logo
20 EKİM 2026

Türkmenler yalnız kaldı

13.12.2007 00:00:00
 
Kerkük İl Meclisi'ni Türkmenler'le beraber boykot eden Araplar, Kürt gruplarla anlaşarak meclise döndü. Meclisin Türkmen üyeleri ise boykota devam ediyor Kerkük İl Meclisi'nde Kürtler ile Araplar'ın anlaşması, Türkmenler'i yalnız bıraktı. Boykot kararından vazgeçerek Kerkük İl Meclisi'ne dönen Arap üyeler, bu durumun, Türkmenler ile yapılan ittifaka gölge düşürmeyeceğini ileri sürüyor. 41 üyeden oluşan Kerkük İl Meclisi'nde 26 Kürt, 9 Türkmen ve 6 Arap üye bulunuyor. 3 Türkmen ise, Kürt grupların listesinden mecliste bulunuyor. Meclise geri dönen Arap üyelerden Muhammed Halil, "Bizim meclise dönmemiz, Türkmenler ile yaptığımız ittifakın bozulduğu anlamına gelmez. İsteklerimizi kabul ettirdik. Rolümüzü güçlendirerek döndük. Türkmenler lehine daha güçlü kararlar alabiliriz" diye konuştu.Kerkük İl Meclisi'nin Türkmen üyesi Hasan Turan da, "Bizim bazı isteklerimiz var. Bunlardan en önemlisi, Türkçe'nin Kürtçe ve Arapça gibi resmi diller arasına girmesi. Eğer isteklerimiz kabul edilirse, meclise hemen döneriz" dedi. Kerkük İl Meclisi'nin 15 Türkmen ve Arap üyesi; idari paylaşımda haklarını alamadıkları ve atamaların Kürtler tarafından yapıldığını ileri sürerek 6 ay önce Kerkük İl Meclisi'ni boykot etmeye başlamıştı.

MEB, ortak yazılı sınav sistemi kılavuzunu yayımladı

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), okullarda gerçekleştirilen yazılı sınavların hazırlanması ve değerlendirilmesi süreçlerinde ortak standartların güçlendirilmesi amacıyla geliştirilen Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) Uygulama Kılavuzu yayımlandı

 

20.10.2026 11:10:00 / Güncelleme: 20.10.2026 11:16:59
Anadolu Ajansı
 
MEB, ortak yazılı sınav sistemi kılavuzunu yayımladı
MEB, ortak yazılı sınav sistemi kılavuzunu yayımladı

Milli Eğitim Bakanlığından (MEB) Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, yeni Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden öğretmenlerin kullanımına sunulacak sistemle sınav planlamasından soru hazırlamaya, değerlendirmeden öğrenci, sınıf ve şube bazında analizlere kadar uzanan bütüncül bir ölçme ve değerlendirme süreci yürütülecek.

Sistemle öğretmenlerin sınav hazırlama süreçlerinin desteklenmesi, farklı güçlük düzeylerinde hazırlanmış beceri temelli açık uçlu sorulara erişimin sağlanması ve okul geneli ortak yazılı sınavların öğretim programlarındaki öğrenme çıktılarıyla ilişkilendirilmesi amaçlanıyor.

Ortak Yazılı Sınav Sistemi, 2026-2027 eğitim öğretim yılı birinci dönem birinci yazılı sınavlarından itibaren resmi ve özel ortaokulların 5, 6 ve 7. sınıflarında Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler, din kültürü ve ahlak bilgisi ile İngilizce, liselerin 9, 10 ve 11. sınıflarında ise Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, din kültürü ve ahlak bilgisi, felsefe ile İngilizce derslerinde uygulanacak. Ancak 7 ve 11. sınıf İngilizce dersleri uygulama kapsamında yer almayacak.

Soru havuzuna yaklaşık 8 bin soru aktarılacak

Soru havuzunu geliştirme çalışmaları kapsamında birinci dönem birinci ortak yazılı sınavları öncesinde sisteme yaklaşık 8 bin sorunun aktarılması, her sınav döneminde de yaklaşık 8 bin yeni sorunun geliştirilmesi hedefleniyor.

Sınavlar, konu soru dağılım tablolarında yer alan ve alan zümre öğretmenleri tarafından belirlenen senaryolara göre hazırlanacak.

Seçilen senaryodaki iki öğrenme çıktısına yönelik iki açık uçlu soru ve puanlama anahtarı öğretmenler tarafından hazırlanacak, diğer sorular sistemdeki soru havuzundan seçilecek.

Soruların kolay, orta ve zor olmak üzere güçlük düzeyleri ile puan değerleri öğretmenler tarafından belirlenecek. Soru havuzundaki sorular, sınavdan 4 gün önce öğretmenlerin kullanımına açılacak.

Öğrencilerin akademik gelişimleri izlenebilecek

Sınavların değerlendirilmesinin ardından öğretmenler, öğrencilerin her sorudan aldıkları puanları e-Okul sistemine işleyecek. Böylece öğrenci, sınıf ve şube düzeyinde analizler yapılarak öğrenme çıktılarına ilişkin geri bildirim sağlanacak.

