logo
24 HAZİRAN 2026

Süper güç yalanı

29.07.2013 00:00:00
Ülkemizde ve benzer ülkelerde belli makamlara getirilen işbirlikçiler, ABD'nin hayali gücüyle kendi milletini korkutmayı asli bir görev kabul ederler. ABD söz konusu olduğunda, söze hemen "ABD süper güçtür, her istediğini yapar" diyerek başlarlar. Aslında 'süper güç' tanımlaması, süper bir yalandır. ABD'nin süper güç olarak tanımlanmasının, İkinci Dünya Savaşı'ndan, 1970'li yıllara kadar bir gerçeklik payı vardı. O yıllardan sonra ABD sürekli gerilemiştir. 1971 yılında Bretton Woods anlaşmasını tanımayarak karşılıksız dolar basmaya başlaması, esasen ABD için iflâsın ilânıydı. Ama ne yazık ki, ABD bu iflâsı, dünyaya 'yeni bir dönem' olarak sunmayı başardı. O günden bugüne kadar ABD, yalan, hile ve desise ile dünyayı aldatıyor.İşbirlikçilerin, ABD diye dünyaya gösterdiği ve tanıttığı ABD halkı değil, ABD'de üs kurmuş dev şirketlerdir. Bu şirketlerin sahipleri, ABD nüfusu içerisinde yüzde 1'lik bir dilimden ibarettir. Nüfusun yüzde 99'unun durumu ise içler acısıdır ve sürekli de kötüye gitmektedir. Bu kötüye gidişe işçi üzerinden bir örnek verirsek, şunu söyleyebiliriz: 1970 yılında ortalama bir işçinin kazandığı 1 dolar karşılığında CEO'lar 25 dolar kazanıyordu. Şimdi ise CEO'ların kazancı, işçinin 1 dolarına karşılık 500 dolara yükselmiştir. İşbirlikçilerin yere göğe sığdıramadığı ABD'ye, gelin halk açısından biraz daha bakalım. ABD'nin kendi resmi verilerine göre, ABD'de 50 milyon insan gıda karneleri ile karnını doyurmaktadır. Çocukların yüzde 50'si çocukluklarının bir döneminde, gıda karnesini kullanmaktadır. Her beş haneden biri gıda ihtiyacını karşılayacak parayı bulamamaktadır. Çocuklu ailelerde bu oran yüzde 24'e ulaşmaktadır. 50 milyon vatandaşın sağlık güvencesi yoktur. Dahası, dünyanın en pahalı sağlık hizmeti de ABD'dedir. Buna rağmen hizmet kalitesi dünyada 37. sıradadır. Ekonomik krizin başından beri Amerikalılar emeklik fonları ve birikimlerinden 5 trilyon dolar, evlerinin değerinden 13 trilyon dolar kaybetmişlerdir. Kişisel borçlanma 1980 yılında yüzde 65 iken, bu oran yüzde 125'e çıkmıştır. Bugüne kadar 5 milyon aile evini kaybetmiş, 2014 yılına kadar 13 milyon ailenin daha evini kaybedeceği öngörülmektedir. Her gün 10 bin ev haciz edilmektedir. Evsiz Amerikalıların sayısı 3 milyona yaklaşmış ve bu sayı her geçen gün daha da artmaktadır.ABD'de bir diğer ilginç gelişme de şudur: Birçok Amerikalı için hapishaneler barınma yeri olarak kullanılmaktadır. Hapishanedeki nüfus 2,3 milyona ulaşmıştır. Bu demektir ki, her 100 bin kişiden 700'ü hapishanededir. Bir başka deyişle ABD'de hapsedilen kişi sayısı, diğer bütün ülkelere göre daha yüksektir. Hartford Advocate gazetesinin 'Hapishane Milleti' başlıklı bir raporunda "Amerika'da her hafta yeni bir hapishane açıldığı" ifade edilmiştir.ABD'de 400 kişilik bir grup 155 milyon kişinin toplamından daha fazla servete sahiptir. Bazı ekonomistler, 'Ekonomik Elit' olarak adlandırdıkları bu grubun el koyduğu servet ile her Amerikalı için ücretsiz sağlık hizmeti ve her aile için dört odalı bir evin bedava verilebileceğini hesaplamışlardır. Bunlardan bir olan Manfred Max-Neef şöyle diyor: "Bu servetin, çoğunluğun sefaleti pahasına, birkaç kişinin elinde tutulmasının tek sebebi, vadesi dolmuş ve modası geçmiş ekonomi modelleridir."Uygulanmakta olan ekonomi modellerinin vadesi dolmuş ve modası geçmişse, geriye başka hangi model kalıyor? Tabii ki, ' Milli Ekonomi Modeli' kalıyor. Neef, açık açık bunu söylemiyor, ama yeni model olarak 'Milli Ekonomi Modeli'ni tanımlıyor. Diyor ki: "Ekonomiyi yeniden millileştirecek, üretim ve tüketimi birbirine yaklaştıracak, insan ölçekli bir ekonomi modeli oluşturulmalıdır." Neef'in, 'Milli Ekonomi Modeli'ni tanımlayıp adını zikretmemesi, ona çok görülmez. Çünkü Batılılar tarih boyunca hep böyle davranmışlardır. Birçok ilmi Müslüman âlimlerden almış ve kendilerine mal etmişlerdir. Bu konuda asıl ayıplanması ve kınanması gereken onlar değil, bizim siyasetçilerimiz ve ekonomistlerimizdir.  
 
M. Hilmi Yıldırım / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.