logo
16 EYLÜL 2026

Trabzonspor'un Mendy ve Bouchouari kararının bedeli 5 milyon Euro

Trabzonspor yönetimi Batista Mendy ve Bouchouari'yi ne Sevilla ya da Nice'e kiralık gönderdi ne de sattı

16.09.2026 10:21:00
Haber Merkezi
 
Trabzonspor'un Mendy ve Bouchouari kararının bedeli 5 milyon Euro
Trabzonspor'un Mendy ve Bouchouari kararının bedeli 5 milyon Euro
Trabzonspor yönetimi Batista Mendy ve Bouchouari'yi ne Sevilla ya da Nice'e kiralık gönderdi ne de sattı. Sonunda ikisi de elde kaldı. TFF'ye tescil edilmedikleri için sezon sonuna kadar sadece Türkiye Kupası maçlarında oynayabilecek iki oyuncu için kasadan en az 4-5 milyon euro ödeme çıkacak.






Trabzonspor yönetimi Fatih Tekke'nin prensi olarak gelen ancak hayal kırıklığı yaşayan Benjamin Bouchouari ile Tekke'nin geçen sezon kiralık olarak gönderilmesini istediği Batista Mendy'yi kadroya yazmadı. İki oyuncu ancak yeni gelen teknik direktör Thomas Reis'in istemesi durumunda Türkiye Kupası maçlarında forma giyebilecek.






İşin ilginci ise Mendy'yi yaz transfer döneminde Sevilla geri istedi... Ancak Trabzonspor yönetimi Sevilla ile geçen sezon yapılan kiralama sözleşmesinde yer alan "opsiyonun" altına düşmedi.






Sevilla da o boşluğu Galatasaray ve Beşiktaş'ın istediği Youssouf Fofana'yı alarak doldurdu, defteri kapattı. Trabzonspor, Mendy ile baş başa kaldı.






Benzer bir durum Bouchouari konusunda yaşandı... Geçen sezon St. Etienne'den 4 milyon euroya alınan Faslıyı Nice istedi. Başkan Ertuğrul Doğan pazarlıklara devam ederken Fransız ekibi transferden vazgeçti. Bouchouari de Mendy gibi elde kaldı.






Bordo-mavili yönetim sadece Türkiye Kupası'nda oynamaları için iki oyuncuya bu yıl toplamda 4-5 milyon euro arasında maaş ödemesi yapacak. Kiralık gönderilip belki de en azından maaş yüklerinin bir kısmı eritilebilirdi. Ayrıca Mendy gibi gittiği takımda parlama ihtimali de olabilirdi.

Fenerbahçe yönetiminde çatırdama sesleri

Aziz Yıldırım'ın aldığı Kocaman, Fred ve Talisca kararları ile Lukaku transferi sonrasında rahatsız olan bazı yöneticiler, İsmail Kartal ile ilgili yaşanan sürecin ardından çıldırma noktasına geldi. Fenerbahçe Başkanının kendilerini yok saymasından ve etrafındaki 2-3 kişiyle kulübü yönetmesinden rahatsız olan bu isimler yönetimden ayrılmayı ciddi ciddi düşünüyor.

16.09.2026 12:19:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe yönetiminde çatırdama sesleri
Fenerbahçe yönetiminde çatırdama sesleri
Beşiktaş yenilgisi sonrası sesler yükseldi. Başkan Aziz Yıldırım çıktı, her yere salladı. Çok da ciddiye alınmadı. Roma beraberliğinden sonra İsmail Kartal istifa etti.






Aziz Yıldırım çıktı, "Kalacak" dedi. Dinlenmedi. Kartal ertesi gün idmana çıkmadı. Cihan Kamer ve Oğuz Çetin ikna etti. Bir sonraki gün Kartal idmanda takımın başındaydı. Sonra da Gaziantep deplasmanına Fenerbahçe, Kartal'la çıktı.






0-0'lık beraberlik geldi. Kartal kaybı zemin ve hakeme bağladı. Fenerbahçe camiası ve taraftar ikna olmadı. Herkes Aziz Yıldırım'dan bir hamle beklerken sessizlik oldu.

Aziz Yıldırım arabasına bindi, çekti, İstanbul'a geldi. Şu anda sarı-lacivertlilerde derin bir sessizlik var.






