HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 19 EYLÜL 2021, PAZAR

Terslikler dünyası

06.03.2010 00:00:00
Ülkemizin içinde bulunduğu siyasi, iktisadi, ahlaki ve içtimai problemlerini çeşitli başlıklarla tahlil etmeye çalışıyoruz. Bugün aynı konulara bir başka açıdan bakmak istiyorum. Aidiyet ve samimiyet meselesine değinmiştim. Devleti meydana getiren kurum ve kuruluşların ve bunların başındaki kadroların istinasız olarak hepsinin bulundukları makam ve mevkilerde millet adına bulunduklarını ve millet adına hizmet ettiklerini ısrarla vurguladıklarını yazmıştım. Başta yürütme, yasama ve yargı olmak üzere bütün sivil ve askeri çevrelerin varlıklarını millete borçlu olduklarını onlar da biliyorlar, biz de biliyoruz.  Bu konuya basını da dahil ederken, basının milletin gözü, kulağı ve dili olduğunu da yine kendi beyanlarına dayanarak biz de altını çizmiştik. Ancak ülkemizin yaşadığı sıkıntılara baktığımızda maalesef durumun hiç de böyle olmadığı ortadadır.  Denebilir ki bütün icra-i faaliyetleri millete rağmen yapılmaktadır. Burada bir ihmal veya cehaletten bahsetmek de mümkün değildir. Aksine millete inat bir dışa bağımlılık söz konusudur. Siyaset millete rağmen, ekonomi millete rağmen, ahlak ve kültür millete rağmen... Ve dahası milletin gözü, kulağı ve dili dediğimiz basın da maalesef millete rağmen, millet adına doğruları, gerçekleri, çareleri ve çözümleri bulup çıkarması gereken basın bu konularda körden kör, sağırdan sağır, dilsizden dilsiz olmayı tercih etmiştir.  Mesele bu kadarla da kalmıyor. Neticede 'babanın oğlu değil' yazmazsa yazmaz dersin... Fakat hakikatlere, doğrulara, çarelere kör, sağır ve dilsiz kalan basın; yalana, iftiraya, ispiyona, operasyona sıra geldi mi hemen kulak kesiliyor, gözleri dört açılıyor ve dili çözülüyor. İşte burada terslik başlıyor. Kantarın topuzu öyle kaçıyor ki bütün ölçüler altüst oluyor. Şahıs, aile ve iş - meslek masuniyeti, masumiyeti ve mahremiyeti ayaklar altına alınıyor. Yani tam manası ile suç işleniyor. Moda tabiri ile vatandaş orantısız bir güçle karşı karşıya kalıyor. Yapanı yanına kar kalması da basın özgürlüğünün bir başka hikmeti olsa gerek!  Çok canlı ve can alıcı bir misalle ne demek istediğimi aziz milletimin takdirine bırakıyorum. Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ı 40 yılı aşkın bir zamandan beri olabildiğince yakinen tanırım. Hayatımız bir ve beraber geçti desem mübalağa etmiş olmam. Üniversite yıllarında spor, sanat, edebiyat gibi sosyal ve kültürel aktivitelerle başlayan birlikteliğimizde bugüne dek şahit olduklarımı hatırlamak, bir basın değerlendirmesi yapmak istiyorum. Haydar Bey karakter olarak açık, net, atak, cesur, müteşebbis bir insan. İnanç ve kültür olarak son derece inançlı, dindar, milletine, devletine, vatanına, bayrağına son derece bağlı ve sevdalı bir insan. Hayat felsefesi; "Halka hizmet, Hakk'a hizmet" olduğu için Allah rızası istikametinde, insanlığa adanmış bir ömür. Bu cümleden olarak; bilgi ve birikimlerini sadece öğrencilerine değil seminer, açık oturum, panel ve konferanslarla toplumun bütün kesimlerine sunmak ve ülkeyi il il, kasaba kasaba hatta köylerine varıncaya kadar dolaşmaktan bir an geri durmamıştır. Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı olarak ülkenin içinde bulunduğu iç ve dış tehdit ve tehlikelere karşı birlik ve beraberliğin, millete, devlete, aile ve ordu başta olmak üzere bütün kurumlarına sahip çıkmanın şart olduğunu ısrarla vurguladı. "Milli Ekonomi Modeli ve Milli Devlet - Sosyal Devlet" eserleri ile yalnız ülkemizin değil bütün ülkelerin kendi başlarına nasıl kalkınabileceklerini ortaya koydu.  Başta İstanbul, Ankara, Bursa, Trabzon, Gaziantep, Konya, Kayseri, Erzurum, Şanlıurfa, Malatya, Hatay, Adana, Mersin, Kahramanmaraş, Eskişehir, Çanakkale, İzmir, Manisa ve diğer illerimizde tertip edilen konferanslarla bu tez halka bütün detayları ile anlatıldı. Eş zamanlı olarak, Azerbaycan'dan, Almanya'dan, Belçika'dan, Fransa'dan, Hollanda'dan yüzü aşkın ülkelerden en üst düzey bürokrat ve akademisyenlerin iştirakleri ile 7 kez "Uluslararası Milli Ekonomi Modeli" kongreleri yapıldı. Yüzlerce katılımcı Haydar Bey'i ülkelerine, üniversitelerine bizzat davet ettiler. Yine eş zamanlı olarak hemen her ilimizde meydan mitingleri tertip edilerek Prof. Dr. Haydar Baş yüz binleri aşan kalabalıklarla buluştu, bütünleşti ve tek bilek - tek yürek olundu. Türkiye'de ilk defa "Milli Basın Kurultayı"nın tertip edilmesine öncülük etti. Ticarette aktif pazarlamanın temellerini attı. Kalkınmada "Dar Bölge Yaygın Kalkınma" modeli ile Anadolu'nun kalkınmasının önünü açtı. Ülkemizde ve bölgemizde Büyük Ortadoğu projeleri uygulandığını, iktidarı ile - muhalefeti ile bütün siyasi partilerin aynı politikaları takip ettiklerini açıkladı. Eğitim ve Sağlık hizmetlerine öncülük şaptı. Ve nihayet bir insanın boyunu da, kilosunu da aşan eserler yazdı. Ama bunların hiç birisini milletin gözü, kulağı ve dili olması gereken basın her ne hikmetse görmedi, duymadı ve yazmadı. Fakat ne hazin tecellidir ki; bu basın tavşanın sayısının, suyunun suyu benzetmeleri ile inancı ile, kültürü ile, ahlakı ile, karakteri ile hiç de bağdaşmayan, taban tabana zıt bir takım oluşumlarla yan yana getirmeye çalıştı. İşte millete rağmen siyasetin bir başka örneği, millete rağmen basın... Ülkenin durumu nedir diyenlere, meraklılarına ve ilgililerine işte ülkenin durumu... Yani "Terslikler dünyası."
 
Ali Gedik / diğer yazıları
- Milli Çözüm Milli Ekonomi Modeli / 03.07.2010
- Türkiye'nin çıkmazı / 02.07.2010
- Geleceğe yürüyebilmek adına / 14.05.2010
- Bir başka gerekçe ile Milli Ekonomi Modeli / 06.05.2010
- Son olaylar üzerine / 30.04.2010
- Kararı milletin kendisi verecek / 22.04.2010
- Problem temelde / 10.04.2010
- Anayasa değişikliği üzerine / 01.04.2010
- Siyaset nedir ve siyasetçi kimdir? / 30.03.2010
- Bu bir kör dövüşü müdür? / 26.03.2010
- Çanakkale'nin düşündürdükleri / 20.03.2010
- Ermeni meselesi / 19.03.2010
- Can simidi / 16.03.2010
- Bu kavga böyle bitmez / 13.03.2010
- Söz gerçekten milletin mi? / 10.03.2010
- Terslikler dünyası / 06.03.2010
- Basın özgürlüğü üzerine / 03.03.2010
- Siyasi kavga niçin kaçınılmaz? / 02.03.2010
- Samimiyet testinde ölçü / 27.02.2010
- Samimiyet testi / 25.02.2010
- Hiç bir şey tesadüf değil / 24.02.2010
- Kuşatıcı bir "İRADE" olmadan / 28.10.2009
- ABD'nin değirmenine su taşıyanlar!.. / 24.10.2009
- Bir başka açıdan son gelişmeler / 23.10.2009
- Açılım halkaları / 18.10.2009
- Bir anketin düşündürdükleri / 29.08.2008
- Beyhude Arayışlar! Ve... / 28.08.2008
- Ülke mi, Dünya mı? / 08.08.2008
- Birlik ve Birlik ve / 01.08.2008
- Güngören'in düşündürdükleri / 29.07.2008
- Ve terör / 11.07.2008
