Son aylarda yaşanan terör saldırıları bizleri derinden üzmektedir. Ama bazı tespitleri de yapmak zorundayız. Gerçekleşen her bir olayın mutlaka onu doğuran sebeplerini de araştırmak bazı gerçeklere ulaşmamıza sebep olur.
Gerek iktidar tarafından, gerek medyada milletimiz üzerinde oynanan oyunlardan, iç ve dış düşmanlar tarafından yapılan ciddi saldırılardan, sinsi planlardan bahsedilmektedir. Bu doğrudur ama bu hale gelmemize sebep teşkil eden sebepleri araştırmak ve yapılan yanlışlardan dönmek zorunluluğu vardır.
Şayet yapılan yanlışlarda ısrar edilirse, iktidar sahipleri tabir yerindeyse "burnunun dikine" giderse; ne yazık ki millet olarak canımız yanmaya devam edebilecektir.
Bu ve benzeri ifadeler kullanınca, bizi suçlayanlar olmaktadır. Hâlbuki iktidar sahipleri, muhalefeti eğer iyi değerlendirebilirse, yapılan eleştirileri doğru okuyabilirse, rahatlıkla doğruyu ve güzeli bulabilir. Ama maalesef Türk siyaseti, hiçbir zaman bu erdeme erişemedi.
Yıllardır iktidar olan birileri elbette iyi işler yapacaktır. Elde ettikleri iktidar gücü ve tecrübeleriyle birçok başarıya imza atacaktır. Ama bunun yanında birçok yanlış da yapacaktır. İyiye de kötüye de eyvallah diyen bir zihniyet hiçbir zaman o millete fayda sağlamaz.
Birileri mutlaka eleştirmeli ve kendince farklı fikirler ortaya koymalı, bunun karşısında iktidar sahipleri de farklı fikirleri başına taç edip istifade etmenin yolunu bulmalı, millet adına en doğru olanı ortaya koymalıdır.
Birçok başarıya imza atan iktidar sahipleri aynı zamanda ülkemizin bu hale gelmesinde, devletimizin ve milletimizin terör örgütlerinin hedefi haline gelmesinde, mal ve can kaybına sebebiyet veren bazı olaylarda payının olduğunu da kabul etmesi lazımdır.
Ne oldu da ülkenin her karış toprağında ve her noktasında isteyen terör örgütü istediği eylemi gerçekleştirebilmektedir. Peki, bu hale gelinmesinde bir zafiyet yoktur mu?
Toplumun her kesiminden birlik ve beraberlik mesajları verilmesine rağmen istenen birlik ve kardeşlik neden sağlanamamaktadır? İğneyi kendimize çuvaldızı başkasına neden batırma lüzumu hissetmiyoruz? Hâlbuki çözüm tam da buradadır.
Bugün toplum her zamankinden daha fazla birlik ve beraberliğe muhtaç iken maalesef nefret söylemi ve ayrışma hat safhaya varmış, toplum kamplara ayrılmıştır. Dini ve kültürel kamplaşma en tehlikeli kamplaşmalardır.
Sorumlular lütfen nefret ve ayrıştırma söylemelerinden uzak dursun ve birlik olmanın yolunu araştırsınlar. Bunu sadece söylemde değil eylemde de gerçekleştirsinler.
Çözüm, Ehl-i Beyt anlayışıdır. Tarihte bunun örnekleri çoktur. Millet olarak içimizden yetişen birçok kâmil insan bunu başarmıştır. Hacı Bektaş Veli bunu gerçekleştirmiştir. Aslanla ceylanı bir kucakta barındırabilmiştir. Yunuslar, Mevlanalar, insanları bir ve beraber kılabilmiştir. Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt" ısrarı bundandır.
Gerek iktidar tarafından, gerek medyada milletimiz üzerinde oynanan oyunlardan, iç ve dış düşmanlar tarafından yapılan ciddi saldırılardan, sinsi planlardan bahsedilmektedir. Bu doğrudur ama bu hale gelmemize sebep teşkil eden sebepleri araştırmak ve yapılan yanlışlardan dönmek zorunluluğu vardır.
Şayet yapılan yanlışlarda ısrar edilirse, iktidar sahipleri tabir yerindeyse "burnunun dikine" giderse; ne yazık ki millet olarak canımız yanmaya devam edebilecektir.
Bu ve benzeri ifadeler kullanınca, bizi suçlayanlar olmaktadır. Hâlbuki iktidar sahipleri, muhalefeti eğer iyi değerlendirebilirse, yapılan eleştirileri doğru okuyabilirse, rahatlıkla doğruyu ve güzeli bulabilir. Ama maalesef Türk siyaseti, hiçbir zaman bu erdeme erişemedi.
