logo
19 HAZİRAN 2026

Sizce savaş, Gazze-İsrail savaşı mı?

13.11.2023 00:00:00

İsrail'in yaptıklarını iyice düşünüp ele alırsak, hedefi Filistin gibi görünse de, genel olarak Müslümanları hedef aldığı apaçık ortadadır. 

Okuyucularıma bu konuya dair, Yeni Mesaj gazetesinin düzenlemiş olduğu 7. Uluslararası Ehl-i Beyt Sempozyumundaki Prof. Dr. Haydar Baş hocamın konuşmasını izlemelerini tavsiye ediyorum. 

Bu vesileyle de her konuda yolumuza ışık tutan, Prof. Dr. Haydar Baş hocamı minnetle ve özlemle anıyorum…

Ne diyor saygı değer Hocam, "Müthiş bir Müslüman kıyımı var. Bu kadar gaddarlık, ihanet olamaz. Temeline baktığınız zaman belki farklı farklı görüntüler var ama aslında hepsinin temelinde yatan esas iman-küfür çatışmasıdır. Bundan hiç şüpheniz olmasın!"

Ortadoğu'ya, BOP gözlüğünü çıkarıp, Haydar Baş hocamın penceresinden bakarsak ne kadar haklı olduğunu, Ortadoğu'da yaşanan her savaşta, her ayaklanmada hatta diplomatik her görüşmede kısaca her aşamada, her eylemde göreceğiz!

Bugün Gazze'de iki milyona yakın insan, 7 Ekim 2023'ten önce yaşadıkları yerlere dönemeyecekleri şekilde, hesaplı ve organize bir yıkım başlatılmıştır.

Geçmişten bu güne 8 milyona yakın Filistinli anavatanından kovulmuş, Ürdün'e, Suriye'ye, Lübnan'a sığınmış. Gazze'de kalan insanların ise ne intikam alma gücü ne de buna dayanma gücü var. 

Hepsi Gazze'de ölüm sırasını beklemekte. 

Evlerinde oturulurken öldürülüyorlar. Evden çıkıyorlar öldürülüyorlar. Sınıra gidiyorlar öldürülüyorlar. Kamplara sığınıyorlar öldürülüyorlar. Yaralananları hastaneye getirilirken, hastaları taşıyan ambulanslar bombalanarak öldürülüyorlar. Hastaneye yetiştirilenler dahi ölüyor çünkü İsrail terörü hastane, okul, ibadethane ayırt etmeksizin bombalıyor. 

Savaş, Gazze-İsrail savaşı değil. Savaş İman-Küfür savaşı.

Suriye…

2011'den bu yana yarım milyona yakın Suriyeli öldürülmüş, Suriye'nin 23 milyonluk nüfusunun 13 milyonu, yerlerinden edilmiş, evlerini ülkelerini bırakıp, çoğu Türkiye'ye, bir kısmı Avrupa'ya ve başka bölgelere gitmişler. Terör örgütlerinin cirit attığı Suriye'de, kimin eli kimin cebinde hala belli değil.

Irak…

20 Mart 2003'te Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere'nin önderliğinde oluşturulmuş Çokuluslu Koalisyon Kuvvetleri'nin eliyle yapılan askerî harekâtla, Irak işgal edilmiş, bir buçuk milyondan fazla insan öldürülmüş, on binlercesine tecavüz edilmiş ve milyonlarca Iraklı vatanlarından göç ettirilmiştir.

Irak-İran Savaşı…

22 Eylül 1980 – 20 Ağustos 1988 yıllarındaki Irak - İran Savaşında yaklaşık bir milyon insan ölmüş, iki milyon kişi yaralanmış ve yaklaşık 150 milyar dolar maddi hasar oluşmuştur. Irak-İran savaşının kazananı yoktur demek çok büyük bir yanlıştır. Her iki Müslüman ülke de bu savaşı kaybederken, Bölgede Amerika ve İsrail uzun vadede bu savaşın kazananı olmuştur.

İsrail, Müslümanlar bir yana, Filistinlilerin öldürülmesine karşı olan kendi Musevi vatandaşlarını bile tutukluyor ve hatta öldürebiliyor. Bunların hiç biri kabul edilebilir değil ama Siyonist İsrail; faşist, ırkçı bir terör devleti olduğu için buraya kadar her şey anlaşılır. Çükü Amerika'nın yardımıyla Siyonist rejimin kurucuları Nil'den Fırat'a kadar olan Siyonist topraklara yani Arz-ı Mevud'a ve Ortadoğu'nun tamamı üzerinde üstünlük kuracak Siyonist hegemonyaya inanır ve bunun için mücadele eder. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 10 Kasım 1975 tarihli ve 3379 sayılı Kararı'nda "Siyonizm ırkçılıkla eş anlamlıdır" cümlesi ve önermesi kabul edilmiş ve onun da onayıyla Siyonist rejim "ırkçı rejim" olarak kınanmıştır.  

Benim asıl anlamadığım iman-küfür savaşında, Müslüman ülkelerin takındığı tavır… 

Meşhur Siyonist "Şimon Peres" tarafından derlenen ve geniş çapta dağıtılan "Yeni Ortadoğu" isimli kitap, Siyonist merkeziyetçiliği enine boyuna anlatmaktadır. 

Bu kitap Türkçe, Arapça ve Farsçaya da çevrilmiştir.

Kitap, Irak-İran savaşının sonrasında yayınlandı. Kitap'ta İran'a karşı, Arap ve İsrail hükümetlerinin ittifakı sloganı Saddam'ın ağzından dile getiriliyordu; "Arapların ve İsrail'in barış içinde bir arada yaşamasının ana düşmanı İran'dır." 

Saddam'ın neden asıldığını anlayabiliyor ama bu söylemini anlayamıyorum mesela…

6 Ekim 1973'teki Yom Kippur savaşında 80 bin askerle Süveyş Kanalı'nın doğusunu ele geçiren Mısır ordusu ne olduysa daha ileri gitmedi…  

Mısır ordusunun devam etmemesini anlayamıyorum mesela…

Yine 20 Kasım 1977'de, o dönem Arapların en güçlü devleti Mısır'ın devlet başkanı Enver Sedat'ın, İsrail parlamentosu Knesset'te İsrail'e barış teklifi yapması bana anlaşılır gelmiyor…

Laurence Oliphant In layihası'ndan günümüze, her dönemde Siyonizm'in bazı Müslüman liderlerle dost gibi görünmesiyle defalarca karşılaşırız. Bu dostluk masal misali, İsrail için bir varmış, bir yokmuş hükmündedir. İsrail'in bu tutumunu da anlıyorum...

Ama Allah'a savaş açmış Siyonist İsrail'i dost edinen Müslüman ülke liderlerini anlamıyorum…

Filistin'deki katliama karşı harekete geçmeyen Müslüman ülke liderleri bir gün kendi kapılarının çalınacağı gerçeğini göz ardı etmekteler.

Yazımı, yine Prof. Dr. Haydar Baş Hoca'mın aynı konuşmasından bir kesitle sonlandırmak istiyorum. 

"Her ne kadar BOP kapsamında bu olaylar cereyan ediyor olsa da, aslında asırlar boyu Müslümanların sırtını yerine getiremeyenler, zayıf olduğumuz bu dönemde gaflet içerisindeki siyasilerle iş birliği yaparak, maalesef İslam dünyasını ciddi bir şekilde ezmekte ve yok etmektedirler. Yapılacak iş Ehl-i Beyt gemisinde el ele vererek bu bâtılın karşısında durmaktır."

 
Faruk Özekinci / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.