logo
19 AĞUSTOS 2026

Türkiye’de çalışabilecek her 3 kişiden 1’i işsiz

TÜİK’in açıkladığı verilere göre, işsizlik oranı yüzde 7,9’a gerilemiş gözükse de, geniş tanımlı işsizliği ifade eden atıl iş gücü yüzde 29,9 seviyesinde. Resmi işsizlik oranı kağıt üzerinde gerilese de, toplumun yaklaşık yüzde 30’unu kapsayan geniş tanımlı işsizlik gerçeği üretimin, istihdamın ve ekonominin ne denli büyük bir çıkmazda olduğunu kanıtlıyor

19.08.2026 13:07:00
Hasan Gündoğdu
 
Türkiye’de çalışabilecek her 3 kişiden 1’i işsiz
Türkiye’de çalışabilecek her 3 kişiden 1’i işsiz
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı ikinci çeyreğine ilişkin Dönemsel İşgücü İstatistikleri'ni kamuoyuyla paylaştı.






Açıklanan verilere göre, 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı bir önceki çeyreğe kıyasla 84 bin kişi azalarak 2 milyon 799 bin kişiye geriledi.

Manşet verilerde yer alan resmi işsizlik oranı da 0,3 puanlık düşüşle yüzde 7,9 seviyesine indi.

Ancak rakamların ambalajı açıldığında, Türkiye iş gücü piyasasındaki acı reçete ve derin yapısal kriz tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriliyor.






Kağıt üstünde düşüş, sahada çözülme

TÜİK'in dar tanımlı işsizlik hesaplaması; son dört hafta içinde aktif olarak iş arayan ve kısa sürede iş başı yapabilecek kişileri kapsıyor. Bu dar pencereden bakıldığında işsizlik tablosu pembe bir tablo çizebilir.

Fakat iş bulma ümidini yitirdiği için iş aramaktan vazgeçen milyonlar, ne yazık ki bu resmi oranların dışında tutuluyor.

Sahadaki gerçek dinamikler incelendiğinde, manşetteki yüzde 7,9'luk oran işsizlik krizini çözmek yerine, sorunun üzerini örten teknik bir detaydan ibaret kalıyor.






Gençler ve kadınlar ümit kapanında

Resmi istatistiklerin görmezden geldiği asıl kitle; iş aramayı bırakan ancak çalışmaya hazır olan potansiyel iş gücü ile mevcut işinde geçinemeyip daha fazla çalışmak isteyen "zamana bağlı eksik istihdam edilenler"den oluşuyor.

Özellikle genç nüfus ve kadınlar arasında yükselen bu umutsuzluk dalgası, klasik iş arama kanallarını anlamsızlaştırıyor.

İş bulma ümidini tamamen kaybeden milyonlarca vatandaş, aktif iş arayan statüsünden çıktığı için dar tanımlı işsiz sayısını düşürürken, sosyo-ekonomik krizin derinleşmesine yol açıyor.






Gerçek işsizliğin adı: Yüzde 29,9 atıl iş gücü

İş gücü piyasasındaki asıl yıkımı ve kan kaybını ortaya koyan gösterge ise "atıl iş gücü" oranıdır. Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel iş gücü ve resmi işsizlerin toplamından oluşan geniş tanımlı işsizlik (atıl iş gücü) oranı, 2026'nın ikinci çeyreğinde yüzde 29,9 olarak gerçekleşti.

İki veri arasındaki devasa fark, Türkiye'de çalışma çağındaki her üç kişiden birinin ya işsiz, ya eksik istihdam edildiğini ya da sistemin dışına itildiğini açıkça kanıtlıyor.

Resmi işsizlik oranı kağıt üzerinde gerilese de, toplumun yaklaşık yüzde 30'unu kapsayan geniş tanımlı işsizlik gerçeği üretimin, istihdamın ve ekonominin ne denli büyük bir çıkmazda olduğunu kanıtlıyor.

