Türkiye çok önemli bir dönemeçten geçiyor.
Yıllardır milletimizin canını yakan terörün sona ermesi, elbette hepimizin ortak arzusudur. Annelerin evlat acısı yaşamadığı, gençlerin terör örgütlerinin istismarına maruz kalmadığı, askerimizin, polisimizin, öğretmenimizin, doktorumuzun ve vatandaşımızın güven içinde yaşadığı bir Türkiye'den daha güzel ne olabilir?
Bu nedenle "Terörsüz Türkiye" hedefini tartışmak başka, bu hedefe ulaşmak için izlenen yöntemi tartışmak başkadır.
Bir hedefin doğru olması, o hedefe götüren her yöntemin de doğru olduğu anlamına gelmez.
Bugün asıl konuşmamız gereken mesele budur.
Türkiye terörsüzleşirken hukuk devletinden, millî egemenlikten, devletin üniter yapısından, adalet duygusundan ve milletin ortak değerlerinden taviz verilebilir mi?
Terörün bitmesini isterken, terörün yıllar içinde veremediği zararı devletin temel kurumlarını zayıflatarak verme ihtimali üzerinde düşünmek gerekmez mi?
Tam da bu noktada Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın, TBMM'de tartışmalar eşliğinde kabul edilen Çerçeve Yasaya alternatif olarak ortaya koyduğu 13 maddelik öneri dikkat çekiyor.
Bu öneri, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme" meselesine yalnızca güvenlik penceresinden bakmıyor; devlet yapısından hukuka, ekonomiden eğitime, sağlıktan gençliğe, millî güvenlikten dış politikaya kadar geniş bir çerçeve ortaya koyuyor.
Şimdi bu öneriyi hiçbir değişiklik yapmadan aktaralım:
"Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme bizce şöyle olur"
Madde 1: Devletimizin üniter yapısı, Mustafa Kemal Atatürk ilkeleri kırmızı çizgimizdir.
Madde 2: Türkiye'nin yabancıya ve yandaşa verilen madenleri geri alınarak devlet-millet ortaklığı ile işletilecektir. Bu kaynakların geliri vatandaşa vatandaşlık maaşı olarak verilecektir.
Madde 3: Devletin özelleştirmeler yoluyla elden çıkarılan fabrikaları yeniden devletleştirilecek ve bölgesel istihdam güçlendirilecektir. İş sahibi olacak olan gençler illegal yapıların istismarına açık olmaktan kurtarılacaktır.
Madde 4: Parti programımız olan Milli Ekonomi Modeli'nin gelir adaletini sağlayacak projeleriyle vatandaşlar arasındaki adaletsizlik duygusu ortadan kaldırılacak ve devlet-millet bağı güçlendirilecektir.
Madde 5: Yargı bağımsızlığı temin edilecek, kuvvetler ayrılığı ilkesi gerçek anlamda yeniden tesis edilecek ve hiç kimse kendini yargının, anayasanın üzerinde göremeyecektir.
Madde 6: Yargıdaki siyasallaşma ortadan kaldırılarak, herkesin "adalet var" duygusu ile devletine güveni sağlanacaktır.
Madde 7: Köy okulları yeniden faaliyete geçirilecek, okulsuz köy kalmayacaktır. Anayasal bir hak olan eğitimde fırsat eşitliği ülkenin tamamında hayata geçirilecek ve bölgesel dezavantajlar ortadan kaldırılacaktır.
Madde 8: Sağlık hizmeti ülke geneline eşit kalitede yayılacak ve yine anayasal bir hak olan sağlık hizmetlerine erişimde bölge farkı olmayacaktır.
Madde 9: Milli birlik ve beraberlik konusunda ortak paydalar ön plana çıkarılacak ve bu yönde çeşitli şekillerde yayınlar ve eğitim faaliyetleri yapılacaktır.
