logo
13 AĞUSTOS 2026

Turizm yöresinde Süper tercümeler

24.10.2005 00:00:00
 
Kışı köyünde geçirip yazın kıyılara inen ve turistlere hizmet veren yurdum insanı, turistik mönüyü nasıl hazırlayacak? Elbet açıyor lügati, tek tek çeviriyor yemek adlarını. O arada ufak tefek aksilikler oluyor. Örneğin "piliç çevirme" lügate sadık kalınca "piliç translation" oluveriyor. Ali Süha Uyar, turizm mesleğinde geçen yıllarını anlatırken kıyı lokantalarında rastladığı ilginç yemek adlarını kaydetmiş... Mesela:Antıreler (The antıres) Meze tabağı (Horos döver), Beyaz Peynirli Börek (Börek with beyaz cheese), Sigaraböreği (Börek sigaret), Yayla çorba (Plateau soup), Ezme salata (Crush salad), Ana yemekler (Lancand dinilen), Makarna (Sıpa gitti), Makarna polonez (Sıpa gitti polonez), Pizza dört mevsim (Piza katır sezon), Tatlılar (Deseritif), Dutlu furitti (Dutlu furitti), Borç çorbası (Dept soup), Peynirli gözleme (Cheese observing), Karides söğüş (Sogus Carades), Kurban kavurma (Victim roasting)...

Marmaraereğlisi ve Şarköy'de denize girmek yasaklandı

Tekirdağ'da olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle Marmaraereğlisi ile Şarköy ilçelerinde bazı plajlarda denize girişler geçici olarak yasaklandı

13.08.2026 11:50:00
İHA
 
Marmaraereğlisi ve Şarköy'de denize girmek yasaklandı
Marmaraereğlisi ve Şarköy'de denize girmek yasaklandı
Tekirdağ Valiliği tarafından yapılan duyuruda, Şarköy ilçesi ve Marmaraereğlisi ilçesi Sultanköy sahilinde 13-14 Ağustos tarihlerinde 2 gün boyunca denize girmenin yasaklandığı bildirildi.

Yasakların, olumsuz deniz şartları nedeniyle yaşanabilecek boğulma vakalarının önüne geçmek amacıyla uygulandığı belirtildi.

FETÖ'cü yüzbaşının ablasına 10 yılda 2. tutuklama

FETÖ'cü ihraç Yüzbaşı Burkay Karatepe'nin ablası Ayşe Alanur Karetepe, 10 yıl önce "yardım yataklık" suçundan 1 yıl tutuklu kalan FETÖ'cü yüzbaşının ablası, bu kez "örgüt üyeliği"nden cezaevine girdi

13.08.2026 11:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
FETÖ'cü yüzbaşının ablasına 10 yılda 2. tutuklama
FETÖ'cü yüzbaşının ablasına 10 yılda 2. tutuklama
Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında darbeci FETÖ'cü ihraç Yüzbaşı Burkay Karatepe'ye firari döneminde yardım ve yataklık ettiği iddiası ile Muğla'da yakalanan ve silahlı terör örgütü FETÖ üyeliğinden tutuklanan ablası Ayşe Alanur Karetepe, Emniyette alınan ifadesinde, etkin pişmanlık yasasından faydalanmasını gerektirecek bir suç işlemediğini belirterek, etkin pişmanlık yasasından faydalanmak istemediğini belirtti.

2016 yılında da Burkay Karetepe'ye yardım ve yataklıktan 1 yıl hapis yatmış

İfadesinde FETÖ terör örgütü ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını belirten Karatepe, 2017 yılına kadar yine kardeşi Burkay Karatepe'ye yardım ve yataklık iddiası ile bir yıl Eskişehir Cezaevinde tutuklu kaldığını ve 2017 Ağustos ayında yurtdışı yasağı ve adli kontrol şartı ile tahliye olduğunu açıkladı. Hakkında 3 yıl 9 ay ceza verildiğini ve bu dosya halen Yargıtay'da olduğunu söyledi.

Mail yazışmalarına 'Bilgim yok' 'Şahsi avukatım olmadan cevap vermek istemiyorum" dedi

Kardeşi Burkay Karatepe'nin yakalanması sonrası dijital materyaller içinde çok sayıda Word ortamında, Burkay Karatepe ile irtibat kurmak amacı ile hazırlanmış mail adresleri üzerinden mail göndermeksizin taslaklar üzerinden haberleşme yöntemi kullanıldığına ilişkin soruya 'Bilgim yok' diyerek cevap verirken, taslak yazışmalar ile ilgili sorulan soruların büyük bölümüne 'Cevap vermek istemiyorum' 'Bununla ilgili bilgim yok' veya 'Mail adresi üzerinden haberleşme ile ilgili sorulara ben bu aşamada şahsi avukatım olmadan bir cevap vermek istemiyorum. İlerleyen aşamada şahsi avukatım eşliğinde bu sorularla ilgili ayrıca beyanda bulunabilirim" dedi.