Kuduz nedeniyle mahalleye giriş çıkışlar yasaklandı

Ardahan'da bir büyükbaş hayvanda kuduz virüsü tespit edilmesi üzerine hastalığın çıktığı mahalle karantinaya alınarak, kontrol tedbirleri başlatıldı. Mahalle girişine "Burada kuduz hastalığı var" tabelası asıldı

19.08.2026 11:54:00
İHA
 
Kuduz nedeniyle mahalleye giriş çıkışlar yasaklandı
Kuduz nedeniyle mahalleye giriş çıkışlar yasaklandı
Ardahan Merkez Gürçayır Mahallesi'ndeki bir hayvancılık işletmesinde bir büyükbaş hayvanın aniden rahatsızlanması üzerine işletme sahibi durumu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine adrese giden veteriner hekimler, şüpheli sığırdan numune aldı. Alınan numuneler, incelenmek üzere Erzurum Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsüne gönderildi. Laboratuvarda yapılan testlerin pozitif çıkmasıyla hayvanda kuduz virüsü bulunduğu kesinleşti. 






Bunun üzerine harekete geçen Hayvan Sağlığı ekipleri, virüsün yayılmasını önlemek amacıyla hastalıklı hayvanı itlaf ederek, derin bir çukura gömdü. Halk ve hayvan sağlığını korumak amacıyla Gürçayır Mahallesi'nde karantina uygulaması başlatan yetkililer, bölgeye hayvan giriş ve çıkışlarını yasakladı. Mahalle girişine de "Burada kuduz hastalığı var" tabelası asıldı.








İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin virüsün kaynağını ve yabani hayvan temasını belirlemek amacıyla bölgedeki filyasyon ve aşılama çalışmalarını yoğun şekilde sürdürdüğü öğrenildi.

Furkan Vakfı'na operasyon: Alparslan Kuytul, eşi ve çok sayıda kişi gözaltında

Adana'da Furkan Vakfı'na yönelik düzenlenen operasyonda Kurucu Başkan Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul'un yanı sıra çok sayıda vakıf üyesinin gözaltına alındığı öğrenildi

19.08.2026 09:18:00
İHA
 
Furkan Vakfı'na operasyon: Alparslan Kuytul, eşi ve çok sayıda kişi gözaltında
Furkan Vakfı'na operasyon: Alparslan Kuytul, eşi ve çok sayıda kişi gözaltında
Adana Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, şafak vakti Furkan Vakfı'na yönelik operasyon düzenledi. Vakfın Kurucu Başkanı Alparslan Kuytul'un evinin önüne çok sayıda polis ekibi sevk edilirken, evde arama yapılıp Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul gözaltına alındı.








Öte yandan aynı operasyonda çok sayıda vakıf üyesi de gözaltına alındı.








Kuytul çifti ve vakıf üyeleri geniş güvenlik önlemleri altında sağlık raporu için Adana Adli Tıp Kurumu'na getirildi. Sağlık raporunun ardından gözaltına alınan kişiler emniyete götürüldü.















Dalgalı denize girmek, yüzme bilen için de tehlikeli

Dalgalı bir deniz, kıyıdan bakıldığında yalnızca hareketli ve coşkulu bir doğa manzarası gibi görünse de suyun altına adım atıldığı andan itibaren ciddi güvenlik riskleri barındırır

18.08.2026 15:34:00
Hasan Gündoğdu
 
Dalgalı denize girmek, yüzme bilen için de tehlikeli
Dalgalı denize girmek, yüzme bilen için de tehlikeli
Dalga yüksekliğinin arttığı durumlarda denize girmek, yüzme seviyesi ne kadar ileri olursa olsun hayati tehlikeler doğurur.






Rip akıntıları iyi yüzücü dinlemez

Dalgalı havalarda karşılaşılan en büyük tehlike, kıyıya ulaşan büyük su kütlelerinin geri dönüş yolunda oluşturduğu çeken akıntılardır (rip akıntısı). Kıyıya çarpan dalgalar açığa doğru hızlı ve dar bir hat boyunca akış başlatır.

Bu akıntı, yüzücüyü çok kısa sürede sahilden onlarca metre açığa sürükleyebilir. Çeken akıntıya yakalanan kişilerin en sık yaptığı hata akıntıya karşı kıyıya doğru yüzmeye çalışmaktır; bu durum hızla enerjinin tükenmesine ve boğulmaya yol açar.






Fiziksel yorgunluk ve panik faktörü

Sürekli tekrarlayan güçlü dalgalar, yüzücünün su yüzeyinde kalmasını son derece güçleştirir.

