logo
23 EKİM 2026

Türkiye, 40'ı aşkın terör örgütüyle mücadele ediyor

01.10.2001 00:00:00
 
Türkiye'nin, terör örgütlerinin öncelikli hedeflerinden biri olma özelliğini sürdürdüğü bildirildi.

Güvenlik birimlerinin yaptığı çalışmalara göre, 40'ı aşkın terör örgütü, Türkiye'yi hedef alan faaliyetler yürütüyor.

Türkiye'ye yönelik terör faaliyetlerinde bulunan örgütler şöyle sıralandı: PKK, Kürdistan Kurtuluş Partisi, Kürdistan Birleşik Halk Partisi, Kürdistan Devrim Partisi, Kürdistan Özgürlük ve Demokrasi Partisi, Kürdistan Sosyalist Hareketi, Kürdistan Sosyalist Partisi Örgütü, Türkiye Kürdistan Sosyalist Partisi, Kuzey Kürdistan Demokrat Partisi,Kürdistan İslami Partisi, Kürdistan Ulusal Kurtuluşçuları, Kürdistan Ulusal Özgürlük Partisi, Kürdistan Proleterya Birliği, Türkiye Kürdistan Demokratik Partisi, PKK-Vejin Örgütü, Bethnahrin Yurtsever Devrimci Örgütü, Bethnahrin Özgürlük partisi.

İBDA/C (Büyük Doğu Akıncıları Cephesi), Hizbullah, Hizb-üt Tahrir, Vasat, Malatyalılar Grubu.

DHKC/C (Devrimci Halk Kurtuluş Partisi Cephesi), TKP/ML (Türkiye Komünist Partisi Marksist-Leninist Örgütü), DEV-YOL (Devrimci Yol), TDP (Türkiye Devrim Partisi), TKEP (Türkiye Komünist Emek partisi), TİKB (Türkiye İhtilalci Komünistler Birliği), Türkiye Halk Kurtuluş Partisi/Acilciler Grubu, Türkiye Komünist Emek Partisi/Leninist Grubu, MLKP (Marksist-Leninist Komünist Parti), TİKKO (Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu)

Asuristan Kurtuluş Ordusu, Mezopotamya Kurtuluş Ordusu, ASALA, TAŞNAK, 17 Kasım.

TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen 9 maddelik fon teklifi kabul edilerek yasalaştı. Düzenlemeyle belirlenen şartları taşıyan yatırımcılara 1 milyon TL'ye kadar ara ödeme yapılabilmesinin önü açıldı

TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen 9 maddelik fon teklifi kabul edilerek yasalaştı. Düzenlemeyle belirlenen şartları taşıyan yatırımcılara 1 milyon TL'ye kadar ara ödeme yapılabilmesinin önü açıldı

23.10.2026 12:11:00
Haber Merkezi
 
 TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen 9 maddelik fon teklifi kabul edilerek yasalaştı. Düzenlemeyle belirlenen şartları taşıyan yatırımcılara 1 milyon TL'ye kadar ara ödeme yapılabilmesinin önü açıldı
 TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen 9 maddelik fon teklifi kabul edilerek yasalaştı. Düzenlemeyle belirlenen şartları taşıyan yatırımcılara 1 milyon TL'ye kadar ara ödeme yapılabilmesinin önü açıldı
Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.

Kabul edilen maddelere göre, Sermaye Piyasası Kanunu'nun ilgili hükmü uyarınca, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararları ile tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarından bu düzenlemenin yayımı tarihinde tasfiyesi tamamlanmamış olanların adil, şeffaf ve etkin şekilde tasfiyesine, bu fonların malvarlığından hukuka aykırı olarak çıkarılan değerlerin geri kazanılmasına, fon kayıp ve zararının sorumlulardan tahsiline ve geri kazanılan değerlerin fon pay sahibine ödenmesine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi amaçlanıyor.

YATIRIMCILARA 1 MİLYON TÜRK LİRASI ARA ÖDEME YAPILABİLECEK
Teklifin "Net yatırım tutarı, ara ödeme ve nihai ödeme" başlıklı hükmüne göre, fon malvarlığının nakde çevrilmesi sonucunda elde edilen dağıtılabilir nakdin, tasfiye kararından bir önceki gün sonu itibarıyla geçerli fon birim pay fiyatı ile ödemeye esas katılma payı adetleri üzerinden hesaplanan toplam tutarı karşılamaya yeterli olmaması halinde, Sermaye Piyasası Kanunu'nun "piyasa bozucu eylemler", "bilgi suistimali", "piyasa dolandırıcılığı" başlıklı hükümlerinde düzenlenen fiillere yönelik hüküm saklı kalmak kaydıyla, tasfiye bakiyesinden yapılacak ödemelerde dikkate alınacak fon pay sahibinin net yatırım tutarı, fona, fon pay sahibi tarafından fiilen yapılan her bir nakit girişinin ve çıkışının tasfiye tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki değişim oranlarının aritmetik ortalaması kıstelyevm usulü uygulanarak bulunacak giriş ve çıkış tutarlarından, giriş tutarının çıkış tutarından fazla olması durumunda, fondan fon pay sahibine yapılan her bir nakit çıkışının tutarının ilk giren ilk çıkar esası ile düşülmesi suretiyle MKK tarafından hesaplanacak.

Fon pay sahiplerinin tasfiye bakiyesinden alacakları ödemelerden mahsup edilmek üzere, ilgili hüküm uyarınca hesaplanan net yatırım tutarının endeksleme uygulanmaksızın bulunan kısmını geçmemek kaydıyla, Kurulca belirlenen fonlarda, net yatırım tutarı 1 milyon Türk lirasının altında olan yatırımcılar için bu tutarda, 1 milyon Türk lirası ve üzerinde olan yatırımcılar için ise en fazla 1 milyon Türk lirası ara ödeme yapılabilecek.

Fon pay sahiplerine yapılacak ara ödeme tutarı, para piyasası niteliğindeki fonlar hariç olmak üzere, ara ödeme tutarının hesaplandığı tarihten bir önceki gün sonu itibarıyla hesaplanan, ilgili fon pay sahibinin hesabında bulunan fon katılma paylarının toplam değerini aşamayacak. Fonun önceki gün sonu fiyatı, ihtiyaç duyulan bilgiler tasfiye ile görevli kuruluşlardan temin edilerek, ilgili güne dair yapılan değerleme ile Takasbank tarafından hesaplanan fiyat olacak.

