logo
21 EYLÜL 2026

Tetikçinin arkasındakiler!

26.05.2006 00:00:00
 
Müslüman kisveli "bir kısım" medya artık "yeşil kartel"dir. AB'cidirler. Amerikancıdırlar. IMF'ci, diyalogcu ve Vatikancı'dırlar. AKP'ye duacıdırlar? M.E.KOÇ'un yazısı

 

 

                        TETİKÇİNİN ARKASINA SAKLANANLARAKP'nin etrafında pervane olmuş "AB'ci-Amerikancı ve de Vatikancı kimi muhafazakâr kisveli mevkute"lerin Danıştay saldırısını çekmeye çalıştıkları noktalar; tetikçinin, cinayet mahallinde ve otosunda "serpiştirdiği deliller ve ipuçları" ile kamuoyunu yönlendirmek istediği noktalar birebir örtüşüyor.Sadece bu "apaçık duruş" bile, cinayetin perde arkasında kimlerin olduğunu, kimlerin bu cinayetten "neyi hedeflediği"ni ortaya koyuyor? Nasıl, böyle bir tezgâhtarlık yapılabiliyor? Yapılır; çünkü?Müslüman kisveli "bir kısım" medya artık "yeşil kartel"dir.AB'cidirler. Amerikancıdırlar. IMF'ci, diyalogcu ve Vatikancı'dırlar. AKP'ye duacıdırlar? Hariçten gazel türünden tanımlamalar değil bunlar; söz konusu tanımlarla şişiniyorlar, övünüyorlar, koltuk kabartıyorlar, kalem oynatıyorlar? Vakıa ortada. Transformasyon ve "uyum süreci"den doğal olarak sağladıkları AB fonlarıyla semiriyorlar. "Gurbet"te Pensilvanya'da, Washington'da, Newyork'ta gölgelerine sığınmış olmanın, "içeri"de ise "Amerikanın stratejik ortağı AKP"nin payandası olmanın semeresi olarak "ABD katkıları"yla palazlanıyorlar.Papalık Konseyi misyonunun bir parçası olmalarının gereği Vatikan himmetleriyle besleniyorlar.Bürokraside, belediyelerde, sümenaltı ihale ve özelleştirmelerde, dedeleri mezardan kalksa dahi göremeyecekleri "ulufeler"e ve "rant"a gark olmaları ise cabası?Bunlar böyle de dışarıdaki "stratejik patronları"nın bugüne kadar ki Türkiye'deki vaziyetleri fena mıydı, fena mı? Hayır.AB, ABD, IMF ve Vatikan, Türkiye'den hangi dönemde bu "son mevsim"lerde devşirdikleri kadar "iyi mahsul" elde ettiler? Hiçbir dönemde?Dahili ve harici "bu ikbal sahipleri"nin ve stratejik ortaklıklarının pozisyonlarını "milli bir akıl" ile irdelemek gerekiyor Danıştay saldırısını çözmek için.Görüyorlar, biliyorlar ki Türk milleti uyanıyor!Biliyorlar ki, Türk Milleti uyanırsa sözkonusu "ikballeri" sona erecek? Yağma Hasan'ın böreği önlerinden çekilecek.Biliyorlar ki, Türk Milleti tek yürek-tek bilek olursa, artık ülkeyi sömürmek mümkün olmayacak, Türkiye "milli bir şahlanış"a doğru kanatlanacaktır.Biliyorlar ki, bugüne kadar sloganlarda ve klasik politika nutukları arasında kaybolan "milli çözüm", artık reel bir "milli model"e kavuştu, Nobel'e aday everensel bir program halini aldı, Milli Ekonomi Modeli'nin ortaya çıkmasıyla "lâf ile milli istismar devri" kapandı? Milli çözüm ve milli şahlanışta eski tüfek politikacıların "bir yığın milli palavra" devri kapandı; yepyeni, reel, somut, bilimsel bir milli model devri açıldı.İşte bu dahili ve harici sömürge odaklarının, "küresel ve derin fobilerini" bastırmak için, Türk milletinde apaçık görülen "milli uyanış"a, "milli çözüm"e ve "milli duruş"a cinayet kanı değdirmek suretiyle ön kesmeye çalışmalarıdır Danıştay cinayetindeki yaklaşımları?Ma'lum tetikçinin, cinayet mahallinde ve otosunda "bıraktığı delil ve ipuçları"yla topluma pompalamak istediği ile, meçhul "AB'ci, Amerikancı, IMF'ci ve Vatikancı Müslüman kisveli medya"nın pervasızca seslendirdiği "ortak mesaj", cinayet tetikçisinin arkasındaki güç odaklarını ele veriyor.Tetikçinin serpiştirdiği ve bıraktırdığı delillerin "millilik kavramını okşayan objeler" olmasından hareketle, Türk Milleti'ndeki "milli uyanış"a cinayet kanı bulaştırmaya kalkışanlar, "tetikçinin arkasındaki gerçek failleri" örtmek telaşındalar.Bu telaşları bile, aynı zamanda kendilerinin ne derece "gayr-ı milli lobiler"le işbirlği içinde olduklarını ele vermektedir.Kimse "cinayet mahallindeki objeleri" Türk milletinin gözünün önüne mertek yaparak "tetikçinin arkasındaki AB'ci, Amerikancı, Vatikancı gerçek failleri", milletimizin gözünden kaçırmaya kalkışmasın? Bu oyun tutmaz. Türk Milleti, toprakları, devleti, dini, ekonomisi, birlik ve bütünlüğü üzerinde "hangi harici odakların ve onların stratejik ortağı dahili bedhah"ların menfur emeller içinde olduklarını artık bilmektedir.