Öğretmenler, öğrencilerin hangi öğrenme çıktılarında güçlü olduklarını ve hangi alanlarda desteğe ihtiyaç duyduklarını görebilecek.

Öğrenciler de yalnızca sınavdan aldıkları toplam puanı değil, öğrenme çıktıları temelinde güçlü oldukları ve gelişime ihtiyaç duydukları alanları görebilecek.

Ayrıca öğrencilerin aynı ders kapsamında farklı zamanlarda girdikleri sınav sonuçlarının karşılaştırılmasıyla akademik gelişimlerinin zaman içerisindeki değişimi izlenebilecek.

Sistem 26 Ekim'den itibaren kullanılacak

Ortak Yazılı Sınav Sistemi'nin kullanımına ilişkin bilgilendirme ve eğitimler 19-23 Ekim'de tamamlanacak.

Öğretmenler, 26 Ekim'e kadar sistem üzerinden deneme uygulamaları gerçekleştirebilecek. Bu tarihten itibaren ise okul geneli ortak yazılı sınavlara ilişkin iş ve işlemler sistem üzerinden yürütülecek.

2026-2027 eğitim öğretim yılı birinci dönem birinci yazılı sınavları, yayımlanan uygulama takvimi doğrultusunda gerçekleştirilecek.

Üsküdar'da Yeni Parti sürprizi


 
Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçiminde Cumhur İttifakı'nın adayı belli oldu: Muhammed Emin Sarıoğlu... Başkan vekilliği seçiminde CHP ve Yeni Parti aday çıkarmadı.

20.10.2026 11:04:00
Haber Merkezi
 
Üsküdar'da Yeni Parti sürprizi
Üsküdar'da Yeni Parti sürprizi

Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçiminde Cumhur İttifakı'nın adayı Muhammed Emin Sarıoğlu oldu.
Üsküdar Belediye Meclisi, Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gülketin'in 15 Ekim'de Düzce'de geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetmesinin ardından yeniden başkan vekili seçmek üzere belediye meclis salonunda toplandı.
AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Cumhur İttifakı'nın adayının Muhammed Emin Sarıoğlu olduğunu bildirdi.

Başkan vekilliği seçiminde CHP ve Yeni Parti aday çıkarmadı.Dolayısyla Sarıoğlu'nun başkan vekili seçilmesi bekleniyor. Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ise hapse atılmış durumda.

Esenyurt’ta kayyum depremi: Can Aksoy görevden alındı

Esenyurt Belediyesi’ne kayyum olarak atanan İstanbul Vali Yardımcısı Can Aksoy, yardımcısının adının karıştığı milyonlarca dolarlık rüşvet ve yolsuzluk skandalının ardından görevinden alındı. Aksoy'un yerine Van Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ulaş Akhan getirildi

19.10.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Esenyurt’ta kayyum depremi: Can Aksoy görevden alındı
Esenyurt’ta kayyum depremi: Can Aksoy görevden alındı
Türkiye'nin en büyük ilçelerinden biri olan Esenyurt'ta sular durulmuyor. CHP'li Belediye Başkanı Ahmet Özer'in Ekim 2024'te tutuklanmasının ardından Esenyurt Belediyesi Başkanvekilliği ve kayyumluk görevine getirilen İstanbul Vali Yardımcısı Can Aksoy görevden alındı. Can Aksoy'un asli görevi olan İstanbul Vali Yardımcılığına geri çekildiği öğrenilirken, yerine Van Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ulaş Akhan yeni kayyum olarak atandı.

Bu ani görev değişikliğinin arkasında, geçtiğimiz günlerde belediyede patlak veren ve adeta bir "servet operasyonuna" dönüşen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması yatıyor.


Sağ kolunun evinden servet çıktı


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, belediyedeki bazı ihalelere fesat karıştırıldığı ve müteahhitlerden rüşvet alındığı iddialarıyla 7 Ekim 2026'da geniş kapsamlı bir operasyon düzenlendi.

Gözaltına alınan 19 kişi arasında, bizzat kayyum Can Aksoy'un göreve getirdiği Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş da yer alıyordu.

Polis ekiplerinin Yusuf Ulutaş'ın kullandığı adreslerde yaptığı aramalar, rüşvet çarkının boyutunu gözler önüne serdi.

Ulutaş'ın ikamet ettiği evde yapılan aramalarda 450 bin 854 dolar, 31 bin 815 euro ve 2 milyon 580 bin lira nakit para ile lüks saatler ele geçirildi.

Soruşturmayı derinleştiren ekipler, 15 Ekim'de Küçükçekmece'de boş bir daireye operasyon düzenledi. Ulutaş'ın rüşvet paralarını saklamak için adeta bir "zula ve kasa odası" olarak kiraladığı bu dairede iki adet dev çelik kasa bulundu. Kasalar açıldığında içinden tam 7 milyon dolar ve 400 bin euro nakit para çıktı.