Kaçış planı ile ilgili yazışmalara 'Bununla ilgili bilgim yok' dedi

Darbeci FETÖ'cü Burkay Karatepe'nin Afyonkarahisar'da yakalanmasının ardından ele geçirilen dijital materyaller içindeki yazışmalarda kaçış planı ile ilgili yazışmalarda, "İnşallah bir kış daha orda değil de güzel bir ülkede geçiririz beraber. Ofisi yılbaşından sonra satılığa çıkaracağım, orasının parası yüksek. Ben hazırlık yapıyorum, sen de hazırlan. O yüzden spora başladım, koşabileyim diye. Beraber gideceğiz. Şimdilik uygun şartları bekliyoruz. 2 yıl önce deprem zamanı tam karmaşa vaktiydi, düşünemedik. Değerlendiremedik' şeklindeki yazışmalara "Bununla ilgili bilgim yoktur" dedi.

Burkay Karatepe'nin üzerinde yakalanan paralar soruldu

Burkay Karatepe'nin Afyonkarahisar'da yakalanması sonrasında yapılan ikamet aramasında ele geçirilen, altın, dolar ve Euro ille Türk parası olan yaklaşık 6 milyon 775 bin TL değerinde ele geçirilen para ve altınlar hakkında bilgisi olup olmadığı, parayı kimler tarafından verildiği, FETÖ silahlı terör örgütü üyeleri tarafından yardım yapılıp yapılmadığı soruldu. Ayşe alanur Karetepe bu soruya, "Bunlarla ilgili benim düşüncem babam götürmüş olabilir. Bu paranın kaynağı ile ilgili bir bilgim yoktur. Burkay'ın firar olduğu dönem içerisinde örgütten herhangi bir yardım alıp almadığını bilmiyorum. Fakat benim düşüncem yeni bir suça bulaşmaması için babam imkanları dahilinde ihtiyaçlar için Burkay'a para vermiş olabilir" dedi.

AHBAP’ın 'altın' kasasından çıkanlar şoke etti

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü Ahbap Derneği soruşturmasında akılalmaz bir detay ortaya çıktı. "Gazze'ye yardım" açıklamasıyla önce dolara, ardından 44 milyon liralık fiziki altına çevrilerek banka kasasına konduğu iddia edilen servetin yerinde yeller esiyor. Tek yetkilisi Haluk Levent olan o gizemli kasa açıldığında içinden sadece ilaç kutuları ve bir kitap çıktı

12.08.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
AHBAP’ın 'altın' kasasından çıkanlar şoke etti
AHBAP’ın 'altın' kasasından çıkanlar şoke etti
Türkiye gündemini sarsan Ahbap Derneği soruşturmasında adli makamları ve emniyet güçlerini hayrete düşüren yeni bir skandal patlak verdi. Derneğin mal varlıklarını yönetmek üzere atanan kayyum heyeti, polis memurları ve bir kuyumcu bilirkişisi eşliğinde, derneğe ait kiralık bir banka kasasını mercek altına aldı. VakıfBank Feriköy Şubesi'nde bulunan kasanın açılmasıyla, 44 milyon lira değerindeki fiziki altınların ortada olmadığı görüldü.

"Gazze için ödeme" notuyla trafik başladı

Soruşturma dosyasındaki banka kayıtlarına ve yönetim kurulu kararlarına göre şüpheli para trafiği Ocak 2026'da başladı. Ahbap Derneği Yönetim Kurulu, 14 Ocak 2026 tarihinde dernek hesabındaki 44 milyon TL'nin enflasyona karşı korunması amacıyla altına çevrilmesi yönünde bir karar aldı.

Ancak paranın doğrudan altına çevrilmesi yerine dikkat çekici bir yöntem izlendi.

14 Ocak 2026'da dernek hesabından bir döviz bürosuna 44 milyon TL havale edildi. Transfer açıklama kısmına ise "Gazze için elden alınan 1 milyon USD ödemesi" notu düşüldü.

Döviz bürosundan sağlanan 1 milyon dolar nakit olarak, yönetim kurulu kararıyla doğrudan Haluk Levent tarafından fiziken teslim alındı.

İki gün sonra toplanan yönetim kurulu, bu kez teslim alınan 1 milyon dolar ile bir kuyumcudan fiziki altın satın alınmasını kararlaştırdı. Altınları teslim alma yetkisi yine münhasıran Haluk Levent'e verildi.

Tek yetkili Haluk Levent'ti, kasa boş çıktı

Satın alınan fiziki altınların güvenle muhafaza edilmesi amacıyla bankada bir kiralık kasa tutuldu ve kasanın tek anahtarı ile işlem yetkisi Haluk Levent'e devredildi.