ARA ÖDEMEDE ÖNCELİK VE SINIRLAR
Dağıtılabilir nakdin düzenlemeye göre hesaplanan net yatırım tutarlarının ve/veya düzenlemeye göre hesaplanan ara ödeme tutarlarının tamamını karşılamaya yetmemesi halinde Kurul, mevcut nakitten mümkün olan en fazla sayıda fon pay sahibinin tam yararlanması amacıyla, net yatırım tutarı en düşük olan fon pay sahibinden başlanmak suretiyle ödeme yapılmasına ve/veya tüm fon pay sahipleri bakımından uygulanacak asgari bir ara ödeme tutarı belirlenerek bu tutara kadar ödeme yapılmasına karar vermeye yetkili olacak.

Bu kapsamda yapılacak ödemelerde hiçbir fon pay sahibine net yatırım tutarını, ödeme tutarının hesaplandığı tarihten ve/veya tasfiye tarihinden önceki gün sonu itibarıyla hesaplanmış hak ve alacak tutarlarını veya düzenlemede öngörülen 1 milyon Türk lirası tutarındaki ara ödeme tavanını aşan ödeme yapılamayacak. Ara ödeme karşılığı herhangi bir katılma payı iade işlemi yapılamayacak. Söz konusu katılma payları nihai tasfiye ödemeleri sırasında iade edilecek.

TASFİYE SÜRECİNDE SPK'NIN YETKİLERİ
Teklifin hükümleri, belirtilenler dışındaki diğer yatırım fonları bakımından genel veya sürekli bir tasfiye ve sorumluluk rejimi oluşturmayacak.

Öte yandan, düzenleme kapsamındaki bazı tanımlar ve kısaltmalar da hüküm altına alınıyor.

FONLARIN TASFİYESİ SPK GÖZETİMİNDE YÜRÜTÜLECEK
Düzenlemenin, "Tasfiyenin yürütülmesine ilişkin genel esaslar ve fon pay sahipliğinin belirlenmesi" başlıklı hükmüne göre, fonların tasfiyesi SPK'nın gözetim ve denetiminde, tasfiye ile görevli kuruluşlar tarafından yürütülecek. Kurul, tasfiye sürecinin aşamalarını, fon varlıklarının tespitini ve nakde çevrilmesini, değerleme esaslarını, fon pay sahipliğinin belirlenme şeklini, ara ve nihai ödemeyi, dağıtım sırasını ve tasfiyeye ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak.

Tasfiye ile görevli kuruluşlar, yatırımcı menfaatini, ilgili varlığın piyasa koşullarını ve fon portföy yapılarını, fon varlıklarının korunmasını ve fon pay sahiplerinin ortak menfaatini gözeterek mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesi amacıyla gerekli özeni gösterecek. Borsada oluşan fiyatın ilgili varlığın gerçek değerini yansıtmadığının veya tasfiyeyi geciktireceğinin Kurulca belirlendiği hallerde, tasfiye işlemlerinde geri alım, hakim ortağa satma hakkı, toptan satış ve özel işlem bildirimi yöntemleri ile geçici olarak farklı bir fiyat marjı uygulanmasına ve sermaye piyasası mevzuatı ile Borsa mevzuatında yer alan diğer yöntemlerin kullanılmasına Kurulca karar verilebilecek. Kurul, tasfiye ile görevli kuruluşların talebi üzerine ilgili varlıkların Borsa dışında satışına onay verebilecek.

Bu kapsamda yapılacak satış işlemleri bakımından, Kurulun yatırım fonlarına ilişkin düzenlemelerinde yer alan kısıtlamalar uygulanmayacak. Borsada veya Borsa dışında yapılacak satış yoluyla varlıkları satın alacak yatırımcıların bu işleme konu olan varlıkları belirli bir süre Borsada satamayacağına ve bu varlıkların Borsada satılması sonucunu doğuracak şekilde herhangi bir işlemde bulunamayacağına Kurulca karar verilebilecek.

TASFİYEDE ELDE EDİLEN TUTARLAR FONA AKTARILACAK
Tasfiye sürecinde tahsil edilen tutarlar, fonun yönetim ve tasfiyesi için yapılan zorunlu giderler düşüldükten sonra tasfiye mal varlığına dahil edilecek. Tasfiyenin tamamlanmasından sonra tahsil edilen tutarlar ise mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde geri kazanım hesabına aktarılacak.

KURUMLAR BİLGİ VE BELGELERİ SPK'YA VERECEK
Merkezi Kayıt Kuruluşu AŞ (MKK), Takasbank, Borsa İstanbul AŞ (Borsa), Türkiye Bankalar Birliği, tasfiye ile görevli kuruluşlar, portföy yönetim şirketleri, portföy saklama kuruluşları ile diğer sermaye piyasası kurumları ve kamu kurum ve kuruluşları, bu düzenlemenin uygulanması için gerekli bilgi ve belgeleri Kurula, Yatırımcı Tazmin Merkezine (YTM) ve/veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) talepleri üzerine gecikmeksizin vermekle yükümlü olacak. Bu kurum ve kuruluşlar özel mevzuatlarında yer alan gizlilik ve sır saklamaya ilişkin hükümlere dayanarak bilgi vermekten imtina edemeyecek.

FON PAY SAHİPLİĞİ MKK KAYITLARIYLA BELİRLENECEK
Fon pay sahipliği, tasfiye ile görevli kuruluşlar tarafından MKK kayıtları ile mutabakat sağlanmak suretiyle fon ve hesap bazında tespit edilecek.

TEFAS'TA BLOKE EDİLEN PAYLAR DA KAPSAMDA
Genel Kurulda kabul edilen önergeyle, katılma payı sahipleri adına Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'na (TEFAS) iletilmiş olmakla birlikte ilgili fonun temerrüdü veya fiyat açıklamaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen talimatlar geçersiz hale geldiğinden TEFAS İşlem Blokaj Alt Hesabında katılma payı bulunan katılma payı sahiplerinin de fon pay sahibi sıfatıyla tasfiye kapsamında olduklarının belirlenmesi amaçlanıyor.

