HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 AĞUSTOS 2022, SALI

Sistemin odağı insan olmalı

13.03.2018 00:00:00
Üç yüz altmış beş günü bir yıl kabul ediyoruz. Üç yüz altmış beş gün!
Bir güne de kadınlar günü diyoruz. Dikkat edin, kadınlar nasıl kurtulur demiyoruz. Çözüm konuşmuyoruz. "Bugün de kadınların" diyoruz. Örneğim hanımlardan uzak; delinin bu dağ benim, bu bayır benim demesi gibi bir zihniyetle hiçbir kitleye çözüm getiremeyiz. Bir gün değil, her gün kadınlar günü olsun, kadınları nasıl kurtaracağız? Kadınların derdi ne? Kadınların çözümü nerede?
Bir gün kadınlar günü diyoruz dedik. Ya anneler günü, ya babalar günü, ya engelliler günü, ya işçi bayramı say sayacağın kadar, bunlar yok mu?
Evvela şunu itiraf edelim. Bizim insan meselemiz var. Kaç yıldır insanız desek de daha insanlık nedir, insan kimdir sorusuna eğilmedik bile.
İnsanı odak noktası eden bir zihniyeti sosyal, iktisadi, siyasi alanlarda yaşamadıkça, hiçbir gün toplumun hiçbir kesimini güldürecek bir şey yaşayamayız.
Odak noktası nedir? Bir mercek, sonsuzdan paralel olarak gelen sonsuz tane ışığı bir yerde toplar. İşte bu bahsedilen odak noktasıdır.
Şimdi, soygunun, hırsızlığın, sömürünün ve vahşetin mazereti ve güya bilimsel altyapısı olmaya yola çıkmış kapitalizmi uyguluyoruz ve sistem merceğine gelen bir ışığın insanımıza değmesini istiyoruz. Gülerler adama! Kapitalizmde ne kadar kaynak varsa, hepsi birkaç ailenin odağına toplanır ve aktarılır. Böyle de oluyor! Önce bir insan tarifinden çıkmak yerine, modeline uygun bir insan modeli uydurması bile bunun ispatı değil mi?
Sonsuz sayıda ışık aleme düşüyor. Sonsuz miktarda kaynak var. Milli Ekonomi Modeli'yle Prof. Dr. Haydar Baş diyor ki; bu kaynak insana, insanlığa düşmeli. Bunu eğer, "insanlığa düşse insanlık namına güzel bir şey olur" penceresinden yansıtsa bunun adı ekonomi modeli olmazdı. Prof. Dr. Haydar Baş, iktisadı zerreden kürreye masaya yatırıyor, öncekilerinin yanlışlarını kendi üniversitesinde ortaya döküyor ve aslı belirtiyor (bunu yaparken diğerleri gibi hiçbir tezden faydalanmıyor da); bunun yanında ortaya bilimsel olarak şu gerçek çıkıyor: İnsan için olan bir sistemde herkes kazanır. (Akademik bilgi için: Prof. Dr. Haydar Baş, Milli Ekonomi Modeli Sosyal Devlet Milli Devlet).
Yani, evet kadın diyelim; evet işçi diyelim; evet o diyelim bu diyelim; ne kadar haksızlık varsa konuşalım... 
Ama, konuşmakla hiçbir şeyi çözemeyiz. İşleyen mekanizmayı insan için etmedikçe, akan suyu insan çölüne dökmedikçe; bunu yapacak sistemi hayata geçirmedikçe yanlışları düzeltemeyiz.
Her günü kadın haklarını konuşmaya versek her geçen yıl kadın cinayetleri artmaya devam eder emin olun. 
İyi olacak demekle hasta iyileşseydi, doktora gitmezdik. 
Gelin, derdimiz her kesimin yani topluca insanın sıkıntısıdır, bunu çözebiliriz.
Milli Ekonomi Modeli penceresinden toplumun her kesimini kucaklayabilir ve herkesin faydasını sağlayabiliriz.
Eğer esas sıkıntımızı fark eder ve Prof. Dr. Haydar Baş dersek!
Yoksa tüm değerler oluk oluk birkaç kişiye akarken biz "oruçlu kavgası" yaşıyor gibi birbirimizi yer, sonra neden birbirimizi yiyoruz, neden bu kadar insanımız birbirini boğazlamış der dururuz. Yine konuşuruz ama çözümün kapısından koşa koşa uzaklaşarak konuşmuş oluruz.
 
