HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 28 HAZİRAN 2022, SALI

Sanal kokuşmuşluk

12.02.2022 00:00:00

Yaşamımız çocuk ve gençlerin arasında geçti. 

Önce kendimiz çocuktuk, genç olduk, yetişkin olduk… Şimdi ise "yaşlı" diyorlar… 

Pek çok önemli değeri umursamayan bir genç olmaktansa yaşlanmış olmayı ve böyle anılmayı yeğlerim. 

Maalesef ellerine geçirdikleri bir tablet veya telefonun sanal dünyasına dalmış, gerçek dünyanın farkında olmayan, her geçen günleri kayıp niteliğinde genç bir toplum yarattık. 

Yemek içmekten, uyumaktan, bir okulu bitirip meslek sahibi olmaktan çok ünlü bir markanın telefonuna sahip olmak onlar için daha önemli.

Adı yetişkin olduğu halde kendini yetiştirememiş yetişkinlerimiz de kendi ilgi alanlarına yönelik olarak ergen gençler gibi onları takip ediyorlar. 

Peki, bunun sakıncası ne? "Rahat bırakın insanları. Hoşça vakit geçiriyorlar" demek büyük bir vurdumduymazlıktır. Onlar hoşça vakit geçirmiyorlar, aksine daha çok vakitlerini boşa harcıyorlar. Çünkü ülkeler artık silah ve askerle değil, sanal âlemde yaratılan yapay gündemlerle işgal ediliyor. Beyinler böyle yıkanıyor, zekâ köreltiliyor, alışkanlıklar değiştiriliyor.

Bir ülkenin temel değerleri "vatan ve millet" kavramları yok ediliyor. 

Bir araştırma sonuçları oldukça İlginç.

Ülkede okuyan veya yazan oranı bu kadar düşük olmasına rağmen, ancak bilgisayar niteliğine sahip Android telefon kullanma oranının çokluğu rekor düzeyde yüksek. Bu durumu bir tezat olarak kabul etmeliyiz. Hırsızlıklar bile biçim ve yöntem değiştirdi. Hırsızlar bile sanaldan çalıyor, çalışıyor…

Eskiden dediğimiz günlerde insanlar çalışarak para kazanıyorlar ve bununla gurur duyuyorlardı. Şimdi çalışmadan para kazananlar medarı iftiharımız oldular. İnsan egosuna ekilen kötü tohumlar her geçen gün yeşeriyor ve yayılıyor. Örneğin; çalışmadan kolay yoldan para kazanmak oldukça gündemde… Eğitimde sanal kopyacılık yaygın… İnternet üzerinden kayıtlarda değişiklik yapıp sertifika veya diploma almak kolaylaştı. Oysa eğitim kolaylaştı.

Ve maalesef aşıda olduğu gibi bir sürü bağışıklığı söz konusu. Yani, herkes namussuz olmak zorunda... Dürüstlük bir imtiyaz değil, aksine enayilik… Allah korkusu ahirete kalmış. Ana-baba korkusu zaten yok olmaya başlamış. En büyük korku yakalandığında hapishane korkusu…

Gazeteleri artık internetten okuyoruz. Evimize alacağımız ekmeği fırından değil, internetten sipariş ediyoruz. Sadece ekmeği mi? Hayır. Evinizi bile internetten kiralayabilir veya satabilirsiniz.

Canınız mı sıkıldı? Açın bir oyun, tercihlerinize göre oynayın… Savaşmış, seksmiş, aşkmış, borsaymış elli bin çeşidi var. Sıkılınca yarıda bırakıverin. Nasıl olsa sözleşmeli personel değilsiniz. Şarkılar, danslar, diskolar odanızın içinde. Dört kafalı bir barkovizyon cihazı aldınız mı odanızı disko görüntüleri ile çevrelemek ya da, İsviçre dağlarında kayak yapmak, suyun altında balık avlamak mümkün.

Sıkılınca kapatıverin. Bunun adı "medeniyet", öyle mi? Neresi medeniyet ise…

Bana kalırsa tüm bunlar çocuk ve gençlerin gayesizleştiğini ve yaşama sevincinden uzaklaştırıldığının bir göstergesi. Yasak olan hiçbir şey yok çünkü…

Oysa medeniyet; insanları refah içinde yaşatma sanatıdır. Bu da iş ve aş seviyesinin yükselmesi ile mümkündür. Tarımda, eğitimde, bilimde teknolojiyi kullanabiliyorsanız o zaman medeniyete yaklaşmış olursunuz. 

