logo
10 EYLÜL 2026

Sanayi sitesi Teksas'a döndü: Önce tüfekle ateş etti, sonra araçla ezildi

Sakarya'nın Adapazarı ilçesindeki Zirai Aletler Sanayi Sitesi, otomobil tamirinin süresinin uzaması yüzünden çıkan silahlı kavgayla adeta Teksas'a döndü. Silahla ateş açılması üzerine şahıslar, elinde tüfek olan şahsı araçla ezdikten sonra tekmeleyip bölgeden uzaklaştı. Olayda 1 kişi tutuklanırken, film sahnelerini aratmayan anlar güvenlik kamerasına yansıdı

10.09.2026 16:33:00
İHA
 
Sanayi sitesi Teksas'a döndü: Önce tüfekle ateş etti, sonra araçla ezildi
Sanayi sitesi Teksas'a döndü: Önce tüfekle ateş etti, sonra araçla ezildi
Olay, saat 03.10 sıralarında Adapazarı ilçesi Zirai Aletler Sanayisi içerisinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, B.H.B. (19) ve G.P. (42), araç tamirinden kaynaklı yaşadıkları anlaşmazlık sebebiyle sanayi sitesindeki iş yerine gitti. İş yeri sahipleri İ.K. (40) ve B.Ö. (42) ile şahıslar arasında başlayan tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. İş yeri sahibi İ.K.'nin, dükkanın karşısındaki araziden elinde tüfek ile gelerek ateş açması üzerine olay yerinden araçla uzaklaşan şahıslar, kısa süre sonra geri döndü. Şüpheliler, bindikleri SUV tipi aracı elinde tüfek bulunan İ.K.'nin üzerine sürerek şahsı aracın altına alıp ardından darp etti. Savaş alanına dönen sanayideki kavganın ardından polis ekipleri çalışma başlattı. Ekipler olaya karışan tüm şüphelileri yakalayarak gözaltına aldı. Olayda kullanılan tüfek ele geçirilirken, adli makamlara sevk edilen iş yeri sahibi İ.K. tutuklanarak cezaevine gönderildi.






"Evveliyatı var, biz bunu engelliyorduk"

Gerçekleşen olayın ardından, tamire verilen araçlardan birini B.H.P. ve G.P.'ye kendisinin kiraladığını belirten esnaf İbrahim Kotan, olayın bir anlık bir durum olmadığını, yaklaşık bir aydır tartışmaların devam ettiğini anlattı.

Kotan, "Ben esnafım, araç alım satım ve kiralama işi yapmaktayım. Benim bir müşterime kiraladığım araç burada tamirdeydi. Araç yaklaşık 40 gün önce bir arıza yaptı. Müşterim de aracı buraya tamire getirdi. Bu arkadaşı da tanıyorum, kendisi motor işleri yapar. Benim aracı kiraladığım müşterim beyaz eşya işi yapıyor, kendi arabası arızalanınca arabasını buraya getiriyor. Bu sebeple kendisine kiralık araç verdim. O araç da arıza yaptı, arabalar bir aydır burada yatıyor. Bir tanesi şu an dükkanın içerisinde. Diğerini de ben götürdüm başka servise tamir ettirmeye. Müşterimiz bir aydır gidip geliyor, dükkan sahibine 'arabaları bitir, ben iş yapamıyorum' diyor. Ben de defalarca kendisini uyardım, dedim ki 'bak bu arabaları bitir, müşterim mağdur oluyor'. Daha önce de bir kızımızın arabası vardı, onu yaptırmaya getirdik onu da yapamadı. Arabalar yapılmayınca İ.K. ve G.P. sıkıntı yaşamaya başladı. Ben daha önce geldiğimde burada tartıştıklarını gördüm, 'kavgaya gürültüye gerek yok. İstersen arabalarımızı alalım başka yerde yaptıralım'. G.P., 'ben arabanı yaptıracağım" dedi.

Tartışmalar sürtüşmeler devam etti. Evveliyatı var, biz bunu engelliyorduk. Olay günü beni aramış olsalardı ya da haberim olsaydı ben böyle bir durum yaşanmasını engellerdim. Olay günü müşteri arıyor, arabayı teslim alması gerekiyor. Esnaf teslim edemiyor. Tartışmaya başlıyorlar. Burada silahlanmış şekilde bekliyorlar. Artık iş o dereceye geliyor ve olay kopuyor, çatışmaya giriyorlar. Sonrasında emniyet güçleri geliyor, soruşturma falan derken olay bu şekilde oluyor. Biri yaralı, biri cezaevinde, diğerlerinin tedavisi sürüyor bildiğim kadarıyla. Biz de istemezdik böyle bir olay olmasını. Şimdi burada olan olay bütün sanayiye yansıyor. İnsanlar da dolayısı ile gelip arabalarını yaptırmıyorlar. Kimse istemezdi bunun olmasını. Ben aracımı aldım yaptırıyorum şu an. Bir kaç arkadaşın daha arabası vardı, yaklaşık 20-30 tane araç vardı. Onlar da alıp götürdüler. Esnafın müşteriyi mağdur etmesinden kaynaklı, bir de genel olarak söylüyorum diploması olmayıp ustayım diye geçinen insanlar, vatandaşı mağdur ediyorlar. Bunların denetlenmesi gerekiyor. Bir baskı plaka 1 ayda değişebilir mi, böyle bir şey var mı'" dedi.








Güvenlik kamerasına yansıdı

Olay anı dükkanın güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde, B.H.P. ve G.P. isimli şahısların dükkan önüne gelip İ.K. ve B.Ö. ile tartışmaya başlaması, tartışmanın büyümesi, İ.K.'nin dükkanın karşısındaki araziye giderek tüfek ile geri gelip ateş açması, durumu fark eden B.H.P. ve G.P. ve üçüncü şahsın araçlarına binip bölgeden uzaklaştıktan sonra geri gelip elinde tüfek olan İ.K.'ye araç ile çarparak yere savurması, ardından şahısların araç ile bölgeden uzaklaşmaları yer alıyor.




