Soruşturmayı derinleştiren savcılık talimatıyla, 6 Ağustos tarihinde kiralık kasa; polis, kuyumcu bilirkişisi ve kayyum avukatları huzurunda, video kaydı eşliğinde açıldı. 44 milyon liralık altın zincirinin son halkası olan kasada hiçbir değerli madene rastlanmadı. Kasanın içerisinden yalnızca bir kutu Tylolhot, vitamin hapları, iki kutu ilaç ve bir adet kitap çıktı.

Milyonlarca liralık varlık nerede?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu, "Gazze" açıklamasıyla çekilen, ardından altına dönüştürüldüğü iddia edilen 1 milyon doların ve fiziki altınların akıbetini çözmek için incelemeyi yoğunlaştırdı.

MASAK raporları ve teknik takip çalışmalarında; şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz para hareketleri, şans oyunları ve yasal bahis hesaplarına aktarılan ve kaybedilen yüz milyonlarca liralık tutarlar ile şüpheli tapu devirleri tespit edilmişti. Soruşturma kapsamında aralarında dernek kurucusu Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur'un da bulunduğu çok sayıda zanlı tutuklu bulunurken, adli makamlar bu 44 milyon liralık sırrın kimlerin tasarrufuna geçtiğini belirlemek üzere çalışmalarına devam ediyor.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasada ulus devlet yapısını bozacak tek bir kelime olmadığını belirtip "Bu yasa genel af değildir." dedi

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasada ulus devlet yapısını bozacak tek bir kelime olmadığını belirtip "Bu yasa genel af değildir." dedi

12.08.2026 14:00:00
AA
 
 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasada ulus devlet yapısını bozacak tek bir kelime olmadığını belirtip "Bu yasa genel af değildir." dedi
 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasada ulus devlet yapısını bozacak tek bir kelime olmadığını belirtip "Bu yasa genel af değildir." dedi
Kamuoyunda çerçeve yasa olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Meclis'te rekor oyla yasalaştı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kanunun 467 oy ile yasalaşmasına dikkat çeken Kurtulmuş, "Ulus devlet yapısını bozacak tek bir kelime yok." dedi. Yasanın yeni bir kapı açtığına da işaret eden Kurtulmuş, bu süreçte dış tehditlere karşı uyardı.

Kurtulmuş'un açıklamalarının satırbaşları şöyle:

"Türkiye tarihi bakımından en önemli süreçlerini yaşıyoruz. İlk asrının yarısı terör meselesiyle Türkiye'nin ayaklarına pranga vuruldu. Türkiye'de Türk ve Kürt toplumunun arasına husumet sokulmaya çalışıldı.

"467 OY MİLLETİN SÜRECE YANSIMASI"

5 Ağustos 2025'te komisyon toplantısını yaptık. Bütün siyasi partilerin katılması çok değerliydi. Türk toplumunun farklı kesimlerinin temsilcilerinin 21 toplantı boyunca buraya geldi. Görüşlerini ortaya koydu. Hiç kimse komisyonda konuşandan sonra aleyhine söz almadı. Bütün partiler uzlaştı ve bir rapor ortaya çıktı. Komisyon toplumsal desteğe vesile oldu.

467 kabul oyu milletin sürece desteğinin yansımasıdır. Süreç tamamen açık ve şeffaf bir şekilde ilerleyecek. Yasaya herkes destek verdi. Başından itibaren söylediğimiz bir şey vardı. Kürt'ün onuru, Türk'ün gururunu koruyarak bir çalışmanın yapılması.

Devletin temel nitelikleriyle ilgili tartışma olmamıştır. Öneri de bulunulmamıştır. Ortak bir kararlılıkla yürütülmüştür.

"YASA KAPIYI AÇTI"

Bu noktaya gelmemizin en önemli hususiyetlerden bir tanesi bölgedeki risklerdir. Türkiye olarak bizim baştan beri tezimiz, biz daha fazla bölünmenin değil daha fazla derlenip toparlamanın merkezi olmalıyız.

Asla duyguları incitmeyecek şekilde hareket ettik. Bu yasa her şeyin bittiği anlamına gelmiyor. Raporun kapıyı araladığını, yasanın da kapıyı tamamen açtığını görüyoruz. Bu yol Türkiye'de birliğin, kardeşliğin yoludur.

Eski dönemin alışkanlıkları üzerinden siyaseti konuşma devri artık geride kalmalıdır. Herkes yeni dönemin hassasiyetine uygun barış ve kardeşlik diliyle konuşmalıdır. Bu vatanın tamamı bizimdir. Terörden hep beraber kurtulacağız. Dış tehditlere ve provokasyonlara karşı tedbirli olmalıyız.