Hüseyin Taşkın / diğer yazıları
- Ölenden borç var doğana borç kalıyor / 08.06.2019
- Eğer başarı aranıyorsa / 10.04.2019
- Enflasyonu da bilmiyorsunuz ki! / 15.03.2019
- Büyük devrim / 14.03.2019
- Çözüm sahibi olmak / 05.03.2019
- Taklit edilmeye çalışılan parti BTP / 26.02.2019
- Hepimiz orada olmak durumundayız / 20.01.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a kim tuzak kurar? / 15.01.2019
- Yarın değil, bugün / 25.12.2018
- Ata’ya vefa borcumuz var / 23.10.2018
- ‘Hoş Geldin Atatürk’ defalarca okunmalı / 22.10.2018
- Huzur ve refah getirecek bakış / 22.09.2018
- Sorundan çözüm beklemeyelim / 05.09.2018
- FETÖ ağzıyla kusan müfteriler / 17.08.2018
- Nedim'in Atatürk'le zoru! / 16.08.2018
- İnsanın insanîleşebilmesinin yolu / 14.08.2018
- Prof. Dr. Haydar Baş neden hedefte? / 11.08.2018
- Can sıkan haberler / 15.05.2018
- İyi olacak demekle olsaydı / 25.04.2018
- Çözümün güneşi doğdu / 23.04.2018
- Vatan en büyük çatımızsa / 22.04.2018
- Prof. Haydar Baş'la olmak / 25.03.2018
- Atatürk dizisi neden yok? / 16.03.2018
- Sistemin odağı insan olmalı / 13.03.2018
- İnsanın yediği kanında gezer / 10.03.2018
- MEM'e genel bir bakış / 07.03.2018
- Milli değil, millî olalım / 05.03.2018
- İlkesel ve caydırıcı duruş / 22.02.2018
- Kafamızdaki namluyla barışmak / 21.02.2018
- Bizi selden gemi kurtarır / 18.02.2018
- Sözlerimiz ve eylemlerimiz / 05.02.2018
- Kilise değil Cemevi açın / 10.01.2018
- Yeni yıl nasıl farklı olur? / 04.01.2018
- Ağlayın doğurduğunuz zifir için / 03.01.2018
- Sınav, sistem ve öğrenci / 30.12.2017
- Asgari ücret / 28.12.2017
- Hür ile esir arasındaki fark / 26.12.2017
- Tercüme olmayın Prof. Baş'la olun / 07.12.2017
- Ha bu eşekleri kimler yedi! / 06.12.2017
- Seçtiğimiz vahamet / 01.12.2017
- Haydar Hoca'yla Hoş geldin Atatürk / 22.11.2017
- Küresel dünyada değişmeyen / 21.11.2017
- Hilafeti çalanlar / 07.11.2017
- Atatürk'e en güzel armağan / 02.11.2017
- Muhtaç olduğumuz / 31.10.2017
- İslam'ın temel gerçeği / 18.10.2017
- İktisadi dertler ve çözüm / 16.10.2017
- Ufkun ötesini gözlere çeken lider / 15.10.2017
- Hedef Türkiye'ymiş Allah Allah / 12.10.2017
- Suya küsen susuzlukla barışır / 11.10.2017
- Zifirdiniz, karanlıklar doğurdunuz / 01.10.2017
- İslam'a neler yaptılar / 10.09.2017
- Padişaha kul olmak / 07.09.2017
- Ya vatansız kalacağız ya zengin olacağız / 15.08.2017
- Atatürk'ün o sözünü işitmiş miydiniz? / 11.08.2017
- Şükür ki; / 10.08.2017
- Çoğunluk ve gerçek / 09.08.2017
- Tarih; dündür bugündür, yarındır / 08.08.2017
- Büyük nasibi tepmek büyük nasipsizliktir / 07.08.2017
- Firavun'a halef padişahlar / 06.08.2017
- Eşsiz lider benzersiz kadro / 05.08.2017
- Kapitalizm ve ülkeler / 31.07.2017
- Yön ve güzergâh / 30.07.2017
- Tehlike siyonist İslamcılıkta / 29.07.2017
- Bataklık bakiyken sinek fani olmaz / 28.07.2017
- Akılcılık akılsızlıktır! / 26.07.2017
- Ah be milletim! / 25.07.2017
- Ölçü / 24.07.2017
- Demokrasi / 22.07.2017
- Burada bir yanlışlık yok mu? / 18.07.2017
- Ne haldeysek gönülden / 17.07.2017
- Kim marjinal? / 08.07.2017
- Kimse hâlâ FETÖ'yü anlamış değil / 05.07.2017
- Bu yurda edilen zulüm / 04.07.2017
- Hâl-i pürmelalimiz... / 30.06.2017
- O tabu yıkılmadan olmaz! / 23.06.2017
- Başkan nasıl olmalı? / 26.05.2017
- Hürriyet ve esaret cepheleri / 24.05.2017
- Türkiye'nin problemi ne? / 20.05.2017
- Hem deva hem deha / 14.05.2017
- Atatürk eşittir millet / 13.05.2017
- İslam ve İslamcılık / 26.04.2017
- İnsan neden aldanır? / 14.04.2017
- Liderin farkı / 24.03.2017
- Atatürk'e saldırmak? / 21.03.2017
- Bir milletin ahvali / 10.03.2017
- Atatürk'e yapılan? / 11.09.2016
- Müslüman Atatürk gerçeği / 07.09.2016
- Ayrıştırma köprüsü / 29.08.2016
- MEM Çağı başlamıştır / 08.05.2016
- Uçurumdan düşmeye başladık / 02.05.2016
- Uyku ölümdür, uyanılmaz! / 28.02.2016
- Kendi kuyusunu kazan millet / 19.02.2016
- Gün birlik günü / 12.02.2016
- İki bağımsız gönül / 06.02.2016

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

13.03.2017, 13.03.2016, 13.03.2015, 13.03.2014, 13.03.2013, 13.03.2012, 13.03.2011, 13.03.2010, 13.03.2009, 13.03.2008, 13.03.2007, 13.03.2006, 13.03.2005, 13.03.2004, 13.03.2003, 13.03.2002, 13.03.2001, 13.03.2000, 13.03.1999


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.