Sömürü düzenine MEM darbesi
Ankara'da düzenlenen Milli Ekonomi Modeli seminerinde kapitalizmin insanlığı sömürdüğünü söyleyen Ekonomist Harun Kayacı, "Prof. Dr. Baş'ın modeli, tüm insanlığı kuşatan bir felsefe, bir medeniyet ve bir sistem üzerine kurulmuştur" dedi
28.11.2014 00:00:00
YENİ MESAJ/ANKARABağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Merkezi'nde Milli Ekonomi Modeli (MEM) semineri düzenlendi. Seminerde konuşan genel başkan yardımcıları modeli tüm yönleriyle anlattı. Milli Ekonomi Modeli'nin (MEM) 'önce insan' dediğini söyleyen BTP Genel Başkan Yardımcısı Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi, şunları söyledi: "Şimdi kaynakları sınırlı gören kapitalist anlayış gerektiğinde insan öldürüyor. Kaynak sınırlı olunca, GDO'lu gıdalarla para kazanma düzeni insanın sağlığıyla oynuyor. Para sınırlı olunca, çevre ile oynuyor, kimyasal ilaçlar ortaya koyuyor. Parayı ve kaynağı sınırlı gören kapitalist anlayış, insan sağlığını hiçe sayıp insanın faydasına olan doğal ürünleri devre dışı bırakıp sermaye sahiplerinin lehlerine ne gerekiyorsa onu yapıyor. MEM'de ise para ve kaynak sıkıntısı olmadığından insanın özlediği sağlık hizmeti tam ortaya konuyor."MEM'deki enerji politikasıBTP Genel Başkan Yardımcısı Enerji uzmanı Fuat Şengül ise devasa baraj projelerinin Türk ekonomisine ağır yük olduğunu belirterek MEM ile bu konuya getirilen pratik çözümü anlattı. Şengül şöyle konuştu: "Prof. Dr. Haydar Baş tüm dünyaya örnek olacak şekilde mini hidroelektrik santralleri projesini ortaya attı. Gerçekten de bu proje, bu fikir o güne kadar ne Türkiye'de ne de dünyada hiç gündeme gelmemişti. Projesinin mantığı enerjiyi yerinde üretmekti. MEM'deki baraj projesi devasa barajlar yerine akarsuların üzerine kademeli barajlar yapılmasını öngörüyor. Böylece hem o bölgenin doğal iklim koşulları değişmeyecek, hem insanlar topraklarından olmayacak, köyler sular altında kalmayacak ve hem de en önemlisi Keban'da üretilen elektriğin İstanbul'a gelene kadar yüzde 28'i kaybolmayacak. Biz bu projeyi sadece parti politikası olarak değil, Devlet Su İşleri'nden Enerji Bakanlığı'na kadar her yere gönderdik. Hatta Almanya Bonn Üniversitesi bu projeyi MEM kitabından aldı. Hasankeyf barajının yapılacağı dönem Ankara'dakiler Bonn Üniversitesi'ne oradaki antik kalıntıların zarar görmeden bu barajın nasıl yapılacağına dair görüş sordu. Bonn Üniversitesi de Ankara'dakilere MEM'in ilgili bölümünü gönderdi. Buna rağmen Ankara'dakiler bir görmezlik, aymazlık içine girdiler." ABD dolar ile dünyayı nasıl sömürüyor?BTP Genel Başkan Yardımcısı Ekonomist Harun Kayacı ise ABD'nin dolarıyla dünyayı nasıl sömürdüğünü ve MEM'in para politikasını anlattı. "ABD bin dolar veriyor bir konteynır kağıt alıyor. Bu para Amerikan Federal Reserve Bank'ta dolara çevriliyor. Bin dolarlık kâğıt oluyor bir milyar dolar" diyen Harun Kayacı şu ifadeleri kullandı: "Önce kurban ülkeleri seçiyorlar. O ülkeye diyorlar ki, "siz globalizm adı altında, küreselleşme adı altında bu milli para saplantısından kurtulun ve Amerikan dolarının dolaşımının önündeki bütün engelleri ülkenizde kaldırın." Aralarında Türkiye'nin de olduğu ülkeler de emredersiniz diyor. Dolayısıyla dolar elini kolunu sallayarak ülkemize giriyor. Bununla da yetinmiyor. Ben sana para gönderiyorum sen neden para basıyorsun? İhtiyacın olan parayı ben sana göndereyim kendi milli paranı basma diyor. Ona da emredersiniz diyorlar. Kapitalizm işte bu? Onun için Prof. Dr. Haydar Baş MEM ile tüketimi öne alıyor, tüketime odaklanıyor ve tüketiminin önündeki engelleri kaldırıyor. MEM'deki para politikasının en kritik noktalarından biri de paranın tabana yayılmasıdır. Para üretmek önemlidir ama parayı ekonomiye nereden ve nasıl katacağınız da çok önemlidir. Parayı bankalara verirseniz vatandaş yine bankalara mahkûm olmaya devam eder. Onun için Prof. Dr. Haydar Baş parayı ekonomiye nasıl sokacağını da vatandaşlık maaşı, asgari ücretin miktarı, ev hanımlarına maaş, doğum yardımı ve çocuk maaşı gibi sosyal devlet projeleriyle ortaya koyuyor. Kılcal damarları devreye koyuyor. Türkiye'de 18- 19 milyon hane var yani Prof. Dr. Haydar Baş'ın modeli 19 milyon haneyi düşünen, 77 milyonu düşünen bir felsefe, bir medeniyet ve bir sistem üzerine kurulmuştur. MEM bir taraftan paranın maliyetsiz olarak piyasada dolaşımını sağlıyor bir taraftan da bireyin cebine ekonomik bağımsızlığını kazanacak parayı koyuyor."Arz mı önce gelir, talep mi?Seminerde konuşan Hüseyin Akbal ise, "Arz mı önce gelir, talep mi önce gelir? Talep önce gelir. Talep olmadan arz olmaz. Arz talebe göre tayin edilir. MEM'in söylediği bu. Arz edeceğiz ama neye göre arz edeceğiz. Bir adam tüketmiyorsa sen istediğin kadar üret" dedi.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.