"GEÇİCİ VE MÜSTAKİL BİR YASADIR"

Bu yasanın af yasası söylemlerine katılmıyorum. Bu eleştirileri haksız buluyorum ancak saygıyla karşılıyorum. Raporda milli egemenliğimizi, milli birliğimizi, bütünlüğümüzü, ulus devlet yapımızı bozacak bir tek cümle yoktur. Geçici ve müstakil bir yasadır. PKK/KCK terör örgütünün kendi tasfiye süreciyle ilgilidir. Hazırlanan yasada 3 tane emniyet sibobu yerleştirilmiştir.

"GENEL BİR AF DEĞİL"

Bu yasa genel bir af değil. TBMM her safhayı kontrol edecek ve komisyon oluşturulacak. Bu kadar nitelikli bir şekilde hazırlanmış bir yasa teklifi, nasıl bölücü bir yasa teklifi değil.

Bu yasayla birlikte terörsüz Türkiye'ye, bölgeye kapı açılmıştır. Yasa çıkarmak işin en kolayı. Mühim olan zihniyetlerin, siyaset bakışların değişmesi. Hepimiz bu topraklara bağlıyız. Yılların verdiği tahribatlar var. Bunların da süratle giderilmesi lazım.

Yıllar içinde ‘PKK’ düştü, geriye sadece ‘şehit’ kaldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon'un Maçka ilçesinde dokuz yıl önce katledilen 15 yaşındaki Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik için yayımladığı anma mesajında, fail terör örgütü PKK'nın adına yer vermedi

12.08.2026 04:13:00
Haber Merkezi
 
Yıllar içinde ‘PKK’ düştü, geriye sadece ‘şehit’ kaldı
Yıllar içinde ‘PKK’ düştü, geriye sadece ‘şehit’ kaldı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon'un Maçka ilçesinde dokuz yıl önce katledilen 15 yaşındaki Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik için yayımladığı anma mesajında, fail terör örgütü PKK'nın adına yer vermedi.

11 Ağustos 2026 tarihinde yapılan bu paylaşım, geçmiş yıllardaki mesajlarla karşılaştırıldığında dikkat çekici bir üslup değişikliğini ortaya koydu.


Geçmişte "hain PKK" deniyordu



Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda yalnızca şu ifadelere yer verdi:

"Vatan için, bayrak için toprağa düşen iki kahramanımızı; Eren Bülbül evladımız ile Jandarma Astsubayımız Ferhat Gedik'i şehadetlerinin 9'uncu yılında rahmetle yâd ediyorum."

Oysa geçmiş yıllardaki anma mesajlarında terör örgütünün adı net bir şekilde telaffuz ediliyor ve "Hain terör örgütü PKK tarafından katledilen evlatlarımız" vurgusu yapılıyordu.

2019 mesajı



"Şehadetlerinin 2. yılında, bölücü terör örgütü PKK tarafından alçakça katledilen Eren Bülbül evladımızı ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik'i rahmetle, minnetle anıyorum. Terörle mücadelemiz içeride ve dışarıda amansız bir şekilde devam edecek."

2020 Mesajı

"Şehadetinin üçüncü yılında, terör örgütü PKK tarafından alçakça katledilen Eren yavrumuzun kanını yerde bırakmadık ama acısı hala yüreğimizde... Eren Bülbül ile birlikte bu vatan uğruna canlarını gözünü kırpmadan feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle, hürmetle yâd ediyorum."

2022 mesajı



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 Ağustos 2017'de Trabzon Maçka'da teröristlerin kurduğu pusuda şehit düşen Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Ferhat Gedik'i andı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Terör örgütü PKK'nın alçakça katlettiği Eren evladımız ile Jandarma astsubayımız Ferhat Gedik'i şehadetlerinin 5. yılında tazimle yâd ediyorum. Şehitlerimizin eli kanlı katiller sürüsüne cesurca karşı gelişinden aldığımız güçle terörle mücadelemize aman vermeden devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. (https://www.iletisim.gov.tr/turkce/haberler/detay/cumhurbaskani-erdogan-5-yil-once-sehit-edilen-eren-bulbul-ve-ferhat-gediki-andi)

Kamuoyundan ve Siyasetten Tepki Yağdı

Mesajda PKK ifadesinin kullanılmaması, sosyal medyada ve muhalefet kanadında tepkiyle karşılandı. Yapılan eleştirilerde, terörle mücadelede kararlılık vurgusu yapılırken, şehitlerin katili olan örgütün adının anılmamasının kabul edilemez olduğu belirtildi.

Hain saldırıda 41 kurşun yiyerek şehit düşen Ferhat Gedik ve henüz çocuk yaştaki Eren Bülbül'ün anmasında ortaya çıkan bu yeni dil politikası, terörün adını koymaktan imtina edildiği gerekçesiyle eleştirilerin odağında kalmaya devam ediyor.

Taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında adli kontrol kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında "ev hapsi" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol hükümleri uygulanmasına karar verildi

12.08.2026 00:34:00
AA
 
Taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında adli kontrol kararı
Taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında adli kontrol kararı

Başsavcılığın Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosunca sosyal medya paylaşımları nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan "UltraAslan taraftar grubu lideri Sebahattin Şirin" olarak bilinen Muzaffer Şirin'in emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünden geçirilen Şirin, Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na getirildi.

Savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından şüpheli Şirin, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak" ve "ruhsatsız silah ve mermi bulundurma" suçları ile 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un "sosyal medyadaki beyanları ile müsabaka düzeninin bozulması" ve "müsabaka ve seyir alanlarına usulsüz seyirci girişi"ni düzenleyen maddeleri kapsamında "ev hapsi" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol hükümleri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik, şüpheli Şirin hakkında "ev hapsi" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol hükümleri uygulanmasına karar verdi.

Soruşturma

Başsavcılığın Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosunca sosyal medya paylaşımları nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında "UltraAslan taraftar grubu lideri Sebahattin Şirin" olarak bilinen Muzaffer Şirin hakkında, 6222 sayılı Kanun'un 14 ve 15. maddelerinde düzenlenen "spor alanlarında yasaklı eylemler ve spor müsabakalarıyla bağlantılı suçlar" ile "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak veya bulundurmak", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" suçlarından gözaltı kararı verilmişti.

Şirin, polis ekiplerince gözaltına alınmıştı. 

Sadece bir kent değil, ülke genelinde bir ağ

Mersin merkezli yürütülen ve Türkiye genelindeki denetimsizlik ağını gözler önüne seren yasa dışı bahis operasyonunda 54 kişiden 37'si tutuklanırken, yaklaşık 13 milyar TL’lik devasa bir işlem hacmine ulaşıldığı açıklandı

11.08.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Sadece bir kent değil, ülke genelinde bir ağ
Sadece bir kent değil, ülke genelinde bir ağ
Mersin'de yurt dışı bahis siteleri üzerinden yaklaşık 13 milyar TL işlem hacmiyle yasa dışı bahis faaliyeti yürüttükleri ve suç gelirlerini akladıkları öne sürülen şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda, gözaltına alınan 54 kişiden 37'si tutuklandı. Şüphelilere ait 5 taşınmaz ve 24 araca el konulurken, banka ve kripto hesaplarına bloke uygulandı.

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', '7258 Sayılı Kanuna muhalefet' ve 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' suçları kapsamında çalışma yaptı.

Teknik ve fiziki takip sonucu, yurt dışı bahis siteleri üzerinden toplam 12 milyar 976 milyon 499 bin 349 TL işlem hacmiyle yasa dışı bahis faaliyeti yürüttükleri ve suç gelirlerini akladıkları belirlenen suç örgütlerine yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 54 şüpheli gözaltına alındı.

Soruşturma kapsamında savcılık talimatıyla şüphelilere ait 5 taşınmaz ve 24 araca el konulurken, tüm banka ve kripto hesaplarına bloke uygulandı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 37'si tutuklanırken, 16'sı hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. 1 şüpheli ise savcılıktan serbest bırakıldı.

Mersin Emniyet Müdürlüğü, vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla suç ve suçlularla mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini bildirdi.

Sadece bir kent değil, ülke genelinde bir ağ



Yürütülen soruşturmada, şebekenin sadece yerel bir çete olmadığı; Adana, Antalya, İzmir, Kilis, Mardin, Siirt ve Tekirdağ gibi birçok ilde kurdukları "finans ofisleri" ile örgütlendikleri saptandı.

Bu durum, iktidarın Türkiye'yi getirdiği ekonomik ve idari tablonun acı bir özetidir:

Yasa dışı bahis şebekeleri, ülkenin en ücra köşelerine kadar uzanan mali transfer ağlarını merkezi otoritenin gözü önünde kurabilmektedir.

Vatandaşın banka hesabındaki en ufak hareketi, esnafın üç kuruşluk vergisini büyüteçle inceleyen mali denetim mekanizmaları, milyarlık kripto ve banka transferlerini ancak iş işten geçtikten sonra fark etmektedir.

Zanlıların el konulan 5 taşınmazı, 24 aracı ve bloke edilen sayısız kripto hesabı, Türkiye'nin adeta bir "kara para cennetine" dönüştürüldüğünün somut kanıtıdır.

Ekonomik Buhran Gençleri Suç Ağının Kucağına İtiyor



İktidar, siber polisiye operasyonlarla "başarı" tablosu çizmeye çalışsa da madalyonun diğer yüzünde derin bir yönetimsel zafiyet bulunmaktadır. Enflasyonun kontrolden çıktığı, asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı ve genç işsizliğinin zirve yaptığı mevcut düzende, yasa dışı bahis ve kolay yoldan para kazanma sektörü iktidarın ekonomi politikalarının bir yan ürünü haline gelmiştir.