Genel Müdür Çay: Basınımıza sağlanan kamu desteği 5,2 milyar TL’ye ulaştı

Basın İlan Kurumu 33. Dönem 8. Genel Kurul Toplantısının açılışında konuşan Genel Müdür Abdulkadir Çay, 2026’nın ilk 8 ayında basına yönelik resmî ilan ve reklam desteklerinin yüzde 40 artışla 5 milyar 248 milyon TL’ye ulaştığını, KGF iş birliğiyle de 131 milyon TL’lik finansman sağlandığını açıkladı

10.09.2026 15:30:00
Haber Merkezi
 
Genel Müdür Çay: Basınımıza sağlanan kamu desteği 5,2 milyar TL’ye ulaştı
Genel Müdür Çay: Basınımıza sağlanan kamu desteği 5,2 milyar TL’ye ulaştı
Basın İlan Kurumu 33. Dönem 8. Genel Kurul Toplantısı, Genel Müdür Abdulkadir Çay'ın konuşmasıyla başladı.

Kurumun son dönemde yürüttüğü çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çay, basın sektörünün ihtiyaçlarını sahada tespit etmeyi sürdürerek Türk basınının geleceğine yönelik adımları kararlılıkla attıklarını söyledi.






11 bölgede 684 süreli yayın temsilcisiyle bir araya geldik

Sahadaki gerçekliği muhataplarından dinlemek ve çözümün bir parçası olmak şeklindeki temel yaklaşımlarının gereği olarak 11 Bölge Müdürlüğünde 58 ili kapsayan toplantılar gerçekleştirdiklerini belirten Genel Müdür Çay, 684 süreli yayın temsilcisinin katıldığı toplantılarda, sektörün ihtiyaçları ve geleceğe yönelik atılacak adımlar için önemli izlenimler edindiklerini kaydetti.

Farklı şehirlerde cemiyetler tarafından düzenlenen etkinliklere de katıldıklarını söyleyen Çay, "Programlarda gazetecinin alın terinin, nitelikli insan kaynağının ve gazeteciliğin temel değerlerinin korunmasının önemini vurguladık. Bütün bu temaslarımız, sahadan gelen talepleri karar süreçlerimize taşıyan ve çözüm üretme irademizi besleyen önemli birer çalışma alanı oldu" dedi.






Nitelikli insan kaynağına katkı sağlamak için çalışmalar yürütüyoruz

Konuşmasında 'nitelikli insan kaynağı' konusuna değinen Genel Müdür Çay, bu ihtiyacın karşılanmasına katkı sunmak adına Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) ile 'Aktif İşgücü Hizmetleri İş Birliği Protokolü'nü imzaladıklarını hatırlattı.

Söz konusu protokolle, resmî ilan ve reklam sistemi içerisinde yer alan 1.075 basın işletmesine yönelik istihdam, eğitim ve iş gücünün geliştirilmesini kapsayan yeni bir süreci başlattıklarını dile getiren Çay, "İŞKUR ile 2016 yılında imzalanan ve 2021 yılında nihayete eren protokol kapsamında 3 bin 635 kişi işbaşı eğitim programlarından yararlanmıştı. Yeni protokolden de basınımızın azami derecede yararlanmasını amaçlıyoruz. İnanıyorum ki bu iş birliği, Türk basınının gelecekte ihtiyaç duyacağı insan kaynağının yetişmesine de katkı sunacak önemli bir adım olacaktır" şeklinde konuştu.

Basın adına gerçekleştirdikleri çalışmaların istihdam boyutunun dışında birçok farklı alanda da sürdüğünü ifade eden Çay, yapay zekâ ve dijital dönüşüm alanlarında eğitim programları düzenlediklerini, basın çalışanlarının eğitim imkânlarını geliştirmeye yönelik iş birlikleri gerçekleştirdiklerini aktardı.






131 milyon TL'lik kaynağı kısa sürede basının hizmetine sunduk

Genel Müdür Çay, Kredi Garanti Fonu (KGF) ile basın işletmelerinin kredi ve teminat imkânlarına daha kolay ve hızlı şekilde ulaşabilmesi için hayata geçirilen iş birliğini, 2026 yılının ilk 8 ayında ortaya çıkan rakamlar üzerinden değerlendirdi.

Yaklaşık 60 süreli yayına aktarılan toplam finansman tutarının kısa sürede 131 milyon TL'ye ulaştığını kaydeden Çay, 2010-2025 yılları arasındaki 15 yıllık dönemde aktarılan finansmanın kur bazında 154,68 milyon TL olduğunu, bugün ise KGF iş birliği sayesinde birkaç ay içinde önemli bir kaynağın basın işletmelerinin hizmetine sunulduğunu vurguladı.
Resmî ilan ve reklam desteği 5,2 milyar TL'ye ulaştı

Sektöre sağlanan ilan ve reklam desteklerindeki ciddi yükselişe dikkat çeken Çay, 2026 yılının ilk 8 ayında resmî ilan tutarının 117 bin adet ilanla 4 milyar 200 milyon TL'ye, resmî reklam tutarının ise 14 bin adet reklamla 900 milyon TL'ye yükseldiğini açıkladı.

Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40'lık bir artış yakalandığını belirten Çay, 5 milyar 248 milyon TL'ye ulaşan desteğin daha da artması için çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.






15 Temmuz'un gazetecilik hafızasını dijitale taşıdık

Sektörün geleceğinde meslek kültürünün ve hafızasının önemine işaret eden Çay, 15 Temmuz'un 10. yıl dönümünde "İrade Bizim, Zafer Bizim" temasıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında, 7 üniversitenin iletişim fakültesi öğrencilerinin hazırladığı manşetlerden oluşan '15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi Sergisi'ni TBMM, Gaziantep, İzmir ve Erzurum'da açtıklarını hatırlattı.