MEHMET EMİN KOÇ / eminkoc@yenimesaj.com.tr

Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu ifade verecek

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu Sedat Savtak, savcılıkta ifade verecek

21.09.2026 16:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu ifade verecek
Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu ifade verecek
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu Sedat Savtak, savcılıkta ifade verecek.

Silivri Cezaevi'nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Yürütülen soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde, 'Kazım Kaşifoğlu' karakterini canlandıran oyuncu Sedat Savtak, 'bilgi sahibi' sıfatıyla Silivri Adliyesi'nde savcılıkta ifade verecek.

Kadir İnanır’ın resmi vasiyeti açıklandı

Türk sinemasının unutulmaz efsanesi Kadir İnanır'ın 1 milyar TL değerindeki devasa mirasıyla ilgili tartışmalara son noktayı koyan resmi vasiyetname detayları, usta sanatçının avukatı Bişar Abdi Alınak tarafından bugün bizzat açıklandı. İnanır'ın tüm maddi ve manevi haklarını 27 yıllık hayat arkadaşı Jülide Kural'a bıraktığı, Kural'ın hayatta olmaması durumunda ise servetin insan hakları dernekleri ile vakıflara devredilmesini bizzat vasiyet ettiği kesinleşti

21.09.2026 16:00:00
Haber Merkezi
 
Kadir İnanır’ın resmi vasiyeti açıklandı
Kadir İnanır’ın resmi vasiyeti açıklandı
Kadir İnanır'ın vefatının ardından kamuoyunu meşgul eden miras spekülasyonlarına yönelik bugün en net ve resmi açıklama geldi. Sanatçının hayattayken vekilliğini üstlenen ve süreç boyunca yasal prosedürleri yürüten Avukat Bişar Abdi Alınak, usta oyuncunun resmi vasiyetnamesinin tüm ayrıntılarını paylaştı.

Avukat Alınak, Kadir İnanır'ın manevi hatırasını zedeleyen ve gerçeği yansıtmayan iddialara karşı yasal yollara başvuracaklarını da net bir dille ifade etti.

Doktor raporu ve iki tanık huzurunda imzalandı

Kamuoyunda bir süredir devam eden "irade sorunu" ve "sağlık durumu" iddialarını tamamen çürüten açıklamada, vasiyetnamenin 9 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul Beyoğlu 48. Noterliğinde hazırlandığı aktarıldı.