Ancak iddialara göre yönetim kaynıyor. Özellikle Yıldırım'ın çevresindeki birkaç kişi (başta Cihan Kamer) ile karar almasından rahatsızlar.

Kocaman'dan son anda vazgeçilmesi, yabancı teknik direktör isteyenlerin "Kocaman olmayacaksa yabancı olsun" sözlerini dinlemeden Kartal'ı getirmesi, Kartal'ın istememesine rağmen Fred ve Talisca'nın gönderilmesi, hatta Kartal'ın istediği Oosterwolde'un bile gönderilmek istenmesi bazı yöneticileri çok rahatsız etti.






En büyük rahatsızlıklardan birisi de Romelu Lukaku için yaşandı. İddialara göre Lukaku'nun geleceğinden habersiz olan bazı yöneticiler bu bilgi doğrulanınca çıldırdı.






Şampiyonlar Ligi'ne kalınması işleri biraz rayına sokar gibi oldu ancak son dönemde yaşananlar işleri zora soktu. İddialara göre başta Barış Göktürk olmak üzere pek çok yönetici Yıldırım ve yönetim tarzından çok rahatsız.






İstifalar ceplerde. Özellikle gelecekte başkanlık düşünen Göktürk'ün başarısız yönetimin bir parçası olmamak için istifasının cebinde olduğu iddia ediliyor. Zaten son dönemde ortalarda da görünmemeye başladı

Aziz Yıldırım'ın Mahmut Uslu'ya ihtiyacı var

Aziz Yıldırım'ın en büyük gücü her zaman kriz anlarındaki kararlılığı ve kulüp üzerindeki tarihsel ağırlığı olurdu. Ancak Yıldırım, ekibini istediği gibi kuramadı ve daha da önemlisi Mahmut Uslu'yu kaybetti

16.09.2026 11:10:00
Haber Merkezi
 
Aziz Yıldırım'ın Mahmut Uslu'ya ihtiyacı var
Aziz Yıldırım'ın Mahmut Uslu'ya ihtiyacı var
Yıldırım'ın en büyük gücü her zaman kriz anlarındaki kararlılığı ve kulüp üzerindeki tarihsel ağırlığı olurdu. Ancak ekibini istediği gibi kuramadığı için ve daha da önemlisi Mahmut Uslu'yu kaybettiği için, üstüne üstlük üslubunu da dijital çağın gerçeklerine adapte etmeyince her seferinde 'rüzgara karşı konuşmak' zorunda kalan eski bir tüfek haline gelmiş durumda.






Aziz Yıldırım eskiden çıkıp konuştuğunda ya da sessiz kaldığında futbol kamuoyunda yer yerinden oynardı... Son dönemde Aziz Yıldırım çıkıyor konuşuyor ama adeta balona üflüyor.






Öyle ki Kadıköy'de kaybedilen Beşiktaş derbisinden sonra yaptığı açıklama bırakın ses getirmeyi, 1 saat sonra unutuldu gitti bile.






Roma maçından sonra yaptığı açıklama ise daha da vahimdi. Öyle ki İsmail Kartal için "İstifa mistifa yok" demesine rağmen "camianın evladı" denilerek getirilen Kartal'ı bile idmana çıkaramadı.






Yıldırım'ın sözünün bu kadar "havada" kalmasıyla ilgili ilgi çekici bir iddia var. O da yanına yönetici olarak aldığı isimlerin kendisine hiç destek atmaması.






Özellikle Yıldırım'ın Mahmut Uslu'yu kaybettikten sonra tamamen tek başına kaldığı; bir şeyler beklediği Cihan Kamer'in (açıklamaları ters tepiyor), Barış Göktürk'ün (başkan adaylığı için zemin hazırlamak adına sessiz kalıp görünmez olduğu iddia ediliyor) sessizliğe gömüldüğü iddia ediliyor.






Eski dönemde Aziz Yıldırım'ın az ama tam zamanında konuşması açıklamalarını olay haline getirirdi. Son dönemdeki sık açıklama trafiği, "mesajın değerini" düşürdü. Yıldırım'ın ilk olarak sessizliğe çekilmesi ve yalnızca kırılma anlarında sahneye çıkması gerekiyor gibi duruyor. Ancak hem Beşiktaş derbisi hem de Roma maçından sonraki açıklamalar zorunlu gibiydi.






Mahmut Uslu gibi "siper olacak", Yıldırım'ın üzerindeki reaksiyonu emip kamuoyu önünde sert çıkışları üstlenecek bir kurmay eksikliği çok net ortada.