TBMM'de açılan serginin kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Çay, "Bu çalışmayı bir sergi faaliyetinden ziyade, Türk basınının demokrasi ve millî irade karşısındaki sorumluluğunu ortaya koyan tarihî bir dönüm noktası olarak değerlendiriyoruz. Genç gazeteci adaylarımızın kaleminden çıkan manşetleri geleceğe taşımak; bir anlamda bu sorumluluğun, bu hafızanın ve bu meslek anlayışının yeni nesillere aktarılmasına katkı sunmaktır" diye konuştu.

Bu tarihi sorumluluğu dijital alana da taşıdıklarını belirten Çay, 15temmuz.bik.gov.tr adresinden erişime açılan dijital portalda, 15 Temmuz sürecinde yaşananları kayıt altına aldıklarını söyledi.

Genel Müdür Çay, "15 Temmuz gecesinde görev yapan 60'tan fazla gazetecinin yazılı ve görüntülü tanıklıklarını, o gecenin hafızasını taşıyan gazete manşetlerini, genç iletişimcilerimizin çalışmalarını ve gecenin gelişimini saat saat ortaya koyan kronolojiyi bir araya getirdik. Böylece yalnızca yaşananları anlatan değil, 15 Temmuz'un gazetecilik hafızasını belgeleyen, koruyan ve gelecek kuşaklara aktaran kapsamlı bir dijital arşiv oluşturduk. Biliyoruz ki milletlerin hafızası yalnızca hatırlamakla değil; yaşananları doğru biçimde kayıt altına almak, tanıklıkları korumak ve bu birikimi gelecek kuşaklara aktarmakla güçlenir" değerlendirmesinde bulundu.

Çay ayrıca, yaz dönemi staj programı ile 60'ın üzerinde iletişim öğrencisine kurum bünyesinde pratik yapma imkânı sağladıklarını sözlerine ekledi.

Dijital yayıncılığın sürekli değişen yapısına uyum sağlıyoruz

Geleceğin medyasını bugünden hazırlamak zorunda olduklarını söyleyen Çay, BİK Analitik'in yeni versiyonunu Temmuz ayında kademeli olarak devreye aldıklarını belirtti.

Ziyaretçi davranışları ve haber okuma alışkanlıklarını daha doğru yansıtan yeni ölçümleme kriterlerini aktaran Çay, "Dijital yayıncılığın sürekli değişen yapısı karşısında ölçümleme sistemimizi de geliştirerek resmî ilan ve reklam sistemimizin sürdürülebilir bir zeminde işlemesini hedefliyoruz" dedi.

Denetim süreçlerini de dijitalleştirdiklerini kaydeden Genel Müdür Çay, Elektronik Denetim Tebliği'nin yayımlandığını, uygulamanın altyapı çalışmalarının ardından 1 Ocak 2027'de başlayacağını bildirdi.

Güçlü bir mevzuat altyapısının önemine değinen Çay, 1 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren 195 sayılı Kanun değişikliğiyle internet haber sitelerinin vasıf ve ödevleri ile yaptırım sınırlarının doğrudan kanun düzeyine taşındığını hatırlattı.

Mevzuatın sahada doğru uygulanması amacıyla 10 Bölge Müdürlüğünde uygulamalı mevzuat eğitimleri düzenlediklerini aktaran Çay, İLANBİS üzerinden başlatılan anket çalışmasıyla internet medyasının beklentilerini analiz ederek eğitimleri sektörün gerçek ihtiyaçlarına göre şekillendirdiklerini ifade etti.

Hedefimiz geleceğe güvenle bakan bir Türk basını

Konuşmasının sonunda Türk basınının geleceğini şekillendirmek adına çalışmaya devam edeceklerini belirten Genel Müdür Çay, "Ortak gayemiz daha güçlü, daha nitelikli, dijital dönüşüme ayak uydurabilen, kendi hafızasına sahip çıkan ve geleceğe güvenle bakabilen bir Türk basınıdır" ifadelerini kullandı.

Genel Müdür Çay'ın konuşmasının ardından Başkanlık Divanı seçimi yapılarak yoklama alındı ve Genel Kurul Gündemi belirlendi.

Yönetim Kurulu Durum Raporu ve Denetçiler Raporları okunduktan sonra Yönetim Kurulu'nun tekliflerine ilişkin sunum yapıldı. Akabinde ise üyeleri belirlenen İlan İşleri, Hukuk İşleri ve Mali İşler Komisyonları çalışmalarına başladı.

Basın İlan Kurumu 33. Dönem 8. Genel Kurulu'nun 11 Eylül 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek son oturumunda, komisyonların görüşleri doğrultusunda sunulan teklifler karara bağlanacak.

Kazaya sebebiyet verdi, yaralı sürücüyü bırakıp kaçtı

Dönüş yapmak isteyen otomobile çarpmamak için manevra yapan motosiklet sürücüsü devrilerek sürüklendi. Kazaya sebebiyet veren otomobil sürücüsü ise olay yerinden kaçtı

10.09.2026 11:01:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kazaya sebebiyet verdi, yaralı sürücüyü bırakıp kaçtı
Kazaya sebebiyet verdi, yaralı sürücüyü bırakıp kaçtı
Antalya'nın Manavgat ilçesinde dönüş yapmak isteyen otomobile çarpmamak için manevra yapan motosiklet sürücüsü devrilerek sürüklendi. Kazaya sebebiyet veren otomobil sürücüsü ise yaralı sürücüye yardım etmek yerine olay yerinden uzaklaştı.






Kaza, Manavgat ilçesi Örnek Mahallesi 1525 Sokak'ta meydana geldi.