Avukat Alınak, usta aktörün vasiyet belgesini düzenlettiği esnada yetkili kurumlardan tam teşekküllü resmi sağlık raporu alındığını, belgenin iki hukuki tanık huzurunda ve Türk Medeni Kanunu'nun tüm şartlarına eksiksiz uyularak tanzim edildiğini vurguladı. Bu detay, yeğenlerin ortaya attığı iddiaların hukuki dayanağını büyük ölçüde zayıflattı.

"Bütün maddi ve manevi haklar Jülide Kural'ındır"

Resmi belgelere göre Kadir İnanır; üç otomobilini, gayrimenkuller üzerindeki tüm hak ve hisselerini, bankalardaki nakit varlıklarını, lüks saat ve kurbağa figürlerinden oluşan özel koleksiyonlarını, sanat eserlerini, tüm alacaklarını ve en önemlisi rol aldığı 182 film ile 12 dizinin 70 yıl boyunca geçerli olacak telif haklarını hayat arkadaşı Jülide Kural'a devretti.

Büyük takdir toplayan vasiyetnamede usta sanatçının toplumsal hassasiyetini gösteren çok özel bir madde de yer aldı. Mirasın açıldığı tarihte Jülide Kural'ın hayatta olmaması durumunda; yaklaşık 1 milyar TL değerindeki tüm bu dev servetin eşit paylarla İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve Nesin Vakfı'na devredilmesi bağlayıcı hükme bağlandı.

"Mirasçılarımdan son istek ve arzum vasiyetime uyulmasıdır"

Kadir İnanır'ın, metnin sonuna bizzat eklettiği cümle ise akrabalarıyla yaşanan gerilime usta sanatçının önceden koyduğu bir tavır niteliği taşıyor. Yeşilçam'ın usta ismi vasiyetini, "Mirasçılarımdan son istek ve arzum vasiyetime uymalarıdır" ifadesiyle sonlandırdığı bildirildi.

Beykoz 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülmeye başlanan vasiyetname açılma davası, geçtiğimiz günlerde yalnızca bazı yasal mirasçılara tebligatların ulaşmamış olması gibi usuli teknik nedenlerle 17 Aralık 2026 tarihine ertelenmişti.

Avukat Alınak, metnin zaten tüm yasal mirasçıların incelemesine açık olduğunu belirterek, usta sanatçının büyük kaybını gölgede bırakacak spekülatif, dezenformasyon içerikli haber yayan kişilere karşı Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunacaklarını ilan etti.

Burhan Özfatura yaşamını yitirdi

İzmir'in Balçova ilçesindeki evinde rahatsızlanan eski Büyükşehir Belediye Başkanı Burhan Özfatura, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi

21.09.2026 15:00:00
AA
 
Burhan Özfatura yaşamını yitirdi
Burhan Özfatura yaşamını yitirdi
Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Özfatura, hayatını kaybetti.

Önceki gün ani kalp durması nedeniyle Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesine kaldırılan 83 yaşındaki Özfatura, kardiyovasküler cerrahi yoğun bakım servisindeki yaşam mücadelesini kaybetti.

Özfatura, 1984 yılında yapılan yerel seçimde Anavatan Partisi adayı olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanmış, 1989 yılındaki seçimleri kaybetmişti. Burhan Özfatura, 1994 yılında bu kez Doğru Yol Partisi (DYP) adayı olarak seçime girmiş ve yeniden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmişti.

Görevini 1999 yılına kadar sürdüren Özfatura, çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı yapmıştı.

Kura Nehri'nde balık ölümleri: İnceleme başlatıldı

Ardahan'ın Göle ilçesi sınırlarındaki Kura Nehri'nde çok sayıda balığın ölü bulunması üzerine İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından inceleme başlatıldı. Ölümlerin nedeninin belirlenmesi amacıyla bölgeden numuneler alınırken, ekipler nehirde ve çevresinde çalışma yürütüyor

21.09.2026 11:24:00 / Güncelleme: 21.09.2026 11:26:54
İHA
 
Kura Nehri'nde balık ölümleri: İnceleme başlatıldı
Kura Nehri'nde balık ölümleri: İnceleme başlatıldı
Ardahan'ın Göle ilçesine bağlı Sürügüden köyü yakınlarında nehirde balık ölümlerini fark eden vatandaşlar, durumu yetkililere bildirdi. İhbar üzerine bölgeye gelen ekipler, nehirde incelemelerde bulundu.

İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Göle İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, balık ölümlerinin kaynağının belirlenmesi amacıyla sudan ve ölü balıklardan numune aldı.



Saha incelemelerinde, balık ölümlerinin 3 farklı noktada yoğunlaştığı ve kıyıya vuran onlarca balığın olduğu belirlendi.

Ekiplerce, sudaki çözünmüş oksijen seviyesinin balıkların yaşamını sürdürebilmesi açısından kritik eşik değerinin altında olduğu tahmin edildi.

Adana'da 5.0 büyüklüğünde deprem

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 5.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi

21.09.2026 06:00:00
İHA
 
Adana'da 5.0 büyüklüğünde deprem
Adana'da 5.0 büyüklüğünde deprem
AFAD verilerine göre Adana'nın Saimbeyli ilçesinde saat 04.02 sularında 5.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Yaklaşık 7 kilometre derinlikte gerçekleşen deprem yüzeyde hafif bir şekilde hissedildi. İlk belirlemelere göre ilçede herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından, Adana'nın Saimbeyli ilçesinde saat 04.02'de 5.0 büyüklüğünde meydana gelen depreme ilişkin, "An itibarıyla olumsuz bir durum bulunmamaktadır" denildi.

AFAD'ın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Adana ilimizin Saimbeyli ilçesinde saat 04.02'de meydana gelen ve Adana, Kahramanmaraş, Osmaniye, Kayseri, Gaziantep illerimizde hissedilen 5.0 büyüklüğündeki deprem sonrası, an itibarıyla olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız" ifadelerine yer verildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi

20.09.2026 18:14:00
AA
 
Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi.

Gürlek, NSosyal hesabındaki paylaşımında, 6 Temmuz 2018 tarihinde Abdülhamid Terkin'in öldürülmesi ve ağustosta kaybolan Ayşegül Yaşar'ın dosyasına ilişkin açıklamada bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, hiçbir suçun cezasız, hiçbir cinayetin faili meçhul kalmaması için çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Gürlek, bu kapsamda, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurdukları Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda yürütülen titiz çalışmalarla iki cinayet dosyasının daha aydınlatıldığını duyurdu.

Gürlek, İstanbul Gaziosmanpaşa'da 6 Temmuz 2018 tarihinde Abdülhamid Terkin'in öldürülmesine ilişkin dosyada, HTS, baz ve görüşme kayıtları ile iyileştirilen güvenlik kamerası görüntüleri ve tanık beyanlarının yeniden değerlendirilmesi sonucunda, olayın beşinci şüphelisinin tespit edildiğini, yakalanan şüphelinin, kasten öldürme suçundan tutuklandığını aktardı.

Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde ağustosta kaybolan Ayşegül Yaşar'ın dosyasının ise HTS ve kamera kayıtları, tanık beyanları, kriminal incelemeler ve elde edilen yeni deliller doğrultusunda yeniden kapsamlı şekilde ele alındığını kaydeden Gürlek, "Şüphelinin olay günü kullandığı araçta tespit edilen biyolojik bulguların Ayşegül Yaşar'ın anne ve babasından alınan örneklerle uyumlu olduğunun belirlenmesinin ardından çalışmalar derinleştirildi. Şüphelinin yer göstermesi sonucu Ayşegül Yaşar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Şüpheli ile anne ve babası gözaltına alındı." açıklamasında bulundu.