Buna göre, tasfiyeye konu fonlara ilişkin olarak 17 Eylül 20026 tarihi ve öncesinde TEFAS'a iletilmiş olmakla birlikte, ilgili fonun temerrüdü ve/veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedenleriyle gerçekleştirilemeyen talimatlar bakımından katılma payları bloke edilmiş olanlar, fon pay sahibi sıfatıyla düzenlemedeki tasfiye hükümlerine tabi olacak.

GERİ KAZANIM VE GETİRİLERİN İADESİ
Kurulun 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen fonlarda, tasfiye tarihine kadar katılma paylarını fona iade etmek suretiyle ödeme almış olan kişilerin, girişlerinin tasfiye tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki değişim oranlarının aritmetik ortalaması kıstelyevm usulü uygulanarak bulunacak miktarı aşan tutarda elde ettikleri getiri, Kurulca ilan edilen hesaplara isteğe bağlı olarak iade edilebilecek.

Bu fonların malvarlığında yer alan ve Kurulca Sermaye Piyasası Kanunu'nun ilgili maddelerine konu edilen paylardan kazanç elde eden kişilerce, söz konusu paylardan elde edilen getirinin, payın elde tutulduğu dönemde alım maliyetinin tasfiye tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki değişim oranlarının aritmetik ortalaması kıstelyevm usulü uygulanarak bulunacak tutarı aşan kısmı, Kurulca ilan edilen genel hisse iade hesabına isteğe bağlı olarak iade edilebilecek. Hüküm kapsamında, hesaplama döneminin, iade edilecek tutarın belirlenmesinde kullanılacak yöntem ile hükmün uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların belirlenmesine Kurul yetkili olacak.

NİHAİ ÖDEMEDE ÖNCEKİ ÖDEMELER MAHSUP EDİLECEK
Nihai ödemede, fon pay sahibine tasfiye mal varlığından, geri kazanım hesabından veya diğer hukuki yollardan daha önce yapılan ödemeler mahsup edilecek.

Fon mal varlığından mevzuata aykırı çıkarılan değerler ve şahsi sorumluluk

FON MALVARLIĞINDAN ÇIKARILAN DEĞERLER İÇİN SORUMLULUK
Düzenlemeyle "Fon mal varlığından mevzuata aykırı çıkarılan değerler ve şahsi sorumluluk" başlıklı hükümle fon mal varlığından hukuka aykırı çıkarılan değerlerin kapsamı ve bu nedenle doğan zarara veya kayba yönelik sorumluluk düzenleniyor.

Buna göre, fon mal varlığından mevzuata aykırı olarak veya mevzuata şeklen uygun olsa dahi fonun menfaatine uygun gerçek bir ekonomik amacı bulunmaksızın, karşılıksız veya muvazaalı işlemlerle kredi, borç, avans, teminat, devir, temlik, alım, satım, repo, ters repo veya benzeri işlem ve sözleşmeler yoluyla ilişkili taraflar, hakim ortaklar, yöneticiler, bunların doğrudan veya dolaylı kontrol ettikleri kişiler yahut diğer üçüncü kişiler lehine çıkarılan veya aktarılan para, sermaye piyasası aracı, mal, hak ve alacaklar ile bunların yerine geçen veya değerlendirilmesi suretiyle elde edilen değerler fon mal varlığından hukuka aykırı çıkarılmış değer addedilerek fon zarara veya kayba uğratılmış sayılacak.

Zarar veya kayıptan öncelikle fonun kurucusu ve/veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumlu olacak. Bu tutarın portföy yönetim şirketinden tamamen veya kısmen tahsil edilememesi veya edilemeyeceğinin açıkça belli olması halinde, fonun zarara veya kayba uğratılmasında sorumluluğu Kurulca belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ile bu kişilerle birlikte hareket ettiği tespit edilenler, şahsen sorumlu olacak.

Bu hüküm kapsamındaki kişilerin görevlerinden ayrılmış olmaları, görev yaptıkları veya yönetim ya da kontrolü ellerinde bulundurdukları dönemde gerçekleştirilen işlem ve kararlardan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacak.

TMSF GERİ KAZANIM İÇİN TAHSİL VE TAKİP YAPACAK
Düzenlemenin "El konulan ve müsadere edilen mal varlığı değerleri ve geri kazanım hesabı" başlıklı hüküm kapsamında bulunmayan durumlar bakımından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), tasfiye işlemleri ile denetim ve inceleme sonuçlarını dikkate alarak her bir fon bakımından zarar veya kayıp tutarını, zarar veya kayıpta sorumluluğu bulunan gerçek ve tüzel kişileri ve sorumlu oldukları tutarları belirleyerek Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) bildirecek.

SPK'nin bildirimi üzerine sorumluların mal varlığından geri kazanım sağlanması amacıyla, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında TMSF tarafından tahsil ve takip işlemleri başlatılacak. TMSF, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve Bankacılık Kanunu'nun ilgili hükümlerini uygulama yetkisine haiz olacak. Bu hüküm kapsamında açılacak davalarla ilgili olarak İstanbul idare mahkemeleri yetkili olacak.

Türkiye'de geçen yıl beyin göçü oranı yüzde 2,2 oldu

Türkiye'de geçen yıl yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı yüzde 2,2 olurken, mezunlar en çok Almanya'ya gitmeyi tercih etti

 

23.10.2026 11:49:00
Anadolu Ajansı
 
Türkiye'de geçen yıl beyin göçü oranı yüzde 2,2 oldu
Türkiye'de geçen yıl beyin göçü oranı yüzde 2,2 oldu

Türkiye İstatistik Kurumu, geçen yıla ilişkin yükseköğretim beyin göçü istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2025'te bir önceki yıla göre artarak yüzde 2,2 oldu. Bu oran, kadınlarda yüzde 1,8, erkeklerde ise yüzde 2,7 olarak kayıtlara geçti.

Beyin göçünün en yüksek olduğu il İstanbul

Yükseköğretim beyin göçü oranının en yüksek olduğu il 2025'te yüzde 4 ile İstanbul olurken, bu kenti sırasıyla İzmir, Ankara, Eskişehir ve Yalova izledi. Yükseköğretim beyin göçü oranının en düşük olduğu il ise yüzde 0,2 ile Siirt olurken, bunu sırasıyla Hakkari, Kilis, Van ve Bitlis takip etti.