Operasyonların ardından Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş'ın da aralarında bulunduğu 9 kişi 10 Ekim'de tutuklanarak cezaevine gönderildi.


MASAK raporu rüşvet çarkını belgeledi


Eski AK Parti Milletvekili Şamil Tayyar'ın sosyal medya üzerinden paylaştığı iddialara göre, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları yolsuzluğun boyutunu resmiyete döktü. Rapora göre, Yusuf Ulutaş'ın para hareketliliği 2024 yılında 10,6 milyon lira seviyesindeyken, kayyum yönetiminde başkan yardımcılığı yaptığı 2025 yılında tam 231 milyon liraya fırladı. Soruşturma dosyalarındaki iddialara göre Ulutaş'ın, müteahhitlerden yapılan her hakediş üzerinden yüzde 20 pay aldığı ileri sürülüyor.


"Erdoğan 'bu işe karışmayın' dedi"


Skandalın Ankara kulislerine de sıçradığı iddia edildi. Şamil Tayyar, tutuklanan Yusuf Ulutaş'ı kurtarmak için "hatırlı bazı isimlerin" devreye girerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ulaşmaya çalıştığını öne sürdü. Ancak Erdoğan'ın bu talebi sert bir dille reddederek "Bu işe karışmayın" talimatı verdiği belirtildi.


Süreç nasıl başlamıştı?


Esenyurt Belediyesi'ne giden süreç, 30 Ekim 2024 tarihinde seçilmiş Belediye Başkanı Ahmet Özer'in "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlamasıyla gözaltına alınıp tutuklanmasıyla başlamıştı. İçişleri Bakanlığı tarafından Özer'in görevden uzaklaştırılmasının ardından 31 Ekim 2024'te Can Aksoy belediyeye kayyum olarak atanmıştı. Ahmet Özer 12 Kasım 2025'te cezaevinden tahliye edilse de kayyum yönetimi görevine devam ediyordu.

Kayyum yönetiminin birinci yılı geride kalırken ortaya çıkan bu devasa rüşvet skandalı, Can Aksoy'un da görevden alınarak merkeze çekilmesiyle sonuçlandı. İçişleri Bakanlığı'nın belediyedeki rüşvet ve ihaleye fesat iddialarına yönelik incelemeleri devam ediyor.

SPK Başkanı istifa etti

Ankara bürokrasisinde hareketli saatler yaşanıyor. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Mahmut Sütçü sağlık sorunlarını gerekçe göstererek görevinden istifa ederken, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik de Bakan Mehmet Şimşek’e emeklilik dilekçesini sundu

19.10.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
SPK Başkanı istifa etti
SPK Başkanı istifa etti
Türkiye ekonomi yönetiminin iki kritik kurumunda aynı gün içinde peş peşe çarpıcı görev değişiklikleri yaşandı.

Yaklaşık beş aydır Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanlığı koltuğunda oturan Mahmut Sütçü istifa ederken, Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde Haziran 2023'ten bu yana Bakan Yardımcılığı görevini yürüten Osman Çelik emeklilik talebinde bulundu.


SPK Başkanı Sütçü sağlık gerekçesiyle bıraktı


Kasım 2024 itibarıyla SPK İkinci Başkanlığına getirilen ve ardından 9 Mayıs 2026 tarihinde Kurul Başkanı olarak atanan Mahmut Sütçü, görevinden ayrılma nedeni olarak sağlık sorunlarını gösterdi.

Sütçü'nün istifası, fon piyasalarında bir süredir devam eden ve kamuoyunun yakından takip ettiği tasfiye ile inceleme süreçlerinin tam ortasında gerçekleşti. SPK, son dönemde fon denetimleri ve piyasa düzenlemelerine yönelik gecikmiş müdahale iddiaları nedeniyle eleştirilerin odağındaydı.


Osman Çelik'ten sürpriz emeklilik dilekçesi


Günün ikinci önemli haberi ise Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan geldi. Geçmişte Hazine Müsteşarlığı ve bankacılık sektöründe üst düzey yöneticilik yapmış olan ve 21 Haziran 2023'ten beri Bakan Yardımcısı olarak görev yapan Osman Çelik, emeklilik dilekçesini Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e sundu. Çelik'in sunduğu emeklilik talebinin bugünden (19 Ekim 2026) itibaren geçerli olacağı öğrenildi.

Başkent kulislerinde geniş yankı uyandıran bu çifte ayrılığın ardından boşalan koltuklara hangi isimlerin atanacağı henüz netlik kazanmadı. Resmi Gazete'de yayımlanacak yeni atama kararları piyasalar ve ekonomi bürokrasisi tarafından merakla bekleniyor.