Gürlek, bu iki dosyanın aydınlatılmasında özveriyle çalışan Gaziosmanpaşa ve Düziçi Cumhuriyet Başsavcılıklarına, İstanbul ve Osmaniye İl Emniyet Müdürlüklerine, Gaziosmanpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Adana Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğüne ve sürece katkı sunan tüm kamu görevlilerine teşekkür ederek, "Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, hiçbir cinayet karanlıkta kalmayacak, hiçbir fail adaletten kaçamayacaktır." ifadesini kullandı.

Tahir Sarıkaya'nın mali trafiği incelemeye alındı

Tutuklu Tahir Sarıkaya'nın banka hesap hareketleri, MASAK verileri üzerinden KOM birimlerince incelendi. Hazırlanan raporda Sarıkaya'nın hesaplarında 2017-2026 yılları arasında 101 milyon 932 bin 207 TL para girişi ve 134 milyon 170 bin 972 TL para çıkışı olmak üzere toplam 236 milyon 103 bin 179 TL'lik hareket tespit edildi.

20.09.2026 18:03:00
İhlas Haber Ajansı
 
Tahir Sarıkaya'nın mali trafiği incelemeye alındı
Tahir Sarıkaya'nın mali trafiği incelemeye alındı
Tutuklu Tahir Sarıkaya'nın banka hesap hareketleri, MASAK verileri üzerinden KOM birimlerince incelendi. Hazırlanan raporda Sarıkaya'nın hesaplarında 2017-2026 yılları arasında 101 milyon 932 bin 207 TL para girişi ve 134 milyon 170 bin 972 TL para çıkışı olmak üzere toplam 236 milyon 103 bin 179 TL'lik hareket tespit edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığını soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Tahir Sarıkaya'nın banka hesap hareketleri, MASAK verileri üzerinden KOM birimlerince incelendi. Hazırlanan Mali Veri İnceleme Raporu'nda para girişlerinin 69 milyon 649 bin 61 TL'lik, para çıkışlarının ise 106 milyon 524 bin 970 TL'lik bölümünün işlem açıklamaları ve Sarıkaya'nın mali profili yönünden "izaha muhtaç şüpheli para transferi" olarak değerlendirildiği belirtildi.

Kripto para ve şirket hesaplarına yönelik inceleme



İncelemede Sarıkaya'nın Paribu Teknoloji A.Ş. hesabından 499 işlemle 21 milyon 409 bin 825 TL aldığı, aynı platforma 320 işlemde 27 milyon 569 bin TL gönderdiği tespit edildi. Raporda, toplam 48 milyon 978 bin TL'lik bu hareket "şüpheli kripto para hareketi" olarak değerlendirildi.
Sarıkaya'nın Kıbrıs'ta faaliyet gösteren bazı otel şirketlerine yaptığı transferler de raporda yer aldı. Grand Sapphire Resort Ltd.'ye 23 işlemde 2 milyon 407 bin 400 TL, Merit Kıbrıs Turizm Limited'e ise 5 işlemde toplam 500 bin TL gönderildiği, Merit Kıbrıs'tan da Sarıkaya'nın hesabına 420 bin TL geldiği kaydedildi.

Eşinin ortak olduğu şirketlerde 560 milyon TL'lik hareket

Raporda ayrıca Sarıkaya'nın eşi Rabia Arslan Sarıkaya'nın ortaklığının bulunduğu iki şirketin hesap hareketleri de incelendi. 2020-2026 döneminde şirketlerin hesaplarında toplam 560 milyon 822 bin 423 TL'lik para hareketi tespit edildi. Raporda, şirketlerden Madamra Tekstil'in banka hareketleri ile son üç yıllık vergi matrahı arasında uyumsuzluk bulunduğu değerlendirilerek şirket hakkında ayrıca vergi incelemesi yapılması gerektiği belirtildi.

"Gazetecilik geliriyle bağdaşmıyor" değerlendirmesi

Mali Veri İnceleme Raporu'nun sonuç bölümünde, Sarıkaya'nın hesaplarındaki yüksek tutarlı para hareketlerinin önemli bölümünün işlem açıklamalarının yetersiz olduğu belirtildi. Raporda, tespit edilen para trafiğinin ücretli gazetecilik geliriyle bağdaşmadığı yönünde değerlendirmeye yer verilirken, kesin sonuca bankacılık veya mali bilirkişi incelemesiyle ulaşılabileceği kaydedildi.