Şükrü Sözen Köprüsü istikametine seyir halindeki Mesut K.'nın kullandığı 07 LJB 75 plakalı motosiklet yasak olmasına rağmen 1057 Sokak istikametine dönüş yapmak için sola manevra yapan sürücüsü tespit edilemeyen 07 JG 147 plakalı otomobile çarpmamak için manevra yaptı. Motosikletin kontrolünü kaybeden Mesut K. devrilerek sürüklenmeye başladı.







Yardım etmek yerine yoluna devam etti

Güvenlik kamerasına yansıyan kazanın ardından kazaya sebebiyet veren otomobil sürücüsü kısa süre duraklamanın ardından yaralı motosiklet sürücüsüne yardım etmek yerine ambulans ve trafik ekibini beklemeksizin olay yerinden ayrıldı. Kazada yaralanan motosiklet sürücüsü 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.








Kazanın ardından olay yerini terk eden otomobilin sürücüsünün belirlenmesi için emniyet güçleri tarafından çalışma başlatıldı.

Antalya'da 15 katlı binada can pazarı

Antalya'da 15 katlı binanın dış cephesini boyayan iki işçi, iskele halatının boşalması sonucu 13'üncü katta asılı kaldı. Emniyet halatları sayesinde ölümden dönen işçiler, kendi imkanlarıyla dairenin balkonuna girdi

09.09.2026 14:17:00
İHA
 
Antalya'da 15 katlı binada can pazarı
Antalya'da 15 katlı binada can pazarı
Olay, dün öğle saatlerinde Muratpaşa ilçesi Meltem Mahallesi Dumlupınar Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, isimleri öğrenilemeyen iki işçi 15 katlı binanın dış cephesinde boyama yaptığı sırada iskele henüz belirlenemeyen bir nedenle düşmeye başladı. Bu sırada iki işçi emniyet kemerlerinden halatlara tutulu vaziyette asılı kaldı. Büyük bir tehlike atlatan işçiler, kendi imkanlarıyla 13'üncü kattaki dairenin balkonuna girdiler. İskele ise apartmanın dördüncü katındaki klima ve balkon demirlerine takılı vaziyette durdu.






İhbar üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Adrese gelen ekipler, işçilerin güvenli bölgede olduğunu görünce, bina etrafında şeritlerle güvenli alan oluşturdu.

Dairede oturanların olmaması nedeniyle bir süre balkonda bekleyen işçiler, ardından ev sahibinin gelmesi sonrası aşağı indi. İşçilerin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.








"Çok korktum"

Olayın görgü tanıklarından Gülefer Anlak, "Yemek yemeye geliyordum. Karşı yoldan geçip kaldırımın dibine ulaştığımız sırada apartmandan iskeleler yuvarlandı. Bir baktım, iki beyefendi asılı halde kalmış. O anda çok korktum. Yanımdan geçen, yandaki inşaatta çalıştığını öğrendiğim beyefendiye, 'Lütfen hemen yardım çağırın' dedim. O da bana, 'Abla, bu iskelenin böyle olması ikinci kez oluyor' dedi. Ben de 'Neden aynı iskeleyi tekrar tekrar kullanıyorlar' İnsanların canı bu kadar mı değersiz' diye tepki gösterdim. Çok üzüldüm. Allah'tan canları kurtuldu. İtfaiye çağrıldı, şimdi müdahale ediliyor" dedi.




















Diyabete illetine karşı 7 etkili tedbir


 
Dünya, hızla yayılan "sessiz bir salgınla" karşı karşıya! Uluslararası Diyabet Federasyonu'nun güncel verilerine göre; dünyada 589 milyon yetişkin diyabetle yaşarken, Türkiye yaklaşık 9.6 milyon yetişkin diyabetliyle Avrupa'da ilk sırada yer alıyor. Peki ne yapmalı?

08.09.2026 15:33:00 / Güncelleme: 08.09.2026 15:41:51
Murat Çorbacı
 
Diyabete illetine karşı 7 etkili tedbir
Diyabete illetine karşı 7 etkili tedbir

Ülkemizde diyabetli sayısının 12 milyona yaklaştığının tahmin edildiğini belirten Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Adnan Batman, "Hastalık sinsi ilerlediği için; çok su içme, sık idrara çıkma, açıklanamayan kilo kaybı, halsizlik, bulanık görme ve geç iyileşen yaralar gibi belirtiler çoğu zaman geç fark ediliyor. Ülkemizdeki her 2 diyabet hastasından 1'inin hastalığından haberdar olmadığını düşünürsek, önümüze çok daha çarpıcı bir tablo çıkmaktadır. Üstelik henüz diyabet olmayan ama şekeri sınırda seyreden milyonlarca prediyabetli ve insülin direnci taşıyan vatandaşımız da kapının eşiğinde bekliyor" dedi.







Kilo vermek şart!

Diyabetin yaygınlaşmasında genetik yatkınlığın yanı sıra obezite, hareketsizlik, rafine şeker ağırlıklı beslenme, stres ve uykusuzluğun önemli rol oynadığını vurgulayan Doç. Dr. Batman "İyi haber şu ki; Tip 2 diyabet büyük ölçüde önlenebilir bir hastalıktır. Vücut ağırlığınızın yüzde 5-10'unu vermeniz, riskli gruptaysanız diyabet gelişme olasılığını yüzde 58'e varan oranda azaltabilir. Diyabet kader değildir. Genlerimizi seçemeyiz ama sofraya ne koyduğumuzu, ne kadar yürüdüğümüzü, kaçta yattığımızı ve yılda bir kez kan verip vermediğimizi biz seçeriz. Bazı basit kurallara dikkat etmek,  sadece diyabetten değil; kalp krizinden, tansiyondan ve daha nice hastalıktan koruyan bir sağlık sigortasıdır" diye konuştu.

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Adnan Batman, diyabete karşı 7 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.


