logo
15 OCAK 2026

Siz var mısınız?

14.07.2012 00:00:00
Fizik ilmi başta olmak üzere bütün ilimler maddenin bölünemez temel parçacığının ne olduğunu merak etmişlerdir. Deneyler yapmışlar, gözlemlerini matematik diliyle ifade etmişlerdir. Maddenin temel taneciğinin bazen dalga (Çift yarık deneyi) bazen de parçacık (compton deneyi) gibi davrandığı gözlemlenmiştir. Buradan hareketle maddenin temel parçacığının hareketini tanımlayan Schrödinger, iki uzayı (dalga - parçacık) birbirine dönüştüren matematik formülasyonlar kullanmıştır.  
Maddenin dualitesi olarak ifade edilen bu durum fizikçileri iki farklı düşünce grubuna ayırmıştır;  
Maddenin temel parçacığı sicimciklerden (elektromanyetik alanlar) ibarettir diyenler ve hayır madde kütlesi olan bölünemez temel parçacıklardan oluşmuştur diyenler.  
Zira Heisenberg’in ifadesiyle parçacığın konumu ile hızını aynı anda görme şansınız yoktur. Nerede olduğunu tespit etsek, temel parçacığın hızını (kütlesini) tespit edemeyiz, kütlesini tespit etsek konumunu tespit edemeyiz. Dolayısıyla, temel parçacık, bize kendisi hakkında tam bilgi edinmemize fırsat vermiyor. Sonuç olarak, atomdaki düzen hakkında her gün bir şeyler söyleniyor, söylenmeye devam edecektir.
Bohr, atomların bulundukları seviyelerde ivmeyle hareket etmelerine rağmen enerji kaybetmediklerini ifade etmiştir. Bütün bunlar mutlak doğruyu kavramak için yeterli değildir. Sadece mutlak doğruya işaret etmiş olabilirler. Mutlak doğruyu bilmek, eşyanın hakikatini bilme ilmiyle doğru orantılıdır. Bu özel ilim de  Allah’ın has kullarına aittir.  
Fen ilimleriyle uğraşanların genelinde, özellikle de gelişmekte olan ülkelerin bilim adamlarında özgün düşünmeye karşı bir karşı duruş ve bağnazlık vardır. Ayrıca, maddeyi yoktan var eden insanın ve evrenin sahibine karşı ilahlık taslarcasına bir kompleksleri mevcuttur.
Ekranlarda izlediğimiz, ilim adamlarından biri çıkıp da “Allah’ın yarattığı ruhu taşıyoruz. Onun yarattığı mekanda bulunuyoruz. Onun yarattığı evreni, atom ve atom altı parçacıklarını inceliyoruz. O zaman ilk olarak bakacağımız, istifade edeceğimiz, anlamaya çalışacağımız Allah (CC) ve onun gönderdiği ilahi kitap olan Kuran-ı Kerim’dir” diyebilir mi? Diyemezler, çünkü onlar bilimsel gerçeklikleri Allah’ı inkar etmek olarak algılamışlardır.
İstisnaları tenzih ederek diyoruz ki, özgün düşünme yetisini kaybetmiş, kompleksli ve bağnaz bilim adamlarının, ayrıntıyı ve farklılığı fark etmesi mümkün değildir.
Özgün düşünen, farkı ayrıntı içinden çekip çıkaracak insanlara her sahada ihtiyaç vardır. Bu insanlar, özel ve güzel insanlardır. Bir örnekle devam edelim.
Kapitalist ekonominin hakim olduğu, karşısında duranın aşağılandığı tabiri caizse aforoz edildiği dünyada biri çıkarak meydan okurcasına, bir ekonomik tez ortaya koyacak ve bu tez bugüne kadar hiç kimsenin ortaya koyamadığı, cesaret edemediği tez olacak, ekonomide bir çağ açacak.
Aynı kişi, başta ABD ve AB ülkeleri olmak üzere bölgemizdeki topraklarda gözü olanların istismar ettiği, kan dökülmesinde kullanmayı tasarladıkları mezhep kavgasını (sünni - şii), ortaya koyduğu eser ve strateji ile zenginliğine dönüştürüp, bunu ortaya koyduğu bilimsel temellerle ispat ederek kardeşkanının akmasını durduran kişi olacak.
Dinler arası diyalog projesini, Müslümanları Hıristiyanlaştırmak ve Hıristiyanlaştırdıkları ülkelerin idaresini, siyasetini yönlendirmek, o ülkenin bütün zenginliklerini sömürmek olarak görüp, eserleri ve uyarılarıyla bu tehlikeyi ortadan kaldıran kişi olacak.  
