Tarımda kendi kendine yeten nadir ülkelerden biriydik, ama hızla bağımlılığa doğru gidiyoruz."Kendi kendine yeten" ifadesini Mayıs ayında yaptığı bir açıklamada Tarım Bakanı Mehdi Eker, "şehir efsanesi" olarak yorumlamıştı.Tarım konusunda çözüm koltuğunda oturan bir Bakanın bu ilginç açıklaması oldukça düşündürücü. Çünkü "kendi kendine yetme" ifadesi uluslararası bir ifade ve buğday, mısır, arpa gibi temel gıda maddelerinde dışarıya bağımlı olmamayı ifade ediyor. Yoksa bütün tarım ürünlerini kapsamıyor. Öncelikle bunun altını çizelim.Tarımda ihracat ve ithalat rakamlarına baktığımızda karşımıza vahim bir tablo çıkıyor.2008 yılının Ocak-Mayıs döneminde tarım ve ormancılıkta ihracatımız 1 milyar 535 milyon dolar oldu. Bir yıl önceki döneme göre artış oranı yüzde 12,2. Bu beş aylık dönemde yapılan ithalat ise dikkat çekici.Tam 3 milyar 14 milyon dolarlık bir ithalat yapılmış. Bir yıl önceki döneme göre ithalat artışı yüzde 60,8.Bir tarım ülkesi olan Türkiye'deki tarım manzarasına bakın!Türkiye'yi tarımda rahatlıkla artıya geçirebilecek her türlü imkan varken, Türkiye tarım konusunda söz sahibi olabilecekken yüzde 60,8 oranında ithalat artışı meydana gelmiş.Tarımdaki dış açığımız büyük bir hızla artıyor. İlk beş ayda tarımda 1 milyar 479 milyon dolar dış açık vermişiz.İşin ilginç tarafı geçtiğimiz yıl resmi rakamlara göre tarımda yüzde eksi 7,3 oranında küçüldük. Bu yıl ise ilk çeyrekte tarımda yüzde 5,6 oranında büyüdüğümüz iddia ediliyor.Yani küçüldüğümüz yıl daha az dış açık vermişiz, büyüdüğümüz söylenen yıl ise daha fazla. Diğer bir ifadeyle büyüdüğümüz yıl daha fazla dışa bağımlılığımız artmış.Tarımda ithalata bağımlı hale gelmemizin kuraklıkla, küresel krizle ya da siyasi belirsizlikle hiçbir alakası yok. Tamamen ekonomik beceriksizlik.Çiftçimiz ve tarım sektörü IMF, AB ve ABD güdümlü politikalara kurban edildi.Çiftçimiz yıllardır alınteriyle ürettiği ürünlerini ya maliyetine, ya da maliyetinin altına satıyor. Çiftçimiz dünyanın en pahalı gübresini kullanıyor ve gübre fiyatları bir önceki yıla göre yüzde 150 arttı.Çiftçimiz yüzde 70'ten fazlası vergi olan dünyanın en pahalı mazotunu kullanıyor ve aynı mazotu dörtte bir fiyatına kullanan ülkelerin çiftçileriyle rekabet etmek zorunda.Çiftçimiz milli gelirin yaklaşık yüzde 10'unu sağlamasına rağmen, bu gelirden yüzde 1'in altında destek alabiliyor.Çiftçimiz alınteriyle zor şartlarda yaptığı üretimle geçimini sağlayamıyor, kredi bulamıyor, aldığı kredileri de ödeyemiyor, icralık duruma düşüyor.Bütün bu olumsuz şartlara rağmen çiftçimiz mücadele etmeye devam ediyor, ama siyasilere derdini anlatmaya çalıştığı zaman da çözüm merciinde oturanların "ananı al da git", "gözünü toprak doyursun" sözlerinin muhatabı oluyor.İşte milletin efendisi olmaya layık köylümüzün içler acısı hali.Bu acınası halden kurtulmanın formulü de bu ülkede var: Milli Ekonomi Modeli.Prof. Dr. Haydar Baş bu çözüm modeliyle milli bir tarım politikası hayata geçiriyor ve çiftçiyi layık olduğu noktaya "efendilik" makamına oturtuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- 19 Mayıs ruhu bize çaresizliği değil, çare üretmeyi emreder / 19.05.2026
- Trump’ın Çin ziyareti ve küresel güç savaşının perde arkası / 18.05.2026
- BAE üzerinden kurulan İsrail tuzağı / 17.05.2026
- Kâr hırsının karanlığında sönen 301 can / 16.05.2026
- Mutlak butlan, güç hukuku ve toplumsal muhalefet / 15.05.2026
- Vergi kıskacındaki Türkiye ve özelleştirme masalı / 14.05.2026
- Heybeliada Ruhban Okulu ve "ekümenik" kuşatma / 13.05.2026
- Bayrak provokasyonları ODTÜ’yü karalamak için mi? / 12.05.2026
- Mısır uçakları ve Körfez’deki "sahte bayrak" tuzağı / 11.05.2026
- Vadedilmiş(!) toprakların kanlı sınırları / 10.05.2026
- Trump’ın Çin ziyareti ve küresel güç savaşının perde arkası / 18.05.2026
- BAE üzerinden kurulan İsrail tuzağı / 17.05.2026
- Kâr hırsının karanlığında sönen 301 can / 16.05.2026
- Mutlak butlan, güç hukuku ve toplumsal muhalefet / 15.05.2026
- Vergi kıskacındaki Türkiye ve özelleştirme masalı / 14.05.2026
- Heybeliada Ruhban Okulu ve "ekümenik" kuşatma / 13.05.2026
- Bayrak provokasyonları ODTÜ’yü karalamak için mi? / 12.05.2026
- Mısır uçakları ve Körfez’deki "sahte bayrak" tuzağı / 11.05.2026
- Vadedilmiş(!) toprakların kanlı sınırları / 10.05.2026
























