Konserdeki çifte ölümün nedeni belli oldu

Şişli'deki 5 bin kişilik konserde fenalaşarak hayatını kaybeden Furkan Aksu ve Mahmud Sami Ramazanoğlu'nun kesin ölüm nedeni Adli Tıp raporuyla netleşti. İstanbul Valisi Davut Gül, trajik olayın konser alanındaki yiyecek veya içeceklerden değil, uyuşturucu kullanımından kaynaklandığını duyurdu

19.10.2026 16:10:00 / Güncelleme: 19.10.2026 16:12:19
Haber Merkezi
 
Konserdeki çifte ölümün nedeni belli oldu
Konserdeki çifte ölümün nedeni belli oldu
İstanbul Şişli'deki İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Unreal x Jeton" adlı elektronik müzik konserinde yaşanan ve tüm Türkiye'nin gündemine oturan trajik ölümlerin ardındaki sır perdesi aralandı.

Yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı etkinlikte fenalaşarak hastaneye kaldırılan üç gençten ikisi hayatını kaybetmişti. Kamuoyunda büyük yankı uyandıran ve sahte alkol ya da zehirlenme şüphelerini doğuran olayın kesin nedeni, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan ilk raporla kesinleşti.


Olay nasıl gelişti?


17 Ekim gecesi, saat 21.00 ile 04.00 arasında gerçekleştirilen ve yalnızca 18 yaş üstü katılımcıların alındığı elektronik müzik partisinde saat 03.15 sıralarında Furkan Aksu (29), Mahmud Sami Ramazanoğlu (24) ve T.M. (33) isimli üç genç aniden fenalaştı. Çevredekilerin ihbarı üzerine hızlıca olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ilk müdahalenin ardından gençleri Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk etti.

Hastanede doktorların gösterdiği yoğun çabaya rağmen Furkan Aksu ve Mahmud Sami Ramazanoğlu kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Yoğun bakımda tedavisi süren T.M.'nin ise hayati tehlikesinin devam ettiği bildirildi.


Vali Davut Gül'den son açıklama: "Uyuşturucu kaynaklı"


Olayın ardından başlatılan geniş çaplı adli ve idari soruşturma devam ederken, İstanbul Valisi Davut Gül basın mensuplarına yaptığı açıklamada konuya dair resmi detayları paylaştı. Valiliğin yaptığı açıklamaya göre, ölümlerin konser alanı veya organizasyonla bir ilgisi bulunmuyor.

Vali Davut Gül, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Konu konserle ilgili değil. Konsere giden üç hemşehrimiz maalesef farklı uyuşturucular kullanmışlar. Bunlar adli tıp raporlarında tespit edildi. Dolayısıyla uyuşturucudan kaynaklı bir ölüm hadisesi meydana geldi. Konserle ya da konserde yenilen ve içilen ürünlerle ilgili bir problem yok. Tarım Müdürlüğümüz numuneleri aldı. Ayrıca ölüm ve yaralanma olduğu için adli süreç devam ediyor."

Soruşturma kapsamında İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin konser alanında yaptığı aramalarda ise herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığı belirtildi. Organizasyon firmasının tüm yasal izin ve belgelerinin eksiksiz olduğu kaydedildi.


Cenazeler ailelerine teslim edildi


Hayatını kaybeden gençlerin cenazeleri, Yenibosna'daki Adli Tıp Kurumu morgunda yapılan otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından acılı ailelerine teslim edildi.

Furkan Aksu'nun (29) cenazesi, tören ve defin işlemleri için memleketi Zonguldak'a gönderildi. Aksu bugün memleketinde toprağa verildi.

İşlemleri tamamlanan Mahmud Sami Ramazanoğlu'nun (24) cenazesi de ailesi tarafından teslim alınarak son yolculuğuna uğurlanmak üzere nakledildi.

Gözler şimdi, hastanede yaşam mücadelesi veren T.M.'den gelecek iyi haberlere ve olayla ilgili yürütülen adli soruşturmanın yargı aşamasına çevrilmiş durumda.

"İstanbul'da 6 kişi, Kocaeli'de 2 kişi vefat etti"

İstanbul Valisi Davut Gül, "İstanbul'umuzda 6 kişi vefat etti, 1 kişi kayıp. Kocaeli'de vefat edip Pendik'e kadar sürüklenen 2 kişi, jandarma arama kurtarma ekiplerimiz tarafından bulundu. Biz buradaki işgalleri kaldırmak istiyoruz. Rauf Denktaş Kültür Merkezi'nde kentsel dönüşüm ofisi çalışmaya başladı. Tarımsal zararların tamamını tespit ettik. Yaklaşık 60 milyon liralık bir zarar var. Başta burada yıkılan binalar olmak üzere, dükkanlar, iş yerleri ve evlerin zararlarını da bugünden itibaren ödemeye başlayacağız" dedi

19.10.2026 14:33:00
İhlas Haber Ajansı
 
"İstanbul'da 6 kişi, Kocaeli'de 2 kişi vefat etti"
"İstanbul'da 6 kişi, Kocaeli'de 2 kişi vefat etti"
İstanbul Valisi Davut Gül, sel felaketinin ardından Ayazağa'da devam eden çalışmaları yerinde inceledi. Ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan kayıp 3 vatandaş için yapılan çalışmalara değinerek, "Birisini dün, birisini de bugün bulduk. Şu an itibarıyla 6 hemşehrimiz vefat etti. 1 hemşehrimiz de kayıp. Arama çalışmaları devam ediyor. Avrupa Yakası'nda yağışlar azaldı ve bugün durdu. Anadolu Yakası'nda özellikle Şile'de yağışlar çok fazla etkisini gösterdi. Şile'de birçok evi, iş yerini su bastı. Hamdolsun, herhangi bir can kaybı, mahsur kalan kimse de yok. Sular da çekilmeye başladı. Orada da ekiplerimiz hem suların tahliyesini hem de çekilen yerlerde zararların tespit edilmesini takip ediyor, tespit ediyorlar. Burada da bugün 6'ncı gün. Önemli bir kısmını geride bıraktık. Bunların içerisinde yıkılacak yerler vardı.