Madde 10: Dış güçlerin Türkiye üzerindeki planlarının bir parçası olarak Türk askerine, polisine, öğretmenine, doktoruna vs. silah doğrultmuş hiç kimse ve hiçbir grup için af söz konusu olamaz, teklif dahi edilemez.
Madde 11: Türkiye'nin demografik yapısını bozan kontrolsüz dış göç önlenecek ve Türkiye'deki kaçak göçmenler hukuk çerçevesinde ülkelerine gönderilecektir.
Madde 12: Türkiye, dış politikada ulusal güvenliğini tehdit eden ülkelerle ilişkilerini gözden geçirecek ve gereken adımları atacaktır.
Madde 13: Türkiye, komşularıyla iyi ilişkiler kurarak bölgesel istikrar ve güvenin temini için gereken adımları atacak.
Not: Yarınki yazımızda bu maddelerin toplumsal barışa katkısını dile getirmeğe çalışacağız inşallah…
Yıllardır milletimizin canını yakan terörün sona ermesi, elbette hepimizin ortak arzusudur. Annelerin evlat acısı yaşamadığı, gençlerin terör örgütlerinin istismarına maruz kalmadığı, askerimizin, polisimizin, öğretmenimizin, doktorumuzun ve vatandaşımızın güven içinde yaşadığı bir Türkiye'den daha güzel ne olabilir?
Bu nedenle "Terörsüz Türkiye" hedefini tartışmak başka, bu hedefe ulaşmak için izlenen yöntemi tartışmak başkadır.
Bir hedefin doğru olması, o hedefe götüren her yöntemin de doğru olduğu anlamına gelmez.
Bugün asıl konuşmamız gereken mesele budur.
Türkiye terörsüzleşirken hukuk devletinden, millî egemenlikten, devletin üniter yapısından, adalet duygusundan ve milletin ortak değerlerinden taviz verilebilir mi?
Terörün bitmesini isterken, terörün yıllar içinde veremediği zararı devletin temel kurumlarını zayıflatarak verme ihtimali üzerinde düşünmek gerekmez mi?
Tam da bu noktada Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın, TBMM'de tartışmalar eşliğinde kabul edilen Çerçeve Yasaya alternatif olarak ortaya koyduğu 13 maddelik öneri dikkat çekiyor.
Bu öneri, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme" meselesine yalnızca güvenlik penceresinden bakmıyor; devlet yapısından hukuka, ekonomiden eğitime, sağlıktan gençliğe, millî güvenlikten dış politikaya kadar geniş bir çerçeve ortaya koyuyor.
Şimdi bu öneriyi hiçbir değişiklik yapmadan aktaralım:
"Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme bizce şöyle olur"
Madde 1: Devletimizin üniter yapısı, Mustafa Kemal Atatürk ilkeleri kırmızı çizgimizdir.
Madde 2: Türkiye'nin yabancıya ve yandaşa verilen madenleri geri alınarak devlet-millet ortaklığı ile işletilecektir. Bu kaynakların geliri vatandaşa vatandaşlık maaşı olarak verilecektir.
Madde 3: Devletin özelleştirmeler yoluyla elden çıkarılan fabrikaları yeniden devletleştirilecek ve bölgesel istihdam güçlendirilecektir. İş sahibi olacak olan gençler illegal yapıların istismarına açık olmaktan kurtarılacaktır.
Madde 4: Parti programımız olan Milli Ekonomi Modeli'nin gelir adaletini sağlayacak projeleriyle vatandaşlar arasındaki adaletsizlik duygusu ortadan kaldırılacak ve devlet-millet bağı güçlendirilecektir.
Madde 5: Yargı bağımsızlığı temin edilecek, kuvvetler ayrılığı ilkesi gerçek anlamda yeniden tesis edilecek ve hiç kimse kendini yargının, anayasanın üzerinde göremeyecektir.
Madde 6: Yargıdaki siyasallaşma ortadan kaldırılarak, herkesin "adalet var" duygusu ile devletine güveni sağlanacaktır.