Yıllardır iktidar olan birileri elbette iyi işler yapacaktır. Elde ettikleri iktidar gücü ve tecrübeleriyle birçok başarıya imza atacaktır. Ama bunun yanında birçok yanlış da yapacaktır. İyiye de kötüye de eyvallah diyen bir zihniyet hiçbir zaman o millete fayda sağlamaz.
Birileri mutlaka eleştirmeli ve kendince farklı fikirler ortaya koymalı, bunun karşısında iktidar sahipleri de farklı fikirleri başına taç edip istifade etmenin yolunu bulmalı, millet adına en doğru olanı ortaya koymalıdır.
Birçok başarıya imza atan iktidar sahipleri aynı zamanda ülkemizin bu hale gelmesinde, devletimizin ve milletimizin terör örgütlerinin hedefi haline gelmesinde, mal ve can kaybına sebebiyet veren bazı olaylarda payının olduğunu da kabul etmesi lazımdır.
Ne oldu da ülkenin her karış toprağında ve her noktasında isteyen terör örgütü istediği eylemi gerçekleştirebilmektedir. Peki, bu hale gelinmesinde bir zafiyet yoktur mu?
Toplumun her kesiminden birlik ve beraberlik mesajları verilmesine rağmen istenen birlik ve kardeşlik neden sağlanamamaktadır? İğneyi kendimize çuvaldızı başkasına neden batırma lüzumu hissetmiyoruz? Hâlbuki çözüm tam da buradadır.
Bugün toplum her zamankinden daha fazla birlik ve beraberliğe muhtaç iken maalesef nefret söylemi ve ayrışma hat safhaya varmış, toplum kamplara ayrılmıştır. Dini ve kültürel kamplaşma en tehlikeli kamplaşmalardır.
Sorumlular lütfen nefret ve ayrıştırma söylemelerinden uzak dursun ve birlik olmanın yolunu araştırsınlar. Bunu sadece söylemde değil eylemde de gerçekleştirsinler.
Çözüm, Ehl-i Beyt anlayışıdır. Tarihte bunun örnekleri çoktur. Millet olarak içimizden yetişen birçok kâmil insan bunu başarmıştır. Hacı Bektaş Veli bunu gerçekleştirmiştir. Aslanla ceylanı bir kucakta barındırabilmiştir. Yunuslar, Mevlanalar, insanları bir ve beraber kılabilmiştir. Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt" ısrarı bundandır.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Hasedin ilk cinayeti / Kötülüğün gölgesinde insan -3- / 08.08.2026
- İlk kıvılcım: İblis'in kibri / Kötülüğün gölgesinde insan -2- / 07.08.2026
- Kötülüğün anatomisi / Kötülüğün gölgesinde insan -1- / 06.08.2026
- Dünyayı değiştiren sessiz güç iyiliktir / İyilik Medeniyeti -10- / 05.08.2026
- İyilik bir medeniyet inşa eder / İyilik Medeniyeti -9- / 04.08.2026
- Güzel ahlâk en büyük mirastır / İyilik Medeniyeti -8- / 03.08.2026
- Komşusu açken tok yatan bir medeniyet kuramaz / İyilik Medeniyeti -7- / 02.08.2026
- İyilik gizli yapıldığında büyür / İyilik Medeniyeti -6- / 01.08.2026
- Merhamet kaybedilirse insanlık kaybeder / İyilik Medeniyeti -5- / 31.07.2026
- Selam bir duadır / İyilik Medeniyeti -4- / 30.07.2026
- İlk kıvılcım: İblis'in kibri / Kötülüğün gölgesinde insan -2- / 07.08.2026
- Kötülüğün anatomisi / Kötülüğün gölgesinde insan -1- / 06.08.2026
- Dünyayı değiştiren sessiz güç iyiliktir / İyilik Medeniyeti -10- / 05.08.2026
- İyilik bir medeniyet inşa eder / İyilik Medeniyeti -9- / 04.08.2026
- Güzel ahlâk en büyük mirastır / İyilik Medeniyeti -8- / 03.08.2026
- Komşusu açken tok yatan bir medeniyet kuramaz / İyilik Medeniyeti -7- / 02.08.2026
- İyilik gizli yapıldığında büyür / İyilik Medeniyeti -6- / 01.08.2026
- Merhamet kaybedilirse insanlık kaybeder / İyilik Medeniyeti -5- / 31.07.2026
- Selam bir duadır / İyilik Medeniyeti -4- / 30.07.2026























