Nefes Kontrolünün Kaybı: Başın üstünden geçen dalgalar düzensiz nefes alıp vermeye neden olur, su yutma ve akciğerlere su kaçma riskini artırır.

Kas Yorgunluğu: Dengesiz dalga hareketleriyle mücadele etmek kasları hızla yorar, kramplara ve hareket kabiliyetinin kısıtlanmasına sebep olur.

Mental Panik: Su altında kalma süresi uzadıkça panik duygusu artar; panik ise mantıklı karar verme yetisini engelleyerek tehlikeyi ikiye katlar.






Görüş mesafesi ve zemin değişimleri

Sert dalgalar deniz tabanındaki kum, taş ve tortuyu havalandırarak suyun bulanıklaşmasına yol açar. Su altındaki görüşün sıfıra inmesi; dipteki kayalıkların, ani derinleşen çukurların veya zehirli deniz canlılarının fark edilmesini imkânsız kılar.

Ayrıca dalgaların kuvveti, kıyı şeridindeki kum tabakasını yerinden oynatarak daha önce sığ olan alanlarda aniden derin yarlar oluşturabilir.






Kıyıya çarpma ve travma riski

Kıyıya yakın noktalarda kırılan büyük dalgalar (kırılan dalga zonu), insan vücudunu bir tüy gibi savurma gücüne sahiptir. Yüzücüyü sert bir şekilde deniz tabanına, kayalıklara veya iskele ayaklarına çarparak omurga yaralanmaları, kırıklar ve bilinç kaybı gibi ağır travmalara neden olabilir.

Bu nedenlerle, denizin dalgalı olduğu günlerde cankurtaran uyarılarına ve kırmızı bayrak işaretlerine kesinlikle uyulmalı, yüzmek yerine deniz güvenli mesafeden izlenmelidir.

Zonguldak'ta ormanlık alana atılan cam şişeler yangın riski oluşturdu

Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde iki köy arasındaki ormanlık alana bırakılan çöpler, sıcak havalarda cam şişelerin güneş ışığını yansıtması nedeniyle yangın tehlikesi oluşturdu. Vatandaşlar da çöpleri çevreye atanlara tepki gösterdi

17.08.2026 13:53:00
İHA
 
Zonguldak'ta ormanlık alana atılan cam şişeler yangın riski oluşturdu
Zonguldak'ta ormanlık alana atılan cam şişeler yangın riski oluşturdu
Nebioğlu Pilavcılar Köyü ile Serdaroğlu Köyü arasında kalan ormanlık bölgeye kimliği belirsiz kişilerce atılan çöpler çevre kirliliğine sebep oldu. Alanda biriken cam şişeler ve çeşitli atıklar çevrede yaşayanların tepkisine yol açtı.






Yöre sakinleri, özellikle sıcak havalarda güneş ışığını yansıtan cam şişelerin orman yangınına neden olabileceğinden endişe duyduklarını belirttiler. Bölgede yaşayan vatandaşlar, ormanlık alanın temizlenmesini etti.








Vatandaşlar ayrıca çevreye çöp atan kişilerin belirlenerek haklarında gerekli işlemlerin yapılmasını istedi. Ormanlık alandaki atıkların bir an önce kaldırılması gerektiği belirttiler.













Kocaeli'deki orman yangını söndürüldü

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangın havadan ve karadan yapılan müdahale neticesinde 1.5 saate kontrol altına alınarak söndürüldü

15.08.2026 16:33:00
İHA
 
Kocaeli'deki orman yangını söndürüldü
Kocaeli'deki orman yangını söndürüldü
Gebze ilçesi Beylikbağı Mahallesi'nde bulunan ormanlık alanda saat 13.00 sıralarında yangın başladı. Kısa sürede yükselen yoğun dumanlar gökyüzünü kaplarken, yangını fark eden vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi.






Yangının haber verilmesinin ardından bölgeye itfaiye ve orman ekiplerinin yanı sıra polis ve jandarma ekipleri yönlendirildi. Ekipler, alevlerin çevredeki ormanlık alana yayılmasını önlemek ve yangını kontrol altına almak için çalışma başlattı. 






Karadan yürütülen söndürme çalışmalarına havadan da helikopter destek verdi. Ekiplerin yoğun müdahalesi sonucunda yangın yaklaşık 1,5 saat içerisinde kontrol altına alınarak söndürüldü. 