Bu oranın erkeklerde en yüksek olduğu ilk beş il, yüzde 4,7 ile İstanbul, yüzde 4,4 ile İzmir, yüzde 3,6 ile Ankara, yüzde 2,9 ile Eskişehir ve yüzde 2,8 ile Yalova oldu. Yükseköğretim beyin göçü oranının kadınlarda en yüksek olduğu ilk beş il, yüzde 3,4 ile İstanbul, yüzde 2,8 ile İzmir, yüzde 2,4 ile Ankara, yüzde 1,7 ile Eskişehir ve yüzde 1,5 ile Bursa olarak sıralandı.

En yüksek beyin göçü bilişim ve iletişim teknolojilerinde

Devlet üniversitesi mezunlarında beyin göçü oranı 2024 yılında yüzde 1,7 iken, 2025'te yüzde 1,9'a yükseldi.

Vakıf üniversitesi mezunlarında beyin göçü oranı 2024'te yüzde 4,3 iken, 2025'te yüzde 4,4'e çıktı.

Vakıf üniversitesi mezunları arasında 2025'te en yüksek beyin göçü oranı yüzde 8,6 ile tam burslu eğitim alanlarda gözlemlenirken, bunu yüzde 3,8 ile kısmi burslu eğitim alanlar ve yüzde 3,7 ile ücretli eğitim alanlar izledi.

En yüksek beyin göçü oranına sahip eğitim ve öğretim alanı, yüzde 7 ile bilişim ve iletişim teknolojileri olarak belirlendi. Bu alanı yüzde 4,8 ile mühendislik, imalat ve inşaat ve yüzde 3 ile doğa bilimleri, matematik ve istatistik takip etti.

En yüksek beyin göçü oranına sahip eğitim ve öğretim alanı, erkeklerde yüzde 8,2, kadınlarda yüzde 5,1 ile bilişim ve iletişim teknolojileri olurken, en düşük beyin göçü oranına sahip eğitim ve öğretim alanı erkeklerde yüzde 0,8 ile tarım, ormancılık, balıkçılık ve veterinerlik, kadınlarda yüzde 0,7 ile eğitim olarak kayıtlara geçti.

Mezunların beyin göçü oranları incelendiğinde, en yüksek beyin göçü oranına sahip lisans programı yüzde 13,1 ile moleküler biyoloji ve genetik olarak saptandı. Bu bölümü yüzde 13 ile işletme mühendisliği, yüzde 11 ile matematik mühendisliği, yüzde 10,9 ile elektronik mühendisliği ve yüzde 10,2 ile fizik mühendisliği izledi.

Öğrenim diline göre mezunların beyin göçü oranları incelendiğinde, Fransızca eğitim alan mezunlar yüzde 10,5 ile en yüksek beyin göçü oranına sahip oldu. Fransızcayı, yüzde 7,5 ile Almanca, yüzde 6,8 ile İngilizce ve yüzde 5 ile Rusça takip etti.

Mezunlar en çok Almanya'ya gitti

Bir lisans programını tamamlayanların göç etmeyi en çok tercih ettikleri ülke, yüzde 22 ile Almanya oldu. Almanya'nın ardından yüzde 16,9 ile ABD, yüzde 10,5 ile Birleşik Krallık, yüzde 5,2 ile Hollanda ve yüzde 5,2 ile Kanada geldi.

Almanya'ya göç eden mezunlar içinde en büyük paya sahip lisans programı bilgisayar mühendisliği olurken, Birleşik Krallık ve Hollanda'yı en fazla tercih eden mezunlar arasında da yine aynı bölüm öne çıktı.

ABD'ye göç eden mezunlar içinde en büyük paya sahip lisans programı elektrik-elektronik mühendisliği, Kanada'ya göç etmeyi tercih eden mezunlar arasında en fazla paya sahip lisans programı işletme olarak kayıtlara geçti.

Yarın İstanbul'da bazı yollar trafiğe kapatılacak

İstanbul Valiliği, Cumhuriyet Bayramı kutlamaları ve provası kapsamında 24 ve 29 Ekim tarihlerinde trafiğe kapatılacak yolları ve alternatif güzergahları duyurdu

 

23.10.2026 11:06:00
Anadolu Ajansı
 
Yarın İstanbul'da bazı yollar trafiğe kapatılacak
Yarın İstanbul'da bazı yollar trafiğe kapatılacak

İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, Cumhuriyet'in 103. yıl dönümü, İstanbul'da düzenlenecek törenlerle coşkuyla kutlanacak.

Vatan Caddesi'nde 29 Ekim Perşembe günü gerçekleştirilecek resmi geçit töreninin provası, 25 Ekim Pazar günü düzenlenecek Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) nedeniyle 24 Ekim Cumartesi günü yapılacak.

Alınacak trafik tedbirlerinde 58 noktada 22 ekip, 28 MEDAR Mobil Hız Tespit Sistemi (MTS) unsuru, 36 yaya personel ve 3 çekici ile toplam 111 personel görevlendirilecek.

Bu kapsamda provanın yapılacağı 24 Ekim Cumartesi ve törenin gerçekleştirileceği 29 Ekim Perşembe günleri saat 05.45 itibarıyla program bitimine kadar trafiğe kapatılacak yollar ve alternatif güzergahlar belirlendi.

Adnan Menderes Bulvarı (Vatan Caddesi) gidiş ve gelişler ile D-100 kuzey ve güney istikametinden, Edirnekapı'dan, 10. Yıl, Oğuzhan, Sofular, Halıcılar, Akdeniz, Akşemsettin ve Ordu caddelerinden, Atatürk Bulvarı, Keçeci Meydan Sokak ve Hal Yolu güney istikametinde Adnan Menderes Bulvarı girişleri trafiğe kapatılacak.

Adnan Menderes Bulvarı'na çıkan tüm cadde ve sokaklar ile Tatlıpınar, Kaleboyu ve Sulukule caddelerinden bulvara katılım da sağlanamayacak.

Kapatılacak yollara alternatif olarak Turgut Özal Millet ve Fevzipaşa caddeleri ile Atatürk Bulvarı, D-100 kara yolu ve O-3 Hal Yolu kullanılabilecek. 

