logo
23 EKİM 2026

Rektörler direniyor

07.09.2003 00:00:00
 
YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz, Yüksek Öğretim Yasası taslağıyla ilgili 75 üniversitede görev yapan 80 bin akademik personelin yazılı görüşünün alınacağını söyledi.

Denizli'de yapılan Rektörler Komitesi toplantısından sonra gazetecilere açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Gürüz, toplantıda yüksek öğretimin sorunlarının ayrıntılı olarak görüşüldüğünü belirtti.

Dört konu başlığı üzerinde çalışma yapma kararı alındığını bildiren Prof. Dr. Gürüz, bunların "yüksek öğretim nerede başlıyor, Türk yüksek öğretiminin durumu, dünyada ve Türkiye'de yüksek öğretimingeldiği nokta, ne gibi sorunlarla karşı karşıya bulunduğu ve sorunların çözümü için yapılması gereken yasal düzenlemeler" olduğunu kaydetti.

Bu konularda 80 bin akademik personelin yazılı görüşünü alacaklarını kaydeden Prof. Dr. Gürüz, şöyle devam etti: "Bunlara rektörlerin de görüşleri eklenerek, Aralık ayında üniversiteler arası kurula sunulacak. Buradaki nihai değerlendirme sonucunda, son şeklini alarak, kamuoyuna, hükümete ve parlamentoya sunulacak. "

Bu çalışmaların İngiltere'de 7-8 yıl, Avusturya'da 10 yılda sonuçlandığını, Almanya'da ise 6-7 yıldır devam ettiğini bildiren YÖK Başkanı Gürüz, kendilerinin bu çalışmayı aylarla sınırlı sürede sonuçlandıracağını vurguladı.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Alman mevkidaşı Johann Wadephul da dahil olmak üzere 7 ülkenin dışişleri bakanları Cuma günü İstanbul'da bir araya gelecek

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Alman mevkidaşı Johann Wadephul da dahil olmak üzere 7 ülkenin dışişleri bakanları Cuma günü İstanbul'da bir araya gelecek

22.10.2026 20:44:00
Haber Merkezi
 
 Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Alman mevkidaşı Johann Wadephul da dahil olmak üzere 7 ülkenin dışişleri bakanları Cuma günü İstanbul'da bir araya gelecek
 Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Alman mevkidaşı Johann Wadephul da dahil olmak üzere 7 ülkenin dışişleri bakanları Cuma günü İstanbul'da bir araya gelecek
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avrupa'nın üç büyük ülkesi Almanya, Fransa ve İngiltere'yi (E3), Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan'dan oluşan R4 grubuyla ilk kez aynı formatta buluşturacak toplantılara ev sahipliği yapacak.

Toplantılarda Ortadoğu'daki çatışmalar, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliği, Yemen'deki gelişmeler ve Rusya-Ukrayna Savaşı'nın etkileri masaya yatırılacak. Tarafların, önümüzdeki dönemde hayata geçirilebilecek iş birliği ve koordinasyon olanaklarını değerlendirmesi bekleniyor.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın aktardığı bilgilere göre, Fidan, bölgesel güvenliğin sağlanmasında bölge ülkelerinin sorumluluk üstlenmesi gerektiği mesajını verecek. Fidan'ın ayrıca mevcut anlaşmazlıkların birbirini derinleştirmesinin, çatışmaların yeni bölgelere yayılmasının ve bölgesel gerilimlerin daha geniş çaplı istikrarsızlığa dönüşmesinin önlenmesi gerektiğine dikkat çekmesi bekleniyor.

İsrail'in politikaları ve Suudi Arabistan'ın güvenliği
Toplantının gündeminde Filistin meselesi ve Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetleri de bulunuyor. Uluslararası toplumun, İsrail'in yerleşim faaliyetlerini genişletmesine ve yerleşimci şiddetine karşı baskıyı artırması gerektiği mesajının öne çıkması bekleniyor.

Yemen'deki Husilerin saldırıları karşısında Suudi Arabistan'ın güvenliğine verilen destek de görüşülecek konular arasında. Fidan'ın Hürmüz ve Babülmendep boğazlarında seyrüsefer özgürlüğünün kalıcı biçimde güvence altına alınması gerektiğini vurgulaması öngörülüyor.

Görüşmelerde ayrıca Karadeniz'deki güvenlik durumu ve Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimler de ele alınacak. Son haftalarda Karadeniz'de ticari gemilere ve liman altyapısına yönelik saldırıların yoğunlaşması, deniz taşımacılığı açısından güvenlik kaygılarını artırmış bulunuyor. Özellikle insansız hava araçlarıyla (İHA) gerçekleştirilen saldırılarda Türk gemilerinin de hedef hâline geldiği gözlemleniyor.

E3 ve R4 formatları nedir?
E3 formatı, İran'ın nükleer programına ilişkin diplomatik koordinasyonu ilerletmek amacıyla 20 yılı aşkın süre önce Almanya, Fransa ve İngiltere tarafından oluşturuldu.