Fazla kilolarınızla vedalaşın

Özellikle karın çevrenizde biriken yağlar metabolik hastalıklar açısından büüyük önem taşımaktadır. Erkeklerde bel çevresinin 102, kadınlarda ise 88 santimetreyi aşması, insülin direnci ve diyabet açısından bir uyarı işaretidir. Yalnızca tartıdaki kilo değil, bel ölçüsündeki değişim de düzenli olarak takip edilmelidir. Vücut ağırlığınızın yüzde 5-10'unu vermeniz, riskli gruptaysanız diyabet gelişme olasılığını yüzde 58'e varan oranda azaltabilir. Örneğin 90 kiloysanız 5-9 kilo vermeniz bile sağlığınız açısından önemli bir değişim sağlayabilir. Küçük ama kalıcı kilo kayıpları, büyük ancak geçici kayıplardan her zaman daha değerlidir. Kısa sürede fazla kilo vermeyi hedefleyen ağır diyetler yerine, sürdürülebilir bir beslenme ve hareket düzeni oluşturulmalıdır.







Şekerli içecekleri sofranızdan kaldırın


Kola, gazoz, hazır meyve suları ile şekerli çay ve kahve karışımları, kan şekerini roket hızıyla yükseltir ve pankreasın her gün fazla çalışmasına neden olur. Günde tek bir kutu şekerli içeceğin bile düzenli tüketilmesi Tip 2 diyabet riskini belirgin şekilde artırır.  Beyaz ekmek, pirinç ve şekerli unlu mamuller gibi rafine karbonhidratları azaltıp yerine tam tahılları koymak, kan şekerinin daha yavaş ve dengeli yükselmesini sağlar. Tatlı ihtiyacı meyveden karşılanmalı; içecek olarak su, sade maden suyu, ayran ve şekersiz çay tercih edilmelidir.






Günde en az 30 dakika ter çıkartan tempoda yürüyün

Kaslarımız, şekeri yakan en büyük fabrikamızdır; hareketsiz kaldıkça bu fabrika kapanır. Haftada en az 150 dakika, yani günde yarım saat tempolu yürüyüş, insülin duyarlılığını artırarak diyabet riskini ciddi biçimde azaltır. Spor salonuna gitmek şart değil: Asansör yerine merdiven kullanmak, servisten bir durak önce inmek, akşam yemeği sonrası mahalle turu bile işe yarar. Bir kural daha ekleyin: Masa başında her 30-45 dakikada bir kalkıp birkaç dakika hareket edin; uzun süre kesintisiz oturmak, spor yapanlarda bile başlı başına bir risk faktörüdür.







Tabağınızı Akdeniz usulü kurun


Tabağınızın yarısının sebze ve salatadan, dörtte birinin tavuk, balık veya baklagiller gibi protein kaynaklarından, kalan dörtte birinin ise tam tahıllardan oluşturulması makrobesin dengesi adına önemlidir. Haftada en az iki gün balık tüketilmesi; zeytinyağına, lifli besinlere ve her gün bir avuç çiğ kuruyemişe beslenmenizde yer verilmesi gereklidir. Salam ve sosis gibi işlenmiş etlerin, paketli atıştırmalıkların ve hazır gıdaların mümkün olduğunca sınırlandırılması sağlık açısından önemlidir. Lifli beslenme yalnızca kan şekerinizin değil, tansiyonunuzun ve kolesterolünüzün dengelenmesine de katkı sağlar.






Sigarayı bırakın

Sigaranın yalnızca akciğerlerinize zarar verdiğini düşünmeyin. Sigara kullananlarda Tip 2 diyabet riski, kullanmayanlara göre yüzde 30-40 daha yüksektir. Sigara insülin direncini artırır, pankreasın insülin salgılayan hücrelerine zarar verir ve yağın en tehlikeli bölge olan karın çevresinde birikmesine yol açar. Diyabeti olan bir kişi sigara içmeye devam ederse kalp krizi, böbrek hasarı ve damar tıkanıklığı riski katlanarak büyür. Bırakıldığında risk yıllar içinde geriler. Sigara bırakma polikliniklerinden ve uygulanan tedavilerden destek alınması gerekir. Bırakmak için en doğru gün bugündür.

Uykunuzu ve stresinizi ciddiye alın!

Düzenli olarak 6 saatten az uyuyanlarda insülin direnci ve diyabet riski belirgin şekilde artar; çünkü uykusuz beden, stres hormonu kortizolü yüksek tutar ve iştah hormonlarını alt üst ederek bizi gece atıştırmalarına iter. Günde 7-8 saatlik kaliteli uyku bir lüks değil, tedavi gibi görülmelidir. Bunun yanında yatış saatinizin gece 11'den geç olması biyolojik yaşlanmayı hızlandırmaktadır. Stresle başa çıkmak için de herkesin kendine uygun yöntemi bulması gerekir; yürüyüş, nefes egzersizi, hobi, dua, dostlarla sohbet... Ekran karşısında gece yarılarına kadar oturmak ise hem uykuyu hem şekeri bozan çifte kavrulmuş bir zarardır.

Rakamlarınızı bilin, yılda bir kez kontrolden geçin

Diyabet yıllarca hiçbir belirti vermeden damarları yıpratabilir. Bu nedenle en etkili silahın erken tanı olduğunu belirten Doç. Dr. Adnan Batman şöyle konuştu: "35-40 yaşından itibaren herkes yılda bir kez kontrolden geçmelidir. Ailesinde diyabeti olanların, fazla kilolu bireylerin ve gebelik şekeri öyküsü olan kadınların ise daha erken yaşta, yılda bir kez açlık kan şekeri ve gerekirse üç aylık kan şekeri ortalamasını gösteren HbA1c değerinin ölçülmesi gerekir. Açlık şekerinin 100-125 mg/dl arasında olması 'prediyabet' demektir. Prediyabet bir hastalık ilanı değil, yaşam tarzınızı değiştirmek için altın değerinde bir son çağrıdır. Ülkemizde milyonlarca kişi diyabetli olduğunu bilmiyor. Siz de onlardan biri olmayın; rakamlarınızı öğrenin ve düzenli kontrollerinizi ihmal etmeyin.