Gaziantep'te dehşet

Gaziantep'te bir şahıs, evlerinde tartıştığı karısını pompalı tüfekle öldürdü. Olay sonrası sokağa çıkan şahsın pompalı tüfekle rastgele ateş etmesi sonucu ise 3'ü çocuk 4 kişi yaralandı

20.09.2026 16:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Gaziantep'te dehşet
Gaziantep'te dehşet
Olay, Şahinbey ilçesi 60.Yıl Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Harun Keklikçi (32) isimli şahıs, aldatma meselesi nedeniyle eşi Merve Keklikçi (27) ile tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine Harun Keklikçi, evdeki pompalı tüfekle eşi Merve Keklikçi'ye ateş etti. Olay sonrası evden çıkan saldırgan, elindeki pompalı tüfekle rastgele sağa sola ateş etti. Bu esnada da sokakta bulunan Hatice Ö. (53) ile Z.Y.Y. (9), Y.E.K. (12) ve B.K.O. (12) isimli 3 erkek çocuk da yaralandı.

Eşi tarafından vurulan kadın öldü, saldırgan yakalandı

Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen polis ekipleri saldırgan Harun Keklikçi'yi yakalayarak gözaltına alırken, evde yapılan incelemelerde kocası tarafından vurulan Merve Keklikçi'nin hayatını kaybettiği belirlendi. Yaralanan bir kadın ile üç çocuk ise sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Yaralıların hayati tehlikesinin olmadığı öğrenildi.

Eşi tarafından öldürülen 2 çocuk annesi kadının cenazesi ise olay yerinde tamamlanan işlemlerin adından Gaziantep adli tıp kurumu morguna kaldırıldı.

Geniş çaplı soruşturmanı sürdüğü öğrenildi.

Kandil başka konuşuyor, Meclis başka

Kandil’den peş peşe gelen açıklamalar ile TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un “ayrılıkçı dil kullanılmasın” uyarısı, yürütülen sürecin taraflar açısından aynı anlama gelmediğini bir kez daha ortaya koydu

20.09.2026 15:30:00
Haber Merkezi
 
Kandil başka konuşuyor, Meclis başka
Kandil başka konuşuyor, Meclis başka
Kandil'den peş peşe gelen açıklamalar ile TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un "ayrılıkçı dil kullanılmasın" uyarısı, yürütülen sürecin taraflar açısından aynı anlama gelmediğini bir kez daha ortaya koydu.

Kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" ve yeni çözüm süreci olarak tartışılan süreçte, Ankara ile Kandil'den gelen mesajlar arasındaki fark dikkat çekiyor.

KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık, 18 Eylül'de yaptığı açıklamada sürecin ilerlemesi için KCK yöneticilerinin İmralı'ya giderek Abdullah Öcalan ile doğrudan görüşmesi gerektiğini savundu. Bayık, bunun gerçekleşmemesi halinde sürecin sağlıklı ilerlemeyeceğini söyledi.

Bayık bununla da yetinmedi. Öcalan'ın özgür bırakılmaması halinde silah bırakmayacaklarını ve Türkiye'ye dönmeyeceklerini ifade ederken, siyasi ve hukuki alanda somut değişiklikler yapılmasını da istedi.

Ankara'nın mesajı ise farklı

Bu açıklamaların hemen ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 19 Eylül'de Kırşehir'de yaptığı konuşmada sürecin Türkiye'nin birlik ve bütünlüğü temelinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Kurtulmuş, "Bundan sonra Türkiye'de kimsenin ayrılıkçı bir şekilde konuşmasını istemiyoruz. Kimsenin de ayrımcı bir dil kullanmasını istemiyoruz" dedi. Ayrıca sürecin TBMM tarafından takip edileceğini ve 1 Ekim'den sonra bütün partilerin katılımıyla bir komisyon kurulacağını açıkladı.