R4 ise Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan'ı bir araya getiriyor. Bu ülkeler, bölgesel güvenlik ve iş birliğini geliştirmeye yönelik girişimler kapsamında ortak hareket ediyor.

Öte yandan Ankara, kısa süre önce İslamabad ve Riyad ile Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında yeni bir güvenlik ittifakı oluşturmuş bulunuyor.

Yeni obezite molekülü kas kaybını tamamen engelliyor

Saygın tıp dergisi Diabetes’ta bugün yayımlanan uluslararası makaleye göre, geliştirilen yeni nesil oral molekül "RV-8451", mevcut zayıflama ilaçlarının en büyük yan etkisi olan kas ve yağsız kütle kaybını ortadan kaldırarak sadece yağ yakımıyla kilo verdiriyor

22.10.2026 17:00:00
Eyüp Kabil
 
Yeni obezite molekülü kas kaybını tamamen engelliyor
Yeni obezite molekülü kas kaybını tamamen engelliyor
Dünya genelinde milyonlarca insanın kullandığı mevcut obezite ve zayıflama ilaçlarının (GLP-1 reseptör agonistleri) en çok eleştirilen yönü olan "yağla birlikte kas kütlesinin de kaybedilmesi" problemi, tıp dünyasında çığır açan yeni bir keşifle aşılıyor.

Amerikan Diyabet Derneği (ADA) tarafından yayımlanan Diabetes dergisinin bugünkü sayısında yer alan uluslararası makale, hem hap olarak (oral) alınabilen hem de kasları tamamen koruyan "RV-8451" adlı yeni bir molekülün keşfini dünyaya duyurdu. pre-klinik obezite modellerinde test edilen molekül, tıp dünyasında "akıllı kilo kaybı" dönemini başlatmaya aday.


Kas hücreleri korunuyor, sadece yağ depoları eriyor


Mevcut enjeksiyon formundaki obezite ilaçları, toplam kilo kaybının yaklaşık %20 ila %40'ını kas kütlesinden götürerek hastalarda halsizlik ve metabolik yavaşlama gibi ciddi sorunlara yol açıyor. Dr. Sol Collado liderliğindeki uluslararası araştırma ekibinin yayımladığı makaleye göre, peptit olmayan ve ağızdan alınan küçük bir molekül olan RV-8451, vücuttaki G-proteini sinyal yollarını seçici olarak uyararak tamamen farklı bir mekanizmayla çalışıyor.

Yapılan 14 günlük biyolojik izleme testlerinde, yeni molekülün deneklerde hiçbir kas kaybına yol açmadığı (EchoMRI taramalarıyla doğrulanmıştır), buna karşın vücut yağ kütlesinde %34'e varan net bir azalma sağladığı rapor edildi. Tedavi bitiminden sonraki 7 günlük takip sürecinde de kilo kaybının devam ettiği ve toplamda kas dokusuna zarar vermeden %67 oranında saf yağ kütlesi kaybı elde edildiği belirtildi.


Metabolizmanın yavaşlamasını engelliyor


Makalede öne çıkan en kritik bilimsel bulgulardan biri de Solunum Değişim Oranı (RER) üzerinde yapılan ölçümler oldu. RV-8451'in, yüksek dozlarda solunum oranını düşürerek vücudun birincil enerji kaynağı olarak doğrudan yağ oksidasyonuna (yağ yakımına) geçmesini sağladığı kanıtlandı. Bu durum, geleneksel diyetlerin ve eski nesil ilaçların aksine, vücudun kıtlık moduna girerek metabolizmayı yavaşlatmasını (metabolik adaptasyon) engelliyor.


Uzmanlar ne diyor?


Uluslararası makalenin sonuç bölümünde araştırmacılar, RV-8451'in tıp literatüründeki "ilk kas koruyucu, peptit olmayan oral GLP-1 reseptör agonisti" olduğunu kaydetti. Uzmanlar, bu buluşun özellikle iğne korkusu olan hastalar ve kilo verirken kas kaybı nedeniyle sarkma veya güçsüzlük riski yaşayan ileri yaştaki obezite hastaları için devrim niteliğinde olduğunu vurguluyor.

Klinik öncesi geliştirme aşaması başarıyla tamamlanan ve tıp literatürüne giren bu molekülün, insanlar üzerindeki klinik deney fazlarına (Faz 1) önümüzdeki aylarda başlanması planlanıyor.