MESEM okullarına yönelik 'dolandırıcılık ve rüşvet' operasyonu: 22 tutuklama

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Mesleki Eğitim Merkezlerine (MESEM) yönelik 'nitelikli dolandırıcılık ve rüşvet' suçlarına yönelik polisin düzenlediği eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan şüphelilerden 22'si tutuklandı

23.10.2026 07:30:00
İHA
 
MESEM okullarına yönelik 'dolandırıcılık ve rüşvet' operasyonu: 22 tutuklama
MESEM okullarına yönelik 'dolandırıcılık ve rüşvet' operasyonu: 22 tutuklama
Alınan bilgiye göre, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri MESEM'lere yönelik 'nitelikli dolandırıcılık ve rüşvet' suçlarına yönelik çalışma yaptı.

Ekiplerin çalışmasında bazı MESEM okullarında iddia edilen suçlardan 36 milyon 244 bin 715 TL kamu zararına sebebiyet verildiği, 8 milyon 749 bin TL, 2 adet laptop ve 2 adet renkli yazıcının rüşvet olarak alanlarında olduğu bir biriyle bağlantılı 45 şahıs belirlendi.

Devam eden çalışmalarda 45 şüpheliden 1'inin yakın zamanda vefat ettiği, 2'sinin ise farklı suçlardan cezaevine girdiği tespit edildi. Diğer 42 şüphelinin yakalanması için Mersin merkez ve Silifke ilçesiyle, Adana, İzmir ve İstanbul'da eş zamanlı operasyon yapıldı.



Operasyonda aralarında Mersin ve Silifke'deki MESEM okullarının bazı eski müdür ve yardımcılarının da olduğu 39 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüpheliler adli işlemleri için emniyete götürülerek ifadesi sonrasında adliyeye sevk edildi.

Nöbetçi mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 22'si isnat edilen suçlardan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer şüphelilerin ise adli kontrol ve tutuksuz yargılanmak üzere serbest kaldığı öğrenildi.

Operasyonla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Kataloglu üreme şebekesine darbe: 8 tutuklama

CİMER ihbarıyla ortaya çıkarılan ve 14 ile yayılan yasa dışı üreme hücresi ticareti soruşturmasında adliyeye sevk edilen 8 şüpheli örgüt faaliyeti suçlamasıyla tutuklanırken, 36 kişi adli kontrolle serbest bırakıldı

22.10.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Kataloglu üreme şebekesine darbe: 8 tutuklama
Kataloglu üreme şebekesine darbe: 8 tutuklama
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen yasa dışı üreme hücresi ticareti soruşturmasında son dakika gelişmesi yaşandı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan ve sabah saatlerinde Anadolu Adliyesi'ne sevk edilen şüphelilerin savcılık ve hakimlik sorguları tamamlandı.

Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen aralarında örgüt yöneticilerinin de bulunduğu 8 şüpheli, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun'a muhalefet" suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Sağlık sorunları ve ileri derece hastalıkları bulunan şüphelilerin de dahil olduğu 36 kişi hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 1 şüpheli ise savcılık talimatıyla serbest bırakıldı.


Eşinin şüphesi şebekeyi çökertti


Milyonlarca avroluk yasa dışı ağın, suç örgütü lideri olduğu öne sürülen kadının durumundan şüphelenen eşinin Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) yaptığı ihbarla deşifre olduğu ortaya çıktı.

İhbarın ardından harekete geçen göçmen kaçakçılığı ekipleri; HTS kayıtları, MASAK verileri ve yurt dışı seyahat trafiğini incelemeye alarak dev bir şebekeyi gün yüzüne çıkardı.


41 kadın 811 kez yurt dışına gönderildi


Yapılan teknik ve fiziki takip çalışmalarında, şebekenin maddi zorluk yaşayan 22-33 yaş aralığındaki Türk vatandaşı 41 kadını donör olarak kullandığı belirlendi. Bu kadınların yumurta hücrelerini satmaları amacıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Gürcistan ve Arnavutluk'taki tüp bebek merkezlerine toplamda 811 kez seyahat ettirildiği saptandı.


"Sarı saç, mavi göz" siparişiyle 2 milyon avroluk vurgun


Soruşturma dosyasındaki detaylara göre şebeke, donör kadınlardan yumurtalıkların tanesini 60 ila 80 avro arasında değişen fiyatlarla satın alıyordu. Toplanan bu hücreler, yurt dışındaki tüp bebek merkezlerine 100 avro civarında pazarlanarak yaklaşık 2 milyon avroluk yasa dışı bir para trafiği oluşturuldu.

Çocuk sahibi olmak isteyerek şebekeye başvuran kişilerin "sarı saç, mavi göz" gibi spesifik gen taleplerinde bulunduğu, organizatörlerin ise bu taleplere "her türlü buluruz, hemen buluruz" yanıtını vererek katalog üzerinden donör seçtirdiği belirlendi.

Şebeke yöneticilerinden eski bir eczacının sevgilisi aracılığıyla işlemlerde kullanılacak yasa dışı ilaçları temin ettiği, bir diğer yöneticinin ise donör kadınların fotoğraflarını çekerek müşterilere pazarladığı tespit edildi.


14 ilde eş zamanlı darbe


Soruşturma kapsamında delillerin toplanmasının ardından İstanbul merkezli Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Tekirdağ, Giresun, Aydın, Edirne, Kocaeli, Sakarya, Şanlıurfa, Karaman ve Muğla olmak üzere 14 ilde operasyon yapıldı. Haklarında işlem başlatılan toplam 53 şüphelinin arasında 1 örgüt lideri, 5 örgüt yöneticisi, 41 donör kadın, 2 kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile 4 seyahat organizatörü yer alıyor.