Miniklerin okul yolculuğu başladı: Okula uyum sürecinin önemi

Okula uyum süreci, çocukların aile ortamından çıkıp kurumsal bir sosyal yapıya geçiş yaptığı ilk kritik eşiktir

07.09.2026 13:11:00
Hasan Gündoğdu
 
Miniklerin okul yolculuğu başladı: Okula uyum sürecinin önemi
Miniklerin okul yolculuğu başladı: Okula uyum sürecinin önemi
Anaokulu ve ilkokul birinci sınıf öğrencileri için düzenlenen bu süreç, akademik bir başlangıçtan ziyade psikolojik ve duygusal bir güven alanı inşa etme amacı taşır.






Ayrışma Kaygısını Güvenli Bağlanmaya Dönüştürme
 
Aileden İlk Kopuş: Özellikle anaokulu çağındaki çocuklar için okul, ebeveyn korumasından ilk kez uzun süreli uzaklaşma anlamına gelir. Uyum haftası, çocuğun "Ebeveynim beni buraya bırakıyor ama mutlaka geri alacak" algısını geliştirmesini sağlar.

Aşamalı Süreç: İlk günlerde ders saatlerinin kısa tutulması ve ebeveynlerin okul bahçesinde/bekleme alanlarında bulunması, çocuğun kaygı düzeyini kademeli olarak düşürür.







Güvenli Alan ve Fiziksel Mekânı Tanıma
 
Bilinmezliği Giderme: Çocukların tanımadıkları mekânlara karşı doğal bir çekincesi vardır. Uyum sürecinde sınıfın, tuvaletlerin, yemekhanenin ve oyun alanlarının gezilip tanıtılması, ortamı öngörülebilir kılar.
 
Öğretmenle İlk Temas: Birebir iletişim sayesinde öğretmen, otorite figüründen ziyade ihtiyaç anında sığınılacak güvenli bir rehber olarak algılanmaya başlar.







Sosyal Kurallar ve Akran İletişiminin Temelleri
 
Akran Etkileşimi: İlk kez kendi yaş grubuyla yoğun bir paylaşım alanına giren çocuklar; sırasını bekleme, paylaşma, dinleme ve ortak hareket etme gibi temel sosyal becerileri bu süreçte deneyimler.
 
Baskısız Rutin: Akademik yükün ve katı kural listelerinin bulunmadığı ilk günlerde oyun temelli etkinlikler kullanılarak okul rutinine yumuşak bir geçiş yapılır.







Uzun Vadeli Okul Algısı ve Akademik Başarıya Etkisi
 
Uyum süreci başarılı geçtiğinde ya da uyum süreci ihmal edildiğinde neler olur, karşılaştırmalı olarak değerlendirelim:
 
Okul Algısı: Okul, keşfedilecek ve eğlenilecek bir yer olarak görülür. Okul, ebeveynden ceza olarak ayırma mekânı gibi algılanabilir.
 
Duygusal Durum: Özgüven artar, okula gitme isteği (motivasyon) yüksek olur. Okul fobisi, somatik ağrılar (karın/baş ağrısı) ve ağlama krizleri görülebilir.
 
Öğrenme Becerisi: Zihinsel enerji kaygıya değil, derse ve etkinliklere odaklanır. Kaygı seviyesi yüksek olduğu için odaklanma ve öğrenme güçleşir.
 
Ebeveynlerin bu dönemde sergileyeceği kararlı, sakin ve tutarlı tutum ile okulun esnek ve şefkatli yaklaşımı birleştiğinde; uyum haftası çocukların tüm eğitim hayatını olumlu etkileyecek sağlam bir temel oluşturur.

2 milyon 296 bin adet uyuşturucu hap ele geçirildi

Mersin'de polis ekiplerince kapı kilidi kesilerek girilen adreste 2 milyon 296 bin 336 adet sentetik hap ele geçirildi. Olaya ilişkin 4 şüpheli yakalandı

07.09.2026 11:56:00
İHA
 
2 milyon 296 bin adet uyuşturucu hap ele geçirildi
2 milyon 296 bin adet uyuşturucu hap ele geçirildi
Alınan bilgiye göre, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şubesi ekiplerince yüklü miktarda uyuşturucu madde bulunduğu değerlendirilen merkez Yenişehir ilçesi Batıkent Mahallesi'nde paravan olarak kullanılan dükkan tespit edildi.








Operasyon için harekete geçen polis ekipleri kapı kilidi kesilerek girilen iş yerinde 97 adet koli içerisinde 2 milyon 296 bin 336 adet sentetik ecza hapı ele geçirdi. Operasyonda aralarında hırsızlık, yaralama gibi çeşitli suç kayıtları olan şüphelilerin de bulunduğu K.S., İ.A., H.S. ve K.K. yakalanarak gözaltına alındı. 






Emniyete götürülen 4 şüphelinin uyuşturucu ticaretinden ifadelerinin alınıp adliyeye sevk edileceği öğrenildi.

Operasyonla ilgili soruşturma sürüyor.