Genel Müdür Abdulkadir Çay, İstanbul Üniversitesi öğrencileriyle buluştu

Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Abdulkadir Çay, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen programda geleceğin iletişimcileriyle bir araya gelerek "Dijital Dönüşüm ve Dezenformasyonla Mücadele" başlıklı kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi

22.10.2026 16:50:00
Haber Merkezi
 
Genel Müdür Abdulkadir Çay, İstanbul Üniversitesi öğrencileriyle buluştu
Genel Müdür Abdulkadir Çay, İstanbul Üniversitesi öğrencileriyle buluştu
Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, sık sık genç iletişimcilerle bir araya geldiklerini ve bu buluşmaların hem Kurum hem basın sektörü açısından çok değerli olduğunu vurgulayarak Türkiye'de ilancılık tarihinden başlattığı sunumunu, Basın İlan Kurumunun teşkiliyle devam ettirdi.

2026 yılının ilk 9 ayında basına 6 Milyar TL'lik kaynak aktarıldı

Eylül 2026 itibarıyla 2.359 süreli yayına dağıtılan resmi ilan ve reklam bedelinin 6 Milyar Türk Lirası olduğunu belirten Genel Müdür Çay, basın çalışanlarına verilen borç para, gazetelere sağlanan krediler, basın derneklerine ve azınlık gazetelerine yapılan yardımların toplamının 175 Milyon Türk Lirasına ulaştığını; bu anlamda Basın İlan Kurumunun Türk basınının en büyük destekçilerinden biri olduğunu aktardı.

Genel Müdür Abdulkadir Çay, Dijital Dönüşüm ve Dezenformasyonla Mücadele başlıklı sunumunda yapay zekânın haberciliğe etkileri, küresel risk raporları, dezenformasyon türleri ve dezenformasyonla mücadele mekanizmaları üzerine değerlendirmelerde bulundu.



Küresel risk: Habere güven azalıyor, dezenformasyon tırmanıyor

Bilgi ekosistemindeki tahribatın türlerine değinerek mezenformasyon, malenformasyon ve dezenformasyon kavramlarını örnek vakalarla anlatan Genel Müdür Çay, küresel raporlarda dezenformasyonun son yıllarda dünyanın karşı karşıya kaldığı en şiddetli riskler arasına girdiğini, habere duyulan küresel güvenin gerilediğini ve toplumların haberden kaçış eğiliminde olduğunu belirtti.

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay sunumunda "Habere güvenin azaldığı bu dezenformasyon çağında gazetecilik nasıl yapılacak? İşte sorulması gereken ve cevabı ivedilikle bulunması gereken soru budur. Her tehdit ve kriz ortamı aslında kendi içinde fırsatları da barındırır. Bu ortam güvenilir haber kaynaklarına olan talebi artırabilir. Dezenformasyonun tırmandığı bugünlerde, geleneksel medya bu fırsatı nasıl ve ne ölçüde kullanacak?" dedi.



Yapay zekâ ve algı operasyonlarına karşı gazetecilik pusula olmalı

Yapay zekâ teknolojilerinin insan davranışlarını manipüle etmek, sahte ses ve görüntülerle (deepfake) kamuoyunu yanıltmak amacıyla giderek daha fazla kullanıldığını örneklerle aktaran Genel Müdür Çay; küresel mecralarda ve dijital algoritmalarda uygulanan çifte standartlara ve organize enformasyon savaşlarına değindi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Hakikat ile söylenti, gerçekle algı arasındaki sınırın giderek belirsiz hâle geldiği bir medya düzeninde gazetecilik, toplum için adeta pusula işlevi görür" sözlerini hatırlatan Çay, iletişim fakültesi öğrencilerine seslenerek şu mesajı verdi:

"Teyit edemediğiniz haber gerçek değildir. Gazetecilik mesleği, yapay zekâ ve dijital manipülasyon çağında doğrulama sorumluluğundan asla taviz veremez. Doğruluk, güvenilirlik ve ilkeli yayıncılık; geleneksel ve dijital medyanın en büyük güvencesi olmaya devam edecektir."

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, dezenformasyona karşı geliştirilen İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) ve Anadolu Ajansı Teyit Hattı gibi mekanizmaların kritik görevler üstlendiğinin altını çizdiği sunumunu, öğrencilerin sorularının yanıtlanmasının ardından tamamladı.

Etkinlik, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Betül Önay Doğan'ın günün anısına Genel Müdür Çay'a plaket takdim etmesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

Dünyanın en büyüğü olan İstanbul Barosu, 24-25 Ekim'deki genel kurul ile yeni başkanını seçmeye hazırlanıyor

Dünyanın en büyüğü olan İstanbul Barosu, 24-25 Ekim'deki genel kurul ile yeni başkanını seçmeye hazırlanıyor. İzmir Barosu’nda Cumhuriyetçilerin kazandığı zaferin ardından gözler İstanbul'a çevrildi. Atatürkçü çizgisiyle bilinen Ümit Kocasakal, Cumhuriyetçi grupların çatı adayı olarak sahaya indi

22.10.2026 14:30:00
Haber Merkezi
 
Dünyanın en büyüğü olan İstanbul Barosu, 24-25 Ekim'deki genel kurul ile yeni başkanını seçmeye hazırlanıyor
Dünyanın en büyüğü olan İstanbul Barosu, 24-25 Ekim'deki genel kurul ile yeni başkanını seçmeye hazırlanıyor
İstanbul Barosu'nda bu hafta sonu sandık heyecanı yaşanacak. 2010-2016 yılları arasında görev yaptığı dönemde FETÖ'cü savcı ve hakimlerin baskılarına karşı sergilediği tutumla tanınan Av. Prof. Dr. Ümit Kocasakal, "Ülkemde adaletsizlik kol gezerken, Cumhuriyetin temel taşlarından biri olan baromuz cumhuriyet karşıtlarının elindeyken avukatın itibarı yerlerdeyken evimde oturup kahvemi yudumlayamazdım" diyerek yeniden adaylığını açıkladı.