Arkada görüldüğü gibi yıkımlar burada tamamlandı. Yıkımlarla ilgili hemşehrilerimiz sorular soruyor. Bazen sosyal medyada bizlere soruluyor, sizlere soruluyor. Ayazağa'da her gördüğümüz yeri yıkmıyoruz, yıkmayacağız. Bunun mantığı şu arkadaşlar; İstanbul'un her tarafında olduğu gibi burada da derenin bir yatağı var. Dolayısıyla derenin yatağının neresi olduğu teknik olarak belli. Bunun dışında da dereler ıslah, rehabilite ediliyor. Bununla ilgili çalışma yapılıyor. Bu da teknik bir çalışma. O derenin yatağı neredeyse, ıslah nerede yapılacaksa, proje nereyi kapsıyorsa ve orada bir işgal varsa ya da yıkılması gereken bir bina varsa bunun yıkılması sağlanır. Yoksa etrafınıza baktığınızda 'Şu bina da yıkılsın, bu bina da yıkılsın' ne böyle bir niyetimiz var ne de bunun gerçekliği var" diye konuştu.

"Zarar tespitleri tamamlandı, artık bunlar rakamlandırılıyor"

Bölgedeki işgalleri bütün kurumlarla birlikte ortadan kaldırmak istediklerini söyleyen Vali Gül, "Biz derelerin akabileceği, derelerin yatağında gidebileceği ve buradaki işgalleri bütün kurumlarla birlikte ortadan kaldırmak istiyoruz. Diğer çarpık yapılaşmayla ilgili olarak Ayazağa başta olmak üzere, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum buraya geldiğinde yaptığı toplantıda burada Kentsel Dönüşüm Ofisi'nin kurulacağını beyan etmişti. Rauf Denktaş Kültür Merkezi'nde bu kentsel dönüşüm ofisi çalışmaya başladı. Bu şu demek; hemşehrilerimizin kendi binalarıyla ilgili bir dönüşüm niyetleri varsa, binalarının daha sağlıklı bir şekilde yapılması talepleri varsa buraya gidecekler. Arsasına, imarına, ada bazlı bir birleşme olup olmadığına kadar etrafında yapılabilecek ilave tedbirler var mı, bunu oturacaklar orada görüşecekler. Arkadaşlarımız, hafta sonu da başlayarak Kentsel Dönüşüm Ofisi'nde hemşehrilerimize bu bilgileri veriyorlar. Zarar tespitleri tamamlandı. Artık bunlar rakamlandırılıyor.

Zarar tespiti yapılmayan, gözden kaçan, müracaat etmeyen hemşehrilerimiz, meydanda bulunan AFAD koordinasyon tırına müracaat ettiklerinde arkadaşlarımız gidip yerinde tespit ediyorlar. Tarımsal zararların tamamını tespit ettik. Yaklaşık 60 milyon liralık bir zarar var. Bazıları küçükbaş hayvan bazıları sera gibi. Onların teslimine başlandı. Bu hafta içerisinde tamamı da hemşehrilerimize teslim edilmiş olacak. Başta burada yıkılan binalar olmak üzere, dükkanlar, iş yerleri ve evlerin zarar ziyanlarını da bugünden itibaren ödemelere başlayacağız. Pendik'te, Gebze'de kaza geçirip Pendik'e kadar sürüklenen 2 vatandaşımız vardı. Onların da arama çalışmaları devam ediyordu, kendilerine ulaşıldı. Maalesef ikisi de vefat etmişti, Allah'tan rahmet diliyoruz. Şu an aranan sadece 1 hemşerimiz kaldı. O hemşerimizi de kısa sürede bulmayı ümit ediyoruz" dedi.