Sadettin Saran'dan Aziz Yıldırım'a bombardıman

Fenerbahçe'nin eski başkanı Sadettin Saran, bir dost sohbetinde Aziz Yıldırım yönetiminin transferlerini yerden yere vurdu

16.09.2026 10:13:00
Haber Merkezi
 
Sadettin Saran'dan Aziz Yıldırım'a bombardıman
Sadettin Saran'dan Aziz Yıldırım'a bombardıman
Fenerbahçe'nin eski başkanı Sadettin Saran, bir dost sohbetinde Aziz Yıldırım yönetiminin transferlerini yerden yere vurdu. Lukaku transferiyle ilgili Tedesco'nun vetosunu hatırlattı. O dönemde Alman teknik adamın Belçikalı oyuncu için söylediklerini söylerse Yıldırım'ın istifa etmek zorunda kalacağını savundu.






Fenerbahçe öyle zor bir zamandan geçiyor ki başka bir camiada olsa her kafadan bir ses çıkardı. Hatta Galatasaray'da çoktan ortalık yangın yeri olmuştu.

Beşiktaş'ta hocanın değil, başkanın da kellesi isteniyor olurdu. Ancak son 20-25 yıl içinde Fenerbahçe içine kapandı. Demokratik çarklar durdu.







Belki de Fenerbahçeliler en fazla konuşmaları gereken zamanda yine sessizler. Hatta öyle bir ortam var ki ne "Hoca ne olacak?" diyen var ne "Bu transferleri kim neye bakarak yaptı?" diye soran var.

Sadettin Saran döneminin yöneticileri ise Aziz Yıldırım yönetiminin sürekli kendi arkalarından konuşup yaşanan süreci aralarında çok sert şekilde değerlendiriyorlar. Eski başkan Sadettin Saran katıldığı bir arkadaş toplantısında iddialı ifadeler kullandı:







"Guirassy ile anlaşmıştık. Bitmiş işi bozdular, Lukaku'yu aldılar. Lukaku için Tedesco'nun söylediklerini size söylesem başkanın istifa etmesi gerekir.

Nathan Aké ile zaten biz anlaştık. Bir ara bozacaklar diye çok korktum.

Sol beke Robertson'la anlaşmıştık. Ne Brown'u satabildiler ne Oosterwolde'u gönderebildiler. Bereket Brown çok iyi oynuyor, Allah'ı var.







Aldıkları Greenwood'u da Hakan Safi zaten bitirmişti. Onu bile alamayacaklardı; camia bastırmasa bitirmeyeceklerdi.

Sidiki'nin arkasından salladılar, bize demediklerini bırakmadılar. Sattıkları rakamlar ortada. Kasaya sayesinde para koydular.







Aldığımız Kante ve Guendouzi olmasa orta sahaya da transfer yapamazlardı. Ertan (Torunoğulları) 'İsterlerse hemen satarım' dedi, duymazdan geldiler."

Serdal Adalı'nın yeni yönetimi şekillendi


 
Beşiktaş’ta 4 Ekim’de yapılması planlanan olağanüstü seçimli genel kurul öncesinde Serdal Adalı’nın yönetim kurulunda ciddi bir revizyona gitmesi bekleniyor. Yönetime girecek isimler konusunda pek çok iddia var... Kimlerin kesik yiyeceği ise henüz netleşmiş değil. Ancak belki de en büyük sürpriz Hakan Daltaban'la olacak.

15.09.2026 12:22:00
Haber Merkezi
 
Serdal Adalı'nın yeni yönetimi şekillendi
Serdal Adalı'nın yeni yönetimi şekillendi

Beşiktaş'ta Serdal Adalı "beklenen" ama açıklandığı gün itibarıyla 'baskın' olarak anılan seçimle ilgili süreç yerine oturmaya başladı. Şu anki İkinci Başkan Hakan Daltaban'ın derneklerden sorumlu yönetici pozisyonuna kaydırılabileceği; İkinci Başkanlık koltuğu içinse Murat Kılıç veya Emre Tezmen isimlerinin tartışıldığı camiada yüksek sesle konuşuluyor.