Vatandaş geçim derdiyle boğuşurken, milyarlarca liralık kayıt dışı paranın sisteme enjekte edilmesi ve "suç gelirlerinin aklanması" suçunun bu kadar yaygınlaşması, yasal denetimlerin ve caydırıcılığın tamamen işlevsizleştiğini kanıtlamaktadır.

Operasyonlar Sinek Avlamaktan İbaret: Bataklık Ne Zaman Kurutulacak?

Bu operasyon, buz dağının sadece görünen kısmıdır. Türkiye genelinde faaliyet gösteren yurt dışı kaynaklı yüz binlerce bahis sitesine ve bu sitelerin yurt içindeki devasa finansal ayaklarına karşı kalıcı, yapısal önlemler alınmamaktadır.

Mevcut siyasi irade, ekonomik çöküşü gizlemek için günübirlik şovlara sığınırken; ülkenin finansal güvenliği, gençliği ve geleceği denetimsiz dijital kumar ve kara para çarklarında öğütülmeye devam etmektedir.

Sorumlular, adliye koridorlarında tutuklanan 37 kişiden çok daha fazlasıdır; asıl sorumlu, bu organize finansal boşluğu yaratan ve ülkeyi gri listelerin kıyısında dolaştıran ekonomi ve hukuk yönetimidir.

MASAK raporundan milyonluk para trafiği çıktı

Yasa dışı bahis ve spor suçları soruşturması kapsamında gözaltına alınan Galatasaray taraftar grubu ultrAslan'ın lideri Sebahattin (Muzaffer) Şirin emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilirken, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan detaylı inceleme raporu finansal hareketlerdeki devasa boyutu gözler önüne serdi

11.08.2026 16:56:00 / Güncelleme: 11.08.2026 17:01:08
Haber Merkezi
 
MASAK raporundan milyonluk para trafiği çıktı
MASAK raporundan milyonluk para trafiği çıktı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasadışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturmada, "Sebahattin Şirin" ismiyle tanınan tribün lideri Muzaffer Şirin'in emniyetteki sorgusu tamamlandı. Sağlık kontrolünden geçirilen Şirin, ifadesi alınmak üzere Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

Soruşturma dosyasına giren ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran MASAK raporunda, Şirin ve 26 yaşındaki oğlu İbrahim Şamil Şirin'in banka hesaplarında toplam 51 milyon TL'ye yakın bir işlem hacmi belirlendi.

Şoför kadrosundaki oğulun hesabından milyonlar geçti

MASAK raporunun en dikkat çekici detaylarından biri, Sebahattin Şirin'in oğlu İbrahim Şamil Şirin'in hesaplarındaki hareketlilik oldu. İncelemelere göre, bir medya kuruluşunda aylık ortalama 39 bin 358 TL maaşla şoför olarak çalışan ve bu iş yerinden toplamda 275 bin 509 TL resmi gelir elde eden Şamil Şirin'in banka hesaplarındaki toplam işlem hacmi 38 milyon 440 bin TL olarak kayıtlara geçti.

Oğul Şirin'in hesaplarındaki yıllara göre parasal artış şu şekilde raporlandı:

• 2022 Yılı: 2 milyon TL işlem hacmi

• 2023 Yılı: 9 milyon 325 bin TL işlem hacmi

• 2024 Yılı: 11 milyon 331 bin TL işlem hacmi

• 2025 Yılı: 7 milyon 951 bin TL işlem hacmi

• 2026 Yılı (7 Ağustos'a kadar): 7 milyon 487 bin TL işlem hacmi

Raporda ayrıca İbrahim Şamil Şirin'in, babasının haricinde 1.282 farklı kişiyle toplamda 12,3 milyon TL'yi bulan yüksek tutarlı ve karmaşık para transferleri gerçekleştirdiği, Papara ve PayFix gibi elektronik ödeme platformları üzerinden milyonlarca liralık girdi-çıktı sağladığı saptandı. Şamil Şirin'in üzerine kayıtlı İstanbul Çatalca'da 5 dönümlük bir tarla ile Güngören'de bir daire bulunduğu da tespitler arasında yer aldı.

Baba Sebahattin Şirin'in 12,5 milyonluk hesabı ve gayrimenkulleri

Soruşturmanın odağındaki ultrAslan lideri Sebahattin Şirin'in 2011-2026 yıllarını kapsayan banka hesaplarında ise 12 milyon 558 bin TL'lik işlem hacmi saptandı. Bu tutarın 6 milyon 36 bin TL'sini hesaba gelen, 3 milyon 642 bin TL'sini hesaptan çıkan transferler oluştururken; 2 milyon 580 bin TL'yi aşan kısmın ise nakit olarak çekildiği belirlendi.