Cumhuriyet ve Atatürk ilkelerini kırmızı çizgi kabul eden üç grubun ortak adayı olan Kocasakal, mevcut baro yönetiminin en güçlü rakibi olarak öne çıkıyor.

İZMİR BAROSU'NDAKİ DEĞİŞİM RÜZGARI İSTANBUL'A TAŞINACAK MI
Geçen hafta sonu İzmir Barosu seçimlerini Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu'nun yeniden kazanması, İstanbul'daki seçim atmosferini de derinden etkiledi. Kocasakal'ı destekleyen avukatlar mevcut yönetimin sandıkta kaybedeceğini savunurken, mevcut Baro Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ve ekibi ise siyasi desteklerle seçimi yeniden kazanacaklarına inanıyor.

CUMHURİYETÇİ OYLARDA İTTİFAK VE BÖLÜNME TARTIŞMASI
Barodaki seçim dengelerini etkileyen bir diğer unsur ise geçmiş dönemdeki oy bölünmeleri oldu. 2022 yılında İstanbul Barosu'nun ilk kadın başkanı seçilen Filiz Saraç, 2024 seçimlerinde oyların bölünmesiyle koltuğu Kaboğlu ekibine devretmişti.

Bu seçim sürecinde ise Av. Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu ile Avukat Hakları Grubu üzerinden kurulan ittifakın kısa sürede bozulmasının ardından, Saraç ekibi Hasan Kılıç ile hareket etme kararı aldı. Bu durum Cumhuriyetçi kanatta oyların yeniden bölünme riskini gündeme getirdi.

ADAYLAR ANAYASA VE MESLEKİ İLKELERİ VURGULADI
Genel kurul öncesinde adayların öne çıkardığı temel tartışma noktaları şöyle oldu.

İbrahim Kaboğlu, iki yıllık görev süresinde avukatların çalışma koşullarını iyileştirdiklerini belirterek, "Gerileyen hukuk karşısında savunma kurumu çatısı altında hukuku etkili kılma mücadelesini daha güçlü sürdürmek için adayız" dedi.

Ümit Kocasakal, baroyu yeniden Atatürk devrimleri ve Cumhuriyet çizgisine oturtmayı hedeflediğini kaydetti. Kocasakal, "Anayasanın değiştirilemez ilk 4 maddesine dokunulabileceğini söyleyen anlayışa karşı Cumhuriyeti ve hukuku müdafaa etmek için adayım" diye konuştu.

Hasan Kılıç, Önce İlke Çağdaş Avukatlar ve Yükseliş Hareketi adayı olarak, "İstanbul Barosu'nu akademisyenler değil sahadaki avukatlar yönetmeli" vurgusunu yaptı.

Korkut Kanadoğlu, Avukat Hakları Grubu adayı olarak bağımsız duruşlarına dikkat çekerek, "Seçimi kazanmak uğruna ilkelerimizden taviz vermiyoruz, oyları birleştiren adayız" ifadelerini kullandı.

İstanbul Barosu'nda Cumhuriyetçi avukatların mı yoksa mevcut baro yönetiminin mi zaferle çıkacağı Pazar günü sandıkların açılmasıyla netleşecek.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun, parti değiştirmelere tepki göstererek iktidara erken seçim çağrısı yaptı

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun, parti değiştirmelere tepki göstererek iktidara erken seçim çağrısı yaptı. Olgun, transfer sürecinin yeni iktidarın meşruiyet sorunu yaşamasına sebep olabileceğini söyledi

22.10.2026 13:40:00
Haber Merkezi
 
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun, parti değiştirmelere tepki göstererek iktidara erken seçim çağrısı yaptı
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun, parti değiştirmelere tepki göstererek iktidara erken seçim çağrısı yaptı
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, son günlerde yaşanan milletvekili, belediye başkanı ve meclis üyelerinin parti değiştirmesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Olgun, gelinen noktada demokrasi ve hukuk yapısının çok değiştiğini söyledi.

