HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 27 EKİM 2021, ÇARŞAMBA

Ülke mi, Dünya mı?

08.08.2008 00:00:00
Öncelik elbette ülke. Ancak unutmayalım ki bütün ülkeler de bu dünyanın içinde yer alıyor ve eskisi kadar da birbirlerine uzak değiller.Uluslararası organizasyonların bütün ülkeleri (dünyayı) bir ahtapot gibi sardığı ve teknolojinin sınır tanımadığı günüzmde, dünyanın iki ucu arasındaki mesafenin sıfırlandığı gerçeğinden yola çıkarak dünya nüfusunu (6,5 milyar) aynı karede bir araya getirmek mümkün. Dün aylarca haber alamadığımız insanlarla ve ülkelerle bugün iç içe yaşıyoruz. En uzağımızdakiler, ya gazete sahifelerinde, ya TV ekranında ya da telefonun ucunda...Tanı tanıma, sev sevme, iste isteme, artık insanlar iç içe yaşıyor. Her ne kadar bir çokları kendi mahalle ve sokak siyasetini, ekonomisini kültürünü yaşadığını zannetse bile, bunu ne dünyada egemen olan siyasetin, ekonominin ve kültürün dışında, ne ondan ayrı bağımsız düşünmek fevkalade yanlış ve yanıltıcıdır. Onun için dünyanın genel gidişatına bakarak "kendi başımın çaresine bakayım"... demek ilk başta doğru gibi görülse bile temelde yanlış ve eksiktir. Hiç şüphesiz herkes için kendi ülkesi herşeyden önce gelir. Ancak dünyaya değil de sadece kendinize hitap ederseniz, o hitabetmediğiniz dünya sizi yutar, öğütür ve siz farkında bile olmazsınız.Dolaysı ile kendi ülkenizin siyasetine egemen olmak mı istiyorsunuz? O halde dünya siyasetine hitap edeceksin. Ekonomide de kültürde de durum aynıdır. Bugün dünya siyasetinin, ekonomisinin ve kültürünün, bozukluğu, yanlışlığı ve eksikliğidir ki ülkeler krizden krize, bunalımdan bunalıma sürüklenip gitmektedirler.Mevcut, bozuk, yanlış ve eksikte ısrar bozuğu daha bozuk, yanlışı daha yanlış ve eksiği daha eksik yapmaktan öteye geçemez. Her an dünyanın biraz daha kötüye gitmesi de bunun bir ıspatından başka birşey değildir. Yapılan bütün toplantılar, alınan bütün kararlar, yapılan bütün tavsiyeler müdaheleler hiç bir problemi çözmediği gibi yeni problemler üretmeye devam ediyor.Bir taraftan dünya küçülerek ülkeler iç içe girerken, bir taraftanda dev şirketler dünyaya hakim olmaya ve dünyayı yönlendirmeye çalışıyorlar. Hatta gelinen bu noktada uluslararası boyutlara ulaşan bu dev şirketler, devletlerin yerini de almaya başladığını söylemek yanlış olmaz. Mali güç itibariyle onlarca, yüzlerce devletin gücünü aşan bu devasa şirketler ellerinde bulundurdukları başta medya olmak üzere, bir çok sektördeki güçleriyle ülkelerin dolaysıyla dünyanın siyasetine de yön vermektedirler. Bu çerçevede dünya edebiyatını, sinemasını, müziğini, sporunu, turizmini ele aldığımızda bugün insanlığın içinde bulunduğu bunalım ve buhranların temelinde nelerin yattığını da görebiliriz. Hiç bir ölçü tanımayan cinselliğin, şiddetin, uyuşturucunun nasıl birer devasa sektörler haline geldiğini de daha kolay anlayabiliriz. Yani bütün dünya siyasetine, ekonomisine ve kültürüne müdahale edenlerin - yön verenlerin insanlığa verdikleri zarar ortadadır ve akıllara durgunluk verecek derecededir. Bu netice öylesine iğrenç, öylesine korkunç ve öylesine tehlikelidir ki buna karşı koymak için herhangi bir inanca, kültüre, bilgiye, akla