Dolandırıcıların sahte altın turu Antalya'da bitti

İstanbul'dan yola çıkarak Antalya'da 4 ve Çanakkale'de ise 1 kuyumcuya gerçeğinden ayırt edilemeyecek derecede benzerliğe sahip sahte altın satarak dolandırıcılık olayına karışan 2'si kadın 3 kişi Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerinin 100 saatlik güvenlik kamerası incelemesi ile Denizli'de yakalandı. Şüphelilerin güzergah boyunca başka kuyumcuları da aynı yöntemle dolandırdığı değerlendiriliyor

06.09.2026 11:41:00
İHA
 
Dolandırıcıların sahte altın turu Antalya'da bitti
Dolandırıcıların sahte altın turu Antalya'da bitti
2 Eylül tarihinde Kepez ilçesinde bulunan bir kuyumcuya müşteri gibi gelen bir kadının gerçeğinden ayırt edilemeyecek şekilde üretilmiş sahte altını satarak dolandırıcılık olayına karıştığı ihbarı üzerine Kepez Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri harekete geçti. Akşam saatlerinde Kepez ilçesi Güneş Mahallesi'nde bulunan iş yerine gelen ve 11 bin 500 TL değerinde aldatma kabiliyeti yüksek sahte altın verildiğini belirleyen ekipler şahsın kimliğinin tespit edilmesi amacıyla güvenlik kamerası incelemesi başlattı. Yapılan araştırmada kadın şahsın aynı gün içerisinde Kepez ilçesi Dokuma bölgesinde ve Konyaaltı ilçesi Molla Yusuf Mahallesinde bulunan başka bir kuyumcuyu daha aynı yöntemle dolandırdığı belirlendi.






100 saate yakın güvenlik kamerası incelendi

Araştırmalarını derinleştiren Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri 100 saate yakın güvenlik kamerası incelemesi sonucunda şahsın kimliğine ve bölgeden ayrıldığı araç plakasına ulaştı. Kadın şahsın ertesi gün Muratpaşa ilçesi Yüksekalan Mahallesinde bulunan başka bir kuyumcuda daha aynı şekilde 13 bin TL dolandırıcılık olayına karıştığı tespit edildi. Kimlik bilgisinden kadın şahsın konyaaltı ilçesinde bir otelde konakladığının tespit edilmesi üzerine otele giden ekipler şahısla birlikte 2 kişinin daha olduğunu ve sabah saatlerinde çıkış yaptıklarını öğrendi. PTS kayıtlarını incelemeye alan polis ekipleri isimlerinin Sevinç C. (21), Eyüp K. (55) ve Büşra G. (26) olduğu tespit edilen 3 şahsın 34 NS 6942 plakalı araçla Antalya'dan Denizli istikametine ayrıldıkları belirledi.








Denizli girişinde yakalandılar

Denizli İl Emniyet Müdürlüğü ile iletişime geçen ekipler Konyaaltı, Kepez ve Muratpaşa ilçelerinin yanı sıra Çanakkale'de 5 farklı kuyumcuya gerçeğinden ayırt edilemeyecek aldatma değeri yüksek sahte altın satarak dolandırıcılık olayına karışan 2'si kadın 3 kişiyi yakaladı. Şahısların yapılan üst ve araç aramasında suçtan elde edildiği değerlendirilen; 143 bin 700 TL nakit para, 2 bin Amerikan Doları, dolandırıcılık olaylarında kullanılan ve sahte olduğu değerlendirilen 61 gram altın, 2 adet çeyrek altın, 2 adet bileklik, 1 çift küpe, 1 kolye, 1 adet sim kart ve 3 adet cep telefonuna el konuldu.








Dolandırıcılık turuna çıkmışlar

Kepez Suç önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerinin 100 saate yakın güvenlik kamerası incelemesi ve ısrarlı takibi ile Denizli'de yakalanarak Antalya'ya getirilen Sevinç C. (21), Eyüp K. (55) ve Büşra G. (26) emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edildi. İstanbul'dan yola çıktıkları ve güzergâh boyunca onlarca kuyumcuyu aynı yöntemle dolandırdıkları değerlendirilen şüpheliler nitelikli dolandırıcılık suçundan çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.













Okul saldırısı davasında annenin tahliyesine yapılan itiraz kabul edildi

Kahramanmaraş'ta okul saldırganının annesine verilen tahliye kararına itiraz edildi. İtirazı değerlendiren Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi anne Pınar Peyman Mersinli'nin tutukluluk halinin devam etmesine karar verdi

05.09.2026 17:05:00
İHA
 
Okul saldırısı davasında annenin tahliyesine yapılan itiraz kabul edildi
Okul saldırısı davasında annenin tahliyesine yapılan itiraz kabul edildi
Kahramanmaraş'ta 9 öğrenci ve 1 öğretmenin hayatını kaybettiği Ayser Çalık Ortaokulu saldırısına ilişkin davanın duruşması dün yaklaşık 16 saat sürdü. Davanın ilk duruşmasında saldırgan İsa Aras Mersinli'nin annesi Pınar Peyman Mersinli'nin oy çokluğuyla tahliye edildi.






Bu kararın ardından hayatını kaybeden 9 öğrenci ve 1 öğretmenin aileleri avukatları ile birlikte bugün Kahramanmaraş Adliyesi'ne gelerek Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvurarak anne Pınar Peyman Mersinli hakkında verilen karara itiraz etti.








İtirazı değerlendiren Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi Pınar Peyman Mersinli'nin tutukluluk halinin devam etmesine karar verdi.

Ankara'da uyuşturucu ve fuhuş ağına 3. dalga operasyon: 15 gözaltı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, başkentte gençleri uyuşturucu ve fuhuş bataklığına sürüklediği değerlendirilen kişi, çevre ve mekânlara yönelik yürüttüğü kapsamlı soruşturma kapsamında 3. dalga operasyonu başlattı. Operasyonda 15 şüpheli gözaltına alınırken, 6 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi

05.09.2026 17:01:00
İHA
 
Ankara'da uyuşturucu ve fuhuş ağına 3. dalga operasyon: 15 gözaltı
Ankara'da uyuşturucu ve fuhuş ağına 3. dalga operasyon: 15 gözaltı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen uyuşturucu ve fuhuş soruşturmaları kapsamında 21 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.