Başsavcılık, kimlikleri belirlenen ancak henüz yakalanamayan firari durumdaki 8 şüphelinin yakalanması için operasyonların titizlik ve kararlılıkla sürdürüldüğünü açıkladı.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Alman mevkidaşı Johann Wadephul da dahil olmak üzere 7 ülkenin dışişleri bakanları Cuma günü İstanbul'da bir araya gelecek

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Alman mevkidaşı Johann Wadephul da dahil olmak üzere 7 ülkenin dışişleri bakanları Cuma günü İstanbul'da bir araya gelecek

22.10.2026 20:44:00
Haber Merkezi
 
 Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Alman mevkidaşı Johann Wadephul da dahil olmak üzere 7 ülkenin dışişleri bakanları Cuma günü İstanbul'da bir araya gelecek
 Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Alman mevkidaşı Johann Wadephul da dahil olmak üzere 7 ülkenin dışişleri bakanları Cuma günü İstanbul'da bir araya gelecek
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avrupa'nın üç büyük ülkesi Almanya, Fransa ve İngiltere'yi (E3), Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan'dan oluşan R4 grubuyla ilk kez aynı formatta buluşturacak toplantılara ev sahipliği yapacak.

Toplantılarda Ortadoğu'daki çatışmalar, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliği, Yemen'deki gelişmeler ve Rusya-Ukrayna Savaşı'nın etkileri masaya yatırılacak. Tarafların, önümüzdeki dönemde hayata geçirilebilecek iş birliği ve koordinasyon olanaklarını değerlendirmesi bekleniyor.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın aktardığı bilgilere göre, Fidan, bölgesel güvenliğin sağlanmasında bölge ülkelerinin sorumluluk üstlenmesi gerektiği mesajını verecek. Fidan'ın ayrıca mevcut anlaşmazlıkların birbirini derinleştirmesinin, çatışmaların yeni bölgelere yayılmasının ve bölgesel gerilimlerin daha geniş çaplı istikrarsızlığa dönüşmesinin önlenmesi gerektiğine dikkat çekmesi bekleniyor.

İsrail'in politikaları ve Suudi Arabistan'ın güvenliği
Toplantının gündeminde Filistin meselesi ve Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetleri de bulunuyor. Uluslararası toplumun, İsrail'in yerleşim faaliyetlerini genişletmesine ve yerleşimci şiddetine karşı baskıyı artırması gerektiği mesajının öne çıkması bekleniyor.

Yemen'deki Husilerin saldırıları karşısında Suudi Arabistan'ın güvenliğine verilen destek de görüşülecek konular arasında. Fidan'ın Hürmüz ve Babülmendep boğazlarında seyrüsefer özgürlüğünün kalıcı biçimde güvence altına alınması gerektiğini vurgulaması öngörülüyor.

Görüşmelerde ayrıca Karadeniz'deki güvenlik durumu ve Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimler de ele alınacak. Son haftalarda Karadeniz'de ticari gemilere ve liman altyapısına yönelik saldırıların yoğunlaşması, deniz taşımacılığı açısından güvenlik kaygılarını artırmış bulunuyor. Özellikle insansız hava araçlarıyla (İHA) gerçekleştirilen saldırılarda Türk gemilerinin de hedef hâline geldiği gözlemleniyor.

E3 ve R4 formatları nedir?
E3 formatı, İran'ın nükleer programına ilişkin diplomatik koordinasyonu ilerletmek amacıyla 20 yılı aşkın süre önce Almanya, Fransa ve İngiltere tarafından oluşturuldu.

R4 ise Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan'ı bir araya getiriyor. Bu ülkeler, bölgesel güvenlik ve iş birliğini geliştirmeye yönelik girişimler kapsamında ortak hareket ediyor.

Öte yandan Ankara, kısa süre önce İslamabad ve Riyad ile Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında yeni bir güvenlik ittifakı oluşturmuş bulunuyor.

9 adaylı kritik seçimde gözler Haliç’te

Dünyanın en büyük barolarından biri olan İstanbul Barosu, yeni başkanını seçmek için sandık başına gidiyor. İttifakların ve güçlü grupların karşı karşıya geleceği bu tarihi yarışta, 9 farklı aday ve geniş tabanlı koalisyonlar baronun gelecekteki rotasını belirleyecek

22.10.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
9 adaylı kritik seçimde gözler Haliç’te
9 adaylı kritik seçimde gözler Haliç’te
Yaklaşık 70 bin avukatın kayıtlı olduğu İstanbul Barosu'nun 128. Olağan Genel Kurulu ve başkanlık seçimleri, 24-25 Ekim 2026 tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek. İki yıllık görev süresinin ardından mevcut yönetim ve muhalif gruplar arasında geçecek olan seçimlerde başkanlık koltuğu için 9 aday resmi olarak yarışacak.


Kritik ittifaklar ve grupların adayları


Seçim atmosferini hareketlendiren en önemli unsur, geçmiş yıllarda ayrı ayrı yarışan bazı güçlü grupların bu yıl geniş tabanlı ittifaklar kurması oldu. Baronun yönetimini belirleyecek öne çıkan adaylar ve onları destekleyen gruplar şu şekilde sıralanıyor:

İbrahim Özden Kaboğlu (Değişim İçin Avukatlar Grubu): İstanbul Barosu'nun mevcut başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, "Değişim İçin Avukatlar Grubu"nun adayı olarak ikinci dönem için yeniden yetki istiyor.

Ümit Kocasakal (Cumhuriyetçi Güç Birliği): Eski baro başkanlarından Av. Prof. Dr. Ümit Kocasakal, bu seçimin en büyük koalisyonlarından birinin çatı adayı oldu. Kocasakal'ı; Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu (Ali Gürbüz kanadı), Önce Avukat Grubu ve İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu (İMAG) ortaklaşa destekliyor.

Hasan Kılıç (Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu & Yükseliş Hareketi): Seçim maratonunun bir diğer güçlü ittifakı ise Av. Hasan Kılıç'ın adaylığında kuruldu. Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu'nun Filiz Saraç kanadı ile Önce İlke ÇAG Yükseliş Hareketi güçlerini birleştirerek sandığa tek adayla gitme kararı aldı.

Korkut Kanadoğlu (Avukat Hakları Grubu): Avukat Hakları Grubu (AHG), bağımsız duruşunu koruyarak Av. Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu'nu başkan adayı olarak çıkardı.


Yarışacak diğer adaylar ve gruplar


Büyük ittifakların yanı sıra, baro genel kurulunda kendi listeleriyle yer alacak başkan adayları ve temsil ettikleri yapılar da var.

Arife Gökkaya Dinç'i Bağımsız Avukatlar Grubu, Atakan Adem Selanik'i Cumhuriyet Avukatları Grubu, Salih Uçar'ı Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu, Metin Üraçin'i İstanbul Avukatlar Birliği Grubu destekliyor. Gülbeyaz Karadeniz de bir diğer başkan adayı.

