logo
12 NİSAN 2026

ABD, İran'da bir "Acem Baharı" mı planlıyor?

03.01.2026 00:00:00 / Güncelleme: 03.01.2026 07:52:04

İran'da ekonomik olumsuzluklar nedeniyle başlayan protestolar, sonrasında ideolojik gösterilere dönüştü ve hızla yayıldı.

Tabi, her zaman olduğu gibi ABD'den, bu gerilimi kendi çıkarları için bir fırsata dönüştürmenin açıklamaları geldi.

Protestolar, 28 Aralık 2025'te ülkedeki ulusal para biriminin döviz kurlarına karşı yüksek değer kayıpları ve diğer ekonomik sorunlar nedeniyle Tahran Kapalı Çarşı'da esnaf tarafından başlatıldı.

İşletmeciler, artan maliyetler ve ekonomik daralma nedeniyle kepenk kapatak tepkilerini ortaya koydu.

Ülke ekonomisi, başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerin yaptırımlarıyla oldukça zor bir dönemde. Ayrıca Haziran 2025'te İsrail'le savaş ve ABD'nin bombardıman uçaklarıyla İran'ın nükleer santallerini hedef alması ülkedeki ekonomik krizi daha da derinleştirdi.

Esasen esnaf, hangi ülke olursa olsun halkın içinde eylem yapma ihtimali en düşük olan kesimdir. İran'da olayların başlangıcının esnaf protestoları olması ekonomideki zor durumu net olarak gösteriyor.

Başlangıçta esnafla başlayan protestolarda işin içine ideolojik eylemler de girince iş çığırından çıktı ve 50'den fazla şehre yayıldı.

Bazı yerlerde polisin sert müdahalesi ve çatışma hadiseleri yaşandı, ölümler, yaralanmalar, gözaltılar oldu. Eylemlere en az 10 üniversitenin öğrencileri de katıldı.

Eylemcilerin sloganları dikkat çekici; "Diktatöre ölüm", "Utanmazlar!", "Ne Gazze ne Lübnan, canım İran'a feda" Javid Shah" (Şah yaşasın), "Reza Şah ruhun şad olsun" ve "Pehlevi dönecek". 

Ekonomik sorunlara tepki olarak başlayan eylemler, sloganlardan da anlaşıldığı gibi rejim karşıtlığı ve monarşi talebi söylemlerine dönüştü.

ABD ve İsrail ikilisi de İran'daki her rejim karşıtı eylemde, burada rejim değişikliği planlarını hep vurguluyorlar. Çünkü bu ABD için bir Büyük Ortadoğu Projesi hedefi, İsrail içinse arzı mevut ve büyük İsrail projesi hayali.

Bu projeler her ne kadar birbirinden ayrıymış gibi görünse de bir noktaya kadar aynı hedefte buluşuyor. ABD'nin, tüm Ortadoğu'yu kendi çıkarlarına hizmet edecek şekilde şekillendirme hedefi, şimdilik İsrail'in yayılmacı politikalarıyla örtüşüyor. Bu sebeple ABD, İsrail'i desteklemeye devam ediyor.

Ama bu, bütün coğrafyanın kontrolünü İsrail'e verecek anlamını taşımıyor. 

İran'daki olaylar üzerine ABD Başkanı Trump, "Eğer İran, her zaman yaptığı gibi barışçıl göstericileri vurur ve öldürürse, ABD onların yardımına koşacaktır" ifadesini kullandı. Trump, "Silahlarımız hazır ve ateş etmeye hazırız" tehdidinde bulundu.

İsrail Başbakanı Netanyahu ise daha önceki açıklamalarında sık sık, "İran halkını özgürleştireceklerini" iddia ediyordu.

Aslında başta Ortadoğu coğrafyası olmak üzere tüm dünyanın ABD ve İsrail'den özgürleştirilmesi lazım.

ABD, Ortadoğu'daki tüm işgal adımlarını hep "İsrail'in güvenliğini sağlama" gerekçesiyle atıyor. ABD-İsrail ikilisi kendi güvenlikleri bahanesiyle tüm Ortadoğu'yu istikrarsız hale getirdiler.

Peki, ABD, Trump'ın dediği gibi İran'la savaş boyutuna gelir mi? ABD, mevcut koşullarda İran'la direkt olarak bir savaşı göze alamaz. Buna ne askeri gücü, ne de ekonomik durumu müsait.

Trump'ın buradaki mesajı, bir savaş başlatmak için değil, İran'daki rejim karşıtlarına "arkanızdayız" mesajı verme ve bir "Acem Baharı" estirme amacıyladır. Ya da yarın bir gün bu ülkeye karşı bir vekalet savaşı yürütülecekse, bunun yerini yapmak içindir.

İran yönetimi bu yaşananlardan ders çıkarmalıdır. Küresel emperyalist ülkelerin İran gibi ülkeler için mutlaka bölme, parçalama, sömürme, zayıf düşürme gibi hedefleri vardır. 

İran, zaten bir Batı işgalini, BOP'un kendi topraklarında hayata geçmesini durdurmak için, mücadelesini, yıllarca Irak'ta, Suriye'de, Yemen'de, Lübnan'da, Filistin'de sürdürdü.

ABD-İsrail ikilisi, İran'ın bu ülkelerdeki destek verdiği yapıları ya da bizzat yerleştirdiği unsurları hedef aldı ve ciddi manada yıprattı. Ve şimdi de İran'a odaklandılar.

İran'ın en yumuşak karnı, ekonomik sorunlardır. Esasen Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan bunu ifade etti; halkın memnuniyetsizliğini kabul ettiklerini belirterek, mevcut ekonomik sorunlardan hükümetin sorumlu olduğunu belirtti. Pezeşkiyan, protestocuların "meşru taleplerini" dinleyeceklerini ve ekonomik durumu iyileştirmek için harekete geçeceklerini söyledi.

Hükümet sözcüsü Fatma Muhacerani ise sendikalar ve tüccarlarla doğrudan diyalog planlandığını duyurdu. 

İran Dini Lideri Ali Hamaney'in Başdanışmanı Ali Larijani, protestoların niteliğine dikkat çekerek şu açıklamayı yaptı: "Protesto eden girişimcilerin konumunun, provokatif unsurlardan ayrı olduğunu biliyoruz ve Trump, bu iç meseleye Amerikan müdahalesinin tüm bölgeyi istikrarsızlaştırmak ve ABD çıkarlarını yok etmekle eşdeğer olduğunu bilmelidir."

İran yönetimi, Batılı ülkeler tarafından sürekli kaşınan bu yarayı artık tedavi etmelidir.

Tavsiyemiz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü örnek almalarıdır. Hem milletin iradesine önem verilmelidir, hem de ekonomi tam bağımsız hale getirilmelidir.

Milletin efendi olduğu, milli kaynaklar, milli para ve milli üretimle sağlanan tam bağımsız ekonominin hakim olduğu meşruiyetini milletten alan bir sistem.

Bu manada Prof. Dr. Haydar Baş'ın Sosyal Devlet Milli Devlet tezini ve dünyaca ünlü Milli Ekonomi Modeli'ni tavsiye ediyoruz. 

Avusturya Viyana Üniversitesi'nde Şubat ayı başlarında yapılacak Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresine katılırlarsa, kendilerine mükemmel bir yol haritası hazırlayabilirler.

 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.