"İstanbul'da 6 kişi, Kocaeli'de 2 kişi vefat etti"

Kendisine yöneltilen sorulara da yanıt veren Gül, "İstanbul'umuzda toplam da 6 kişi vefat etti, 1 kişi kayıp. Kocaeli'de vefat edip Pendik'e kadar sürüklenen 2 kişi, jandarma arama kurtarma ekiplerimiz tarafından bulundu. Dolayısıyla Kocaeli ve İstanbul'da toplamda 8 kişinin cenazesi İstanbul'da bulunmuş oldu. 1 kişinin de arama çalışmaları devam ediyor. 19 bin 300 ihbar geldi. Her bir ihbara arkadaşlarımız giderek yerinde tespit yapıyor. Bu ihbarların bazıları evin çatısının akması şeklinde de olabiliyor. Bazıları bodrum kat ya da kotu düşük olan yerlerde eşyaların tamamının ziyan olduğu yerler olarak da karşımıza çıkabiliyor. Dolayısıyla birbirinden farklı sıkıntıları olan 19 bin 300 civarında ihbarın olduğu bir afet yaşadık. Burada da tespit edilen, şu an itibarıyla ev olarak 2 bin civarında ciddi anlamda zarar gören hemşehrimiz var. Onların zararları, ziyanları verilmeye başlandı. Daha küçük zararı olup cuma günü ödediğimiz 5 bin 200 hemşerimizin 10'ar bin liralık paraları vardı.

Buna ilaveten bugün itibarıyla yaklaşık 2 bin 500 hemşehrimize daha 10'ar bin lira yatıracağız. Ancak asıl hemşehrilerimizin beklediği, bizim de tespit ettiğimiz 2 bin civarındaki ev, yaklaşık 900 iş yerinin olduğu, yavaş yavaş müracaatlar da halen gelmeye devam ediyor. Kabaca 3 bin ev ve iş yerinin ciddi anlamda zarar gördüğünü tespit ettik. Bunların zarar, ziyanları da bugün başlayarak ödenmeye başlanacak. 10 bin liralar hasar tespitinin dışında afetten bir şekilde etkilenen hemşehrilerimize Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın bir can suyu, acil yardım olarak aktardığı para. Dükkan sahiplerinin eşyalarının önemli bir kısmı zaten sular altında kalmıştı. Kendileri kiracıydı, bizler, hem zarar gören malzemeler hem de taşınmayla ilgili bu süreçte yeni bir düzen kurmaları için bir para aktaracağız. Onların yeniden düzen kurmalarını ve mağdur olmamalarını sağlayacağız. Ne zaman; bugün ve yarın" diye konuştu.

"Derenin projesini İSKİ yaptı"

Derenin projesini İSKİ'nin yaptığını söyleyen Davut Gül, "Bu proje şu ana göre yapılıyor; ne kadarlık alanda su toplayacak' Yağış miktarları, 50-100 yıllık geçmişe dönük, tüm tahminleri planlanarak bir planlama yapıyorlar. Bunun neticesinde derenin bu kadar alandaki suyu toplayıp toplayamayacağı ve suyun nereden geçeceği belirleniyor. Teknik çalışmalara uygun olarak, suyun geçeceği güzergahta bir işgal varsa diğer kurumlar imkanlar ölçüsünde destek oluyor" ifadelerini kullandı.

Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, YENİ Parti'den istifa etti. Girgin yoluna bağımsız devam edeceğini belirtti

İzmir Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, YENİ Parti'den istifa etti. Girgin yoluna bağımsız devam edeceğini belirtti

19.10.2026 14:07:00
Haber Merkezi
 
 Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, YENİ Parti'den istifa etti. Girgin yoluna bağımsız devam edeceğini belirtti
 Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, YENİ Parti'den istifa etti. Girgin yoluna bağımsız devam edeceğini belirtti
CHP'den iki dönemdir Karaburun belediye başkanı olarak seçilen İlkay Girgin Erdoğan, 29 Temmuz'da CHP'den istifa edip YENİ Parti'ye katılmıştı. Dün YENİ Parti 1. Olağan kongresinde oy kullanan Erdoğan bugün partisinden istifa ettiğini duyurdu. Erdoğan'ın AKP ile temasta olduğu iddia ediliyor.

Erdoğan, bağımsız devam edeceğini ifade ederek şu açıklamayı yaptı:

"Siyasi yaşamım boyunca, hangi görevde bulunursam bulunayım, önceliğim her zaman Karaburun'a ve hemşerilerime hizmet etmek oldu. Halkımızın iradesine duyduğum saygıyı, ortak aklı ve kamu yararını bütün sorumluluklarımın üzerinde tuttum. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da aynı anlayışla hareket etmeye devam edeceğim. Gelinen noktada, yaptığım değerlendirmeler sonucunda YENİ Parti üyeliğimden istifa etme kararı aldım. Bu kararım, Karaburun'a olan bağlılığımda, hemşerilerime karşı taşıdığım sorumlulukta ve ilçemizin geleceği için çalışma kararlılığımda herhangi bir değişiklik anlamına gelmemektedir. Karaburun Belediye Başkanı olarak görevime bağımsız şekilde devam edeceğim. Bizim için esas olan, Karaburun'un ihtiyaçları, hemşerilerimizin beklentileri ve ilçemizin geleceğidir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ayrım gözetmeksizin tüm hemşerilerimizin belediye başkanı olmaya, Karaburun için çalışmaya ve üretmeye devam edeceğim."