Operasyonda S. K., U. H. A., M. A., O. G. D., R. Ç. B., B. Y., B. D., E. B., E. E., E. A. Y., E. G., M. S., E. Y., E. N. A. ve K. Ç. gözaltına alındı. Ç.B.'nin evinde yapılan aramada esrar ve sentetik uyuşturucu; E.E. ile E.G.'nin evlerinde kokain ve K.Ç.'nin evinde kırmızı reçeteli ilaçlar bulundu.

M. D., B. G., S. B. B., M. A. K., M. Ç. ve C. S.'nin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi. Böylece bugün gerçekleştirilen 3. dalga operasyonda 15 şüpheli gözaltına alınırken, 6 şüpheli firari olarak aranıyor.









Soruşturma dalgaları 7 Ağustos'ta başladı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının gençleri uyuşturucu ve fuhuş ortamlarına sürükleyen kişi ve mekânlara yönelik kapsamlı soruşturması 7 Ağustos 2026 tarihinde 14 şüpheliye yönelik başlatıldı. İlk iki dalgada elde edilen ifade, dijital materyal, biyolojik inceleme ve diğer deliller doğrultusunda soruşturmanın yeni isimlere doğru genişletilmesi üzerine yeni dalga operasyonlar gerçekleştirildi.

İlk dalga operasyonda adli işlem yapılan şüphelilerden A.K, E.U., A.Y., T.B., B.B., C.A., İ.H., M.K., D.K., N.K. ve N.G.D. tutuklandı. H.İ.Y. hakkında adli kontrol kararı verilirken, E.F. ile B.R.Y. firari olarak aranmaya başlandı.

İlk dalga kapsamında yapılan ATK test sonuçlarında iletilen raporlar kapsamında 8 şüphelide uyuşturucu madde tespit edildi. A.K.'nin kan, idrar ve saçında kokain ve metamfetamin, M.K.'nın kan, idrar ve saçında kokain ve metamfetamin, T.B.'nin idrar ve saçında esrar, kokain ve sentetik kannabinoid, B.B.'nin idrar ve saçında kokain ve sentetik kannabinoid bulgulandı.

E.U. ve A.Y.'nin saçlarında kokain, D.K.'nın idrarında kokain, N.G.D.'nin saçında ise kokain ve metamfetamin bulundu. Adli kontrol kararı verilen H.İ.Y.'nin kan ve idrarında uyuşturucu veya uyarıcı maddeye rastlanmadı.

2. dalgada mekânlar da mercek altına alındı.









Soruşturmanın 16 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen ikinci dalgasında, uyuşturucu ve fuhuş faaliyetleriyle bağlantıları araştırılan kişilerin yanı sıra bazı eğlence ve yeme-içme mekânlarının işletmeci ve ilgilileri de soruşturma kapsamına alındı.

İkinci dalgada A.Ö., B.A., D.Ç., E.D., E.Ç., E.L., F.A., F.Ö., M.E.A., M.D., Ö.Ü., S.Ö., S.G., S.K. ve T.T. tutuklandı.

Soruşturmanın mekânlar ayağında ise K.A., H.B.E. ve A.A. tutuklanırken; M.A., H.E., K.V., M.D. ve Ö.Ş. hakkında adli kontrol kararı verildi. M.O. ve Y.T. firari olarak aranırken, soruşturmanın devamında C.T., C.Ö. ve S.A. da tutuklandı. Böylece ikinci dalgada 21 şüpheli tutuklandı, 6 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi, 2 şüpheli ise firari olarak aranmaya başlandı.

İkinci dalga kapsamında şüphelilerden alınan biyolojik örneklerin incelenmesinde 10 şüphelide uyuşturucu madde tespit edildi. B.A. ve E.Ç.'nin idrarında kokain metabolitleri; D.Ç., E.D., F.A. ve S.K.'nin saçlarında kokain tespit edildi.

E.L., M.E.A. ve S.G.'nin kan ve idrarında kokain, A.Ö.'nün kan ve idrarında ise esrar etken maddesi THC-COOH bulundu. Adli kontrol kararı verilen V.T.'nin kan, idrar ve saç örneklerinde uyuşturucu veya uyarıcı madde tespit edilmedi.


Başakşehir'de inşaat alanında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Başakşehir'de inşaat alanında yaşanan göçükte toprak altında kalan işçinin hayatını kaybettiği belirlendi. İşçinin cenazesi itfaiye ekiplerinin çalışmasıyla göçük altından çıkartıldı. Olayla ilgili 4 kişi hakkında gözaltı kararı verildi

03.09.2026 13:53:00
İHA
 
Başakşehir'de inşaat alanında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Başakşehir'de inşaat alanında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Başakşehir Şamlar Mahallesi Zerafet Konakları inşaatında yaşanan istinat duvarı çalışması sırasında göçük yaşanmış, 2 işçi toprak altında kalmıştı. Bölgeye sevk edilen AFAD ve itfaiye ekipleri, toprak altında kalan işçilerin kurtarılması için çalışma başlattı.






Göçük altında kalan Tolga Yahşi, toprak altından çıkartılarak sağlık ekiplerince hastaneye sevk edilirken, Ferdi Yahşi'nin (27) hayatını kaybettiği belirlendi. Yahşi'nin cansız bedeni, ekiplerin çalışmasıyla göçük altından çıkartıldı. 






Yahşi'nin cenazesi Cumhuriyet Savcısı'nın incelemesinin ardından Adil Tıp Kurumu'na kaldırıldı. Olay yerine gelen Ferdi Yahşi'nin yakınları sinir krizleri geçirdi.








4 kişi hakkında gözaltı kararı

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Cumhuriyet Savcısı olay yerine gelerek incelemelerde bulundu. Soruşturma kapsamında müteahhit, şantiye şefi, iş güvenliği uzmanı ve kepçe operatörü hakkında gözaltı kararı verildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.