'SEÇİLEN MAKAMLARIN MEŞRUİYETİ KALMADI'
Vatandaşların, 2023 milletvekili genel seçimlerinde, 2024 yerel seçiminde kullandığı oyların tamamen değiştiğini belirten Olgun, "Hiçbir meşruiyeti kalmamıştır. Bu sebeple seçilen makamların meşruiyetinin kalmaması demek millete gitmeyi gerektirir. Yani vatandaşın kullandığı oyla şu anki temsil oranında dağlar kadar fark var" dedi.

SEÇİM ÇAĞRISI
"Türkiye Cumhuriyeti tarihinin hiçbir döneminde böyle bir parti değiştirme, milletvekilleri arasında, belediye başkanları arasında bu kadar parti değiştirme yaşamadı" diyen Olgun, en uygun çıkış yolunun seçime gitmek olduğunu belirtti.

Seçmenlerin transferlerin sonucu olarak sandığa gitmeyebileceğine dikkat çeken Olgun, "Seçim yapılsa bile seçilecek mercilerin, organların meşruiyet sorunu olacaktır. İktidara buradan sesleniyorum, bu ülkeye bu kadar zarar vermeye hakkınız yok, derhal seçime gidin. Halkımız yeniden tercihini kullansın ve halk millet ne diyorsa ülkede o şekilde yönetilsin" dedi.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, medya kuruluşları ve bağımsız gazetecilere destek çağrısı yaptı

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, medya kuruluşları ve bağımsız gazetecilere destek çağrısı yaptı. Televizyonların, haber sitelerinin ve YouTube kanallarının kapatıldığını savunan İmamoğlu, yurttaşlara gazete satın alma ve bağımsız gazetecilere abone olma çağrısında bulundu

22.10.2026 13:23:00
Haber Merkezi
 
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, medya kuruluşları ve bağımsız gazetecilere destek çağrısı yaptı
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, medya kuruluşları ve bağımsız gazetecilere destek çağrısı yaptı
Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, medya kuruluşları ve bağımsız gazetecilere destek çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından açıklama yapan İmamoğlu, halkın haber alma hakkının engellendiğini savunarak yurttaşlara gazete satın alma, bağımsız gazetecileri takip etme ve abone olma çağrısı yaptı.

İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından paylaşılan açıklamasında, medya kuruluşlarına yönelik uygulamalara tepki gösterdi. Televizyonların, sosyal medya hesaplarının, haber sitelerinin ve YouTube kanallarının kapatıldığını öne süren İmamoğlu, yaşananların halkın haber alma hakkını hedef aldığını ifade etti.

İmamoğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Sana savaş açtılar ey halkım! Vurguncular son kozları medya vurgunu ile halkın haber alma hakkını gasp ediyor. Televizyonlar, sosyal medya hesapları, haber siteleri, YouTube kanalları kapatılıyor!"

GAZETE SATIN ALIN, BAĞIMSIZ GAZETECİLERİ TAKİP EDİN
Çağrıda bulunan İmamoğlu, gazete satın alarak medya kuruluşlarına destek verilmesini istedi. Okuma, okutma ve haberleri daha geniş kesimlere ulaştırma çağrısı yapan İmamoğlu, bağımsız gazetecilerin takip edilmesi ve dijital yayınlara abone olunması gerektiğini belirtti.

İmamoğlu, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

"Halk düşmanlarına karşı ayağa kalkın, gazete satın alarak yanıt verin. Okuyun, okutun, anlatın... Konuşun, konuşturun…"

Destek verilmesini istediği yayınlar arasında BirGün, Sözcü, Cumhuriyet, Karar, Tavır, Milli Gazete, Korkusuz, Evrensel, Yeniçağ, Oksijen ve Nefes gazetelerini sıralayan İmamoğlu, bağımsız gazeteci ve habercilerin de takip edilmesi ve yayınlarına abone olunması çağrısında bulundu.

İmamoğlu, açıklamasını "Hep beraber bu kara düzeni bitireceğiz!" sözleriyle tamamladı.

MSB: "Üçüncü tarafların tek taraflı değerlendirmeleri Libya mutabakatının hukuki geçerliliğini ortadan kaldıramaz"

Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye ile Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası'nın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasına ilişkin, "Söz konusu karar, uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleri temelinde imzalanan Mutabakat Muhtırası'nın geçerliliğini teyit etmekte ve iki ülke arasındaki stratejik iş birliğini güçlendirmektedir" açıklamasında bulundu

22.10.2026 12:34:00
İHA
 
MSB: "Üçüncü tarafların tek taraflı değerlendirmeleri Libya mutabakatının hukuki geçerliliğini ortadan kaldıramaz"
MSB: "Üçüncü tarafların tek taraflı değerlendirmeleri Libya mutabakatının hukuki geçerliliğini ortadan kaldıramaz"
Milli Savunma Bakanlığı tarafından haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından basın mensuplarının gündemdeki konulara ilişkin soruları cevaplandırıldı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanları mutabakatı, Avrupa Birliği (AB) ve Yunanistan temsilcilerinin açıklamaları, Mekke Savunma İttifakı, Bedir Mutabakat Zaptı, Katar'dan Eurofighter Typhoon savaş uçağı tedariki, Uluslararası Müşterek Stratejik Komutanlık ve 2027 yılı savunma bütçesine ilişkin değerlendirmelere yer verildi.