TBMM’de bu hafta yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifi, 2027 bütçesi ve Mekke Anlaşması tartışmaları gündemde olacak

TBMM’de bu hafta yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifi, 2027 bütçesi ve Mekke Anlaşması tartışmaları gündemde olacak. Tasfiye edilen fonların yatırımcılarına 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılmasını öngören teklifin Genel Kurul’da öncelikli olarak görüşülmesi bekleniyor

18.10.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
 TBMM’de bu hafta yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifi, 2027 bütçesi ve Mekke Anlaşması tartışmaları gündemde olacak
 TBMM’de bu hafta yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifi, 2027 bütçesi ve Mekke Anlaşması tartışmaları gündemde olacak
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), bu hafta yatırım fonlarına ilişkin düzenleme, 2027 yılı bütçe teklifi ve Mekke Anlaşması tartışmalarıyla yoğun bir gündemle çalışacak. Tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifinin, fon payı sahiplerine ara ödeme yapılabilmesi amacıyla Genel Kurul'da öncelikli olarak ele alınması planlanıyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da 2027 yılı bütçe teklifine ilişkin sunumunu Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yapacak.

Plan ve Bütçe Komisyonu'nda geçen hafta kabul edilen Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'nin, Genel Kurul'da görüşülmekte olan Türk Kızılay Kanunu Teklifi'nin önüne alınması bekleniyor.

Teklif, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarının malvarlıklarının geri kazanılmasını, hukuka aykırı şekilde fonlardan çıkarılan değerlerin iadesini ve oluşan kayıp ve zararların sorumlulardan tahsil edilmesini amaçlıyor. Geri kazanılan değerlerin fon pay sahiplerine ödenmesine ilişkin usul ve esaslar da düzenleniyor.

YATIRIMCILARA 1 MİLYON LİRAYA KADAR ARA ÖDEME
Kanun teklifine göre, net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılara bu tutara kadar, net yatırım tutarı 1 milyon lira ve üzerinde bulunan yatırımcılara ise en fazla 1 milyon lira ara ödeme yapılabilecek. Para piyasası niteliğindeki fonlar hariç olmak üzere, yapılacak ara ödeme ilgili yatırımcının hesabındaki fon katılma paylarının toplam değerini aşamayacak. Hesaplamada, bir önceki gün sonu itibarıyla belirlenen fon değeri esas alınacak.

Düzenleme kapsamında, ilgili yatırım fonlarıyla bağlantılı fiiller nedeniyle yürütülen soruşturmalarda, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri doğrultusunda malvarlığı değerlerine el konulabilecek. Fonlarda meydana gelen zarar ve kayıplardan öncelikle fonun kurucusu ve/veya yöneticisi konumundaki portföy yönetim şirketinin sorumlu tutulması öngörülüyor.

Teklifle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) kayyum olarak atanabilmesine de imkân tanınıyor. TMSF'nin kayyum atanması halinde, Bankacılık Kanunu kapsamında sahip olduğu yetkilerle ilgili malvarlığı değerlerini dava sonucunu beklemeden satabilmesi veya tasfiye edebilmesi düzenleniyor.

CEVDET YILMAZ 2027 BÜTÇESİNİ SUNACAK
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi ve Sayıştay raporları da ele alınacak.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın 21 Ekim Çarşamba günü saat 14.30'da komisyonda bütçe sunumu yapması bekleniyor. Sunumun ardından milletvekillerine hazırlık yapmaları için komisyon çalışmalarına bir hafta ara verilecek.

Komisyonda 27 Ekim Salı günü bütçenin geneli üzerindeki görüşmeler gerçekleştirilecek. Bakanlıklar ve kamu kurumlarının bütçelerine ilişkin görüşmelerin ise yaklaşık bir ay sürmesi planlanıyor.

KİT KOMİSYONU'NDA HESAPLAR GÖRÜŞÜLECEK
Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonu'nun gündeminde de çeşitli kurumların 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin bilanço ve hesapları bulunuyor. Bu kapsamda İller Bankası, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Vakıf İnşaat Restorasyon ve Ticaret AŞ, Toprak Mahsulleri Ofisi, Türkiye Şeker Fabrikaları ve Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün hesapları görüşülecek.

AKP GRUBU ÇARŞAMBA GÜNÜ TOPLANACAK
TBMM'de salı ve çarşamba günleri siyasi partilerin grup toplantıları yapılacak. Genellikle iki haftada bir toplanan AKP Grubu da çarşamba günü bir araya gelecek. Toplantıda AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın milletvekillerine hitap etmesi bekleniyor.

MEKKE ANLAŞMASI TARTIŞMALARI SÜRÜYOR
Meclis gündemindeki başlıklardan biri de Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos 2026'da imzalandığı duyurulan Mekke Ortak Savunma Anlaşması olacak.

Muhalefet, anlaşmanın TBMM tarafından henüz onaylanmadan sahada uygulanmasının anayasaya aykırı olduğunu savunuyor. Muhalefet temsilcileri ayrıca anlaşmanın Türkiye'yi Yemen'deki savaşa dahil edebileceği yönündeki endişelerini dile getirerek düzenlemenin reddedilmesini istiyor.