Raporda Şirin'in en yoğun finansal ilişkisinin, 2017 yılından bu yana bünyesinde çalıştığı görünen bir gayrimenkul şirketiyle olduğu ve bu şirketten hesabına 6 ayrı işlemle 4 milyon 350 bin TL aktarıldığı yazıldı. Baba ile oğul arasındaki karşılıklı doğrudan para transferinin ise 1 milyon 521 bin TL olduğu hesaplandı. Sebahattin Şirin'in üzerine kayıtlı taşınmazlar arasında İstanbul Güngören ve Balıkesir Ayvalık'ta gayrimenkuller ile 2023 model lüks bir araç bulunuyor.

Evinden adeta servet çıkmıştı

Soruşturma kapsamında polis ekiplerinin Şirin'in ikametinde gerçekleştirdiği ve yaklaşık 8,5 saat süren aramalarda ele geçirilenler de rapordaki mali tabloyu destekler nitelikte. Evde yapılan aramalarda; 841 bin 895 Euro, 51 bin 953 Dolar, 18 bin 865 Sterlin ve 795 bin 825 TL nakit paranın yanı sıra 13,3 milyon TL değerinde altın ve mücevherat ele geçirilmişti. Evdeki gizli bölmelerden çıkan nakit ve ziynet eşyalarının toplam piyasa değerinin 65 milyon TL olduğu aktarılmıştı. Maddi varlıkların yanında evde 1 adet ruhsatsız tabanca, mühimmat ve 4 adet balistik çelik yelek bulunması da dikkat çekmişti.

Ağır suçlamalar karşısında adli süreç başladı

Tribün lideri hakkında yürütülen soruşturmada suçlamalar oldukça geniş kapsamlı tutuluyor. Şirin; 6222 Sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'a muhalefet, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, karaborsada örgütlü bilet dolandırıcılığı, uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma/kullanma suçlamalarıyla hakim karşısına çıkacak. Şirin'in savcılık sorgusunun ardından mahkemeye sevk edilmesi bekleniyor.

Eren Bülbül'ü şehit edenleri unutmadık!

11 Ağustos 2017'de şehit düşen Eren Bülbül için iktidardan kararlılık açıklamaları peş peşe gelirken, dün gece yasalaşan PKK'lılara yönelik ceza erteleme adımları, evladını vatan uğruna toprağa veren aileleri ve gazileri derin bir üzüntüye sevk etti

11.08.2026 14:50:00 / Güncelleme: 11.08.2026 14:52:11
Haber Merkezi
 
Eren Bülbül'ü şehit edenleri unutmadık!
Eren Bülbül'ü şehit edenleri unutmadık!
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda dün yaklaşık 12 saat süren görüşmelerin ardından "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" kabul edilerek yasalaştı. 12 maddelik düzenleme, 467 "evet", 87 "ret" ve birkaç çekimser oyla geçti. Kamuoyunda "Terörsüz Türkiye yasası" veya "çerçeve yasa" olarak bilinen teklif, PKK/KCK ve bağlantılı oluşumların fiili varlığına son verdiğinin ve tüm silah ile mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti, bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla teyit edilip Resmi Gazete'de yayımlanması şartına bağlanıyor.

Yasa; PKK/KCK'yı kurma veya yönetme, örgüte üye olma, bilerek ve isteyerek yardım etme, propaganda yapma, örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ile terörün finansmanı suçlarını kapsıyor. Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda soruşturma, kovuşturma ve infaz 5 yıl; daha ağır olanlarda 10 yıl ertelenebiliyor. Erteleme süresinde yeni terör suçu işlenmezse soruşturmalar düşebiliyor, cezalar infaz edilmiş sayılıyor. Kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005 öncesi müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlar (Abdullah Öcalan ve bazı üst düzey isimler dahil) kapsam dışında tutuluyor. Başvuru süresi ve izleme kurulları gibi mekanizmalar da öngörülüyor. Hükümet yetkilileri, düzenlemenin genel af olmadığını, yalnızca şartların oluşması halinde uygulanacak geçici bir çerçeve olduğunu vurguluyor.

Şehit aileleri ve gaziler tepkili

Ancak yasanın Meclis'ten geçmesi, şehit yakınları, gaziler ve bazı muhalefet çevrelerinde derin rahatsızlık yarattı. Düzenlemenin, terör örgütü mensuplarına yönelik ceza ertelemeleri öngörmesi nedeniyle şehitlerin, yakınlarının ve gazilerin onurunu ve acısını incittiği ifade ediliyor.

Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği gibi kuruluşlar ile İYİ Parti gibi muhalefet partileri, sürecin mağdur-fail dengesini bozduğunu, şehit ailelerinin ve gazilerin yeterince dinlenmediğini savundu. Bazı gaziler ve şehit yakınları, özlük hakları talepleriyle eylemlerini sürdürürken, çerçeve yasayı "ihanet metni" olarak nitelendiren eleştiriler yükseldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek gibi yetkililer, şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetlerinin temel ölçü olacağını, onların onurunu incitecek hiçbir tasarrufa izin verilmeyeceğini belirtse de, eleştiriler dinmedi.

Eren Bülbül ve Ferhat Gedik 9 yıl önce şehit edilmişti

Bu tartışmalar, 11 Ağustos 2017'de Trabzon'un Maçka ilçesi kırsalında PKK'lı teröristlerin saldırısında şehit edilen 15 yaşındaki Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik'in şehadetlerinin 9. yılında daha da belirginleşti.

İktidar kanadı, Eren Bülbül'ün şehadetine ilişkin açıklamalarında her zaman "kanının yerde bırakılmayacağı" vurgusunu yapmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehadetlerinin 9. yılında sosyal medya hesabından şu mesajı paylaştı: "Vatan için, bayrak için toprağa düşen iki kahramanımızı; Eren Bülbül evladımız ile Jandarma Astsubayımız Ferhat Gedik'i şehadetlerinin 9'uncu yılında rahmetle yâd ediyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun."

Erdoğan daha önceki yıllarda da benzer anma mesajları yayımlamış, "Eren yavrumuzun kanını yerde bırakmadık ama acısı hala yüreğimizde" gibi ifadeler kullanmıştı. İçişleri Bakanı gibi yetkililer de "Eren Bülbül evladımız gibi başka hiçbir evladımızı teröre kurban vermek istemiyoruz" demişti. Eren Bülbül'ün annesi Ayşe Bülbül'ün bazı açıklamalarında sürece destek verdiği yönünde haberler yer alırken, genel olarak şehit yakınları ve gaziler cephesinde yasanın yarattığı incinme hissi güçlü şekilde dile getiriliyor.

Buna karşın, dün yasalaşan teklifle birlikte yürütülen "terörün tasfiyesi" süreçlerinin, iktidarın geçmişteki kararlı söylemleriyle ne derece uyuştuğu siyasetin ve halkın ana tartışma maddesi olmaya devam ediyor. Eren Bülbül'ün annesi Ayşe Bülbül ise evladının acısını ilk günkü gibi yaşadığını belirterek, adaletin ve hainlere karşı duruşun hiçbir zaman sarsılmaması gerektiğini yineliyor.

İstanbul'da sokak çetelerine son bir ayda operasyonun bilançosu: 217 gözaltı

İstanbul'un 18 ilçesinde sokak çetelerine yönelik son 1 ayda düzenlenen operasyonlarda 217 şüpheli yakalanırken, 133 tabanca, 2 av tüfeği ve el yapımı 2 patlayıcı ve mühimmat parçaları ele geçirildi

11.08.2026 11:31:00
İHA
 
İstanbul'da sokak çetelerine son bir ayda operasyonun bilançosu: 217 gözaltı
İstanbul'da sokak çetelerine son bir ayda operasyonun bilançosu: 217 gözaltı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalar doğrultusunda, İstanbul'da eylemlerini artıran silahlı suç örgütlerine yönelik çalışmalarını genişleten İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, söz konusu çetelere yönelik son bir aylık operasyon bilançosunu açıkladı, ele geçen mühimmatları emniyette sergiledi.

Kişilerden maddi menfaat temini için iş yerlerine silahlı saldırı düzenleyen, yağmaya teşebbüsünde bulunan, silah imalatı, ticareti ve kaçakçılığı yapan kişilere yönelik Avcılar, Ataşehir, Bağcılar, Başakşehir, Çekmeköy, Esenyurt, Fatih, Güngören, Kadıköy, Kağıthane, Kartal, Maltepe, Sarıyer, Sultanbeyli, Sultangazi, Şişli, Tuzla ve Zeytinburnu ilçelerinde gerçekleştirilen operasyonlarda, 44 olaya karışmakla suçlanan 217 şüphelinin yakalandığı duyuruldu.

İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, son yıllarda ortaya çıkan yeni nesil suç çeteleri olarak tabir edilen zanlıların ev ve işyerlerindeki aramalarda ise 133 tabanca, 2 av tüfeği, 2 el yapımı patlayıcı, 68 mermi ve 2 bin 851 silah mekanizması ele geçirildiği açıklandı.

Adli makamlara sevk edilen 217 şüpheliden 15'inin adli makamlarca serbest bırakıldığı, 39'u hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandığı kaydedilirken, 161 zanlının ise tutuklanarak cezaevine gönderildiği aktarıldı.

Öte yandan soruşturmalarda ele geçen suç unsurları, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Fatih'teki Vatan Yerleşkesinde sergilendi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.