"Ülkemizin uluslararası alandaki etkinliğinin somut göstergesi"

Türkiye'nin bölgesel ve küresel güvenliğe katkı sağlamayı sürdürdüğü belirtilen Bakanlık, "Jeostratejik ve jeopolitik önemi her geçen gün artan ülkemiz, sahip olduğu imkân ve kabiliyetler ile yürüttüğü diplomatik girişimler doğrultusunda bölgesel ve küresel barış, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlamayı sürdürmektedir" ifadelerini kullandı.
Libya ile imzalanan mutabakatın onaylanması ve savunma alanındaki uluslararası iş birliklerine dikkat çekilen açıklamada, "Libya ile imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanması, Mekke Savunma İttifakı ve Bedir Mutabakat Zaptı ile birlikte ülkemizin uluslararası alandaki etkinliğinin ve stratejik iş birliğinin somut göstergesidir" denildi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin dost ve müttefik ülkelerin savunma kapasitelerinin geliştirilmesine yönelik faaliyetlerine de değinilen açıklamada, "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz şanlı tarihimizden aldığı güç ve ilhamla dost ve müttefik ülkelerin savunma ve güvenlik kapasitelerinin geliştirilmesine destek vermekte; ülkemizin bölgesel ve küresel barış ile istikrarın tesisine yönelik yapıcı ve kararlı çabalarına katkı sunmaktadır" ifadelerine yer verildi.

"Bedir Mutabakat Zaptı ile ortak üretim kapasitesinin geliştirilmesi hedefleniyor"

Bakanlık, 21 Ekim'de Katar'ın başkenti Doha'da Türkiye, Katar, Endonezya ve Pakistan arasında imzalanan Bedir Mutabakat Zaptı'na ilişkin de açıklamada bulundu. Dört ülke arasındaki savunma sanayisi iş birliğinin önemine işaret edilen açıklamada, "21 Ekim'de Doha'da Türkiye, Katar, Endonezya ve Pakistan arasında imzalanan Mutabakat Zaptı, ülkelerimiz arasındaki güçlü dostluğun ve birlikte çalışma iradesinin somut bir göstergesidir" denildi.

Mutabakat kapsamında hayata geçirilmesi hedeflenen projelere ilişkin ise şu ifadelere yer verildi:

"Bu mutabakatla savunma sanayisi alanında ortak projelerin hayata geçirilmesi, araştırma-geliştirme faaliyetlerinin artırılması, altyapı ve tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi ve ortak üretim kapasitesinin geliştirilmesi ile ülkelerimiz arasında uzun vadeli ve sürdürülebilir stratejik ortaklıkların tesis edilmesi hedeflenmektedir."
Açıklamada ayrıca söz konusu mutabakatın bölgesel ve küresel barış, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlayacağı vurgulandı.

"Libya Temsilciler Meclisinin kararını memnuniyetle karşılıyoruz"

Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası'nın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasına ilişkin değerlendirmede bulunan Bakanlık, karardan duyulan memnuniyeti dile getirdi. Bakanlığın açıklamasında, "Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan ve yürürlükte bulunan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası'nın Libya Temsilciler Meclisi tarafından da 20 Ekim 2026 tarihinde onaylanmasını memnuniyetle karşılıyoruz" ifadeleri kullanıldı.

Kararın iki ülke arasındaki stratejik iş birliğine katkı sağlayacağı belirtilen açıklamada, "Söz konusu karar, uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleri temelinde imzalanan Mutabakat Muhtırası'nın geçerliliğini teyit etmekte ve iki ülke arasındaki stratejik iş birliğini güçlendirmektedir" denildi.

Açıklamada Türkiye'nin bölgesel barış, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceği kaydedildi.

"Üçüncü tarafların değerlendirmeleri mutabakatın hukuki geçerliliğini ortadan kaldıramaz"

Bakanlık, Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanları mutabakatına yönelik AB ve Yunanistan temsilcilerinin açıklamalarına da cevap verdi. Mutabakatın uluslararası hukuk temelinde imzalandığı vurgulanan açıklamada, "Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası, uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleri temelinde iki ülkenin meşru hak ve menfaatleri gözetilerek imzalanmıştır" denildi.

Deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasının kıyı devletlerinin egemen hakları kapsamında olduğuna dikkat çekilen açıklamada, "Deniz yetki alanlarının sınırlandırılması, ilgili kıyı devletlerinin egemen hakları kapsamında olup, üçüncü tarafların tek taraflı değerlendirmeleriyle söz konusu Mutabakat Muhtırası'nın hukuki geçerliliği ortadan kaldırılamaz" ifadeleri kullanıldı.

