Tarımda yaşanan asıl problemin kuraklık olmadığını, siyasilerimizin uyguladığı IMF, Dünya Bankası ve AB güdümlü polikalar olduğunu sık sık vurguluyoruz ve haklı olduğumuz için de vurgulamaya devam edeceğiz. Eğer siyasilerimiz bu güdümlü politikalardan zincirini koparıp da biraz milli düşünebilse, bugün problem diye öne sürülen her şeyin bir anda problem olmaktan çıktığını göreceğiz.Ayrıca çözüm konusunda siyasilerimizin çok fazla kafa yormalarına da gerek yok. Çünkü önlerinde hazır bir çözüm paketi var: Milli Ekonomi Modeli.Bu Model hakkında uluslararası 4 adet kongre yapıldı, bu kongrelere katılan yüzlerce yerli ve yabancı bilim adamı Model'in sadece Türkiye'deki problemleri değil, dünyada çözümsüz olarak bilinen birçok sorunu da çözebileceğini açıkladılar ve eserin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş'ı Nobel'e aday gösterdiler.Bu anlattığım hikaye değil. Model'i bölüm bölüm yukarıda veriyoruz ve yanında da dünyanın sayılı bilim adamlarının Model hakkındaki görüşlerini aktarıyoruz. Ayrıca bu Bilim adamları Meltem TV ve Mesaj TV ekranlarında zaman zaman kendi ifadeleriyle görüşlerini dile getiriyorlar.Üstüne basa basa tekrar ifade edeyim ki, siyasilerin çözüm konusunda bulamama diye bir sorunu yok, çünkü önlerinde bilimsel olarak dünyanın kabul ettiği hatta bazı ülkelerin uygulamaya dahi başladığı bir "Çözüm Modeli" var.Şimdi tekrar dönelim siyasilerimizin güdümlü politikalarına... Bakın IMF tarım konusunda bizden neler istiyor? Borcu borçla çevirme mantığı sebebiyle sıkıştığımız her anda kapısına gidilen ve medet umulan IMF, 1999 yılında yapılan standby anlaşmasıyla siyasilerimizden şunları talep ediyor:* Çiftçi ürün bazında desteklenmeyecek. Arazisini ekip biçsin, biçmesin, çiftçiye sahip olduğu araziye dönüm başına her yıl (bütçeden) Doğrudan Gelir Desteği ödemesi yapılacak. (Bugün o bile fazla görülüyor)* Çiftçiye ucuz kredi verilmeyecek. Kredi desteği yapılmayacak. * Gübrede ve diğer girdilerde destekler azaltılarak sabit tutulacak. * Tarımdaki diğer tüm destek politikalarına son verilecek. * Buğdaya en fazla dünya fiyatının yüzde 20 üzerinde fiyat verilebilecek. * Desteklenecek ürünlere ödemeler tek seferde değil, yılda 2 taksitte yapılacak. * Şeker fabrikaları ve Tekel özelleştirilecek. Şeker kanunu, alkollü içkiler kanunu, tütün kanunu çıkarılarak pancar, tütün, üzüm üretimi azaltılacak. Yapıldı mı? Yapıldı. 1999 IMF talimatlarına, kafa aynı kafa olduğu için, bugüne kadar aynen devam edildi ve harfiyen, hatta fazlasıyla, yeni tavizler de ilave edilerek uygulandı. Bir misal daha. 2002 yılında Dünya Bankası ile "ARIP Tarımsal Destekleme ve Tarım Reformu Uygulama Projesi" adında bir anlaşma imzaladık. Toplam 600 milyon dolarlık kredi karşılığı Dünya Bankası da bizimkilerden şunları istedi:* Tarımda destekleme politikasına son verilecek. * Tarım kredilerine ve girdilere verilen sübvansiyonlar kaldırılacak. * IMF'nin istediği şekilde arazi büyüklüğüne dayalı Doğrudan Gelir Desteği (arazide tarım yapılsın yapılmasın) uygulanacak. * Destekleme alım fiyatları enflasyonun altında belirlenecek. Desteklenen ürün sayısı ve ürün miktarı azaltılacak. * Tarım satış kooperatifleri kaderlerine terk edilecek. Yaşayamayan kapanacak. * Tarım sektörüne destek veren devlet kurumları (Et Balık Kurumu, Süt Endüstrisi Kurumu, Devlet Üretme Çiftlikleri, Türkiye Zirai Donatım Kurumu, Orman Ürünleri Sanayi Kurumu, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne bağlı çiftlikler ve işletmeler) kapatılacak. Varlıkları özel sektöre satılacak. Yapıldı mı? Yapıldı. Bütün bu ve benzeri talepler yerine getirildikten sonra, siz söyleyin, asıl sorun kuraklık mı, yoksa güdümlü politikalar mı?
Murat Çabas / diğer yazıları
- 11. MEM Kongresi bu hafta sonu Viyana’da / 04.02.2026
- ABD-İran geriliminde Türkiye arabulucu olmalı mı? / 03.02.2026
- ABD, bu şartlarda İran’a saldırabilir mi? / 31.01.2026
- Hukuku tanımayan ülkenin parasını kimse tanımaz! / 30.01.2026
- ABD’den İran’a ‘maksimum baskı’ politikası tutar mı? / 29.01.2026
- Savaşa, kavgaya gerek yok: MEM var / 28.01.2026
- Bayrağımıza saldırı, milli değerlerin tartışmaya açılmasının sonucudur / 24.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ABD-İran geriliminde Türkiye arabulucu olmalı mı? / 03.02.2026
- ABD, bu şartlarda İran’a saldırabilir mi? / 31.01.2026
- Hukuku tanımayan ülkenin parasını kimse tanımaz! / 30.01.2026
- ABD’den İran’a ‘maksimum baskı’ politikası tutar mı? / 29.01.2026
- Savaşa, kavgaya gerek yok: MEM var / 28.01.2026
- Bayrağımıza saldırı, milli değerlerin tartışmaya açılmasının sonucudur / 24.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026






















