- Yetki ve sorumluluk / 09.07.2008
- Milleti anlamak / 05.07.2008
- Çare ve çözüm / 04.07.2008
- Aklın gereği / 22.05.2008
- Egemen güçler ve taşeronlar / 14.09.2007
- Mesele çözümü Aramaksa / 02.05.2007
- Evet Haydar Baş Malatya'da idi... / 21.04.2007
- Avrupa İlim Adamları Haydar BAŞ dedi / 08.04.2007
- Bir garip tecelli / 06.04.2007
- Seçim telaşı üzerine / 22.03.2007
- Beklenen ve yakışan / 18.03.2007
- Devletler ve müesseler / 17.03.2007
- "Bu da tarihe bir not düşmek için" / 16.03.2007
- Sadece bir not düşmek / 15.03.2007
- Batılılaşma / 10.10.2004
- Yetmez mi? / 30.07.2004
- Birilerinin acelesi var, ama insanlık ölmedi / 20.06.2004
- Din ve vicdan hürriyeti başka, misyonerlik başka / 10.06.2004
- Yine bir fırsat / 09.06.2004
- Bakın, ülke ve millet kimlerin elinde! / 04.06.2004
- 29 Mayıs 1453 / 29.05.2004
- Olayların dili / 28.05.2004
- Din eğitimi ve kültürü / 14.05.2004
- Bir umut / 06.05.2004
- Irak elden gitti, Kıbrıs'a dikkat / 06.12.2003
- 11 Eylül / 12.09.2003
- Bugün Irak, ya yarın! / 06.09.2003
- Yanlış hesaplar ve Bağdat / 04.09.2003
- Amerika Irak'ta yolun neresinde? / 31.08.2003
- 'Yeni dünya düzeni' değil, 'bizim dünyamız' / 23.08.2003
- Irak'a asker göndermek / 22.08.2003
- Bağdat ve Kudüs'ün düşündürdükleri / 21.08.2003
- BTP niçin vardır? / 16.08.2003
- Herkes kendi / 18.04.2003
- Geleceği görmek / 17.04.2003
- Zoraki komşu / 16.04.2003
- Saldırıyla gelecek / 05.04.2003
- Büyüklük taslama / 03.04.2003
- Silahın demokrasi dersi / 15.01.2003
- Bilgi, kültür ve şuur / 14.01.2003
- Bir adım / 10.01.2003
- Taraf olmak / 09.01.2003
- Yine Irak üzerine / 08.01.2003
- Türkiye'den beklenen-II / 06.01.2003
- Türkiye'den beklenen / 05.01.2003
- II. Derviş dönemi mi? / 04.01.2003
- Şimdi neler olacak? / 03.01.2003
- Merhaba 2003 / 01.01.2003
- Yeni bir yıl için... / 31.12.2002
- Mantık; yutma mantığı / 30.12.2002
- Savaş çığlıkları / 28.12.2002
- Niçinler doğru cevabı bulmadıkça / 24.12.2002
- Demek ki... / 23.12.2002
- Huzuru hak etmek / 22.12.2002
- Kıbrıslı ve Dünyalı olmak / 21.12.2002
- Vuslat etkinlikleri sona erdi / 20.12.2002
- Kıbrıs'ın düşündürdükleri / 19.12.2002
- Dün Afganistan, bugün Irak, yarın...? / 18.12.2002
- 'Serap'a ray döşemek / 17.12.2002
- Kolay pazarlık / 16.12.2002
- 2004'lerin manası / 14.12.2002
- Diyalog'dan Reform'a / 13.12.2002
- Avrupalı olmak-II / 12.12.2002
- Avrupalı olmak / 11.12.2002
- Sabır, imanın yarısıdır / 25.11.2002
- Hayalleri zorlayan projeler / 20.09.2002
- Olan ülkeye oluyor.. Ama, artık... / 18.09.2002
- Seçimi çözüm olmaktan çıkarmak isteyenlere... / 06.09.2002
- Bizim önceliğimiz / 30.03.2002
- 2003 ve bir fıkra / 28.03.2002
- Asparuk Paşa haklı / 27.03.2002
- Gaziantep'ten yükselen ses / 26.03.2002
- Gözler Gaziantep'te / 23.03.2002
- Yaş onbir / 22.03.2002
- Dümensuyu / 21.03.2002
- Haydar Hoca'yı anlamak / 18.03.2002
- Trabzon-Bursa / 17.03.2002
- Tam bağımsızlık / 12.03.2002
- Doğruyu görebilmek / 06.03.2002
- Açık adres / 04.03.2002
- Batı'nın bahaneleri bitmez / 02.03.2002
- ABD ve AB / 01.03.2002
- Bayramın düşündürdükleri / 26.02.2002
- Bayramı anlayabilmek / 22.02.2002
- Özel hayat / 20.02.2002
- Biz yanlış yapmadık / 18.02.2002
- Yoldan çıkma / 17.02.2002
- Yeni bir umut / 12.02.2002
- Karne / 11.02.2002
- Takdir kimin olsun? / 05.02.2002
- Kapkaççılık / 03.02.2002
- Horoz dövüşleri / 02.02.2002