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hak ve menfaatlerini korumaya devam edeceği vurgulanan açıklamada, "Ülkemiz, Doğu Akdeniz'deki meşru hak ve menfaatlerimizi uluslararası hukuk çerçevesinde korumaya, bölgesel barış, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlamaya devam edeceğiz" denildi.

"Katar'dan Eurofighter tedarikine yönelik çalışmalar devam ediyor"

Bakanlık, Hava Kuvvetleri Komutanlığının harekât ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Katar'dan Eurofighter Typhoon savaş uçağı tedarikine yönelik yürütülen çalışmalarda gelinen son aşamaya ilişkin de bilgi verdi. Açıklamada, "Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın harekât ihtiyaçlarının karşılanması maksadıyla Katar'dan Eurofighter Typhoon uçağı tedarikine yönelik çalışmalar devam etmektedir" ifadelerine yer verildi.

Tedarik süreci kapsamında Katar ile gerçekleştirilen görüşmelerin ayrıntılarına değinilen açıklamada, "Bu kapsamda ağustos ve eylül aylarında gerçekleştirilen heyetler arası toplantılarda tedarik edilecek uçak ve mühimmatın kapsamı, pilot ve bakım personelinin eğitimleri ile uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek hususları ele alınmıştır" denildi.

Sürecin sonraki aşamasına ilişkin ise, "Katar tarafından taslak eğitim programı ve satış sözleşmesinin hazırlanarak ülkemize gönderilmesi beklenmektedir" açıklaması yapıldı.

"Uluslararası Müşterek Stratejik Komutanlık teşkil edildi"

Bakanlık, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt dışındaki birlik ve unsurlarının sevk ve idaresinde etkinliğin artırılması amacıyla Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde yeni bir komutanlık teşkil edildiğini açıkladı. TSK'nın bölgesel ve küresel barış, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik faaliyetlerini sürdürdüğü belirtilen açıklamada, "Bu kapsamda Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı da dâhil olmak üzere yurt dışında görev yapan birlik ve unsurlarımızın sevk ve idaresinde etkinliğin artırılması amacıyla Ağustos 2026'da Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde Uluslararası Müşterek Stratejik Komutanlık (UMSK) teşkil edilmiş ve komutanlığına Korgeneral Sebahattin Kılınç atanmıştır" ifadeleri kullanıldı.

"2027 yılı savunma bütçe ödeneği artırıldı"

Bakanlık, 2027 yılı savunma bütçesine ilişkin açıklamasında, bölgede yaşanan gelişmeler ve değişen güvenlik ortamı doğrultusunda Türk Silahlı Kuvvetlerinin harekât ihtiyaçlarının karşılanması ve savunma kabiliyetlerinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Açıklamada, "Bölgemizde meydana gelen gelişmeler ve değişen güvenlik ortamı, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin harekât ihtiyacının süratle karşılanmasını ve savunma kabiliyetlerimizin sürekli geliştirilmesini gerekli kılmaktadır" denildi.

Savunma sanayisindeki öncelikli projelere ilişkin de açıklamada, "Bu kapsamda kara, deniz, hava, uzay ve siber harekât alanlarında ihtiyaç duyulan silah, sistem ve platformların yerli ve millî imkânlarla geliştirilmesi, başta hava savunma sistemleri, millî savaş uçağı, insansız hava araçları ve gemi inşa faaliyetleri olmak üzere stratejik savunma projelerinin sürdürülmesi önceliklerimiz arasında yer almaktadır" ifadelerine yer verildi.

Bakanlık, savunma bütçesindeki artışın gerekçesine ilişkin, "Bu doğrultuda Türk Silahlı Kuvvetlerimizin caydırıcılığının güçlendirilmesi ve harekât etkinliğinin artırılması amacıyla Bakanlığımızın 2027 yılı bütçe ödeneği artırılmıştır" açıklamasında bulundu.

Konya merkezli 12 ilde dolandırıcılık operasyonu: 9 tutuklama

Konya'da sosyal medya üzerinden yayımlanan sahte ev ilanlarıyla 'sazan sarmalı' yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarına yönelik 12 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda gözaltına alınan 17 şüpheliden 9'u tutuklandı

22.10.2026 12:15:00
İHA
 
Konya merkezli 12 ilde dolandırıcılık operasyonu: 9 tutuklama
Konya merkezli 12 ilde dolandırıcılık operasyonu: 9 tutuklama
Edinilen bilgiye göre, Konya İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, sosyal medya üzerinden yayımlanan sahte ev ilanları aracılığıyla gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarına yönelik çalışma başlattı.