Mete Düren dönüyor

Geçmiş dönemlerde de kulüpte görev almış tecrübeli yönetici Prof. Dr. Mete Düren'in yeni listede yer almasına kesin gözüyle bakılıyor.
Adalı'nın daha önceki dönemlerde birlikte çalıştığı bir diğer isim olan Doğan Küçükemre'nin de yeni yönetimin önemli isimleri arasında olabileceği konuşuluyor.
Fırat Fidan, Kemal Erdoğan, Vedat Kumuşoğlu, Mahir Kaplan, Süleyman Eren ve Coşkun Kaya listeye dahil edilmesi düşünülen isimler arasında geçiyor.







Gidecekler belirsiz

Henüz ismi doğrudan "kara listeye" alınan veya basına çizik yediği kesinleşen yöneticilerin listesi netleşmiş değil. Ancak yeni katılacak 4-5 ağır top isim nedeniyle, mevcut yönetimdeki pasif veya operasyonel yükü az olan bazı asil ve yedek üyelerin liste dışı kalacağı konuşuluyor.

Davinson Sanchez profesyonellik dersi veriyor

 
 
Galatasaray'da yaz boyunca "ha gitti, ha gidecek" denilen Davinson Sanchez, Başkan Dursun Özbek'in "Satmıyorum" demesiyle Serie A ve Premier Lig şansını belki de sonsuza kadar kaçırdı. Ancak klasik bir Latino oyuncu gibi "Küstüm, oynamıyorum" demek yerine İskandinav profesyonelliğinde "Kaldım, o zaman işimi en iyi şekilde yaparım" diyerek ders veriyor.
 

15.09.2026 12:11:00
Haber Merkezi
 
Davinson Sanchez profesyonellik dersi veriyor
Davinson Sanchez profesyonellik dersi veriyor

Galatasaray'ın yıldız ismi Davinson Sánchez yaz boyunca ortalarda yoktu... Hatta Kante'nin Dünya Kupası yarı finali oynamasına; Ederson'un bile "Dönmeyeceğim" demesine rağmen, Brezilya, Kolombiya'dan sonra elenmiş olsa da Ederson daha erken döndü. Ancak Davinson Sánchez herkesten sonra geldi. Öyle geç geldi ki ilk resmi maçına hiç hazırlık maçında oynamadan çıktı. Çünkü Kolombiyalı stoper, Dünya Kupası'na gitmeden önce yönetimden "İyi teklif gelirse gideyim" sözü almıştı.







Satış Özbek'ten döndü

Galatasaray, aslında Davinson ve menajerine göre iyi teklifler de aldı. Ancak Başkan Dursun Özbek satışı engelledi. Çünkü önerilen, masaya getirilen Fikayo Tomori'nin Davinson'un ikamesi olmadığı, çok güvendiği danışmanları tarafından kendisine iletildi.







Küsmedi, oynadı

Böyle bir durumda pek çok oyuncu, özellikle de Latin oyuncular küser; Como'ya gidip Serie A'da ya da Bournemouth'a gidip Premier Lig'de oynamadığı için "mızıkçılık" yapardı. Ancak Davinson, üst düzey bir İskandinav profesyoneli gibi davrandı. Hiç sorun çıkarmadı. İlk 5 haftanın en iyileri arasına girmeyi başardı.







Kilit oyuncu

İkili mücadelelerde yüzde 58, zeminde yüzde 65 ve hava topunda yüzde 55 başarı oranının yanı sıra maç başına 3.4 hava topu kazanması da Davinson'un ceza sahası savunmasındaki caydırıcılığının kanıtı.

Maç başına 7.8 tehlike engelleme ve 3.8 top geri kazanım; pozisyon bilgisinin ve sezgilerinin yüksek olduğunu, tehlikeyi büyümeden sezip bertaraf ettiğinin en net ifadesi.
Başarılı top sürmede yüzde 100 oran (0.4) ve 32.0 km/h maksimum (bu hızla koşsa, 100 metreyi 11.25 saniyede tamamlar) hız, topu geriden ileriye taşıma ve arkaya kaçan topları yakalama konusundaki atletik kapasitesini öne çıkarıyor.

