HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 18 MAYIS 2021, SALI

Şahsiyet olmayınca

01.10.2001 00:00:00
Şahsiyet kelimesinin hem manasına, hem de sözcüğüne yabancı olunca bunun yerine "kişilik" demek daha doğru olabilir. En azından gençlerin anlayabilmesi için böyle bir tercihte zaruret var.

Kişilik, insanın yaşına-başına göre olması, gerektiği yerde ve seviyede olmasıdır. Bunun da düşünce, fikir, anlayış olarak hareketlerle, tavırlarla ifade edilmesidir.

Mesleği, hatta ırkı ve ilmi ne olursa olsun insanın insan olması münasebetiyle hiç bir canlı ile mukayese edilemeyecek ve hiç bir canlıda asla olmayan tamamen kendine ait "insan gibi insan" olma özelliği vardır. Halk arasında "adam gibi adam"deyimi, bunun gibi bir şey.

Bu nedir? En azından dünyada yalnız olmadığının bilincinde olarak aileden başlayarak yakın ve uzak çevresine karşı sadece haklarının peşinde koşan değil, görev ve sorumluluklarının da farkında olan ve gereğini yapma gayretinde olan bir insan olmak. Dolayısıyla onun ırkı, ideolojisi ve dini, "insan gibi insan" olma özelliğine engel olmamalıdır.

Bütün dinlerin, düşüncelerin, fikirlerin temel gayesi ile insanın "insan gibi insan" olması içindir.

Siyasi kadrolar ilahiyatçılar, felsefeciler, sosyologlar, toplum bilimcileri ve eğitimcilerin birinci meselesi de bu imkanı ferdin ve topumun yararına hiç bir önyargıya, kısıtlamaya gitmeden ortaya koymaktır.

Dünkü yazımızda "toplum olabilmek" demiştik. İşte toplum olabilmenin tek ve kaçınılmaz şartı budur.

Bu açıdan başta Amerika ve Batı olmak üzere bütün dünya devletlerine ve onların topluluklarına bakalım. Siyasetçisinden sanatçısına, idarecisinden sade vatandaşına, zengininden fakirine, yazarından okuruna, köylüsünden kentlisine, işçisinden patronuna, amirinden memuruna, üreticisinden tüketicisine karşımızda nasıl bir şahisyet, kişilik görüyoruz?..

Yukarı ifade etmeye çalıştığımız hatlarının yanında vazifie ve sorumluluğunun da farkında bir kişilik mi? Yoksa tahayyül ettiği dünyada annesine-babasına ve sevgilisine dahi yer vermeyen egoist ve bancil bir kişilik mi?

Şimdi sormak gerekmez mi? Bugün dünyayı tehdit eden yoksulluğun, uyuşturucunun, fuhuşun, alkolün, yolsuzluğun, şiddet ve terörün, topyekün ekonomik, kültürel ve siyasi ahlaksızlığın düşünürleri, planlayıcıları ve uygulayıcıları kimlerdir? Ve her kim ise; bunlar asıl teröristler değil midir?

Dünkü yazımızda sonunu tekrar ile bitirelim "Terörü ve teröristi de kimse başka dünyalarda aramasın. Arayanlar için adres bizzat kendileridir".

Kimse kimseyi kandırasın. "İnsanlık ektiğini biçiyor. Ne ekersen onu biçersin."
 
Ali Gedik / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.