Seçim öncesinde aday grupların temsilcileri bir araya gelerek genel kurul protokolünü netleştirdi. Yapılan kura çekimi sonrasında, başkan adaylarına kürsüde 20'şer dakika, grubu adına konuşma yapacak olan temsilcilere ise 7'şer dakika konuşma süresi tanınması kararlaştırıldı.

Yaklaşık 70 bin avukatın Haliç Kongre Merkezi'ne ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla İstanbul Barosu yönetimi, şehrin belirli merkezlerinden iki gün boyunca ücretsiz otobüs ve tekne servisleri düzenleneceğini duyurdu. Sandıkların kurulacağı pazar günü geç saatlerde oy sayımının tamamlanmasıyla birlikte İstanbul Barosu'nun yeni başkanı resmen ilan edilecek.

Genel Müdür Abdulkadir Çay, İstanbul Üniversitesi öğrencileriyle buluştu

Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Abdulkadir Çay, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen programda geleceğin iletişimcileriyle bir araya gelerek "Dijital Dönüşüm ve Dezenformasyonla Mücadele" başlıklı kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi

22.10.2026 16:50:00
Haber Merkezi
 
Genel Müdür Abdulkadir Çay, İstanbul Üniversitesi öğrencileriyle buluştu
Genel Müdür Abdulkadir Çay, İstanbul Üniversitesi öğrencileriyle buluştu
Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, sık sık genç iletişimcilerle bir araya geldiklerini ve bu buluşmaların hem Kurum hem basın sektörü açısından çok değerli olduğunu vurgulayarak Türkiye'de ilancılık tarihinden başlattığı sunumunu, Basın İlan Kurumunun teşkiliyle devam ettirdi.

2026 yılının ilk 9 ayında basına 6 Milyar TL'lik kaynak aktarıldı

Eylül 2026 itibarıyla 2.359 süreli yayına dağıtılan resmi ilan ve reklam bedelinin 6 Milyar Türk Lirası olduğunu belirten Genel Müdür Çay, basın çalışanlarına verilen borç para, gazetelere sağlanan krediler, basın derneklerine ve azınlık gazetelerine yapılan yardımların toplamının 175 Milyon Türk Lirasına ulaştığını; bu anlamda Basın İlan Kurumunun Türk basınının en büyük destekçilerinden biri olduğunu aktardı.

Genel Müdür Abdulkadir Çay, Dijital Dönüşüm ve Dezenformasyonla Mücadele başlıklı sunumunda yapay zekânın haberciliğe etkileri, küresel risk raporları, dezenformasyon türleri ve dezenformasyonla mücadele mekanizmaları üzerine değerlendirmelerde bulundu.



Küresel risk: Habere güven azalıyor, dezenformasyon tırmanıyor

Bilgi ekosistemindeki tahribatın türlerine değinerek mezenformasyon, malenformasyon ve dezenformasyon kavramlarını örnek vakalarla anlatan Genel Müdür Çay, küresel raporlarda dezenformasyonun son yıllarda dünyanın karşı karşıya kaldığı en şiddetli riskler arasına girdiğini, habere duyulan küresel güvenin gerilediğini ve toplumların haberden kaçış eğiliminde olduğunu belirtti.

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay sunumunda "Habere güvenin azaldığı bu dezenformasyon çağında gazetecilik nasıl yapılacak? İşte sorulması gereken ve cevabı ivedilikle bulunması gereken soru budur. Her tehdit ve kriz ortamı aslında kendi içinde fırsatları da barındırır. Bu ortam güvenilir haber kaynaklarına olan talebi artırabilir. Dezenformasyonun tırmandığı bugünlerde, geleneksel medya bu fırsatı nasıl ve ne ölçüde kullanacak?" dedi.



Yapay zekâ ve algı operasyonlarına karşı gazetecilik pusula olmalı

Yapay zekâ teknolojilerinin insan davranışlarını manipüle etmek, sahte ses ve görüntülerle (deepfake) kamuoyunu yanıltmak amacıyla giderek daha fazla kullanıldığını örneklerle aktaran Genel Müdür Çay; küresel mecralarda ve dijital algoritmalarda uygulanan çifte standartlara ve organize enformasyon savaşlarına değindi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Hakikat ile söylenti, gerçekle algı arasındaki sınırın giderek belirsiz hâle geldiği bir medya düzeninde gazetecilik, toplum için adeta pusula işlevi görür" sözlerini hatırlatan Çay, iletişim fakültesi öğrencilerine seslenerek şu mesajı verdi:

"Teyit edemediğiniz haber gerçek değildir. Gazetecilik mesleği, yapay zekâ ve dijital manipülasyon çağında doğrulama sorumluluğundan asla taviz veremez. Doğruluk, güvenilirlik ve ilkeli yayıncılık; geleneksel ve dijital medyanın en büyük güvencesi olmaya devam edecektir."

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, dezenformasyona karşı geliştirilen İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) ve Anadolu Ajansı Teyit Hattı gibi mekanizmaların kritik görevler üstlendiğinin altını çizdiği sunumunu, öğrencilerin sorularının yanıtlanmasının ardından tamamladı.

Etkinlik, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Betül Önay Doğan'ın günün anısına Genel Müdür Çay'a plaket takdim etmesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal'ın sunduğu teklif, en az 15 yıl fiilen gazetecilik yapan gazetecilere basın kartı şartı aranmaksızın yeşil pasaport verilmesini öngörüyor

YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal'ın sunduğu teklif, en az 15 yıl fiilen gazetecilik yapan gazetecilere basın kartı şartı aranmaksızın yeşil pasaport verilmesini öngörüyor. Teklif, serbest gazetecileri ve mesleğini bıraktıktan sonra 15 yıllık kıdemini tamamlamış olanları da kapsıyor

22.10.2026 14:46:00
Haber Merkezi
 
 YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal'ın sunduğu teklif, en az 15 yıl fiilen gazetecilik yapan gazetecilere basın kartı şartı aranmaksızın yeşil pasaport verilmesini öngörüyor
 YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal'ın sunduğu teklif, en az 15 yıl fiilen gazetecilik yapan gazetecilere basın kartı şartı aranmaksızın yeşil pasaport verilmesini öngörüyor
YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, en az 15 yıl fiilen gazetecilik yapan Türk vatandaşlarına yeşil pasaport verilmesini öngören kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı'na sundu.