Osimhen, Trabzonspor karşısında yok

Galatasaray'ın Nijeryalı yıldızı Osimhen'in Başakşehir karşısında acıyı hisseder hissetmez kendini kenara alması daha büyük bir felaketi önlemiş olsa da tanıda yer alan "kanama ve ileri-orta düzey zorlanma" ifadesi Trabzonspor maçında oynama şansını mucizelere bırakıyor. Teknik heyetin, sezonun kalanını riske atmamak adına Nijeryalı golcüyü Avni Aker deplasmanında dinlendirmesi en rasyonel karar gibi duruyor

15.09.2026 12:10:00
Haber Merkezi
 
Osimhen, Trabzonspor karşısında yok
Osimhen, Trabzonspor karşısında yok
Galatasaray, cumartesi akşamı Trabzonspor için sezonun kırılma maçına çıkacak... Amed deplasmanından sonra Konya deplasmanından da yenilgi ile dönen bordo-mavililer için Galatasaray maçı sezonun ya başlayacağı ya da biteceği maç olacak. Bir de geçen sezondan kalan "elektrikli" ortamı da hesaba katarsak sarı-kırmızılılar için de Avni Aker'de çıkılacak maç sezonu "psikolojik" olarak koparma maçı olabilir.






İlk 5 maçta zaten yenilmeyen, sadece 1 beraberlik alan Galatasaray, Trabzonspor deplasmanından da galibiyetle dönerse "Yenilmezler artık" psikolojisini rakiplerinin üzerine yıkabilir. Böyle bir durumda Okan Buruk için en kritik isim Victor Osimhen olacak. Peki Nijeryalının oynama ihtimali var mı?






OSIMHEN'İN SON DURUMU

Sağ adduktor adale grubunda kanama ve zorlanma var. Bu tanı, sakatlığın basit bir kas spazmı olmadığının, adale liflerinde belirgin yırtık ve kanama içerdiğinin kanıtı.






İleri-orta düzeydeki adduktor zorlanmalarında iyileşme, doku tamiri ve kanamanın emilme süreci en az 3 ila 6 hafta sürer. Yani Trabzonspor maçında Osimhen için "Oynayacak" demek biraz hayalcilik; çünkü sakatlığının üzerinden sadece 10 gün geçti.






Sakatlığın 10. gününde kas lifleri henüz tam anlamıyla kaynamamış ve kanama kontrolü yeni sağlanmış olur. İğne veya yoğun fizyoterapi ile sahaya sürülmesi durumunda, kısmi yırtığın 3. derece seviyesine geçme ve oyuncuyu 2-3 ay sahalardan uzak tutma riski çok yüksektir.

Galatasaray'da Ugochukw belirsizliği

Lesley Ugochukwu, sadece Galatasaray'ın değil, belki de sezonun üzerinde en fazla tartışılan transferi konumunda

15.09.2026 11:28:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'da Ugochukw belirsizliği
Galatasaray'da Ugochukw belirsizliği
Ugochukwu'nun sahada kaldığı 38 dakikada tamamen "hata yapmama" psikolojisiyle oynaması, top kaybetmemek adına sadece yan ve geri paslara yönelmesi, ancak pozisyonu gereği yapması gereken top kazanma, baskı kırma ve fiziksel üstünlük kurma işlevlerini yerine getirememesi Galatasaray'da soru işaretlerinin tavan yapmasına neden oldu. Chelsea ve Rennes'in gördüğü potansiyeli parçalı forma ile henüz gösterememesi oldukça dikkat çekici.






Lesley Ugochukwu, sadece Galatasaray'ın değil, belki de sezonun üzerinde en fazla tartışılan transferi konumunda... Okan Buruk'un "Bunu nereden buldun?" diye eleştirildiği Nijeryalı oyuncu, 3 maçta sadece 38 dakika sahada kalabildi; maç başına aldığı süre 38 dakikayı bile bulmadı. Bu durum akıllara "Chelsea neden bu kadar yatırım yaptı?" ve "Rennes nasıl Camavinga'nın ikamesi olarak gördü?" sorularını getirdi.






UGOCHUKWU GALATASARAY'DA ETKİSİZ BAŞLADI

İlk 5 haftada sadece 38 dakika forma giyen Ugochukwu, Galatasaray taraftarının aklında neler bıraktı bilinmez ama istatistikler pek çok şeyi anlatıyor.







Belki de sahada çok kısa sürelerde kaldığı için %93 pas isabeti ve kendi yarı sahasında %100 isabetle oynaması, topu aldığında riske girmekten korktuğunun göstergesi. Çünkü sanki tek işi topu en yakınındaki arkadaşına aktarmakmış gibi hareket etti. 0 kilit pas ve 0 uzun top ile hücuma katkı sağlamak kafasında yok gibi.