Madde 7: Köy okulları yeniden faaliyete geçirilecek, okulsuz köy kalmayacaktır. Anayasal bir hak olan eğitimde fırsat eşitliği ülkenin tamamında hayata geçirilecek ve bölgesel dezavantajlar ortadan kaldırılacaktır.
Madde 8: Sağlık hizmeti ülke geneline eşit kalitede yayılacak ve yine anayasal bir hak olan sağlık hizmetlerine erişimde bölge farkı olmayacaktır.
Madde 9: Milli birlik ve beraberlik konusunda ortak paydalar ön plana çıkarılacak ve bu yönde çeşitli şekillerde yayınlar ve eğitim faaliyetleri yapılacaktır.
Madde 10: Dış güçlerin Türkiye üzerindeki planlarının bir parçası olarak Türk askerine, polisine, öğretmenine, doktoruna vs. silah doğrultmuş hiç kimse ve hiçbir grup için af söz konusu olamaz, teklif dahi edilemez.
Madde 11: Türkiye'nin demografik yapısını bozan kontrolsüz dış göç önlenecek ve Türkiye'deki kaçak göçmenler hukuk çerçevesinde ülkelerine gönderilecektir.
Madde 12: Türkiye, dış politikada ulusal güvenliğini tehdit eden ülkelerle ilişkilerini gözden geçirecek ve gereken adımları atacaktır.
Madde 13: Türkiye, komşularıyla iyi ilişkiler kurarak bölgesel istikrar ve güvenin temini için gereken adımları atacak.
Not: Yarınki yazımızda bu maddelerin toplumsal barışa katkısını dile getirmeğe çalışacağız inşallah…
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Terörsüz Türkiye için başka bir yol mümkün mü? / 14.08.2026
- Karanlığa değil, nura yürüyen insan / Kötülüğün gölgesinde insan -8- / 13.08.2026
- İyilik, kötülüğün en güçlü cevabıdır / Kötülüğün gölgesinde insan -7- / 12.08.2026
- Nefis: Kötülüğün içimizdeki kapısı / Kötülüğün gölgesinde insan -6- / 11.08.2026
- Kötülüğe sessiz kalan, kötülüğü büyütür / Kötülüğün gölgesinde insan -5- / 10.08.2026
- Vicdan sustuğunda kötülük konuşur / Kötülüğün gölgesinde insan -4- / 09.08.2026
- Hasedin ilk cinayeti / Kötülüğün gölgesinde insan -3- / 08.08.2026
- İlk kıvılcım: İblis'in kibri / Kötülüğün gölgesinde insan -2- / 07.08.2026
- Kötülüğün anatomisi / Kötülüğün gölgesinde insan -1- / 06.08.2026
- Dünyayı değiştiren sessiz güç iyiliktir / İyilik Medeniyeti -10- / 05.08.2026
- Karanlığa değil, nura yürüyen insan / Kötülüğün gölgesinde insan -8- / 13.08.2026
- İyilik, kötülüğün en güçlü cevabıdır / Kötülüğün gölgesinde insan -7- / 12.08.2026
- Nefis: Kötülüğün içimizdeki kapısı / Kötülüğün gölgesinde insan -6- / 11.08.2026
- Kötülüğe sessiz kalan, kötülüğü büyütür / Kötülüğün gölgesinde insan -5- / 10.08.2026
- Vicdan sustuğunda kötülük konuşur / Kötülüğün gölgesinde insan -4- / 09.08.2026
- Hasedin ilk cinayeti / Kötülüğün gölgesinde insan -3- / 08.08.2026
- İlk kıvılcım: İblis'in kibri / Kötülüğün gölgesinde insan -2- / 07.08.2026
- Kötülüğün anatomisi / Kötülüğün gölgesinde insan -1- / 06.08.2026
- Dünyayı değiştiren sessiz güç iyiliktir / İyilik Medeniyeti -10- / 05.08.2026


























































