Sayın Erdoğan siyasete yeni bir tabir daha soktu: Millet çeşitliliği.
Arama motorlarına 'millet çeşitliliği' ne demek, diye sordum. Birçok çeşitlilik başlıkları verdiler ama millet çeşitliliği başlığında aciz kaldılar. Sonra yapay zekaya sordum. O işi çözdü ve Erdoğan'ın niyetini açıkladı. Cevap aşağıda.
Birde arama motorlarına millet nedir, diye sorayım dedim; 'Millet aralarında dil, tarih, ülkü, duygu, gelenek ve görenek birliği olan insanların oluşturduğu toplumdur' dedi.
Türk Milleti ne demek, sorusunu ise internetten değil Hacı Bektaşi Veli Hazretlerinden soracaksanız.
Hazret, Anadolu'da öyle bir hayat modeli, yaşam tarzı ortaya koyuyor ki, bu topraklarda yaşayan Rum'u Ermeni'si, Yahudi'si, Yezdani'si, Laz'ı, Kürdü, Çerkez'i, Türkmen'i hülasa 36 etnik gurup-inanç sahibi insanlar bu modele hayran kalarak, 'bizde, sizin gibi olmak istiyoruz' diyorlar.
Babası, İmam Ali Rıza soyundan olan Hacı Bektaşi Veli Hazretlerinin annesi ise Türk idi ve Hazret, annesine olan sevgisinden dolayı kendisini 'Türk' olarak tanıtıyordu.
İşte Hacı Bektaşi Veli Hazretlerinin bahsettiğimiz yaşam tarzı ve anlayışı İslam'dı. İnsanlar İslam Dinine giriyor ve 'Türk olduk' diyorlardı, kendilerini Türk olarak tabir ediyorlardı.
İşte Anadolu'nun Türkleşmesi böyledir.
Bu Türk Milleti, kavramını Atatürk Lozan'a gönderdiği, bu topraklar üzerinde yaşayan ve Müslüman olan herkes kardeştir, bir millettir ve o milletin adı Türk Milleti'dir' mesajıyla tescil ettirmişti.
Şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan diyor ki: "Milletin çeşitliliğini ve zenginliğini yansıtan bir anayasa hedefliyoruz."
Başka?
"Farklı ana dillerin, kültürlerin, kimliklerin, inançların özgür ve eşit olduğunu vurgulayan bir eşitlikçi anayasaya ihtiyaç var."
Yani 1071 öncesine mi dönelim? Arap milleti Kürt milleti, Laz milleti, Türk milleti, Rum milleti, Ermeni milleti… Bizans kültürü, Roma kültürü, Laz kültürü, Kürt kültürü, Türk kültürü…
Yapay zekada bu cevabı vermişti: aynı topraklar üzerinde yaşayan farklı milletler.
Erdoğan'ın metin yazarı kim?
Gerçekten merak ediyorum! Sayın Erdoğan'ın basın danışmanı ve metin yazarı kim?
Neden mi? Çünkü bu mantığı ülkemiz ve Ortadoğu 15 yıldan fazla görev yapan, milletimiz, Müslümanlar ve bölge devletleri hakkında çalışmaları, kitapları olan CIA eski başkan yardımcısı ve de siyaset bilimci Graham Fuller'in açıklama ve yazılarında da rastlıyoruz.
Örneğin Graham Fuller, Erdoğan, başkanlık sistemi için 'bir özenti' dediği yıllarda, 'Türkiye'nin başkanlık sistemine geçeceğini öngörmüştü!
"Türkiye, yakın bir gelecekte iki partili bir temsil sistemine gebe… Kökleri geçmişe dayanan ekonomik kriz, iktidardaki koalisyon (Bülent Ecevit liderliğindeki 57. Hükümet'ten söz ediyor) partilerinde büyük deprem yaratacak.
Fazilet Partisi'nden kopan bir grup ılımlı İslamcı, geniş tabanlı bir siyasi oluşuma gidecek. Bazı etkin siyasetçiler, partilerinden istifa ederek bu yeni oluşuma katılacak. Yeni oluşum kartopu gibi büyüyüp gelişecek.
Türkiye'de yakın gelecekte ılımlı İslamcılar iktidara gelecek. Ilımlı İslamcıların yanında İslami söylemlere ters düşmeyen ılımlı sol bir parti de, Meclis'e sokulacak"
Kahin bu adam! Geldiğimiz noktayı tam 23 yıl önce haber vermiş!!!
Bu kahinin (Graham Fuller'in) bir başka öngörüsü ise şöyle: "Türkiye, Osmanlı gibi çok kültürlü, çok dinli ve çok ırklı bir yapıyı benimsemelidir."
Aaaa! 20 küsur yıl sonra Sayın Erdoğan'da aynı şeyleri söylüyor. Ne tesadüf ama!
Son söz
"Çeşitli millet, çeşitli devlet, çeşitli bayrak, çeşitli vatan" anayasanızı kabul etmeyeceğiz." (BTP lideri Hüseyin Baş)
O kadar.
- Kralın elma hikayesi ve AKP iktidarı / 27.01.2026
- Suriye’de kim kazandı? / 26.01.2026
- Namus sadece CHP’de aranmamalı / 25.01.2026
- Kürt sorunu var mı, yok mu? / 24.01.2026
- ABD ile yürüyen doğruya ulaşamaz / 23.01.2026
- Uyuşturucuyu tabana yaydılar / 21.01.2026
- Sen bir katil ve sapıkla dost olur musun? / 20.01.2026
- Hakan Fidan ‘uyandık’ diyor / 19.01.2026
- PKK’yı bitirmek yerine büyüttüler / 18.01.2026



























































