Kurtulmuş'un açıklamasında dikkat çeken bir başka nokta ise hazırlanan yasanın ülkenin birliğini ve milli bütünlüğünü tehdit edecek herhangi bir hüküm içermediğinin özellikle vurgulanması oldu.

Peki aynı süreçten iki farklı beklenti mi çıkıyor?

Ortaya çıkan tablo şu soruyu gündeme getiriyor: Ankara "ayrılıkçı dil olmasın" derken, Kandil neden Öcalan'ın özgürlüğünü, İmralı'da doğrudan görüşmeyi ve yeni hukuki-siyasi adımları sürecin ön şartları olarak ortaya koyuyor?

Bu soru, sürecin kamuoyuna anlatılan hedefleriyle Kandil tarafından dile getirilen beklentiler arasındaki farkı gösteriyor.

Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" hedefini Türkiye'nin bütünlüğünü güçlendirecek bir proje olarak tanımlarken, Bayık'ın açıklamaları örgüt açısından sürecin yalnızca silah bırakma meselesinden ibaret olmadığını gösteriyor. Bayık, siyasi faaliyet, hukuk, cezaevleri, kayyumlar ve Öcalan'ın konumuna ilişkin talepleri aynı çerçevede sıralıyor.

"Açılım" tartışması yeniden gündemde

Geçmiş çözüm sürecinin ardından bugün yeniden başlayan tartışmanın temel sorularından biri de burada ortaya çıkıyor:

Devletin "terörsüz Türkiye" hedefi ile Kandil'in talepleri aynı noktada buluşuyor mu?

Kurtulmuş, "Bizim işimiz toparlamak, birleştirmek, büyütmektir" derken; Bayık, mevcut yaklaşımın örgütün beklentilerini karşılamadığını ve güven sorununun sürdüğünü söylüyor.

Dolayısıyla süreç ilerledikçe asıl tartışma, yalnızca "silah bırakılacak mı?" sorusuyla sınırlı kalmayacak gibi görünüyor. Türkiye'nin milli bütünlüğü, örgütün siyasi talepleri, Öcalan'ın konumu ve yapılması planlanan hukuki düzenlemelerin sınırları sürecin en kritik başlıkları olacak.

TBMM'nin 1 Ekim sonrasında kuracağı komisyonun, bu farklı beklentilerin nasıl yönetileceği konusunda belirleyici bir işlev üstlenmesi bekleniyor.

Kamuoyunun önündeki temel soru ise açık: Türkiye "terörsüzleşirken" süreç hangi tavizler ve hangi sınırlar içinde ilerleyecek?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'na katılmak üzere ABD'ye gitti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'na katılmak üzere "TUR" uçağıyla ABD'nin New York kentine hareket etti

20.09.2026 13:09:00
AA
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'na katılmak üzere ABD'ye gitti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'na katılmak üzere ABD'ye gitti
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül ile AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir uğurladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, eşi Emine Erdoğan'ın yanı sıra Adalet Bakanı Akın Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım da eşlik etti.

Kurulda 16. kez hitap edecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, yüksek düzeyli hafta olarak bilinen ve liderlerin konuşmalarının yer alacağı BM 81. Genel Kurulu'nun ilk günü olan 22 Eylül'de dördüncü sırada söz alması bekleniyor.

BM Genel Kurulu'na 16'ncı kez hitap edecek Erdoğan'ın konuşmasının ana gündem maddesinin İsrail'in Gazze'de uyguladığı soykırım, Filistin'in devlet olarak tanınması ve uluslararası alanda İsrail'e karşı atılacak adımlara ilişkin olması öngörülüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın özellikle Gazze'deki duruma dikkati çekmesi, üye ülkelerden İsrail'in saldırılarına karşı durmalarını talep etmesi bekleniyor.

Zirve kapsamında devlet ve hükümet başkanlarıyla da görüşecek Erdoğan'ın, 23 Eylül'de de BM Genel Sekreteri İklim Etkinliği'nde konuşma yapması planlanıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.