'Sazan sarmalı' olarak tabir edilen yöntemle gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarına ilişkin yürütülen çalışmalar çerçevesinde, 12 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyonda 17 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 9'u tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Diğer 8 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Mustafa Sarıgül'ün koruması gözaltına alındı

Sarıgül ailesi yönelik yürütülen "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması" soruşturması kapsamında Mustafa Sarıgül'ün koruması Ömer D.'nin aralarında olduğu 5 şüpheli gözaltına alındı

22.10.2026 11:51:00
İHA
 
Mustafa Sarıgül'ün koruması gözaltına alındı
Mustafa Sarıgül'ün koruması gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Sarıgül ailesi hakkında yürütülen soruşturma kapsamında yeni bir operasyon düzenlendi.

Operasyonda Mustafa Sarıgül'ün koruması Ömer D.'nin aralarında olduğu 5 şüpheli gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma dosyasındaki müşteki beyanlarında, kaynağı belirsiz paraların yurt dışındaki şirketler aracılığıyla yurt dışına çıkarıldığı, yatırım sözleşmelerinde belirtilen amaçlar doğrultusunda kullanılmadığı ve suçtan elde edilen gelirlere yasal görünüm kazandırılmaya çalışıldığı iddia edildi.

Müştekiler ayrıca, yaşadıkları sorunlara çözüm bulmak amacıyla gazeteci Murat Ağırel aracılığıyla girişimde bulunduktan sonra Abdurrahman Emir Sarıgül tarafından tehdit edildiklerini ileri sürdü.

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında yeni gözaltılar

İstanbul'da sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturmaları kapsamında yapılan incelemeler doğrultusunda 5 şüpheli daha gözaltına alındı

 

22.10.2026 11:25:00
Anadolu Ajansı
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında yeni gözaltılar
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında yeni gözaltılar

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturmaları sürüyor.

Bu kapsamda hakkında gözaltı kararı verilen 31 şüpheliden yakalanan 26'sının emniyetteki işlemleri devam ediyor.

Soruşturma çerçevesinde 5 şüpheli hakkında daha gözaltı kararı verildi.

Düzenlenen operasyonda şüpheliler Ertan Aydın, Seda Tarım Kocabalkan, Abdullah Dal, Hakan Eryılmaz ve Fahri Uğur gözaltına alındı.

Öte yandan Altınbaş Holding'in sahibi Nusret Altınbaş'ın da aralarında bulunduğu 5 şüpheli ise aranıyor.

Başsavcılığın açıklaması

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturmaları kapsamında, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından iletilen raporlar ve yapılan yazılı başvurular doğrultusunda, Işıklar Enerji ve Yapı Holding AŞ (IEYHO), Vişne Madencilik Üretim Sanayi ve Ticaret AŞ (VSNMD), Odine Solutions Teknoloji Ticaret ve Sanayi AŞ (ODINE) ve Tera Finansal Yatırımlar Holding AŞ (TRHOL) paylarına ilişkin inceleme gerçekleştirildiği belirtilmişti.

Bu kapsamda, söz konusu şirketlerin paylarına ilişkin iddialar ve SPK tarafından iletilen raporlar değerlendirilerek 31 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği anlatılan açıklamada, soruşturma işlemlerinin ilgili mevzuat çerçevesinde titizlikle sürdürüldüğü kaydedilmişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda Pirnus Yapı Gayrimenkul Anonim Şirketi Fatih Şubesi Müdürü Çetin Genç, eski bürokrat Eren Yeşilyurt, Alnus Yatırım Menkul Değerler Firması Yönetim Kurulu Üyesi Fadimenur Demir, Atlas Portföy Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Avdan ile yöneticisi Gülsüm Doğan, diğer yöneticiler Osman Uçar ve Canan Özdemir, Alnus Yatırım Firması Yönetim Kurulu Başkan Vekili Metin Kartal Emür, A1 Capital Portföy Yönetimi Anonim Şirketi-Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Terzi, Atlas Portföy Yönetimi AŞ ortağı Zuhal Topaloğlu, Alnus Yatırım Menkul Değerler Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Tahir Özek, Atlas Portföy çalışanı Konuralp Özkan, Pardus Portföy Yönetimi Anonim Şirketi yöneticileri Rüstem Karakaya ve Furkan Açar, Hedef Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı Yönetim Kurulu Üyeleri Neda Soydan ve Ömer Eryılmaz, yöneticisi Mustafa Zeki Kayahan, çalışan Anıl Tokat, Pardus Portföy Genel Müdürü Mehmet Selim Tunçbilek ile Yönetim Kurulu Üyesi Ali Cesur ve çalışanı Ahmet Haluk Güner, bankalardaki portföy çalışanları Ümit Yılmaz, Yasemin Yılmaz ve Burak Poyraz, Altınbaş Holding yetkilisi İnan Altınbaş ile Tera Portföy yöneticisi Ayşegül Kaya gözaltına almıştı.

Soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı verilen Altınbaş Holding'in sahibi Nusret Altınbaş'ın şüpheliler arasında yer aldığı ancak yakalanmadığı, kardeşi İnan Altınbaş'ın gözaltında olduğu ve diğer aile fertlerinin tüm mal varlıklarının dondurulduğu öğrenilmişti.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.