Alevlerin tamamen etkisiz hale getirilmesinin ardından bölgede yeniden yangın çıkma ihtimaline karşı soğutma çalışması başlatıldı. Yangının çıkış nedeni henüz belirlenemezken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.













Vize dolandırıcılığı operasyonunda şüpheliler gazetecilere tepki gösterdi

Vize dolandırıcılığı operasyonunda şüpheliler ve yakınları gazetecilere tepki gösterdi

15.08.2026 16:31:00
İHA
 
Vize dolandırıcılığı operasyonunda şüpheliler gazetecilere tepki gösterdi
Vize dolandırıcılığı operasyonunda şüpheliler gazetecilere tepki gösterdi
İstanbul merkezli 6 ilde, vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren ve konsolosluk randevu sistemlerini "bot" yazılımlarla kilitleyerek vatandaşları mağdur ettiği öne sürülen şebekeye yönelik operasyonda tutuklanan 37 şüpheliden Alanya'da hakim karşısına çıkan 8'i ile yakınları, cezaevine sevki sırasında kendilerini görüntüleyen gazetecilere tepki gösterdi. Tutuklu şahıslardan birisi, su şişesi fırlattığı gazetecilere, "Terbiyesizler, insafsızlar. Adam mı öldürdüler" şeklinde tepki gösterdi.






İstanbul merkezli 6 ilde düzenlenen operasyonda, vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren bazı kişi ve şirketlerin konsoloslukların randevu sistemlerini "bot" yazılımlarla kilitlediği, vatandaşların randevu almasını engellediği ve ücret karşılığında randevu temin ederek haksız kazanç sağladığı iddiasıyla soruşturma yürütüldü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında şüphelilerin para hareketleri de incelemeye alındı. Yapılan incelemelerde 2,8 milyar lirayı aşan para hareketi tespit edildi. Soruşturma kapsamında 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, İstanbul, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir'de düzenlenen operasyonlarda 42 şüpheli gözaltına alındı, 37'si tutuklandı.








Alanya'da 8 şüpheli adliyeye sevk edildi

Operasyon kapsamında Alanya'da gözaltına alınan 8 şüpheli, dün sabah saatlerinde Alanya Adliyesi'ne sevk edildi. Savcılıkta ifadeleri alınan şüpheliler, tutuklanma talebiyle mahkemeye gönderildi. Mahkemedeki işlemlerin ardından Fikret K., Günsel K., Çınar K., Ayşe G., Tunahan A., Berkay V. ve Sezgin A. tutuklandı. Emel Ç. ise adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı şartıyla serbest bırakıldı.








Basın mensuplarına tepki gösterdiler

Tutuklanan şüphelilerin cezaevine sevki sırasında görüntü alan gazetecilere bazı şüpheli yakınları sözlü olarak tepki gösterdi. Şüpheli yakınlarından biri basın mensuplarına, "Hayırdır, kimi çekiyorsun' Basınına başlarım, başlatma basınına" ifadeleriyle tepki gösterdi. Tutuklanan şüphelilerden Günsel K. de plastik su şişesi fırlattığı basın mensuplarına yönelik, "Çekil buradan. Terbiyesizler, insafsızlar. Adam mı öldürdüler'" şeklinde tepki gösterdi.






Yaşanan sözlü tartışmanın ardından tutuklanan 7 şüpheli cezaevine götürüldü.













Tüp patlamasında hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu

Manisa'nın Salihli ilçesinde bulunan ve 20 kişinin çalıştığı gaz dolum tesisinde iddiaya göre gaz sıkışması sonucu meydana gelen patlamada tesis sahibi Nazif Kavas ve işçilerden Servet Ekiz hayatını kaybetti

15.08.2026 16:25:00 / Güncelleme: 15.08.2026 16:28:09
İHA
 
Tüp patlamasında hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu
Tüp patlamasında hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu
Olay, Salihli'nin Atatürk Mahallesi'nde bulunan Kavas Gaz Dolum Tesisi'nde meydana geldi. İddiya göre, tesiste gaz sıkışması sonucu patlama meydana geldi İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi.