- Devlet ve millet gerçeğinin temel espirisi / 01.02.2002
- Bardağı taşıran damlalardaki zerreler... / 27.01.2002
- Sanal dünyanın zavallıları / 23.01.2002
- Tartışmalar / 22.01.2002
- Evet, asıl mesele insan meselesi / 19.01.2002
- Melek ve şeytan / 18.01.2002
- Kolejli Lara / 17.01.2002
- Bakış açısı / 13.01.2002
- Kaybolan tarih / 12.01.2002
- Bir türlü düzelememek! / 10.01.2002
- Büyük olabilmek / 09.01.2002
- Ya olduğun, ya da göründüğün gibi... / 26.12.2001
- Deprem kuşağında zayıf temeller / 24.12.2001
- Arjantin!.. / 22.12.2001
- Bir muhasebe / 19.12.2001
- Bugün bayram / 16.12.2001
- Ramazan'ı uğurlarken / 15.12.2001
- Misyonerlik faaliyetlerinin düşündürdükleri / 14.12.2001
- Kanunsuz sokaklar / 11.12.2001
- Moral değerlerin zarureti / 10.12.2001
- Yoklar listesi ve... / 09.12.2001
- Bitmeyen yanlışların da sonu gelecektir / 28.11.2001
- Amerika'nın terör mantığı... / 26.11.2001
- Yine Bağımsızlık / 14.11.2001
- Bağımsızlık / 13.11.2001
- Taşıma su zavallılığından bağımsızlık çağlayanlarına / 12.11.2001
- Bedel mi diş kirası mı? / 05.11.2001
- Derviş'in gidişatı / 04.11.2001
- Alıştıra alıştıra / 02.11.2001
- 78 yıl önce 78 yıl sonra / 30.10.2001
- Füzelerin hedef şaşırması / 29.10.2001
- Neden radikalizm yakıştırması? / 28.10.2001
- İpin ucu / 27.10.2001
- Geleneği tartışmak / 25.10.2001
- Ramazan yaklaşırken / 23.10.2001
- Tek çözüm eğitim / 22.10.2001
- 15 dakika / 20.10.2001
- Şarbon mu alırsınız, Şaron mu? / 20.10.2001
- Barışı anlamak / 17.10.2001
- İşte bunun için bağımsızlık / 16.10.2001
- Yanlış mukayese / 14.10.2001
- Zulmün acı kaderi / 10.10.2001
- Bu yıkımı nasıl becerdiniz! / 07.10.2001
- Anayasa değişiklikleri / 06.10.2001
- Amerika ve terör / 04.10.2001
- Şahsiyet olmayınca / 01.10.2001
- Toplum olabilmek / 30.09.2001
- Doların ve yolsuzlukların dili / 28.08.2001
- Bu basınla nereye? / 27.08.2001
- Batan geminin malları / 20.08.2001
- Birlik ve beraberliğimizin doğru adresleri / 19.08.2001
- Bütün bunlar tesadüf mü? / 14.08.2001
- Taraf olmak / 13.08.2001
- Kaş yapmak / 09.08.2001
- Ebesi çok olanın sonu / 08.08.2001
- Bu sadece yoksulluğun tescili değil / 06.08.2001
- Sosyal patlama üzerine / 28.07.2001
- Hadi hayırlısı / 26.07.2001
- Kuvay-ı Milliye geliyor / 25.07.2001
- Sular böyle durulmaz / 20.07.2001
- Bit yeniği mi' Papaz büyüsü mü? / 18.07.2001
- Kiracı mı oluyoruz? / 15.07.2001
- Yürüyüş devam ediyor... / 14.07.2001
- Çölaşan'a ne demeli? / 15.06.2001
- Ankara mitinginin ardından / 14.06.2001
- Tarih 10 Haziran / 12.06.2001
- Ankara buluşması / 10.06.2001
- Yalnızlık ve itilmişlik / 06.06.2001
- Benzemek ve örnek almak / 03.06.2001
- Derviş'in IMF programı üzerine / 26.05.2001
- Düğümü halk çözecek / 25.05.2001
- Bir başka açıdan mitingin düşündürdükleri / 23.05.2001
- Kuvay-ı Milliye Mitingi / 22.05.2001
- Hoş geldiniz / 20.05.2001
- Bu miting tarihî bir fırsattır / 19.05.2001
- 7 Nisan'dan 20 Mayıs'a / 17.05.2001
- Önce vatan / 16.05.2001
- Egemenlik de tartışılıyorsa... / 15.05.2001

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

06.03.2009, 06.03.2008, 06.03.2007, 06.03.2006, 06.03.2005, 06.03.2004, 06.03.2003, 06.03.2002, 06.03.2001, 06.03.2000, 06.03.1999, 06.03.1998, 06.03.1997, 06.03.1996, 06.03.1995, 06.03.1994, 06.03.1993, 06.03.1992, 06.03.1991


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.