Doktorlar dururken göbeğe muska yazdırarak çocuk sahibi olmaya çalışmak bir medeniyet göstergesi değildir. 

Evin odaları arasında cep telefonu ile konuşmak olsa olsa tembelliktir, elektronik kirliliktir. 

Yabancı sermayeye üç kuruşluk alet için beş kuruş ödeyerek para kazandırma ve bağımlılık yaratma enayiliğidir. 

Özellikle çocuklarımızı sanal kirlilikten kurtaramaz isek, bunun birinci derecede gelecekteki suçlusu bizler olacağız. 

Şu anda ülke nüfusuna göre kişi başına kaç tane cep telefonu düştüğünü bir inceleyin bakalım. Ne durumdayız? Dünyada kişi başına bir telefon düşüyor. Toplam 6.8 milyar. 

Türkiye'de bu rekoru yakaladı. Yurt dışına kayıtlı olanlar hariç 68 milyon cep telefonundan 45 milyonu akıllı telefon kullanıyor. 

Söyleyecek sözüm yok… Bağımlılığın bu kadarı da fazla… Ödenen ve ziyan edilen milli serveti bir düşünün…

Medeniyet buysa!

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Demokratik krallık / 22.06.2022
- Kaybedilen veya kaybolan insanlar… / 21.06.2022
- Yol / 18.06.2022
- Tespihler ve tespitler / 15.06.2022
- Salda’nın güzelliği… / 11.06.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 04.06.2022
- Yazının dili / 31.05.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 29.05.2022
- Aşk… / 24.05.2022
- Yeni Atatürkler yetişiyor… / 21.05.2022
- Yaşam ve öyküler / 17.05.2022
- Baca eğri olsa da / 15.05.2022
- Geleceği şekillendirmek… / 10.05.2022
- Benim sevgili doktorum / 07.05.2022
- Bir bayram yazısı… / 30.04.2022
- Geçmişin mesajları… / 26.04.2022
- Spor Yasa Tasarısı / 23.04.2022
- Köy deyip geçmeyin / 19.04.2022
- Bilimin ispata; dinin inanca ihtiyacı vardır / 17.04.2022
- Haydar Hocayı anmak… / 12.04.2022
- Bu çocuklar nasıl zehirlenir? / 10.04.2022
- Anıları kaybetmek / 05.04.2022
- İnsana değer vermek… / 02.04.2022
- İngiliz çöpü, İngiliz ipi… / 29.03.2022
- Seçime giderken / 26.03.2022
- Neden bu görmezlik… / 23.03.2022
- Ankara’ya giderken… / 19.03.2022
- 18 Mart… / 18.03.2022
- İhanetler zamanı… / 15.03.2022
- Bizim kadınlarımız / 08.03.2022
- Zeytine sarılmak / 05.03.2022
- Köprünün altından geçen su… / 01.03.2022
- Bir çiçek daha soldu / 26.02.2022
- Bülbül ne çekerse, dilinden... / 22.02.2022
- İyiler ile kötülerin savaşı / 19.02.2022
- Açlıkla tokluğun savaşı / 15.02.2022
- Bilgi hazımsızlığı / 13.02.2022
- Sanal kokuşmuşluk / 12.02.2022
- Kahkaha tufanı ve suflörlük / 08.02.2022
- Yazar, yaşadığını yazar… / 05.02.2022
- Haydar Hoca’nın izinde… / 03.02.2022
- Akıl kuşunun özgürlüğü ve Uğur Mumcu / 02.02.2022
- Güleriz ağlanacak halimize… / 29.01.2022
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

12.02.2021, 12.02.2020, 12.02.2019, 12.02.2018, 12.02.2017, 12.02.2016, 12.02.2015, 12.02.2014, 12.02.2013, 12.02.2012, 12.02.2011, 12.02.2010, 12.02.2009, 12.02.2008, 12.02.2007, 12.02.2006, 12.02.2005, 12.02.2004, 12.02.2003


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.