Şiddetli patlamaların meydana geldiği yangın ekiplerin çalışması sonucu söndürülüp kontrol altına alındı. Ekiplerin çalışması sonucu tesis sahibi 2 çocuk babası Nazif Kavas(55) ile işçilerden 2 çocuk babası Servet Ekiz'in (45) cansız bedenlerine ulaşıldı.








Soğutma çalışmalarının yapıldığı olayla ilgili soruşturma başlatıldı.




















Maden projelerine protestoların arkasındaki nedenler

Türkiye'de ve dünyada son yıllarda artış gösteren madencilik faaliyetleri, beraberinde yerel halkın, çevrecilerin ve işçi sendikalarının büyüyen tepkilerini getiriyor

14.08.2026 00:30:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Maden projelerine protestoların arkasındaki nedenler
Maden projelerine protestoların arkasındaki nedenler
Türkiye'de ve dünyada son yıllarda artış gösteren madencilik faaliyetleri, beraberinde yerel halkın, çevrecilerin ve işçi sendikalarının büyüyen tepkilerini getiriyor. Toplumun farklı kesimleri maden projelerine karşı ses yükseltmeye devam ediyor.

Peki, köylüleri, çevrecileri, akademisyenleri ve maden işçilerini sokağa döken, projelerin karşısında durmaya iten temel dinamikler ve kaygılar neler?







1. Ekosistem Tahribatı ve Ormansızlaşma

Maden arama ve çıkarma süreçleri, özellikle yüzey madenciliği (açık ocak işletmeciliği) yöntemi kullanıldığında devasa arazi tahribatlarına yol açıyor:

Ağaç Kesimi ve Orman Kaybı: Maden sahası açmak amacıyla geniş ormanlık alanların yok edilmesi, bölgenin oksijen kaynağını ve biyoçeşitliliğini doğrudan tehdit ediyor.

Toprak Erozyonu ve Heyelan Riski: Bitki örtüsünün kaldırılmasıyla erozyon riski artıyor; dik ve dağlık arazilerde heyelan tehlikesi tetikleniyor.







2. Su Kaynaklarının Kirlenmesi ve Kuruması

Madencilik, doğası gereği yüksek miktarda su tüketen ve ağır kimyasallar (siyanür, sülfürik asit vb.) kullanılan bir sanayi koludur:

Asit Maden Drenajı ve Ağır Metaller: Açıkta kalan kayaların hava ve suyla teması sonucu oluşan asidik sızıntılar, yeraltı su kaynaklarına ve akarsulara karışarak içme ile sulama suyunu zehirliyor.

Su Stresi: Yerel kaynakların maden işletmeleri tarafından yoğun kullanımı, bölgedeki tarımsal ve evsel su erişimini kısıtlıyor.







3. Tarım, Hayvancılık ve Yerel Geçim Kaynaklarının Yok Olması

Maden sahalarının genellikle kırsal bölgelerde yer alması, geçimini topraktan sağlayan yerel halkı doğrudan etkiliyor:

Tarım Arazilerinin Kaybı: Zeytinlikler, otlaklar ve verimli tarım alanları maden ruhsat sahaları içinde kalarak üretim dışı kalıyor.

Kırsal Nüfusun Yerinden Edilmesi: Geçim kaynağını kaybeden köylüler göç etmek zorunda kalıyor; bu durum bölgesel sosyo-ekonomik dengeleri bozuyor.

4. Sağlık Riskleri ve Yaşam Kalitesinin Düşmesi

Çıkarma ve işleme aşamalarında oluşan toz, gürültü ve toksik atıklar, komşu yerleşim yerlerinde ciddi sağlık sorunlarına davetiye çıkarıyor:

Solunum Yolu Hastalıkları: Ağır toz emisyonu ve kimyasal partiküller, bölge halkında koah, astım ve kanser vakalarının artması riskini doğuruyor.

Atık Barajı Sızıntıları ve Katastrofik Riskler: Atık havuzlarının çökme veya sızdırma tehlikesi, yerleşim yerleri üzerinde sürekli bir güvenlik tehdidi oluşturuyor.