Bunun yanına bir de ön libero pozisyonundaki bir oyuncu için 38 dakikada 0 top çalma, 0 pas arası ve 0 hava topu mücadelesi eklenince "Acaba soruların arkası boş değil mi?" düşüncesi akıllara oturuyor.






0.05 xG ve 0.02 xA beklentileri ile ceza sahası çevresinde ya da duran toplarda da skora etki edecek bir tehdit yaratamamış. Maç başına sadece 11 topla buluşma ve 29.8 km/s maksimum hız, oyuncunun maç ritminden uzak olduğunu ve henüz takımın temposuna adapte olamadığını da aslında net bir şekilde gösteriyor.

Trabzonspor'da erken seçim ufukta belirdi

Hafta sonunda Trabzonspor, sezonun kırılma maçında Galatasaray'ı konuk edecek

15.09.2026 11:15:00
Haber Merkezi
 
Trabzonspor'da erken seçim ufukta belirdi
Trabzonspor'da erken seçim ufukta belirdi
Galatasaray maçından çıkacak olumsuz bir sonuç, Ertuğrul Doğan yönetiminin "yıldız transferlerle rüzgarı arkasına alan" imajını silip yerine "bütçeyi doğru yönetemeyen ve teknik belirsizlik yaratan" bir yönetim tablosunu hâkim kılar. Bu da Trabzonspor'da "erken seçim" gündeminin masaya gelmesine neden olur.






Hafta sonunda Trabzonspor, sezonun kırılma maçında Galatasaray'ı konuk edecek... Geride kalan 5 haftada toplanabilecek 15 puanın sadece 7'sini toplayan bordo-mavililerde, Avni Aker'de oynanacak maçtan alınacak negatif bir skor pek çok şeyin değişmesi anlamına gelecek.






HÜSEYİN CİMŞİR BELİRSİZLİĞİ

Ancak zorlu maç öncesinde Trabzonspor'da ağır bir belirsizlik ortamı var. Hüseyin Çimşir yeni teknik direktör mü yoksa hâlâ nöbetçi teknik direktör mü?

Çimşir'in yerine hoca aranmaması bambaşka bir kriz. Yönetim aslında Rudi Garcia tarzında yüksek maliyetli teknik adam istemiyor ancak Çimşir ile devam etmek de risk.







ERTUĞRUL DOĞAN İÇİN KRİTİK SÜREÇ

Aslında bu dakikadan sonra Salah ve Fabinho gibi dünya yıldızlarını getiren Trabzonspor yönetimi kendi geleceğiyle de oynuyor. Çünkü bu dakikadan sonra her türlü başarısızlık yönetime yazacak. Galatasaray maçında alınacak negatif bir skor, okları Ertuğrul Doğan yönetimine çevirecek.







TRABZONZPOR YÖNETİMİNDE KRİZ İHTİMALİ

Yönetim kurulu içinde kutuplaşmalar su yüzüne çıkar. Kötü sonuçla birlikte fikir ayrılıkları basına sızmaya başlar; tepki çeken bazı yöneticilerin istifası gündeme gelebilir.

Başarısızlık durumunda transfer ve teknik heyet süreçlerini yürüten profesyoneller veya yöneticiler üzerindeki baskı artar, yönetim kendi içinde günah keçisi aramaya başlar.







MUHALEFET ATAĞA KALKAR

Bordo-mavili camiada muhalefet, yüksek maliyetli kadroya rağmen alınan başarısız sonuçları koz olarak kullanır. Tribünlerin protestosu ile birleşen muhalefet baskısı, yönetimi olağanüstü kongre kararı almaya zorlayabilir.

Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı

Italiano mevkiler arası mesafeyi daraltan "makine" gibi çalışan bir yapı kurdu... Sergen Yalçın kalsaydı bu kadronun koşu mesafeleri düşerdi; ancak Vlahović ve Trossard'ın bireysel şovlarıyla maç kazanan, daha yetenek odaklı bir Beşiktaş izlerdik.
 

14.09.2026 12:47:00
Haber Merkezi
 
Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı
Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı
Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano da Sergen Yalçın gibi tempolu ve hücuma dönük futbolu benimsiyor... Ancak mantalite ve saha içi organizasyonu açısından ikili arasında dağlar kadar fark var.