ihtiyaç yoktur!...Sadece insan olmak yeter. Bir insani refleks kafidir... Çünkü bu yaşanmakta olanları insan aklının, ruhunun, bedeninin kaldırması mümkün değildir. Bütün bunlar insan gerçeğine terstir. Yapılacak şey nedir. Bir insanın veya bir milletin ırkı, rengi, dini ne olursa olsun onun öncelikle insan olarak yaşayabileceği, kendi kendine yetebileceği siyasi, ekonomik ve kültürel yapıyı tercih edebilme hakını ona iade etmek ve hiç bir bahane ile ona müdahele etmemek. Çünkü insanın bu dünyadaki barışı, huzuru ve refahı kendi inancını ve kendi kültürürünü yaşaması ve kendi imkanlarını kullanması ile mümkündür.Zaten insanoğlu bugünlere inancının, kültürünün ve menfaatinin kavgasını, savaşını vererek gelmiştir. Sen şimdi hangi sebeple bunlara müdahele edersen et dünyaya barışı, huzuru ve demokrasiyi getiremezsin. Bugün dünyanın yeni ve mutlak manada doğru bir alternatife ihtiyacı var. Dünya bağrında taşıdığı milyarlara yetecek ve hatta artacak imkanlara sahiptir. Bu imkanları ortaya çıkaracak, bunları geliştirecek ve bunları çoğaltacak bir ekonomiye ve kültüre acilen ihtiyacı vardır.Bunun adı Milli Devlet, Sosyal Devlet, Milli Ekenomi ve Milli kültürdür. Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğu bu tez küreselleşmenin ve sömürgeciliğin önüne geçerek yokluğu, fakirliği, açlığı ve sefaleti de tarihe gömecektir.İlgililerin ve sorumluların bu tezi mutlaka acilen ele alması, incelemesi, inceletmesi ve sonra açık açık tartışması gerekir. Zira eserin sahibi "Ben bu işi biliyorum... Ben bunu yaparım... Hodri meydan" diyor.
 
Ali Gedik / diğer yazıları
- Milli Çözüm Milli Ekonomi Modeli / 03.07.2010
- Türkiye'nin çıkmazı / 02.07.2010
- Geleceğe yürüyebilmek adına / 14.05.2010
- Bir başka gerekçe ile Milli Ekonomi Modeli / 06.05.2010
- Son olaylar üzerine / 30.04.2010
- Kararı milletin kendisi verecek / 22.04.2010
- Problem temelde / 10.04.2010
- Anayasa değişikliği üzerine / 01.04.2010
- Siyaset nedir ve siyasetçi kimdir? / 30.03.2010
- Bu bir kör dövüşü müdür? / 26.03.2010
- Çanakkale'nin düşündürdükleri / 20.03.2010
- Ermeni meselesi / 19.03.2010
- Can simidi / 16.03.2010
- Bu kavga böyle bitmez / 13.03.2010
- Söz gerçekten milletin mi? / 10.03.2010
- Terslikler dünyası / 06.03.2010
- Basın özgürlüğü üzerine / 03.03.2010
- Siyasi kavga niçin kaçınılmaz? / 02.03.2010
- Samimiyet testinde ölçü / 27.02.2010
- Samimiyet testi / 25.02.2010
- Hiç bir şey tesadüf değil / 24.02.2010
- Kuşatıcı bir "İRADE" olmadan / 28.10.2009
- ABD'nin değirmenine su taşıyanlar!.. / 24.10.2009
- Bir başka açıdan son gelişmeler / 23.10.2009
- Açılım halkaları / 18.10.2009
- Bir anketin düşündürdükleri / 29.08.2008
- Beyhude Arayışlar! Ve... / 28.08.2008
- Ülke mi, Dünya mı? / 08.08.2008
- Birlik ve Birlik ve / 01.08.2008
- Güngören'in düşündürdükleri / 29.07.2008
- Ve terör / 11.07.2008
- Yetki ve sorumluluk / 09.07.2008
- Milleti anlamak / 05.07.2008
- Çare ve çözüm / 04.07.2008
- Aklın gereği / 22.05.2008
- Egemen güçler ve taşeronlar / 14.09.2007
- Mesele çözümü Aramaksa / 02.05.2007
- Evet Haydar Baş Malatya'da idi... / 21.04.2007
- Avrupa İlim Adamları Haydar BAŞ dedi / 08.04.2007
- Bir garip tecelli / 06.04.2007