5. İşçi Hakları ve Çalışma Güvenliği İhlalleri

Protestolar sadece çevre örgütleri ve yerel halkla sınırlı kalmıyor; bizzat maden sahalarında çalışan işçiler de hak arayışı için meydanlara iniyor:

Ödenmeyen Ücretler ve Hak Gaspları: Maaşlarını, kıdem tazminatlarını alamayan ya da zorunlu ücretsiz izne çıkarılan işçiler eylemler düzenliyor.

İş İşçi Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Eksiklikleri: Yetersiz denetimler ve iş kazası riskleri, çalışanların can güvenliği talebiyle grev yapmasına neden oluyor.

6. Katılımsız Karar Alma ve "ÇED" Süreçlerine Güvensizlik

Toplumsal tepkinin bir diğer odak noktası ise karar alma mekanizmalarındaki şeffaflık eksikliği:

Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporları: ÇED süreçlerinin formaliteden ibaret kalması veya halkın katılımı toplantılarının usulüne uygun yapılmaması kamuoyundaki güvensizliği pekiştiriyor.

Kamusal Yarar Tartışması: Çıkarılan madenlerin ve elde edilen finansal kazancın bölge halkına ya da devlete sağladığı yararın, doğaya verilen zararın yanında çok düşük kaldığı düşüncesi tepkileri büyütüyor.

"Madencilik faaliyetleri yalnızca teknik bir üretim meselesi değil; ekolojik adalet, kamu sağlığı ve demokratik katılım hakkını ilgilendiren çok katmanlı toplumsal bir konudur."







Çözüm Arayışları ve Ekolojik Modernleşme

Sosyologlar ve çevre uzmanları, madencilik alanındaki krizlerin aşılması için şu adımların şart olduğunu vurguluyor:

Katı Yasal Denetim ve Şeffaflık: Maden kanunlarının çevre ve insan merkezli olarak güncellenmesi.

Rehabilitasyon Zorunluluğu: Faaliyeti biten sahaların eksiksiz şekilde doğaya yeniden kazandırılması (ağaçlandırma ve alan ıslahı).

Stratejik Alanların Korunması: Su havzaları, orman alanları ve koruma altındaki biyolojik çeşitlilik merkezlerinin kesin olarak madenciliğe kapatılması.

Türk bayrağını yakan şüpheli adliyeye sevk edildi

Muğla'nın Menteşe ilçesinde bir iş yerinin önünde asılı bulunan Türk bayrağını çakmakla ateşe vermek isteyen kadın, güvenlik kameralarının incelenmesi sonucu yakalanmıştı. 31 yaşındaki A.A. isimli kadın emniyetteki işlemlerini ardından adliyeye sevk edildi

13.08.2026 11:52:00
İHA
 
Türk bayrağını yakan şüpheli adliyeye sevk edildi
Türk bayrağını yakan şüpheli adliyeye sevk edildi
Olay, Menteşe merkezde tarihi Kurşunlu Camii yakınlarında bulunan bir iş yerinin önünde meydana geldi. Sabah saatlerinde kaldırımda yürüyen kadın, iş yerinin önünde duvara asılı Türk bayrağının yanına gelerek, çantasından çıkardığı çakmakla bayrağı ateşe vermek istedi.






Olayın güvenlik kameralarına yansımasının ardından kolluk kuvvetleri kadının yakalanması başlattıkları çalışmada aynı gün yakalanarak gözaltına alındı. 






Yakalanan A.A., Muğla Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü'ndeki işlemlerini ardından Muğla Adliyesi'ne sevk edildi.






Kocaeli'de kimya fabrikasında yangın: 2 işçi yaralandı

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde çeşitli kimyevi ürünlerin üretildiği fabrikada çıkan yangında 2 işçi yaralandı. Yangında 2 at da telef oldu

12.08.2026 12:30:00
İHA
 
Kocaeli'de kimya fabrikasında yangın: 2 işçi yaralandı
Kocaeli'de kimya fabrikasında yangın: 2 işçi yaralandı
Gebze ilçesi Balçık Mahallesi Kumtepe mevkiinde bulunan kimya fabrikasının bir bölümünde yangın çıktı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık, jandarma ve AFAD ekibi sevk edildi.






Yangın sırasında yaralanan 2 işçi, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alınan yangında fabrikada maddi hasar meydana geldi. 






Ekiplerin bölgede soğutma çalışmaları devam ederken, yangında 2 atın da telef olduğu öğrenildi. Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.



























logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.