Bohr’un atom tanımının yanlış olduğunu, doğrusunun elektronların sürekli varmış gibi göründüğü enerji seviyelerinde ise sürekli yok edilip var edildiğini, zamana getirilen tanım yetersiz olduğundan dolayı Bohr’un yanıldığını ifade eden de aynı kişidir. Bu özel kişiyi tanıdınız mı? İsterseniz biraz daha ipucu verelim. Yabancı unsurlar ve onların yerli uşakları , “onu getirmezler ki”, “iyi ama yaptırmazlar ki”, “ona müsaade etmezler ki” ifadeleriyle perdelemek istedikleri bu özel kişiyi, aslında öz kardeşlerinden daha iyi tanırlar. Yapacağını çok ama çok iyi bilirler. Buna rağmen mevcut siyasi anlayışların çözümü olmadığını, ülkeyi el birliğiyle batırdıklarını ifade ettiğinizde aynı ağızlar bu gerçeği kabul etmelerine rağmen “ama daha iyisi yok ki “ derler. Dolayısıyla çözümü ve çözümün adresini perdelemeye çalışırlar.
Bütün bu oyunlara son verebilmek, bu kişinin ismini millet olarak hatırlamaktan ve bir daha unutmamak üzere (özellikle sandık başında) beynimize ve kalbimize kazımaktan geçer. Ben varım siz millet olarak var mısınız? 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Harun Kayacı / diğer yazıları
İllerin teknolojik gelişmişlik endeksi açıklandı
İlk sırada Ankara, ikinci İstanbul
2025 bütçe açığı belli oldu
1 yıllık açık 1.8 trilyon TL
'Emekli aylıkları insanca yaşam seviyesine çıkarılsın'
TÜRK-İŞ'ten siyasi partilere mektup
Trump, Rodriguez ile görüştü
Petrol ve madenler ele alındı
ABD Senatosu'ndan "Venezuela" kararı
O tasarı reddedildi
Trafik cezalarının artırılması TBMM'de oylandı
Saldırgan sürücülere ceza geliyor
İran'dan, Trump'ın saldırı tehditlerine cevap
"Haziranda yaptığınız hatayı tekrarlamayın, İran diplomasiye hazır"
Rusya her kulvarda saf dışı
ABD, Kafkasya'ya da yerleşiyor
Arkadaşınızı ona göre seçin
Kumara 'sosyal çevre' başlatıyor
"Şartlar düzelirse eski rakamlar yakalanır"
Hazır giyimciler devlet desteği talep ediyor
Yargı yine şaşırtmadı
Avukat Rezan Epözdemir tahliye edildi
Kadın hakimi vurmuştu
O savcı tutuklandı
Atlantik’te 10 ton kokain ele geçirildi
Gemi Türkiye'ye de gelmiş
Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraklerine operasyon
18 şüpheliden 14'ü gözaltına alındı
Trump kendini aştı!
"Yetkim anayasa ya da mahkemelerle değil, kendi ahlakımla sınırlı"
İllerin teknolojik gelişmişlik endeksi açıklandı
İlk sırada Ankara, ikinci İstanbul
2025 bütçe açığı belli oldu
1 yıllık açık 1.8 trilyon TL
'Emekli aylıkları insanca yaşam seviyesine çıkarılsın'
TÜRK-İŞ'ten siyasi partilere mektup
Trump, Rodriguez ile görüştü
Petrol ve madenler ele alındı
ABD Senatosu'ndan "Venezuela" kararı
O tasarı reddedildi
Trafik cezalarının artırılması TBMM'de oylandı
Saldırgan sürücülere ceza geliyor
İran'dan, Trump'ın saldırı tehditlerine cevap
"Haziranda yaptığınız hatayı tekrarlamayın, İran diplomasiye hazır"
Rusya her kulvarda saf dışı
ABD, Kafkasya'ya da yerleşiyor
Arkadaşınızı ona göre seçin
Kumara 'sosyal çevre' başlatıyor
"Şartlar düzelirse eski rakamlar yakalanır"
Hazır giyimciler devlet desteği talep ediyor
Yargı yine şaşırtmadı
Avukat Rezan Epözdemir tahliye edildi
Kadın hakimi vurmuştu
O savcı tutuklandı
Atlantik’te 10 ton kokain ele geçirildi
Gemi Türkiye'ye de gelmiş
Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraklerine operasyon
18 şüpheliden 14'ü gözaltına alındı
Trump kendini aştı!
"Yetkim anayasa ya da mahkemelerle değil, kendi ahlakımla sınırlı"
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.