21 Ekim 2026'da Meclis'e sunulan ve 2/3969 esas numarasıyla kayda alınan teklif, 5682 sayılı Pasaport Kanunu'nda değişiklik yapılmasını öngörüyor. Teklif, TBMM İçişleri Komisyonu'na sevk edildi ve Meclis kayıtlarında "işlemde" olarak görünüyor.

Teklife göre yazılı, görsel, işitsel ve internet basınında çalışan gazetecilerin yanı sıra serbest gazeteciler de düzenlemeden yararlanabilecek. Yeşil pasaport hakkı için basın kartı sahibi olma şartı aranmayacak.

En az 15 yıllık mesleki faaliyetin belgelenmesi yeterli olacak. Bu amaçla basın kartlarının yanı sıra vergi kayıtları, yayımlanmış çalışmalar, iş veya hizmet sözleşmeleri ve diğer mesleki belgeler de kullanılabilecek.

Teklif, gazetecilerin farklı dönemlerde yaptıkları çalışmaları birleştirerek toplam mesleki kıdemlerinin hesaplanmasını öngörüyor. Aynı döneme denk gelen çalışma süreleri ise yalnızca bir kez sayılacak.

Faaliyetin yalnızca tarihli yayın ve çalışmalarla belgelendirildiği durumlarda, birbirini izleyen çalışmalar arasında 30 günü aşan ve mesleki faaliyetin devam ettiğini gösteren başka belgelerle kanıtlanamayan aralıklar kıdem hesabına dahil edilmeyecek.

Teklifte ayrıca, 15 yıllık mesleki kıdemini tamamladıktan sonra emekli olan veya gazetecilik mesleğinden ayrılan kişilerin de yeşil pasaport hakkından yararlanabilmesi öngörülüyor.

Eş ve çocukları da kapsıyor
Kanun teklifinde, gerekli şartları karşılayan gazetecilerin eşleri ve çocuklarının da Pasaport Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde bu haktan yararlanabileceği belirtiliyor.

Teklif ayrıca, gazetecilerin ve hak sahibi aile bireylerinin, yetkili amir aracılığıyla başvuru yapma şartı olmadan doğrudan başvurabilmesini öngörüyor.

Gerekçede basın özgürlüğü vurgusu
Teklifin genel gerekçesinde basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının demokratik toplumun temel unsurları arasında bulunduğu belirtiliyor.

Gazeteciliğin uluslararası gelişmelerin yerinde izlenmesini, haber kaynaklarına zamanında ulaşılmasını ve gerektiğinde kısa sürede yurt dışına seyahat edilmesini gerektirdiği ifade ediliyor.

Gerekçede, Pasaport Kanunu'nun bazı meslek grupları ve kamu görevlilerine yeşil pasaport hakkı tanıdığı, ancak gazeteciler için mesleki kıdeme dayalı benzer bir düzenleme bulunmadığına dikkat çekiliyor. Teklifin, gazetecilerin uluslararası mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmayı ve halkın haber alma hakkını güçlendirmeyi amaçladığı kaydediliyor.

Öte yandan, Pasaport Kanunu'nun 14. maddesinde değişiklik yapılmasını öngören teklifin yasalaşması için Meclis'teki yasama sürecinin tamamlanması gerekiyor. Teklif henüz kanunlaşmadığından gazeteciler için yeni bir yeşil pasaport hakkı yürürlüğe girmiş değil.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, medya kuruluşları ve bağımsız gazetecilere destek çağrısı yaptı

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, medya kuruluşları ve bağımsız gazetecilere destek çağrısı yaptı. Televizyonların, haber sitelerinin ve YouTube kanallarının kapatıldığını savunan İmamoğlu, yurttaşlara gazete satın alma ve bağımsız gazetecilere abone olma çağrısında bulundu

22.10.2026 13:23:00
Haber Merkezi
 
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, medya kuruluşları ve bağımsız gazetecilere destek çağrısı yaptı
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, medya kuruluşları ve bağımsız gazetecilere destek çağrısı yaptı
Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, medya kuruluşları ve bağımsız gazetecilere destek çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından açıklama yapan İmamoğlu, halkın haber alma hakkının engellendiğini savunarak yurttaşlara gazete satın alma, bağımsız gazetecileri takip etme ve abone olma çağrısı yaptı.

İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından paylaşılan açıklamasında, medya kuruluşlarına yönelik uygulamalara tepki gösterdi. Televizyonların, sosyal medya hesaplarının, haber sitelerinin ve YouTube kanallarının kapatıldığını öne süren İmamoğlu, yaşananların halkın haber alma hakkını hedef aldığını ifade etti.

İmamoğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Sana savaş açtılar ey halkım! Vurguncular son kozları medya vurgunu ile halkın haber alma hakkını gasp ediyor. Televizyonlar, sosyal medya hesapları, haber siteleri, YouTube kanalları kapatılıyor!"

GAZETE SATIN ALIN, BAĞIMSIZ GAZETECİLERİ TAKİP EDİN
Çağrıda bulunan İmamoğlu, gazete satın alarak medya kuruluşlarına destek verilmesini istedi. Okuma, okutma ve haberleri daha geniş kesimlere ulaştırma çağrısı yapan İmamoğlu, bağımsız gazetecilerin takip edilmesi ve dijital yayınlara abone olunması gerektiğini belirtti.

İmamoğlu, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

"Halk düşmanlarına karşı ayağa kalkın, gazete satın alarak yanıt verin. Okuyun, okutun, anlatın... Konuşun, konuşturun…"

Destek verilmesini istediği yayınlar arasında BirGün, Sözcü, Cumhuriyet, Karar, Tavır, Milli Gazete, Korkusuz, Evrensel, Yeniçağ, Oksijen ve Nefes gazetelerini sıralayan İmamoğlu, bağımsız gazeteci ve habercilerin de takip edilmesi ve yayınlarına abone olunması çağrısında bulundu.

İmamoğlu, açıklamasını "Hep beraber bu kara düzeni bitireceğiz!" sözleriyle tamamladı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.