işveren cephesine. Yeni asgari ücretin işverene maliyeti 40 bin 874 TL. Bu maliyetin içinde; 28 bin 75 lira net asgari ücret, 4 bin 624 lira işçinin SGK primi, 330 lira işçinin işsizlik sigortası primi, 7 bin 184 lira işverenin SGK primi, 660 lira da işveren işsizlik sigorta primi var.

Diğer ifadeyle işverene yük olarak, işçinin net asgari ücretinin üstüne 12 bin 800 lira da pirim yükleri eklenmiş oluyor.

Her ne kadar devletin işverene, her işçi için verdiği destek miktarı 1000 TL'den 1250 TL'ye çıksa da bu yok denecek kadar az bir meblağ.

Yüksek faiz sebebiyle finans maliyeti, hammadde, enerji, nakliye, vergi ve kiralardaki yüksek maliyetler, işçi maliyetindeki bu artışla birleştiğinde, işçinin düşük bulduğu maaş işveren için ödenemeyecek noktaya geliyor.

Esasen Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, asgari ücret açıklanmadan birkaç gün önce, İstanbul'da düzenlenen BTP Başkanlık Divanı ve MYK toplantısında şu önemli tespitlerde bulunmuştu:

"Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplanıyor. Ne işçi mutlu olacak ne işveren. Kesin sonuç budur. Açıklanacak rakamlar işçinin geçinmesine yetmeyecek. SGK primleri ve vergiler ise işverenin para kazanmasını zorlaştıracak.

Sayın bakana 'Ücret ne durumda, tartışılıyor mu?' diye soruluyor. 'Ücreti konuşmak için erken' cevabı veriliyor. O hâlde neden toplanıyorsunuz? Ücreti konuşmayacaksanız neyi konuşuyorsunuz? 

Rakam açıklandıktan sonra 'Böyle asgari ücret olur mu?' diye tartışmaya başlayacaklar. Böyle siyaset olmaz. Bu nedenle ülkede hiçbir sorun çözülmezken kaotik bir ortam oluşuyor."

Evet aynen Sayın Baş'ın belirttiği gibi asgari ücret kimseyi memnun etmedi ve herkes ''Böyle asgari ücret olur mu?" diye tartışmaya başladı.

Bu konuda BTP Sözcüsü Lütfullah Önder de önemli açıklamalarda bulundu:

"Asgari ücretteki artış doğrudan işverenin sırtına yüklenmektedir. Sadece net artış değil, brüt artış da işverenin sırtına yüklendiği için işverenin maliyeti artmaktadır. Bu durum, mal ve hizmet fiyatlarına otomatik olarak yansımaktadır. Dolayısıyla alım gücü artırılmış olmamaktadır."

"Bu iktidar öyle bir tablo oluşturdu ki ne asgari ücreti alan mutlu ne de asgari ücreti veren mutlu. Herkesin zarar ettiği bir denklem oluşturuldu."

"Oysa herkesin mutlu olacağı, herkesin kâr edeceği, herkesin memnun olacağı bir denklemi oluşturmak mümkündür. Biz, Bağımsız Türkiye Partisi olarak bunu yıllardır anlatıyoruz. Bunun tek bir formülü vardır ve o formül sadece Bağımsız Türkiye Partisi'ndedir."

"Biz diyoruz ki; asgari ücretliye, ücretlilere ve dar gelirlilere verilecek paralar işverenin sırtına yüklendiği sürece bu, mal ve hizmet fiyatlarına yansır ve kimsenin alım gücü artmaz."

"Biz şunu ifade ediyoruz: Dar gelirlilere devlet destek olmalıdır. Devlet; ev hanımı maaşıyla, vatandaşlık maaşıyla, asgari ücretliye yapılacak ilave ödemelerle ve çocuk yardımıyla bu desteği sağlamalıdır."

"Biz bunları söylediğimizde 'Hangi kaynakla vereceksiniz?' diye soruyorlar. Türkiye'nin imkânı çoktur; yeter ki bu imkânları devreye koymayı ve doğru yerde kullanmayı bilin."

"Örneğin, 2026 bütçesinde tek bir kalemde faiz ödemelerine bütçenin yüzde 15'i ayrılabiliyor; bu da 2,7 trilyon liraya denk geliyor. Faiz lobisine bu para ödenirken; vergi indirimleri, vergi teşvikleri ve vergi muafiyetleri için de bütçenin yüzde 10'u ayrılıyor. Demek ki sorun kaynak değil, doğru yönetememektir."

"Bu ülkenin yer altı kaynağı da vardır, yer üstü kaynağı da vardır. Bütün bu kaynakları harekete geçirecek insan gücü de mevcuttur. Yeter ki bunları organize edin, yeter ki doğru bakış açısıyla değerlendirin."

"Türkiye'nin en büyük sorunu ekonomidir ve bizim dışımızdaki partilerin tamamı ekonomiye hemen hemen aynı pencereden bakmaktadır. Biz ise bambaşka bir pencereden, Millî Ekonomi Modeli penceresinden bakıyoruz."

"Herkesin insan onuruna yaraşır bir gelire ulaşabileceği, her ailenin yoksulluk sınırının üzerinde gelire sahip olacağı ve ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayabileceği bir ekonomik sistemi kurabileceğimizi biliyoruz. Biz bunu projelendirdik; yeter ki imkân verilsin."

Milletimiz bu sefalet gelirine mahkum olamaz. 

Yeri geldiğinde hükümet yetkilikeri yıllık gayri safi milli hasılanın (GSYH) 1.5 trilyon doları aştığından bahsediyorlar ve bununla övünüyorlar. Bu, 60 trilyon liradan fazla bir emek ve üretim demek. Bir devlet bu kadar milli gelir ortaya koyabiliyor ve buradan milyonlarca işçinin ve emeklinin payına sefalet maaşı düşüyorsa, burada gerçekten Sayın Önder'in ifade ettiği gibi "ekonomiyi yönetememe" durumu vardır.

Artık millet olarak tercihlerimizi gözden geçirmeli, ekonomiyi yönetmekten aciz olanlara değil, bu işin bilimsel kitabını yazmış lider ve kadrolara fırsat vermelidir.

Bu noktada tek adres de BTP olarak karşımıza çıkmaktadır. Hiçbir partinin Milli Ekonomi Modeli gibi bir çözüm formulü yoktur ve hiçbir partinin bu eşsiz çözümü uygulayacak BTP gibi lideri ve kadrosu yoktur.

Bu bir hamaset değil, realitedir.

 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.