- Seçim telaşı üzerine / 22.03.2007
- Beklenen ve yakışan / 18.03.2007
- Devletler ve müesseler / 17.03.2007
- "Bu da tarihe bir not düşmek için" / 16.03.2007
- Sadece bir not düşmek / 15.03.2007
- Batılılaşma / 10.10.2004
- Yetmez mi? / 30.07.2004
- Birilerinin acelesi var, ama insanlık ölmedi / 20.06.2004
- Din ve vicdan hürriyeti başka, misyonerlik başka / 10.06.2004
- Yine bir fırsat / 09.06.2004
- Bakın, ülke ve millet kimlerin elinde! / 04.06.2004
- 29 Mayıs 1453 / 29.05.2004
- Olayların dili / 28.05.2004
- Din eğitimi ve kültürü / 14.05.2004
- Bir umut / 06.05.2004
- Irak elden gitti, Kıbrıs'a dikkat / 06.12.2003
- 11 Eylül / 12.09.2003
- Bugün Irak, ya yarın! / 06.09.2003
- Yanlış hesaplar ve Bağdat / 04.09.2003
- Amerika Irak'ta yolun neresinde? / 31.08.2003
- 'Yeni dünya düzeni' değil, 'bizim dünyamız' / 23.08.2003
- Irak'a asker göndermek / 22.08.2003
- Bağdat ve Kudüs'ün düşündürdükleri / 21.08.2003
- BTP niçin vardır? / 16.08.2003
- Herkes kendi / 18.04.2003
- Geleceği görmek / 17.04.2003
- Zoraki komşu / 16.04.2003
- Saldırıyla gelecek / 05.04.2003
- Büyüklük taslama / 03.04.2003
- Silahın demokrasi dersi / 15.01.2003
- Bilgi, kültür ve şuur / 14.01.2003
- Bir adım / 10.01.2003
- Taraf olmak / 09.01.2003
- Yine Irak üzerine / 08.01.2003
- Türkiye'den beklenen-II / 06.01.2003
- Türkiye'den beklenen / 05.01.2003
- II. Derviş dönemi mi? / 04.01.2003
- Şimdi neler olacak? / 03.01.2003
- Merhaba 2003 / 01.01.2003
- Yeni bir yıl için... / 31.12.2002
- Mantık; yutma mantığı / 30.12.2002
- Savaş çığlıkları / 28.12.2002
- Niçinler doğru cevabı bulmadıkça / 24.12.2002
- Demek ki... / 23.12.2002
- Huzuru hak etmek / 22.12.2002
- Kıbrıslı ve Dünyalı olmak / 21.12.2002
- Vuslat etkinlikleri sona erdi / 20.12.2002
- Kıbrıs'ın düşündürdükleri / 19.12.2002
- Dün Afganistan, bugün Irak, yarın...? / 18.12.2002
- 'Serap'a ray döşemek / 17.12.2002
- Kolay pazarlık / 16.12.2002
- 2004'lerin manası / 14.12.2002
- Diyalog'dan Reform'a / 13.12.2002
- Avrupalı olmak-II / 12.12.2002
- Avrupalı olmak / 11.12.2002
- Sabır, imanın yarısıdır / 25.11.2002
- Hayalleri zorlayan projeler / 20.09.2002
- Olan ülkeye oluyor.. Ama, artık... / 18.09.2002
- Seçimi çözüm olmaktan çıkarmak isteyenlere... / 06.09.2002
- Bizim önceliğimiz / 30.03.2002
- 2003 ve bir fıkra / 28.03.2002
- Asparuk Paşa haklı / 27.03.2002
- Gaziantep'ten yükselen ses / 26.03.2002
- Gözler Gaziantep'te / 23.03.2002
- Yaş onbir / 22.03.2002
- Dümensuyu / 21.03.2002
- Haydar Hoca'yı anlamak / 18.03.2002
- Trabzon-Bursa / 17.03.2002
- Tam bağımsızlık / 12.03.2002
- Doğruyu görebilmek / 06.03.2002
- Açık adres / 04.03.2002
- Batı'nın bahaneleri bitmez / 02.03.2002
- ABD ve AB / 01.03.2002
- Bayramın düşündürdükleri / 26.02.2002
- Bayramı anlayabilmek / 22.02.2002
- Özel hayat / 20.02.2002
- Biz yanlış yapmadık / 18.02.2002
- Yoldan çıkma / 17.02.2002
- Yeni bir umut / 12.02.2002
- Karne / 11.02.2002
- Takdir kimin olsun? / 05.02.2002
- Kapkaççılık / 03.02.2002
- Horoz dövüşleri / 02.02.2002
- Devlet ve millet gerçeğinin temel espirisi / 01.02.2002
- Bardağı taşıran damlalardaki zerreler... / 27.01.2002
- Sanal dünyanın zavallıları / 23.01.2002