AKP'li isimler ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın gerek görülmesi halinde anlaşma hakkında TBMM Genel Kurulu'nda bilgilendirme yapabileceğini belirtiyor.

CHP’den istifa eden Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’ın yeni partisi belli oldu

CHP’den istifa eden Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’ın yeni partisi belli oldu. 2 haftadır görevini bağımsız sürdüren Kotan, Yeni Parti’ye üye oldu. Kotan’a parti rozetinin salı günü düzenlenecek törenle takılacağı bildirildi

18.10.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
CHP’den istifa eden Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’ın yeni partisi belli oldu
CHP’den istifa eden Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’ın yeni partisi belli oldu
CHP'den istifa eden Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan'ın yeni partisi belli oldu. 2 haftadır görevini bağımsız sürdüren Kotan, Yeni Parti'ye üye oldu. Kotan'a parti rozetinin salı günü düzenlenecek törenle takılacağı bildirildi.

Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, 1 Ekim 2026 tarihinde CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilmesinin ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla partisinden istifa etti. Kotan'ın istifasının hemen ardından gerçekleştirilen Konyaaltı Belediyesi'nin ekim ayı meclis toplantısı tartışmalara neden oldu.

2 hafta boyunca bağımsız olarak görev yapan Cem Kotan, bugün Yeni Parti'ye üye oldu. Kotan'a salı günü düzenlenecek törende Yeni Parti rozeti takılacağı belirtildi.

Yargıtay'dan emsal karar: Ziynet alacağı karar beklenmeden icraya konacak

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, ziynet alacağına ilişkin mahkeme kararının icraya konulabilmesi için boşanma kararının kesinleşmesinin gerekmeyeceğine hükmetti. Emsal kararla birlikte, boşanma kesinleşmeden de ilamlı icra takibi yapılabilecek

17.10.2026 11:46:00 / Güncelleme: 17.10.2026 11:49:42
İHA
 
Yargıtay'dan emsal karar: Ziynet alacağı karar beklenmeden icraya konacak
Yargıtay'dan emsal karar: Ziynet alacağı karar beklenmeden icraya konacak
Yıllar süren evliliğin ardından boşanmaya karar veren çift altınlar konusunda da mahkemelik oldu. 1. Aile Mahkemesi'nin altın (ziynet) alacağına dair kararına rağmen eli boş kalan mağdur kadın, eski kocası hakkında icra takibi başlattı. İcra Hukuk Mahkemesi'ne koşan eski koca, boşanma davasının kesinleşmediğine dikkat çekerek icra takibine itiraz etti.

Boşanma ilamı kesinleşmeden onun ferisi (bağlı) niteliğindeki alacakların da talep edilemeyeceğini belirterek, takibin iptaline karar verilmesini istedi. İcra Hukuk Mahkemesi, şikayetin reddine karar verdi. Davacı eski koca kararı istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 8. Hukuk Dairesi, alacaklı davalı tarafından borçlu hakkında başlatılan ilamlı takibin dayanağının 1. Aile Mahkemesi'nin 2025/17 K. sayılı ilamı olduğu, takipte ilamda hüküm altına alınan ziynet iadesinin ve bu konuya ilişkin hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin tahsilinin talep edildiğine dikkat çekti.

Şikayetin niteliği itibariyle süresiz şikayete tabi olduğuna vurgu yapan Daire kararında şu ifadelere yer verildi:

''Aile ve şahsın hukuku ile ilgili hükümler kesinleşmedikçe takibe konu edilemezler. Ayrıca, boşanma kararının eklentisi olan tazminat, vekalet ücreti ve yargılama giderine yönelik hükümler de aynı kurala tabidirler. Ancak, ilamın boşanma davası ile birlikte görülen ve hüküm altına alınan ziynet alacağına ilişkin kısmı, tarafların şahsi ya da ailevi yapılarına ilişkin durumlarında bir değişikliğe yol açmayan, sonuçları itibariyle ancak tarafların mal varlığını etkileyebilen, boşanma ilamının ferisi niteliğinde olmayıp ondan bağımsız olan edaya ilişkin ilamlardır.

Bu nitelikleri itibariyle de ziynet alacağına ilişkin ilamların, diğer edaya ilişkin ilamlar gibi, kesinleşmeden icraya konulmaları mümkündür. Somut olayda da, takibe konulan husus ziynet iadesine ve bu konuya ilişkin hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin olmakla, her ne kadar boşanma davası ile birlikte görülmüş olsa da boşanma ilamının ferisi niteliğinde olmadığından kesinleşmeden icraya konulması mümkündür. Bu nedenle davacı tarafın buna yönelen talebinin reddine karar verilmesi yerindedir.''

BAM 8. Hukuk Dairesi'nden de eli boş dönen davacı koca, kararı temyiz etti. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi de BAM kararını yerinde buldu. Yüksek Mahkeme; ziynet alacaklarının tarafların şahsi durumlarında bir değişiklik yaşatmadığını, yalnızca malvarlığını etkilediğini belirterek, boşanma hükmü kesinleşmesse dahi bu alacakların icra edilebileceğine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararını onadı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.