İtalyan teknik adam 4-2-3-1 veya 4-3-3 dizilişini tercih eder. Takım savunmasını en önde başlatır ve top rakipteyken alanı daraltarak boğucu bir pres uygulatır.






Katı şablonlar yerine yetenekli oyunculara saha içinde özgürlük tanımayı seven Sergen Yalçın'ın ise oyuncunun bireysel kalitesini ve yaratıcılığını öne çıkaran bir anlayışı vardır.

Sergen Yalçın, orta sahada Josef örneğinde olduğu gibi alanı tek başına kapatabilen, fiziksel olarak ezici veya Atiba gibi oyunu aklıyla yönlendiren isimleri sever. Salih gibi daha düz, pres odaklı ama yaratıcılığı sınırlı pasör profil yerine topu öne taşıyabilen "8/10 numara kırılımlı" oyuncuları tercih ederdi.






Sergen Yalçın bek ve stoperlerinde macera aramaz; pozisyon bilgisi yüksek, tecrübeli ve hamleli oyuncuları ister (Rosier veya Welinton tipi). Kassoum, Yalçın'ın savunma disiplini anlayışında çabuk kulübeye çekilirdi.






Yalçın kalsaydı Ernest Poku ve İlhan Fakılı'yı geçiş hamlesi olarak görürdü. Genç ve ham oyuncular yerine bitiriciliği ve skorerliği kanıtlanmış (Ghezzal, Larin tarzı) isimleri tercih ederdi.

İsmail Kartal'ın gidişi ve dönüşünde yaşananlar

Roma maçı sonrası yaşanan istifa krizi ve Samandıra'ya geri dönüş sürecinde İsmail Kartal’ın futbolcularıyla yaptığı kritik toplantının şifrelerine gazetemiz ulaştı. Fenerbahçe Teknik Direktörü; özellikle krizin atlatıldığını, dedikodulara kulak asılmamasını istedi. Herkesin Gaziantep maçına tam konsantre olması gerektiğini anlattı

14.09.2026 12:31:00
Haber Merkezi
 
İsmail Kartal'ın gidişi ve dönüşünde yaşananlar
İsmail Kartal'ın gidişi ve dönüşünde yaşananlar
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Roma maçından sonra gitti, geldi. Gitti, yine geldi. Hafta içinde 2-3 gün boyunca İsmail Kartal'ın ne olacağı konuşuldu. Sadece kamuoyu, camia ya da taraftar konuşmadı; futbolcular da bu konuyu konuştu.






Kartal ise yaşanan süreçle ilgili Samandıra'ya döndükten sonra futbolcularına açıklama yaptı, yaşananları değerlendirdi. Herkesin beklentilerinin aksine bu kez çok daha dingin, daha az iddialı ama futbolcularına kendilerine güvendiğini anlatan bir konuşma yaptı.

Amaç; oyunculara olan güvenin devam ettiği, bunun yönetimle kendisi ve taraftar arasında bir gidip geliş olduğunu anlatmaktı. Çünkü Roma maçından sonra Kartal, soyunma odasında oyunculara veda edip gitmişti. Yaklaşık 36 saat boyunca hiçbir futbolcuyla konuşmamıştı.






O ilk karşılaşmada Kartal; Roma karşılaşmasının ardından soyunma odasında duygusal bir refleksle hareket ettiğini, o anki yüksek tansiyon ve sıcağı sıcağına yaşanan hayal kırıklığıyla veda kararı aldığını dürüstçe kabullendi.

Başkan ve yönetimle gerçekleştirdiği değerlendirme toplantılarına değinerek, karşılıklı fikir alışverişi sonrası kulübün geleceği ve takımın menfaatleri doğrultusunda görevinin başında kalması gerektiğine ikna olduğunu oyuncularına aktardı.






Yaşanan çalkantıdan bağımsız olarak kadro kalitesine, oyuncuların yeteneğine ve karakterine olan inancını tazeledi. Alınan mağlubiyetlerin ya da yönetimsel krizlerin bu güveni sarsmadığını belirtti.

Yüksek perdeden iddialı ve duygusal nutuklar atmadı. Kendi payına düşen hataları kabul eden; daha gerçekçi, ayakları yere basan bir duruş sergilediğini ifade etti.

Yaşanan bu sürecin geride kaldığını, dedikodulara ve dış etkenlere kulak asmadan herkesin sahaya ve yaklaşan maçlara konsantre olması gerektiğini net bir dille söyledi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.