- Tartışmalar / 22.01.2002
- Evet, asıl mesele insan meselesi / 19.01.2002
- Melek ve şeytan / 18.01.2002
- Kolejli Lara / 17.01.2002
- Bakış açısı / 13.01.2002
- Kaybolan tarih / 12.01.2002
- Bir türlü düzelememek! / 10.01.2002
- Büyük olabilmek / 09.01.2002
- Ya olduğun, ya da göründüğün gibi... / 26.12.2001
- Deprem kuşağında zayıf temeller / 24.12.2001
- Arjantin!.. / 22.12.2001
- Bir muhasebe / 19.12.2001
- Bugün bayram / 16.12.2001
- Ramazan'ı uğurlarken / 15.12.2001
- Misyonerlik faaliyetlerinin düşündürdükleri / 14.12.2001
- Kanunsuz sokaklar / 11.12.2001
- Moral değerlerin zarureti / 10.12.2001
- Yoklar listesi ve... / 09.12.2001
- Bitmeyen yanlışların da sonu gelecektir / 28.11.2001
- Amerika'nın terör mantığı... / 26.11.2001
- Yine Bağımsızlık / 14.11.2001
- Bağımsızlık / 13.11.2001
- Taşıma su zavallılığından bağımsızlık çağlayanlarına / 12.11.2001
- Bedel mi diş kirası mı? / 05.11.2001
- Derviş'in gidişatı / 04.11.2001
- Alıştıra alıştıra / 02.11.2001
- 78 yıl önce 78 yıl sonra / 30.10.2001
- Füzelerin hedef şaşırması / 29.10.2001
- Neden radikalizm yakıştırması? / 28.10.2001
- İpin ucu / 27.10.2001
- Geleneği tartışmak / 25.10.2001
- Ramazan yaklaşırken / 23.10.2001
- Tek çözüm eğitim / 22.10.2001
- 15 dakika / 20.10.2001
- Şarbon mu alırsınız, Şaron mu? / 20.10.2001
- Barışı anlamak / 17.10.2001
- İşte bunun için bağımsızlık / 16.10.2001
- Yanlış mukayese / 14.10.2001
- Zulmün acı kaderi / 10.10.2001
- Bu yıkımı nasıl becerdiniz! / 07.10.2001
- Anayasa değişiklikleri / 06.10.2001
- Amerika ve terör / 04.10.2001
- Şahsiyet olmayınca / 01.10.2001
- Toplum olabilmek / 30.09.2001
- Doların ve yolsuzlukların dili / 28.08.2001
- Bu basınla nereye? / 27.08.2001
- Batan geminin malları / 20.08.2001
- Birlik ve beraberliğimizin doğru adresleri / 19.08.2001
- Bütün bunlar tesadüf mü? / 14.08.2001
- Taraf olmak / 13.08.2001
- Kaş yapmak / 09.08.2001
- Ebesi çok olanın sonu / 08.08.2001
- Bu sadece yoksulluğun tescili değil / 06.08.2001
- Sosyal patlama üzerine / 28.07.2001
- Hadi hayırlısı / 26.07.2001
- Kuvay-ı Milliye geliyor / 25.07.2001
- Sular böyle durulmaz / 20.07.2001
- Bit yeniği mi' Papaz büyüsü mü? / 18.07.2001
- Kiracı mı oluyoruz? / 15.07.2001
- Yürüyüş devam ediyor... / 14.07.2001
- Çölaşan'a ne demeli? / 15.06.2001
- Ankara mitinginin ardından / 14.06.2001
- Tarih 10 Haziran / 12.06.2001
- Ankara buluşması / 10.06.2001
- Yalnızlık ve itilmişlik / 06.06.2001
- Benzemek ve örnek almak / 03.06.2001
- Derviş'in IMF programı üzerine / 26.05.2001
- Düğümü halk çözecek / 25.05.2001
- Bir başka açıdan mitingin düşündürdükleri / 23.05.2001
- Kuvay-ı Milliye Mitingi / 22.05.2001
- Hoş geldiniz / 20.05.2001
- Bu miting tarihî bir fırsattır / 19.05.2001
- 7 Nisan'dan 20 Mayıs'a / 17.05.2001
- Önce vatan / 16.05.2001
- Egemenlik de tartışılıyorsa... / 15.05.2001

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

08.08.2007, 08.08.2006, 08.08.2005, 08.08.2004, 08.08.2003, 08.08.2002, 08.08.2001, 08.08.2000, 08.08.1999, 08.08.1998, 08.08.1997, 08.08.1996, 08.08.1995, 08.08.1994, 08.08.1993, 08.08.1992, 08.08.1991, 08.08.1990, 08.08.1989


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.